Kırılgan bir çocuğum ben..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 02-04-2011, 19:11 #41

Almi.

Aktif Üye



‎'Biz' olmak seninle..
Ellerine değmek ellerimle..
Yüreğinde olmak tüm sevginle*
Ama olmaz işte..
Biliyorum,imkansızsın bana~
...

Ama ben buna rağmen öyle bir seviyorumki seni..
Sanki yanımdaymışsın gibi..
Bir başkasını değilde beni sever gibi..
Biliyorum biraz saçma bu..
Ama bendeki çözümde bu*

Sevmemeyi denemedim mi sanıyorsun..
Unutmak istemedim mi yada..
Hep bir ama karşımda..
Hep bir çıkmaz yol boyunca..

Bırak bütün imkansızlığınla sevsin yüreğim..
Kimbilir belki vazgeçer bedenim..
Sevmek değilde asıl acıtan..
Hiç düşünmemen..
Ben seni imkanszken bu kadar seviyorken..
Benim olsan benimle olsan kim bilir ne kadar severim..
İşte bu asıl benim derdim..





Alt 02-04-2011, 19:12 #42

Almi.

Aktif Üye


Ben hiç gitmeyeceğim ki..!!
uzaklaştikça yakınlaşıyorum sana
senden yola çıktım sana gidiyorum adım adım
sen hiç bilmeyeceksin sana gittiğimi
git dediğin günden beri gidiyorum
...
artık dön desende dönemem ilk kez sana bukadar yakınım
ilk kez sendeyimilk kez seninim
ilk kez gittiğime pişman değilim...

Bir gün sen geçmiş zamandın
Bense yanımda anlamlarım
Gezinirken uzaklarda akşamlarım
Her şey geçer demiştin
Geçmeyen şeyler var şarkı sözlerilarımda

Günlerce bekledim üzerimde bıraktığın etki geçsin diye... Olmazdı olmadı da zaten... Ben aşktan korkardım... Korkulan başa gelirmiş korktum ve geldi başima... Seni o ilk gördüğüm anda hissettiğim şeyle başa çikamadim... Geçsin diye bekledim. Geçmezdi bilirdim geçmedi de zaten...

Aklımda kalan bir anlık bir bakıştı sadece... Ve ben bir sonraki bakışın için hayaller kurarken yakaladım kendimi günlerce... Günlerce gözlerimi kapadığımda o bakış geldi gözlerimin önüne... Yok saymak istedim olmadı yapamadım... Geçmeyen şeyler vardı... Sen vardın... Artık masmavi bir masal vardı...

Bir durak var yüreğimde
Beklerken hep geciktiğim
Sürüklerken beni sana mevsimlerim
Her kaçış kendini yakalar
Kaçamadığım şeyler var şarkı sözlerilarımda;

Kaçtıkça senden sana yakalandım. Aşktın sen. Kaçtıkça aşktan mavisi yüreğime bulaştı... Olmazdı artık yapamazdım... Olmadı yapamadım kaçamadım… Bu masalı yazmalıydım... Mutlu aşklar da yazılmalıydı. Başladım yazmaya...

“Her aşk bir mavi masal anlatılmayan”

Demiş şarkı sözlerida.. Şimdi mavi bir masalı yaşiyorken seninle... Tek bir cümle dökülüyor dudaklarımdan... “İyi ki sen mavisin. İyi ki bu bir masal” Ne olur izin verme bitmesin bu mavi masal…





Alt 02-04-2011, 19:14 #43

Almi.

Aktif Üye


Deniz "gel" dedi dereye
dere "bırak büyüyeyim" dedi
deniz yanıtladı "o zaman bir deniz olacaksın-
bense bir dere istiyorum gel şimdi!"

...

Ayaklarının değil de aklının dolaştığını kanaat getirdiğinde ‘’hayatının’’ öz be öz geçmişinin etrafında kaç kere dolandığını artık hatırlamıyordu.

Ne zaman kendini sorgulamaya kalksa - ki sık sık yapardı bunu - : işinde mahir hafiye gibi fır döndü anılarının etrafında. Beğenmedi; yeniden gözden geçirdi. Yaşanmış ne varsa tutup kaldırdı elinden; bir gün ‘belki ‘ diye bir kenara bırakılmış ve bırakıldığı yerde unutulmuş yaşanmamış ne varsa elden geçirdi.
Kayda değer keşkeleri olmadığını bile bile yine yaptı bunu.

‘’Israrım niye’’diye düşündü yeni bir hüzün bulutu yaladı gözlerini.
‘’Hiç sebep yokken geri dönüşlerden arada yüreğimin dizginlerini zamana bırakmak yerine sıkıca tutmaktan neden vazgeçmiyorum.’’ Diye iç geçirdi.

Yine aynı tedirginlikle çoktandır uzanmadığı çocukluğuna uzandı bu kez.
Niye mi?
Sabrını ve tarafsızlığını sınadı sadece. Kendiyle iddialaştı kumar oynadı.

Onca anının eteklerini havalandırdı’’ Es geçilmiş taze baharlar bulabilirim yeniden çiçeklenebilirim kuru dallarımdan tutunabilirim hayata umutlanabilirim’’ diye.

Kaç mevsimin rutin değişimine şahitti yaşamaya bir türlü kıyamadığı pek çok sevinç bir o kadar da üzüntüye gark olmuştu. Çoğu kere zorlu bir labirentin ortasında buldu kendini de yılmadı bütün çıkış yollarını zorladı. Hiç kederlenmedi hızla akan zamana. Her bir günün saçlarını tel tel taradı sonra ördü gelin telleri bağladı; en ılıman gülümsemeleriyle karşıladı hayatı. Bütün monotonluğuyla deli ederken üstelik kırılgan yanını bu yeniden sorgulayışlara bile baş eğmedi.


Elindekileri tezgâhın üzerine bırakırken son bir gayretle kararlarına yeniden göz attı.

Doludizgin yaşarken sahi yılları saymayı nerede bırakmıştı hayatın neresinde kaybetmişti kendi olmayı içindeki kadını hangi nehrin kıyısına acımasızca yollamıştı da dönmesini beklemeden oradan apar topar ayrılmıştı.

Aklı; yorgun düştü bunca dönmekten ve çaresiz bir kayıtsızlıkla hayatının eteklerine çöktü; bir yudum nefeslenmek için.

