#7141
Yaşam öyle görünüyor ki solacak
Gün be gün uzaklaşarak
İçimde kaybolarak
Hiçbir şey önemli değil hiç kimse
Yaşama isteğimi yitirdim
Kalmadı verecek şeyim
Benim için dahası yok
Beni özgür kılacak sona ihtiyacım var
Hiçbir şey eskisi gibi değil
İçimden bir şeyler kaybolup gidiyor
Ölümcül kayıp gerçek olamaz bu
Hissettiğim cehenneme dayanamıyorum
Boşluk dolduruyor içimi
Keder noktasına dek
Büyüyen karanlık yutuyor şafağı
Ben bendim ama o gitti şimdi
Sadece ben kurtarabilirim kendimi ama çok geç
Düşünemiyorum artık niçin denemem gerektiğini bile
Dün hiç olmamış gibi görünüyor
Ölüm sıcak karşılıyor beni sadece elveda diyeceğim şimdi



#7142
Başı-sonu sen sandığım bu yaz[g]ıda satır arası koca bi yalnızlık düştü payıma...
Koca bir yalnızlık...

Şimdi etrafımdaki kalabalık bile deva değil inan içimdeki yalnızlığa.. Ben seni gerçekten seviyormuşum meğer... Seviyormuşum haddinden çok... Yüzüme bakan insanların yüzlerindeki boşlukta seni görüşüm her seste seni buluşum bundanmış...

Ve aşk k ö r olmakmış..
Senden başkasına.

...

Şimdi...
Özlüyorum tek kişilik kalabalığını...
Ellerimin titrekliği izlerinin silinişinden.. Ve donukluğu cümlelerimin..
Gözlerimse... renksiz bakıyor artık..
Üşüyorum sensiz...
Yanıyorum da.
Aşk mı bu?

Sus.
Bırak cevapsız kalsın bu da..

Zaten..
Zaten bir gerçek daha haykırıyor kendini... ;

/Meğer ben sadece sensizken yalnızmışım
bu yüzden-miş şimdi bu 'tek başına'lığım.../

Bu yüzden..


#7143
GönüLLerden DamLayanLar

Gözlerinden bir yudum nefes alıp alıp sana yazıyorum yine. Yürek mürekkebiyle yazılmış onca karalamaya inat seni yaşıyorum satırlarımda. Sen ve ben. İki ayrı kentin sabahında aynı güneşle uyanan iki sevdalı. İmkansızlığın içinde, yokluğun acı nefesinde " aşkı " soluyan iki yürek. Boşver gülüm. Suyla ateşin, geceyle güneşin birbirlerini sevmesi gibi imkansız olsa da aldırma.....

Biliyorum hicbir zaman kapımı çalmayacak ellerin, hiçbir zaman ellerini tuttugumda avuç içlerin terlemeyecek. Bırak bu dünyanın bize hasret borcu olsun. Hasretlikler hep demir parmaklıkların ardında kalsın. Kavuşmasın sırtlarımız birbirlerine. Değmesin dudaklarımız dudaklarımıza. Sevgi bu değil mi ? Yokluğunda bile sevmeyi bilmek. Aşkı yücelten bu değil midir ki ?. Bak şehrime yağmur yüklü bulutlar konuk olduğunda ben seni ararım her damlasında. Saçlarımı ıslatan bir yağmur damlası kadar berraktır sevgin..
Dokunduğum herşey de ellerinin sıcaklığını aradım durdum. Oysa ellerini hiç tutmadım ki !.. Baktığım her noktada gözlerinin derinliğindeki umudu sevdim. İnan gözlerini hiç yakından görmedim ama hep seni yaşadım. Görmeden sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi öğrendim.....

Seninle her gece yıldızların sağnağında sana düşlerimi sundum. Bir an hayat yokusunda yorulsam, kenar köşelerde değil, ben senin yüreğinde " nefesini " soludum. Kekik kokulu gecelere inat ben senin kokunla yetindim. Rüzgarın keman çaldığı ve yıldızların nağmelerle bestelere gebe oldugu vakitlerde hep seni düşledim. Sevgini soframdaki ekmek gibi bereket bildim. Ben senin gülen yüzünü sürdüm arsız yaralarıma. Uykusuz yüreğime ayazlar çivileri reva görseler, ben senin hayalinle daldım rüyalara..Seni düşündüm zamanın ötesinde. İmkansızlıgı sevdim. Gözlerindeki nemin saflığını, gözyaşların duruluğunu ve iki dudağın arasında hayata hediye ettiğin nefesini sevdim.....


