Kardelen

#1
bu sana ithaf ettiğim son yazım olsun...
ve git...

Okuyacağını biliyorum...

küremiz parmağı halkalılar silsilesine yeni bir üye kazandı.. bir takım ''söz''lerin gölgesinde, akabinde ve beni boğan hüznünde ,uzak iklimlere uğurladım seni sepetlerimizi kollarmıza takışıp yollarımıza uğurlaştık...

Okuyacağını biliyorum...

bir ömürlük yeminler ederken sen,yinede bana ait merakların olduğunu biliyorum..sevmediğini söylerken, yinede benli düşlerinin farkına varabiliyorum..madem gidiyorsun ve beni okumaya devam ediyorsun , buyur öyleyse...

üç mevsim tatmış , kısa fakat uzun soluklu bir sevgi oldu bizimkisi..hoşçakal 23 yaşımın en masum , en hoyrat feda edilmis,küfürle karşılık bulmuş ,topla,tüfekle,mermiyle susturulmuş,heba olmus hisleri ve yorgun iyi niyet parçacıklarım.saygısının bekaretini yitirmiş uçube..hoşça kal...

Okuyacağını biliyorum...

derin bir nefes al, bir çay söyle yada bir acı kahve seslen ben yani meleğin gibi...sen çılgınlarca boynumdan büyük laflar savururken dört bir yana,kendimi unutup akışına kapıldım...çünkü çok inandırıcı gözüküyordu,dünyalı olamayacak kadar başka geliyordun,hislerime billur bir kaseymişçesine nazik yaklaşıyordun ve ben yittim öyle inandım ve kapıldım ki ayıldığımda yüzümde tuzlu ter zerrecikleri vardı,yağmur yağmaya devam ediyordu,aynı hızla yollarına devam ediyordu yoldaki araçlar...televizyonlarda yeniden kadın kuşagının anlamsız programları yayınlanıyordu,üst kattaki teyzeler bakkala sepet alıp ekmek istiyorlardı...ayıldığımda saat 12 yi çoktan geçmişti ve lüks faytonum balkabağına dönüşmüştü...

hiç bir farkın yokmuş meğer diğerlerinden.sadece biraz daha ustaymuşşın yalan söylemekte.dinine küfrettiğin Rab ile şükrü aynı kelime içerisinde kullanacak kadar alçak... Rab mağfiret eylesin sana...

Okuyacağını biliyorum...

şimdi çıkmış bir başkasını çok sevdiğini iddia ediyorsunya bayım ,sahi, bir aşktan diğerine kaç günde gidiliyordu? ''sevgi emekti hani '' deyip,bir selvi boylum al yazmalım klasiği söylemek istemiyorum ama sevgi bu denli kolay tükenip başka kollara atılacak bir memba olmamalı.Sen hiç bir rüzgarla yandın mı?Ayakların dizlerine kadar sele kapılmışken,terledinmi hiç?

bayım,


siz hiç töre cinayetine şahit oldunuz mu?

durup herşeye seyirci oldun,ağzını açıp tek kelime edemedin ve boynunu eğdin ya,sende düştün gözümden.mutsuzluğumun fermanına bir imza da sen attın ve sana olan inancımı ipe serdin ya,var git yoluna şimdi...


Okuduğunu biliyorum...

parmağına taktığın halkanla hoşça vakitler dilerken sana, bir yandanda duacınım,anlamsızlığın zirvesinde ıslah ol çocuk..dilerim,unuttuğun Rab büyük belalarla hatırlatmasın sana kendini...

kabuğu kurumamış yaralarıma kaynar sular fırlatılırken tarafınızdan,tek arzum sana ''küçük kırmızılı kız'' dan bahsedebilmekti,aynı hüznü yaşayabileceğime inancım vardı...şimdi git..ve karanlığa hapset kendini.çek elini yaralı umutlarımdan,karıncanın hayali kadar hayat içeren yarınlarımdan ve mavi baktığım ufuklarımda,sabah ayazında,şafak ağırırken tamda İstanbul'un arka sokaklarında herhangi bir bankta uyuyan amcaya aynı gözle bakamayacağımız aşikar artık.geçtiğin yollarda top oynayan afacanların saçlarını okşayamayacağın muhakkak ve yediğin balık-ekmeği ''diğer''leriyle paylaşamayacağında...

verdiği ''söz''leri tutamayıp,yeni ''söz''lerle yeni yükümlülüklerin altına giren şeref yoksunu,insan suretli kimliklerle paylaşabileceğim hiçbir şey yokmuş,geç oldu,fakat idrak ettim bunu.

