ADI GÜL'DÜ!
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 17-06-2011, 21:20 #221

Saturday.

RoronoaZoro.



Hiçbir kitap senin gibi dokunmadı

Dokun yüreğime
Hiçkimse senin gibi dokunmadı

...Bu gece uyuyamam
Hasretine doyamam
Benden uzak olsanda
Unutmaya kıyamam

Aşka nokta koyamadım
Yolum yokki senden başka


İncitmedim sevdamızı
Sana düşkünlüğüm başka





Alt 17-06-2011, 21:20 #222

Saturday.

RoronoaZoro.


Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
...İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

Cemal SÜREYYA







Alt 17-06-2011, 21:21 #223

Saturday.

RoronoaZoro.


En çok seni sevdim iki gözüm
Şubat akşamları gelip geçerken
Kurşuniye çalarken kız kulesi
...Sahte şairler kol gezerken kalabalıklarda
Tenhalarda tebessümü aç kalmış çocuğun
En çok seni sevdim yeşilinde mavinin

En çok seni sevdim iki gözüm
İkindisinde gecenin, şubat geçerken
28’inde delikanlı 33’te ihtiyar
Sol ciğerimde bir yer kanar ciğer kan
Puştlar fail, güzel meçhul
En çok seni sevdim kırmızısında turuncunun

En çok seni sevdim İki gözüm
Boğazdan gemiler gelip geçerken
Sekize döner şubat Yürek müebbete vurgun
Cehenneme yol çizer çöl fırtınası
Sehpasında idamın elleri titrerken son celladın
En çok seni sevdim grisinde siyahın…

Kadir OĞUL







Alt 17-06-2011, 21:21 #224

Saturday.

RoronoaZoro.


bu şiirde iki göz var
biri senin; biri onun
Senin o karanlık, küf kokulu
...matem gözlerini terkediyorum

biliyorum; saçlarının sarısı
gözlerinin yeşiline karışmış
biliyorum; sana benzemek için
melikeler birbiriyle yarışmış
fosforlu ve derin bakışlarına
çağlar boyu nice destanlar yazılmış
oysa ben görülmedik bir lale yaprağına
gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum
gözlerin değişip kaplasın karanlığı
bütün ufukları sarsın gözlerin
gene de hep bende kalsın gözlerin

l
kapama gözlerini; karanlıktan korkarım
atlılar kaybeder yolunu, hasretimin
posta güvercinleri geri dönmez ülkeme
yaslı dereler gibi mutsuzluğa akarım
kapama gözlerini; karanlıktan korkarım

ll
ateşten ve köpükten sıyırıp ellerimi
mekanımı gülistan eyleyendir gözlerin
isyanıyla ihtiras ve gerilim yaşayan
Kabil’in ruhunu kan eyleyendir gözlerin
vuslat aşkını Leyla düşürmedi çöllere
arzı Mecnun’a hicran eyleyendir gözlerin
gözlerinde başladı tarihin macerası
Adem’i Havva’ya ram eyleyendir gözlerin
Kerem dağlar ardında aradı gözlerini
Kamber’i bile viran eyleyendir gözlerin
Ferhat dağları deldi yolunu bulmak için
sevmeyenleri giryan eyleyendir gözlerin
suların emzirdiği muamma bir çocuğu
yedi iklime hakan eyleyendir gözlerin

lll
gözlerin göklerinde
her yüzyılın başında
birer akkor olmuş gözlerin
çekip çıkarsam da mısralarımı
ben yalnız gözlerinin şairiyim aslında

hangi rüzgara verdiysem aşkımı
beni alıp yangınlara götürdü
muştu beklediğim bütün yelkenlilerden
ateş düştü içime

lV
yüreğimden fışkıran bir “ah” mıdır gözlerin
beni benden koparan “eyvah” mıdır gözlerin
Bu gözler, o aydınlık o güzel gözler değil
yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin
ses midir, aynalarda çarpan kulaklarıma
kürdili hicazkar mı, segah mıdır gözlerin
Arif Bey’i Itri’yi ömür boyu inleten
nihavend mi, sultan-ı yegah mıdır gözlerin
kubbesinde yitirdim zaman duygularımı
akşam mıdır, gece midir, sabah mıdır gözlerin
ruhumu baştan başa acılarla dokuyan
beynimi kurşunlayan silah mıdır gözlerin
her köşede zifiri bir silüet bırakan
gönül memleketimde seyyah mıdır gözlerin
renkler avare; sitem başıboş kuytularda
mavi midir, yeşil mi, siyah mıdır gözlerin
yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin

V
nihan kıldı gözlerin bana kapılarını
oysa ben gözlerinden girerdim yüreğine
her bakışın bir damla ab-ı zindegan idi
hicranlı her gülüşün bin yıllık figan idi
içime, soluşundan sonra koyu renklerin
birer şirpençe gibi düştü gözbebeklerin
feryadıma gök bile bigane değil şimdi
söyle, kurtuluşun mu, harabın mı gözlerin
gözlerinde mi mehtab; mehtabın mı gözlerin

Vl
çağlayanlar bile hararetlidir
buğday başağının açlığıdır ufuklar
siperleri aşıklar mı doldurmalıydı
zalimler mi
neden böyle hıçkırıklı, umutlar

Vll
beni hangi urganla bağladın gözlerine
beni hangi ırmağa karıştırdın yeniden
senden kopamıyorum gözlerin var oldukça
sensiz yapamıyorum yüzün bahar oldukça
gözlerine baktıkça duruluyor yüreğim
ölse de, gözlerinden soruluyor yüreğim
indirme kirpiğini; tutuşmasın kainat
nazar kıl; ferahlasın; kavruluyor yüreğim
sensiz küle dönerek savruluyor yüreğim

Vlll
diyorlar ki ağla
ağla ki dumanı dağılsın yolların
ağlamayı denizlere bıraktım

yalnız gözlerindir hayatta kalan
uğruna adandığım
mahşeri sularla çevirip dört yanından
gönlümde sakladığım
aynalarda arayıp bulamazken günboyu
gölgesinde konakladığım
gözlerindir ufkumda dalgalanan