Bilir misin
Nefesinde baharların soluduğunu ?
Bilir misin her gece
Yetim kuşların yüregine dolduğunu ?
Bilir misin her gözyaşınla
Topraktan yeni filizler doğduğunu ?
Uzaklar da bir kadının
Senin her gülüşünde
Hayata sımsıkı tutunduğunu
Bilir misin ey yar ?
Bilir misin sen..... ?


#7144
Bir duygunun esiri aklım, sadece delicesine yaşamak var seni seninle. Özgürlüğün pençesinde kıvranırken düşüncelerim hep sen varsın düşüncelerimde. Sen, gözlerimdeki hayal, bakışlarımdaki tutarsızlık, sen gecem, sen gündüzüm gibisin. Bir yolun başındaki kararsızlığımsın. Başlamak istediğim ama bir o kadar korktuğum bir yol. Seni istiyorum geceler boyu karşımda, korkmadan dokunmak sana. İçimdeki yangınların ötesinde sarılmak hiç bırakmamacasına.



GİT...


Git artık sen bana çok gibisin. Kahvemin kokusuna sinme, aynada seni görmek istemiyorum. Sesini de al git başımdan. Gecelerde seni istemiyorum.
Yok, hayır GİTME...


Gidersen yıkılır bu gönül. Seni ister, sarhoş bir eda ile bakarken başkalarına. Yok, GİTME. Her şey senin olsun, sen bende kal lütfen. Beni bırakırsan paramparça olur dünyam. Kurduğum sırça köşk yıkılır hayallerimle birlikte.


Ama hayır GİT.


Git ki sana alışmışlığım son bulsun. Artık kokunu burnumda hissetmek ve bununla yaşamak istemiyorum. Aldığım havaya seni sığdırmak, yediğim ekmeğe sen gibi bakmak istemiyorum. Al anılarını da çek git benden.


GİTME…

Gitme gidersen yok bedenim, ben yokum. Canımda can gibisin. Senin gitmen benim yok olmam demek. GİTME bedeli neyse ben yine öderim.


#7145
Nasıl bir bumerang ki bu

Dönüp dolaşıp saplanıyorum kendi ömrüme



Suskunluğumu prangalarken dişinin azısına
Azılı bir katilin son hamlesi oluyordum bir filmde
Konuşamadıklarıyla yaşamamış, dahası yaşanılamamış bir ömrün başrolünde
Kırılganlığıyla uzayamamış bir tırnağın şeytanla kardeş yerinde
Saçımı uzatabiliyordum bir tek
Bir viran ömrün bu tek/iz kulesinde


Bir bıçak iliştirip avcumdaki çizgilerin orta yerinden
Bölebilir miydim bu ömrü asfalt bir yolmuş gibi ikiye?
Oysa ben hep stabilize yolların köydeki buğday başaklarına ulaşmaya meyleden yolcusuydum sadece
Tünellerden geçerken kaç dakika sürecek karanlık diye saniyeleri saymaya başlayan yorgun aydınlık bekçisi
Çantamda herkese yetsin diye bir türlü çıkaramadığım
Çünkü hep insan sayısından daha az olan
Ve ne hikmetse çocukluğumda öğretildiği gibi saydıkça azalan elmalar taşıyan
Kırgınlıkların sinek avlayan taciri
Çözemezken sayıların neden güzelliklerle düşman, kötülülerle dost olduğu gerçeğini


“Yani neden sayınca eksiliyor peçete koleksiyonumdaki peçeteler de neden çoğalıyor saçımda beyaza durmuş teller…”


Diye anlamlandıramazken ben
Saplanıp kalıyordum kendi ömrümün en balçıklı yerlerine
Ve içimde büyüttüğüm hiçbir umudum neden yetişmiyordu “Aman!” çağrılarıma
Umutsuzlukla baktığım aynada kahkahalar atan aksimi görünce anlıyordum lakin
Her şey kocaman bir muamma.


