#1161
Biz, yabancıyken sevdik birbirimizi...
Can olmuşken, ayrıyız.

Emre Gökce



#1162
Gel dese, gitsem. Birer kahve alıp yürüsek sahil boyunca; o sussa, ben dinlesem.

Serdar Tuncer


#1163
Daha yarım kalmış bir yığın düş var orada, kenarları kıvrılmış kitaplar ve artık neredeyse soğumaya başlamış çay…

Mehmet Deveci


#1164
Kelimeler de yorulur
Düşler gibi...

Mehmet Deveci


#1165
Ben seninle konuşamam.
Çay bile içemem ya çay bile!
Öyle bakar kalırım görmediğim gözlerinle, bir görsem.
Ben seninle konuşamam, bakıp da kalamam üstelik
Dalar giderim
Bu memleketten
Bu şehirden
Bu yerlerden
İnce bağ yaprakları döşeli bozkırlara, düşlerinle düşlerim.
Sesim bile çıkmaz her düşüşümde
Vuslata hasret bir sessizlikle...
Susturamadığım gerçeklerin kelimelerini
İnce ince,sızı sızı çeker de düşerim
Tutmazsan düşlerimden..

Mehmet Deveci


#1166
Sana şiirler yazayım ister misin, içerisinde benzetmeler olan…
Umuda dair çoğaltılmış hisler ile besleyip.
Etrafını gökyüzü ve denizler ile süslediğim.
İçine de seni gizlediğim.

Sana şiirler yazayım ister misin?
Yağmurdan sonra gelen gökkuşağı renginde.
Yağmurdan sonra ki toprak kokusun da.
Sen tadında, sen kıvamında.

Sana şiirler yazayım ister misin?
Küçük bir kulübe içerisinde. Yamaçlarında orman olan
Sen olan,umud olan,sukut olan,sade olan…

Sana şiirler yazayım ister misin?
Okuyunca gözlerimi görebileceğin
Bu şiirin devamı olan
Sen olan
İster misin?

Mehmet Deveci


#1167
Elimi tutmadı
Gözüme bakmadı
Sesini duyurmadı
Bir gökyüzü gibiydi, durdu
Öylece durdu üzerimde
Yumdum gözlerimi
Bakacak ne bir yüz vardı karşımda
Ne de duyacak bir ses
Ama oradaydı
Üzerim de, göğüm de, her yerimde
İçimden bir parça göğüme yükselmiş bana öylece bakıyordu
Gürlemeleri, gri bulutları, ara ara düşen ıslaklıkları vardı
İkimiz arasında büyük bir boşluk ama içinden gelenlerin beni tam yüreğimden vuran yağmurları vardı
Yerlerim de ki papatyalarıma düşürdü damlasını
Ağaç dallarıma düşürdü yaşını
Ellerime dokundu sonra ıslaklığı
Tam yüreğime dokundu
Tam Yüreğime
Ne karşımda bakacak bir yüzü vardı ne de gözleri
Bir sesi bile yoktu içimde
Tam göğümdeydi
Tam göğsümde ki
Hislerimin hükümdarı, yeryüzümün evreni
Duygularımın elindeydi eli
Soyutça sevmelerim
Somutça yağmurlarımdı
Yoktu
Çoktu
Gökyüzümdeydi..


Mehmet Deveci



#1168
Kimisinden kitap olur kimisinden ise sadece kapak.