Rüstem’in kanını döktüm yerlere
İstanbul’u kuşattım gözlerin için
Azrail’e koştum siperlerimden
gözlerine baka baka dirildim
niçin kızıl kıyamettir gözlerin bu gün
niçin heyelan var eteklerinde
İsrafil’den işaret mi almışsın
yanaklarında mahşer kalıntısı
dudaklarında mizan
bütün gamlı hüdhüdler Belkıs’le döner sana
yıldızlar vuslat için her gece iner sana
rengini, gözlerinde kaybolan bilir

lX
gözlerin uğrak yeridir bestekarların
şairler hüzne dalar yeşil okyanusunda
eşiğinde ölümsüz dilenciler
gözlerin gecenin intiharıdır

sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana
ben şiir yazmasam, kim tanır gözlerini
geçerken yalnızlık sokağından
hangi demirci indirir parmağına çekici
hangi berber yanağını keser müşterisinin
gözlerine bakmasam, doğar mı güneş

X
gözlerin boşluğa akan bir ırmak değil
gözlerin sadece ölmek, yaşamak değil
gözlerin tükeniş doruklarında
bulunmayanları aramak değil
gözlerine aşina olduğum günden beri
ben artık her gece sesleniyorum
düşe kalka
yorgun argın
derbeder
yapayalnız
duruyorum; yanlış anlaşılıyor
her hücremde bir inkılab
her gönlümde bir mahitab
evim harab; ömrüm harab
ne ay kaldı, ne de mehtab
gök bulanık; ufuk silik
gene de mağrur ve dimdik
yürüyorum; mezarım oluyorsun ansızın

Xl
bu son şiir, o küflü gözlerine yazılan
bu son mezar kalbimde hicranla kazılan
senin gamsız gözlerin kahkahalar atarken
benim gözlerim viran; ağlamaya değer mi
her cilven bir ıstırab; her nazın kapkaranlık
yorgun kuraklığında ıslanmaya değer mi
hiç güzel olur muydun gözlerin olmasaydı
ateşlere girmeye ve yanmaya değer mi
bir kevser ırmağında serinlemek dururken
sellerine karışıp bulanmaya değer mi
aydınlığın gözleri çağırıyor kalbimi
zehir bakışlarınla boyanmaya değer mi
gözlerine bir ömür dayanmaya değer mi

Nurullah GENÇ







Alt 17-06-2011, 21:22 #225

Saturday.

RoronoaZoro.


Gidiyorsun…
Vakit, kıyamete ramak kala..
Bağrıma öyle bir sur üflendi ki, daha birinci evrede yıkıldı gönlümün gülruh sütunları..
Sen bensizliğe giderken, ben şimdiden sensizlikte kök saldım gül yüzlüm..
Sessizliğe büründüm, sessizliğini dinledim attığın her adımda..
...Gözlerine bakmamak için yumdum gözlerimi; ağladım, içime aktı gözyaşlarım..
Ömrümün sonuna benzeyen son bakışlarını esirge benden,
Bana kalan, ilk günki nazarın olsun…
Elveda demeye dönmesin dilin, yetmesin nefesin..
Birazdan geri gelecekmiş edasıyla git,
Bana bir ömür beklemek kalsın…

Gidiyorsun işte…
Vakit bile kıyamete düştü…
Şimdi hangi vakit seni buluşturur benimle..
Çöktü bütün hayaller, gönlüme berzah düştü…
Bir harabenin içine atıp beni, nereye gidiyorsun böyle?
Alıştım yanında çocuk kalmaya, şimdi nasıl büyürüm..
Düşersem kanayacak dizlerim..
Bir cümleye döküp içimi, nice sırlar gizlerim..
Mahmur bakışlarımla yokluğuna düşüşümü izlerim..

Sen giderken bin damla yaş düştü mendilime,
Hem sevip, hem ayrılmayı dokudum kilime…

Sen gittin;
Hasret dağının gölgesinde kaldım,
Hasretinden Güneş görmedi yüzüm,
Yerimde saydım..

Sen gittin;
Bırakıp gittiğin günde esirim,
Gecelerime benzedi gündüzüm,
Müteessirim..

Ah şu gidişler yok mu; bin gelişlerin sevincini, bir gidiş tüketir.

Kadim DOLUNAY







Alt 17-06-2011, 21:22 #226

Saturday.

RoronoaZoro.


Ebedi Ayrılık

Talihsiz, çiziliyor avuçlarıma yalnızlığım,
Yolları hep sana tuzak, bir türlü adını bulamıyorum…
Kavşaklarda kalıyor gururum,
...Şakır şakır yağmalanıyor, acılarım yol ayrımlarına…

Sesine doğru geliyorum, yanaklarımın yanında hemen kulaklarım,
Duyduklarıma yumuluyor,
Kimseyi duymuyorum…
İçimden bile konuşmuyorum…
Tıp oynuyoruz, aşkın sıra…

Kayıbım, arayanı soranı da geçtim artık,
Adımı hatırlayan yok, ben bile kendimden geçiyorum ara sıra…
Seni hatırlıyorum sonra, sonrası mı?
Edebi adabıyla, susturuyorum dudaklarımı…
Sonrası öteki tarafa kalsın…

Feriştahı gelse alamaz artık elimden bu ayrılığı,
Ekmek kırıntısı gibi nimetten sayıyorum, basıp geçemiyorum yalnızlığımı…
Gidiyorsun,
Bileklerimden vuruluyor, tüm nabız atışlarım…
Feleğini şaşmış olmalı gözlerim,
O gidiyor, yanıma da utanmadan hayalini iliştiriyor,
Öldürülüyorum, iki kere ya da yok yok aşk kere!

Fire veriyor gözlerin, canıma…
Hani dediğim gibi, dudaklarına gömeceklerse eğer…
Razıyım adabımla, ebediyen susmaya…

Gülşah AKGÜL







Alt 17-06-2011, 21:23 #227

Saturday.

RoronoaZoro.


Hadi git
Al düşlerimizi götür beraberinde
Son bir bakış bırak bana
...Bakmaya kıyamadığım gözlerinden yaşta akmasın benim için
Bırak elimide git
Yarınlarımız diye diye hızlı hızlı bitmemizden sonra git
Üzmesin seni bu gidiş kalmadıysa değer
Eskisi gibi atmıyorsa kalbin hadi git
Git…
Elbet bu karanlıkta bitecek
Yüreğinde de çiçekler açacak bekleme git
Bendeki seni bırakta git
Hayalini bırakta git
Pişmansızlıkla dik durup herşeye meydan okuyan cesareti bırakta git
Git…
Git gideceksen
Gitmeyi bir saniye bile düşlediysen git
Akla geldiyse bitmiştir bir şeyler
Bitmesini düşlediysen bırakta git
Git yeni bir dünya ya açılsın gözlerim
Bir tek bir tek bendeki seni bırakta git
Gözyaşların avucuna kum tanesi gibi bir bir kayan yıldızlarımıda al git
Güneşimide söndür gidişine
Beni sensizliğe beni karanlıklara bırakta git
Git…
Git gideceksen
Gitmeyi bir saniyede olsa düşlediysen git
Akla geldiyse bitmiştir birşeyler
Bitmesini düşlediysen bırakta git
Git iki kişilik nefes almalar bitsin
İki kişilik sorumluluk tekliğe insin
Bir bakış bir ahh derin izler bırakır kalpte
Ve isyanı bilmeyen dilim zehir akıtmaz sevileni
Hadi hadi git…
Üzmesin seni bu bitiş
Kalmasıdıysa değer, eskisi gibi atmıyorsa kalp git
Elbet bu karanlıkta bitecek
Yüreğindede çiçekler açıcak bekleme git
Git…
Git gideceksen
Gitmeyi bir saniye de olsa düşlediysen git
Akla geldiyse bitmiştir bir şeyler
Bitmesini düşlediysen bırakta git
Hadi git …
Bir tek bendeki seni bırakta git

