Kırılgan bir çocuğum ben..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 02-04-2011, 20:37 #81

Almi.

Aktif Üye



Gün bitiyor sevgili’m .
Bir yada iki saate bu lanet gün sona erip kopacak bu tarih takvimlerden…
Günlerdir bu günün gerginliğini taşıyorum üstümde . Her yer sevgi her yer aşk kokuyor .
Bendeyse bol bol hüzün…
‘Sevgililer günü kampanyaları , ne alacağım derdine düşmüş taraflar , heyecanlananlar falan…
...
...Kıskanıyorum işte . Bazılarından çok daha fazla hak ediyorum yanımda sevdiğim dediğim insanla geçirmeyi bugünü...
Bakma böyle konuştuğuma soranlara atıp tutuyorum yok saçma bir gün yok umrumda değil diye ama gel sor bu söylediklerime kendim bile inanmıyorum…
Keşke inanabilsem ve inandırabilsem değil mi , belki o zaman daha kolay olurdu her şey…
Sokaklar elele dolaşan köşe başlarında öpüşen koklaşanlarla doluydu bugün - kızdım…
Yoksun diye , bir kez daha…
Gözlerim dolu doluydu hep , bir dakika bile gülmedi yüzüm…
Hiç ama hiçbir şey iyi gelmedi…
Bunlar yaşadığım farklı şeyler değildi aslında – sen ne zaman aklımda olsan yada ne zaman aşk koksa havada tekrarlıyor bu yaşadıklarım…
Ama bugün farklı olan bir şey vardı , kurduklarım…
Yanındaki , yüreğindeki… Ve bugününü paylaşacağın kişi .
Belki bir filme gitmişsinizdir , yaslamıştır bedenini sana , kafasını koymuştur omzuna…
Sevgi taşıran sahnelerde birbirinize bakıp sevgi tazelemişsinizdir sonra yaklaşmışsındır ona ve değmiştir dudakları dudaklarına…
Bir kez daha aşık olmuşsundur zaten aşığım dediğin ona…
Elele yürümüşsünüzdür sokaklarda , bol bol gülmüşsünüzdür…
Yada ne bileyim film istememiştir ve gidip bir yerlere oturmuşsunuzdur kolların boynunda…
Usulca öpüp yanaklarından onun için aldığın en çok ona yakıştırdığın hediyeni vermişsindir…
Defalarca seviyorumlar geçmiştir aranızda…
Yada bir çicek almışsındır belki , bir gül sevgiye doyasıya…
Hiçbir zaman doyamayacağını söylemişsindir kokusuna…
Belki geçirdiğiniz ilk sevgililer gününüzün olması daha bir önem katmıştır hayaller kurmuşsunuzdur gelecekte olacaklara…
Offf ne bileyim işte bir şekilde onunlasındır sabahtan akşama…

Çok zor geliyor sevgili’m… Kıskanmakta değil bu katlanamıyorum…
Bir başkasına dokunduğun bir başkasını düşündüğün fikrine katlanamıyorum.
Hani böyle olur ya bir tarafım kalk git diyor mutlu olduğunu göster yalanda olsa ayaktayım diye bağır bir tarafımda otur aşkını yaşa…
Acınla…
İkincisini seçiyorum ve ağlıyorum yalnızlığıma , senin olmayışına…
O’ndan daha çok hak ediyorum seni ve daha çok seviyorum ama’ o yanında…
Geçmedi sevgili’m geçmedi bugün inadına , yelkovanla akrep yenildiler aşka…
Parçalanmış umutlarım kurduğum onca hayal düşmanım olmuş kanatıyor bugün her günümden daha fazla .





Alt 02-04-2011, 20:38 #82

Almi.