Derin keskin bir melankoli
Gerçek kaskatı muhkem gerçek/

Çoğu kere kırılmış yanık bir Araf duygusu ‘’mahrumiyet denmişti’’bir keresinde.
Kimseye beğendiremediği az çok şikâyet kokan muhatabını/muhataplarını memnun edemediği bir sürü angarya boğuşup durduğu onca isimsiz şey.

‘’Soluksuz kaldığı kendini kaç kere acımasızca zorladığı düşünmeyi bile yasakladığı ‘’Yaşamıma sığdırmaya çalıştığım onca hengâme…’’ diye düşündü.
Sorgusuz sualsiz sadece taleplere cevap vermekten ibaret iç Anadolu- Karadeniz fay hattına sıkışmış/sıkıştırılmış yoğunlaştırılmış saygın emniyetli bir ömür trafiği.
‘’Önümde bir yol kavşaksız virajsız hız limiti 50 km altında ve ben adı yaşamak olan aracın sürücüsüyüm -ki başkalarının oldukça müdahale hakkı olan- bir seyirdeyim.
İstikamet uygun adım !

İleri !
İleri !
Hep ileri !’’Dedi.
Sesi yüksek perdeden çıkıyordu..
Sorgulamaları yavaş yavaş hesaplaşmaya doğru yol alıyordu.


Bu mudur? Diyordu çoğu kere verdiği çay/kahve molalarında.

Çay; huzura açılan kapıyken
Kahve; kışkırtan deli eden adrenalin miydi sadece bu es’lerde?

Ve sustu

Pencere kenarına oturduğu şehri kuşbakışı seyrettiği en keyifli anlar…
Kendi hikâyesine uzak bir kapan/ıklık duygusu sarmaladı ruhunu.
Hüzün bulutlarını getirip gözlerine yerleştiren ve hiçbir şeyin huzurunu kaçırmadan öylece donup kalan zamandı bu.

‘’Söyler misin içimden nasıl soyup çıkaracağım bunca öfkeyi? Diye sordu
Öfke evet!
Kime mi elbette kendime.
Seçimlerime; kendi tercihlerime.
Kaybettiğimde içimi en çok yakan burnumda sızı bırakan diğer seçenekler onlara ne olacak şimdi?

Bana yakışan muvazene itidal... Sahi sadece bu muyum ben?
Derken yakaladı kendini içinde kopan fırtınanın sarstığını hissetti.

Artık iyiden iyiye yorulmuştu. Hesabını asla veremeyeceği geçmişini sorgulamaktan; ancak bir kez başlamıştı artık yarım bırakamayacağı bir yerdeydi.

İçinde bastırdığı onca isyan kıyılarına vuran aklını başından alan ne çok fırtına hatta kasırga dalga kıran liman ve taş duvarlar... İlişti gözlerine değdi yüreğinin en zayıf noktasına.

Kendi sesine uzak
Kendi sesine tuzak
Kendini iç sesini duymaktan korktuğu için ördüğü sağır taş duvarları dinledi


‘’Mahirim çok en çok da kendimi kandırmakta’’ sesine ses verdi duvarlar.

‘’Ah o kendimi kandırışlarım bile bile kanışlarım iç sızlarım nisyanlarım hezeyanlarım sayfalar dolusu...’’ dedi.

İçinden geçen bu ve buna benzer nedamet kokulu serzenişlerdi sadece geceye savurduğu çığlıkları.


Kendi çatlağından sızan onca yorgun hikâye akis yapıyordu

‘’Görmezden gelebilirim aldırmayabilirim. Tortusu içimde katmanlaşan ağırlığıyla gücümün kesildiği soluksuz kaldığım bütün bu hikâyelere; başı sonu olmayan hep ortasından başlayan zihnimi bulandıran hikâyelere. ‘’ ‘’Dedi.

‘’Hiç tanışmadığım hikâye kahramanları nerede olduğunu bile bilmediğim onca mekân ve zaman zaten yoktu.’’ Diye iç geçirdi.

Zihnimin bulanması çeyiz sandığımdaki korkularım ürperten zaman aralıkları ah özgürce hayallerim vazgeçişlerim çocuksu heyecanlarım. Boyumdan büyük beklentiler...

’’Günü kurtarmalıyım’’ derken ne çok gereksiz es geçiş…’’diye hayıflandı.


İlkbaharda çoğalan bulanıklaşan kabarıp büyük bir gürültüyle kasıp kavuran sonra geldiği gibi apansız çekip giden yürek kıpırtıları çekildi köşesine

Büyük bir aldırmazlıkla çekip giden; sonra ardında onarılması çok zaman alan terk edilmişlik acziyetten çok uzak huzurlu bir yalnızlık sokuldu yanı başına

Gözlerinin önünden hiç gitmeyen çocukluğunu içine sakladığı o küçük dere. Şimdi o derecik kendi hayatının ortasındaydı. Ona bir yakınlık hissetti çaresizce.

‘’Suyu gitmiş sadece kumlarla baş başa kalmış derecik! Dedi bu.

Kalanların asla yetmediği gidenlerin coşkusunu özleyen bütün bunların neticesinde yeşermeye çalışan yeşerten asla yaşama sevincini kaybetmeyen bir dere tam tamına.

Hâlbuki aklından geçen bu değildi. Hep nehir olmayı düşledi sabırla bekledi biriktirdi her bir damlayı. Bir gün başını taşlara vura vura akmayı istedi sevgiliye özlemle dolu denizle hemhal olmayı isterken topu topu bir dere olmak mıydı kaderi?

Bu muydu durup bekleyen sükûn içinde kahkahalarını bastıran.
Sadece cıvıldayan mutlu görünen -sadece görünen- bir dere olmak mıydı bütün isteği?

Ezan sesiyle kendine geldi.
Keskin bir acıyla okşadı kalbin akıl yanını. Usulca geldi ve kuruldu her zamanki tahtına.

Gülümsedi sadece…





Alt 02-04-2011, 19:15 #44

Almi.

