#41


Keyifsizim bu aralar..Konuşmakta istemiyorum, yazmakta.. Küfürlerim bile terketti beni..
Şömine karşısında otursam; ateşin efsane rengi olsa gözlerimde, kulaklarımda odun çıtırtıları ..
Herşey sizin olsun ben sadece ateşi seyretmek ve sessizliği dinlemek istiyorum..
Ne sarılacak sevgili ne de güzel söz duymak istemiyorum hiç kimseden..
Kimsesizim bu aralar..Sevinçlerimde terketti beni..
Ne gökteki yıldıza bakmak nede sevgiliye seslenmek istemiyorum..
Ateşin karşısında oturup öylece bakmak istyorum..
Beynim boş kalbim boş ellerim boş ama bedenim sıcak..
Kendimi ısıtmak istiyorum yeterince üşüttüler beni.



#42


Biz, çok güldüğümüzde daha gülerken,
Ağlayacağımızı düşünüp suratını asan insanlarız.

- Ece Temelkuran


#43



Gerektiği kadar iyi yaşayamıyorum.İşin komiği ‘gerektiği kadar iyi’ nasıl yaşanır, onu da pek bilmiyorum. Devamsızlığım çok hayatta.Bir yıl düş’e dokunur gibi hiçbir şey yaşamıyorum, sonra, ertesi yıl bir gömülüyorum hayata ve aşk’a, kaldırabilene aşkolsun.Nerede, nasıl, ne zaman, kiminle, ne kadar daha fazla mutlu olunur, bilmiyorum.Olmadığım yerleri, yapmadığım şeyleri düşlüyorum bazen.Bazen diyorum: ‘cinsim başka olsaydı daha mı mutlu olurdum acaba’- dallıyorum günleri, bugünün ne içerdigine bakmadan, ertesi gün’e geçiyorum hemen.Yaşayacaklarımı hep son ana bırakıyorum .Kendimi çogunlukla yaşamayacak kadar yorgun hissediyorum.Ne yaşarsam yaşayayım, gözüm hep öteki hayatlar’da kalıyor bazen.Yaşamaya iyi konsantre olamıyorum.Bence hayat, cinselliğin önemli bir parçası- bazılari çalıp-çırpıyor her şeyi, öteki hayatlar’da otluyor hep bazıları.Sevişince acıkıyorum.Her sabah bir gün eksik uyanıyorum ömrümden.Kafamdaki insan olamıyorum kendi ömrümdeymiş gibi rahat yaşayamıyorum.Herkes ağzına kadar başkası dolu.İçimde hiç kötülük yok.. Bu çok kötü.Depremle yaşamaya da alışabilirim.. Tamam.. Olur.. Fakat bir şartla: Beni öldürmeyeceğine söz verirse.Ömrüm bir dönem çok açık kaldı, hayatıma kaç insan girdi hatırlamıyorum.Aslında ileride çok mutlu olunacak sota yerler biliyorum.Bazı sabahları dünya, çok zor alışıyor bana.Orjinal bir kaç insan arıyorum.Atsan atılmaz, satsan satılmaz bir yük gibi geliyor bazılarına hayat.Tez’siz, antitez’siz, gel bana hipotez, hipotez.Hayatta bir ağırlığım olsun diye, şişmanlıyorum.Üçün biri’ni seçerken bile ikilem’e düşüyorum.Yaşamak için sonsuz ideal bir yer var mı? Ben bulamıyorum.Yaşamam gereken birçok şey ve yaş, başka birçok şey ve yaşları düşünürken geçip gidiyor.Bazen çok geriden yaşıyorum.Ömrüm son bulduğunda neleri yaşamış olayım.. Neleri yaşamış olmalıyım.. Bilmiyorum.Bu benim ilk tecrübem dünyada.Bütün güzel kızları, iyi oğlanları kapmışlar.Bütün şahane mevzuları çok önceden konuşmuşlar.Bütün güzel pozisyonları biz yokken sevişmişler.İyi bir ömür, hangi iyi bir ömürle kıyaslanabilir ki.Kim olarak öleceğimi, ne olarak kalacağımı bilmiyorum.Hayat, benden zevk alıyor mu acaba bilmiyorum.Tanrı veya doğa, beni böyle kullanarak ne yapmak istiyorlar, pek anlamıyorum.
Ancak yine de ömrümden geleni yapıyorum.


#44


HAYATIMA format, geçmişime reset attım. Beni Üzen ne varsa geri dönüşüm kutusuna kattım. Kendimi de Yeniledim. Bundan böyle Hayat Sana Meydan Okuyorum; İstedğin kadar Virüs yolla Yaşantıma; Beni ASLA ÇÖKERTEMEYECEKSİN..!


