#101
Unut/ma beni...
Ruhum komada... Ruh ölür mü? Ruhlar/da ölür yorulur senden öğrendim...


Kusura Bakma Istanbul


Dinle/me kalp atışlarımı... Onlar çoktan durdu... Nabzım karışmıyor artık sesine!

Kusura Bakma Istanbul

Senin sokaklarında adımı heceledim hep... Adımı aradım yüzünün tutunaksız merdivenlerinde... Dilinden düşerken yerlere kirpiklerine astım Ef'i Sun savruldu bilmediğim bir kente ayaklarının güzüne!... Ef-Sun düş'tü kanadı...
Sana her uzanışımda üstüme bastın... Dib(-in)e vurdum en dibe!...


Kusura Bakma Istanbul

Ruh katili! Acıyı ördün saçlarıma gecelerimde ki yıldızları indirdin yeryüzüne gülüşlerimi hapsettin duvarlarına! Beyaza leke düşer dedim mürekkebin kirletti düşlerimi! Ay ışığı'ndan yıldızları (ç)alamıyorum göğe ellerim uzandığında ekleyemiyorum gözlerime tekrar gülerlerdi belki! Yerine koy onları! Yakışmadılar yeryüzüne tıpkı senin aşk(-ım)a yakışmadığın gibi

Kusura Bakma Istanbul

Nefes diye soluklandığım hava ciğerlerimi boğuyor... Parçalanmış ömrüme yama yapıyorum bıraktığın hüznü... Ama arada bir de düşünüyorum delik deşik aldanmışlıklarım dururken sen değilsin bu mutsuzluğun nedeni... Hep koyu siyah yalnızlıktı taşıdığım şimdi içine kırmızı damladı...

Kusura Bakma Istanbul

Sol yanımda ki kesik ihanetinin arsız dikeni! Sus bana aşk de/me! Yoksu(l-n)luğunda peydahladığın hiçim ben! Ayazlar da üşüttüğün gülüşlerinle emzirmediğin sana aç bıraktığın! Suretimin aslı yok! Adım yok! Babam yok! Yoklukların içinde hiçim! Faili belli olan (h)iç! Mezar taşıma adını yaz! Doğuşuma sevinmedin sevgili(m) ölümüme ağlasın melekler(in)!

Kusura Bakma Istanbul


Cesedimde parmak izlerin var! Yaşanmışlıklar(-ımız) tebessüm ediyorlar her köşede... Olay yeri inceleme ekipleri gelecek birazdan! Yalanları kuşan/ma... Tanrı inecek anlatacak cinayetini!

Ne çabuk bulandım kırmızıya siyahın masumiyetindeyken... Rahmim de kürtaj kırıntıları... Oluk oluk akıyor geceye kan!

Oysa prensestim ben ölmeden önce camdan/dı yüreğimin ayakkabısı...

Kusura Bakma Istanbul

Masallar değişti büyüdük...
Dedim ya; camdan/dı yüreğimin ayakkabısı zaten... Kırıldı(m)!


Gerçekleri kandıramaz kelimeler(in)...

Gidemezsin dedin...

Gittim...

Öldürürüm dedin...


Zaten ölüy(d)üm...

Kusura Bakma Istanbul

Terkettin...

Kaldın kalandı terkeden! Yürek kapımı kapattım... Ayakkabımı eşiğine bıraktım...


Bana el/veda(lar)...


Özgürsün artık yazılmayacak olsan da satırlarımda;
Günün aydın olsun Efsun'suz tümce...

Yaşat/ma beni...



bir sigara içimlik kal

#102
Gozlerın cennetı andırıyordu ınan bana.Oyle ıcten,oyle candan bakardı kı: ıcmek ısterdım,ask sarabını gozlerınden kana kana...Icımde bır cocuksu gulustun,yuregıme kondurulan tatlı bır opustun sankı.Her an hayalın dururdu gozlerımın onunde,tatlı bır tebessum heb yuzumde,askım eserdı delıcesıne ıcımde...

