Kardelen
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 17-06-2012, 16:03 #961

Ezan`Sesi

Bizden Biri



Kardelen


Kederin, bir fincan hüzün içtiğini görüp seslendim;

- Tadı güzel, değil mi?

- Beni yakaladın, diye cevap verdi keder;

"İşimi mahvettin. Bir lütuf olduğunu bilirsen, sana hüznü nasıl satacağım?"





Alt 18-06-2012, 11:33 #962

Papatya

Çiçek.


Ne yazık ki çok uzağız birbirimize, hayallerimizde bile…
Elimden gelen bir şey olsaydı eğer; hani sarılıp bağrıma basabilseydim seni,
gözlerine bakıp çığlık çığlığa susabilseydim gözbebeklerine…
Yapabileceğim bir şeyler olsaydı üzülmezdim böyle, kırılmazdım…
Sen olsan kıyamazdın bana, biliyorum.
Beni yokluğun dövüyor…





Alt 18-06-2012, 13:26 #963

Gölge.

Bizden Biri

Kardelen

Neymiş?
Birini seviyorsak serbest bırakacakmışız.
Dönerse bizimmiş.
Dönmezse hiç bizim olmayacakmış.
Güvercin besliyoruz sanki.

- Yılmaz Erdoğan -





Alt 18-06-2012, 15:08 #964

ßiiSDekti

Forum Üstadı


Erkek olmak; mükemmelliğini bir çok kadında ispat etmek değil, tek bir kadına mükemmeli yaşatabilmektir.





Alt 19-06-2012, 13:36 #965

Papatya

Çiçek.


Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim...
Önce duruyorum, sonra susuyorum...
İçimden çıkan lafların etrafı yangın yerine çevireceğini düşününce,
kilit vuruyorum dilime...

Sonra "YAN!" diyorum içime!... Sadece sen YAN!
Ve "DaYAN!" diyorum gönlüme!... Herkes mutlu olsun! Sen DAYAN!..

Hz.Mevlana





Alt 20-06-2012, 18:57 #966

Papatya

Çiçek.


Aklım sende, yüreğim de…
Nasıl bir vedadır bu böyle, nasıl bir ayılık ki bir yarım yokken yaşatıyor hala.
Sensiz yarımım diyorum, eksiğim… Zor nefes alıyorum diyorum ulan, yutkunamıyorum; çiviler doluyor gırtlağıma, cam kırıkları…
Üzerime geliyor dünya, kaçacak bir yerim yok; kucak aç bana…
Beni al götür buralardan, ne olur…
Yüreğim gibi, aklım gibi; beni de al, bırakma…





Alt 21-06-2012, 00:56 #967

Papatya

Çiçek.


Özledim…
Tahmin edemeyeceğin kadar hem de, tahammül edemeyeceğin bir şekilde…

Bu yüzden ne anlamanı ne de hissetmeni beklemeyeceğim.
Panayır alanında annesinin elini kaybetmiş bir çocuğun şaşkınlığı var üzerimde, tedirginim.
İşte o el kadar ihtiyacım var sana, bilmiyorsun.
Çok özledim…





Alt 21-06-2012, 14:31 #968

Papatya

Çiçek.


Uzan bana, dokunamadığın kadar yakınında olayım ki, anla acısını!
Ve anlatayım mı?
Şimdiye kadar uzun uzun yazılmış bu masalın, içinde sadece sen olduğun için yazıldığını anlatmayacağım sana.
Beni kendi içime bırakıp, dışım...a gittiğinde, tüm acıyı hissedebilen yanlarımı bırakacağım teninin kokusuna.
Bu içsel döküm bittiğinde, tenimde yıllarca izi silinmeyecek ve tertemiz koruyacağım bir hüzün döküp gittikten sonra bile,
bana kalan bozguncu yanlarımı açığa çıkaran gözyaşlarımı ise hiç göstermeyeceğim sana, sakın bekleme!

Şimdi; hangi köşesinden tutup sıkıca kendine çekmeli, seni unutmaya başlama fikrinin?
Hangi tuttuğum köşesi, daha az acı vericidir sensizliğin?
Kaç gecenin koynunda ıslanmaya başlamalı, gözlerimdeki yaş öbeklerim ve gece daha kaç uykusuzluğuma gebe kalmalı?
Sayfalarca mı unutmalıyım seni, yoksa tek satır yetmeli mi?
Seni unutmak ince iş sevgilim, önce neresinden başlayacağımı çok iyi hesaplamalıyım.
Geri dönüş yollarına binlerce mayın döşemeli, ruhumda bıraktığın yanık izleri?
Önce yaşattığın hangi acıyı hatırlamalıyım, unutmak için?
Gözlerin mesela; saçlarımdan silmeliyim göz izlerini ya da evimin,
tenimin bütün hücrelerine sinmiş kokunu, başka hangi kokuyla örtmeliyim?
Sızlayan burun direğimi ne yapmalıyım sence?
Ne zor işmiş seni unutmaya başlamak.
Önce unutma fikrine alışmalı en iyisi, bütün diğer fikirlerimi bunun gölgesinde bırakarak.

Sürekli dinlediğim, kulağımdan tınısı bir türlü gitmeyen ve en sevdiğim sarkıdır diye alıştığım sesinin,
yarıda hoyratça kesilmesi gibi, en güzel dediğim düşümün kâbusa dönüp yarım bırakılması gibi,gitmeliyim şimdi senden.
Sevmelerin en güzelini bulacaksın bende diyen ben, şimdi unutmaların en güzelinin telaşına düştüm artık.
Bu acının saklanabilen yanlarından, sana da bir kitap yapıp göndereceğim.
Bütün bir ömür okutup, acımı sana dökebilmek için.
Şimdi gitmeliyim, yolum uzun ve zor…




berke_07 ve Adam King ya .d Bunu beğendi.

