Haydi gülümse Can !
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 02-04-2011, 10:14 #1

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye

Haydi gülümse Can !



Hadi gülümse can!
Dünyaya açılan minicik bu çift pencereye
Hüzün hiçbir zaman yakışmadı
Bir asık suratla bak aynaya ve insanlara
Birde gülümseme ile
Nasıl bakmışsan sana da öyle yansıyor değil mi?
Hadi gülümse

Hiç kullanılmamış gülümsemelerin var
Hangi güne saklıyorsun can
Hayatın uzatması yok ki
Diğer tarafa da götüremeyeceğine göre
Ömür bitmeden
Onları Sadaka niyetiyle dağıt
Ve şunu unutma ki
Biten zaman değil biten sensin can

Ey can! Sen benim,
Hayatın tomurcuk çayı kokan bölümlerinde
Keyif sürdüğümü mü düşünüyorsun?
Şiirlerime baksana
Ekşimsisi bir tat hissetmiyor musun?
Ve sen can, İnsanların
Sağanak sağanak aşk yaşadığını mı düşünüyorsun?
Caddelerde sahiden güldüğünü mü zannediyorsun?
Keşke yüreklerini bir görebilseydin
Zaman zaman yalancıktanda olsa sen de gülümse
Ne faydası var deme
Ya karşındakinin buna ihtiyacı varsa
Zaten zararı da yok
Arada bir bunu bende yapıyorum

Küçüklüğünde salıncakta sallanırken yaşadığını sevinçleri arama!
Hiç bir şey çocukluğundaki gibi bakir değil
Büyük mutlulukları bekleme sevdasından vazgeç!
Bulduğun küçüklerden bir koleksiyon oluştur
Payıma Nar’ın meyve verdiği zamanlar düşüyor diye sızlanma!
Baharda güllerin açtığı dönemlere denk gelsen ne olur
Yazgını değiştiremedikten sonra
Razı ol verilene
Hadi gülümse can!

Aşk karşısında kalemin hep aciz ve yenik düşecek değil ya!
Bir bakarsın Leyla’ya giden mevsim sana da yol verir

Aklına hep yaralı dünler mi gelecek!
Ummadığın bir anada Sihirli bir el zihnini siler de unutursun her şeyi
Rüyalarda dipsiz kuyulara düşüp sıçrayacak değilsin ya!
Bir gün aksakallı dedeler seninde rüyalarını süsler
Çileyle hastalıkla başın sürekli belaya mı girecek!
Izdırabında sevincinde sahibinde aynı!
Diz çök ve aç ellerini!
Ve Şu Kutsal sözü düşün
“Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez.”
Bu büyük vaat neyine yetmiyor
Rahat ol!
Hadi gülümse can!

Yaşayabileceğin en kötü şey eğer ölümse
Randevulu ölüm yok ki!
Ölenlerin hangisi birkaç saniye öncesinden öleceğini bilebilirdi ki?
Hele birde inanıyorsan ölüm vuslat değil mi?
Bu tasa niye! Korkma!
Hem iki defa ölmez ki insan
Tebessümün koynuna gir, rahat uyu
Hadi gülümse can

Bunca yıldır hayatın içindesin
Kimseyi memnun edemeyeceğini hala öğrenemedin mi can
Hadi bir bencillik yap önce kendini memnun et
Yaşadığın acı olaylara
Ağlayarak, dövünerek, strese girerek
Çözüm bulabildin mi?
Su yine kendi mecrasında akıp gitmedi mi?
O halde doyasıya gülümse!
Hiçbir şeyi dert etme!
Demli ve şekersiz çay kıvamındaki hayata gülümse
Kimsesizler mezarına gömdüğün hayallerine gülümse
Recmedilen sevdalarına gülümse
Kederine, kaderine, hastalıklarına, yalnızlığına ve suskunluğuna
Gülümse
Gülümse can
Varsın sana da aşkı zümrüdü Anka’nın kanadına yazmak düşsün
Varsın verdiğin dilekçeler hep iade edilsin
Varsın sahipsizliğini geceler ve kaldırımlar sahiplensin
Varsın yüreğinde hüzünler ikamet etsin
Aldırma ne olur ki
Ölüm yok ya ucunda
Yıkılıp kalmak isyan etmek
Bir çocuk gibi Allah'a küsmek
Bize yakışmaz
Umudunu hep koru
Her hazan yeşille gebedir can

Unutma!
Hızır darda kalanların
Evlerini sırayla gezmektedir
Kulağın kapıda olsun
Çok sıkıştığını düşündüğün an
İnan sıra sendedir
Hadi gülümse can.

