<< Sen Giderken >>
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 17-06-2007, 21:53 #61

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself



saoool





Alt 17-06-2007, 22:01 #62

siyah lale

Bizden Biri


<< Sen Giderken >>
BURDAYIM
İçimde bir ümit var onun için burdayım,
Belki gelirsin diye senin için burdayım
Vakit çok geç olsa da gönlüm mahzun kalsa da,
Yine aynı sayfada senin için burdayım





Alt 18-06-2007, 00:14 #63

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


siyah lale snde saol jijim





Alt 18-06-2007, 13:02 #64

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


Liseli Kız

Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı
Beyaz dantel yakalı liseli bir kız.
Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren
Al karanfiller gibiydi aşkımız...

Gülünce içimde rengârenk güzel,
Güller açılırdı iri.
Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah
Geceler gibiydi gözleri.

Bir mermer çeşmeden akan su gibi,
Geçip gidiyordu günlerimiz.
Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Gözleri konuşurdu susunca, mahzun:
'Seni seviyorum' derdi.
Sevdadan, gurbetten, hasretten yana
Sıcak türküler söylerdi...

Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz
Ürkek halleri vardı.
Ayrılık deyince oturup sessiz
Çocuklar gibi ağlardı.

Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim
İçli mektuplar yazdık.
Bazen yan yana yürür, beraber otururduk
Ama konuşamazdık.

Ben görmedim şimdi öyle diyorlar
Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş...
Unuttum her şeyi diyormuş
Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel
Sarışın çocukları süslüyormuş.

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım





Alt 18-06-2007, 13:12 #65

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


mezardaki aşk

AGLIYORUM YALNIZLIK ALIP GÖTÜRÜYOR BENI
BASKA BASKA DİYARLARA
SENİ DUSUNUYORUM AGLAMAKLI GOZLERLE
BELKİ DE RÜYAM DA SENI GORURUM DIYE

AMA İCİMDEKİ SENDAN HİC BİTMİYOR
AZ KALDI GELECEGIM YANINA
BİTECEK HASRET BİTECEK UZUN AGLAMAKLI GECELER
SEN MEZARDA BEN BURDA YANIYORUM

BENIM BEDENIMI KEFEN SARACAK BU HASRETLIK
ORDA SON BULACAK
AZKI KALDI BE GÜLÜM GELIYORUM
ARTIK BU AGLAMAYA SON VERIYORUM





Alt 18-06-2007, 13:45 #66

"E-K"

"Küçük Meleğim"


Yalnız Bir Opera / Murathan Mungan

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, ratsgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
Ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin


Yaz başıydı gittiğinde. Ardından, senin için üç lirik parça
yazmaya karar vermiştim. Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim.
Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.
Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.


Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından
kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
çerçevesine sığmayan
munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu


Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti
Mayıs. Seni bir şiire düşündükçe kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi
uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma. Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük usulca düşüyordu bir kağıt aklığına, belki de
ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.
Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha. Aşk mıydı,
değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi? "Eylül'de aynı yerde ve
aynı insan olmamı isteyen" notunu buldum kapımda. Altına saat: 16.00
diye yazmıştın, ve saat 16.04'tü onu bulduğumda.

Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran
Zaman'ı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını


Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza. Yaz ve getirdikleri.
Döndüğünde eksik, noksan bir şeyler başlamıştı. Sanki yaz, birbirimizi görmediğimiz o üç ay, alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan, olmamıştı, eksik
kalmıştı.
Kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık yarım kalmış
arkadaşlığımıza. Adımlarımız tutuk, yüreğimiz çekingen, körler gibi tutunuyor, dilsizler gibi bakışıyorduk.
Sanki ufacık birşey olsa birbirimizden kaçacaktık.

Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki.
Zamanla gözlerimiz açıldı, dilimiz çözüldü güvenle ilerledik birbirimize.

Gittin.şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.


Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
Ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
Bizden diyorum, ikimizden
Ne kalacak?

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları
gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir
şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.
Artık hiçbir duygusunu anlamayan çocuklar gibi
Ve elbet biz de bu aşkla büyüyecek
Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz

kış başlıyor sevgilim
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
oysa yapacak ne çok şey vardı
ve ne kadar az zaman
kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye
upuzun bir kış başlıyor sevgilim
ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.


Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu
gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak...

Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır
çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır
içinizdeki ıssızlığı doldurmaz hiçbir oyun
para etmez kendinizi avutmak için bulduğunuz numaralar
Bir aşkı yaşatan ayrıntıları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz
çıplak bir yara gibi sızlar paylaştığınız anlar, eşyalar
gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar
korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,
çağrışımlarla ödeşemezsiniz
dışarıda hayat düşmandır size
içeride odalara sığamazken siz, kendiniz
Bir ayrılığın ilk günleridir daha
Her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkla

Gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup
kulak verdiğiniz saatin tiktakları
kaplar tekin olmayan göğünüzü
geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç
suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz
bakınıp dururken duvarlara
boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi
kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar
gibi
yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutukluluk haline, bir trafik
kazasına, başımıza gelmiş bir felakete, işkenceye çekilmeye, ameliyata
alınmaya
kendimizi hazırlar gibi
yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimizi
ama öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,
ve kazanmış görünürken derinliğimizi
Ne zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizde
bir anın, yalnızca bir anın bütün bir hayatı kapladığı anlar
o tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdi
hayatımıza verdiğimiz bütün anlamlar


denemeseniz de, bilirsiniz
hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar


Bana Zamandan söz ediyorlar
Gelip size Zamandan söz ederler
Yaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir ise yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler,
öyle düşünürler.
Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden
karşılaşmak kolay değildir elbet. Kolay değildir bunlarla baş etmek,
uğruna içinizi öldürmek. Zaman alır.
Zaman
Alır sizden bunların yükünü
O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar
dibe çöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir
yerlerden
bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir

gün gelir bir gün
başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide
o eski ağrı
ansızın geri teper.
Dilerim geri teper. Yoksa gerçekten
Bitmişsinizdir.

Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır, anlamları
önemi kavranır. Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini
kazanır. Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.

Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Herşeye iyi gelen Zaman sizi kanatır


ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
günlerin dökümünü yap
benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini
kim bilebilir ikimizden başka?
sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmış
bir ilişkiyi, duyguların birliğini, bir aşkı beraberlik haline getiren
kendiliğindenliği
yani günlerimiz aydınlıkken kaçırdığımız her şeyi
bir düşün
emek ve aşkla güzelleştirilmiş bir dünya
şimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyor orada
ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
Bunlar da bir ise yaramadıysa
Demek yangında kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda


Bu şiire başladığımda nerde,
şimdi nerdeyim?
solgun yollardan geçtim. Bakışımlı mevsimlerden
ikindi yağmurlarını bekleyen
yaz sonu hüzünlerinden
gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim
geçti her çağın bitki örtüsünden
oysa şimdi içimin yıkanmış taşlığından
bakarken dünyaya
yangınlarda bayındır kentler gibiyim:
çiçek adlarını ezberlemekten geldim
eski şarkıları, sarhoşların ve suçluların
unuttuklarını hatırlamaktan
uzak uzak yolları tarif etmekten
haydutluktan ve melankoliden
giderken ya da dönerken atlanan eşiklerden
Duyarlığın gece mekteplerinden geldim
Bütünlemeli çocuklarla geçti
gençliğimin rüzgara verdiğim yılları
dokunmaların ve içdökmelerin vaktinden geldim.

Bu şiire başladığımda nerde,
şimdi nerdeyim?
yaram vardı. bir de sözcükler
sonra vaat edilmiş topraklar gibi
sayfalar ve günler
ışık istiyordu yalnızlığım
Kötülükler imparatorluğunda bir tek şiir yazmayı biliyordum
İlerledikçe... Kaybolup gittin bu şiirin derinliklerinde
Aşk ve Acı usul usul eriyen bir kandil gibi söndü
daha şiir bitmeden. Karardı dizeler.
Aşk... Bitti. Soldu şiir.
Büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden


