Sadece Unutmak İstiyorum
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 07-05-2011, 15:11 #1

Mavi Düşler.

Forumun Tiryakisi

Sadece Unutmak İstiyorum



Sadece Unutmak İstiyorum

Bildiğim hissedebildiğim tek bir şey var Unutmak
İçimde karmaşıklığın verdiği bir duygu var..
Ne tebessüm etmek istiyor dudaklarım
Nede gözyaşlarıyla yıkanmak istiyor gözlerim.
Mutlu olmaya çalıştığım bir zamanda
‘ umutsuzluğun ’ kapıyı çalması.
‘ Ben geldim ! ‘ demesinden korkuyorum..
Yapmak istediğim tek şey
Unutmak.
Güldüğümüz anları seviyorum diyip sarılmalarımı
Kaldırıp bir köşeye fırlatmak istiyorum .
Evet bir şeyi bu kadar içten istiyorum !
Senin için harcadığım zamanı hiçe saymak
Bu ilişkiye verdiğim gözyaşlarımı umursamamak
Emeklerimin çabalarımın boşa çıktığını
Görüpte görmemezlikten gelmek istiyorum.
İşte bu yüzden sadece
Unutmak istiyorum.



Benzer Konular

Görüntüleme:754, Cevaplar:3

İlginizi Çekebilir >
Alt 07-05-2011, 23:48 #2

Hilal

Deneyimli


Canı sıkkın bulutların havanın canı sıkkın…Bugün Pazar;

İstanbul bütün kasvetiyle doldururken sokaklarını yüreğim kanıyor benim.

Ne olduğunu bildiğim söylememek için çaba harcadığım bir acı var göğsümün sol yanında…


Yara!...Sadece bıçakla açılmıyor demek ki…

Canım yanıyor; Beynimde kelimeler birbirine girmiş

hangisi daha çok acıtıyorsa o dökülüyor dudaklarımdan.

İçimde zerre kızgınlık yok öfkeden değil bunlar kırgınlıktan…

Yüreğimin bütün ağlamaları gözlerimin kızarıklıkları amansız zamansız gelen yalnızlıktan…

Çıkartın artık maskelerinizi gördüm hepinizin yüzünü… Kandırmaya çalışmayın artık kendi yüreğinizi…

Verdiği sözü unutmamalı insan kullandığı cümleleri iyi bilmeli.

Yanlış söylemiş atalar ya da eksik; “söz uçar yazı kalır” diye…

Ya hafıza!...

Söylenen her şeyi unutmayan hafıza…Dikkatli kurun artık kurduğunuz cümleleri

dudaklarınıza her geleni söylemeyin her söylenene de inanmayın bundan sonra…

Canım yanıyor!...Canımı acıttınız!...

“Maskesiz yaşanmalı” demiştim zamanın bir yerinde… Maskeler acıtıyor çünkü bütün kalpleri…

Çıkartın artık maskelerinizi…Her taktığınızda yitiyor bir yanınız

her çıkarttığınızda takılı kalıyor hayalleriniz…Çıkartın artık maskelerinizi;

ben gördüm artık sizi yüzünüzü gözlerinizi duygularınızı….

Her başlangıç içinde veda sözcükleri barındırır.

İstanbul kasvetli ben; yeni bir başlangıcın arifesinde veda’lara hazırlıyorum kendimi…

İstanbul’a karanlık çöküyor şehir bütün ihtişamı ile ay’ın hükmüne tanıklık etmeye başlıyor…

Karanlık!... Maskeleri çıkartma maskesiz gezme vakti….

Kimse görmez sizi ay’dan ve ben’den başka…

Kimse tanımaz sizi…

Söylemem kimseye yüzünüzün olmadığını… Gözlerinizin yerinde boş çukurların olduğunu…

kalbinizin yerine kağıttan maketler koyduğunuzu…

Bugün Pazar…İstanbul karanlıklar içinde gökyüzü sıkıntılarda bulutlar kasvet dağıtıyor yeryüzüne…

Akşam bulutları sararken bütün sokakları karanlık aynı kasvetle karşılıyor kendine selam verenleri…

Bir veda anındayım şimdi bir başlangıcın arifesinde….

İstanbul hazır bulutlar hazır… Çıkartın sizde maskelerinizi hazırlayın kendinizi gerçeklere





Alt 07-05-2011, 23:49 #3

Hilal

Deneyimli


“Ne zaman sevdaya düşsem büyür yüreğim aklımdan uzak bir hayale kapılır giderim. Ben aşkın sevdalısıyım içimdeki çocuğu onda gizlerim….”

Kar Altında Aşk DüşLeri..

Kar Altında Aşk Düşleri!

Bugün biraz şiirsel bir giriş yaptım. Size bu yazıyı Abant Gölü’nün kenarından yazıyorum. Kaşımdaki tepelerde çam Ağaçları beyaza bürünmüş. Elimde bir bardak Sıcak kahve önümde manzaraya uyan beyaz bir Kağıt gel de şiir yazma!


