KaDın aGLar--
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 05-05-2011, 14:33 #1

LâHuTî

Aktif Üye

KaDın aGLar--



Kadın Ağlar...
Hemde Çok! Sanmayın ki Gidene Ağlar Kadın! Gidenin Giderkenn Koparttığı Yerdir Onu Ağlatan,
Orada bıraktığı Yaradır.
O Yaranın Hiç Kapanmayacağını,Kapansa bile izinin Kalacağını bilir Kadın;
Ama Bilir misiniz Ağlamak Kadınları Olgunlaştırır.
Her Damla, Daha Çok Kadın Yapar Kadınları. O Yüzden Ağlar...
Her Damla bir Derstir Çünkü. bazen Kadınlar Ağladıgında Çoğu insaN, Ağlama Niye Aglıyorsun ki, Değmez Onun için Derler. Bilmediklerindendir böyle Demeleri
Çünkü Yürekleri Acıyan Kadınlar Ağlamazlarsa, Ölürler....



Benzer Konular
  • ' ßir kaDın neDen aGLaR?...
    Bir kadının gözyaşları hafife alınacak kadar değersiz değildir... Kadın paylaşmayı sever. Onun için de en d...

  • »Kim AgLar BöLe-»...
    Kim AgLar BöLe Kim Yanar Senın İcin KimLer Sole Sen Gözlerimden Yanan Alevdin Sen Yüreimde Sönün Yangındın Ha...

  • MeLekLer de agLar mı? AgLar(mış)......
    Söz vermiştim oysa ki sana, seni herşeyden koruyacak, omzundaki melek olacağım diye. Bilmeden, kalbinin darmad...

  • ' Balıklarda aglar ´´...
    Aslında denizler mavidir bilir misin ya da biraz yeşil... Griye bulanmış sulara , siyaha bulaşmış derinliklere...

  • ErKeKLerDe AgLaR...
    Ağlayamaz onlar... Gözyaşları olmadığından değil... Birileri "Erkekler Ağlamaz" dediği için de d...


Görüntüleme:3124, Cevaplar:59

İlginizi Çekebilir >
Alt 05-05-2011, 14:38 #2

LâHuTî

Aktif Üye

Hasreti Közleyip Kelimelere Düşen Mektuplar


KaDın aGLar--

Sevgili!

Haklı olan güvercinleri kuş sürülerine bıraktım.Anladım ki onlar da doğruluktan yandırdırlar.Vurulmadan gitsinler sonsuz barışa.Ezelden başlayan bir aşkın, ebedi sağanağına bulanmak için kanatlarını çırpsınlar.Bu nöbette ben geceyi oynayacağım.Yakalanmasınlar diye korkuyla vuruşacağım hüznün akrebi kemirdiği bu vakitte.


Herşey sana daha iyi bir dünya bırakmak içindir.Savaşları sona erdirmek için barış süvarilerini gönderdiğim düşlerim, şimdi bir umut ordusu olarak yeşil sancaklı alaylar halinde peşkeş ediyor sancıları.Heyecanlanıyorum.Acaba içimden kaç sürgünü silecekler bu sayede.Bilemiyorum.



Sevgili!


Sana bu yüzden hasretten dem vuran ayrılıklara gebe kalmış sahneleri yazmayacağım. Bir umut olsun diye; uzaklığı yakın eden halden bahsedeceğim. O zaman göreceksin umuda saldığım güvercinlerin barış naralarıyla nasıl da sürüler halinde gözlerinden geçtiğini. Selama durduklarını. Hepsi kanatları gücünce bir düş bırakacak avuçlarına. Sen yeter ki göğü bulama siyaha, kana, acıya…


Umut diye umdum.Sahnelenen oyunlarda hep yarım kaldım. Yaşanamayan halin tercumanlığını yapamaz hiçbir şaklaban. Bu yüzden ilkin kurduğum kulelerin bayraklarını göklere dikip en ucunda ölümle cedelleşen süvarilerimi saldım karanlıklara. Söküp gamsız hayaletleri yurdundan nar ile beyaza bulamaları için bekledim.Düşlerim o zaman şekillendi de öylece muaf tuttum uzaklığı senden.