Mehmet Orhan DURDU



Benzer Konular

Görüntüleme:918, Cevaplar:19

İlginizi Çekebilir >
Alt 02-04-2011, 10:40 #2

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye

Yüreğimdeki Hüzün


Özlem bu kadar insanın içini yakarmıydı
Gözleri kapatmaktan insan korkarmıydı
Bir bardak çay,yüreğini muhabete boğarmıydı
Eskiden olduğu gibi yine tutunamazmıydık
Geleceğe dair kurduğumuz hayellerimize
Her gördüğüm yüzü sevğiliye
Düşen her damla ilk öpüştüğümüze benzermiydi
Ayrılık olmasaydı,türküler böyle üzermiydi
Yüreğimdeki hüznü bir avuç su yıkamazmıydı
Ne illet şey şu hüzün,yüreğimi daraltıyor.
Özlem geçmiyor,kabuk bağlamış bu yara
Git gide daha çok sarıyor yüreğimi
Kanayan bu yarayı ne kadarda yıkasam
Hüzün işlediği yerden çıkmıyor ey sevgili
....


Mevsimsiz Kar





Alt 02-04-2011, 10:41 #3

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye

Neyim Var Ki..


Sessizliğe yok oluş kadar kala
Ve bitmişken umut ömürden önce
Ilk kez merhaba demek kadar utangaç bir yüzle çıkmış gibi hayatın karşısına

Bir tende var olmak isteyen bir rüzgar kadar
Dönme hevesi kalmamış bir dünya içinde olmak kadar
Gidenlerin bıraktıkları kadar
Gidenler kadar
Gittikleri kadar

Geceyi saran karanlık kadardım
Gecelerimi yitirdim
Sahiplendiklerimi kararttım
Gecelerimi yitirdim
Beyazlarımı siyaha boladım

Kırıklarım içime battı
Içim acıya dayandı
Dostum yalnızlığımdı
Yalnızlığım acıya dayandı
Acılarım yalnız kaldı

En iyi bildiklerim kadar
Bilmediklerimi unuttuğum kadar
Unuttuklarımı hatırladığım kadar
Beyazlarımın kararması kadar
Ve her şey kadar
Ve her şey kadar
Neyim var ki ecelimden başka..





Alt 02-04-2011, 15:40 #4

'Đüş'eş..

'Đüş'üme Eş..


Bu bölüme herkes sadece bir başlık açabilir.Paylaşmak istediğiniz tüm Şiirleri tek başlık altına toplamalısınız.
>>Konularınız birleştirildi.





Alt 04-04-2011, 12:26 #5

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye

Ben Hüzün Dolu Bir Kitabım...



Ben Hüzün Dolu Bir Kitabım
İnsan ömrü bir kitap misali değil midir?
Kimininki bir satırlık, kimininki bin sayfalıktır
Tek ortak noktaları bir gün biteceğidir...
Ben hüzün dolu bir kitabım

Benim acılarım sayfa, gözyaşlarımsa mürekkep oldu
Anlattılar birer birer, ama konu hep aynıydı
Hayat akışım bir çizgiydi, çizginin adı ise "hüzün"
Ben hüzün dolu bir kitabım

Senaryo baştan belliymiş, acılar benim kaderimmiş
Mutluluğu yakalamaya uğraşırken, tebessüm etmek bile
Yasakmış
İstesem de istemesem de oynamaya mecburum
Ben hüzün dolu bir kitabım

Aşk'tır karanlıkta insanı aydınlatan
O'dur insanın ruhunu, beynini güzelleştiren
Ben mahrum kaldım aşka, hala karanlıktayım
Ben hüzün dolu bir kitabım







Alt 04-04-2011, 12:27 #6

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye

G ü L Y ü R e K L i M


Haydi gülümse Can !