Yasemin DEMİR







Alt 17-06-2011, 21:23 #228

Saturday.

RoronoaZoro.


Bir gün ellerinden içeceğim ölümsüzlüğü,
Gözlerinde biriken hüzün sarısını alıp,
Dudaklarındayken toprağa gömeceğim hüznü,
...Öyle bir an gelecek ki sen ömrümden çalıp,
Tenime dokunurken pamuksu ellerin,
Ben gözleri kapalı yaşarken ölümsüzlüğü,
Sen beni ıslatacaksın, gözlerindeki sevda ile,
Sen sırılsıklam ıslatırken aşkla dikilen gülümü,
Dikeni yüzünden kalsa da avuçların kan içinde,
Beni seveceksin ve vazgeçmeyeceksin sevmelerden,
Git diyen olacak beklide,
Elini sallasan ellisi, sen istediğine verirsin ruhunu,
Beni seç diyenler serilecek önüne,
Güzel kadınsın ya, çirkin olan biziz tabi,
Ez hadi beni tüm güzelliğinle,
Sevda kelepçeye vurmuş ya ellerimizi,
Yok ya elimizi sallasak tutacak biri,
Sen sevdayı istediğin kadehten içersin,
Biz susuzluktan ölürüz sevgili,

Şimdi o gün gelene kadar,
Hangi bedene dokunsam sen kokmayacak biliyorum,
Hangi kapıyı çalsam sen açmayacaksın,
Yalnızlığa gebe rıhtımlarda beklemeyeceksin,
Gözlerini yola dikip bakan sen olmayacaksın,
Ve ben her sana attığım adımda,
Gece gündüz katıksızca seni arayacağım.
Her şehirde sen diye uyandığım kadında,
Vücudumda binlerce izle geleceğim sana,
Gözlerimde yarım kalmış bir yaş,
Yüzümde her daim duracak,
Babasına yetişememiş bir evlat tebessümü,
Ne zaman ismini bilmediğim şehirlerde,
Arka sokakların kırmızılı ışıklarına saklanan,
Alkol gecesindeki karanlıkta,
Günahlarını kendinden bile saklayan,
Bir kadın saklasa beni içinde,
Geçmişten kalan acılarını çizse elleriyle,
Kanatarak sırtıma resmetse tırnaklarıyla,
Ben sırf sana benzediği için susacağım,
Sensizliğe kefaret olsun diye ağlayacağım.
Çığlıklarını harcasa da bozuk para gibi,
Kondururken dudaklarıma,
Ruhuma sahip olduğunu düşünerek öpücüğü,
Ben gözlerimi kapatıp o anı hayal edeceğim,
Bir gün ellerinden içeceğim ölümsüzlüğü,
Tüm günahlarımla sana geleceğim.
O zaman da beni sever misin?

Baki EVKARALI







Alt 17-06-2011, 21:24 #229

Saturday.

RoronoaZoro.


seni seviyorum dedi adam.
kadın:
- yalansa ben öliyim mi?
...
- öl be gülüm
yalansa öl

ılgıt ılgıt eserdi zummet saçlarımızda
ayine doğardı ay, hayal meyal
düşbozumu sağanaklar yapıştı dudaklarımıza
suslarımız yalnızlığa gebe özleme meyyal
pembe çocuklar ölür müstezat anılarda

kirpiğine kuşbakışı inerdi zülüf tellerin
ruhuma ayan olurdu, ömrüne teslim olurdum
anlasaydım böylesi kendinden geçmiş gözlerin
yanaklarımdan kalbime Ferhat olurdum

narizah akşamlarının karanlığı batarken ayaklarımıza
neyler meşk eder, guruba semah olurdum
süt kokan dişlerim karanfill boğumlarında yutkunur
kilidi açılmamış sözlerle oynardım, bilmezdin
aklıma saba kokan saçların gelirdi berdar olurdum
yokluğuna davranırdı gecenin silahı, gölgene tutunurdum
tırnaklarını geçirip sessizliğin kırk yerimden
düşerdi hezl en kızgın yanıma .. ağlardım

bir anne ve bir çocuk ellerimin dilsiz yanı
tütsü kokan sabahlarım söyleyin nerede
ocak ayını yutturamadı salkım saçak gözlerimiz
kahrolası inlemesi bedenimin kahrolası hezeyanı
ekmeklerimizi de yaktı durduk yerde
pirinçler bayram etsin kaşıkları da kırdık

seferden yarı baygın döndü kuşlar
aşklar öksüz mevsimler göçebe nasılsa

gözlerime kirpiklerini ban güzelim
mısak çiçekleri boynumuzun dar geçidinde
toprakta ölü suluyor çocuklar
ruhlar yeşeriyor mermerler içinde

"yalansa öleyim gülüm
yalansa öleyim"

Cumhur KARACA


İşte bu favorim..







Alt 17-06-2011, 21:25 #230

Saturday.

RoronoaZoro.


kapıcı kardeş ; sana zahmet bütün gazeteleri bul bana ..
yök siyaset filan umrumda değil gidişata zaten karnım tok ..
oysa her gece bıçaklıyor beni bu anılar ..
...hiç bir gazetede tek satır bahs eden yok ..

ressam kardeş ; ölümün rengini boyadın mı hiç ?
kara toprakdan karamıdır ? ak kefenden ak mı ?
kapıyı çalıçakmış kadar yakın …
piyangodan çıkıcakmış kadar uzak mı ?

