#361
Yok ben ona her defasında onu ne kadar çok sevdiğimi söyledim. Hatta o kadar çok söyledim ki bir süre sonra çok sevilmek onun için sıradanlaştı. Ona sürprizler yaptım, içtik, seviştik, kavga ettik, küstük ve barıştık. Hatta bir gün ona çok güzel güldüğünü söyledim. Duyduğunda o ana kadar ki bütün güzel gülüşlerinden daha güzel güldü. Artık ona aşıktım, bu bir üst aşamaydı. Bir gece uyurken yastığa basılı yüzünü,gözlerinin altını ve kirpiklerini öptüm. Tanrım,öyle güzel uyuyordu ki, uyandırmak istedim. -Kalk ve bana karşılık ver, bana sarıl ve öyle uyu aptal! Bana sonsuza kadar sarılmasını istiyordum. El ele yürüdük, kendimi şanslı hissettim çünkü parmaklarımızın arasında hiç boşluk kalmamıştı. Bir süre sonra ayrıldık. Neden olduğunu bilmiyorum, zaman bize “ayrılın, süre doldu” dedi..

- Özcan Bülbül



#362
kalbim sanırım büyüyünce
sokaklarda ağlayan biri olacak
rezillik yani maviş anne!

- didem madak


#363
acaba iyi bir şey olacak mı? hayır dedim, kendi kendime. iyi şeyler birdenbire olur. bu kadar bekletmez insanı. sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. ya da hiçbir şey çıkmaz.

- Oğuz Atay


#364
Kimsenin öldüğü yok, yaşadığı da. Herkes biraz var, o kadar.

Edip Cansever


#365
senle buluşacağımız bir kış sabahı olacak mı?

- umay umay


#366
kıskanç değilim fakat
başkalarına bakma
beni çıldırtacaksın.

- sait faik abasıyanık


#367
sorun değil, istersen mesafeli olmak adına bir kaç da okyanus koy aramıza.
benim güzel felaketim hiç eksilmedin ki bende,
başımı yastığa koyduğumda sendeyim.

- özcan bülbül


#368
Bir insan pencereyi açıp sokağa atlayabilir ama hiç kimse pencereyi açıp “bana acıyın,” diye bağıramaz.

- Emrah Serbes


#369
Leyla evet deseydi, edebiyat değil sosyoloji olurdu.
Leyla evet deseydi, efsane değil evinin kadını olurdu.
Hayır dedi aşkın ömrünü uzattı, ama Mecnun’un ömrünü kısalttı.

- İbrahim Paşalı


#370
Bir insandan bu kadar nefret etmek ve onun tarafından önemsenmeyi bu kadar istemek aynı anda nasıl mümkün olabiliyordu? Bu iki istek de aynı bedende kendilerine nasıl yer bulabiliyordu? Kim bilir ne acılar çekiliyordu o an içimde? Ne kavgalar dönüyordu? Nasıl giriyorlardı birbirlerine? Nasıl bir savaş? Korkunçtu mutlaka.

- Hakan Günday


#371
Canım benim,
Bilir misin, canım dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep.

- Ahmet Arif


#372
sabahları iyi ama geceleri küme düşen takımın en golcü oyuncusu gibi hissediyorum kendimi.

- Burak Aksak


#373
''ve elleri. ellerine dokununca adı ilkbahar olan bir kapı aralanıyordu dünyama.''


#374
Piraye öldü aşkından yine de dönmedi Nazım'a.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:00 .