Okuduğunu biliyorum...

ve beni okumaya devam edeceğini de...
çünkü sen Bu'sun
ve bu'ndan öte gidemezsin ömrün boyunca...
yolun açık olsun...
Rabbe emanetsin...

İlginizi Çekebilir
  • +KaRDeLeN+...
    bir anda cehennem alevi gibi bir alev yükseldi sonra, bir çocuk çığlığı al yanakları bembeyaz kesil...

  • Kardelen...
    Kardelen Boynunu bükme sen Kardelen, Aldırma rüzgar deli essin Bırak düşsün iki yaprağın yere, Sen i...

  • Kardelen...

  • KardeLen....
    .....

  • Kardelen...
    Karı delerek çıkan bir tür çiçek....



#2
Sen eskiden bu kadar boş bakmazdın bana. Bu kadar çok susmazdın. Gözlerini.. Gözlerini kaçırmazdın Gözlerimden Neoldu birden bire...Neoldu sana..
Sen gülünce kıskanırdı güneş Saklanırdı bulutların arkasına Şimdi bomboş şeylere gülmeye başlamışsın.. Neoldu güzel gözlüm..Ne oldu sana..
Sen eskiden çok daha güzeldin. Benimdin çünkü.. Benim sevdiğimdin.. Şimdi Gözlerin gözlerimden düşer olmuş.. Neoldu birdenbire...Neoldu sana..
Artık gözlerine bakınca göremiyorum kendimi. Sanki..Başka biri sahiplenmiş gözlerini. Eskiden bana "Kal gitme" diyen gözlerin.. Şimdi "git" demeye başlamış..
Bilirsin seni kıramam ben.. "Git" diyorsun madem.. İşte Gidiyorum. Sen eskiden severdin beni.. Neoldu birden bire bilmiyorum.. "Git" diyorsun madem.. İşte.. Gidiyorum.. İşte..Gidiyorum..


#3
Öyle Özledim ki Seni...

Ben ki alışkın değilim sensiz uyku tutturabildiğim gecelere,
Duymadan o güzel sesini, uyku girmiyor işte bu yorgun gözlerime.
Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor, acaba aradı mı? Diye.
Ama her defasında senin dışında onlarca kişi görüyorum telefonuma numaralarını cevapsız diye bırakan.

Öyle özledim ki, sesinin sesimdeki yankısını!
Çocuksu gülümsemene neden olan maymunluklarımı...
Beni sevme şeklini öyle özledim ki...

Bu lanet dünyada her geçen gün soğuyor insan hayattan, yaşamaktan.
Çünkü hiçbir şey istediğimiz gibi gitmiyor maalesef.
Dünyanın adil olmasını bekliyoruz, hani hiç değilse bize zarar vermemesini, huzurlu olmayı...
Ama sanırım sabır taşı misali, bizi tam ortamızdan çatlatmaya niyetli.

Öyle özledim ki, gözlerinin içine bakarken gözlerimden durduk yerde yaş gelmesini...
Neden ağlıyorsun derdin, deli misin sen?
Gözlerine bakınca neler gördüğümü bir bilsen,
Sen olsaydın benim yerimde,
mendil dayanmazdı gözyaşlarını silmene herhalde.

Öyle özledim ki seni aradığımda sesindeki neşeyi...
Kuşum derdin, özledin mi beni derdin.
Bende belki tam anlatamam sana olan hasretimi diye
Nasıl özlediğimi, seni nasıl sevdiğimi ispatlayayım diye hep yemin ederdim.

Güzel gözlüm, öyle özledim ki seni...
Yüreğim bir mecal kaldı şimdi.
Her gece yatağıma geçip çalmasını bekliyorum lanet telefonumun.
Her gece yalvarıyorum Allah ıma, bir an önce geçsin bu dertler bu sıkıntılar diye...
Ve her gece uykuyu haram ediyorum gözlerime.

A kadınım, öyle özledim ki seni...
Tıraş bile olmuyorum eskisi gibi.
Batıyor sakalların git kes öyle öp beni derdin.
Öptürmezdin gül yanaklarını sinek kaydı olmadan yüzüm.
Ama geri döndüğümde de kokumu içine çekerek öyle bir öperdin ki beni, hep öyle kalalım isterdim.