G ü L Y ü R e K L i M



Sabır yüregin çiçegi


Sevmek yürek ister


Gül yüreklim



Sabır hayatın gercegi


Sevmek emek ister


Gül yüreklim



Sabır alev alev yakar yüregi


Sevgiyle acar ateş çiçegi


Gül yüreklim



Sabır miras kaldı Hz Yusuf`tan


Sevgi ihtiras oldu gömlegin yırttı arkasından



Sabır Mecnun oldu düştü cöllere


Sevgi Leyla oldu beyhude kaşı gözü kara



Sabır umman oldu Hz Nuh`un tufanında


Sevgi cile oldu inanmayan oglu Kenan`da



Sabırla büyüdü yüreklerde Hz Muhammed (SallHaydi gülümse Can !u Aleyhi Ve Sellem)


Sevgi nur oldu, gül actı muştulandı çiçek çiçek



Sabır kırmızı gül, elvan elvan sevgilinin gönlünde


Sevgi ile actı, yediveren gülleri bahar yelinde



Sabır eden yürekler, bulur aşk ile felah


Sevgi ile dile gelir kalb '' La ilahe illHaydi gülümse Can ! ''



Sevgi bulut,sevgi yagmur, sevgi bereket,


Aşk ve sevgiyle bu yolu umutla takip et.


Gül yüreklim.



Hoşgörüyle oluşur sevgi seli


Fedakarlıkta acar sabır çiçegi


Gül yüreklim



Sabır yüregin boynu bükük çiçegi


Sevmek sabır ister


Gül yüreklim...





Alt 04-04-2011, 12:28 #7

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye

Kuran'i anladikca


Maddeyi putlaştıran, o dünyevî korkular;
Vicdan ve ahlâkını, bulandıran tortular;
Düşünce sarnıcında, biriken kirli sular;
Atılır yüreğinden, Kur'ân'ı anladıkça...

Akıl tahtın önünde, hurâfeler diz çöker;
Bilinç ufuklarında, binlerce şafak söker;
Gözlerin damla damla, yaş değil umut döker;
O devâlar deryâsı,
Kur'ân'ı anladıkça...



Çözülür, kalp gözünü bağlayan kördüğümler;
Açılır, örümcekli kapılar birer birer;
Varlık târifindeki, maddeye mânâ girer;
Şüpheler sona erer,
Kur'ân'ı anladıkça...


Gör ki; sebepsiz değil, varlığın bir zerresi;
Ne bir yağmur damlası, ne de bir kum tanesi..
Gerçeğin karşısında, '' tesâdüf '' efsânesi;
Âciz kalır, alçalır,
Kur'ân'ı anladıkça...


Katılaşan yürekler, hoşgörüyle beslenir;
Kirli eller, hidâyet selleriyle ıslanır;
Dinlersin ki; taş toprak ''Allah'' diye seslenir;
Zikirleri duyarsın,
Kur'ân'ı anladıkça...


Her nefsin tadacağı, ölüm ve ötesinden;
Kabirde duyacağın, Münker Nekir sesinden;
Ve er geç varacağın, mahşer mahkemesinden;
İbretle ürperirsin,
Kur'ân'ı anladıkça...


Gösterişin postunu, yerden yere vurursun;
Nefsine köle değil, ona sultân olursun...
Yalnızlık sancısından, ebedî kurtulursun;
Gerçek Dost'u bulursun,
Kur'ân'ı anladıkça...


Yaratan hakkı için, insanla barışırsın;
Kibir dağından iner, ummâna karışırsın;
Hâk yolunda rütbesiz, isimsiz yarışırsın;
Sevgiyle tanışırsın,
Kur'ân'ı anladıkça...


Kanayan bir yarayı, görmeden geçemezsin;
İnsanın bedelini, servetle biçemezsin;
Kavrulsan da, bir yudum haramdan içemezsin;
Kula el açamazsın,
Kur'ân'ı anladıkça...


Allah'tan başkasına minnet sana âr gelir,
Onurlu bir yoksulluk, iffetine kâr gelir;
Ruhuna beden değil, dünya bile dar gelir,
Semâlar mekân olur,
Kur'ân'ı anladıkça...


İlim mercekleriyle görürsün uzakları;
Fark eder ve seçersin, karalardan akları;
Hele ki; o şeytanın, kurduğu tuzakları;
An be an yakalarsın,
Kur'ân'ı anladıkça...


Korkma ki; ak yürekte, kara sancı başlamaz,
Kem tohumlar kök salıp, toprağında kışlamaz.
Var git artık yoluna, sana kurşun işlemez;
Böyle gönül verip de,
Kur'ân'ı anladıkça...