Şimdi keşfedilecek ömürleri ayağımdaki nasırları yok etmede kullanıyorum ben.
Keşfedilecek bir şey yok
Her şey dayamış nasılsa sırtını mutluluk masallarına
Herkes inanmış mutlu olduğuna
İnansınlar
Masallar yalan söylemez ya(!)


Şimdi…
Çıkarıp çantamdan bir türlü insan çokluğuyla baş edemeyen elmalarımı
Aynadaki suretime fırlatıyorum
Ve parçalandığım yerde, ömrümün koynunda uykuya dalmış balçıklarımı görüyorum
Ne menem şey ki bu
Huzurla doluyorum.
Muammalar bitmemiş
Bitmemiş med-cezirler
Öyleyse yaşıyorum.


#7146
yıllar once basladı bu siir
ama bu gece bıtecek...
sevmıstım senı be
delice yasanmıstı bılıyorum
gecenın karanlığında ne yollar asıldı
uc kurus mutluluk icin oguzel yuzun icin
koskoca genclığım satıldı

kac mevsım gormedım yuzunu?
kac yağmurda sensız ıslandım
yılları sayarken adını unuttuğum oldu
kım bılır kac sevda eskıttım bu sehırde
senı bulmak ıcın kendımı harcadım
yokluğunda bıle umutlarım vardı benı yasatan
fakat varlığında dağıldım....

elını ılk tuttuğumda okul bahcesındeydık
nasıl da tıtrerdın?
teneffuslerde daha da bı pembeleşirdi yuzun
herkes sımıt yerdı bız sıgara icerdık
annen benı hıc sevmedı bu yuzden
bende ara tatılı hıc sevmezdım
çunku hep sen olurdun subatta gıden....
safak on bes sayardım her somestırda
odamın duvarına her gun bır cizik
nasıl da kızardım sana
hep bır gun gec gelırdın....

beraber bıtırdık orta okulu
sen ıftaharla gecmıstın ben askınla...
lıseyı beraber okumak nasıp olmadı
babanın tayını erken cıkınca
liseyı bırlıkte okumak kısmet olmadı
ılk once sen gıttın sonra esyalar
hıc unutmadım o son gunu
dualar etmıstım ucağı kacırman ıcın
sarılıp saatlerce ağlamıştık sabaha kadar
gıtmesen olmaz mı? demıştım tutarken elını
cevap verememiştin.çocukluk işte...
katılım olmustu o temmuz gecesi

yıllar gecmıstı o vedanın ustunden
nır gun bulacağım derdım hep
seveğim yenıden..
buldum da!
ve basladık kaldığımız yerden
hıc değişmemışsın oldu ılk lafım
yıllar sadece cocukluğumu calmıs sandık
meğer neler unutulmus neler yıtırılmıs
zamanla anladık..
baslangıcımız guzel oldu
kadere hep tesekkur ettık
hep boyle gıder dedık. yanıldık...

sımdı yıne ayrıyız..
ılk baslarda kabullenmek zor olsa da
bılkı bu son vedaydı
evlerden kacıp sana gelırdım
ıkımızde baska sehırlerdeydık
yıne de bılırdık kavusmasını
bır sevmesını becerebılseydın
bıtmezdı bu ask gece yarısı

artık dusunmuyorum sorgulamıyorum da
bu kahrolası senelerı
neden bıttı? suclu kım? ılk kım oldu sıkılan?
bılmıyorum.....
bıldığım tek sey
su anda baska dudakları tadıyor olman....

mutlu musun bari? onu da uzecek mısın?
aldatacak mısın? kandıracak mısın yalanlarınla?
yakısırmıydı sana bu veda...!
hanı herseyındım? hanı doğmamıs cocuklarımızın babasıydım
bılseydım bu kadar 'yalan' olduğunu
senı yıllarca icimde saklarmıydım?
harcamızdım kendımı...paralamazdım....
uzulmezdım bukadar
senı her coğrafyada baska turlu sevmezdım.....

