#861
Emeginize saglık
Teşekkür ederim =))



#862
<< Sen Giderken >>
' Karanlığım . . '
Tüm ışıklarını söndürdüm gözlerimde şehrin
Siyahını çekmiştim üç beş nöbetlerinin karşı kıyıya
Hemen hemen her gece yaparım bunu
Günü teslim ettikçe düne, pembeleri solar çocukluğumun
Dibinde kırılganlıklarıyla birikir, yalnızlığımın cam askerleri
Asılı kalır gözlerim yıldızlara, kaydıkça bilirim ki
İzinde yaldızlanıp dağılır bir çaresizin daha sessiz harfleri

<< Sen Giderken >>

Büyüdükçe, beyaz düşler bıraktı içimdeki çocuk
Açıldıkça saçlarının örgüsü, kör düğüm oldu heveslerim
Tüm inandıklarım soluksuz
Kalpten yağmur damlaları ve isminle gökkuşağını çizmiştim beyaz kağıtlara
Toprağa düştükçe ıslak renkleri,
şiirler açardı yüreğimin arka bahçesinde
Rengarenk olurdu yaşam
Oysa şimdi
Katili oldum papatyaların, her yaprağında ayrılığın kan izleri

Kirletti mavi düş tarlamı, sular çekildi gözlerimden
Sere serpe ölü çiçekler

<< Sen Giderken >>

Teninin ateşine daldırıp kirpiklerimi
Resmini çizerdim kızıl dokunuşlarının
Sen mi yanardın bende yoksa ben mi kül olurdum teninde bilmiyorum
Renkleri yoktu bedenlerin, duvardaki sevişmelerde
Öğrendim ki, renk körüymüş Aşk

<< Sen Giderken >>

Ne hayalleri beyaz, düşleri pembe, ne umutları mavi, huzuru yeşil
Arzuları da kırmızı değilmiş ki
Beyazda başlayıp siyahta bitermiş aşk
Belki de bu yüzdendir anılardaki
fotoğrafların çabuk solması
Renkler, bana bakın! büyüyorum siz iç içe girdikçe
Alacanızda yine de tutunuyorum hayata

<< Sen Giderken >>

Seni düşünüyorum, yine özledim! yine, yine, yine
Sen ki sakıncalı sevdam, sen ki yasaklım
Büyümemin en ağır cezasısın belki de, razıyım

Sus! çocuk ol yanımda
Çığlıklarım zaten senden de, benden de büyük
Haykırmayacağım adını dokuz boğum yutkunarak

<< Sen Giderken >>

Koklamalıyım tenindeki yasak çiçekleri ve uyumalıyım
Uyumalıyım da
Kaçıncı uykusuzluğumdayım, bilmiyorum
Karanlık, eflatun şalını çıkarmaya başladı el ele dolaştığımız sahilde
Ardın sıra kırılan ışıkları topladı ellerim gümüş tepsiye
Yaldız yaldız yalnızlık, yıldız yıldızdı gece
ve bittim

<< Sen Giderken >>

Siyahla beyazın farkı olmadığı saatlerde
Kırmızı kostümünü çıkarıp aşkın
Efkarımı tütsülemek için yaktım karanlığı

Eski bir tangonun ritmiyle
Dört duvarın dipsiz köşelerinde ağını örüyorum yalnızlığın
An ile anılar arasında
Her defasında, bir öncekini unutup başka sözler yazıyorum bu
müziklere
Aşk
şarkılarım, şiirlerim ve suskun hayalin kaldı bende

<< Sen Giderken >>

Mülteci kampındaki
Ölümle özgürlük arası çizgide sıkışandan farkım yok aslında
Çizgiyi geçerse ölüm, geçersem sensizlik
Kalırsa işkence, kalırsam da sensizlik
İkisi de ölüm be! yokluğun ölüm

<< Sen Giderken >>

Uzak ülkelerde olmak isterdim şimdi
Hiç bilmediğim insanlar arasında
Avazım çıktığı kadar bağırmak seni sevdiğimi

Kimsenin anlamadığı dilde
Sonra hırsız bir rüzgar yürütmeli sesimi
Sabaha karşı pencerenden içeri bırakmalı
Unuttuğun ninnileri mırıldanmalıyım sana güneşin sızlayan ışığında

<< Sen Giderken >>

Bugün göğsümde uyanır mısın?
Saçlarımdan toplar mısın yıldızları?