Aktif Üye


Yarın geleceklerini söylediğimde babamın tepki vermesini beklerken sevinçle ‘Buyursunlar’ demesi son umutlarımında kırılmasına sebep oldu .
Tanışmadır istemedir derken nasıl bu kadar ilerleyebildik anlayamıyorum , anlamayada çalışmıyorum sanırım artık…
**
Herkeste bir koşuturmadır gidiyor… Ve saatide geçtim dakikalar iler...ledikçe dahad...
a çok terliyorum…
Son günlerin içine girmenin yeterince çok germesiyle birlikte yüreğimdeki hüzünde artıyor…
Ama yinede içimde hala bir umut sadece seyirci kalıyorum olanlara .
Gelmeleri gitmeleri her şey tamam derken gün geliyor…
Bembeyazlar giyeceğim ve ‘mutlu’ olacağım ya…
Annem sonunda beni karşısına alıp konuşmaya çalışıyor –Son günde ne konuşulacaksa artık…
Suratımın düşük olduğunu ve normalde olması gerektiği kadar istekli olmadığımı anlamış olmalı diye düşünüyorum…
İşte diyor içimden bir ses anne yüreği çaren olacak galiba…
Derken içeriden bir ses –gitmemiz lazım…
Sonra diyor annem , daha ne kadar erteleyebilir ki diyorum kendi kendime ama yinede bir heyecanla ve umutlarım artmış bir şekilde kalkıyorum yerimden…
Kuaföre vardığımızda yalnız kaldığımız bir anda geliveriyor yanıma…
Ik mık derken çıkarıyor ağzındaki baklayı . Oda ne ! ? Tüm umutlarım parçalanıyor ayna misali…
-ilk gece diye başlıyor.. Ve ben devamını bile dinlemiyorum ‘dinliyormuş gibi görünsemde…
Arada duyduklarım canımı acıtmaya yetiyor zaten dahasına ne lüzum…
**
Çıktığımızda benim için vakit epey daralmış , ‘uygun görülene boyun eğiyorum’ edasıyla yürüyorum bizi arabayla almaya gelmiş olan müstakbel eşime…
Ne kadar güzel olduğumu söylüyor defalarca – Sıkılıyorum…
‘Aşk’ımıza imza atacağımız mekana ulaşıyoruz sonunda ve apar topar bir odaya alıyorlar beni ‘ Ölümü bekler gibi bekliyorum bende , parmağımda yemin niyetindeki kelepçeyle…
Anons edilsin istemiyorum adım onun yanında… Ne mümkün bize söz düşmedi ki . Ediliyor tabi öylece maziye dalmışken hemde..
İç geçirerek gözlerim birazda yaşlı son kez nefes alıyormuş gibi soluyorum havayı , ciğerlerimin o an patlamasını o kadar çok isterdim ki…
İç konuşma yapıyorum sürekli…
-Gel kurtar beni sevgilim , söz vermiştin ya gelecektin…
Hani o yerde beni usulca öptüğünde bekle demiştin , sen olacaktın aynı yastıkta kocayacağım..
İmkansızlar yoktu imkanlarsa biz olduğumuz sürece varolacaktı…
Gelecektin…
Yakın bildiğim dostum dürtüyor beni , sanki derdimi bilmiyor gibi…
Soru sorulmuş çoktan salon sessiz beni bekliyormuş…
‘Evet’ dememe…
Neye ? – Mutluluğa , bir ömre…
İçim nasıl bağırıyor kimse bilmiyor ‘hayır’ diye..
Tam tersi dökülüyor dudaklarımdan –Evet…
Alkış kopuyor , tebrikler falan işte . Yere yığılmamak için zor tutuyorum kendimi…
Başlangıç ya , yeni bir adım ya… Benim için her şey bitti…
Sanki uçuruma son adımı attım.
Kızgınım sana sevgilim çok hemde… Nerde verdiğin sözler ? Ben bu eveti bizim için söylemeyecek miydim ?
Ben bir ömrü seninle geçirmeyecek miydim ?
Herkes eğleniyor sen nerdesin sevgili !?
**
Kalabalık dağıldıkça korkum dahada artıyor , daha ölmemişim can çekişiyormuşum gibi gözüm hala aptal gibi kapıda… Ve aptalca bir umut dolaşıyor kanımda…
Gece zifiri olup gitsin istemiyorum .
Yelkovanla akrebi durdurabilene ‘Aşk olsun’…
O gece bir başka tenle buluşuyor tenim , bir başka nefes karışıyor nefesime..
Dokunuyor yabancı bir yürek yüreğime…
‘Benim’ dediğin sevgilin sahip çıkmadığından bir başkasının oluveriyor…
Yavaş yavaş ağlıyorum , hıçkırıklarım iç organlarımda yankılanıyor sanki .
Kızıyorum kızıyorum… Dahada çok kızıyorum…
Uyandığımda sözler verdiğimi arıyor gözlerim ama yabancı bir beden yanındayım…
Dedim ya boyun eğiyorum , tekrar kıvrılıyorum yanına ve kapatıyorum gözlerimi…
Uyandığımda her şeyin değişmesini dileyerek… Uyandığımda sevgilimi görmeyi dileyerek…
Ben kim miyim ?
Şimdilerde iki çocuğun ‘anne’ diye seslendiği o kadın…
On senedir aynı dileklerle uyuyorum ve uyandığımda ömrümden hep dahada veriyorum…
Ne değişti ?
Aşk bakireliğini kaybettiği o geceye ağlıyor hala ve gelmeyen sevgiliye…
Bunaldığımdan yabancı bedenim yokken evde dolaşmaya çıkarım . Yine çıktığım bir gün boş boş bakınıyorum . Bir anda ilişiyor gözlerin gözlerime…
Koşup boynuna sarılmak istiyorum sımsıkı , onca yılın hesabını bile sormam diyorum yalvarırcasına…
Sanki sende öyle bakıyorsun . Arkadan gelen bir ses ‘baba’ diyor gerisini anlamıyorum…
Anne , baba olmuşuz . Sen bir başkasına eş bense senden farksız..
Sadece bedenim ya yüreğim ?
İsterdim bana anne diyen sana baba desin ama hayat bu ya acımasızlığıyla biliniyor…
Ve tesadüfte bu ya ; Yıllar sonra bile acını yineliyor