Şimdi zamana meşaleler yakıyorum. Ezeli tapınağında aşkın. Müebbet sevgiler türetiyorum en çok da maviden derilmiş. Yıkılmayan,hengamesi dağlara peşkeş çekmiş düz yollar türetiyorum dağlarımda. Ki ayrılıkların yakın olduğu bu gece halinden üzerime setreylediğim yalnızlığıma sen katayım. En çok da bunu seviyorum.


Hani hikayesi vardır vurulan bir üveyiğin. İşte aşık da onun gibi kırıktır, yaralıdır.Bu yüzden de kanadı kırık daldan merhamet umar ya geceden sitem yüklü mektuplar çıkar halinden. Şairler çalar sancılarını kendileri yaşamışçasına.Sözlendirir ve çıkarırlar uluorta.Ben işte o halin en berrak haliyle gözlerimde dirilen şehir rüyalarını birleştiriyorum şimdi. İçinde sen adımlığım kaldırımlara bir sen de sana dair gülüş olsun diye bırakıyorum ulu orta izlenimlerimi. Bir sen çıksın diye saklanıyorum çıkmaz sokağa, uyandırıyorlar sanki o zaman içimdeki cehennemi kediler.


Sevgili!


Ellerin ellerimde ülkeler fetheden bir bildiridir şimdi.Göremezsin. Savaşları merhamete çevirip barış çıkaran ve kalbinin en sıcağında aşkla yoğuran mavi ütopyalar var gözlerinle akıttığım cümlelerimde. Bırak bu halimle ben bütün savaşlara savaş açmışım. Barışlar senin isminle anılsın bu yüzden. En çokda ismine değen baharlarda çocuklar oynasın doya doya. Uçurtmalarını salsınlar korkusuzca gökyüzüne.



Gaflete yer yoktu aşkın nişangahında. Bütün hünerler bu yüzden seyirlenirdi aşığın kalbinde. Her unutuşa bir can verilen anlarda abluka altına alınırdı şah damarı. Bir anlık gaflet bir can demektir. Nasıldan niçinden muaf. Gafil avlamayacağım bu yüzden kendimi. Bütün zamanların eskitemediği harflerle yazıyorum ismini yüreğime. Ki baharların hayatlığı hayat olsun.Sönmez ışıktan aydınlık olsun.

Sevgili!

Aşkın nişanı gönlümdeki ateştir.Bir de sayfalar dolusu biriktirdiğim isimlerindir.Sana şad olan gönlün, nasıl da yokluğunda eridiğini yazmayacağım. Bahtiyar gülüşlerine katmalısın o zaman yüzümü. Halleşen dileğim resminden bir hece olsun. Açışan ırmakların tenhalaşan zindanlarına salma beni.Yüreğim kordan iki hecedir.Biri lal iken diğeri tutsak, prangalı, hasret halidir.Bölme uykusuzluğumu bu yüzden. Gözlerim alışmasın rüyalara. Halin bende zaten beyandır
.





Alt 05-05-2011, 14:38 #3

SonKaLem

Aktif Üye

cok güzel.. emegine saglık..




LâHuTî Bunu beğendi.

Alt 05-05-2011, 14:41 #4

LâHuTî

Aktif Üye

BeNİMLe ÖLeCeKSiN...


Kaç kere denedim bir bilsen...
Ama kendime değil sana kıyamadım...
Yoksa bin kere keserdim nefesimi,
Bende solumasaydın....

Kaç fotoğrafında gözyaşım var bir bilsen...
Kaç kere yakmaya teşebbüs ettim.
Kıyamadım...
Yoksa yakardım tereddütsüz,
Ama öyle bir gülmüşsün ki
Kendimi yakıyorum ne zamandır..
Seni yakamadım.......