Aktif Üye


Adın düşünce gönlüme bayram geldi haneme.Her adın geldiğinde aklımaadın batsın desem de sen aldırma hatırımdasın hep aslında. Sana uzun yollardanaşılmaz karlı soğuk nice dağlardan aşarak.Kor ateşlerin içinden bir avuç umut alıp geldim.
Güvenilen dağlara karların yağdığını kor ateşlerin küle döndüğünü nerden bile bilirdim. Vefanın; İsta...
nbul da bir semtin adı olduğunu sen öğrettin bana biliyor musun? Bana çok şey öğrettin biliyor musun? Umudun garibin ekmeği olduğunu beklemenin bekleyenle aslında alakasın olmadığını bu yolun hiçbir yere çıkmayacağını sen öğrettin bana…

Şimdi gerilmiş keman yayı gibi yüreğimha koptu ha kopacak hüzün ekmeğim olmuş gözlerim kan çanağına dönmüş kimin umurunda. Bende küseceğim elbet bir gün sana bilemedimhasretinin bu kadar yakacağınıbilemedim yokluğunun aslında öbür yanımı alacağını. Senden bana kalan sonbaharda kaldırımlarda kalan dökülmüş yapraklar. Canımı canına kat ömrümü al diyordum ya gerek kalmadı biliyorsun…

Seni sensiz yaşadığım her gün adım adım yok oluyorum aslında. Ne varlığın nede yokluğun aslında ben her ikisinde de eriyor yok oluyorum aslında…

Bir Volkan patlar gibi gelbir *****n yavrusuna özlemi gibi gel ölümü bekleyen hastaya hekimlerin çaresi gibi gel susuzluk dan yarılan toprağa düşen yağmur damlaları gibi düş gel ardına bakmadan yolları teperek gel sevdanla erit aşılmaz karlı dağların karını umutlarınla yeşert aç susuz toprakların sevda tohumlarını...

Kapkara geceleri ay gibi aydınlathasretinle tutuşup cayır yanan şu biçare gönüllere su serpmek için gel. Beklenenlerin yüzünü bekleyenlere kara çıkarmamak için gel.uçsuz bucaksız mavi denizlerin yakamoza inadı gibi gel… Meleğin şeytana yaptığı nisbeti gibi cennet mukafatı gibi çık gel. Aylardan kasımdır.sonbaharların inadına sensiz hüzün yüklü yürekleri yeşermek için gel.Yokluğunda Hüzün yağmurları dökülüyor gök den teker teker bu şehre beni sevdiğin zaman ki yağmurlara benziyor... Gel de al gayri beni bu yağmur selindenyoksa bu sel beni götürecek bu sel de kaybolacağım...





Alt 02-04-2011, 19:17 #45

Almi.

Aktif Üye


Tam unutmuşken her şey bitmişken
Neden karşıma çıktın?
Katlanıyordum söylemiyordum
Kalan son yarımdın.

...
Yokluğuna alıştım tam derken yine karşıma çıkıyorsun. Oysa ne kadar çabalıyorum yokluğuna alışmak için.Ama sen..Bir selamınla bunca çabamı yok etmeyi başarıyorsun..

Her şey istediğin gibi
Çok mutluydum sen yokken
Sevmeyi unutmuşken
Geldin de ne fark etti ki?

Gitmelerin hep aynı acıyı yaşatıyor. Ama deli yüreğim yine de alışamıyor gitmelerine.Yokluğunla yaşamak acı ama sen varsın içinde diye canımı yakmıyor gidişin kadar.

Yorulmuyor deli gönlün.Nasılsa ben senle de sensiz de senle yaşıyorum..Sende olduğumu biliyorsun..Ve bu yüzden gitmelerin ve geri dönüşlerin hiç bitmiyor..

Yüreğim sana akarken sel misali önüne set kurmandan yoruldum. Ya kal bende ya da git… Neyim sen için? Sadece bekleyeninim değil mi?
Sen sevmek nedir bilmiyorsun…

Deli bir yüreğin var acı çektirmeyi sevgi diye nitelendiriyorsun. Ve peşinden koşuyorsun…

Ama bu kez bitti… Yoruldu deli yüreğim. Gelişine hayır diyebilecek kadar.

Ve sen artık anılarımda kalacaksın her ölüm gibi…
Evet bu kez alışmıyorum…Öldürdüm seni kalbimde.Bak acıda çekmiyorum.Göz yaşım bile kalmadı arkandan hoşçakal diyecek..

Bu gelişinde seni bekleyen bir deli yüreğim olmayacak..Ve sen yaşayacaksın benim yaşadığım acıları bir bir…
Bu son sözümdü adını son anışımdı…

Hoşçakal yüreğimin tahtından inen..





Alt 02-04-2011, 19:19 #46

Almi.

Aktif Üye


Bi Daha Aşık Olamam
Bu şehirin her bi köşesinde 'Ben' varım.!
HeyecanlarımSevmelerimAcılarımMutluluklarımGöz yaşlarım Herbir yerde...
Ne komik değil mi keendinden kaçması insan'ınHerşeyi unutturmak için kendine
Asla olamayacağı bi kimliğe bürünmesi!
...
Büründüm işte o tanıyamadığım kimliğimle 'Mutluyum' diyorum!
Tanınmak istenmiyor yüreğimBıraktığı tüm izleri geri almak istiyor hayatından geçenlerden
HafızamYüreğimHislerim..Hepsini kaybettim sanki !
HatırlayamıyorumHissedemiyorumBitişlereYitirişl ere üzülemiyorum...

Oysa bu değildi istediğim
Gerekirse çekicektim tüm acılarımıağlayacaktım geceleri eskisi gibi gizli gizli
İçimde kalanları bağıra çağıraYeri göğü inlete inlete haykıracaktım
Olmadı...!
Vicdanımın azabı mı kalmadı ?!Bilmiyorum...
Bu şehirdeBu şehrin herbi köşesinde 'Ben' varken
Yaşayamam
Sonum bu şehirİlkleri yaşayamam.!





Değişmez Sandığın Artık;
YoK...!
Galiba koptuk
Kendimizden Yenildik!