Alt 02-04-2011, 20:41 #83

Almi.

Aktif Üye


Söylesene yeni her umutta kırık birşeyler bulmak kime değer verdiysen yarıda bırkıldığından mı ? Yada insanlardaki bu yanar döner havalar gerçekten sende olan eksikliklerden mi ?
Kırıldığında susmak aslında yüreğinin hiç duyulmamış feryadı mı ?
Hani şu u/mutsuzluk geçmişinin çığlığı mı ?
Korkmak sığınacak bir liman bulama...dığından mı ?...

Söylesene yalnızlık yalnızım diyendende ziyade hiç konuşmayanda mı ?

Şu dilsiz duvarlara yalvarsam benim yerime konuşurlar mı ?

Tükeniyorum..
Yitip giden herşeyde biraz daha 'ben' gönderiyorum..
Suskun olduğum her an daha çok kırılıyorum daha çok yeniliyorum sanki..
Ben, bende son demi yaşıyorum..

Tükeniyorum..
Şu güneşin yakıcılığına inat ,gecenin soğuğunu hissediyorum ciğerlerimde
Akrep yelkovandan kaç ötede olursa olsun böyle hissediyorum işte..

Tükeniyorum..
Üstüme üstüme gelen kırgınlıklarımla daha çok mücadele edemiyorum
Kendimi bulmak yerine dahada çok kaybediyorum..

Konuşun ; dilimin kemiksizliğine inat susan bana , nispet yaparcasına haykırın kifayet bulamadıklarımı duvarlar..
Konuşunki yarama tuz basanlar benden daha çok yansınlar..

Benim susmamın bir sebebi yok , hep vardır derler ya..
Ben susuyorum çünkü ; sönmesin istediğim için bir türlü üfleyemediğim ateşim , beni yakıyor her konuştuğumda..
İlik ilik kesiyor nefesimi ,alıyor hapsine bedenimi..
Susuyorum ve her tükeniyorum dediğimde daha çok tükeniyorum..
...

Tükendim ben..
Hala mı susuyorsunuz beni bilenler?
Hala mı tüm yükü sessizliğime yükleyip galip gibi davranıyorsunuz ?

Bende vicdan sizi rahat bırakmaz sanırdım
.





Alt 02-04-2011, 20:42 #84

Almi.