Gozlerını cekıp alma benden,bır kenarda dururum rahatsız etmem.
Sozlerın susmasın,aman ha! gızlı oznen olurum,kotu soylese de cumlen

Kusura Bakma Istanbul

Gell gelll sevdıgım yemegı ısıttım,yendıkce cıkar ayrılıgın tadı.
Nasıl acı,nasıl tadsız,ahhh!!! sarhoslugunun ask olmus adı.
Çekıyor yorganı tepene,agla agla...sarhoslugunun ask olmus adı...

Kusura Bakma Istanbul



Havam,suyum,tadım,tuzumdun.Hayatın sevdaya bakan yonuydun,rengarenk acan cıcekler mısalı gonlumde rengarenk acmıstın.Gecelerımı aydınlatan beyaz kelebegımdın,kalbımde kurulmus ask mabedımdın,sen benım herseyımdın...

Neredesın sımdı.

Bayramlıklarını gıymıs cocuklar gıbıyım,kabıma sıgmadım,ezbere aldıgım,dus kırıklarımı.
Kac acı varsa kalbıme sapladıgım;adınla baslıyor,senle baslıyor,buruk hıkayelerım.

Kusura Bakma Istanbul

Oysa bu kadar guzel seyın ortasında,bu delı sevdanın dorugunda cekıp gıttın ya;toz pembe hayaller koptu ıcımden.Dılıme ıslenmıs adın dustu bırden dılımden,damla damla yaslar aktı gozumden;sen cekıp gıttın ya...Fırtınaları kopardın gonlumde,alıp goturdun benı sende.O guzel gunler kaldı artık dunde...

İhtıraslarımı,guluslerımı al;sonradan duyulan pısmanlıgını al.
Kolaysa gel de,benı senden al;belkı acırda gıtmezsın...

Kusura Bakma Istanbul


Hala uzaklarda dokunmak ıstedıgım ellerın,ah senı sarsam,canlansa yenıden anılarımız…Ben yenıden kaybolsam guzel gozlerınde,dıvane olsa yıne askımız,dıllere dussek,sevda bahcesınde guller acıverse yenıden...

Masumıyetımı,esaretımı al;varlıgım koyarsa hayatımı al.
Kusura Bakma Istanbul

Kal bır sıgara ıcımlık daha kal,belkı o zaman gıtmezsın.
Kusura Bakma Istanbul

Mutsuzluk sarıyor artık bedenımı.Kusatmıs ruhumu dort bır yanından hayallerım,hepsı mesken bellemıs;cıkıp gıtmıyor hala aklımdan…Oysa yuregımde senın nobetını tutuyorlarmıs gızlıce,cıkıp gıtmesın,terk etmesın bu yuregı dıe: ama neye yararkı yoksun sımdı…

Guzeldık senle bendık,bız olmasakda guzeldık yan yana.
Sen sımdı ıste,tum zaferler senın olsun,
Tebrıkler olsun gıdısıne ve tesekkurler varsa verdıklerıne.
Ama avucumda dunyayla gelmısdım,gormedın kı:
Hıcbırsey vermemek ıcın hıcbırsey almadın kı:
Çocuklugumu sundum sana,yuzumde bayramlık sevıncı,
Bır sıgara ıcımlık daha kalmadın kı...
İhtıraslarımı,guluslerımı al;sonradan duyulan pısmanlıgını al...
Kolaysa gel de,benı senden al;belkı acırda gıtmezsın

Kusura Bakma Istanbul

Kal bır sıgara ıcımlık daha kal,belkı o zaman gıtmezsın.
Kusura Bakma Istanbul

Bak yıne geldık son satırlara,oncekı satırları oku ve hatırla.Hıcbır ınsan ıcın bıtmez hıcbır hatıra.Sadece sunu bılmek ıstıyorum; sevılmıyorsam neden aglıyorum... Bırısı bunun cevabını versın bana...

Çagrı//Bir sigara içimlik daha kal...


Yakup Aslan...


#103
Kusura Bakma Istanbul

sevmek bazen bildiğin halde her şeyi susmakmış..
seni darmadağın edecek her şey olup bitmiş
yapılıp edilmiş olduğu için sevdiğince
-dileyemediğin için olmamasını da hani-
sadece susmayı dileyip, susmayı yaşamakmış..

sevmek razı olmakmış, vazgeçilmeye bile...
kanar gibi yapıp her söylenilene -sessiz-
tutulmayan sözlere katlanmakmış..

sevmek yanmakmış buzulların arasında..
sıcak yatağında yalnızlığına sarılarak donmakmış...