CENGİZ NUMANOĞLU





Alt 04-04-2011, 12:36 #8

AhMeT



yüreğine sağlık kardeşim





Alt 04-04-2011, 12:38 #9

Leyl-i Serâir

DâussıLa.


Basliklar birlestirilmisdir , lutfen siirlerinizi bu baslik altinda paylasiniz .





Alt 04-04-2011, 12:47 #10

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Seni Sordum Geceye !!!

Gecelere sordum sensizliği,
Bilemez oldular, nerde kalıyor.
Nerede yaşamına devam ediyor
Anlayamadım birtürlü sevdiğim.

Alışamadım sensiz yaşamaya,
Geçitler haram oldu bana.
Hergün, her dakikalar saatler,
Sordum gecelere bilmiyoruz dediler.

Nerde kaldın ey yarim,
Sensiz hayatıma prangalar
Geçit vermez oldu birtürlü.
Sorgusuz kaldım, hayatım ve kendimce.

Açtım kalbimin kapılarını sana yarim,
Gelirsin, bulursun sensiz yaşayan kalbimi.
Bilemedim neden yoksun, gittin ansızın.
Boğuldum gecelerde bir başıma, yalnızken.

Aşk-ı memnu gönlüm seni bekler saatlerce,
Gelirsin sandım yarim, neden gelmedin.
Bıraktınya beni, neden sensizliği seçtirdin,
Saatler geçer biçare gönlümde, seni beklerim.

Koyamadım birtürlü gözyaşlarıma engeli,
Akıp akıp ırmaklar oluşturdu günlerce.
Seni bekler, seni özler oldu gözlerim,
Nerdesin, nerde kaldın sevdiğim.

Sordum yarim, gecelere sensizliği.
Gelirsin sandım, yıllar geçti gelmedin.
Diyarda mı kaldın, anlayamadım sevdiğim,
Yazarmısın birkaç satır, bileyim nerdesin.

Mehmet Taş





Alt 04-04-2011, 12:48 #11

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Ne ayazda bildim soğuk nedir
Ne ateşte öğrendim sıcağı
Aslında ne gök mavi
Ne yaprağın yeşili sahi
Ne gerçek bu kadar yalan…
Ne doğru bu kadar eğri
Ne sevap bu kadar günah
Aşk ile olduğu zaman…
Öğrenmek aşk iledir
Büyümek aşk ile…
Aşk, dalgalandığın zamanın içindedir ki sonrasında arayışın biter ve durulursun. Durgunluğunun sebebi yorgunluk değil, olgunluktur…
Ve sonrası koca bir deryada sakin ilerleyişler… Ayakları sağlam basan bir sevgi… Onurlu duruşuyla hayran bırakan duygular, doğru ve yerinde haller…

Büyümüş, katmerleşmiş, olgunlaşmış, pişmiş sevgileri yeşertmek için önce aşk ile bakmak lazım, her ne yöne bakılacaksa…





Alt 04-04-2011, 12:49 #12

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Aşk mıdır can u dil mülkünü yağma eyleyen
Aşk mıdır sinem içre gelip ca eyleyen
Aşk mıdır boynuma takıp bela zincirini
Gezdirip mecnunleyin âlemde rüsva eyleyen”
(Muhubbi)


“Bir katreyim ama yine Ummanlara doymam
Topraklara, yapraklara, insanlara doymam
Hem ateşlere, hem nura hem zindanlara doymam
Ağlat beni inlet beni ta haşre kadar yak”
(Yaman Dede)

Haydi gülümse Can !Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 784x587 ve 134KB ) Buraya TıklayınHaydi gülümse Can !



“Aşk bir şuledir ki, parlayınca maşuktan başkasını yakar mahveder”
(M.İkbal)

“Cihanı hiçe satmaktır adı aşk
Dökülüp varlığa gitmektir adı aşk
Bela yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ana tutmaktır adı aşk”
(Eşrofoğlu Rumi)


“Aşk ki kalbe gıdadır. Ne yenir ne yutulur. Bir demir leblebidir çiğneyebilene aşk olsun”
(Şinasi)

”Aşk nedir? dediler Mansur’a. Sabredip bekleyin dedi.
Üç güne varmaz görürsünüz. Önce kollarını ayaklarını kestiler
Her uzvu Aşk dedi. Astılar, bedenini o yine Aşk dedi.
Yakıp küllerini nehre saçtılar
Her bir zerresi Aşk ile Enel-Hak dedi.”