Sevdiğim, öyle özledim ki seni...
Sesini, nefesini, bana doğru kurduğun cümlelerin her bir kelimesini...
Şimdi bekliyorken senden gelecek tek bir seslenişi, nasıl zor bir bilsen,
Nefes alıp verdiğimde hasret ciğerlerime yakıyor, özlem saçlarımdan tutup çekiştiriyor.
Sensin onun dermanı diyor içimdeki ses her gece.




Canımın taaaa içi, öyle özledim ki seni...
Her derdini alırdım üstüme, sen üzülme sen yorulma sen düşünme isterdim, ben bakarım çaresine...
Yeter ki gülsün yüzün derdim, ben meydan okurum senin için bu alemin cümlesine...

Kurban olduğum, aşkların en güzeli, bir tanem, gül bakışlım, kalbimin birincisi...
Öyle özledim ki seni, sesini, nefesini...
Haydi geri dön artık ta, mutluluktan kes şu nefesimi...


#4
Sabah olup kalkacaksın. Kendini yine vuracaksın kentin sokaklarına.
Adım adım geçeceksin anıları. Her anı yakacak seni. Bir küçük alevi kocaman bir ateşe çevirecek. Yangını söndürmek için bir damla su bulamayacaksın. Kavrulacaksın… “ İşte şu park “ diyeceksin, duracaksın. “Ne çok oturmuştuk soğukta.” Ellerinin sıcaklığı gelecek aklına, ılık öpüşleri. Oysa şimdi birkaç güvercin, birkaç kuru yaprak vardır aynı yerde. İçin sızlayacak, bir terkedilmişlik duygusu gelip saplanacak yüreğine. Ağlayacaksın… Bir kıyıda oturup boş gözlerle masmavi denize bakacaksın. “Biz aşkı hep mavi bilmiştik “diye mırıldanacaksın. Bir zamanlar nasılda coşku yaratırdı o mavi sende. Şimdi siyahtan ne farkı var ki… Maviye de aşka da lanet edeceksin… Kızacaksın… Öfkeni bir bıçak gibi bileyeceksin, büyüteceksin. Öfken seni terk edene mi ayrılığa neden olan her ne varsa hepsine mi anlamayacaksın. Boş bir vapur yanaşacak iskeleye; tıpkı senin yüreğin gibi. İçinden hiç kimse inmeyecek. Bir rüzgar çıkacak yalnızlığın iyice kemirdiği bedenini yalayacak. Savrulacaksın… Karşılaştığın herkese nefretle bakacaksın. Sevgiye dair ne kadar kırıntı varsa hepsini alıp götürmüştür çünkü. Senin için bütün insanlar suçlu, bütün insanlar güvenilmezdir artık. Bir selam vermeyeceksin, bir tek kelime etmeyeceksin, susacaksın… Ayrılıktan söz eden şarkıları duyduğunda bütün organlarına aynı anda bir sancı saplanacak. “kahretsin. Yine hüzün şarkıları “ diyeceksin. Biri sussa diğeri başlayacak. Kulaklarını kapayacaksın. Olmayacak, kaçacaksın. Beynin oyunlar oynayacak sana. Hangisi gerçek hangisi hayal karıştıracaksın. Karşıdan geleni “o” sanacaksın. Koşacaksın yanına ulaşmak için. Yüzüne baktığında bir yabancı olduğunu anlayacaksın. Delirdiğini sanacaksın. Korkacaksın… Kimse bilmeyecek çektiğin acıyı. Kimse senin hissettiklerini hissetmeyecek. Seni senden başka kimse anlamayacak. Oysa hayat aynı hızla devam edecek Yaşamak en önemli görevin senin. Anıları içine gömüp yaşamayı öğreneceksin. Hayatına sahip çıkmayı öğreneceksin…
Kavrulsan da, ağlasan da, kızsan da savrulsan da, sussan da, kaçsan da, korksan da yaşayacaksın…
Zor olacak…
İmkansız olacak…
Ama başaracaksın…
Unutacaksın….


#5
Öyle yatlarda katlarda gözüm yoktu benim
Soğuk da olsa duvarları,
İki çekyat atıp,umrunda barınmaktı niyetim
İki yudum çay yeterdi gözlerinde demleyeceğim;
Gelmezdi aklıma,suya demini salan çaylar gibi çökeceğim...
...
Islanacağımı bile bile delme çatma yüreğine sığındım belki
Delme! Çatma ! dedikçe sana şiirlerimle
Adımlarımı buruşturup,vedaları verdin hep ellerime...