#45


Huzurluyum. Mutluluk benim için hiçbir zaman önemli olmadı.
Daha çok raslantı gibi yaşadım mutluluğu. Kısa anların hediyesi gibi.
Yaşamın karşıma çıkardığı bazı anlar benim için mutluluk demekti o kadar…


#46


#47


#48
+ Bu gün onu gördüm.
Sonsuza kadar sürecek gibiydi.
Öncesinden daha iyi gözüküyordu.
'Nasıl gidiyor?' diye sordum.
Başka bir kızı O'na tercih etmiştim.
Ağlamasına bakamıyorum, dayanamıyorum .
Ona özlediğimi söyledim.
Çok ciddiydim.
O'nu seviyorum.
O'na son kez sarıldım.
Sonra eve gittim ve ağladım.
O'nu kaybettim...


-Bu gün onu gördüm.
Hala 'umursuyor mu beni acaba' diye merak ettim.
Kendimi durduramıyordum sürekli ona bakıyordum.
O'na yeni kız arkadaşı hakkında soru sordum.
Büyük ihtimalle o çok mutlu şu anda.
Bana bakamıyordu bile gözlerimin içine.
Ciddi değildi.
Ciddi değil.
Yeni sevgilisini seviyor.
Bana arkadaşça sarıldı.
Sonra eve gittim ve ağladım.
O'nu seviyorum ...

Eklenen Resim Ön İzlemesi

Dosya tipi: jpg 58662_1503021970105_1070905655_1434598_2205328_a.jpg (36.7 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmiştir)


#49


#50


#51


Bazen dünyayı içime sığdıracak kadar genişliyor yüreğim, bazen kendi çırpıntılarına bile dar geliyor..
Bazen küçük bir gülücük bile yetiyor içimi ısıtmaya , bazen dağlara yükselen kahkahalar bile yetmiyor yüzümü güldürmeye..

Bazen inanılmaz derecede uçarı, bazen iflah olmaz biçimde kanadı kırık oluyorum.


Gökhan Özcan / Ruh yordamı


#52
Gülümsüyordu..

O gülümserken,kafasını alıp kalbime sokmak yerine farklı şeyler peşine düşmüştüm.
Gözlerimden gözlerine saniye başı vapurlar kalkıyordu ve hiç bir seferi kaçırmıyordu kalbim.
Her seferde yeni şeyler keşfediyordum.
Kızaran kulaklarımdan,her an onlarca Kristof Kolomb firar edecek gibi oluyordu.

Sekizinci kıtayı bulmuştum gözlerinin arasında..
....

-Kalbim
-Efendim ?
-Rahat dur eşek sıpası..



Erdem Arslan


#53


Bir deliyle benim aramda tek bir fark var.
Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum.


-Salvador Dali


#54


İsmail abi :
Sanki öyle buram acıyor gibi ha, buram sanki çok acıyor gibi oldu şimdi.
Bu acı geçiyor mu ?

Dede :
Evlat, bak. Hayat zaten acılarla dolu. Tatlı taraflarıda var ama hayat genelde acı ama bu acıları yaşamak gerekiyor. Yani aslında bu acıları yaşadığın zaman zaten sen güçlü oluyorsun.
İsmail abi :
Ama ben güçlü olmak istemiyom ki, ben şekerpareyi istiyom.



#55



'Bir insan nasıl sevilir hatırlamıyorum.
Öğret bana.. Tut elimden, gözlerimin içine bak,
Okula başlamış çocuğa alfabeyi öğretir gibi,
Kırk yıllık budiste namaz kılmayı öğretir gibi,
Sabırla öğret bana seni sevmeyi.
Merhameti ve şefkati elden bırakma.
Öyle bir bak ki bana,
Hırçınlığım gözlerinin buğusundan utanıp kendi kendini yok etsin..''


#56


İlk aşkımı unutturdun sen bana.
Geldiğinde , bir başkası için ağlıyordum,
Gözlerimden akan yaşların düştüğü boşluğa uzandın, tuttun, içine akıttın içimi,
Sahiplendin...
Şimdi geçmişimden geriye kalan hiçbir anı yok.
Ve geleceğim, ellerine bıraktığım bir zaman dilimi...
Senin avuçlarında yaşamım, nefesim, dudaklarından çıkacak iki kelimeye meftun.

"Hoşgeldin"


#57


Benim hayatımı yargılamadan önce:
Benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan geç..
Hüznü, acıyı ve neşeyi tat. Benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl,
Yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi..!

Ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin.


#58


Çok şeyler değişmiyor hayatımda.
Gün, ay, yıl.
Dışında.

-Tekin Kale


#59


Yaşayacak bir günüm daha olsa, onu da seninle geçirmek isterdim.


Pearl Harbor (2001)


#60


Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,
Ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini,
Ne zaman ki yanlızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz,
İşte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.

C. Bukowski




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:47 .