Haydi gülümse Can !



Aşkın aldı benden beni / Bana seni gerek seni /
Ben yanarım dünü günü / Bana seni gerek seni
”Ben bu sûretten ileri adım Yunus değil iken /
Ben olidim, ol benidim, bu aşkı sunandayıdım.”

Sus Yunus Sus Söyleme Seni de Mansur gibi asarlar. /

Yunus Emre

Aşk,bir mürşittir,itaat ister ki,
aşık gassalın elindeki meyyit gibi naslar çerçevesinde her meselede mâşukunun isteklerine boyun eğer.


iran'lı bir şair der ki ; aşk'a uçarsan kanadın yanar,
Mevlana'da buna cevaben der ki ; aşk'a uçmazsan kanat neye yarar...


Haydi gülümse Can !


Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.
H.Z Mevlana C.Rumi





Alt 04-04-2011, 12:50 #13

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Beni bazen arayip sormasanda
Sana arada bir kizsamda
Söyle sana küs kalabilirmiyim hic


Aramizda mesafeler olsada
Yollar bizi ayirsada


Söyle seni unutabilirmiyim hic
Sana sarilip öpemesemde
Gözlerine bakip “Seni Seviyorum” diyemesemde


Baskasina gönül verebilirmiyim hic


Günlerim sensiz gecsede
Hasretinden ölsemde
Söyle senden vaz gecebilirmiyim hic?!





Alt 04-04-2011, 12:50 #14

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Dünyalar güzeli Yusuf'a sordular:
"Ey Zeliha'nın gönlünü alıp onu perişan hale koyan.
O senin yüzünden acze düştü de derdine derman olmadın;
hasta bıraktın onu. Gönlünü kaptın ve geri vermedin.
Geri versen ne olur; sen buna kadir değilmisin?"

"Ben onun gönlünü çelmedim de, çalmadım da.
Ne onun bana gönül verdiğinden haberdarım, ne böyle bir kastım oldu.
Onun gönlüyle bir işim yoktur benim."

O dostlar sonra Zeliha'ya sordular:
"Sözüne sadıksan, Yusuf senin gönlünü nasıl çalmıştı;
dostoğru söyle bize .
Yok eğer gönlün hala sendeyse ve Yusuf'tan gönül istiyorsan bu,
naz yapıyorsun demektir."

Zeliha yeminle söyledi:
"Bedenimdeki her kıldan gönlüm habersiz.
Neden ve nasıl aşık oldu, aşık olunca nereye gitti bilmiyorum."

Sonra o dostlar düşündüler:

"Gönül Yusuf'ta değil ama Zeliha'da da değil. Ne biri gönül almış, ne diğeri bir gönle sahip!..
Peki ama nasıl kayboldu bu gönül, nereye gitti?


Bu bir sihir değilse nedir?.."






Alt 04-04-2011, 12:50 #15

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


İçim acıyor...Ne tarif edilmez bir duygu bu...Yerini belli edemiyorum..."Sol yanım" diyemiyorum mesela...İçim işte...Her zerrem, her nefesim...İçim acıyor, dayanamıyorum..Nasıl tarif edilir bilmem ki... Hem tarif etmeye gerek var mı ki.. "İçi acıyan" anlar ancak bendeki bu hali...


Gökyüzüne bakıyorum...Hilal çıkmış bu akşam...Ama her zaman karşısındaki yıldızı kollarıyla sarar gibi duran hilal, bugün sırtını dönmüş yıldıza...Hilal küskün, yıldız üzgün...Sanki onlar bile beni anlatıyor,onlar bile halime tercuman...Bu ıssızlık, bu yalnızlık ne yaman!...Ne çöle benzer halim, ne okyanusa...Hani okyanus çöle yağsa belki çiçek açar da, bir ot bile yeşermez gönlümün umut dağında...



Bitişleri içiyorum yudum yudum...Elimden gelse, becerebilsem, bir gün boyu uyurdum...Uyur ve unuturdum...Lakin olmuyor, uykular firari...Geceler,bitmek bilmez karanlık, bir ânı asır misâli...Sabah olsun diye yalvarıp duruyorum...Hayallerimi gecenin bağrına dolduruyorum ve şafak sökmeden hepsini vuruyorum...Güneş doğuyor ,lakin gönlüme değil...


