#301
Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin





#302
Bir bahane bul uğra gönlüme...

Ne bileyim 'birine bakıp çıkacaktım' de,

Kalbimin anahtarını unuttum, onu alabilirmiyim?' de.

Ya bahane değil mi, gel işte !



#303

Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


#304


Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik ÜlkeninKalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin
Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik ÜlkeninKalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


-Kuşları anlat bana Enoch.
-Ne?
-Sarkıcı kuşlar. Sabahları ne için ötüyorlardı?
-Her gün yeniden yaşadıklarını farkettikleri
için sarkı söylüyorlar.
-Seninle tanıştığım günden beri her sabah
sarkı söylüyorum.



#305

Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


#306

Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin

“Seni sevmekten gurur duyuyorum.”


#307

Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


#308

Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


#309
#310


Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik ÜlkeninKalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin
Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik ÜlkeninKalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin
Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik ÜlkeninKalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin
Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik ÜlkeninKalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin




#311

Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


#312

Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


#313
Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


Eskiden çok eskiden,

Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.

Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.

Hatta babanım bile anahtarı yoktu.

Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi.

Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.

Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.

Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.

Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu.

Ayakkabılarımız eskirdi.

Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.

Annelerimiz bu durumu bildiklerinden, kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.

Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi.

Susayınca girer evlerine su içerdik.

Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.

Kısacacı evine girip gelen (ki sadece çişi gelen giderdi evine) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.

Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.

Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.

Çok garip ama kimse almazdı.

Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.

Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştılırdık.

Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.

Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.

Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.

Azar işitip, acillere taşınmazdık.

Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.

Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.

Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.

Komşumu tanımıyorum ama evinin camında temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.

Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.

Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruşhepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.

Evlerimiz var içinde yaşayan yok.

Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.

Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…

Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.

Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.

Ben kapılarında "vale"' lerin, "bady"' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.

Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.

Benim değildir bu kültür.

Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.

Nedir bunlar?

Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.

İyi de neden böyle olduk?

Biz mi istemiştik?

"Her toplum hakettiği gibi yönetilir" derler ya,

Yoksa hak mı ettik?

Ya sizce ?


#314

Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin

Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi; Çünkü ben seni gülerken de gördüm, ağlarken de..!


#315
Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin

Kendimiz dışında nereye koştuysak, gurbette kaldık.

Nurettin Topçu


#316
güzel


#317


Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin

seni özlüyorum,
beni kıskanacağın, her sabah günaydın sevgilim diyeceğin günleri düşünüyorum seni daha çok seviyorum,
beni özleceğin günleri düşününce içim kıpır kıpır oluyo,sabırsızlanıyorum.
elimden tutup sahip olduğun en güzel şey ben mişim gibi hissettiğim günler geliyo aklıma,
birlikte uyuyup uyanacağımız günler ve yapacağımız onca şey,
mesela yağmurun altında deli gibi ıslanalım, ya da evde film izleyelim sonra ben her zaman olduğu gibi kollarında sızıp kalayım.
birlikte yemek yapalım beceremeyip pizza siparişi verelim,kavga edelim ama kavgalarımızın sonu dudaklarıma değdiğinde bu hayatı bana güzel kılan
insanı hatırlatan dudakların olsun
şimdi çevremdekileri izleyip gülümsüyorum geliceksin biliyorum ama seni çok özlüyorum.
hayatım olacak adam seni tanımadan çok özlüyorum..
hayatım olacak adam seni tanımadan çok özlüyorum..



#318


Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


Hayal edebiliriz bunu
Hayaller hayaller…
Güzeldirler,mutlu ederler,heyecan verirler.

Ama gerçek olmazlar.

Gerçek olurlar aslında. Çoğu bizim istediğimiz gibi olmasa da.

Ya da gerçek olduklarında istediğimiz gibi olmazlar ve yine hayal kırıklığı.
Her hayal kırıklığını unutturan bir hayal daha kurarsın elbet yine bir umutla.
Ama onlarda kırılacak.
Ama hayal kurmadan yaşayamazsın. Onlar sana heyecan verir.
Yaşamak için bir amaç. Mutlu olman için sebep
Hayaller insanlara yarını için bir neden aslında.
Hayal kurmaktan asla vazgeçme..




#319


Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin


Okyanusta ölmez de insan gider bir kaşık ”sevda”da boğulur…




#320


Kalbim Yok Benim. Artık Sol Şeridi Bomboş İçimde ki Devrik Ülkenin

Çıkar kemiklerini kalbimin duvarlarından .. İşlenmemiş ruhumdan çek ellerini ..
Kutsadığın mabedimi kirletme bakışlarınla ..






Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:35 .