şair kardeş ; fazla mıyingen var mı ödünç verecek ?
duyunca dil kuruşun dudak çatlasın ..
bu benim hicranımı bine katlasın ..
öyle bit etki yaratsın ki o zalimde havai fişekler gibi
tepesinde patlasın ..

kemancı kardeş ; sen dur kardeş ..
hasretin makamında gezin biraz ..
muhayyer ile kur dibinin kıyısında hicazın orda bir yerdedir ..
çıldırana kadar çal teller kopuncaya kadar çal ..
cancağızın çok derin kederdedir ..

barmen kardeş ; her şeyi unutturucak bi zıkkımın var mı ?
şöyle manda deviren cinsinden ..
daha da beterinden köpek öldüreninden ..
ah .. sevdiğim her kes binip gitti o mekhur gemiye ..
bense hep korktum son anda atladım gemiden ..

tetikçi kardeş ; kalbi tam ortasından vuracağından eminmisin ?
kim için çırpındığına bakmadan ..
içindeki cevahiri hiç ipine takmadan ..
gez göz arpacığın ince hesabıyla ..
aldanarak tetiğe kirpiğini bile oynatmadan ..

mezarcı kardeş ; bi çukur da bana kaz elin değmişken ..
ah .. hiçine harcadım güzelim yılları hiçine ..
hiçine harcadım ben bu sevdaları hiçine ..
belki bu akşam gelip uzana bilirim içine ..

Yusuf HAYALOĞLU







Alt 17-06-2011, 21:25 #231

Saturday.

RoronoaZoro.


Aşkın Tarifi

Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin…
Sokağa fırlayacaksın…
Sokaklar da dar gelecek…
...Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin…
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan…
"Önemli olan sağlık."
"Yaşamak güzel."
"Boş ver, her şey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksın…
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin…
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin…
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını
kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın…
Yalnız kalmak isteyeceksin…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek…
Geçmişi düşüneceksin…
Neredeyse dakika dakika…
Ama kötüleri atlayarak…
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin…
Gittiğin yerlere gitmek…
Bu sana hiç iyi gelmeyecek…
Ama bile bile yapacaksın…
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın…
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin…
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin….
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin…
Herkesi ona benzetip…
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın…
Hiçbir şey oyalamayacak seni…
İlaçlara sığınacaksın…
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek…
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin…
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak…
Sabahı iple çekeceksin…
Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin…
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler…
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin…
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin

Nafile…
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek…
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin…
Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin…
Telefonun çalmasını bekleyeceksin…
Aramayacağını bile bile…
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek…
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla…
Yüreğin burkulacak…
Canın yanacak…
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin…
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden…
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın…
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret
edeceksin…
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin…
Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…
Ama bir umut…
Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu…
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak…
Gel gitler içinde yaşayacaksın…
Buna yaşamak denirse…

Razı mısın bütün bunlara…?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye…?
O halde aşık olabilirsin

Can DÜNDAR







Alt 17-06-2011, 21:26 #232

Saturday.

RoronoaZoro.


eskişehir var aklımda,
trenle ilk tanıştığım korku dolu yolculuğum..
korkum aynı rayda gidemeyecek olması trenin,
oysa işiydi o rayda gitmek..
bazı insanlar gibi,
...hep raydan çıkmış hayatın cocuğu değil miydim?
ilk kez karşıma çıkarsa raydan çıkmamın cezası..
bilemezdim gözlerimi pencereden alamayacak olmamı,
değişen bir tablo zinciriydi tren yolculuğum,
ve resim sergisi bitmişti eskişehir`de..
ve istanbul`a dönünce anladım daha eski bir şehirde olduğumu..
yoksunluğumu özlemek gibi bir derdim vardı,
çünkü ben yoksunluğun yoksunluğunu hissetmiştim artık..
ve her karnım doyduğunda aç olanlar gelir aklıma,
ve her sevgiyi gördüğüm de sevgisizliğim..
tatmalıydım ayrılığı,
ve bir ayrılık için en lazım olan şey bir aşktı..
ayrıldıktan sonra yanlız kalmayı,
hiç sevmeden yanlız kalmayı terch edecektim..
çünkü artık sensizlik diyebileceğim bir derdi özledim,
dert özlenir mi deme,
tuzu gibi hayatın ve ben kilo aldırır diye kaçtım nice aşktan..
şimdi benden başka hüzünlü yok bu parkta,
ve artık salıncaklara sığmıyor sakallı bedenim..
sakalımı kesemez miyim,
tekrar çıkacağını bildiğim sürece kesmeyeceğim..
bir aşkta ayrılık olduğu sürece,
sevmeyeceğim!!


Ceyhun YILMAZ







Alt 17-06-2011, 21:26 #233

Saturday.

RoronoaZoro.


GİRDAPTA BİR CAN



Yad elden yanıma çağırdım seni
...
Gelmek istiyorsun, bırakmıyorlar.

Rüyada, mektupta, albümde beni

Bulmak istiyorsun, bırakmıyorlar.



Umutlar hayaldir, acılar gerçek

Çileye mahkûmsun, kim ne bilecek

Ya bir kuru selâm, ya bir top çicek

Salmak istiyorsun, bırakmıyorlar.



Otuz yıl ağladın hep yana yana

'Yeter, yazık' diyen olmadı sana

Vefasız dostluğa, kalleş zamana

Gülmek istiyorsun, bırakmıyorlar.



'Çalış' derler, ayak bağlı, el bağlı

'Konuş' derler, dudak bağlı, dil bağlı

'Kalk git' derler, kapı bağlı, yol bağlı

Kalmak istiyorsun, bırakmıyorlar.



Aydınlık ararsın her gün, her yerde

Çekerler önüne yedi kat perde

Zulüm kimden gelir, adalet nerde?

Bilmek istiyorsun, bırakmıyorlar.



Yıllar boyu uykuların bölündü

Uçacakken kanatların yolundu

Hayat hakkın vardı, elden alındı

Ölmek istiyorsun, bırakmıyorlar.







Alt 17-06-2011, 21:28 #234

Saturday.

RoronoaZoro.