Bazı anlar insanın aklına kazınır ya benim de bu manzara hafızamda yerini alacak. Saat sabahın körü etrafta in ve cin top oynuyor. Hatta onlar bile daha uyuyor olabilirler. İki Saatlik uykudan kalkıp şurada geçireceğim kısa zamanı kaçırmamak için kendimi Otel odasından dışarı attım. Dün gece kaç saat program yaptım oysa yorgunluktan kafamı kaldıramıyor olmam gerekirdi ama çakı gibiyim. Oksijen temiz Hava ne kadar özlemişim! İstanbul’un kaosundan çıkmadan bu huzura ihtiyaç duyduğunu anlamıyor insan.

Birkaç saat sonra yola koyulup tekrar İstanbul’a döneceğim. İçime çekebildim kadar çok çekiyorum havayı. Üstelik Kar seven biri olarak kimsenin Ayak izinin olmadığı beyaz yorganın üstünde yürümenin keyfini yaşıyorum. Hep burada mı kalsam acaba diye içimden geçirdim ama zor! Bu kadar dinginlik huzur ve sükunet bizim gibi alışık olmayan bünyeyi bozar.

Araba kornası zaman telaşı ilişki karmaşası olmadan nasıl yaşarım? Aslında pek de güzel yaşarım ama burada çift olmak lazım! Tek başına Karda yürümüşüm şömine önünde ısınmışım mangalın son deminde kahve pişirmişim ne fayda? Gönül mutlaka bir can yoldaşı arayacak kendine bahçede beslediğin köpeğin dostluğu da bir yere kadar.

Aslına bakarsanız bütün hikaye paylaşmak! Yalnızlığın bile keyfi yalnız kalabildiğin zamanlarda saklı kalıyor. İçinde sevda yokken zar zor atan bir kalbiniz varsa; dünyanın en güzel yerinde bile içinizi biraz hüzün kaplıyor. Sevginizi ekmeğinizi paranızı dostluğunuzu paylaşmadan cennette olsanız neye yarar?

Aşk da kolay iş değil kabul ediyorum ama var olan her şeyin içinde biraz sıkıntı gizli değil mi? İçinde kum taşımıyor mu çağlayarak akan dere? Gül bile dikeniyle birlikte yeşermiyor mu? Karı getiren soğuk değil mi? Her güzellik kendi içinde bir bedel ödemiyor mu?

O zaman sevda da sızısıyla geliyordur. Kalp dediğin öyle bedavaya atmıyor. Aşk denilen mucizeyi istiyorsan onun da karşılığı olmalı! Biraz fedakarlık biraz empati aşk dediğin emek kokmalı!

Zaman akıp geçmiş bu kadın da artık yola koyulmalı. Bu güzel yerden geriye hediye olarak şu iki satır kalmalı: “Ne zaman sevdaya düşsem büyür yüreğim aklımdan uzak bir hayale kapılır giderim. Ben aşkın sevdalısıyım içimdeki çocuğu onda gizlerim……”





Alt 07-05-2011, 23:49 #4

Hilal

Deneyimli


Nereye gitsem yanımda götürüyorum sevgimi ve nefretimi...

Nereye gitsem yanımda götürüyorum sevgimi ve nefretimi...

Her sabah yeniden sayıyorum kaç gündür görüşmediğimizi. Rüyalarımda görüyorum

karşılaştığımız anı başımı çeviriyorum bulamıyorum söyleyeceğim kelimeyi...


Nefretimle uykuya dalıp ve sevgimle kalkıyorum. Her sabah yeni bir güne başlasam

da sensiz yeni bir hayata başlayamıyorum...

Sabahları cebime koyup "iyi ki"lerimi "keşke"lerimi pişmanlıklarımı çıkıyorum

yola günün bir saatinde "keşke"lerimi alıyorum başka bir saatinde "iyi

ki"lerimi yanıma...

Bir cebimde ise hasretin hala duruyor yapacak hiçbir şey bulamayınca kalbim bu

yorgun kelimelerden medet umuyor...

Senden gittiğimde sadece yaralandım sandım aslında ruhum bedenimden ayrılmış

geriye kalan bir et parçasıymış anladım...

Artık kiminle konuşsam ruhum sendeki gibi havalanmıyor bugün kiminle tanışsam

kalbim sendeki gibi atmıyor...

Yanımdan geçen herkese sen misin diye bakıyorum seni gördüğüm anda başımı

çevirip kaçıyorum. Senden uzaklaşmak için sana doğru koşuyorum...

Bir gün ararsan açmayacağım diye kendime sözler veriyorum her telefon

çaldığında sen misin diye heyecanlanıyorum. Seni aramamayı cesaret sanıyorum

aramak mı zor aramamak mı bilmiyorum...

Hiçbir gelen senin yerini doldurmuyormuş hiçbir giden senin kadar

acıtmıyormuş...

Sensiz bir hayatta da mutluluk yokmuş aslında yokluğunun acısı sevgimden

büyükmüş aslında....





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:51 .