..Sevmek Bazen Söyleyecek Sözün Varken Susmakmış..


#104
Kusura Bakma Istanbul

sevmek bazen bildiğin halde her şeyi susmakmış..
seni darmadağın edecek her şey olup bitmiş
yapılıp edilmiş olduğu için sevdiğince
-dileyemediğin için olmamasını da hani-
sadece susmayı dileyip, susmayı yaşamakmış..

sevmek razı olmakmış, vazgeçilmeye bile...
kanar gibi yapıp her söylenilene -sessiz-
tutulmayan sözlere katlanmakmış..

sevmek yanmakmış buzulların arasında..
sıcak yatağında yalnızlığına sarılarak donmakmış...

..Sevmek Bazen Söyleyecek Sözün Varken Susmakmış..


#105
Bu bölümde her üyenin tek baslik acma hakki vardir
Siirler bölümünün kurallarini okuyunuz...
!! Siir Kurallari !! Yenilendi
Basliklar birlestirildi


#106
Kusura Bakma Istanbul



Çok uzaklardaydı benim için.
Ruhumun karanlık loş bir köşesinde duran bir isimdi mutluluk
Soyuttu görünmez dokunulmazdı.


Bir fidan ile yeşerdi büyüdü.
O fidan ona destek oldu ayakta tuttu.
Kendi kendine varolmasını öğretti.
Şimdi ise mutluluk yalnızlığın bırakmış olduğu
Tozlu ve ağır geçmişi fırlattı üzerinden.
Kök saldı ruhumun en ulaşılmaz yerlerine bile.
Demiştim ya biraz önce yavaş yavaş büyümesini öğrendi.
Bencil oldu olması gerektiği kadar.
İtiverdi ayrılıkları hüzünleri önceden kendi hapsolduğu yere.
Yalnız yok etmedi onları da.
Çünkü biliyordu ki kendisini değerlendiren yalnızlıklar ve ayrılıklardı.
Onlar olduğu sürece değeri anlaşılıyordu.
Sevinçlerle ve heyecanlarla üzerlerini de örtmedi.
Her zaman hatırlansınlar istedi.
Çünkü anlıyordu ki unutulmak kötü bir şeydi.
Ve kendisinin yani mutluluğun baş düşmanıydı.


Kusura Bakma Istanbul



İyice büyüdü serpildi şimdi mutluluk.
Hayatımı ele aldı.
Bana gülümseyen insanları gösterdi.
Ve anlattı ki tüm ruhuma:
'' Bana şimdi mutluluk yakışır..! ''


#107
ıstanbul ah ıstanbul
yuregıne saglık


#108
emeğine sağlık


#109
Yağmurluydu hava!
Ne yazık ki Tanrı bile yıkamamıştı günahlarımızı..

Senin gitmene beş vardı!
Sessizdik!
Sanki çengelli iğneyle tutturmuştum dudaklarımı..

Ölüm gibiydi gözlerin..
Soğuksa soğuk!
Derinse derin!
Günahlarımdan korkmuyorum, bedeli neyse öderim!
Yeter ki gitme sevgilim!
Ben kirpiklerimi bir tek senin gözlerine gömerim!

Bu şehir taşıyamaz bizi!
Bu yağmur ıslatamaz!
Senin gözlerini benim gözlerime kaç kez idam ettiğini,
Benim sana kaç kez ölüp, ölüp dirildiğimi hiçbir kitap yazmaz!
Eller yukarı! Bu bir emirdir sevgilim..
Gözyaşlarım kolye gibi boynuma dolanırken, gidemezsin!

Özledim anlamıyor musun?
Kahretsin özledim!
Sen benim kendimden dilediğim tek özrümdün!
Sen benim gözümdün!
Öyle ya bir suç işlediğimde,
Tanrı bile bakamazdı gözlerimin içine..
Biri sana değecek olsa ölürdüm!