Kaç kere istedim bir bilsen sensizliği...
Kaç kere denedim...

Ama olmadı.....
Kaç kere sensiz kaldım...
Kaç kere benden vazgeçtim...
Kaç zaman ben olmadım...
Olmadı....

Bir gülüşüne kaç ömür adadım biliyormusun?
Bilmiyorsun...
Bilmeyeceksin....

Bende doğmadın ama
Benimle öleceksin..........


KaDın aGLar--




eskiAcik Bunu beğendi.

Alt 05-05-2011, 14:45 #5

LâHuTî

Aktif Üye

Nasıl


Bütün hakları saklıydı kalbimin..
Kimseye göstermedim orada biri vardı..
Benden bir tane daha..
Susan,bakan..
Sessizliği seven,o yalnız ufacık kız çocuğuydu..
O ağlardı gecelerce..
O susardı , o beklerdi..
Bütün hakları saklıydı..
Bir kişiye aitti..
O nerede diye beklerken..
Gökten inen bir yıldırım gibi düştün avuçlarıma..
Avuçlarımı yakan bir sevdayla..
Ellerim yandıkça o sıcaklık kalbime vuruyordu..
Sen diye yaşamaya başlamıştım..
Evet o deli , küçük kız seviyordu..
Minicik elleri yanıyordu O'nun sevdasıyla..
Ama yadırgamıyordu..
Seviyordu bu alevi..
Midesinde ağrılar,
Gözlerinde yaşlar,
Kalbinde kütürtüler..
Dinmeseydi..
Tutsaydı o beklediği ellerinden,sonsuza koşsaydı yanında..
Yıllarca susuz koşardı onun yanından..

Derken o gidiyordu..
Bu mavi gözyaşları olan kız, denize döküyordu göz yaşlarını..
O görmüyordu..
Yanan ellerini tutan yoktu ki..
Kalbindeki ağrı dinmiyordu ki..
Gidiyordu o..
Yazık..
Harcıyordu bu sevdayı..

Unutucak mı şimdi bu küçük kız.. Onu beklediği yıllara inat, bu rüya ile gerçek arasında yaşanmış sevdaya inat..
Asla unutmayacak ki..

Hey sen,
Büyük gururlu adam.. Unutulmayacağını bile bile..
Söyle..
Nasıl yaşayacaksın bensiz..?





Alt 05-05-2011, 14:50 #6

LâHuTî

Aktif Üye

böyle şeyleri kime söylemek nasıl olacak acaba


Ne lüks arabalar ne sporlar...
Sadece bisiklete binmek istiyorum seninle, neşeli çığlıklarını duyarak ha düştük ha düşeceğiz diye...
Ünlü bir şarkıcı olup, herkesin beni dinlemesini değil,taşlı bir kıyıda, ateşin önünde, fısıldamak istiyorum şarkımı sana makamlı makamsız..
Lüks lokantalar, vitrinde yemek gibi geliyor bana.İnan arabesk değil, yarim ekmek kaşar üstü kola paylaşmak
istiyorum seninle...
Tüm kitapları okuyup, yazarlarıyla tartışmak değil, Gece yatağımızda sarmaş dolaş, okuyup tartışmak bir kitabı. Senin fikirlerinle benimkilerle yoğurmak, benimkilerle seninkileri...
Bir sır vereyim sana, insanlar bilmiyorlar ama; ruh sevişir bedenden önce.
Geceler bizim.Ne su yatağı, ne mobilya, yatak odasında aşk ...
Yer yatağı sıcak gelir hep bana, ve çiçek, aldırma odayı oksijensiz bırakır çiçek diyenlere.
Onlarca yastık istiyorum aşk, yatak odamıza rengarenk, aldırma zevksiz olur diyenlere, Zevkli, içten duygu anlatımıysa, herhangi bir konuda; zevksiz bir şey yapamayız...
O kadar yoğunki duygularım sana....
Ne lüks villalar istiyorum onlarca odalı, ne dev malikane, ne yalı Duvarı olsun yeter metrekaresi önemli değil...
Bak bir sır daha sana, Eşlerin mutluluklarını, huzursuzluklarını, karakterlerini,geçmişlerini bir evin duvarı anlatır.
Bomboşsa duvarlar, ruh yoktur ikisinde de... Sadece yetmiş seksen yıl yasayacaklardır zaten.