Ne çok şey sığdırdım ismine
Ne çok sevda, özlem ve onca kavga
Her şey sensin aslında, ah! bu şehir, bu sahil
Her parmağının dokunuşu dipsiz kuyular açar da atar beni maviye
Saçlarımın dalgasında havalanır beyaz kelebekler
Tut, tut ki bahar sende kalsın, ben sende
Sabaha çıkıyorum düşlerin yorgun renkleriyle
Yine yarım kalmış
şiirler var yarına
Yine sen dolu yaprakları dökecek zaman
Birikeceksin bende


<< Sen Giderken >>

Karanlık gibi sarsam seni, Serilsem, sarılsam, sevişsem dizelerle

Öyle bir şiir yazsam ki
Hani o herkesin yazıp da yetmediği Seni Seviyorumlar var ya
O bile şaşırsın
O kadar çok kullandık ki aslında, ondan mı yetmiyor sanki?

<< Sen Giderken >>

Kirpik altındaki kimsesiz sahillere bırakıyorum yaşlarımı
Esen onca mavisin bende, onca umut

Ah! bir de çıkmaza gitmese yollar
Hani akan suların toplansa coğrafyamın bakir kuyularında
Konuşamıyorum
Yorgunum
Tüm sesleri kesildi, sesini kulağımda hissettiğimde
Bak bir geldin arapsaçına döndü düşlerim
Ben alışkın değilim ki seni seviyorum diyen adamların gerçekliğine
Sen gerçeğimsin, belki de burada yanıltıyor beni aşk

<< Sen Giderken >>

Hafıza kaydımda ne varsa sildim
Kim varsa zaten kendini sildi gittiğinde
Şimdi kaydını tutuyorum öpüşlerinin ve fısıldadığın
şiirlerin
Söndürdün şehrin tüm ışıklarını, göz kapaklarımda
İşte şimdi yanımdasın
Bak, çekilirken gece, portakal çiçekleri koktu güneş
Duyuyor musun?
Renklerim, düşlerim yorgun
Beyazdan çaldım gecemi
Söylesene, senin ismin ne renkti?
Tüm ışıklarını söndürdüm gözlerimde şehrin
Karanlıktayım


#863
Sagol tatlım


#864
Tükenişin vuslata dayandığı noktada, duygularım,
Mıhlanmış ihanetin mührü sevdanın üstüne.
İniltilerimin çığlık olduğu, saatlerin kıt’a duruşta olduğu an
Sözlerimin ötesine saklanmışken öfkemin, zehri
Acılar soluksuz, çırpınışta çaresizliğim an be an.

Gözlerimde eriyişinin yaşlara döndüğü anda vakit,
İhanetin soğukluğu ellerimi sarmalayan,
Başka tende düşlemek acıtırken sana ait bedenimi,
Görmek başka yüreklerdeki izini,
Köklü bir kitabenin silik izlerine dönüşmekteyken,
Git şimdi…

Bedenimde kaskatı bir ateş, her yerde sen,
Ya başkasındaki? O da mı sen?
İçimde zehrinden başka sevdama öfke,
Sana kırgınlık, aşka sitem, ihanete darbe…
Git şimdi…
Bitti artık sana adanmış hayatın sahnelendiği perde.

Dudaklarıma yapışmış tadın,
Bir tükürük kadar somut artık, acımtırak…
Yükleyip sevdanın layıksız yanını sırtına,
Git şimdi…
Bir elinde aşkımı sendelettiğin anlık zevkin,
Bir yanında sana sadakatini sunan kadınlığımla git, yalınayak…

Git şimdi…
Ardına bir ihanetin acıya dönüşen yanını,
Bir de hoyratlaşan körpe sevdalarımı bırak…



#865
Kendini arıyor deli bir dalga,

Ümitsizce dövüyor kıyısını sevdanın.