Her yağış bir başka kAlkış maya gönüllü
Ve kim neye erse bu geçişte
Bir tomurcuk bir gözyaşı mutluluk işte
Her bahar arifesinde korkulu bir kimsesiz gecenin
Aklım elim yüreğim kirişte hep biraz korku biraz yalan telefon seslerinde
Ya yine boş koridor islaklığıysa ve beton efesi
Bütün fakir çocukluklarda....
Ama herşey sırasını beklerken
Mukaddes bir kuytuda
Senden umut kesenin hüzün kesesinde bir yavru
Herhangi bir anne kadar kanguru
İşte bahar işte sevda işte tomurcuk bir bakıma
Ağzım mavi ıslaklığının uçurumunda
Rüyayla gerçeğin arasında
Hep iyinin aşkın tarafında
ve
Değmediğim yerin kalmayıncaya
Bu bahar sonsuza tomurcuklanmaya
Ben sana sen çatlak bir anadoluyu kucaklamaya
Bu bahar aşk için hazır
Hazır vazgeçmeye
adının bile baş harflerinden
Kayıtsız bir sarhoşluğun her gün erkenden sabah oiuşı
Her şeyi biraz şakalaştıran bakışından
Şakadan başka izahı olmayan bu kalp ağrısından
ve
bahanesi bir yürek bir et
bir bedenin içine girmek!
Hazır bu bahar
Akılsız! bir yeşermenin şahane hasadına
Hazır Nur topu bir yaşama sevincini kundaklamaya....
Unutma baharda çiçek olan
Meyvedir yaza....
Bu erik tanesi bu şakacı bahar çiçeği
Her dem taze kalsa...


YILMAZ ERDOGAN







Alt 17-06-2011, 21:28 #235

Saturday.

RoronoaZoro.


seni ben nasıl sevmem



hani bir çocuğun sımsıkı sarılıp
...bir bebeği öpüp koklaması var ya
o’sun işte sen
seni ben nasıl sevmem


kimileri gövde sanıp karanlığı
darmadağın sığınırken içine
sen aralayıp gözyaşlarını
gülüşünü serpiyorsun üstlerine


vakitsiz birer ölüm sanki geceler
bir bakımlık ay düşüyor herkesin payına
ve hiç de dönüp soran olmuyor
eklenen hangi düşler bir sonraki sabaha


bildik bir nehrin sularına kendini bırakıp da

gidilecek başka denizler arıyorsun ya

o’sun işte sen

ben seni nasıl sevmem






Õżпџѓ ッ Bunu beğendi.

Alt 17-06-2011, 21:29 #236

Saturday.

RoronoaZoro.


Bu def’a farkına vardım ki ihtiyarlamışım.
...
Hayâtı bir camın ardında gösteren tılsım

Bozulmuş, anlıyorum, çıktığım seyâhatte.

Cihan ve ben değiliz artık eski hâlette.

Mısır ve Sûriye, pek genç iken, hayâlimdi;

O ülkelerde gezerken kayıdsızım şimdi.

Bu gözlerim, medeniyetlerin bıraktığını,

Beş on yıl önce, görür müydü, böyle taş yığını?

Bugünse yeryüzü hep madde, her ufuk maddî.

Demek ki alemin artık göründü serhaddi.



Ne Akdeniz’'de şafaklar, ne çölde akşamlar,

Ne görmek istediğim Nil, ne köhne Ehrâmlar,

Ne Bâlebek’te lâtin devrinin harâbeleri.

Ne Biblos’un Adonis’den kalan sihirli yeri,

Ne portakalları sarkan bu ihtişamlı diyâr,

Ne gül, ne lâle, ne zambak, ne muz, ne hurma ve nar,



Ne Şam semâsını yâlel’le dolduran şarkı,

Ne Zahle’nin üzümünden çekilmiş eski rakı,

Felekten özlediğim zevki verdiler, heyhât!

Bu hâli, yaşta değil, başta farzeden bir zât

Diyordu: "İnsana çarmıhta haz verir îman!"

Dedim ki: "Hazreti İsâ da genç imiş o zaman."



Eğer mezarda, şafak sökmiyen o zindanda,

Cesed çürür ve tahayyül kalırsa insanda,

- Cihan vatandan ibârettir, îtikadımca -

Budur ölümde benim çerçevem, murâdımca;

Vatan şehirleri karşımda, her saat, bir bir;

Fetihler ufku Tekirdağ ve sevdiğim İzmir;

Şerefli kubbeler iklimi, Marmara’yla Boğaz;

Üzerlerinde bulutsuz ve bitmiyen bir yaz;

Bütün eserlerimiz, halkımız ve askerimiz;

Birer birer görünen anlı şanlı cedlerimiz;

İçimde dalgalı Tekbir’i en güzel dînin;

Zaman zaman da "Nevâ-Kâr’ı" doğsun, Itrî’nin.

Ölüm yabancı bir âlemde bir geceyse bile,

Tahayyülümde vatan kalsın eski hâliyle.

Yahya Kemal Beyatlı







Alt 17-06-2011, 21:29 #237

Saturday.

RoronoaZoro.


Bu benim dünyaya ilk gelişim.
Yıkarak saltanatını koca Fatih’in,
Kundakla kefen arasında bir gün,İstanbul İstanbul deyişim.
Merhaba Kızkulesi,Eyüp Sultan,Kanlıca,Şehremini merhaba.
Bir İstanbul istiyor eski çocukluğumdan,
...Eski bozalı Arnavut kaldırımları lapa lapa
Yuşa’dan mı okunurdu ezanlar,Hırka_i şeriften mi ?
Komşularımız kaptanlar malta taşlı ikindilerden kalan,
Hala o beyaz gergeflerden mi ?
Bir tarihi gömmüşler Karacaahmedin ve Üsküdar’ın,
ve mercan terliklerinde unutulan çarşaflı kadınlar.
Sanki dûyûn-ı umumiye emeklisi faytonlar.
Bak hala bir sonbahar Acıbadem de Cuma selamlıklarından beri saraylılar.
Merhaba Beylerbeyi,merhaba Sultan Selim,
Merhaba iki gözüm İstanbul’um merhaba.
Aşı boyası sokaklarında ne mevsimler eskimiş.
Sakalsız saçlar kestirdiğim inci boncuklu berber dükkanları,
Kapalı çarşı,bakırcılar,lacivert mayıslarda köprü altları,
ve Boğaziçinde Şirket_i Hayriye duman duman,
Nerdesin o İstanbul nerdesin ?
Hani çıkrık seslerinde mehtapları dinlediğim Mediha Teyzelerin leylak bahçeleri,
Büyükbabamın bitmeyen Kuva-i Milliye hikayeleri.
Hani,tahtadan tekerlekli süslü arabalarım ?
Hani,bayram yerlerinde unutulan asude çocukluğum ?
Gene bir başka İstanbul’du.
Itırlılığıyla bütün beyaz başörtülülerin,lavanta çiçekli öğleden sonralarında ıslanan.
Açılır kapanır iskemlelerinde Uzun çarşının,İstanbul’u taşırdı bakır siniler
Sultanı yegahtan bir Hıdırellez mesiresi,
Sessiz sadakat şarkıları söylerdi,Haliç vapurlarında söz kesilmiş tazeler.
Hey yavrum hey ! Burun bahçe dalyanında İstanbul’u çekerlerdi denizden hiç ıslatmadan.
Kaç bayram mendili geçmişti elimden ?
Bütün uykularımı,koynuma alıp uyurdum İstanbul’u.
Rüyalarımda hala günahlar uyanır,hiç geçemediğim sokaklarında ıslanan.
Merhaba Sultanahmet,Yere batan merhaba
Merhaba iki gözüm İstanbul’um merhaba
Merhaba efendim merhaba..!