Alt 05-05-2011, 14:54 #7

LâHuTî

Aktif Üye

İmkansızdık ..


Sen; içinde baharı gizleyen kışımsın benim...

Ve biliyorum ki o baharın güneşinde tenim esmer olmayacak hiç. Bana susmak
düşecek, payıma kilitlenmiş bir yürek kalacak. Kaderi önceden belirlenmiş
konuşmalar, paylaşmalar, bakışmalar olacak. Bir yerde aykırılığım tutup sarılsam
da içimde sana, sen bunu hiçbir zaman bilemeyeceksin...

Git diyorum sana, kalma yüreğimde, bu kadar özleteceksen kendini. Bir bakış;
gözüm gözüne değiyor; hissediyorum... Gitme diyorum. Kal geldiğin yerde. Ne
gitmelerin bitiyor; ne de benim sana kal demelerim...

Hangi aralıkta girmiştin içime anlamadım. Tüy gibi hafif, usul usul inivermiştin
yüreğime. Kabullenemedim önce. kocaman yalanlar söyledim kendime. Ben dışımda
tutmaya çalışırken seni, meğer içerde hakimiyetin çoktan başlamıştı. Kuşatmıştın
dört yanımı; ve kendim için çok geçti. Yerle bir olmuştu her şey. Olmazsa
olmazlarım; ilkelerim, yargılarım...

Nasıl bir şeydi, bu beni böyle yağmalayan. Şimdi karşı durmuyorum Sana, nasılsa
buluyorsun bir yolunu ve sarmalıyorsun içimi dışımı. Ayak seslerini duyuyorum
hangi yöne gittiğini bilemeden. Ben yaşanmış bir aşkta eski yaralarıma
yanıyorum, Sen yaralarına benden sevda sürüyorsun. "Belki"lerden,
"ihtimal"lerden, "keşke"lerden medet umuyorum, Senin belki de yabancısı olduğun
düşler büyüterek...

Ben, suretine değil, aslına dokunma ihtimallerinde mutlu oluyordum.
Ben seninle, aynı coğrafyada yaşayabilme ihtimalinden huzur buluyordum.

Şimdi, bilinci küflerinden kurtulmuş bir yürekle, süresi diğer aşklardan çok
daha uzun olacak bir aşkın ömrünü anlatıyorum, Sana dair yazılanlarda...

Şimdi, bir sayfa dolusu cümlelerle; bir imkansızlığın mucizeye dönüşünü
anlatıyorum...

Şimdi, bozgun sonrası imkansız bir zafer kazanan bir orduyum, bir yenilgide
zafer ne kadar anlam taşıyorsa o kadar anlamlaşıyorum...

Şimdi ben, dağıldıkça kurulan yeni düşlerde Sana bakıyorum… Umut; hep var olacak
çünkü...





Alt 05-05-2011, 15:26 #8

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


KaDın aGLar--

Sensiz kalmak...
Ne çok yokladı beni bu acı!
Başını alıp gittiğin zamanlarda beni de bensiz bırakıyordun.
Seni beklemekten başka bir de kendimi bulmam gerekiyordu.
Yalnızca fiziksel değildi gidişlerin..

Yanı başımdayken gidiveriyordun birden bire uzaklara.
Aklın, kalbin, düşüncelerin gidiveriyordu, ellerin ellerimdeyken bile...




SonKaLem ve LâHuTî Bunu beğendi.

Alt 06-05-2011, 17:08 #9

LâHuTî

Aktif Üye


Tren kalktı! ..
İstasyon booş vakit; gece yarısı...
Ben “seni” kaçırmışım! ..
.....