Aktif Üye


Dokunmadan tene , hissetmeden kalp atışlarının nabızla ritmini sevebilir mi insan ?
Sevgiliye söylenecek onca kelime varken seslenebilir mi ismiyle sadece…
Havada esip geçen aşk’ın kokusu kırmadan burnun direklerini dolanır mı ‘aşk’ dilde ?
Yada sevgi , yabancı bir vücut için düşüverir mi yüreğe...
Oluyormuş sevgili ,
...
...İnsan sevebiliyormuş hiç duymadığını , bilmediğini…
Sözler bile aşk’a yol olabiliyormuş ansızın…
‘Başka bir yerde başka bir insanla’ olsa bile kıpırdanıveriyormuş yürek biçare…
Ahh sevgilim…
İnanmazdım böyle ‘Ha deyince’ olacağına ve inanmazdım uzaktan uzağa tutulup kalacağıma…
Heves sandım , geçip gidecekti…
Ben’lik değildi çünkü beklemeler , sabretmeler ve yığınla dilek dilemeler…
Sesi sesime değecek diye çekinmeler…
Halada değil .
Nereye kadar ? Nasıl soruları gidip geliyor kanım yerine damarlarımda…
U/mutsuzluğu yaşıyorum…
Ne bir umut nede bir mutluluk .
Öyle işte bekleyip duruyorum…
Geldi , gelecek… Belkide bir dahakine diye .





Alt 02-04-2011, 20:42 #85

Almi.

Aktif Üye


Günün birinde böyle bir aşktan bahsetselerdi inanmazdım sevgilim…
Hiç aklına gelmeyecek birini seveceksin diye
Gece gündüz birlikte olacaksınız yinede herkesten önce onu isteyeceksin yanında diye…

İnanmıyorum hala daha…
...
...Gerçekmiş gibi gelmiyor , birgün açtığımda gözlerimi olmayacakmışsın gibi geliyor…
Sevgim korkutuyor her yanımı…
Kıskanıyorum birde.. Gözümden bile .
Delilik bu biliyorum ama katlanamıyorum yanındaki dişi sineğe.
Yanında olduğumdan daha çocuk oluyorum , hislerimin duruluğundan…
Daha bir sevinçli , daha neşeli…
Bazende ağlayasım geliveriyor içime atıyorum .
Eskiler canlanıyor gözümde ‘Nerdeydin ?’ diyorum sessizce.. O an sımsıkı sarılıyorum sen anlamıyorsun sebebini tabi…
Sonra kokun , öyle sıcacık sarılmaların… En sıkkın olduğum zamanlarda bile suratındaki ‘yanındayım’ ifadesi getiriyor beni kendime…
Anlat anlat bitiremedim yine seni , her gece yüreğime yapıyorum bunu…
Gözlerim kapanana kadar seni sayıklıyor dilim , tüm bedenim…
‘Doyamıyorum varlığına’…
Benim olman… Senin olmam… Var olman yanımda…
Yaşamak : Sadece sen dolaşan kanımda ♥





Alt 02-04-2011, 21:56 #86

Sahilim

-SaRı CiVCiViN-ッ


Bu bölümde her üyenin tek baslik acma hakki vardir
Siirler bölümünün kurallarini okuyunuz...
Basliklar birlestirildi..




Almi. Bunu beğendi.

Alt 03-04-2011, 10:34 #87

Almi.

Aktif Üye


# Aslında ben umursamaz değilim.Sadece sen umrumda olmayı beceremiyorsun,o kadar.





Alt 03-04-2011, 10:38 #88

Almi.

Aktif Üye


Alıntı:
sahilim*´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu bölümde her üyenin tek baslik acma hakki vardir
Siirler bölümünün kurallarini okuyunuz...
Basliklar birlestirildi..
Afedersiniz,arkadaşım 3 konu açabileceğimi söylemişti de..





Alt 03-04-2011, 10:39 #89

Almi.

Aktif Üye


# Kadının yaş'ı sorulmaz. Çünkü o da bilmez ağladığı gecelerin hesabını kitabını.





Alt 03-04-2011, 10:40 #90

Almi.

Aktif Üye


# Sevmeye layık olmayanı hatırlayarak değerli etme. Dönmek mi istiyor,bir daha şans verme. Unutma; "sevgi yürekli olana yakışır".





Alt 03-04-2011, 10:42 #91

Almi.

Aktif Üye


# Kimse benimle ilgilenmiyor diye ağlayan çocuk.. Sen büyü hele,bak ne oyunlar oynayacaklar seninle. Cemal Süreya.





Alt 03-04-2011, 10:53 #92

Almi.