Daha önce de başka şiirlerde konaklamıştım
Ağır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerinde
Aşk yalnız bir operadır, biliyordum: Operada bir gece
uyudum, hiç uyanmadım.
barbarların seyrettiği trapezlerden geçtim
her adımda boynumdan bir fular düşüyordu
el kadar gökyüzü mendil kadar ufuk
birlikte çıkılan yolların yazgısıdır:
eksiliyorduk
mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim
her otelde biraz eksilip, biraz artarak
yani çoğalarak
tahvil ve senetlerini intiharla değiştirenlerin
birahaneler ve bankalar üzerine kurulu hayatlarında
ağır ve acı tanıklıklardan
geçerek geldim. Terli ve kirliydim.
Sonra tımarhanelerde tımar edilen ruhum
maskeler ve çiçekler biriktiriyordu
linç edilerek öldürülenlerin hayat hikayelerini de...
korsan yazıları, kara şiirleri, gizli kitapları
ve açık hayatları seviyordu.
Buraya gelirken
uzun uzak yollar için her menzilde at değiştirdim
atlarla birlikte terledim yolları ve geceleri
ödünç almadım hiç kimseden hiçbir şeyi
çıplak ve sahici yaşayıp çıplak ve sahici ölmek için
panayır yerleri... panayır yerleri...
ölü kelebekler... ölü kelebekler...
sonra dünyanın bütün sinemalarında bütün filmleri seyrettim.
Adım onların adının yanına yazılmasın diye
acı çekecek yerlerimi yok etmeden
acıyla baş etmeyi öğrendim.
Yoksa bu kadar konuşabilir miydim?

ipek yollarında kuzey yıldızı
aşkın kuzey yıldızı
sanırsın durduğun yerde
ya da yol üstündedir
oysa çocukluktan kalma gökyüzünde hileli zar
ölü yanardağlar, ölü yıldızlar
ve toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı

AŞKIN BİR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BAŞKA TÜRLÜ GEÇİLEN
AŞKIN BİR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BİRAZ GEÇİKİLEN
gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler
gözlerim
aşkın kuzey yıldızıdır bu
yazları daha iyi görülen
Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler
ilerlerim
zamanla anlarsın bu bir yanılsama
ölü şairlerin imgelerinden kalma
Sen de değilsin. O da değil
Kuzey yıldızı daha uzakta
yeniden yollara düşerler
düşerim
bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda
ben yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasında
Darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler
yaşamsa yerli yerinde
yerli yerinde her şey

şimdi her şey doludizgin ve çoğul
şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi
şimdi her şey yeniden
yüreğim, o eski aşk kalesi
yepyeni bir mazi yarattı sözüklerin gücünden


Dönüp ardıma bakıyorum
Yoksun sen
Ey sanat! Her şeyi hayata dönüştüren





Alt 18-06-2007, 23:58 #67

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


oy oy bidenem saool





Alt 19-06-2007, 00:00 #68

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

Can Yücel





Alt 19-06-2007, 00:24 #69

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


Sevi Şiiri

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kah çocukça mavi, kah inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karsısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

Ümit Yaşar Oğuzcan





Alt 19-06-2007, 00:25 #70

[»»αяєѕ««]

»»кöнηєℓιм^


...Ben hüzün çiçeğiyim...


<< Sen Giderken >>

Bir bahar sabahı tanıdım ben yanlızlığı her baharda ayrı dem tuttu yüreğim...
Bir fidandım önce büyüdüm yetişdim.Büyüdükçe öğrendim acıyı sevinci ve hüznü,yağmuru sevdim ve doğanın yeşilini üzerime konan uçuç böceklerini sevdim ben hüznü sevdim
adım her aşkta anıldı adım her yağmurda ıslandı çünkü ben hüzün çiçeğiyim....


<< Sen Giderken >>
Baharın her rengini taşıdım ben,ama her çiçekten bir ayrıcalığım vardı.
Ben sadece ağlanılırken anılırdım oysa bütün çiçekler mutlulukla anılırdı,ben hüzündüm gözyaşıydım bana bakan mutlu olamazdıki duygularını dökerdi yapraklarıma hiç el değmezdi çünkü tepemden hep yağmur gibi gözyaşı akardı çünkü ben hüzün çiçeğiyim....


<< Sen Giderken >>

En çok yağmurum severim ben onun altında ıslanmak en güzel mutluluğum bana değdikçe taneleri onun tarafından okşanmak en sevdiğim yanıydı...
Hep uzaklarda büyümek istemişimdir kimse bilmesin kimse görmesin ben mutsuzluğun ta kendisiyim bu yüzden solgun bu yüzden boynu büküğüm çünkü ben hüzün çiçeğiyim....