Alt 17-06-2011, 21:29 #238

Saturday.

RoronoaZoro.


BELKİM BİR KERTENKELEYİM



Belkim bir kertenkeleydim
...
piç edilmiş bir yağmurun serini

bir güzelin çirkiniydim

çirkinlerin en güzeli

yeşil koşsa güneşlerin gölgesi

ben en hızlı yeşiliydim

kurbağa yarışlarında annemin



çatal matal kaç çataldım kim bilir

bin dereden bir kendimi getirdim

haydan gelip huya giden bir huysuz

heyheyler içinde bir heydim

belkim yedi belkim sekiz belaydım



düdük çalar hırsızlanmış polisler

ben korkudan üstlerime işerdim

üç yıldızlı bir albaydı gökyüzü

karşısında önüm açık gezerdim

ağzı bozuk meymenetsiz bir ozan

rus cenginde çağanozdum bir zaman



iki gözüm iki koltuk-eviydi

mavilerim bir miyobun koynunda

kendi düşen köyler kentler ağlamaz

sur dışında ben oturur ağlardım

ekmek diye bağrışırdı bebeler

elma derler ben ortaya çıkardım

ağıtlarla kutlanırdı İsa-doğdu gecesi

fildişinden bir kuleydim yıktım kendimi



bilmem hangi keloğlanın fesiydim

bir püskülsüz sümbülteber tohumu

fesleğenler yaprak dökmüş şerrimden

bir naraydım kimse bilmez nereden

ya yakından ya uçmaktan gelirdim

belkim ince belkim kalın bir sestim

belkilerin kol gezdiği saatta

belkim belki bile değildim.







Alt 17-06-2011, 21:30 #239

Saturday.

RoronoaZoro.


Ansızın kalbin düşüyor yere
Kapılardan sığmıyorsun
Şarkılar inadına üstüne geliyor
Karnın ağrıyor durup dururken
Nefesin aynalara değiyor
...Zehir gibi yanıyor içinde özlemin
Oğlum, sana bir aşk değiyor

Geceler kapını çalıyor
Batıyor içine sesi adamın
Ağlamak güzel geliyor
Ansızın boşalıyor içinden sebepsiz kanın
Bir yorgun akşamdan
Bir yorgun akşama sürükleniyor hal-ı ahvalin
Gömleğin kolayca düğmeleniyor
Boyun uzuyor, çillerin yok oluyor
Halaya uyum sağlıyor, hiç oynamamış ayakların
Oğlum, sana bir aşk değiyor
Kapına gül bırakıyor biri, tanımadığın
Trafik birden açılıyor
Köprüden geçişte para almıyor gişedeki kadın
Bir o kadar yakışıyor üstüne yakışıklı siyah kazağın
Menekşe tutuyor elinde köşedeki yalnızlığın
Sarı kanaryalar senin için hep kazanıyor
Ne de güzel geliyor insana
Sırtından vurulması insanın

Bir yerinden bakınca ne de keyifli hayat
Bir yerinden batanca rahat
Oğlum, sana bir aşk değiyor
Bundan sonrası tufan,
Yani sonrası talan, fırtına, boran, kar
Aşık-ı mecnun sensin
Mecnunun ancak adı var
Ansızın kalbin düşüyor yere
Oğlum, sana bir aşk değiyor
Kapılardan sığmıyorsun
Geceler inadına üstüne geliyor
Karnın ağrıyor durup dururken
Nefesin aynalara değiyor
Oğlum, seni bir aşk sarıyor
Bazen bitemezsin
Nereye düşer aşk
Bazen bilemezsin
Nereye yağar yağmur
Bilemezsin bir yürek neresinden vurulur
Ve nasıl savrulur her gece onsekizbin alem içinde bir onur
Kuşlar kaderle uçar
Aşk kaderle

Yoksul bir şarkı çalar içimde hüzzam
Bu merhamet bu kırılgan bu sonuyok özlemin şerefine
Çakar şimşeklerim apansız sema
Bana yıldırımlar düşer bana fırtına, bana bora, bana kar
Sana kan düşer sana sefa sana daussıla sana zafer
Bazen bilemezsin
Nereye düşer eza
Ve nereye konaklar bir kırık bir tek başına hikaye
Çarpar kadehlerini birbirine ayrılığın iki yüzü
İki yüzlü bir aşk bu
Dünyanın bütün sarsıcı gerçekleri kadar ikiyüzlü
Sevmek
Bir ömrü heder etmek demektir
Sevmek
Bu gece bin kere ölmek demektir

Ansızın kalbin düşüyor yere
Kapılardan sığmıyorsun
Şarkılar inadına üstüne geliyor
Karnın ağrıyor durup dururken
Nefesin aynalara değiyor
Zehir gibi yanıyor içinde özlemin
Oğlum sana bir aşk değiyor



İbrahim Sadri







Alt 17-06-2011, 21:31 #240

Saturday.

RoronoaZoro.


Artık kısa pantolonlu çocukları
Gençlik parkına götürmüyorlar
Ve anneler trafik lambalarında köylü değiller o kadar
...Locadaki farelerden bile kemirgen
Gişeci kadın nur sinemasında
En sevdiğim karate filmi
Tek kollu kahramanımızdı vang yu
Ve ondan çok kollu doğmuştu bruce lee
Ki genç yaşta kaybettik kendisini

Ulan falkonetti seni bir elime geçireceğim var ya
Elektrikler kesilir zengin ve yoksul'un tam ortasında
Ve'nin tam üstünde yani
Hasstir dense de derinden yurttaşın
Elektrik idaresindeki yurttaşa ne o yurttaş
Zırpa pırta elektrik kesiliyor
Diyebilesi yoktur ki

BİRTEK KOKUDUR GEÇMEYEN ZAMANLA
HER DUYULDUĞUNDA
BİRAZ DAHA KESKİNLEŞEN

O zaman amerikan arabaları bizim evin önünde
Dolmuş eylerken caddeyi
Ümit besen de film yapar niye yapmasın ki furyadır bu
Ama seyretmek suça giriyor canım annem
Zaten bu yumurtalı sandöviçlerle
Kesin kovarlar bizi ki
Korkarım her şiire konuk olacak
Mahur bir otlupeynir kokusu süreyya sinemasında
Mübarekler pikniğe gelmişler
Hayır benim kokoş teyzem
Mübarekler hakkari' den gelmişler

Okul bitimlerinde çamsakızı ağlamalar yok artık
Filiz beni unutma ki hakkari
Unutulmaya müsait bir yerdir
Mektup yaz yoksa çok kurak geçecek bu yaz
Hep saklayacağım hatıra defterime yazdığın
Yazının yanındaki kan damlayan kalbi
Seni seviyorum filiz
Yemin et! bak vallahi!

