Elif'e Dair
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 21-09-2011, 16:30 #41

Άzє.

Akademisyenlik Yolunda.



Alıntı:
Elif olmak; Başı çekmektir.zorluklara, sıkıntılara dur deyip her yerde her suretle ve her daim “işte buradayım” diyebilmektir.
Bu çok güzeldi. Hepsi brbirinden güzel şiirler.
Emegine saglık




*NarCice?i* Bunu beğendi.

Alt 22-09-2011, 22:44 #42

Birhan, Murathan, Bejan.

askerde.


Ankara'dan

Yabancıyım bu şehirde
Zamansız geldim
Zamansız gideceğim
Bu kaosu, koşuşturmayı
Gürültü patırtıyı
Simiti ayranı
Asık suratları
Biliyorum özleyeceğim

Misafirim ben bu şehirde
Zamansız sevdim
Zamansız öleceğim
Gelmeyen dolmuşları
Kapılmış masaları
Çaldığımız şarkıları
Güldüğümüz anları
Bırakıp gideceğim

Zuhal Aksulu




*NarCice?i* Bunu beğendi.

Alt 24-09-2011, 13:12 #43

*NarCiceği*

Foruma Isınan Üye


Hiçbir filiz kendi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..”

Ey gözlerime bahşedilmiş mucize,

Ey yüreğime hediye edilmiş Cennet kokusu,

Ey nefesime serpiştirilmiş bir yudum taze hayat,

Hep bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse ne olur…

Çünkü; gülmek sana yakışıyor.....

Gülümse ne olur…

Gülümsediğin,

Bende yaşadığın,

Beni “ sende “ yaşattığın için

“ Eyvallah sevgili eyvallah….”





Alt 26-09-2011, 17:03 #44

Birhan, Murathan, Bejan.

askerde.


Ankara Ağlıyor Yokluğuna

Dışarıda keskin bir ayaz
Kanımı donduran bir soğuk
Bulutlar yağmur yüklü
Ha ağladı ha ağlayacak
Hiçbiri umurumda değil inan
Bir ben değilim ki ağlayan ardından
Ankara ağlıyor yokluğuna gülüm

Geç kalmış bir aşk can çekişiyor bu şehrin ruhunda
Ne sen kurtarabilirsin onu ne de ben
gecikmişliğinin cezasını çekmekte ayaz tutmuş yüreklerde
Gökyüzü bir başka ağır bugün
Ben bir başkayım
Ellerimde geç kalmış bir aşk
Gözlerimde buğulu bir hüzün
Bir ben değilim ki ağlayan ardından
Ankara ağlıyor yokluğuna gülüm

Satır aralarına gizlenmiş bir özlem
Nereye gitsem nereye baksam hep sen
Ilık bir kan damlası yüreğimi ezen
Dayanmaz yürek dedikçe inadına seven
Sen sen sen..
Yokluğun bile varlığımken
De bana yar yetmez mi bu hasretlik
Dilimde ayrılığın acımasız ezgisi
Gözlerimde hala hüzün
Bir ben değilim ki ağlayan ardından
Ankara ağlıyor yokluğuna be gülüm..

Sema Şener




*NarCice?i* Bunu beğendi.

Alt 27-09-2011, 02:05 #45

*NarCiceği*

Foruma Isınan Üye


“İnsan namazda kıyâma durunca [ ] “elif”olur.

Rükûya eğilince [ ] “dal” olur.

Secdeye varınca [ ] “mîm” olur.

Bu şekilde namazı tamamlayınca
“elif- dal ve mim” den oluşan âdem (ﻣﺪﺍ) olur.

Yani adam olur





Alt 28-09-2011, 04:59 #46

*NarCiceği*

Foruma Isınan Üye


Kur'an okumaya ilk başladığında Elif, be, te, se,... diye başlıyoruz. Peki ne anlam ifade ediyor bu ELif. Daha çocukken bize ilk öğrettikleri;Allah kaç sorusunun cevabı. İşaret parmağı kaldırılır ve Bir denirdi. O Bir Elif'e benziyordu. Ve Allah lafzındaki ilk harf Elif'di...