Şimdi diyeceksin ki "bu şiir niye?"
Adınla başlamak alışkanlık olmuş kaleme...
Bir şiirim var ki hele,
Gelişlerine saklıyorum,tüm gidişlerin infazı olsun diye...


#6
Onurlu olmalı gelişler..
Bir kadının ANA oluşu, bir erkeğin ADAM oluşu gibi..
Asil ve olgun gelmelisin..!
Omuzların dik, alnın açık, tüm kalbinle gelmelisin..!
...Ne kadarına yetiyorsa yüreğin, yettiği kadar sevmelisin..!
Aklını başından alacak kadar değil, aklı başında olacak kadar sevmelisin..!
Az olsun, öz olsun ama yürekten olsun...


#7
Beni Bağışla, Seni Seviyorum

Beni bağışla aşkım, aşkımı hoşgör artık
Beni hoşgör, beni bağışla, seni seviyorum.

...Yolsuz yordamsız bir kuş gibi öksendeyim
Yüreğim tir tir, örtüsünden kurtulmuş
Şimdi yoksul, şimdi çırılçıplak, şimdi soyunuk
Acını esirgeme benden, ko sarınsın yüreğim
Ko giyinsin, ko kuşansın, ko örtünsün. Sonra
Beni bağışla aşkım, beni hoş gör, seni seviyorum.

Eğer bir lokmacık bile sevemezsen beni,
Hiç mi hiç sevemezsen eğer
Acımı bağışla, beni hoşgör, seni seviyorum.

Bana öyle eğri bakma, ırak durma ellerden
De, kuytuma çekilirim, de karanlığa kavuşurum
Sımsıkı tutarım ellerimle utancımı
Sarıp sarmalarım, dürüp bükerim
O an yüzün eğ benden aşkım, kaçır benden
Beni hoşgör, beni bağışla, seni seviyorum

Gün gelir, hayalin erişir karanlık yiter
Meyil verirsin bana, gün gelir
Şimdi çaresizim, yalnızım, kolum kanadım kırık
Beni bağışla aşkım, beni hoşgör, seni seviyorum

Seni seviyorum, yüreğim mutluluk selinde
Kapıp koyveriyor kendini gurbetlere varıyor
Gülme bu korkulu gidişime, gülme bağışla aşkım
Beni bağışla, beni hoşgör, seni seviyorum


#8
Biliyorum, konuşacak birşeyimiz yok
Ama yine de gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni biri severse inanmam
Seni biri severse utanırsın
...Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel
Biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok
Ama ızdırabım sende, mutlaka al da gel..


#9
Seni Seviyordum

Sana uzak kentlerden birinde
Zamanın bir yerinde
Seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi
...Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan
Kulağının arkasına düşüşü ve burnun
Herkesten başkaydı işte
Güldüğün zaman yukarıya bakardın
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı
Ne güzeldiler
Sen bilmiyordun ben seni seviyordum
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu çoğalarak
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi
Herşeyi erteleyişim oluyordun
Kalp ağrısı oluyordun
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor
Ve bazen, tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk
Ufuk çizgisi maviydi, günbatımı hep turuncu
Ve kırmızıydı bütün karanfiller

Ben seni seviyordum sen bilmiyordun
Sevinçlerim oluyordun ara sıra
Sen hiç bilmiyordun

Sonra herhangi biri oldun
Bütün sevinçlerim bittikten sonra
Yağmurlar yağdı serin haziran akşamları
Derken birgün uzaktan gördüm seni
Saçların bana inat başın herşeye meydan okuyarak
İşte yine aynı
Kalbimi acıttın her zamanki gibi
Değiştik sanıyordum. ve sen yine bilmiyordun

Şimdi bunları anlatsa sana birileri
Kimbilir
Yada boşver
Bilme en iyisi


#10

Nefretimi kusuyorum
Eğerli, çünkülü, belkililerine sevgilerin

...Aşk dediğin
Körükörüne ve koşulsuzdu oysa
Hayallerimizde büyüyen bir çocuktu

Hesapsızca bağlanacaksa insan
Tanrının, bilimin ya da ideolojilerin köküne kibrit suyu
İllaki teslim edeceken kendini tüm varlığınla
Bağışla kendini tek yüce gerçeğe
Sevgi denen o gerçeğe
Haşa asla sevgiliye değil
Nitekim her daim koşulsuz olmalı aşk ve sevgi

Sabah olduğunda
Hangi sevigilinin kollarında olduğuna bakmadan
Sevginin kollarında olmanın mutluluğu yaşama bağlamalı seni

Her koşulda koşulsuz olmalı
Açık olmalı
Aşk,
Sevgi

Açık bir aşk
Açık bir sevgi
Açık bir ilişki

Açıkça sevgiye tutsak olunmalı...