Aktif Üye


Kod Adı Öteki
antraktta ağlayan yaşlı bir opera
siniyor levhasız kalmış asfaltın çatlayan göz kapaklarına.
savrularak hidrojenin katılaşmış menisine,
tizine aldanılmış sesin efsunlu gizine düşüyor yaprak
gayri meşru yaşadığı çınardan ayrılarak.
yaz dölüdür kışın oysa; akışkan ve berrak
yaz tüm çıplaklığıdır kışın, akışın hızına aldırmaksızın
elinde anonim bir skeçle dökülüyor omurgalarına sonbaharın.

efor sarf etmiş gibi yorgun ve bıkkın çekiyor tanrı
deklanşöre basmadan acının ceninde ki fotoğrafını.
üstelik artık mineralsiz toprağın içyüzü
kanıyor bileği kesik bir siluet
susuyor dili peltek tüm şarkılar
adın adımın en kırılgan yanında bir içkuvvet!
ah ulan unutulmuyor işte her istendiğinde yaşanılan.

yüzüm kaportası çizilmiş bir roman gibi duruyor
tamirhanesinde yüzünün; anladım yoktu senin okuma yazman!


(varlık, mayıs 2009)

Rahman Yıldız

Kod Adı Öteki!

Kod Adı Öteki
antraktta ağlayan yaşlı bir opera
siniyor levhasız kalmış asfaltın çatlayan göz kapaklarına.
savrularak hidrojenin katılaşmış menisine,
tizine aldanılmış sesin efsunlu gizine düşüyor yaprak
gayri meşru yaşadığı çınardan ayrılarak.
yaz dölüdür kışın oysa; akışkan ve berrak
yaz tüm çıplaklığıdır kışın, akışın hızına aldırmaksızın
elinde anonim bir skeçle dökülüyor omurgalarına sonbaharın.

efor sarf etmiş gibi yorgun ve bıkkın çekiyor tanrı
deklanşöre basmadan acının ceninde ki fotoğrafını.
üstelik artık mineralsiz toprağın içyüzü
kanıyor bileği kesik bir siluet
susuyor dili peltek tüm şarkılar
adın adımın en kırılgan yanında bir içkuvvet!
ah ulan unutulmuyor işte her istendiğinde yaşanılan.

yüzüm kaportası çizilmiş bir roman gibi duruyor
tamirhanesinde yüzünün; anladım yoktu senin okuma yazman!


(varlık, mayıs 2009)

Rahman Yıldız

antraktta ağlayan yaşlı bir opera
siniyor levhasız kalmış asfaltın çatlayan göz kapaklarına.
savrularak hidrojenin katılaşmış menisine,
tizine aldanılmış sesin efsunlu gizine düşüyor yaprak
gayri meşru yaşadığı çınardan ayrılarak.
yaz dölüdür kışın oysa; akışkan ve berrak
yaz tüm çıplaklığıdır kışın, akışın hızına aldırmaksızın
elinde anonim bir skeçle dökülüyor omurgalarına sonbaharın.

efor sarf etmiş gibi yorgun ve bıkkın çekiyor tanrı
deklanşöre basmadan acının ceninde ki fotoğrafını.
üstelik artık mineralsiz toprağın içyüzü
kanıyor bileği kesik bir siluet
susuyor dili peltek tüm şarkılar
adın adımın en kırılgan yanında bir içkuvvet!
ah ulan unutulmuyor işte her istendiğinde yaşanılan.

yüzüm kaportası çizilmiş bir roman gibi duruyor
tamirhanesinde yüzünün; anladım yoktu senin okuma yazman!

Rahman Yıldız





Alt 03-04-2011, 10:57 #93

Almi.

Aktif Üye


Özerkçe

şu dağın ardında kırık nalın falında bir kavim
üstüne sırılsıklam bir gökyüzü giyinmiş bol güneşli ağlarken
susarken diğer bir kavim okşayıp ampulü kırk yedi kere, dürtüyor

iktidardaki cini. / dilendik
çok başka bir dilenciden bağdaş kurup oturmak için bir kaldırım.
gizlendik, çekirdeğine küsmüş bir elma sınırdışı edilmiştir ağacından
ve elbette suyun aşındırdığı toprak soyun upuzun kırımıdır, kıvrımlıdır.
sen soykırımsındır elbette bir şarkının mebolünde, saçlarımın sesinde
gözlerimin gizinde, yüzümün hoyrat hüznünde bir bit gibi geziniyorsundur
tanrının saç köklerinde öylece sığınarak, sinerek uğultusuna rüzgarın.