İçi bensiz trenlerin yolunda mı gözlerin? ..


Bir siyah karpuz gibi kırıldı gece...
Yarıldı içim;
...sen sızdın! ..


İhtiyar bir konağın iki karanlık duvarı arasında sallanıp duran bir sarkaç gibi bıraktın beni;
Boynumdan zamana asıp! ..
.....
Sallanıyorum...
Saat dolabının camları içinde yanıyor canım! ..
Dolap ise; camlı salonda tutsak! ..


Benim avucumdayken zaman ben’im kıvranan zamanın avucunda;
...kalbine mahmuz saplı avı gibi kartalın...
Pençesinden kurtulsam yer parçalar düşünce! ..
.....
Yaaar yar;
Revâ mı bunlar? ..

Bu nasıl bir gidiştir parmaklarının ucunda? ..
Ve parmaklarının ucunda iken canıma batan diken...
Canımsın...
C*****msın da bu gece; neden üşüyorum hayalinin kollarında? ..


Tren kalktı! ..
İstasyon boş...
Ve gecenin yarısı...

.....

Seni kaçırdığımı hangi cümle söylesin? ..





Alt 06-05-2011, 17:11 #10

LâHuTî

Aktif Üye


Çok sevdim onu.. Tertemiz sevdim..

Adının anlamına mıhladım yüreğimi.. Onun adına astım.


Çok sevdim onu.. Adam akıllı bekledim beklemekse.. Sabretmekse insana yakışmazdı benim sabrım..


Canım yandı ne tatlı dedim verdiği acı.. Doyulmaz hazları taddırırken bana kendimde değildimki tadına varayım..


Hep hak verdim her zaman yarın anlıcak dedim acele etme..

Geliyorum dedi kendimi bile kovdum yanımdan yabancılık çekmesin diye.. Gelmedi kovdugum bende gelmedi geri..


Seviyorum dedi nefessiz kaldım..

Dünyanın bütün dillerinde duydum dediğini.. Dünyanın bütün dillerinde gıkım çıkmadı.. Kala kaldım.. En yerinde duramayan durağanlığı taddım..


Sonra sustu.. Haftalarca duyamadım bir hecesini.. Aramadı sormadı.. Aradım.. Sordum.. Cevabı sustu..


Duydum..







Alt 06-05-2011, 17:18 #11

LâHuTî

Aktif Üye


Sana olan yüce sevgimin sancılı acısını bağıra bağıra gömdüm içime..
İçimdeki yar(a) her geçen gün kanser gibi büyüyorKaDın aGLar--
Acısı tahammül edilemez halde..
Yeminime bile inanmayan sana ;
Gitme dedim ..
Nafileydi ..
Yaşattıklarına rağmenKaDın aGLar--içimdeki seni kirletmeyeceğim ..
Aklına geldiğimde yüreğinin ufacık bir yeri sızlamıyorsa Git..(me)..
Düşünmeden Git..(me)..

Çünkü ben ;
Yokluğunda varlığını yaşatabilecek kadar seviyorum seni ..

Bırak ömrüm boyuncayıKaDın aGLar--
Son nefesimi verirken bile hatırlayacağım ;

Gözlerimin içine bakışını .!
Körler gibi yapıp yüzümün her noktasına dokunuşunu .!
Ellerimi avuçlarının arasında sarıp sarmalayışını .!
Canını canıma katarak sevdiğini söylerken omzumda ağlayışını .!

Şimdi düşündüğümde bunların hepsi yalanmıydı ? demekKaDın aGLar--
Kara leke sürmek gibi olur unutulmaz anılarımıza..

Yalan değildi biliyorumKaDın aGLar--
Ve işte bu yüzden
Sevgini gömsemde yüreğimin Derin(liklerine) KaDın aGLar--
İzin vermem asla seni tamamen yok etmesine .!
Unutmasına ..