yıllar once yazılmıstı bu siir ama bu gece bıtecek
son noktadan sonra donup arkama bakmayacağım
çunku ıhanet vat mısralarda
sende kalsın bu siir
ben okumayacağım....
hıc bıtmesın ısterdım dızeler. en azından boyle
kadere tunel kazılmıyor ne yapalım
kahretsın be! su lıseyı beraber okuyamadık ya
ona yanarım....

yıllar once baslayan bu siir bırazdan bıtecek sevgılım
askımı helal etmek ısterdım ama
kusura bakma sen kıymet bılmezsin ben de helal etmem!
ve son olarak kendıme cevapsız sorular bırakıyorum

kım costurabılır artık?
kım sever kı gercekten?
ben yalnızlığa asığım
bır daha tasar mı bu nehir?
sımdı sapsarı bır sonbaharım
hoscakal sevgılım....
ask oldu bıttı siir......


#7147
Sonsuz ve ölümsüz aşk yoktur"
Ama o ses...
Ahh o aşkın beni çağıran sesi yok mu?
Tıkayamıyorum kulaklarımı artık.
"Bulduğumda yaşayacağım bu sefer" kararlılığı ile koşuyorum hep.
Düşüyorum....

En ufak bir sendelemede hemen yeni bir arayışa itiliyor yüreğim* sonra bir
yeni arayışa daha* sonra bir yenisine daha.....
Bu öyle bir kısırdöngü ki* aynı anda çoğul sevdalar esiyor yüreğime;
eşzamanlı aşklar yaşıyorum..
Fırtınayı bekleyen ben* yetinmeye çalışıyorum rüzgârlarla..
Üstelik çoğu rüzgâr bile değil ve aslında ben çoğunu en baştan anlıyorum*
kendimi kandırıyorum..
Ama gene de atıyorum aşkın ılık esen rüzgârlarına kendimi.
Sonu başından belli yarım yamalak sevdalar yaşıyorum.
Her yamalı aşktan sonra daha fazla artıyor açlığım* daha fazla artıyor kana
kana içme ihtiyacım..

Ve ben* her defasında; daha da üşüyen bir yürekle başbaşa kalıyorum* daha da
yalnız bir yürekle..


#7148
!!! USTUME GELME HAYAT !!!
GönüLLerden DamLayanLar


Alıp başını gitmek istersin.

Bilmediğin, bilinmediğin,
Çözmediğin, çözülmediğin bir denkleme.

GönüLLerden DamLayanLar

GönüLLerden DamLayanLar

Bir yanına yatarsın ' git.. ' der
bir yanın ' kalmalısın... '
Geceleri hep uykusuz kalırsın...
Ayağına pranga olur tüm düşündüklerin.
Gitmeden daha
Sen; gider gider gelirsin...

GönüLLerden DamLayanLar

GönüLLerden DamLayanLar


Kaldığın bu yerde
Harcadığın yılların gelir aklına
Farkedersin ki hayatı
Arka sokaklarda dolanarak yaşarsın.

GönüLLerden DamLayanLar

Üstüme gelme hayat...!
Daha neyi alacaksın..? !

GönüLLerden DamLayanLar

GönüLLerden DamLayanLar

kapatmışsındır kalabalıklara kendini.
Gitgide yanlız kalmışsındır.
Yalın yaşanan gecelerde


#7149
Sus gönlüm.

Çok dile getirme.

Sen dile getirdikçe gönlün daha da
coşuyor,daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.

Sus gönlüm.Çok laf etme.Az söyle ki işimiz olgunlaşsın.Az söyle ki Hakka
karşı yanlış kelam çıkmasın.



Sus gönlüm.
Bir elif miktarı sus.
Az kaldı bahara.
Dayan gönlüm.

Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum.
Beklemekten başka çare olsaydı,seni durdurmazdım…
İnan bana…Ama yok.Başka çare yok.

Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez,çiçek bile vakti gelmeden
önce açmaz…

Sus gönlüm...
Bu kışın bahara dönünceye kadar.

Bu gece gündüz oluncaya kadar.Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.
Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.
Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…

Sus gönlüm.

Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya
kadar.

Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar,ulaşmayanlarınsa senin nasibin
olmadınığını anlayana kadar sus…

Sus gönlüm.

Onun geleceğini görünceye kadar.Acının bala dönüştüğünü
farkedinceye kadar.

Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle
bağlandığını görünceye kadar.



Sus gönlüm.

Sebepler var edilinceye kadar.
Bahaneler oluşuncaya,birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus.

Sus gönlüm.

Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.
Sus gönlüm.

Her susuşun bir cevap olsun.Her susuşun,sabrın olsun.Her
susuşun,duan olsun.

İçten yakarışının adı olsun,susuşun.

Bekleyişinin...

Umut edişinin,inancının,sevdiğinin vurgusu olsun.

Susuşun...


#7150
Benim için üzülme
Zor olacaktı zaten
Mutluluk şiirleri yazmak
Alışmadığım şeydi gülmek,
sevdigimle olmak.
Ben yine yazarım
hüzün şiirlerini
Süslerim gözyaşım ile
Gülmek istersem,
düşlerim yeter bana
Bana yeter hayallerim.
Gerçek gülüşler sana
Sana umutlar,
mutluluklar sana.
Sana yaz, sana bahar
rengarenk çiçekler
Bana yalnızlık, kış, kar
ve sahte gülüşler
Yeter !..


#7151
Hüzünyıldızları parlıyor yine gecemde, ne tarafa çevirsem başımı,bir SEN bakıyor bana…Ne zaman kahretse yüreğim, ağlamaya susasa ve ne zaman iki damla belirse göz bebeklerimde, bir SEN akıyorsun, sessiz çığlıklarıyla şehri uyandıran kaldırımlara…‘ Ne zaman seni düşünsem’ desem yalan olur… Hep aklımdasın ya! Her saniye bir SEN daha çakılıyor aklıma…Ellerimi her uzatışımda maviye umut dilenmek için, SEN batıyorsun avuçlarıma…SEN bakıyorsun bir çocuğun gözlerinde, bir bebeğin kokusundaSEN kokuyorsun, bir SEN seviliyorsun onca yüreğin arasından…Her şey SEN oluyorsun da, o kadar SEN, bir BEN olamıyorsun sevdiğim.. Bir benim gibi sevmeyi beceremiyorsun…Her tohum ekişimde toprağa, birkaç gün sonra SEN filiz veriyorsun. Gittiğinde bir asma ekmiştim evimin önüne, gün geçtikçe büyüdü, çardak yaptım kendi kendime.. Şimdi kapımın tam önüne düşen bir dalı var, sanırım onu kesmeliyim. Çünkü kapımdan dışarı her adım attığımda bir SEN çarpıyor yüzüme…Neden yağmurlara benzettim ki seni? Şimdi her yağmurda, SEN yağıyorsun bu koca kente…Sana güneşim demeseydim keşke… Her sabah yatağıma SEN vuruyorsun penceremden…Lanet olsun! Keşke Kalbim demeseydim sana… Şimdi her an SEN atıyorsun içimde…SEN den kurtulmanın bir yolu yok mu yar? SEN imkansızsın… BEN imkansızlıklar denizinde cılız kulaçlar atıyorum hayata dair, boğuluyorum arada bir… Yine de kıyamıyorum sana…
Keşke, ‘Bu can seninle yaşıyor’ demeseydim sana. Şimdi her boğuluşumda SEN dirhem dirhem ölüyorsun, öldürüyorsun!Yani her şey SEN oluyorsun da, o kadar SEN, bir BEN olamıyorsun sevgili… olamıyorsun!Yaşayabilmen için benden gitmen lazım…Yaşayabilmem için benle olman lazım…


#7152
O akşam sessizce veda ederken
Maziyi yaşadım gözyaşlarımda
Özlemin dağ gibi büyüdü birden
Daha yokluğunun ilk akşamında
Daha yokluğunun ilk akşamında

Her adım atışta geriye döndüm
Izdıraptan inan deliye döndüm
Her köşe başında gölgeni gördüm
Daha yokluğunun ilk akşamında
Daha yokluğunun ilk akşamında

Ben senin elinde çalan bir sazdım
Bir sarkıydın inan dudaklarımda
Adını buğulu camlara yazdım
Daha yokluğunun ilk akşamında


#7153
o zaman yok say beni.
hiç olmayanlara,
hiç gelmeyenlere,
hiç sevmeyenlere.
................
unutana yazma adımı, unutulana yaz....
ki ben seni.... hani Nazım der ya 'yere saplı bıçakların ışıltısında' ben seni yüreğime saplı bıçakların ışıltısında.
bıçaklar ki bursa işi, bıçaklar ki söğüt yaprağı. ha bire dem vurur kanamalardan.
ben seni en amansız....