Değiştim...
Değişmek isterken hiç istemediğim bi şekilde değiştim hemde
KorkakÜrkekYenik bir değişim benimkisi!
Geçmiş(sen)den kopmak isterken
Herşeyden KoptumKendimden en önemlisi..
İnan istediğim bu değildi
Bu şehiriBiz gibi sevipbağlanmıştımTapmıştım!
Onun içindi arkama bakmadan bıraktığım şehrin dört bi yanında beni selamlayan anılarımı bırakışım...
Kaçışımın seninleYaşanılanlarla ilgisi yok
Hayatımınyaşadıklarımın ve bundan sonra yaşayacaklarımın seninle hiçbir ilgisi yok
İnan...!
Şaşıyorum senden bu kadar kolay kopuşuma
Ben 'Sen' iken Birdenire 'Sadece Ben' oluşuma
Sana karşı hissiz kalışıma
Oysa o kadar hazırlıklıydım ki Senli acılara bile...
Üzgünüm
Vicdanımın azabı kalmadı
Yaptıklarının bedelini seni bana unutturarak ödedin bile
Üzgünüm
Değişmez Sandığın Artık Yok
Bu şehire yenildim
Koptum Senden...!




Bi daha canımı yakamaz
Hiç Kimse...
Uzak dur Ey Aşk(Sen)
Mümkünse...
Yenilmez Sandığın Artık Yok.!


Bu şehir seni içimden söktü attı
Sen(in)ken daha fazla canım yandı
Vicdanımın azabı kalmadı!
Üzgünüm
Bu şehir seni bana unutturdu!
Bana yanlış yaptı bu şehir
Beni Benden aldı
Üzgünüm
Değişmez Sandığın Artık Yok!





Alt 02-04-2011, 19:20 #47

Almi.

Aktif Üye


Derdime çare çok ama benim gönlüm yok. Sevmişim ya seni bir kere bana bundan sonra huzur yok uyku yok…

Dilimden adın düşmez aklımdan yüzün… Rüzgara kapılmış bir yaprak gibi sürüklenirim. Yokluğunu saydığım geceler ayaz kendi sessizliğimde bilenirim.
Kaç hece kaç cümle yazsam anlatmaz içimdekileri. Sözlerim gönlüme tercüman olmaz sadece ...
ben bilirim görüp geçirdiklerimi…

Aşka ömür biçmişler umurumda değil. Seninle geçirilecek bir geceye bile razı gelirim. Ay güneş yıldız şahidimdir sevgili sensiz ben sadece zavallı bir avareyim.

Yastığımın altında birikiyor gözyaşlarım kurşuni bir geceye bağlanmışım. Ne deniz ne fener ne martı eyler gönlümü; onlara bile senin için ağlamışım…
Dil insan için derler ya benim cümlelerim bitti. Hangi lisanda yazıyorsa aşk içimden akıp gitti. Gülümsemeyi unuttu dudaklarım gelişini beklemekle ömrüm bitti…

Bir tek benim lambam yanıyor tüm şehir uyumuş. Koynuna sevda alınca rüyaların keyif dolmuş. Hiç aklına gelmezmiş geride kalanların; bilemedim sevgili demek senin huyun buymuş…

Zalime de aşık olunurmuş meğer.. Zulmün buncası hangi gönle değer? Varlığınla yokluğun bir olacaksa eğer; dönme sevgili bu kadar acı herkese yeter…





Alt 02-04-2011, 20:07 #48

Almi.

Aktif Üye



Anılar değil arkamızda bıraktığımız mutlu günleri göz önüne getiren yaşanmamış saatlerin oluşturduğu boşluğa da düşmedim sen de değilsin..

Beni gerilere götüren hep bu karşıdan gelen rüzgar..

Belki...
...
...
Diye başlayan bir kelime zinciri yok artık kelimelerin demir gibi soğuk soğuk çıkardığı sesler yok artık..

Ve..

Ve ile başlayan bir kelime de yok artık ben ile başlıyor bütün kelimeler önü uzun bir boşluk. İşte o boşluğa düştüm luna tam oraya. Ben ve ( b o ş l u k )..

Kimbilir...

Diye başlayan uzun uzun cümleler arasında yitirdiğim benliği bitirdiğim senliği ve hiç sahip olmadığım şeyler için söz aldım konuşuyorum. Kimbilir belki..

Ve belki..

Dur...

Diyorlar duruyorum...


Dur ile başlayan cümleler oldu ve dur tek kelimelik bir cümleydi zaten uzun konuşmalarda öpüş denemelerinde gidiş denemelerinde. Öyleyse dur dünya. Dur anne. Dur göz yaşı. Hepiniz durun.. Diyorum deniz gibi tuzlanmış gözlerim fazla açılmadık mı kaptan?

Diyor
Biraz...

Nasıl dalgalandığını görmediğimiz ne kadar deniz varsa okumadığın bir not gibi
Şimdi sen denizi buruşturup at bir kenara....

Sonra..

Diye başlayan kelimelerin içine döküldü saçlarımın bir kısmı. Sonra diye başlayan kelimeler alıp götürdü beni çocuk. Sonra diye başlayan bütün kelimeler aşk bütün kelimeler umut hepsi sonra'ya kaldı hayatın. Ra' öldü. Ve son'..

Önce...

Bütün kelimelerin başladığı yer. Önce seni gördüm sonra kendimi. Önce seni tanıdım sonra kendimi. Önce seni öldürdüm sonra kendimi. Önce ben sevdim sonra sen. Sevdin mi? Sonra mı? Peki...

Mutsuzluk mu yoksa umutsuzluk musun?
Kimsin?

...

Ve belki kimbilir önce mutsuzluk sonra umutsuzluk oldun biraz dur..

Serbest olan yasaklamaksa aşkı ve yasaklar serbestleşiyorsa dur. Biraz daha. Sonra mı? Evet sonra gidersin...

Belki..


" Çöpe atılan kağıtlar tekrar ilk hali gibi geliyor elimize. Peki ya şiirler onları yazdığımız insanlar ilk hali gibi elimize değecek mi? "


Kimbilir..
Belki sonra..





Alt 02-04-2011, 20:08 #49

Almi.