Alt 22-06-2012, 15:38 #969

Owl

...


Kardelen


Eskiden çok eskiden,

Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.

Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.

Hatta babanım bile anahtarı yoktu.

Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi.

Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.

Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.

Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.

Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu.

Ayakkabılarımız eskirdi.

Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.

Annelerimiz bu durumu bildiklerinden, kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.

Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi.

Susayınca girer evlerine su içerdik.

Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.

Kısacacı evine girip gelen (ki sadece çişi gelen giderdi evine) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.

Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.

Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.

Çok garip ama kimse almazdı.

Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.

Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştılırdık.

Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.

Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.

Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.

Azar işitip, acillere taşınmazdık.

Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.

Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.

Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.

Komşumu tanımıyorum ama evinin camında temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.

Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.

Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruşhepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.

Evlerimiz var içinde yaşayan yok.

Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.

Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…

Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.

Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.

Ben kapılarında "vale"' lerin, "bady"' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.

Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.

Benim değildir bu kültür.

Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.

Nedir bunlar?

Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.

İyi de neden böyle olduk?

Biz mi istemiştik?

"Her toplum hakettiği gibi yönetilir" derler ya,

Yoksa hak mı ettik?

Ya sizce ?





Alt 22-06-2012, 21:05 #970

Papatya

Çiçek.


Ne kadar çabuk geldi ayrılık...
Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,
daha doğrusu ayak uyduramamaya..
Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu.
Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım...
Kaçar gibi veda ettin...
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!

Öldürecektim seni..
incitecektim seni...
unutacaktım seni... ama lanet olsun!!! kı-ya-ma-dım.





Alt 23-06-2012, 17:01 #971

Owl

...


Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme
Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme…
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mahvediyorsun etme
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme
İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme!!





Alt 23-06-2012, 20:20 #972

Owl

...


Eğer güven varsa bir kalpte;
O kalpte sevgi de bulunur, dürüstlük de.

- H. Balzac -





Alt 29-06-2012, 22:18 #973

Papatya

Çiçek.


Yalnızım yine bu koca şehirde
Oysa sevdiklerim ve özlediklerim var
Mutlu olduğum yerlerden uzağım
Gitmek istiyorum bu şehirden
Gitmek istiyorum kalabalıkların olmadığı
Sessiz sakin diyarlara
Bir senin olduğun yere…
Bir senin kalbinin attığı yere…

Gidelim sevdiğim bir deniz kenarına
Küçücük tahtadan bir evimiz olsun
Önüne çiçekler ekelim
Sevgimizle büyüsünler…
Sabahları erkenden kalkar denize koşarız
Bilirsin ben denizsiz yaşayamam
Sabahın deniz kokusunu çekelim içimize…
Denizin ortasında kaybolalım
Gözlerim yansısın dalgalara
Deniz ben olayım…
Sende seyret denizi….
Başımı omzuna koyayım seyredelim öylece
Hayallerimizi umutlarımızı yeniden bulalım
Yeniden kuralım hayatımızı
Yine yeniden uyanalım her yeni güne

Güneş batmaya başladı bile işte
Gece geliyor senin yanındayım ya korkmuyorum
Akşam rüzgarı yüzümüzde esiyor ılık ılık
Biliyorum ben bir rüya görüyorum şuan
Ama çok güzel bir rüya…


Gidelim sevdiğim uzaklara çok uzaklara gidelim
Seninle birlikte yeni yerler keşfedelim
Gittiğimiz her yere sevdamızı bırakalım….
Yolumuz çok uzun hadi ama…
Gidelim sevdiğim gidelim…
çok uzaklara gidelim….





Alt 30-06-2012, 01:14 #974

Fatih

ÖZEL ÜYE

Vazgeçilmeyen...
Hep uzaktadır...Bazen çok Özlersin Onu...Birilerine Anlatmaya
Kalkarsın, AnlayamazLar...Çok insan Çıkar Karşına.. Kalbine Girmek
İster Ama; Sen İzin Vermezsin...Çevren Ne Kadar Kalabalık Olsada, Sen
Onu Özler, Onu İster,Yalnız Kalırsın...Yavas Yavas Kabullenir, Onsuzda
...Yaşamaya Alısırsın Ama; Asla vazgeçemezsin ...





Alt 01-07-2012, 19:39 #975

Ezan`Sesi

Bizden Biri


İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükut gibi münzevi, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.





Alt 02-07-2012, 12:53 #976

Papatya

Çiçek.


Her şey çok oldukça ucuzlar.
Edep bunun aksine o çoğaldıkça değeri artar...

Şems -i Tebrizi




♂kyanus Bunu beğendi.

Alt 02-07-2012, 16:24 #977

Gölge.

Bizden Biri

Çığlıklarım bunlar benim
Varmazsa yüreklerinize
Sağırsa bakışlarınız
Körse diliniz
Ne diyeyim çölünüz mübarek olsun
Hayrını görün cehenneminizin. .

Hidayet KARAKUŞ





Alt 02-07-2012, 17:16 #978

Lâmekan

Aktif Üye


Hiç zor değil demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama, "Çaya kaç şeker alırsın?"
Diye bir ses sormalı ya ara sıra...!

Can Yücel





Alt 02-07-2012, 23:29 #979

Owl

...


İmkansızları yaşamak mıdır sevmek, Yoksa severken imkansız mıdır yaşayabilmek ?

özdemir asaf





Alt 03-07-2012, 10:55 #980

Papatya

Çiçek.


Bazen de susmak gerekir.. ''Duymak İçin.."

Şems-i Tebrizi





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:39 .