Yok artık bu kendini şaşırmış
Kendi edasını kendisi bozan cümleler

Niyazi'nin kısalığı uzunların problemi
Aynı zekanın sırasında oturuyoruz
Bozkırımın çilli çocuğuyla avukat oldu sonra
Kimin neresine değer bu nostaljik kırıntılar
Herkesin sandık odası kendine gizemli
Ama kolejli çocuklar nasıl sevişiyor
Ve kızlar yine kolejli onlarda ve taş gibi
Bu kız var ya insanın sevgilisi olsa
Uyku tutmaz adamı
Ama rüyasında başka bir lavuğa vermesin hesabı

Yükseliş'in tuvaletinde kız resmen düşük yapmış
Tabii fevzi de yok
Hepimizin bayıla bayıla yuttuğu
Kolejli çocuk yalanlarını söylesin
Ona kalsa artık sevişmese de olur
Bütün okulu getirip götürmüşlüğü var
Düzliseliliğimize cintonik içiyoruz
Paralı palavralarıyla fevzi'nin
Kolejliden darbe yeme işi ilerideymiş
O zaman bilmiyoruz tabii

Haluk o zaman araba sahibi
Ki biz bisiklet kavgası yapmaktayız daha
Ağbim mustafa'yla
E tabi mobilya dükkanı beş katlı olunca
Olsun yakışır kardeşime ki bazı tandır ısmarlıyor
Siteler dükkana gidince
Nerden baksan kolası ayranı filan
Epey para tutuyor konyalı'dan et yiyorsun kolay değil

Ah pınar! diye girmeli o sokağa
Ey kalçası kendinden güzel kendinden bağımsız insan
O kotu giyiyorsun ya senin değil
Bizim üstümüze
Yapışıyor
Ki levis o zaman herkeste yok
Biz yerli malı dandik kotu
Çamaşır suyuyla amerikanlaştırıyoruz o devir ve
Bir konvers almışım elden düşme ağlaya sızlaya
Babaannem hiçbir marka bilmiyor
Bu pırtıkları mı aldın diyebiliyor konversim hakkında
Ve bir de filiz vermiş pınar'ın annesi bak sen
Ve kader ve songül ve nazire
Ve şu anda adını sayamadığımız
Diyarbakır mantalitesinin kız çocukları
Yakantop en erotik eğlencedir bize

Ah be melike geçme burdan çekirdek çitleye çitleye
Biliyorsun fena oluyor yakan topun
Ateşli kısmı sen gelince
Annesi kuaför ya deli ediyor melike mahallenin istediği zaman fön çekemeyen kızlarını

SENİN GİBİ GÜZELİNİ BİR DAHA
GÖREMEYECEĞİMİ BİLSEM
NE ARTİSTİ BE
KAPINA MENTEŞE OLURUM

Biliyorum aradan yirmi yıl geçti
Bilmiyorum hangi anlamız adamlarla seviştin
Biliyorum çok geç oldu kalkacağız bu dünyadan
Ama seni seviyorum melike
Bu şiire biryerde rastlarsan mutlaka beni ara

Başak dediğin dünyanın en genç ******su
Sokaktan geçen saçının arkası uzun çocuğu kesiyor
Benim elimi tutarken ki orta ikide henüz
Ben lise birdeyim ki saçlarımı ortadan ayırmaya
Cesaretim yok daha
Seni seviyorum diyor yalandan
Vallahi bak diye and veriyor sahtekar
Ve sahtekarlık benim küçük aşüfteme o kadar yakışıyor
Ve ben kadınların sahtekarlıklarına inanmaya
Öyle erken bir yaşta başlıyorum ki
Biliyorum gülücüğünde tüm erkeklere yer var
Başak'ın

Ama gel gör ki ben o zaman
Böyle entelektüel bakmıyorum hadiseye
Tabii diyorum oğlu sende
Bu burun olduğu müddetçe
Ve skoda bacak durumun düzelmedikçe ki
Herşeyin ameliyatı var bunun yok
Hiçbir kızı tümüyle çıplak göremeyeceksin
Peki saçlarımı ortadan ayırsam?
Gitmez olum manyaklaşma senin kafan üçgen
O vakit doğumgünü partisi yapmaktır tek çare ki
Bu sene benim üçüncü doğuşum olacak bu
Ota boka parti veriyoruz dans ederken ilhan
Bir bacağını sabit tutacaksın akabinde tak
Bacağın kızın iki bacağı arasına sızıyor iyi mi
Önce müzük eye of the tiger yeni çıkmış
Ve bittabii sade kola içiliyor o zaman kızlarla
Ortamda içki varsa zaten büyük hadise
Daha kabız zamanlarımız o zaman, o da şundan
Hani pederden gizli tuvalette sigara içmeler sırasında
E malum tuvaleti frost oluyor
Sigara zayi olmasın sebebi o soğukta
Uzayan tuvalet seansları kabız etti netice
Peki hep mi tuvalet ihtiyacı
İclal yengenin yemekli gecelerinde
Az ye hayvan gören de
Seni evde aç bırakıyoruz zanneder
Ama bu börek değil be kardeşim başka bir şey
Ecevit diyor naif amcam bu işi götürür kadrosu var
Demirel'in yok mu
Koskoca demokrat parti tecrübesi var
Ecevit erbakan'la işe girerse sonu olur bence
Ben onu demiyorum kardeşim diyor necdet amcam ki
O ağbeysine kardeşim dediğine göre kesin hır çıkacak

Allahım ne çok aktif siyaset bu
Pasif insanların hayatında
Kaç hükümet düşürdü kaç devrim yaptılar
Tavuk etli rakı sofralarında küçüklüğümün
Bu kadar sever misin memleketi?
Al! Şımardı işte!
Hadi gel dee hala mı demirel geyiğine girme
O zaman demirel başbakan olarak var ve
Spor yaptığına dair hiçbir emare yok