İçimde gece ve yağmur…

Saçlarını okşatır koylarında dalgalar,

Yapraklar güle sarılmış ölesiye.

Martılar umarsız…

Gece giderayak yorgun…

Sakın ha sen düşme yılgınlığa!

Hüzün kadar eskidir bekleyişin dingin suları.

Çürüyen kaldırımlar yürüyor üstüme,

Bedel verdiğim her davamın sorgusunu

Kirpiklerimi devirip onaylıyorum.

Habercisidir baharın kardelenler,

Günün bitmişliğine rağmen.

Bizlerse sürgün çiçekleriyiz aslında,

Hücrelerde susamışız sevdalara.

Sancı düşüyor kentlerin karanlığına,

Uzun fabrika sirenleriyle.

Düşler göz pınarına gizlenmiş,

Öfkeli bir şiir ürkekliğiyle,

Yasaklı harflerin imlasız duruşlarıyla.

Acılar vuruyor pencerelere,

Yüreğimizde büyüttüğümüz uçurtmalar.

Geceyi uyutuyor yıldızları ürkütmeden.

Ve diğer yanım sen

Gülüşün geçiyor usumdan zamansız,

Dolu dizgin akarken mavi bir ırmağın,

Kızıl kıvrımlarından sonsuzluğa..



#866
#867
tskler


#868
<< Sen Giderken >>


Seviyorum seni seviyorum
Özlüyorum gizlemeden söylüyorum ..







İsterim ki sende yaz bu sevgiyi kalbine
Aşkın baharında aç şu gönlümde ..


#869
İşte yeni bir Son daha…
hayaL kırıkLığıyLa doLu küςük bir Son…
Senden önćeSi yokmuydu Sanki…
yaşamadığımı mı SanıyorSun o zaman…
her bitişte neFeS aLamam deyip,
SonraSı yine başa Sarmadığımı mı …
evet biraz SarSıLaćağım…
ama aSLa yıkıLmayaćağım…
beLki kendimLe Savaşaćağım…
beLki Luğunun aćıSıyLa ağLayaćağım…
biLdiğim tek bir şey varkii…
hak etmediğin bu Sevqiyi Sana hiςbir zaman anLatmayaćağım !


#870
••Hayat Yolu Ve Tanrı••


Adamın biri bir gece bir rüya görmüş:

upuzun bir kumsal boyunca yanında Tanrı ile yürüyormuş.
Onlar yürürken tam
Karşılarındaki gökyüzünden de bir film şeridi
Gibi adamın hayatından sahneler geçiyormuş.

Kumsal, adamın hayat yolu imiş sanki......


Adam kumda iki çift ayak izi kaldığında dikkat
Etmiş...... Bir çifti kendisinin bir çifti tanrının.

Hayatının son sahnesi de gökyüzünden
Geçtikten sonra adam, kumdaki ayak izlerine
Boydan boya bir daha bakmış ve birden
Bir şey dikkatini çekmiş.


Hayat yolunun pek çok bölümünde kumda
Sadece bir çift ayak izi görülüyormuş ve
Adam dehşet içinde farketmiş ki ,

ayak izleri, hayatının en kötü, en acı anlarında
Teke iniyor. Bu keşfi onu fena halde rahatsız
Etmiş ve tanrı'ya sormaya karar vermiş.

Tanrım! Eğer sana inanırsam senin yolundan
Gidersem her zaman yanımda olacağını, her
Zaman yanıbaşımda yürüyeceğini söylemiştin......

Oysa, hayat yoluma bakıyorum. En zorlu,
En kötü, en acılı anlarımda sadece bir çift
Ayak izi görüyorum kumda...... Anlayamıyorum
Tanrım, anlayamıyorum...... Hayatın kolay
Günlerinde yanımda yürüyorsun da sana en
Muhtaç olduğum anlarda beni niye terkediyorsun?


Tanrı gülümseyerek cevap vermiş: sevgili,
Çok sevgili evladım...... Ben seni çok sevdim
Ve hiç terketmedim. Hayat yolundaki o zorlu
Sınav günlerinde yani en acılı en kötü anlarında
Kumda hep bir çift ayak izi gördün.