GönüLLerden DamLayanLar

hani adresimizi yitirmiştik zaman içinde, hani iklimimizi, coğrafyamızı.
yıllar sonra bulup bir birimizi
ben seni en utangaç
ben seni en masum ........................
bir çocuk bulmuştum uzak zaman içinden, yanaklarında güneş çatlağı ve sarıya çalan saçları. bir zeytin ağacının dibinde acı ninniler çalınan mayasına.
gözleri dalgın, hiç gelmeyecekleri bekleyen.
bir çocuk ekşir sütlerinde hasretini yineleyen.
bir çocuk bulmuştun, tüm hayattan vazgeçti sini kuşanmış, ellerinde bir tutam ayaz,ellerinde kar karası, yüreğinde barikat, gözleri intihar bakan.
bir çocuk kaybolmuş, bir göç telaşesinde unutmuş kendisini.
bir çocuk bulmuştuk ikimiz.
bir ceylan,
bir serçe,
bir ürkek....
sevgi koymuştuk adını.


GönüLLerden DamLayanLar

bir çınar yaprağıydık ikimiz. sen bir yarısı, ben bir. bir çınar yaprağı rengimiz ilkbahara çalmıştı hani.
kışları erken açtı ve yana yana sarıya bir çınar yaprağı.
döne döne unutulana yaz beni.
rüzgarlarda, rüzgarlarında çekip gittiğinin.
Unutulana.... bir bıçağın ucuyla.

kalın çizgili notlar düşemediysen benden yana satır aralarına hayatının,ne desem ki?
ne desem çare değil bilirim.
ne etsem çare ....
hayasızlıklarımı unuttum,
bağırıp çağıran yanımı,
çocuk yanımı,
şımarık yanımı sende bıraktım.
büyüdüm, adam oldum.
'zaten büyüktün, zaten adamdın' dersin sen şimdi. olsun, yinede daha bir büyük, daha bir adam.


GönüLLerden DamLayanLar

artık bilirim yola çıktıların sona gittiğini.
artık bilirim döngellerin ayaküstü merhabalar gibi soğuk ve kısa olduğunu.
artık bilirim kopunca tutmadığını.... büyüdüm dedim ya.
artık göz yaşlarımı ar bilirim, utanırım kendimden.
artık bir İsa gibi.... sağ yanıma tokat atarsın, sol yanımı dönerim.
olmadı çarmıhına ger beni!!
ve unutulana çak yüreğimden.
Küsmem.
ben artık bir yunus, bir emre, bir evliya, bir derviş.
artık rahat değilsen,
artık 'aman' lar la anıyorsa dilin beni,
ve ekşitiyorsam yüzünü......

UNUTULANA YAZ ADIMI, UNUTANA DEĞİL
BELKİ BİR GÜN YİNE BİR ÇOCUK KALABALIĞIYLA DÖNER GELİRİZ ....


#7154
•Yıldızlar Bizim Olurmu Sevgilim? Senide Sevsem Yosun Kokar mı Tenin? •
•Gözlerin Benim Olurmu Sevdiğim? Seni Ben Kadar Sevsem,Benim Olurmu Gülüşlerin.?•
•Diyelim Sen Benimsin,Gülüşlerin Benim...Durdurur mu Zamanı Sevmelerim?•
•Ya Sen Birgün Gidersen Sevdiğim.? Benim Sana Sevgim Hasretim..•
•Dokunabilir miyiz Güneşe Sevdiğim.? Senide Sevsem Deniz Kokar mı Gözlerin.?•
•Ellerin Benim Olurmu Sevdiğim.? Seni Ben Kadar Sevsem Benim Olurmu Haretin.?•
•Diyelim Sen Benimsin Hasretin Benim...Çalarsa Kapımızı Ayrılık Gider misin Sevgilim.?•
•Ya Sen Sevmezsen Sevgilim.?
Benim Sevgim,Sana Hasretim..•