Sen sev(me) - İste(me)
Razıyım diğer yarım...

Ben yinede ;
Mahşer günü bile yana yakıla seni arayacağımKaDın aGLar--
Sıcacık sarılışınla tüm korkularımı yok etmen için ..!!!






Alt 06-05-2011, 17:20 #12

LâHuTî

Aktif Üye


Belki de ölümün gizli provasıdır ayrılık...
Aldığın her nefes yalnızlığın zabtına geçmiştir
Gülümsemelerin solduğu yüz çukurlarından savruluyor
Aşkın imla hataları;
Virgüllerin beli kırılır satır ortalarında
Ve noktasızKaDın aGLar-- sorusuzKaDın aGLar-- işaretsiz
Hatta ünlemsiz satır sonları...

Gidenden sadece "hatıralar" kalır
Boylu boyunca pişmanlıklar uzanır gözyaşlarınla deştiğin yastık kenarlarına
Zaman durmuş gibi gelir sanaKaDın aGLar-- herşey bitmiş gibi
Sona yaklamış gibi susakalırsın kapı diblerinde
GidenKaDın aGLar-- gider velhasıl
Perdelerimden taşınır güneş
Varlığında konuşmayan duvarlarKaDın aGLar-- cümleleri sırtına yüklenip
Kirpiklerinde oyalanır kuru ayazlar
GidenKaDın aGLar-- daha gitmeden gömer seni
Ve senKaDın aGLar-- sesini yitirmiş bir rüzgar gibi kalakalırsın mevsimlerin ayak ucunda
Sonra konuşmakKaDın aGLar-- deli haykırmak istersin
Ama beceremezsin...

Sonra ömür boyu susmakKaDın aGLar-- ya da delice ağlamak istersin... Onu da beceremezsin...
Saklasan da içindeki yalnızlığıKaDın aGLar-- seni ele verir ıslak kirpiklerin....

Akşamın karanlığı düşer ayak uçlarına
İcinde birikmiş özlemi anlatacak birisini ararsınKaDın aGLar-- ya da sıcak bir omuz
Ama bulamazsın
Kimsesizliğin sert rüzgarı yalpalar yüzünü ve sonunda pes edersin
Yenilirsin
Sonra da esaretin başlar gri gökyüzünün altında...

Gün gelir ölümü arar olursun
Yenilgiyi kabul etmiş bir asker gibi diz çökersin mağlubiyetin iki yüzlü gölgelerine
Ve beklerken ölümün saatsiz sırasınıKaDın aGLar-- gözetlerken Azrail`in gececeği tozlu yolları
Kelimelerinle yalnızlığın kıyısına kusarsın çığlıklarını.
Gözyaşın akmaz sanırsınKaDın aGLar-- oysa iç cebinde biriktirdiklerin ayrılığın tek şahididir.
Baktığın her kadın gideni hatırlatıyorsa
Dudaklarında yüreğin yavaş yavaş soluyorsaKaDın aGLar-- susmaya mecbursun
Yalnızlığın ayak dibine düşmüşsen bir kereKaDın aGLar-- kalkmak için bir el arama etrafında..
Ve boşa çabalamaKaDın aGLar-- artık yenilmişsindir
Tüm zaferler senin eserindir artık...

Hayata cezalar kesercesineKaDın aGLar-- hala sol yanım içten ice kanamakta
Hala cerahatı bitmemiş bir ayrılığın narkozunda yüreğim
Ve soğuk parmak uçlarımKaDın aGLar-- ısrarla onun adını gökyüzüne karalamakta...

Sensiz ölmeyi göze alıp ölemiyorsam
Uzaklarda senin saçlarına değil deKaDın aGLar-- başkasının saçlarında dolaşan ellerini hala özlüyorsam

Hala sevilmektesinKaDın aGLar-- hala bendesin
Hala yüreğimde "aşka" demlenmektesin...