Aktif Üye



Yüreğim hiç böyle çarpmadıgözlerim dünyayı bu kadar güzel insanları her zaman iyi görmemişti.Sarılmamıştım hayata bu denli gülerken gözlerim gülmemişti kiküçük şeyleri mutluluğumla süslememiştim.Yorulmadan yürümeye başladım hayat yolunda şimdi.Yıldızlar daha parlak güneş daha bir aydınlık dünya alabildiğine güzel göründü gözlerime.Rüz...gar savurmuyordu okşuyordu artık saçlarımıyağmur ıslatmıyordu ki bedenimi.
Çiçekler daha güzel renk renk oluverdi sanki bu yaz kar taneleri inci inci döküldü yerlere bu kışyapraklar ne ahenkle savrulup sarardı bu sonbaharda ve ve ben yeniden doğdum sanki bu baharda.
Gözlerim değdiği zaman gözlerine imkansızlar dahi çözüm bulurdu bendedüşüncelerim kilitlenince sende kötüler iyi olurdu aklımca yaşama anlam veren tek şey sen olurdun kalbimcenasıl anlatsam hayat bir başka olurdu benliğimce.Uçurum kenarındayken geri adımlarımher ıssız yolda dönmelerim oldun sen.Kelimeler yetmez artık ifade etmeye senin sevgin sığmaz oldu yüreğime.Önce hayallerde sonra düşlerde aradım seni ama gerçek bir sevgide buldum ben seni.Sensizken duruyor zaman takvim yaprakları düşmüyor bana inat.Her baktığım yerde gözlerin çünkü çünkü ben esiri oldum gözlerinin.Ben sana mahkum sen bende kelepçe oldun.Bazen gökyüzü kadar uzaksın uzansam dokunamayacağım kadar uzak bazen de nefesim kadar yakınsın hissedebildiğim kadar ama bil ki artık yaşamam için tek sebebim sensin.
Arkana bakmadan çekip gitme benden uzaklara.Bil ki ben mecbur oldum sana bil ki gelişinle hayat bulan şu zavallı kalbim gidişinle son bulur.Seninle yaşama sensizlikle ölüme tutukluyum ben.



Yalnız şunu bil ki ; ben ben Esiri Oldum Gözlerinin.





Alt 02-04-2011, 20:09 #50

Almi.

Aktif Üye



Aklımın bir yanı sende kalmış elimde değil. Ne olsa meraktayım sen oralarda şimdi ne yapıyorsun? Aç mısın açık mısın?
Sadece aşktan değil başka türlü bir sevmekten bu ürperişler. Endişeleniyorsam senin için içinde aşk kadar şefkat olduğundandır. Anne gibi..

Özlemim de aşktan ötede bir yerde olmalı! Yokluğun bu kadar büyük boşluklar açıy...
orsa içimde seninle paylaşılan bir fincan kahvenin keyfindendir. Dost gibi…

Başına bir iş gelse haber verir misin? Düşsen bir belanın ortasına söyler misin? Önce benim koşacağımı bilir misin? Bilmem ki; kendine bakmayı becerir misin? Hep seni düşünürüm ne yaparsın diye. Evlat gibi..
Bazen aklım karışır buralarda. Ne yapacağımı bilemem. Yakınımda olsan derim. Gözlerim dolar düşününce. Sen her zaman doğruyu söylersin gerekirse kızarsın. Sevgimden değildir sadece susmam saygı duyarım. Baba gibi..

Ne zaman seni düşünsem burnumun direği sızlıyor. Bu hasretin adı yok; özlem demek yüreğimin sancısına tercüman olmuyor.
Sen gittin ya benden de bir şeyler gitti. Derinde bir yerde adını bilemediğim bir parçamı götürdün beraberinde. Böyle de yaşamıyor muyum? Yaşıyorum elbette ama bir eksik var; ruhumun göz görmeyen yerlerinde.
Sen şimdi oralarda tek başına ne yapıyorsun? Başka sevdaları düşler oldun mu? Silindi mi kokusu tenimin teninden? Hala aklına düşer miyim apansız? Yoksa hiç hatırlamaz mısın sevişmelerimizi? İçin için kıskanırım seni bu gidişini tek başına hiçbir şey olmamış gibi hayata devam edişini…

Ben seni bir de böyle severim; yar gibi….





Alt 02-04-2011, 20:09 #51

Almi.

Aktif Üye



Bir yerlerde karşılaşmış olmanın tesadüf mü kader mi olduğunu düşünemeyecek kadar aklımın havada olduğu yıllardı. Gençlik ne güzel şey!
Sonra büyüdük birlikte. Sen de ben de kirlendik; öğrendikçe kötüleştik değiştik ama sen daha çok… Ben çok hızlı yürüdüm demek o kadar geride kaldığına göre!

Her seferinde dönüp arkandan iterek yol aldır...
maya çalıştım. O kadar uzun zaman katlandım o kadar ümit ettim ki; bütün bu çabanın boşa olduğunu göremeyecek kadar seninle meşguldüm.

Gün geldi; sen göremeyeceğim kadar aşağıda diğerlerinin arasından seçilemeyecek kadar ufaktın. İşte ben seni aslında o gün bıraktım. Gitmem gerekiyordu yürümeliydim tırmanmalıydım.

Zaman geçtikçe fark ettim; sen hep olduğun yerde kalacaktın. Kendinden korkuyordun yaşamdan korkuyordun. Bütün yaptıkların ruhunun karanlık yanına sımsıkı sarılman alışkanlıklarına tutunarak kendini güvende hissetmek içindi. Sen yeni topraklarda kök salamayacak kadar güçsüz bir tohumdun. Oysa dışarıdan bakan gözlere hiç öyle durmuyordun…

Seninle büyümüş olmanın beni ne kadar kirlettiğini siyahının üstüme ne kadar bulaştığını anladığımda durdum. Artık yürümenin değil temizlenmenin vaktiydi. Uzun süre senden arındım. Senin düşüncelerinden doğru saydıklarından farkında olmadan bana öğrettiklerinden kurtuldum.
En zayıf ve en zor zamanımdı! Benden seni çıkarınca elimde çok az kaldı. Nereye ne yöne gideceğimi bilmeden hayatın ortasında oturdum; etrafı seyrettim uzunca. Çok yol geldiğimi zannederken kendi labirentimde döndüğümü anladım.

O zaman kalktı bütün duvarlar köşeler sokaklar; önümde dümdüz bir yol aydınlandı. Asıl yolculuk o an başlıyordu. Kendimle az kalan yanımla ama yalın ve yalnız vurdum kendimi yollara. Öğrendim yenilendim değiştim.
Seninle bu dünyanın karanlık yanlarını öğrendim. Bu bilgelik de cebimde durdu hatta faydası bile oldu. Tek başıma yürüdüğüm o yolda sana benzeyen çok göz gördüm. Tanıdım hemen çevirdim kafamı bakmadım. Ben ilerledikçe değişti renkler; beyaza pembeye mora döndü.