Boşa olmamalı idi bu Elif. Bir şeyler anlatmalı bir mesaj vermeli idi bu Elif.

Elif'in duruşu herşeyi ifade ediyordu benim için. Dik ve dosdoğru duruyordu. Ve bunu simgeliyordu.Herşeye başlarken bu mesajı veriyordu."Bu yol doğruluk ve boyun eğmeme dik durma yoludur" diyordu. Baş eğmemeyi gerektiriyordu ve bunu daha ilk derste bana anlatıyordu.


Müşriklerin ve gayrı müslimlerin söylemlerine ve dalga geçmelerine karşı başım dik çünkü ben müslümanım demeyi gerektiriyordu.


Ebu Zer (r.a.) gibi öldürülesiye dövülsem bile davamda, karşınızda dimdik duruyorum diyebilmekti Elif


Tüm sistemlere karşı kıyama kalkmayı ve kıyamda durmayı gösteriyor ve emrediyordu Elif.


Tağuti sistemler ne derlerse desinler karşınızda dimdik duruyorum boyun eğmiyorum diyebilmeyi anlatıyordu Elif.


Elif demek zulme karşı kıyama kalkmak baş kaldırmaktı.



Elif demek doğruluk demekti. Söze yalan katmamaktı. işe hile katmamaktı.



Elif demek, dik durmaktı ama Allah'ın emri geldiği vakit, Dal gibi ruku, Mim gibi secdeye kapanmaktı





Alt 28-09-2011, 08:17 #47

Türk.Che

Yasaklı Üye

eline saglık güzel olmus




*NarCice?i* Bunu beğendi.

Alt 02-11-2011, 23:33 #48

*NarCiceği*

Foruma Isınan Üye


En ''Vav'' Halimle Sana, Sevdana Sustum..

Sözlerim bitti…
Gayri sana geliyorum…
Bulut bulut sevda sağanağı halimle.
Gayri sana geliyorum..
Duasını unutmuş çocuğun ıslak dudağı mahcubiyetimle..
Sana geliyorum…
İster tek kurşunla vur sinemi…
İster tek bir kelimende sustur beni..

Cümlelerim bitti…..

Gayri susmak vakti devrik cümlelerde..
Söylenebilecek her şeyi söyledim
Artık tüm gurbet kuşları özgür…
Sana kavuşmuşken her gece beni “ sende “ öldür….
Ve gece sabaha kavuşmadan
Beni yeniden sana doğur…

Sana geliyorum..

Öznesi senin olduğu bu hayatı,
Devrik fiillerle kurduğum cümlelerimle
Yaşama geliyorum…
Bir,
İki…Üç..
Tıp…
Sustum…
En “ vav “ halimle “ sana / sevdana “ sustum…

Çünkü sen;
“ Umut “ oldun ” vav “ hali yalnızlığıma…
“ Elif “ oldun “ canı “ sende saklı yarınlarıma…
“ Gül “ oldun dalında “ Cennet “ yazılı kavuşmalarıma.





Alt 03-11-2011, 09:25 #49

üⓣⓞⓟⓘⓚ

ÜtopiK


O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer

emeğinize yüreğinize sağlık güzel paylaşımlar




*NarCice?i* Bunu beğendi.

Alt 23-12-2011, 12:45 #50

*NarCiceği*

Foruma Isınan Üye


” Ne bir cümle kadar kısa,
Ne bir sevda kadar uzun olmasa ömrün / gitme
Ölüm içindeki yalnızlığı ifşa etse de,
Sakın ben ölmeden ölme..