Dikkat et! Ayak izleri teke indiğinde derinleşiyor.

Çünkü; o sıralarda ben, seni kucağımda taşıyordum......



Mary Stevenson


#871
Sevdiğini SöyLediğin…
qözLerime baktığın anLar…
tenime dokunup benimSin dediğin tariFSiz dakikaLar…
heSabını kendime biLe zor verdiğim yaşananLar…
hepSini qötürdün qiderken…
bana Sadeće kupkuru bir ben bıraktın…
ÇareSizLikLerimLe baş başa bıraktın…
bunća zaman meSaFeLerdi beLki de arkaSına Sığındığın…
böyLeće bende koSkoća bir hayaL kırıkLığıSın…
aćıSı eLbette qeςećek…
yerine başkaSı naSıLSa qeLećek…
ama Senin hiSSettirdikLerini kimSe hiSSettiremeyećek…
keşke yeri doLduruLamayan bir aşkLa benim oLSaydın…
qidinće her yerde Seni qörmek zorunda bırakmaSaydın…
aćıSı ömür boyu kıvrandıraćak ayrıLığınLa
keşke kaLbimi SınamaSaydın…
ama yinede Sana borςLuyum…
Sonu kabuS oLaćak bu rüyadan beni erken uyandırdın…


#872
'- hem darmadağın hem yapayaLnızım…
aynada bambaşka birini qörüyorum…
bu ben değiLim biLiyorum ama qeriye dönemiyorum…
buqün iLk kez SenSizLikLe baş başa değiLim…
kendimLe Savaşıyorum…
en başa dönüp yine yenik düşüyorum…
hayatımda bir Süre ar oLup qidenLerden
Şu an hiς birini yanımda qöremiyorum…
FazLa mı değer verdim… ekSik mi qeLdim…
bu Soruyu haLa ćevap dıramıyorum…
küςüćük bedenim koćaman kaLbimLe
haLa Sadeće kendime kuSuyorum . . .!


#873
hem darmadağın hem yapayaLnızım…
aynada bambaşka birini qörüyorum…
bu ben değiLim biLiyorum ama qeriye dönemiyorum…
buqün iLk kez SenSizLikLe baş başa değiLim…
kendimLe Savaşıyorum…
en başa dönüp yine yenik düşüyorum…
hayatımda bir Süre var oLup qidenLerden
Şu an hiς birini yanımda qöremiyorum…
FazLa mı değer verdim… ekSik mi qeLdim…
bu Soruyu haLa ćevap dıramıyorum…
küςüćük bedenim koćaman kaLbimLe
haLa Sadeće kendime kuSuyorum . . .!


#874
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor<< Sen Giderken >> anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun<< Sen Giderken >> orada mısın<< Sen Giderken >>
Var mısın<< Sen Giderken >> yok musun?
Bir tek şeyi unutma!


Seni sevdim ben.


"Yanarak<< Sen Giderken >> yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak...."



#875
<< Sen Giderken >>


Sana uzaktan bakıyor artık gözlerim
Gönlüm senden geçmez
Bana döndü hep sözlerim

Unutmak o kadar kolay mı sandın?
Ayrılık bana aşktır artık...!

Dağılmış saçlarım gönlünün yatağına
Uyandırma
Sabah olsun ben giderim
Sen kal rüyamda


Aramak o kadar kolay mı sandın?
Yolların bana aşktır artık
Ah gitmek o kadar kolay mı sandın?
Yolların bana aşktır artık

Sesim bende bir yabancı gibi
Şaşarım
Gönlümün takvimine şiir oldu yüzün
Ararım

Ah bulmak o kadar kolaymı sandın?
Aramak bana aşktır artık..