Kalemi elime almışım farkında olmadan...Bakıyorum ki yazmaya başlamışım...İstemiyorum...Hel e sana yazmayı hiç istemiyorum...


Kendi ırmaklarım, kendi içime çağlasın artık


Kendi bendlerimi yıkayım


Hasretlerim yaralarımı dağlasın


Kendi gözlerime bakayım


Ve gözlerim halime ağlasın


Kendi şehirlerim viran olsun


Kendi kendime öleyim


Kalemim kendimce sussun...


Ve sen bilme....


Sen bilme depremlerimi


Görme içimde çöken viraneleri


Harap bahçelerimde baykuşlar öter şimdi


Cemreler düşmez yüreğime


Kışın hükmü sürer ebedi


Sen bilme iç acılarımı...


Bilme gönül sancılarımı...


Ve sen görme gözyaşlarımı...


Sen üzülme../





Alt 04-04-2011, 12:51 #16

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Elimden tutup sıkıca annesine götürdü
- Bak anne; müstakbel eşim ömrüm boyunca O'nunla yaşayacağım
Kocaman bir gülümsemenin fırtınaları kopmuştu içimde

Bir sabah yada akşam herneyse GİDİYORUM dedi sebepsiz ,
Saçmasapan birkaç bahane iliştirip cebime
Sustum !

Tutup elinden gözyaşlarımın sıkıca , anneme koştum..
- Bak anne; müstakbel ACILARIM, onlarla yaşayacağım





Alt 04-04-2011, 12:52 #17

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Çıkar beni kendinden kalansız olsun bu ayrılık!


Adı yalnızlık…



Adı hüzün…


Adım adında başka bir şey…



Kül rengi bir şiir yazıyorum sana.
Hiçbir dize birbirine uymuyor. Yüreksizim, sensizim.
Dört yanlışla birlikte işaretlenmiş bir doğru gibiyim.
Her şekilde düşüyorum gönlünden.
Götürüyor beni, yanlış işaretlediklerin senden.
Öznesi gizli, yüklemi ağır cümleler peşindeyim.
İsmine vuran harfleri cümleleştirmeye kalksa kalemim, satırlar dar gelir alır başımı çeker giderim.



Geri dönüşü olmayan gidişler tutturmak isterdim.
Arkamda kalan kimse olmasın.
Trene hep beraber binelim, garda el sallayan kalmasın.
Ve kimseye kalkmasın ellerim.



Sükûtuma lâdes cümleler peşindeyim.



Kalem kalbime değiyor, acıyorum en kanayan yerimden.
Tuz basmalı bu yaraya diyorlar, dağlamalı en kör yerinden. Kendinden geçene kadar ağlatmalı.



Gözyaşına sürülmüş üç harftim ben.
Konuştun da düştüm dilinden.
Suçüstü yakalıyorum gözlerini.
Sus bana en konuşkan hecelerinle.



Utangaç bakışların hala ilk gün ki gibi…
Rahleme koyduğun gözlerini Kıraat ediyorum nicedir.
Gönlünü hatmetmeye geliyor bu yürek!
Çevirdiğin sayfalarımı ezberine çek!
Kutsal bir kitap niyetine hıfz ediyorum seni.



Sensizlikten biçtiğim yalnızlık kumaşını yamıyorum yüreğime. Bu yalnızlık nereye götürür beni, daha kaç nefes aldırır sensiz böyle.



Hâlbuki ruhumla hissetmek istemiştim seni cümle cümle.
Tüm satırlarda sana varmak istemişti her kelime.
Menzilimi sana ayarlamıştı bu yürek vurgusu.



Artık yürek yanılgıları da mı beni buldu?
Aklımı kalbime mukayyet eyle!
Şifa niyetine değil, aşk niyetine gel kapıma!
İyileşirim sen olmadan da ben.



Gelirim kendime yine. En deli yerimi aklıma satıp, kalbime dem vururum yine! Gelme, sakın gelme!
Korkarım ki gelirsen, yine beşerde kalır cümlelerim, ilahiye ne zaman ulaşır temennilerim?



İki düğüm arası bir yalnızlık…



Hangi tarafa yönelse kalbim, çıkış yok, “mahkûmiyetin kimsesiz bir yalnızlık” diye zılgıt çekiyor kör olası düğümler.
En çözülesi yerlerinden körleşiyorlar bana.
Düğümlerle, hele ki çözümlerle aram yok bu ara!
Gelmesin kimse, gelmesin yanıma.
Tek kişilik yalnızlık çekmeye alıştım ne de olsa!
Arkana saklıyorum düş artığı yalnızlığımı.