Gitme!
Ne kadar neşter varsa buyursun değsin yüreğime!
Git demeden gitme dediğimi anla işte!
Bana bir sen kal!
Sende,benimle hoşça kal..


#110
Kusura Bakma Istanbul

Her giden ardında bir bekleyen bırakır.
Bazen ister "bekle beni" der..
Bazen de "bekleme hayatına devam et" der...
Bu bekleme demenın ardında bır
beklenme isteği vardır hep...
Nedense herkes bırı tarafından beklenmeyı özler.
Özlenmeyi özler ya da birinin hayatında hep var olmayı bilmektir güzel olan.

Kusura Bakma Istanbul

Ve her kalan yüreğindeki acısıyla "bekleyeceğim" der.
Dönmeyeceğini bile bile...
Gelmeyeceğini bile bile...
Sevmeyeceğini bile bile...
Ve bekler...
Ta ki bir gün artık ümitler kesilip
yolların tamamen ayrı olduğu fark edilene kadar...

Kusura Bakma Istanbul

Ve başlar keşkeler pişmanlıklar...
Yanı başımızdayken fark etmediğimiz bir çok ayrıntı takılır hafızalara. Oysa "ne güzelmiş yaşanılanlar" dersiniz... Meger ne çok sevmişim" dersiniz...
Ve belki de hiç sevilmediğinizi fark edersiniz.
En acısı da budur ya! zaten. Sevilmeden sevdiğinizi fark ettiğinizde
beyninizi yer binlerce soru... Başlarsınız cevabı besbelli olan sorulara kendinizce cevap aramaya...

Kusura Bakma Istanbul

Oysa unutursunuz bir şeyi
Aşk Sorgulanmadan Yasanmalıdır...'
Ama unutursunuz bu kuralı 'nedenler ve niçinler' kemirir beyninizi...
Ağlamak sizin için kacınılmaz bir seçimdir. Ağlarsınız herşeye ve her olaya...

Kusura Bakma Istanbul

Baktıgınız her yer "onda" biter...
Gördüğünüz her şeyde "onu" ararsınız...
Aynadaki görüntünüzde bir yansıma sokaktaki köşe başında bir kucaklasmadır...
Yağan yağmurdur denizdeki yakamozdur "o" gecelerin ayı gündüzlerin güneşidir "o"

Ve son cümleler dökülür artık dilinizden...
Başkaca diyebileceğiniz bir şey kalmamıstır çünkü...
Tıpkı yüreğinizi sizden aldığı gibi giderken cümlelerinizi de götürmüştür yanında...

Sessizlik kalır geriye biten bir sevgiden...
Ve Ayrılık Urganı kalır boynunuzda "yağlı bir ilmek gibi..."Sanki biri ha çekti ha çekecek...
Durdu sanırsınız dünyayı ha battı ha batacak...
Ama ne dünya durur ne de o ilmek çekilir...
Hayat devam ediyordur ve bu çarkın içinde sizi de bilmediğiniz başka diyarlara sürüklüyordur...

Bitecek sanırsınız acınızı ama bitmez... Sadece bir yerlere saklanır yüreğinizde...

Bir şarkıda bir şiirin içli mısralarında ve belki de bir sözde kanamaya hazır bir yaradır o artık...

Kusura Bakma Istanbul

Sessizliğin İçinde Bir Çığlık Karanlığın İçinde Bir Işık Yürekte Kapanmaz Bir Yaradır Artık O


#111
Uzaklara kaçtım kurtulabilmek için sevdalardan
Fakat bilmeden,istemeden yakınına düşmüşüm acıların
Dayanamadım bu sensiz çarpan kalbe
Vurdum kendimi medetsiz sevdalara
Sen bir sevda yamağı ben aşk tiryakisi
Çarpar oldu her yağmur zerresi
Gönlümün orta yerine
Sızladı gönlüm ayak uçlarından yukarıya
Saatlerin akrepleri beni sokar oldu
Yelkovan dondu kaldı olduğu yerde
Ben seni sevdim yaradana imanımdan
Yaralar kapanmak bilmezken elime dikeni bati
En acımasız duyguların
Kara sevdaların en karaları
Bu sevda bitmez gönlümde yeller estikçe aklın boşluğunda
Sen hatırlamasan da beni ben seni unutmuyorum
Ey Gözyaşlarımın katili


#112
Kusura Bakma Istanbul

Sen bana sıfatlar ararken
Ben seni sonu gelmeyen cümlelere başlık yaptım

Koymadım nokta senle biten hiç bir cümleme
Virgülle bile duraklamadım senin yolunda
Belirsizlik yakışmazdı sana olan sevdama
Üç noktayıda attım lügatimden..