#876
<< Sen Giderken >>




………………….UNUTULANA YAZ ADIMI……………..........
…o zaman yok say beni…
…hiç olmayanlara…
…hiç gelmeyenlere…
…hiç sevmeyenlere…
…unuttuya yazma adımı…unutulana yaz…
…ki ben seni…hani nazım der ya "yere saplı bıçakların ışıltısında"…ben seni yüreğime saplı bıçakların ışıltısında…bıçaklar ki bursa işi…bıçaklar ki söğüt yaprağı…ha bire dem vurur kanamalardan… ben seni en amansız…
…hani adresimizi yitirmiştik zaman içinde…hani iklimimizi…hani coğrafyamızı…yıllar sonra bulup bir birimizi en utangaç…ben seni en masum…
…bir çocuk bulmuştum önce uzak zaman içinden… yanaklarında güneş çatlağı ve sarıya çalan saçları…bir zeytin ağacının dibinde acı ninniler çalınan mayasına…gözleri dalgın hiç gelmeyecekleri bekleyen…bir çocuk incir sütlerinde hasretini yineleyen…
…bir çocuk bulmuştun tüm hayattan vazgeçti sini kuşanmış… ellerinde bir tutam ayaz…ellerinde kar karası… yüreğinde barikat… gözleri intihar bakan …
…bir çocuk kaybolmuş…bir göç telaşesinde unutmuş kendisini…
…bir çocuk bulmuştuk ikimiz…
…bir ceylan…
…bir serçe…
…bir ürkek…
…sevgi koymuştuk adını …
…bir çınar ağacının yaprağıydık ikimiz sen bir yarısı ben bir… bir çınar ağacının yaprağı rengimiz ilkbahara çalmıştı hani…kışları erken açtı ve yana yana sarıya bir çınar yaprağı…döne döne unutlana yaz beni… rüzgarlarda…rüzgarlarında çekip gittiğinin…
…unutulana bir bıçağın ucuyla …
…kalın çizgili notlar düşemediysen benden yana satır aralarına hayatının…ne desem ki…
…ne desem çare değil bilirim…
…ne etsem çare…
…hayasızlıklarımı unuttum…
…bağırıp çağıran yanımı…
…çocuk yanımı…şımarık yanımı sende bıraktım…
…büyüdüm… adam oldum…
…zaten büyüktün…zaten adamdın dersin sen şimdi…olsun yinede…daha bir büyük…daha bir adam…artık bilirim yola çıktıların sona gittiğini…artık bilirim döngellerin ayaküstü merhabalar gibi soğuk ve kısa olduğunu… artık bilirim kopunca tutmadığını…artık büyüdüm dedim ya…
...artık göz yaşlarımı ar bilirim…utanırım kendimden…
…artık bir isa gibi… sağ yanıma tokat atarsın…sol yanımı dönerim…olmadı çarmıhına ger beni ve unutulana çak yüreğimden…küsmem…ben artık bir yunus…bir emre…bir evliya…bir derviş…
…artık rahat değilsen…
…artık amanlar la anıyorsa aklın beni…ve ekşitiyorsam yüzünü…
…UNUTULANA YAZ ADIMI…UNUTTUYA DEĞİL…BELKİ BİR GÜN YİNE BİR ÇOCUK KALABALIĞIYLA DÖNER GELİRİM


#877
Kafa benim
Akıl benim
Kalp benim
İstersem sevdayı her hücreme
Nakış nakış işlerim
İstemezsem
Bir celsede
İdama mahkum ederim
Us benim
Yürek benim
Düş benim
İstersem gökkuşağına
Aşkın resmini çizerim
İstemezsem
Yedi kat yerin dibine gömerim
İstemiyorsam seni
Mecbursun gideceksin
Gönül benim
Duygu benim
Göz benim
Canım kimi isterse
Onu severim
Sana hesap mı vereceğim
Hadi canım hadi
Ajda nın dediği gibi
Kapı açık
Arkanı dön ve çık
İstenmiyosun artık




#878
Sağolun...


#879
Gece çöktüğünde odama, yüreğim karıncalanıyor...
O vakit,
Sana emanet ediyorum düşüncelerimi...

''Ben'' i kaybediyorum gecenin ilerleyen saatlerinde..
''Sen'' oluyorsun benliğim...

Özlüyorum...
Bekliyorum...
Ve seviyorum...

Yokluğunda biriktiriyorum ''sen''i...
Bir varsın bir yoksun...
Sensizliğimle boğuşuyor sayfalarım..

Sensiz azalıyorum...