şu yüreğimin ardında kılı kırk yaran babam, babamın yüzünün düştüğü
yerde anam tutmaya çalışır rengini yeşilin.
bak söylüyorum sana sevgilim sen işit, bir papağan olur olmaz her yerde
senin adınla çağırıyor insanları. eskimiş lisanlarını çalıyoruz sonra omzumdaki
doğum lekesiyle ayrılığın. bir küfür gibi söyleniyorsun, dolaşıyorsun ağızdan ağza
fasıldan fasıla hiç duyulmamış ikilemelerin sokak aralarında ya da virgüllerin yaraladığı
bir kağıtta talan edilmiş bir cümle bırakıyorsun yüzünü yırttığın, sesini buruşturduğun bir
cümle; sonra bir başka lehçe adıma doğrultuyor namluyu /herkes beni gösteriyor
başparmağıyla gizligeçit ölümlerin; o benim ah o kaldırımda sırtüstü yatan!

şu paramparça ettiğin hayatın ardında bir haram vardır,
helali hoş olan bir haram senin öz kardeşin ayrılıktan arta kalan!

Rahman Yıldız





Alt 03-04-2011, 14:47 #94

>JeLißoM<

Azimli Üye


güzeldi emegine saglık




Almi. Bunu beğendi.

Alt 09-04-2011, 16:50 #95

Almi.

Aktif Üye


Teşekkürler. (:





Alt 20-04-2011, 11:26 #96

ĜΧЄмĿî ρЄяî

Yasaklı Üye

çoq qüseL kalemin daim dolsun klavyenin Crtl + C ve Crtl + V tusu çalısssın




Almi. Bunu beğendi.

Alt 21-04-2011, 17:39 #97

Almi.

Aktif Üye


İhihih,çok sevimli bir yorum yaptınız ya.
Teşekkür ederimm.. (:





Alt 21-04-2011, 18:04 #98

karamsar_genç

Foruma Alışıyor


“ Türkülerle büyüttüğüm çocuğun,
Acılara serilmiş
Dilsiz umudun imkansız sevdasıydın sen… “


Rüyaları çalınmış gecelerde sevdim seni. Yetim cocukların kirlenmemiş düşlerinde büyüttüm seni. Her gülüşün, acılarıma sürülmüş bir merhem gibiydi. Lacivert okyanuslara uzanan umuttu gözlerin.Korkularımı yüreğinde emziren bir imkansız sevdaydın sen.Yeni doğmuş bir bebeğin kundağında uyuttum hasretimi. Kirpiklerin papatyaların avuçlarına uzanmış uyurken, ben yüreğimi közledim acılarında. Sen umuda gülümserken, ben bedenimi közledim bir günahına. Ne olur sus bitanem. Kaybettiğim güneşi senin gözlerinde bulmuşken , ezilmiş goncalarımın yaşlarını gülüşlerinin sıcaklığında kuruturken onca fedakarlığımı ne olur büyütme. Her şey senin yüregin ve sevdan için.


Yenilgiyi kuşanmış yılların umuda gülümseyen takvim yapraklarında sevdim seni. Geceleri avuç içlerime uzanıp kirpiklerimle sildim irine bulaşmış yüreğini. Her sabah alnının cayırlarında susuz gezinen çardak kuşlarını gözbebeklerimde emzirdim.Gökyüzüne yıldızları sererken gül kokulu Melek’ler , ben gözlerine mutlulukları motifledim..


Rabbimden hep seni diledim alnımın seccadeyle öpüştüğü zamanlarda. Güneş huylu çocukların gözlerinde büyüttüm seni. Aldırmadım uzaklarda oluşuna, boyun bükmedim arsız yokluğuna. Yüreğimin suskun kelimelerinde sevdim seni. Hasretinde kaç kez öpüştüm sen diye katransı geceyle, kaç kez iç geçirdim güneşin avuçlarından yüreğimi süzülüp dudaklarıma inmeni yanık türkülerle. Sen tutacaksın diye yüreğimi ipsiz uçurumlara saldım. Gözyaşların söndürür diye bedenimi senin günahların için güllerin koynunda yaktım. Kanasa da bedenim hasretinde, ne olur içinde yaşat beni. Yüreğinin sıcak hücrelerinde büyüt beni.