Bir zamanlar elele dolaştığımız sokaklardaKaDın aGLar-- anılarımızı ve gül kokunu hala arıyorsam
Saatleri duvarları mıhlayıpKaDın aGLar-- hep aynı şarkıyı dinleyip
Rüzgarın kovalandığı caddelerde sana arkası dönük olanları hep "sen" zannedip
Senin olmadığını anladığımda yüreğimi topuklarımda eziyorsam
Demek ki hala ben de yaşamaktasın
Hala ben de nefes almaktaKaDın aGLar-- hala ben de " dua dua " kanamaktasın...

Belki de yaşadıklarım acıdır
Ama aşk her acıya göğüs gerip gideni hala sevebilmektir...
Aşk belki de imkansızlığın dudaklarına mıhlanmış tek kelimedir
Ya da cümlelerin namlusundanKaDın aGLar-- yüreğine saplanan kanlı bir gözyaşıdır.

"Belki de sensiz aşk;
Ayrılığına göğüs geripKaDın aGLar-- bir yudum gülüşünle hiç gitmemecesine seni yaşayabilmektir..."

"Belki de sensiz hayat;
Ölümün önsözünde birkaç cümlelik olsa daKaDın aGLar-- mutluluğa senin adını yazabilmektir....."





Alt 16-05-2011, 15:49 #13

LâHuTî

Aktif Üye


Artık gelme…
Bir başka yılın baharını gösterir oldu takvimler.
İlk önce rengine alazlandığım o yeşil gözlerin yok artık. Çok geç kaldık çürümüş çiçekleri ellerimizle sulamaya. Bitirdiğin her şeyi en baştan yaşamak için çok geç…



Artık gelme…






Alt 16-05-2011, 15:56 #14
.İstanbuL
Misafir

Ve kadın ağlamaya devam eder





Alt 16-05-2011, 17:58 #15

~ηυя'υ_αуη~

~AdreseTeslimHasret~


KaDın aGLar--

Geriye Bakıp Yaşamıyorum Artık
Gözlerimi Kapattım ;
Önüme Bakmadan Yürüyorum Bilmediğim Bir Yolda
Yürüyorum Yağmurun Bile Gözyaşlarımı Bastıramadığı Sokaklarda
Geriye Dönüp Yaşanmışlıkları Hatırlayacak Gücüm Yok Artık

Yok Artık Deliler Gibi Sevmek
Yok Artık Geriye Dönmek...





LâHuTî Bunu beğendi.

Alt 16-05-2011, 18:45 #16

berenika_duygu

Yeni Üye


Kadın ağlar ağlar da gören ya da anlayan var mıdır acaba...

emeğine sağlık




LâHuTî Bunu beğendi.

Alt 26-05-2011, 13:58 #17

صوت الليل gecenin sesi

Foruma Isınan Üye


Kötü havalarda insan Dosta aç olur,
Bir araya gelse, Dost Dosta ilaç olur ,
Bahçede güller tek tek bir şeye benzemez,
Öbek öbek olunca, Bahara taç olur
(HZ Mevlana)


Hazreti mevlana nın bu eşşsiz sözünü siz dostlarla paylaşmak istedim...
saygı sevgi ve dualarımla...




LâHuTî Bunu beğendi.

Alt 26-05-2011, 14:04 #18

LâHuTî

Aktif Üye


Yön kaybındayım.
‘‘Dön!’’ demelerin ayıbındayım.

Çizgisiz kâğıtlara çizilmiş eğriliğim,
...Doğrulamadım.

‘‘Bitti.’’

Şimdi,
Söndü ışık.
Sustu dudağımdaki sen çalan ıslık.
Sen,
Dünya ahret acımsın artık!






Alt 26-05-2011, 14:09 #19

LâHuTî

Aktif Üye


Yokluğundaki nefes almalara teşebbüs ettiğim tereddüt dolu can sancısı yığınlarındayım…
Üç vakte kadar, kaldım…
Telaffuzum lal,
Kılavuzum kargaşalarla karılmış,
Farzım misal, örneklendirilebilirim…
Arzım masal, öykülerde anlatılabilirim…

Canımı yaktın…
Isıtıp tenini,
Aydınlatabildin mi kara gecelerini?