#7155
GönüLLerden DamLayanLar

tut elimi
sana ihtiyacım oldugu anda
nefesin bittigi an canda
kalbim ufaktan acıyınca
tut elimi sakın bırakma..

tut elimi
göz yaslarım kuruyan yuregimi ıslatırken
mutluluk az da olsa göz kırparken
umutlar baslamadan biterken
tut elimi sakın bırakma..

tut elimi
sevgimiz solan bir gül olmadan
baslangıclar hayatın sonu olmadan
ilmeklenmis yuregimiz ayrılmadan
tut elimi sakın bırakma..

tut elimi
gülüsüm donmasın dudaklarımda
minik ekşilerim olmasın yanaklarımda
canın olsun benim canımda
yuregimin yanında
tut elimi sakın bırakma
tut elimi bırakma
sakın
beni bana bırakma
yalnızlıgınla


#7156
Eğer sen benden önce ölecek olursan
O’ na arkadaşımı da getirebilir miyim diye sor
Eğer sen yüz yaşına kadar yaşayacak olursan
Ben ondan bir gün eksik yaşamak isterim ki
Bu dünya da sensiz bir günüm olmasın.
Gerçek dostluk sağlık gibidir
Kıymeti ancak kaybedince anlaşılır
Babam her zaman derdi ki ölürken
Beş tane dostum var diyebiliyorsan
O zaman anlamlı bir yaşam sürmüşsün demektir
Gerçek dost
Herkes senden uzaklaşırken
Senin yanına gelendir.
Eğer bütün arkadaşların
Kendilerini bir köprüden atacak olsalardı
Ben onlarla birlikte atlamaz
Aşağıda beklerdim ki onları tutabileyim
Gerçek bir dost iki elinizle sımsıkı sarılır.
Ben sana sende bana yaslanırsan
İkimizde güvende oluruz
Arkadaşlık
İki bedende tek kafa olabilmektir.
Önümde yürüme takip edemeyebilirim
Arkamda yürüme seni doğru yönlendirmeyebilirim
Dostum olman için daima yanımda yürü.
Söylediklerini her kez duyar
Ama dostlar söylediklerini dinler
Gerçek dostlar ise söylemediklerini de dinler
O zaman anlamlı bir yaşam sürmüşsün demektir
Arkadaş
Kalbindeki melodiyi bilen
Ve
Sözlerini unuttuğunda
Onu sana mırıldanandır.
Hayatta hepimiz farklı yönlere yürürüz
Ama nereye gidersek gidelim
Beraberimizde birbirimizden bir şeyler götürürüz.
Her yabancı bir arkadaş adayıdır
Arkadaşlar ise,
Yaşam salatasını zenginleştiren peynir parçacıklarıdır………….


#7157
Ne zor sana ulaşabilme gücüm varken,

Ulaşmak istemiyormuş gibi yapmak,

Aşılmaz yollar yokken aramızda;

Kilometrelerce uzakmış gibi yollara küsmek…

Gözlerindeki nemi çoğaltmamak için susmalarımı umarsızlığa bağlamak

Senin için onca endişelenmelerime karşın;

Seni sana bırakmak…

Yüzünde bir hüzün görmemek için senden uzaklaşmak;

Ne zor bir kez bile görmek için;

Çılgınca çarpan kalbimi susturup hasretleri büyütmek.