<< Sen Giderken >>
Boynu bükülmüş sevdaların arkasından bakan hep ben oldum onlar yenildikçe ben büküldüm onlar yenildikçe ben soldum ve onlar yıkıldıkça ben ağladım...
Çünkü ben hüzün çiçeğiyim....

18.06.2007.....Pazartesi.....19:05





Alt 19-06-2007, 00:32 #71

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


coqq saol





Alt 19-06-2007, 00:33 #72

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


Ben Seni Sevdim mi

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim....

Ümit Yaşar Oğuzcan





Alt 19-06-2007, 00:39 #73

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Birşey Var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol Behramoğlu





Alt 19-06-2007, 02:10 #74

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


İki Kelime




Güneş görmemiş geceye lef diyemem,
Benim nazım sana geçer,
Bu kalp nasıl gün görmemişse,
İçinden geleni söylediği gibi,

Sana da söylerim,
O iki kelimeyi,

Ama gıyabında değişebilir düşünceler,
Fuzuli gönül eğlendiremem ben,
Ciddiyim bu konuda hafife alma,
Şaka da yapmıyorum her şey açıkta,

Sen istersen söylerim
O iki kelimeyi,

Yalanı talanı yok ha...
Falanı filanı hiç yok,
Evimin kadını olasın isterim,
Lafla da olmaz bu işler bilirsin,

Yeter ki gel söylerim,
O iki kelimeyi.





Alt 19-06-2007, 02:20 #75

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


Çiğ Tanem


nasıl düştüm bilmiyorum bu bilmecenin tuzağına,
öylesine genç bir yürekle aşıktım sana,
seni kaybedilmiş zamanlar içinde bulmuştum sanki,
ama kaybetmekten korkuyordum belli ki,
yangını oldugum yıllar geri gelmişti sanki,
seninle daha rahat, daha mükemmeldi her şey,
sevgi zinciri sarmalamıştı bizi,
vazgeçilmez olmuştuk ikimizde,
bu kadar çok seveceğim hiç aklıma gelmemişti,
her anı bile apayrı bir heyecan,
tıpkı ilk tanıştığımız o anki gibi,
seni seviyorum Çig Tanem,
yokluğuna düştügüm her saniye,
sesini duymadığım her an kabusum oluyor,
kendimi tanımaz oluyorum,
önce kendime sonra da,
seni bıraktığım o güne lanet ediyorum,
işte o gün geliyor aklıma,
öylesine içten, öylesine masum bir sarılışın vardı ki
sanki son veda busesiydi dudağıma kondurduğun öpücük,
seni özlüyorum Çig Tanem,
her gece başka bir uyanışla irkiliyorum,
boşalıyor bütün iliklerim,
sarhoşluğunu atamıyorum üzerimden,
ağlıyorum beni terkettiğin yalnızlığa,
haykırışım oluyor kaderime,ama isyan etmiyorum,
hayatın bu kadar acımasız,
bu kadar anlamsız olacaği gelmemişti aklıma,
seni şiirlerde, seni resimlerde bile hatırlamak güzel,
hatıran kaldı bana "Gölcük" sokakları
her kaldırım taşında adın yazılıydı sanki,
seni bekledim Barbaros Lisesi'nin kapısında,
her hafta sonuydu dolaştığımız Kavaklı Sahili,
umudun bulustugu her yandı Iskele,
el ele gezindiğimiz Değirmen dere, Izmit Fethiye,
bir yenileşme içinde her kare,
ama sen gelmiyordun bana,
unuttuğunu sanmıstım aslında,
ölmüş olduğun gelmiyordu aklıma,
gözlerim sığınaklarında sırılsıklam,
bir umuttu bir demet gül koymak mezarına,
dokunabilmekti toprağina avuç avuç,
o da yok olmuş enkazlarda,
adın dilimde sevdan yüreğimde,
hep sen olacaksın gülüşlerimde,
unutulmayacaksın mısralarımda bir tanem
en güzel cennetinde, sen rahat uyu "Çig Tanem",





Alt 19-06-2007, 05:18 #76

siyah lale

Bizden Biri

<< Sen Giderken >>
SÜRGÜNÜM
Ates olsan duman olsan kar etmez
Giden gider yollar geri getirmez
Bu talih de seni bana yar etmez
Ayrılıktan ayrılığa SÜRGÜNÜM