Yok artık o rakı sofralarındaki
Umutlu umutsuzluk
Hep parayı buldun bulamadın muhabbeti şimdiki

Sülün abla senin kıymetini o astsubay bilmez
Perdenin aralığında görmedi ki seni
Evlendiniz sen de lök diye soyundun
Kostüm zorlama ışık berbat
Hiçbirşey sahiden olmuyor
Ama bizim filmimiz öylemiydi seninle
Yatardık sotaya pencerenin önüne
Ürpertir soğuk gece şehvet neyse işte
Senin odanın ışığı yanar
Nasıl çapkın yüzlük bir ampul
İlk gülme efekti belirir gecede
Hemen susturulur kıkırdayan bizzat gece tarafından
Bir an kaybolur odanın kırsalında
Oyalanırsın on saniye kadar
Derken bir dönersin ki bizim perde aralığına
Allahım sutyen katına!
Ve sülün bir beyaz sutyendir ergenlik çağımın adı
Hani senin assubayın görmediği bile
Hani o gerdek karanlığında alelacele çıkarıp
Yastığın altına tıkıştırdığın
Ben sende kadın meselesini sevdim biliyor musun
Şimdi bırak bu ayakları diyeceksin
Ama samimi söylüyorum
Senden öğrendim tenimde kadın ne iş yaparmış
Eyvah dedim ben şimdi hep bundan isterim
Eteği de mi çıkardın
Yok canım bu kadarına dayanmaz
Uzayan sokağın abazanları
İşte düşleri de gerçeği de öldürecek kadar soluk
Ve bir son yazısı kadar sevimsiz gecelik
Örttü meselenin üstünü.
Yani demem o ki sülün ablam
Biz bilirdik kıymetini
Assubaya verdiler o başka

Bir fiyakayla geldiler seni istemeye
O zaman sıteyşın reno yeni çıkmış
Bagaj kısmında çocuk taşımak marifet o zaman
İşte besili papyonlu bir yeğeni oraya çıkarmışlar
Sen de bizim arabanın kafa sallayan köpeği ol misali

Gittin netice
Sıteyşın bir kederle
Bir daha ne senin kıymetin bilinir
Ne de biz yatabiliriz herhangibir kimseyle
Senin beyaz sutyenin olmadan...

Yok artık kaldırımlarda çekirdek çitleyip
Ayıp şeyler konuşan mahalle çocukları
Teknoloji diyorlar bilgisayar internet şu bu
Eğer geçmemişsen
İnteraktif bir kahve muhabbetinin eleğinden
Senden bibok olmaz açık söyleyeyim
Yalanı yüzde görmek gözde tanımak dolanı
Diye bir şey vardı ki çetleşmelerde bulunmaz
Yok artı subayevlerinin
Salkım tadında dizilmiş bahçelerinden
Gül çalan varoş romantikleri
Kurutup karşılıksız aşklarına vandallayan
Çağla çalmaya gider mi insan babasıyla
Tam dallas'ın oynadığı saatte ki o saatte
Apartmanı götürsen kimsenin ruhu duymuyor
Eee kolay mı olum lusi'ye rey amcası kaymış
Gerçi o sıra amcası olduğunu bilmiyormuş
Ama olsun netice değişmez
Islak çağlalar cepleri nemlendiriyor ya
Nasıl bahar oluyor anlatamam
Veya kırmızıyla daha dün tanışmış bir kiraz tanesinin
Ki cennetin afişi bir gün yapılacaksa
Mutlaka bu kiraz tanesi de bulunmalıdır
Ağza getirdiği bayram sabahı ekşiliği
Ben seni denedim demiştin ya yeter mi sana
Hala utanırım hatırladıkça
Hani kendi kirazlarım dururken
Senden istemiştim de hani....neyse utandım yine.

Yok artık golf sahası ki
Kalın duvar dikenli tel ardından izliyoruz
Elin amerikalısının bizim mahalledeki golf maçını
Tam yirmi yıl golf sahasının kıyısında oturdu ama
Golfün nasıl oynandığını hala bilmez mahalleli
Bazan aralardan kaçak sızmalar yapardık
Hani gelincik toplama hesabına

VE ANCAK BENİM ÜLKEMDE
KOVALAR ÇOCUKLARI BEKÇİLER
ÇİÇEK TOPLUYORLAR DİYE...

hele bir de golf topu bulduk mu tamamdır
lan oğlum bu topla ne oynuyor bu kerizler

sonra kaldırdılar dikenli telleri
açıldı halkımın parkı halkıma
ama bir daha
asla
gelincik bitmedi orada
bu da kıssamızın acıklı hissesi
bizde faiz yok
hata payı veriyoruz...

ve sevmeyi ne çok severdik
kızları, memleketi
ve faşistlerden ne çok nefret ederdik
faşist dediğin de kurtlu murtlu
elmanın öbür yarısı işte
daha sümüğümüz pantolonumuzda kurumamış
elimizde leo huberman sosyalizmin alfabesi
çeviriyoruz geleni geçeni
hoop nereden geliyorsun bilader
sağcı mısın solcu mu
ben hiçbirşeye karışmıyorum ağbi
yıkın bu ipneyi ot bu!

romantik şiddet diye bir şey vardı yok artık
şiddet öküzleme bir şiddet işte

HERKES KATİL OLDU SONUNDA
OYSA BİR ARA
BAZILARI KAHRAMANDI.

Kim sallar bu kağıt yokluğunda
Çok bölümü tuvalet kağıdına yazılmış şeyleri
Çünkü akasyalar da yok artık
Nasıl açardı bir ******nun
Orasını burasını açması gibi
Bahardan önce gelip baharı çekiştirir gibi

Akasyalar
Yazlık sinemasında ömrümün
Afişi olmalıdır çocukluk bölümünün
Zaten iyi insan bir sevdiği artisti unutmaz
Bir de akasyaları
Eğer ki çocukluğuna açmışsa
Yenir de o biliyorsun
Ondan sonra ne zaman bir kız elini tutsa
Hatırlarsın tadını

Neyse geç oldu ağbiyciğim
Şimdilik bırakalım
İstersen bırakma kağıt bitti zaten
Ama ömür bu hep yazmaya sebep
Nasılsa devam edeceğiz
Yazmaya.
Yaşamaya.

Üşenmeyin ve sonuna kadar okuyun. Harika bişey






Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:43 .