Ben hala yürüyorum ama içten içe de şunu söylüyorum: Keşke yanımda olsaydın…





Alt 02-04-2011, 20:10 #52

Almi.

Aktif Üye



Hani Rüzgar değse kirpiğime
Kan damlardı baktığın yere..
Kirpiğime ayrılık değdi..
Gelsene...

...

Şimdi izlerini silemediğim bir yerdeyim sevgili.
Odaların sen kokusuyatağım biz dolusu.
Hala sendeyim ben sevgili
Hala seni silemeyen taraflardayım..
Aslında çok abartmışım sevginiyıkılıp yıkılıp tekrar inşaa etmişim sevgimizi.
Ben herşeyden çok sevdim seni sevgilisen sevmeleri bile sevemedin ki sevgili.
Canım yanarken ben ağlamaya beceremedimsoğuk caddelerdeki araba sesleri
Tren istasyonundaki rayların gıcırtısı..
Hepsi içinde kocaman bir yalnızlıktım ben.
Sana yazılan bir beste kadar notasızçizilen resim kadar kalemsizdim.
Öyle birşeydin ki bende;kopup gidemiyordum ben sende..
Öyle bir anda gittin ki sevgili;ben yaşamaya devam edemedim.
Yıkıldım sevgili.



Yeşili soldu gözlerimin sevgiliuçurum uzağımdayken dibimde biten bir yalnızlık oldu.
İçine çeken girdaphasreti solan bir huzursuzluk oldu sevgili.
Canı yanan eskimemiş sevgisi süre gelen bir sevdam var bende.
Ne seninle yaşayabiliyorumne sensizliği kendime pay edebiliyorum.
Kocaman odaların duvarındaki alçıya atılmış darbeler gibi sensizim şimdi
Gelmelerini beklerken ben bu limanda gitmeler nasılda yakışmıştı sana..



Gelsen/e yar! gelipte yaralarımı sar..
Gözümden gönlümden akıyor kan..
Kan kaybımın üstüne aşk kaybım da var..
Hadi durmasana gelsene yar!..





Alt 02-04-2011, 20:11 #53

Almi.

Aktif Üye



Yüreğimin kıyılarından türlü insanlar geçer.
Kimi yüreğimin kıyılarında kalırkimi hiç durmadan gider.

Zaman geçtikçe farkettim ki kalışlar o kadar da mutlu etmezmiş insanı
kalan canından çok sevdiğin değilse .
...

Gidişler kahretse dekalanlarla mutlu olamazmış insan.
Yüreğinin kıyılarında hep bi boşluk hissedermiş.

Bazen anne dediğimiz bi sözüyle canımızı acıtır..
Bazen dost dediklerimizkazığı atar ve gider..
Bazense sevdiğimizden alırız darbeyi.

Bilirim; ne zaman dayanamayacakmış gibi hissettiğimdedaha güçlü kalkarım ayağa...
Acılar olgunlaştırırmış yaacılarıma acıyarak bakarım o zamanlar.

Bi daha sevmicemgüvenmicem lafları boşadır bilirim.
Doğası gereği sever insan..Çünkü sevmeye sevilmeye muhtaçtır.
Eskisi gibi güvenemese de sever . . . .

Dışardan suratsız gördüğümüz insanlara türlü yakıştırmalar yaparız bazen.
Taş kalpli gibi görünen o suratsızın; ne kadar narin bi yüreği var belkide bilemeyiz işte.

Öğrendim ki ne kadar seversen sevonun yüreğinde yerin yoksa anlamsızsın.
Ve öğrendim ki gidişler üzsedekahretse decan yaksa da güçlendirir insanı.

Oysa bazen kalışlar zayıflatırgüçlendirmek bir yana içini kemirir.

İşte o anda durup bakmalı insanyüreğinin kıyılarına...
Gidişlerin yaşattığı acıverdiği güçle kendini dinlemeli...
İnsan diye kıyılarında dolaşan maskelileri hayatından def etmeli.





Alt 02-04-2011, 20:12 #54

Almi.

Aktif Üye



Icimdeki bosluklar yara yapmis yüregime gözlerim gecede asili kaldi
hic bir sabahda aydinlanamiyor hayatim!
Gecmisim hayatimi felc ediyor ve artik buraya kadarmis tüm güzellikler..

Konusmaya mecalim yok ne yazmaya...
...

Okadar cok sey sigdirdimki hayatima..ve biliyorumki tüm keskelerim sensin!
Ve ben kendimi nerde biraktim bilmiyorum.

Anlas(il)maktan korkuyorum !

Cünkü giz'imi koruyamiyorum artik birer birer dökülüyor sanki icimdeki acilar ortaya ve ben önceden sarip sarmaladigim acilarimi dökerken kagitlara artik yetisemiyorum !
Her bir yana savruluyor gözyaslarim ve ben artik kendimi koruyamiyorum!


1 dakika öncesi bile karanlik 1 dakika sonrasi ise yok !
Ben 60 saniyenin neresine sigdirabildim kendimi?
Bulursaniz haber verin ! Yasiyormuyum acaba...
belkide icimi döktügüm son satirlar bunlarcünkü kalem ile kagida hic isinamiyor artik ellerim..
yüregim sus pus oluyor !





Alt 02-04-2011, 20:13 #55

Almi.

Aktif Üye



Yüreğim Esirindi Senin.
Ölürdü uğrunda mutluydu yanında..


Ne oldu Peki ?
...
Belli ki Yeterince sevmemişiz birbirimizi..


Neydik ? Ne Olduk.


Sensiz Yaşayamam derdim ya hani Bak nasıl Geçiyor şimdi zaman..


-


Sandım ki Sen Benim Kaderimsin.. Sandım ki Hep Benimsin..


Ben hiç Yoklugunu getirmedim ki Aklıma..
Getirmeye Cesaret edemedim ki..
Bakışlarında öyle kaybolmuştum ki Senden başka her şey yok olmuştu sanki bana..
Senin ışıgından başkasına Kördüm adeta. Sesinden başka sese sağırdı kulaklarım.
Burnumda Kokun takılı kalmıştı Olmadığın yerler bile `Sen` gibi kokuyordu..
Aynalar çok defa beni kandırdı.. Tüm hücrelerim ismin ile doluydu.