Önemsiz şeyleri
Önemliymiş gibi anlatmadım kimselere
Yüklemedim hiçbir harfe hiç bir anlam
Hiçbir yüze gülüş vermedim
Sana dokunur diye..

Ben; sana uzanır diye
Attım her yanımı ayrı yerlere
Acım gözyaşı oldu aktı içime
Sesim sana değer diye
Kestim sesimi sen duyupta acılanma diye..

Bitirdim sana deli olan beni
Ama
Bitirmedim bende ki seni
Sarıp sarmaladım
Kundakladım seni..
Yükledim sırtıma vebalini
Bismillah dedim çıktım yoluna
Bırak günahda benim olsun
Yokluğum iki yanağına gamze olsun
Çek bensizlik bayrağını
Hadi ben bittim; gözün aydın olsun..

Dipnot; Sen bana sıfatlar ararken ben sen olan alfabemi sildim, hadi şekillendir kendini yeniden...


#113
Her yüregim sıkıstıgında yazmak care belkide ben öyle hissediyorum
İsyanlarımı sadece kagıtlara dökebildigimi içindir belkide bu düşüncem

Kiminle konuşsam kime derdimi anlatsam birşeyler söyleyip susturuyolar beni
Bogazıma dügümleniyor her kelime
Yutkunuyorum her yutkunuşumda yüregim kanıyo

Gözlerimden damlalar süzülüyor


Yüregim yine darda yine dar geliyor bu beden bana
Ruhum çıksa anca o zaman rahatlarım belki
Dar geliyo bu beden bana,yüregim yine darda
Çaremse susmadan kimseye birşey söylemeden yazmak yazmak..




İhtiyaçım duygugum tek şey bir dosttu oda sendin sendin sadece,mecburuyi olmayan yada mecbur olan gidişlerdesin şimdilerde bense sensizligin isyanında yüregimin darlıgındayım oysa benim yüregim hiçbir vedayı kaldıramadı sindiremedi içine gidişleri şimdi senin tek dedigin elimiz mahkum gitmeliyim geri dönücegim ama biliyorum ki bazı gidişlerin dönüşü yok vedalar yabancı gönlüme ben vedalara yabancıyım..


Sensizligin çukurun'a düştüm ben
Yüregim darda sevgilim darda


Biliyormusun şimdi sen dönücegim umuduyla gidiyorsun ama bilmiyorsun bazı gidişlerin dönüşleri olmuyor yarim aslında gidişinden korkuyorum Hayattan korkuyorum...
Ben nefesini nefesimden yaşayamadım hiçbir zaman

Ellerinin sıcaklıgını hissetmedi ellerim her zaman
Gözlerine hasret kaldı gözlerim
Sessini duymak yetti varlıgını bilmek yetti bana uzaktada olsan


Mesafeleri hiçbir zaman engel görmedim bildim ki sen varsın ben varım ömrüme ömür ekledim seni ömrüm biçtim,varlıgın oldugunu için dayandım bu mesafelere bu hasrette dayandım şimdi sen benden varlıgını alıp gidiyorsun kolay mı sanıyorsun ömrüm ben seni ömrüm bildim insan su olmadan ne kadar yaşar nefes almasa yaşıyabilir mi şimdi bu gidişle herşeyi götürüyorsun benden varlıgını hasrettigini dayandıgım o varlıgınıda alıp götürüyorsun benden....