Ölüm iyiliği çökmüş üzerine ya, arkana bakmak gelmiyor aklına. Gönlünde çıkardığın hangi isyan tahtımı yerinden oynatır ola?
Şerefi, yerlerde sürünen bu kenti kaldırmıyor kalbim daha fazla. Taş bas bağrına, taş basta anla beni biraz da!
Hangi taş yamanır kalbine ola?
Katran karası bir aşk yaşadın sen ne de olsa!



Şimdi, sözün ağıtında bekler cümlelerim.
Gözyaşımı silecek bir mendil arar kelimelerim.
Hâlbuki gözyaşım kadar bile kıymet biçmemişti sana sözlerim. Kalemim, “bitti” yazar çeker giderim.
Silinmek istiyor bütün yazdıklarım, firar etmek istiyor kalemime takılan tümceler.



Eteklerini topla gönlümden, ziller takıp saçlarına savur yarınlara. Sesine aşina kulaklarım seni bulur nerde olsan da.
İçime batıyor bu sevda, çıkaracak yok mu seni içimden?
Öyle bir cümle yazılsın ki senin adına, bir gölge gibi süzülüp içimden, ak başka diyarlara.



Şimdi geriye dönüp bakma zamanı, hep ilerisini görenlere inat, geriye dönmeli tüm cümleler.
Eskiye ait ne varsa yeniden yazılmalı.
Yanlış yazmışım ben bu aşkı.
Tekrarlamanın ne manası var diyenlere inat, nakaratlara düşürmeli bu aşkı…
Yirmi dokuz harfe dar gelip, üç harfle genişleyen gönlümüze inat, unutmalı beşeri tüm aşkları…
Ama olmuyor işte!
İnadına genzimi yakıyor bu aşk, içimi kavuruyor.

Vahası kaybolmuş çöller düşüyor payıma yine.



Güçlüydüm ya hani ben, heybetli duruşum erirdi ya gözlerinde! Sustun bana en derinden, konuşturmadı seni hiçbir kelime. Yaşanılan bir sessizlik senfonisidir şimdi.
Sen sükûtu kıt çığlıklara aldanma sakın!
Ölüm artığı sessiz düşlerin pençesine düşmesin gözlerin.
Kan çanağı olur, ağlamaktan yüreğin.

Kendine benim için gülümse bugün, sitemle zehirlesem de sözleri, aldırma sen bana.



Kalemin ağırlığı altında ezildiğindendir yüreğim…



Dur gitme ama! Sana söyleyeceklerim bitmedi daha.



Sadece, aşk durdu boğazıma!





Alt 04-04-2011, 12:52 #18

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Mutluluk nedir deseler sevmek derim. Daha güzelini sorsalar severken sevilmek derim. İçinde bir şey kımıldamaya başladımı değişirsin ne olduğunu alamadan. Herkes gibisindir dışarıdan bakınca. Ama biraz dikkat edince aynı değildir herkes. Hali farklıdır sevenin. Kendi kendine tebessüm eder yüzü. Sanki güneş onun için doğuyor. Tüm çiçekler onun bahçesinde açıyor. Yeryüzü ona aitmiş gibi bakar etrafa. Anlarsın içinde kıvılcımlar parlamaya başlamıştır, çıtır çıtır yanan bir çoban ateşi gibi.
Çevresine bakar gözlerinin içi parlar. Bir ışık vardır bakışlarında. Ya dili onu nasıl anlatırım bilemiyorum. Seven kendisi anlatamaz ki ben sevenin halini anlatayım. Gökyüzünde gezinen uçurtmalar gibidir yüreği sevenin. Her şey farklı görünür ona. Sanki yürüdüğü yol aynı yol değil geçtiği sokaklar aynı sokak değil. Bir başkadır kulağına giden melodilerin anlamı. Bir şeyler fısıldar ince ince. Gönlünden heyler geçer. Hey demek gelir. Hey de hey yinede hey. Bir halayın başında mendil sallar gibi yürür yolları. Bir Çerkez kızının yürüyüşü gibidir bakışları.