Uzaklardan bir çağırsan beni, kirpiklerinden düşen gözyaşlarını dudaklarımla emmez miyim ? Göçmen kuşlarla haber yollasan, karları üzerime giydirip kanayan yaralarını bedenimle örtmez miyim ? Haydi ağlama sen gül yüreklim. İmkansızlığın içinde yürüt beni. Kavuşmamız yasak olsa da yüreğinde büyüt beni..


Aldırma yalnız gecelerde suskunluğuma. Aldırma gözyaşlarıma. Sırtlarımız ayrılık duvarlarına dayansa da sevgimizi imkansızlığın içinde yaşatmadık mı ? Ayaklarımız karların altında yanarken , bir avuç güneşle “ sevdamızı “ kurak topraklarda zamansız yeşertmeyi ummadık mı ? Karanlığa inat yüreğimi yıldızlara yaslayıp sevda bozkırlarda “ umuda “ kök salmadık mı ? Haydi sil gözyaşlarını. Eğdiğin başını “ gökkuşağına “ kaldır. Bu aşka hasretin prangaları vurulsa da bir gün vuslatın şerbetini içeceğiz Zümrüd- ü Anka’nın avuçlarından. Güneş küsse de tenimize, gözlerimizin aydınlığında büyüteceğiz sevdayı dilenen çiceklerimizi.


Nerde olursan ol, sevdaya gülümse. Sıcak nefesinle karanlığa yakılmış kandilleri üfle. Dudaklarıma sür,acılarının katransı zehrini. Haydi umuda tutunmuşken, avuçlarından ben içeyim zemzem kokan sevda nehirlerini. Ve mutluluğu solurken gecenin karanlığında kirpiklerinde uyut beni.




Almi. Bunu beğendi.

Alt 23-08-2011, 22:54 #99

Almi.

Aktif Üye



Kocaman mutluluklar beklemiyorum elbet senden. Bana gelene kadar çok yolcuya eşlik ettin. Bazen de unutamadın belki, belki de bazen ya da çoğu kez mutlu oldun. Bu yüzden aşırı şaşkınlık ve heyecanlara da gözüm tok. Çünkü biliyorum; mutlu edilmeye alışmış, yorgun bir kalp var solunda. Korkularıma denk düşmeyecek korkuların da olacaktır şayet; Kaybetmek bile bir başlangıç olacaktır senin için eminim. Lakin ben miladı yaptım hayatımın seni. Yani gidersen solumu aşka gömeceğim, ölecek işte sevgilim. Merak etme asla kalman için sebepler sunmayacağım sana, sırtınla yüz yüze geldiğimde. Ama yine de gitme sen.. Bekle bir dakika! Daha fazla saçmalamadan susuyorum ben; sanki ayrılık arifesinde, ertesi gün için konuşma hazırlayan depresif insanlar gibi oldum farkındayım. Sana benden.. sana, bende ki senden bahsetmek istiyorum. Sıkılma diye susuyor, susmayı beceremeyip alfabeye dert yanıyorum. Bir insan neden konuşması gerekenleri avaz avaz susar biliyor musun? Asalak bir korku yüzünden, ‘gitme’ diye susar sevgilim, kaybetmemek için. İyi değildim ben. İyi olamazdım, öyle sandım. Geldiğinde tam da böyleydim aslında, gizledim. Acizliğim gözünü korkuturda kaçarsın diye, aşk karna yuttum tüm alfabeyi. Tanrının bana verdiği değerin göstergesiydin sen, bir ödül işte. İyiki inancımı yitirmemişim Tanrıya sevgilim.. Çünkü sen bana iyi geldin, iyiki geldin. Nasıl da soluma can oldun.. Göz bebeklerim şımarık şimdi, sahibini arıyor haylazca. Ve dudaklarım... Dudaklarım; annesinin elini bırakmış bir çocuk kadar kayıp yokluğunda. Özlemekten bahsetmiyorum boşver... Geldin ya işte, beni sevmesen de olur sevgilim. Ama hani sevsen daha bir güzel olur..

Kahraman Tazeoğlu.





Asr. Bunu beğendi.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:54 .