Hüzünü, yokluğuna hapsediyorum..
Yalnızlığı sensizliğimde ağırlıyorum...
Kimbilir...Belki...
Yüreğimin en sessiz misafiriydi yalnızlığım...

Belki de;
Seninle çok[tu], sensiz hiç yok[tu]..

Nezaman ''o'' gelse..
Sende buluyorum kendimi...

Önce,
Kokunu çekiyorum içime, nefes niyetine..
Sarılıyorum ruhuna...
Hiç bitmeyesin diye...
Sonra,
Seni bende buluyorum sevdiğim...
Seviyor, seviyorum...

Sana yakın bir okadar uzak...
Sensizliğimi dinliyorum geceler boyu...

Bilmiyorum !
Sende,
Bensizliğini dinliyor musun ?


#880

<< Sen Giderken >>

Koynumun En Yavan Yalnızlıkları,
Adı Sen Yasaklı Sevdaların Vazgeçmiş Umutları,
Sesini Duyur Hadi, ….
Sana Aç Yüreğimin Çıkmazları , Sana Tutsak Kendim….
Suskun Bakışlarımın Ardından ki Hüznün Bir Bileni de Yok Hani,Neden Sen Sebebi..
Bilirdim de Sana Satmadan Önce Ruhumla Tenimi…Hiç Aşka Kanıcak Kadar Aciz miydim Oysa,
Yanılmışım, Yanılgın….
Sana Kadarmış Namusum,
Sana Uzanmış Yollar,
Senle Sonmuş Her Şey…
Bir Yalanı Kuşanıp, Rüzgara Adını Sunmak, Uçursun Diye , Kimsesin Duyamayacağı Şehre..Bensizliğe…
Dudaklarında Gecelerden Ayaz…
Gözlerinin Dolusunda Saklı Yalnızlıklar,
Yüreğinin Kuytusunda Namussuz Kahkahalar….
Çığlık Çığlığa Susarım…..
Hangi İsyan Kuşatır Beni,Bir Tutam Günahıyla…
Söyle Sen Hadi….
Kahverengi Yalnızlıkların Ellerıine Kınamı Yakmış Kan Kırmızı Günü….
Şimdi Salıncağını Rüzgarım Mı Sallar , Başını Öne Eğip Yalnızlıkların Geçmişine Mi Ağlar….
Ayakların Çamur Mu Bağlar Düşlerinde..Bir Adım Bile ……..
Adını da Sildim Hani Dudaklarımdan ….
Kalemimin Sivri Ucu da Yazmaz Oldu ,Ucu Kırık Cümlelerimi, Adı Sen Sevdaları Kelimelere Sattığımdan Beri…
Şimdi Çok Kalabalık Yalanlar ,Hatıraları Acıtmayacak Kadar Küflü….
Bilirimde Ayrılık Bakışların Beni Arar ,Ben Kendimden Kaçarım Sensiz….
Tenimi Dola….
Ellerin Kefenim…
Gözlerinin Kuytusuna Çek..
Ardına Göm Beni…
Sonra Yine Sev Bir Diye Bin Kez Öldür Beni…
Vazgeç Benden ,Yeni Güne Gebe Yalnızlıklarıma Doğur Beni….
Sonra Yine….
Bakışlarıma , Cümlelerime , Yüreğime Vurul….
Şafaklarımda Acın,
Şakaklarımda Kanın….
Kınından Çek Bir Kez Diye Bin Söz Vur Beni….
Şimdi Sen , Üzerime Sevdanı Dök …
Yak Beni….
Şehirler Dökülür İsyanlarımdan,Bir Sana Kalır Kahrım,Bir Sona ,Bir Tutsağı Saklar İçim….
Şimdi,
Boş Bir Akşam Üstü Kadar Dolusun İşte,Özleyişse Sahte Bir Sen Bu Şehrin Es Geçmişliğinde….
Ve Ben Yarası Derin Serzenişleri Asıp Dudaklarımın Arasında,Bir Başka Yalana Doğuracağım Sesini…
Kimse Dinlemesin Diye Hevesini Keseceğim Nefesimi…
Sen Yasaklı Sevgili




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:03 .