Boşuna anlamaya anlatmaya çalışmayın eğer sevmediyseniz. Sevenin kalbini duyamazsınız onun tınısı başkadır. Lezzeti ayrıdır. Hissettikleri farlıkdır. Bir bedeni vardır ama ona dar gelmektedir. Çıkmak ister kabuğundan bakmak ister yeryüzüne ruh penceresinden
Sevmediyseniz anlatamazsınız seveni .





Alt 04-04-2011, 12:52 #19

Mevsimsiz Kar

Aktif Üye


Kendini sevmekle başlar; bir insanı sevebilmek... *




Kaçımızın hayatında halâ çocukluk ve okul yıllarından kalma dostlukları var.



Kaçımız bir sokak çocuğunun ve bir yetimin yüzünü güldürebiliyoruz.


Kaçımız hiç tanımadığımız bir insanın acısına ortak olup kendi acımız bilip gözyaşı dökebiliyoruz.


Kaçımızın sımsıkı sarılabileceği, başını omuzuna koyabileceği, bütün sıkıntılarını anlatabileceği dostları var.


Kaçımız sevdiğimiz birinin doğum gününü kendi doğum günümüz gibi unutmuyoruz.


Kaçımızın adı yaşadığımız şehrin sınırlarını aştı.


Kaçımız gerçek bir dost, bir sırdaş ve bir sevgili diye anıldık. Kaç kişi size sevdiğim, yüreğim, dostum, kardeşim iyi ki varsın ve hep yanımda ol diyebildi. Ve kaç kişi sizi ailesinden bir parça gibi görüp anne, baba, abla, abi, kardeş diyebildi. Bugüne kadar yüreğinizin kapısını kaç kişi çaldı ve siz *tanrı misafiri* diyerek yüreğinizi ona açtınız.


Kaçınız dost ve düşmanı birbirinden ayırıp dostunuzu düşmanınıza satmadınız. Kaçınız bir çiçeği dalında sevdiniz. Kaçınız yaşadıklarınızdan ders alıp bir daha tekrarlamadınız. Kaçınız her gece ettiğiniz duâ da kendiniz için istediklerinizi sevdikleriniz için, yüzünü bile görmediğiniz insanların mutluluğu için dilediniz.


Kaçınız şimdi adını bile hatırlamadığınız bir insanın sayesinde şu an ki bulunduğunuz konuma gelmeniz de büyük bir etkisi


olduğunun farkına varabildiniz.
*Kaçınız yüzünü bile görmediğiniz birine dostum dediğiniz için kalemi elinize aldığınız da yazabildiniz.*


Kaçınızın hiç gerçekleşmeyecek bir hayali gerçekleştiğinde mutlu olduğunuz zaman, *bende bir insanın hayalinin


gerçekleşmesi için bir umut, bir ışık olacağım* diyebildiniz.


Kaçınızın yıllar sonra bile anlatırken gülümsenildiği hatta gözyaşı dökebildiği anıları var.


*Kaçınız size yapılan bir hatayı görmemezlikten gelip bende yanlış yapabilirim, bende yanılabilirim diyerek o insanı affedebildiniz?


Aslında düşündüğünüz de bütün bunları yapabilecek hem yüreğimiz hemde vaktimiz var.


Hayatta her şeyin bir bedeli var. Ama insanları sevmenin yok.


Hepimiz bu hayat yolunda bir şekilde giden yolcularız. Beraber yolculuğa çıktığımız ve hayatı paylaştığımız sevdiklerimizi gelip geçici değerler için ihmal etmeyelim.


Unutmayalım ki hayatımız da olan her insan yüreğimizin bir sahibi.


Ve bizler onlara olan *sevgi aidatımızı* zamanın da ödeyelim.


Hem kendimizi hem de sevdiklerimizi mutlu edelim.


Hayatta ki her şey ertelenebilir ama sevdiklerimiz ertelenmeye gelmez.


Bizden beklenen sıcacık bir sevgiyi, bir tebessümü, bir merhabayı onlara çok görmeyelim.


Hadi dostlar bugün hepimiz üzerimize düşen *sevgi aidatımızı* ödeyelim...


Kendini sevmekle başlar; bir insanı sevebilmek...


Rabbime şükrediyorum bana bütün bu güzellikleri yaşattığı için...





Alt 20-04-2011, 11:29 #20

ĜΧЄмĿî ρЄяî

Yasaklı Üye

çoq qüseL kalemin daim dolsun klavyenin Crtl + C ve Crtl + V tusu çalısssın





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:12 .