Işık seçtim gözlerini gönlüme
Yorgan gibi çekip gittim üstüme
Kimliğimden adresimden kime ne
Sokaklardan sokaklara SÜRGÜNÜM





Alt 19-06-2007, 09:33 #77

`°º¤øCandyø¤º°`

iris


Benim gönlüme sevgi sığmaz derdin
Sığdıramadın el olup gittin yar
Hep vefasız poyraz gibi eserdin
Eserdin de yel olup gittin yar

Hatırlayamaz oldum ben ismini
Unuttum hayalini,hem cismini
Yaktım mektuplarını tüm resmini
Yaktım hepsini,kül olup gittin yar

Yüreğimde şimdi acı ve sızı
Vefasız dünyanın en vefasızı
Bastın yüreğime ateşle közü
Sönmedi işte sel olup gittin yar

Zaman bitti, geldi gelecek ecel
Ecelden önce ne olur sen gel
Çeker beni gerisin geriye bir el
Koklamadığım gül olup gittin yar

Gücüm yetmez benim yüce dağlara
Ateş düştü gönlümdeki bağlara
El salladım geçip,giden yıllara
Bana gelmeyen yıl olup gittin yar





Alt 19-06-2007, 11:24 #78

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


çoq saoln kıslar





Alt 19-06-2007, 11:26 #79

^^erdog^^

~[G]~a~M~z~[E]~


Iste ayrilik saati geldi .

Bir aksam üzeri gittin ,

bir daha gelmemek üzere ..

Ellerimi aldin , dudaklarina götürdün .

Hala sizliyor gözyaslarinin degdigi yerler .

Oysa hiç istemiyordum gitmeni ,

hep benimle kalacagina öylesine inanmistim ki !

Geçici ayriliklarina ne kadar uzun olsa da katlaniyordum .

Çünkü ; yine sana kavusmak ümidi vardi içimde .

Simdi ögle sonlari bir gece yarisinin zifir karanligina gömülecek .

Koridorlar bosuna bekleyecek ayak sesini .

Daha düne kadar '' yasamak '' diyordum ,

'' senin için yasamak ..''

Nasil inaniyordum sana bilemezsin .

Beni yasama gücünün en yüksek noktasina çikarmistin .

Yalansiz bir sevgiydi verdigin .

Öyle güzeldi ki !

Beni durmadan sevmeni istiyordum .

Belki yine seveceksin , daha çok seveceksin .

Fakat ben çikardigin noktanin çok uzagindayim simdi .

Bosluga birakilmis bir cisim gibi sifira dogru yaklasiyorum .

Yere çarpip parçalandigim anda ;

anlayacaksin verdigin acinin dayanilmazligini .

Araladigin , varlikla yokluk arasindaki o perdeden muhtesem bir son seyredeceksin .

Yasamasiz ve ölümsüz bir son olacak bu !




Gitme diyemedim sana , demiyecegim de ..

Beni sevmek hakkini tanidigim ilk kadina '' gitme '' diyemem , anliyor musun ?

Çünkü kalacagina inaniyordum , dedim ya sana inaniyordum .

Ayriligi gerektiren sebeplerin tartismasi yapilmaz bence .

Sevmek istemektir .

Istemekse kalmaktir bir bakima .

Sevsen isterdin beni , istesen kalirdin , hiç gitmezdin ..

Her çaresizlige karsi durabilirdim seninle , her seye meydan okuyabilirdim .

Sevgin gücümdü , sevgimin acin oldugu kadar ..

Seninle paylasmak vardi kederleri , hazlari bölüsmek vardi .

Seninle yasamak vardi kiyasiya ..

Hepsi bir anda yok oldu görüyor musun ?

Kestigin yerden kan akmayacak mi sandin ?



Beni yapayalniz koyup gittigin yer bir kan denizi simdi ..

'' Senden '' diyordum . '' Seninle '' diyordum .

'' Senin için '' diyordum . Simdi sensizim .

Seninle olmamin haksizligini ögrettin bana .

Artik senin için yazamam bile .





Alt 19-06-2007, 13:44 #80

Sokαktαki Mαdαm

Believe İn Yourself


çok saol





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:55 .