Kim bilir sen bu saatlerde içindeki yalnızlığın gırtlağında ölümü solurken, ben sana büyüyorum dua dua. Gözlerimde irinleşen Yusuf’un kuyularını kaparken ne olur gitme. Vazgeçme sakın cümlelerime nasır olmaktan. Gitme benden ben sana gitmeden.. Sakın ölme düşlerime Elifi doğurmadan… Hadi yüreğimi bas yarana, berene. Sevdadan bütünlemeye kalmış bu yüreği serum yemiş kollarınaötr .. Ve bana sus harf harf. Sakın ben ölmeden ölme… ölme

Ne çabuk unuttun ?
Senden önceki kadavra hükmündeki gözlerimi ? Ne çabuk unuttun ? Saçlarımdan örüp bedenimin gölgesine kendimi hunharca astığım gecelerimi ? Kendi ellerimle gömdüğün bu yüreği seninle yeniden yeşerttim ben.. Göğsü bozkır dikenlerine alışık bu beden senin gözyaşlarının tuzunda açtı tüm güllerini. Bir cümleye bile sığdırılamayan kanlı gömleğim senin gökyüzünde yıkandı sonra da senin gözlerinin renginde hayata gözlerini açtı…

Ne çabuk kuruttun ?
Sana sicim sicim akan gözyaşlarımı ? İmkansız olsa da tek seninle ellerimle aldığım Elifimin çığlıklarını ? Sus ve ağla…Ayak dibine düşsün gözyaşların.. Kızarsın gözbebeklerin… Gitme diyorum sana… Gitme… Ölüm göz kırpsa da sana, sakın verme ellerini an’lık depremlere..
Unutma ey hayat / unutma ey gül-ü râna,
Döşeğine kadar uzasan da elleri ölümün,
Sakın verme ellerini…
Unutma yar,
Seni yaşamak, ekmeği iki bölüp bereketini kokmak gibi bir şey..
Seni özlemek, suyu avuçlarında bekletmek gibi tarifsiz..
Ve seni sevmek, hayatı şah damarlarında “ sen diye “ hissedibilmek…

Utan-mı- yorum..
Yırtıyorum dudağımdaki tüm alfabeyi..
Haykırıyorum cümle cümle…
Ben ölmeden ölme.
Ölme….
Ölme diyorum çünki…
Sadece sen nefes aldığı için bildiğim,
Sadece sen varsın diye merak ettiğim bir zamanın en özleminde özlenmektesin. Kaç gün, kaç asır oldu gözlerinin kirpiğinde ıslanmayalı ? Kaç saat oldu sesinin yokluğunda uyanmayalı ? Sus ve tek bir kelime etme.. Kirpiğimin en ince yerinde özlenmektesin.. Hadi durma, eteklerindeki güneşi toprağa gelin edip çök yüreğimin gökkuşağına. Saçlarını çöz ve bırak kollarını omuzlarımın rüzgarlı tepelerine.. Yaslan mutluluk sıradağlarıma..Ve giyin üzerine beni..Hiç çıkarma.. Çünki ben hep seninim…

Kısıyorum radyomun sesini..
Yüreğime kaydettiğim senli nağmelerini dinliyorum.
Dinledikçe sen oluyorum..
Sen oldukça büyüyorum…
Ve ben büyürken sende,
Sakın gitme benden…
Gitme…

Gitme diyorum çünki;
Sadece sen söylediğin için ezberlediğim,
Sadece senin varlığın var diye içine girdiğim bir şarkının içinde beklenmektesin. Ne çabuk unuttun bendeki seni ? Yüreğimde kapladığın yerin ne kadar büyük olduğunu ? Sus demeyeceğim bu sefer. Ben’le başlayıp sen’le biten bir cümle kur dudağının sevda kokan pınarlarından.. Biz ki; hiddetlenerek tutulduğumuz, hissederek soluduğumuz ve özleyerek umut bulduğumuz yolun son iki yolcusuyuz. Aldırma gelecek trende bize yerin olmayışına.. Biz ki; omurgalarımızın gölgesine birbirlerimin yüreğine sığdıracak kadar büyük cümleyiz sevda lugatinde..Bırak hiçbir masal kabul etmesin Elif’imizin beyaz duvağından düşen rengarenk balonları.. Bırak hiçbir dağ yol vermesin söz verdiğimiz yarınlara. Tek bir cümleye sığdırılamasa da adlarımız, biz tek bir sevdayız dudak paylarımızda..

