#201


Müzik de bir çeşit duâ'dır,
Özellikle ruha eldivensiz dokunuyorsa . . .



#202
Bir çay söyle yağmurların kokusundan..

|Cemal Süreya


#203
-Çok mu üzdüler seni?

+Nasıl yani?

-Çok güzel gülüyorsun.

|Alıntı


#204
"Sinema salonlarından çıkıp, gerçeğe alışabilmek için gözlerini kırpıştıran insanlar gördüm."

John Fante


#205
Okuduğum kitapta geçti adın, değiştiremedim sayfayı.


#206
Gülümsüyordum. O gülümsediği için. Gülümseyerek konuştuğu için.
Sakinleşiyordum. O sakin olduğu için.
Artık korkmuyordum. O bana ‘korkma’ dediği için.
‘Üşüme!’ diyen bir annenin sözünü dinler gibi. Olur, üşümem, diyordum.
Gerekirse donarak ölürüm ama üşümem.

|Hakan Günday


#207
Ve bir cümle teselli ediyor beni;
"Vardır bunda da bi hayır.''


#208
Seni görmek istiyordum kısacası.
İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir,
avunabilir, hayal kurmaya devam edebilir.
Sen anlamazsın tabii.

|Oğuz Atay


#209
Biliriz,yan yana sokulmak bu dünyadaki yoksulluğumuzdan..

|Birhan Keskin


#210
İnsan, insan ne ki,
Şeytanın bacağı kırık kalıyor
İnsan derken.

|Birhan Keskin


#211
Birisi bana ‘seyahat etmek neye yarar, insan kendisini hiç terketmiyor ki’ demişti.

|Simone De Beauvoir


#212
İnsan en çok da fotoğraf çektirirken anlar ki
Bir kişi yeterli sayıda kişi değildir bir kişi olmaya..

|Can Bonomo


#213
4 yıl be dile kolay..

Kadın


‘soğuk camdan kaldırım’ adını sen mi koydun ?
ben beğenmedim bu ismi; karamsarlığı sen mi buldun?
uzun tutamıyorum nefesimi, sen mi boğazıma kadar ilikledin beni?
ateşine tutuşturduktan sonra mı deniz oldun?
yoksa üşümem saçlarından mı kaynaklı?
rüzgar gibi sen mi tükürdün suratıma ve ağlayınca tokat vurdun?
beni yudumlarken hayal ettiklerin neydi?
ah zalim kadın!
iskemle misin ayağımı bastığım?
ip misin boynuma astığım?
al mısın, üzüm karası mı?
yoksa pembesi misin çamura bastığım?
utanır mısın, düşer misin, küfür mü edersin babam gibi?
öldürsen bile gazete örtmez misin hiç değilse?...
bu gece susmaz mısın?
huzuruna bırakmaz mısın karanlığın?

harcasan ya bir an evvel beni!
tutup boğazımı sıkıp kurutsan iliklerimi!
hiç başını kaldırıp bakmaz mısın?
tek nefes dahi sigaram olmaz mısın peki?
bir kaldırıma taş olup durmaz mısın?
zavallı kadın, ne kadar zavallısın!
susma, karşılık ver tükür suratıma
ışık tut yüzüme, siyah olsun
hadi işe yaramaz kadın, hissettir varlığını
in misin cin mi? Yoksa şeytan mısın?
ah aşağılık kadın, ah güzel kadın!

yanımda mısın?



Halil Babür


#214
Siz duygularınızın kölesisiniz herkes gibi.
Ama size hükmeden bu duyguları tanıyamaz, ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkacağını bilemezsiniz.
Bir aşk, bir öfke, çıldırıcı bir kıskançlık, dayanılmaz bir özlem, bazen karanlıkların içinden çıkıp sizi esir alabilir.
Bazen bir başka insan için kendinizden vazgeçebilirsiniz. Bazen öfkeyle kamaşır içiniz.
Yitirmenin ne olduğunu biliyorum. Yaşadığımız aşklar hayatımızı değiştiriyor.
Yapılan hatalarda değişen hayatı bir kez daha değiştiriyor. Savruluyoruz…
Hayata ne ile başlarsan başla elinde çok az şey kalıyor.
Gurur ve aptallık.
Kaç kez yaşadığımız anın değerini bilmediğimiz için geleceği reddetmişizdir,
kaç kez kıymetini anlayamadığımız bir anda yaşadığımızdan çok parlak olabilecek bir geleceği elimizden kaçırmışız.

|Virginia Woolf


#215
Şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden, hiç hoşlanmam, bu bir.
Kibirden, kendini beğenmişlikten, bütün bu dağları ben yarattım havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim, bu iki.
Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim bu üç.
Dördüncüsü, gerçeği, içtenliği, samimiyeti çok severim.
Ve Dostoyevski'nin dediği gibi: gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egolarımızın bile üstünde tutulmasını isterim.

|Zeki Demirkubuz/Yeraltı


#216
Hem devlet hem sana direnemem sevgilim
Sol kolum havadayken sana sarılamam.