Aşk âminlerindeki ayrılık ayinlerine kâhin bırakan bir hain dirilteli beri yüreğin,
Gözlerim apseli,
Hep sensizliği aktı gördüklerime…

Hapse girmişçe duruyorum içimdeki sen'de…

Kastım var gidişine,
Kasten düşmüşüm süsü verilmiş acı dergâhı içindeki yargâh kulübesinde;
Yüküm sensizlik…

Hüküm giymişliğimi soyunuyorum kiracı gibi gelip gittiğin kir ağacının dibindeki gölgesiz çürümelerde…

Şimdi
Zor döndürüyor sesim dilimi dediklerime
Sesimi utanıyorum sana,
Seni tanımıyorum alfabedeki harfler arasındaki yabancılıkta
Yutamıyorum içtiğim suları olmayışlarındaki
Arbededeki darplarında…
Güne gün ekleyerek, eksiliyorum…





Alt 26-05-2011, 16:31 #20

Always and Forever

Forumun Tiryakisi


Sen; içinde baharı gizleyen kışımsın benim...

Ve biliyorum ki o baharın güneşinde tenim esmer olmayacak hiç. Bana susmak
düşecek, payıma kilitlenmiş bir yürek kalacak. Kaderi önceden belirlenmiş
konuşmalar, paylaşmalar, bakışmalar olacak. Bir yerde aykırılığım tutup sarılsam
da içimde sana, sen bunu hiçbir zaman bilemeyeceksin...



Git diyorum sana, kalma yüreğimde, bu kadar özleteceksen kendini. Bir bakış;
gözüm gözüne değiyor; hissediyorum... Gitme diyorum. Kal geldiğin yerde. Ne
gitmelerin bitiyor; ne de benim sana kal demelerim...

Hangi aralıkta girmiştin içime anlamadım. Tüy gibi hafif, usul usul inivermiştin
yüreğime. Kabullenemedim önce. kocaman yalanlar söyledim kendime. Ben dışımda
tutmaya çalışırken seni, meğer içerde hakimiyetin çoktan başlamıştı. Kuşatmıştın
dört yanımı; ve kendim için çok geçti. Yerle bir olmuştu her şey. Olmazsa
olmazlarım; ilkelerim, yargılarım...


Nasıl bir şeydi, bu beni böyle yağmalayan. Şimdi karşı durmuyorum Sana, nasılsa
buluyorsun bir yolunu ve sarmalıyorsun içimi dışımı. Ayak seslerini duyuyorum
hangi yöne gittiğini bilemeden. Ben yaşanmış bir
aşkta eski yaralarıma
yanıyorum, Sen yaralarına benden sevda sürüyorsun. "Belki"lerden,
"ihtimal"lerden, "keşke"lerden medet umuyorum, Senin belki de yabancısı olduğun
düşler büyüterek...


Ben, suretine değil, aslına dokunma ihtimallerinde mutlu oluyordum.
Ben seninle, aynı coğrafyada yaşayabilme ihtimalinden huzur buluyordum.

Şimdi, bilinci küflerinden kurtulmuş bir yürekle, süresi diğer
aşklardan çok
daha uzun olacak bir
aşkın ömrünü anlatıyorum, Sana dair yazılanlarda...

Şimdi, bir sayfa dolusu cümlelerle; bir imkansızlığın mucizeye dönüşünü
anlatıyorum...


Şimdi, bozgun sonrası imkansız bir zafer kazanan bir orduyum, bir yenilgide
zafer ne kadar anlam taşıyorsa o kadar anlamlaşıyorum...

Şimdi ben, dağıldıkça kurulan yeni düşlerde Sana bakıyorum… Umut; hep var olacak
çünkü...
__________________


Alıntı






LâHuTî Bunu beğendi.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:48 .