#11
AFFET BENİ
Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde
Cümle düşmanlarımı affettim
Yediğim meyvalardan
Kokladığım çiçeklerden af diliyorum
...
Yerde yürürken gördüğüm
Sebebsiz kanına girdiğim
Zevk için öldürdüğüm
Böceklerden af diliyorum

Dağdan, topraktan, taştan
Evlattan, akrabadan, arkadaştan
Yağan yağmurdan, doğan güneşten
Denizlerden, göklerden af diliyorum

Yıllardır kahrımı çeken kadından
Ondaki yaşamak ümidinden
Baba evinden, ana sütünden
Yediğim ekmeklerden af diliyorum

Kadrini, kıymetini bilmediğim
Hayali ile bahtiyar olmadığım
Otuz yıl arayıp bulmadığım
Geleceklerden af diliyorum.


#12
acılar büyütülerek unutulur sevdiğim
yüzünden kopunca bir buzul çığlık
ellerin buz tutmuş iki yarım şarkı olur
ve ben yoksulluk kokulu bir gidiş bırakırım sana

...beni adresime sorsun esmer bakışların
dönsen de bulamazsın nasılsa.. gitsen de...


#13
Benden Sonra Mutluluk
Bunca yıl yaşadım
Elime ne geçtiyse yitirdim
Biraz daha yaşay...acağım
Yalnız bir şey biriktirdim

Bir bakış, bir görüş, bir duyu, bir düşünce
Belki aç kalacağım

Suçlanacağım ölünce
Biraz yazdım, artık hep yazacağım

Hüzünden baş alamadım...


#14
Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
Anlatamam..., nasıl ıssız, nasıl karanlık...
Ve zehir - zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda,
Gel artık...


#15
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili....
Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
...Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ



#16
Biliyorum Sana Giden Yollar Kapalı

biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen ...de hiç bir zaman sevmedin beni

ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

uyandım uyandım, hep seni düşündüm
yanlız seni, yanlız senin gözlerini

sen bayan nihayet, sen ölümüm kalımım
ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki

tek yanlı aşk kişiyi nasıl abtallaştırıyor
nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

raslaşmamak için elimden geleni yaparım
bu böyle pek de kolay değil gerçi...

alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
yalvarırım onu okuma çarşamba günleri...


#17
BU YAĞMUR
Bu yağmur... bu yağmur... bu kıldan ince
Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur......
Bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince.
Aynalar yüzümü tanımaz olur.

Bu yağmur kanımı boğan bir iplik
Tenimde acısız yatan bir bıçak
Bu yağmur yerde taş ve bende kemik
Dayandıkça çisil çisil yağacak.

Bu yağmur delilik vehminden üstün;
Karanlık kovulmaz düşüncelerden.
Cinlerin beynimde yaptığı düğün
Sulardan, seslerden ve gecelerden.


#18
En eski yalnızlığımdır aşk benim
Gitgide büyüyen karanlıklarla
Ne zaman sevdiysem kavruldu tenim
Bir ateşin açtığı yanıklarla

...Sabahı olmazdı çok gecelerin
Alır, götürürlerdi beni onlar
Öptüğüm elleriyle, korkunç derin
Bir uçurumun kenarına kadar.

Sonra bırakır giderlerdi, üzgün
Bakardım sessizce arkalarından
Sonra umutsuzluk, gözyaşı ve kan.

Bütün umutlarım biterdi bir gün
Bir gecenin orsatında kalırdım
Tek başıma ben, ben ve yalnızlığım.


#19
Sevgin yok,gönlün yok aşkın yok ise;
Bir avuç topraktır ondan sonrası...
Bahardan ...habersiz geçtiyse ömrün,
Eylülde yapraktır ondan sonrası...
...
Ay parçası olsan da ,ay değilsen,
Surla çevrilsen de ,saray değilsen
Dostun tercihine aday değilsen,
Boşa ağlamaktır ondan sonrası....


#20
Bağlanmayacaksın
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam...." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:33 .