Bende Benden Fazlaydın !


Olmaz dediğim ne varsa Geldi başıma . .
Dayanılmaz dediğim yokluğun şimdi tam karşımda !


Yapmam ! Yapamam dediklerim dersimi çoktan verdi bana..
Bir daha esir olurmuyum bir başka yüreğe ? Böyle çaresizce..
Her aşk erebilir mi hayal ettiği o vuslata ?
Yok artık cesaretim Bir ayrılığa daha...


Ne varsa Hep bu aşkta Hiç birşey acıtamıyor ondan daha fazla..
Zor oldu Çok zor oldu yüreğimi esaretten kurtarmak ama


Galiba artık alıştım sensiz yaşamaya..





Alt 02-04-2011, 20:14 #56

Almi.

Aktif Üye



Akşamın kızıllığı sarmıştı gökyüzünü. Gölgeler düşmeye başladı nehrin üzerine.
Kuşlar karanlığa son kanat çırpınışlarıyla çığlık çığlığa..
göğe doğru salınıyordu son turlarında..

"O"nun yanında olmak bambaşka..
...
onunla hayat başka..
gökyüzü daha parlak mavi sanki.
Bu kızıllık daha göz alıcı..
günü onunla bitirmek ayrı mutluluk..
Sevmek daha özel onun kalbinin de sana attığını duydukça..
Ömür yetmez yanında..
Bin ömür geçer yamacında.

“Sen kalbime ışıksın sevgili..
Dilimde bitiremediğim sevdamın ateşi..
Kalbime kor gözüme başkaları kör..
Aşksın sen sevgili..

Hiçbir yere kimseye ait olmaz insan.
Ait hisseder ve öyle ait olur..
Kalbimin sahibine ait ruhum..
ruhumun sahibine ait kalbim..
Ben "sen"im..
Sen "ben"sin..
Beni benden öte seven kalpsin..
Seni senden öte kalbinle seven benim..”

Hava karanlığa yüz tuttu..
kızıllık yerini karartılara saldı. Kalbim daha hızlı atıyor şimdi.
Daha yakın sana sanki..
Yanındayken uzakmışız da daha yakınlaşmak lazımmış gibi..
Senin yanında seni özlemek gibi..

Çok sevdim sevgili..
Çok/ça sevdim seni..
Kimseleri düşünmediğim kadar düşündüm
Kimselere bakmadığım kadar baktım
Kimselerden sakınmadığım kadar sakındım..
Seni sevdim sevgili..
Ömrümü yoluna serecek kadar çok sevdim..
Seni kendimden çok sevdim..

Gönlünün kervanına kat.. al sür uzaklara..
ama hep yanı başında.. kan gibi damarlarında..
Her kalp atışında..
işte tam şurada..





Alt 02-04-2011, 20:15 #57

Almi.

Aktif Üye



sustum..
belkide ilk defa asktan..
seni kaybetme korkusundan..
nazardan.. kötü gözden..
sensiz kalmaktan..
...

sustum..
belkide ilk defa asktan..
kalbimin delice cirpinisini icime hapsedip..
gözlerimdeki pariltiyi saklama telasindan..

sustum..
belkide ilk defa asktan..
delice korkusuzca adini haykirmamak icin..
daglara taslara ask senfonisi ezberletmemek icin..

sustum..
belkide ilk defa asktan..
kizmadan..
küsmeden..
arkasina saklanmadan gururumun..
sadece senin askina yanarak..
senin olacagim günün hayalini kurarak sustum..





Alt 02-04-2011, 20:16 #58

Almi.

Aktif Üye



Aşk fedakarlık demektir bazen
İçin yansa da arkana bakmadan gitmeyi gerektirir bazen
Sensiz daha mutludur
Zaten önemli olan onun mutluluğudur.

...
Aşk acı demektir bazen
Çektiğin acıyı sevdiğine belli etmemeye uğraşmaktır
Bunu yapamayanlar gitmelidir sevdiğinin hayatından
Sevdiğini de kendi acılarıyla bunaltmamak için…

Aşk heyecan demektir bazen
Bir sözü seni mutluluktan havalara uçururken
Bir sözü uçtuğu yerden indirir insanı
Yerin dibine sokuyorsa sözlerigelmiştir gitme vakti

Aşk sihir gibidir bazen
Kimi aşk acıları yok eder
Kimisi ise yaşama sevincini yok eder
Ama en yetenekli sihirbaz bile insanın kalbini yok edemez
Acı çeksen de seversin işte

Aşk elveda diyebilmektir bazen
Varlığın ve sözlerin sevdiğini incitiyorsa
Kalbinin yanması pahasına
El sallayabilmektir onahayallerinemutluluğa.

Aşk yarım kalmış bir kitap gibidir bazen
Okumayı bırakmayı gerektirir
O kitabın güzel bölümlerinin hiç gelmeyeceğini bilirsen
Rafa kaldırırsın istemeden.

Gitmek zorundayım hayatından
Mutlu ol hiç ağlamadan
Beni sevmemenin önemi yok
Öptüm gözlerinden kocaman
Son kez söylüyorum Prensesim
Mutlu olmutlu kalHOŞÇA KAL…





Alt 02-04-2011, 20:18 #59

Almi.