Ey özlemini özlediğim en büyük özlemim;
Hafızanı yokla ve dinle..
Biz ki, bu yola “ çatısı olmayan düşten “ koyulduk..
Senin cebinde bir miktar umut,
Benim cebimde bir avuç nefes…
Bir dirhem sevgiydi aradığımız..
Şimdi aynı yürekte nefes almakta isek,
Aynı yolda umuda büyümekte isek,
Ve aynı kıyıda Elif’e yürümekte isek…
Hadi durma öl,
Beni ölmemelere bırakarak…
Hadi durma git..
Beni bensizliğe satarak…

Ne olur ölme sevdam…Ölme…
Öleceksen az bekle…
Bende geliyorum…
Satırlar bize sırtını dönse de,
Bari ölüm tek şahidimiz olsun.
- Sana en büyük duam; aldığım nefestir –





Alt 18-03-2012, 13:43 #51

*NarCiceği*

Foruma Isınan Üye


Zülfesinden dökülen iksiri içtiğim an,
Anladım sevdasını kıyamdaki Elif’in.
Kaç bin melek Elif’çe kıyamdadır göklerde
Kaç bin Elif koruyor, gökleri devrilmekten
Bir Elif etrafında dönüyor cümle âlem
Ve Elif’ler yazıyor, yaralı nice kalem
Dağların hayalinde Elif’çe durmak vardır
Kuşların aradığı Elif’in zülfesidir
Serviler Eli f’çe bir teslimiyet içinde
Eğilir rûzigârın mest eden huzurunda
Balıklar deryalarda kayıp Elif’ler arar
Dalgaların arzusu Elif’çe yükselmektir
Mücerred Elif idi Mecnûn’un aradığı
Elif’i sinesine batırıp yandı Leylâ
Fuzûlî’nin gözünden akan yaş Elif oldu
Elif Elif yükseldi gönüllerden vâveylâ
Saf saf oldu şiirler huzurunda Elif ‘in
Bâkî’nin musallâda son gördüğü Elif’di
Sen ki Elif yazansın, boyunca güzel olan,
Zülfesi zülfün gibi, sevdalar tutuşturan…
Bir kere “âh” yazanda, yıldızları yandıran,
Cennette her hûrinin gıbta ile andığı
Ve Elif ‘i yaratan Rabbimin nimetisin
Seni kanlı sineme Elif diye çekeyim…
Kaç Elif mikdârınca haykırayım sevdiğim
Gönlümde ummanlarca büyüyen bu sevdamı…
Bir “He” gibi kıvrılıp, seyretsem endamını…
Beraber bir “âh” olup yükselsek ötelere,
Bilmem ki, bu sevdayı anlatmış olur muyuz,
Kıyamette huzura çıktığımız vakitte…





Alt 18-03-2012, 20:02 #52

нαℓ-i нαziи

Bizden Biri


Elif'e Dair

Sonbaharda filan değiliz!
İçindeki tabiat ölmeseydi ağaçların yemyeşil olduğunu görürdün.

- Bülent Akyürek-





*NarCice?i* Bunu beğendi.

Alt 16-12-2012, 15:21 #53

''кûη''

Yasaklı Üye

Elif'e Dair

Bir kadın kızdığı zaman gönlünü almak zordur bu kuş bile olsa!!




*NarCice?i* Bunu beğendi.

Alt 16-12-2012, 16:29 #54

εδדяεŁŁα.

Forumun Tiryakisi


Elif'e Dair




*NarCice?i* Bunu beğendi.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:01 .