#217
Çok sigara içiyor
Bırakamadı bir türlü
Ölümle ilgili hiçbir şeyi ciddiye almadığı için diyorlar ama değil
Aslında sadece ellerini nereye koyacağını bilmiyor..

|Ece Temelkuran/ Düğümlere Üfleyen Kadınlar


#218
Ben Ahmet Erhan şiirlerine dönerken bir şiir de buraya bırakayım..

Çözemediğim Bir Şeyler Var Hayatımda

Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
Sualtı gibi derinlerde sessizce bekleyen
Dirensem, daha ne kadar direnebilirim artık
Nereye kadar gidebilirim, gitsem?

Aradığım nedir, o kentten bu kente?
Adressiz yaşamak da sıkar insanı gün gelir
Gider heyecanlar, istekler, gülümseyişler
Yüreğimdeki denizin suları birden çekilir.

Özleyip de vardığım her yerden, hemen kaçsam diyorum
Ne aradığımı biliyorum, ne bulduğumu
Bilmem neresinde yanıldım ben bu hayatın?
Yüreğimi kabartan o sevinç, şimdi sonsuz bir acı oldu.


Taşlar yığılmış önüne en güzel, en anlamlı duyguların
Uçsuz bucaksız bir tüneldeyim ve her yanım karanlık
Koluma giriyor bazı adamlar, bir şeyler söylüyorlar
Kalıplaşmış, sıkıntı verici, güdük.

Oysa acı diye bir şey var bu dünyada
Ölüm var -ki yüreğimde bu boşluğu yaratan birazda odur.

Yanıbaşımda ölüp gitti dostlarım, ben bakakaldım
Gözyaşlarının da bir yerlere gömüldüğü görülmüş müdür?

Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
Sanki ilk benim duyduğum garip, anlatılmaz duygular

Sürse daha ne kadar sürer bu, bilmiyorum
Ölümü ve hayatı yanyana düşünmesini ne zaman öğrenir çocuklar?

|Ahmet Erhan


#219
Bu kız nasıl bu kadar çok güzel yazıyor?

Ne yazık ki önce sesini unutmakla başlıyor her şey. Nasıl güldüğünü, saatlerce konuştuğumuz şeylerin bir dakikasını zor hatırlamakla başlıyor. Yüzün siliniyor yavaş yavaş. Sanki kağıttan yazı, telefondan rehber, masanın tozu siliyor. Öyle kolay oluyor zamanla
Engel olamıyorsun. Biraz daha acı çekmek istiyorsun. Biraz daha unutmamak. Oysa sendin gecelerce dua eden unutmak için. Ama unutmaya başladıkça daha çok acıyor için. Kimi sevebilirim ki böyle çok. Kimi sevebilirim ki böyle karşılıksız.
' Benim içim seni unutmaya el vermiyorken, bir başkasına yüreğimi nasıl vereyim? '

|Elçin Gelir


#220
En zoru başka biriyle olmaya karar vermektir.
Geceler boyu mu düşünür insan yoksa aniden mi verir bu kararı bilmiyorum.
Doğru mu bulur bu yaptığını yoksa yanlış olduğunu bile bile yine de teslim eder mi kendisini bir başkasına onu da bilmiyorum.
Pişman olacağını tahmin eder mi yoksa asla pişman olmayacağına emin olabilir mi onu hiç bilmiyorum.
Ama en zoru başka biriyle olmaya karar vermektir.
Başkasının ellerini tutmaya, başkasının gözlerine bakmaya, başkasına mesaj atmaya, başkası aradığında heyecanlanmaya karar verir.
Sanki acıları dinecek gibi gelir. Sanki bu bir umut zanneder.
Bu sefer mutlu olacağına inanır. Ona güvenmek ister.
Belki bu kez hayat acımasız davranmaz der. Başkasıyla olmaya karar verir.
Sonra özelden biri arar. Kokusunu duyarsın. Adı geçer bir gazetede. O şarkı çalar.
Tanışma yıl dönümünüzdür o gün tarih.
O başkası gider. Aklınızdan, yüreğinizden.
Kendinizi teslim ettiğiniz, güvendiğiniz, mutlu olacağınıza inandığınız o başkası çekip gider birden.
Eski mesajları okurken bulursunuz kendinizi, eski resimler saçılmıştır odanızın her yerine, yine o şarkı çalıyordur siz ağlarken.

Sevmediğiniz biriyle mutlu olmaktansa
Sizi sevmeyen birinin acısını çekmeye devam edersiniz gururla.

Elçin Gelir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:15 .