#21
-geçmişi unutmak istiyorsan geleceğe de gözlerini kapatman gerekir salih.
+bu cümle senin mi?
-benim hiçbir şeyim yok salih, uykum bile.
+bak bu laf güzelmiş.
-bu laf da benim değil, mehmet baydur'un.



#22
“unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. yani birini er geç unutmaya mahkûm olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. o kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder.”

Emrah Serbes / Erken kaybedenler


#23
Kurtuluş Parkı’nda yaprak dökümü. Hava açık. Yıldızlar yere yakın. Taş atsak bir ikisini düşürebiliriz. Neden olmaz diye soruyorum. Mutsuz oluruz diyorsun. Herkes mutlu olacak diye bir kural yok biz de mutsuz olalım. Birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Sanki az önce, orada bir yerde, kaybettiği anahtarlığı arar gibi.

Emrah Serbes / Her Temas İz Bırakır


#24
Sonrası biraz bulanık.Başka bir şeyi ararken bulunan bir şey gibi. Yarım kalmaya mecbur bir sevinç. Elimizde bir bilet var ama ne tam ne öğrenciyiz.Tanrım bu kare bulmacayı sen hazırlamışsındır umarım. Çünkü çözemedikçe beni sinir eden şey, onu benim kadar günahkâr birinin hazırladığını düşünmek.

Emrah Serbes.


#25
Bir kişi bile değilim yalnızlıktan.

-Edip Cansever


#26
"Ben kâbuslar gördüm, ancak siz onları gerçek kıldınız."

-Franz Kafka


#27
İkilem.


#28
İkilem.


#29
Sevgim acıyor;
kimi sevsem,
kim beni sevse
.

- Turgut Uyar.


#30
"Boşuna yağıyor yağmur, birlikte ıslanmayacağız ki."

- Aziz Nesin.


#31
İkilem.


#32
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek.

- Cemal Süreya


#33
Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir,yeter ki yanında biri olsun. İnan bana,insan fazla yalnız kaldı mı,hastalanır.

- John Steinbeck.


#34
Cevher, 22 yaşında, 139 cm. boyunda ve 33 kg ağırlığında.

Cevher hiçbir zaman okula gidemedi. Fırından bir sıcak ekmek alamadı. Yıllar yılı kendisine hizmet eden anneciğine bir teşekkür edemedi. Daima, bir çift çamur deliği gibi sönük ve tümüyle manasız gözlerle baktı. Bayramlarda büyüklerinin ellerini öpemedi. Bir kıza “Seni seviyorum” diyemedi, çiçek veremedi, laf atamadı. Mahalle maçlarına katılamadı. Uçurtma uçurmadı. Cam kırmadı. Kimseyle kavga etmedi. Kimseye hediye sunamadı. Sigara içmedi. Kitap okumadı. Balık tutmadı. Sinemaya gitmedi. Bisiklete binmedi. Lunaparkta eğlenemedi. Denize girmedi. Telefon etmedi. Bir tişört olsun, seçip, deneyip beğenerek satın almadı. Evden kaçmadı. Kuş vurmadı. Oruç tutmadı. Şarkı mırıldanmadı. Hiç koşmadı. Doğumgününü kutlamadı. Bir kafeteryada kahve içemedi. Otobüsle, trenle, vapurla küçücük bir gezintiye çıkamadı. Ağaç dikmedi. Duş alamadı. Kardan adam yapamadı… Aleladeliğin ayrıcalıklarını, monotonluğun emniyetini, normalliğin konforunu asla tadamadı.

Cevher’in cılız bedeni bir hüzün, handikap ve hüsran camekanı gibiydi. Bir elinden annem, diğerinden Azrail tutuyordu. Annem, acıklı bir bebekliğe mahkum olan oğlunu yıkıyor, bezliyor, giydiriyor, yediriyor, tıraş ediyor, onun dişlerini fırçalıyor, tırnaklarını kesiyordu. Kalbindeki şefkat ve merhamet; ümitsizlik ve korkunun muhasarası altındaydı: “Ya ölüp gidersem, yavruma kim bakar?!” Anneciğimin alınyazısı, soru işaretleriyle doluydu: “Acaba ne zaman, belki de şimdi, inşallah yakında, galiba hiçbir zaman, sanki her an, muhtemelen asla, herhalde hep, sanırım daha zaman var, hayırlısıyla birgün???…” Kader; onun hayatında ailenin, kadınlığın, anneliğin yeniden berrak bir anlama kavuşmasını adeta bir lanetin enerjisiyle sürekli erteliyordu. Gülizar Gıcırbey, ecelin programını bozamayacağını bile bile didiniyordu.

Cevher’i kucaklayıp yatağına taşıdım. Yumuşacık saçlarını öptüm. Annemle bocalayarak vedalaşırken, sadakat tozu paketini eline tutuşturdum: “Bunu babamın giysilerine serp. Hiçbir mesele kalmaz. Yanlış adamla evlenen tek kadın sen değilsin” deyip evden ayrıldım.
Bildiğim bir şey varsa istikbal hassastır, her şeyden etkilenir.

Murat Menteş / Korkma Ben Varım.


#35
İkilem.


#36

"Bir kez yolda karşılaşalım
Onunla da avunacağım.
Adımı sesince duymaktan vazgeçtim
Sesini duysam susacağım.."

Turgut Uyar


#37

"Belki de dünyanın en kalabalık insanıyken bile yalnız kaldım. Yapayalnız geceler, günler geçirdim. Çünkü hayat böyledir."

-Kürşat Başar


#38
İkilem.


#39
İkilem.


#40
böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
en uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil

aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
bütün kara parçaları için
afrika dahil

senin bir havan var beni asıl saran o
onunla daha bir değere biniyor soluk almak
sabahları acıktığı için haklı
gününü kazanıp kurtardı diye güzel
birçok çiçek adları gibi güzel
en tanınmış kırmızılarla açan
bütün kara parçalarında
afrika dahil

birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
bütün kara parçalarında
afrika dahil

burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
aklıma kadeh tutuşların geliyor
çiçek pasajında akşamüstleri
asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
bütün kara parçalarında
afrika hariç değil




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:07 .