Kusura Bakma Istanbul

Yarim,ömrüm ....Gidiyorsun ama bil ki gitsende
Şu canım seni sevmekten vazgeçmeyecek

Varlıgını hissetmeden şu gönlüm ne yapar bilemem ama
Bilirim ki bu gönül bu can seni sevmekten VAZGEÇMEYECEK...
Senin ugruna nefes almaya devam edecegim ömrüm ..
En büyük umutlarımı üzerime giyecegim ve bu sert sensizlige gögüs gerecegim
Dayanacagım herşeye senin için nefes almaya devam edecegim
Sen gidiyorsun diye aşk'a arkamı dönmeyecegim yarim
Aşk'ın her halinde seni yaşayacagım senle dolu olan o günlerimi yaşacagım



Ben seni senden öte SEVDİM..
Bu nefes,bu can bende oldukça yarim seni yaşar yine severim


Yüregim sensizligin dar'ında
Çaremse yazmak..
Seni, sevdamı ,gidişini
Ömrüm seni sevmekten vazgeçmeyecegim
Seni Seviyorum


#114
Kusura Bakma Istanbul


Öyle küçükken öyle kocaman umutlarlan baslamıstım ki aska...Herşey baska olacaktı.. Bende o filmlerdeki asıklar gibi bir ask yasayacaktım. Kendi masalımı kendim yaratacaktım. Benim askım bambaska ,herkesinden güzel olacaktı. Peri kızı ile prens benim ask masalımda bir arada olcaktı.


Yaptım!!! Yarattım kendi masalımı. Yasadım seni ve beni. Bulusturdum peri kızı ile prensi. O küçücük yüregim senin avuçlarında büyüdü. İmrenilecek bir ask yarattık, yasadık.. Peki herşey nasıl bu kadar güzel oldu... Mutlaka birşeyleri katmayı unutmus olmalıydık. Böyle kusursuz aska kurban olan ben büyümeyi unutmusum...


Hesapta yoktu birgün büyüyecegimiz. Büyüdükçe insanın kendi masalını kendinin yazamayacagını anladım. Yazılan masalların sonun oldugunu öğrendim. Belki geç belki erken bir son. Benim masalım erken bitti diyemem. Belki geç bile kalmıs bir bitişti..


Belkide Zamansız Açtım İçimi...
Yüregim Şeffaftı... Aklımsa Deli..
Ben Geldim Sen Kaçtın Hep Bana İnat
Bir Vardın Bir Yoktun Hep MasaL Gibi..



Yok olusların hayırlı olsun bana. Simdi unutma zamanı yasanmıslıkları. Baska masallar,öyküler bulma zamanı. Seninlen büyüttügüm ,yazdıgım , var ettigim masalımı unutma zamanı.

Şimdi tekrar bir masalın içindeyim. Senin var olmadıgın, benim yazmadıgım, hayatın bana sundugu bir masalın içindeyim..Acı vermiyor bu bana. Çünkü ben öğrendim masallarla büyümeyi.. Biliyorum artık herşeyi benim idare edemeyecegimi. Ben biliyorum artık her acının gömülebilecegini..


Ne Kara Kaşına.. Ne Kara Gözüne..
Ben Tek Bir Sözüne Tutulup Kaldım..
Değmedi Bir Kere Ellerin Yüzüme!
Gel Gör ki Bin Yıldır Sanki Vardın...



Biliyorum zor olacak sana yeni bir yasam. Belkide sendede vardı suç. Belkide ben getirmedim bizi bu hale. Belkide benim çocuklugumdan çok senin içindeki çocuk verdi zararı bize. Yada çocukluklarımız degilde biz verdik birbirimize zararları.. Çocuklar masum olmazmıydı. Aynı bizim ilerde yasayacak çocugumuz gibi.

Ben genede çocukluguma veriyorum tüm hatalarımı..
Çok erken tanıdım seni! Sana geç kalmak isterdim bende. Geç yakalamk isterdim seni ve askı. Daha güzel, daha imkanı olan masallarda rol almak isterdim. Bu defa ben yazmadan var olan masalda yer almalıyım.

Şimdi hoşçakalın bitmişliğim.. Bu vedalar eskisi kadar yakmıyor canımı..


Çünkü Masallarla büyümeyi öğrendim ben...


#115
#116
Ellerinize Yüreğinize sagllık hersey gönlünüzce olsun sevgilerimle




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:31 .