Mehmet Deveci


#1169
Ben içimden ağlarım
Bakma sen bana...
Kafanı da yorma...
Yan duruşun olsun hayallerime
Sesimi de duyurmam kimselere
Susarım,yutkunurum geceye....
Bak ne güzel doğuyor güneş
Bugün kuşlar bir başka ötüyor
Çimenin en yeşilinde kuzucukların yüreği
Hem yağmur da yagıyor bak.
Ben içimden ağlarım
Bakma sen bana

Mehmet Deveci


#1170
Ve kitap bitmiştir...
Usulca kapatır kapağı
ama hemen bırakamaz elinden.
Gözleri arka kapağındadır.
“Bitirdin değil mi?” diye bir ibareye takılır gözü. Okumaya devam eder sonra;
“Kapağını kapadığın her şey bitti sanıyorsun değil mi?
Tıpkı göz kapaklarını kapatıp görmemeye çalıştığın gibi.
Hayır!
Asıl okumaya o zaman başlarsın
Yarım kalmış cümleleri, söylenemeyen sözleri…
Yazılmamış ama hissettirilmiş duygular yakandan tutmuştur çünkü
Artık kapattığın tüm kapaklar bu okumaları bitiremez
Yarım kalmış bir cümlesindir çünkü
Bir ömür karşılaştığın her şey de bir parça bulursun okuduklarından
Köşe de aniden karşına çıkan şemsiyeli bir adam,
Aniden yakalandığın yağmur
Öylesine dinlediğin bir türkü
İzlediğin bir dizi;… yüreğine yüreğine vurur kendini
Çünkü hala okuyorsundur
Hem de yüreğin kekeleye kekeleye.."

Mehmet Deveci


#1171
Bir zaman dilimi,
bir sükut dilimi,
bir düş dilimi,
bir düşünce dilimi,
bir inziva dilimi,
bir sorgu dilimi olarak gece...

Mehmet Deveci


#1172
Yazılmayanı da, konuşulmayanı da anlar yürekler değil mi?
Dile düşmeyen, söze gelmeyen kelimeleri de anlar.
Anlamını bulduğu yüreklerin kelimelere, sözlere, yazılara ihtiyacı yoktur çünkü değil mi, yoktur.
Şimdi burada, içimin en kenarında, sana en yakın olduğum yerde;
Tüm sessizliklerimle, sessizliğimin en zarif haliyle, en masum, en içli, en yürekten sesiyle susuyorum şimdi, duyuyor musun?

Mehmet Deveci


#1173
Her yazı dokunacak bir yer bulur.
Kiminin yüreğine, kiminin keyfine.

Mehmet Deveci


#1174


Kardelen


#1175

Çok kelime değil,
çok duygu insanları birbirine bağlar.

Mehmet Deveci


#1176
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgâr
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun..
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım onuncu aylara
Ben bir eylül,
Sen haziran...

Ümit Yaşar Oğuzcan


#1178
- Ama gözleri görsen nasıl güzeldi..
- Hangi renkti..?
- Bilmem, böyle bir bardak demli çay gibiydi..


#1179
Gonul almayi bilmeyene, yurek emanet edilmez


#1180
Sen uzaklardayken

Ben gidişini çizdim,
Yıldızlardan aldığım beyazlarla.
Karanlığı tuval yapıp ayrılığı yok ettim.

Sen uzaklardayken
Ben şiirlerini okudum çatlamış fısıltılarla.
Bin kez dokundum yazamadıklarına
Anlamaya çalıştım anlatamadıklarını.

Sen uzaklardayken
Ben senli hayaller kurdum,
Kimsesiz çocuklardan çaldığım hayal tozları ile.
Yüzüne bakamadım ağlatırsın diye.

Sen uzaklardayken
Ben kaderimi parçaladım.
Yazgımızın değişmesini istedim.
Yaşanmış tüm günahları üstlenip ateşinle kavruldum.

Sen uzaklardayken
Ben göz yaşlarıma sevgimi gömdüm.
Dudaklarımdan çıkan her sözcükte hayat bulsun,
Yüreğime serpilsin diye.

Sen uzaklardayken
Ben mum ışığına resmini çizdim.
Mum gibi bu ayrılık erisin diye.

Sen uzaklardayken
Ben, beni bırakıp gittiğin yoldan hiç ayrılmadım.
Her giden otobüsün arkasından el sallayıp,
Her gelen otobüste inmeni bekledim...

Sen uzaklardayken
Ben...
Hep dönmeni bekledim




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:56 .