Aktif Üye



Mevsimin en güzel zamanlarıydı , aşkın dolu dolu yaşandığı , havadan sevginin eksik olmadığı zamanlar…
Yaz aylarının geçici aşklarına inat birbirine daha sıkı kenetlenen eller…
Biz’de öyleydik ‘sözde’…
Ayrı şehirlerde geçirdiğimiz zamanın ardından birbirimize özlemle sarılacağımız andaydık.. Kokunu içime her zamankinden daha çok çektiğim...
... , vücudumun her yerinde sevgiyi hissettiğim bir kucaklaşmanın ardından , nasıl özlediğimiz düştü dillerimize…
Herşey aynıydı , ne araya giren zamanın nede uzakta kalmanın eksikliğinin izlerini taşımıyorduk.. Özlem gideriyorduk doyasıya…
Kollarında bedenimi , yüreğindeyse yüreğimi kaybediyordum..
Böylesine hat safhada yaşanılan zamanlar yavaş yavaş geride kalıyordu bazı zamanlarda… Özlem etkisini yitirdikçe heyecanda terk ediyordu sanki ilişkimizi…
Bir hafta , on gün derken bir ay geçti…
Sık görüşmelerimiz seyrekleşmiş , gün içinde ‘Seni seviyorum’lar azalmıştı…
İlişkimiz normal seyrine dönmüştü işte…
Normal değildi ama olanlar.. Şiddetli bir tartışmanın izinde kırıcı sözler ve düşüncesizlik ilerliyordu…
İkimizde kaybediyorduk kendimizi ‘kavga’ denilen tuzağın içinde… Ne özlem kalıyordu nede o dillerimizdeki büyük sevgi…
Bitirmek istediğini bile söylemiştin bir keresinde.. Ama ne bitirmesi , ben yalvarmıştım adeta.. Bitmemeli diye…
İkna olmaktan zorlandığını sanmıyorum gönülsüzce söylemiştin zaten bitirmek istediğinide…
Öyle böyle derken , yıpranıyordu günden güne ilişkimiz.. Her toparlama girişimimizde bir şeyler eksiliyordu sanki.. Senden , benden.. Bizden…
Yitiriyorduk onca zamanı , o aşkı…
Kum saati misali pek vaktimiz kalmamıştı , hızla işliyordu zaman aleyhimize… Dur durak bilmeyen bozuşmalar , gurur , ve daha nicesi aramızdaydı…
Sevgiden , anlayıştan fazla her şey vardı zaten aramızda…
Bir akşam rutin tartışmalar sonunda , konuşmak istemediğini söyledin.. Ses çıkarmadım bende.. Üstüne gitmedim aklımca…
Sonrasında eve gelmemi istediğin bir mesaj.. Konuşacağını düşünüp gittiğimde ellerini sımsıkı kavradığın bir kız vardı… Aşık olduğunu söylüyordun , açıklamalar yapıyordun.. Kıza suskun duruyordu , ne aptalca !
Bense bunların tümünü sonradan düşündüğümde algılayabildim... O an sadece ellerindeydi çünkü gözüm.. Benim olan ellerin başkasınındı artık ve sen saygısızca eziyordun biz’i…
Bari kızı getirmeseydin karşımada adam gibi bitsin deseydin…
Belki bir iki yakarış sonra tamam derdim..
Ne istedinde tamam demedim ki zaten !
Nasıl yüksek sesle bağırdığımı bile bilmiyorum , lanetler yağdırdım sana.. Kız çıkıp gitmişti.. Tüm bunlar oyun muydu ? Olmadığını söylüyordun…
Yalnız kalmamızın daha doğru olduğunu düşünmüş sevgili sevgilin…
Kapıyı çarpıp çıktım , ağlıyordum.. Ve yanıyordu içimde bir şeyler… Acıyordu her yanım…
Dokunduğunu bildiğim , sana ait olmasını istediğim her yerim acıyordu artık.. Sahipsiz kalmışlardı sanki…
İğne saplıyorlardı her bir noktasına bedenimin.. Bir saat iki saat sonrasında tepkisiz , donuk , hissiz olan ben…
Öylesine acımıştı ki içim uyuşmuştu artık…

Şimdi ise üstünden bir kış geçti sevgilim… Ben hala yazdayım..
Hala ağlıyorum halime , gurursuzluğuma.. Senin mutluluğuna…
Mutlu musun bilmiyorum… Üç maymunu oynuyor seni tanıyan herkes… Mutlusun işte niye saklıyorlarki ! O kadar mı acıyorlar bana !
Ahh sevgilim , geçti kaç mevsim…
Ne yağan karda , ne esen rüzgarda hissetmedim üşüdüğümü..
Ben yazın ortasında üşüdüm çünkü !





Alt 02-04-2011, 20:18 #60

Almi.

Aktif Üye



Bugün doğum günün
Tüm gözlerin üstünde olduğu
Sevdiklerinin yanında olduğu gün
İçinden tüm dileklerini geçirdiğin belki de tek gün
Sevgilin seni her zamankinden fazla önemsedi değil mi?
...
Sarıldı öptü defalarca
'Annene defalarca teşekkür etsem azdır seni doğurduğu için
İyi ki doğdun sevigilim
Çok seviyorum seni'
Ve işte bunun gibi daha nice cümleler sarfetti..
Sen de her zamankinden fazla mutluydun belki
Arkadaşların yanındaydı
Annen baban
O sevdiğin kız yanındaydı
Daha ne olsun değil mi ?



Evet bugün doğum günün
Mutlu ol iyi ol..
Tüm iyi dileklerim seninle
Bilmiş ol
Yanında olmama izin vermiyorsun ama
Aklım sendeydi bütün gün
Bilirsin sevgilim
Vazgeçmem ben sevdamdan...



Geçen sene bugün...
Yine bu kadar mutluydun değil mi sevgilim?
Arkadaşların yanındaydı yine
Annen baban yanındaydı
Tek fark O değil Ben vardım..
Güzel sürpriz yapmıştım
Beklemiyordun biliyorum.
Mumları üflerken ne diledin bilmiyorum
Hiç sormak gelmedi içimden
Beni diliyordun belki de bilmiyorum...



Güzeldi sevgilim..
Çok güzel gündü/günlerdi.
Şimdiyse geride sadece bir talan yeri..
Yıkık dökük bir hal
Güçlü görünmeye çalışan bir beden
Yokluğunda yaşama tutunamayan bir ruh...



İyiki'm derdim hep sana...
İyiki girdin hayatıma
Hatırlar mısın bilmem
'Yaptıklarından pişmanlık duyma hiçbir zaman' derdin bana
Sözünü dinliyorum sevgilim
Pişmanlık duymuyorum İyikim.



Binlerce kez şükrediyorum bak şimdi
Yüce Rabbim İyiki getirdi dünyaya seni
Biricik annen/annem İyiki büyütüp bu boya getirdi seni
Ve sen
İyiki karşıma çıktın sevgilim
İyiki tanıdım
İyiki sevdim seni
İyiki doğdun
Doğum günün kutlu olsun sevgilim...





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:34 .