Gizli gizli hüzünlenerek sana iyiyim ben demek,

Terk edilmişlerin korkusunu yaşamak,

Unutulmamak için onca saati sükunetle beklemek,

Bir acının bir ayrılışın sessiz tanığı olmaktan korkarak telefonlara sarılmak,

Konuşurken sesini titretmemeye çalışmak,

Ne zor senden uzakta hasretinle bedenimi sarsarken

Her an yanındaymış edasıyla konuşmaya çalışmak…

Senin adına senden fazla endişelenmelerimi,

Senden çok yaralanışlarımı sessiz saatlerde yaşamak…

Ne zor hayatı senden uzakta göğüslemek,

Yanından ayrılmak istemeyişlerimi sana sezdirmeden,

Yüreğimin acıyan yanlarını sana bıraktığımı göstermeden,

Oluk oluk akan yaşlarımı bildirmeden,

Hoşça kal yine görüşürüz deyip gitmek…

Ne zor seni sensiz senden uzakta yaşamak…


#7158
Gülsem Gül Ekşinir

Gittin,
gidişin
yarama tuz basılmış acı
gidişin
karlı kış gecesi
gidişin
dağbaşı ıssızlığı
çiçeksiz, renksiz
ve uğul uğul bir rüzgar başımda

Gittin öyle apansız
hayaller birikti gözlerime ıpıslak
büyüdü gitgide yalnızlığım
yıldızlarda terketti beni, ay da küs
ardında yalnızca anılar kaldı
Kırık dökük
boynu bükük anılar

Yoksun işte
gözlerin yok
ellerin yok
kar yağıyor anılara
üşüyor hayat

Her gece
ırmaklara salıyorum gözlerimi
denizler ortasında,
kaybolmuş bir sandal gibi
binlerce kıyıya çarpa çarpa
öylesine yitik, öylesine çaresiz
öylesine perişan yaşıyorum…

Sen bu şehirde bulutlarla gittin
zifiri geceydi,yağmur yağıyordu
bütün sokaklar ağlıyordu
gittin işte, gidiş o gidiş
bir daha dönmedin
bu yürek yara şimdi, bu hayal kırık
ömrüm sokaklarda bir yaprak artık
gelme, öyle yorgunumki…
zemheri karlarını bekle…

Gözlerimde bir sessiz gözyaşı
bekler öylesi
dağ sevdalı
rüzgara hasret bir ince dal
aşkına.
gülsem gül ekşinir
ağlasam dal
gelme, seni çok özledim…
nisan yağmurlarını bekle…

Ben ki, unutulmuş gökyüzü masalıyım
uzak iklimlerin güz çiçeği
ve ben hala o gözleri sürgün
hüzün bakışlı çocuğum
öylesine sessiz, öylesine dilsiz.
ne analar kucaklıyor beni artık
ne de hasret kokan ıssız geceler

Bir gün tarih düşülürse
çizilirse
aşkın miladı
yapraklar düşerse, kuşlar göçerse
ve sen dönersen
kilitlenirse gözlerim gözlerine
işte asıl o zaman ölürüm ben...
işte asıl o zaman ölür...
işte asıl o zaman…
işte asıl o...


#7159
Kac gün gecti, kac saat, kac dakika...bana sanki bir asir gibi geliyor seni görmeyeli.. Kac gece sensizligin karanligina haps oldum, kac gece senli dü$lere dalip kendimi kaybettim karanlikta...

Karanliklar beni korkutuyor.. $imdi ba$imi gögsüne yaslayip gözlerimi kapayip gecenin karanliginda huzura kavu$mak vardi, ama sen yoksunki yanimda.. Sensiz gecen her anda yüregim yanar, bu yangini söndürmeye ne yagmurlar nede okyanuslar yeter..bana sen lazimsin, bana Deniz Gözlerin lazim..Yanginlarimi söndürmeye ancak senin Deniz Gözlerin yeter!

Bir bulut ol gel $ehrime, gel karanlik gecelerime i$ik ol.. Gel icimdeki yanginlar son bulsun..

Sensiz gecen her günde takvim yapragini koparip her gece yastigimin altina koyuyorum, sensizligime sarilip her gece seninle uyuyorum..$imdi yastigimi uykumu bir kenara attim, seninle gececek günlerin hayaliyle ya$iyorum.. SENI COK SEVIYORUM!

Gel özlemini ya$adigim mutlulugum.. Gel icimdeki ince sizim.. Gel deli sevdam..


#7160
GönüLLerden DamLayanLar
Ben Seni Sevdim mi?


Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi?
Sevdim

Peki Ya sen beni?




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:48 .