Yanılmış şeyler silsilesi.

#1
Artık gözlerin bana bakıyorsa güzel
ve kalbin benim için atıyorsa önemli.
Yani ben senden vazgeçmiyorum,
sadece sen beni seçmediğin için açıyorum senden başka herkese kapadığım gözlerimi,
yani sen beni sevmediğin için seni sevmiyormuş gibi yapacağım bir süre,
kim bilir belki unuturum yıllar sonra
belki sen dışında birileri de vardır benim sevmem için yaratılmış
ya da ölürken adını anacağım son insan olmayacaksındır işte ne bileyim.

Artık ellerin ellerimi tutabildiğince temiz
ve dudakların beni anlatmıyorsa kesik.

Hadi, kana biraz
yaralarım hala derin.

Gamze GEDİK

İlginizi Çekebilir


#2
22 Eylül 1945
Kitap okurum:
içinde sen varsın,
şarkı dinlerim:
içinde sen.
Oturdum ekmeğimi yerim;
karşımda sen oturursun,
çalışırım:
karşımda sen.
Sen ki, her yerde «hâzırı nâzır»ımsın,
konuşamayız seninle,
duyamayız sesini birbirimizin:
sen benim sekiz yıldır dul karımsın...

Piraye'ye Mektuplar.
Nazım Hikmet.



#3
Her anı ölüdür.

Şimdi sen de bir anısın. Sen de ölüsün. Her zaman benimle birlikte olan, birlikte taşıdığım, yaşadığım sözcüklerime dönmem gerek.
Sözcüklerim olmadan o gökyüzüne nasıl dayanabilirdim.
O caddeye, o geceye, gecelere, uykuyla uyanıklık arasında öylesine yatıp uyuyamadığım için sinirlendiğim ve her şeyi düşünüp,
kalkıp düşündüklerimi sözcüklere çeviremediğim gecelere ya da uykunun ölümsü
derinliğinde var oluşumuzun küçüklüğünü algıladığım gecelere.
Bu yaşam, beni ancak içimde esen rüzgârları, içimde seven sevgileri, içimde ölen ölümü,
içimden taşmak isteyen yaşamı, sözcüklere dönüştürebildiğim zaman ve sözcükler,
o rüzgâra, o ölüme, o sevgiye yaklaşabildiği zaman dolduruyor.

Başka hiçbir şey.

Demiş içimi dökmüş;

Tezer Özer


#4
çok yalnızım, mutsuzum
göründüğüm gibi değilim aslında
karanlıklarda kaybolmuşum
bir ışık arıyorum, bir umut arıyorum uzun zamandır
aradıkça batıyorum karanlık kuyulara
kimse duymuyor çığlıklarımı
duyan aldırış etmiyor çekip kurtarmak istemiyor
bense insanların bu ilgisizliği karşısında ilgiye susamışım
ümidimi yitirmişim
biliyorum bir gün dayanamayacak küçük kalbim
arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim herşeye
veda edeceğim...


Nilgün Marmara * Yalnızlık


#5
Alıntı: Nava´isimli üyeden Alıntı
Her anı ölüdür.

Şimdi sen de bir anısın. Sen de ölüsün. Her zaman benimle birlikte olan, birlikte taşıdığım, yaşadığım sözcüklerime dönmem gerek.
Sözcüklerim olmadan o gökyüzüne nasıl dayanabilirdim.
O caddeye, o geceye, gecelere, uykuyla uyanıklık arasında öylesine yatıp uyuyamadığım için sinirlendiğim ve her şeyi düşünüp,
kalkıp düşündüklerimi sözcüklere çeviremediğim gecelere ya da uykunun ölümsü
derinliğinde var oluşumuzun küçüklüğünü algıladığım gecelere.
Bu yaşam, beni ancak içimde esen rüzgârları, içimde seven sevgileri, içimde ölen ölümü,
içimden taşmak isteyen yaşamı, sözcüklere dönüştürebildiğim zaman ve sözcükler,
o rüzgâra, o ölüme, o sevgiye yaklaşabildiği zaman dolduruyor.

Başka hiçbir şey.

Demiş içimi dökmüş;

Tezer Özlü


diye düzelterek devam edeyim.
Fotoğrafından kopardığım başını yastığıma geçirdim.
Saçlarının kokusuyla bağışladım kendimi.
Çok sevdiğin silik nefretini yalnızlık terliklerimin altına yazdım.
Onu sevmediğim odalarda sürte sürte eritebilirim.
Buzdolabına tıkayıp dondurabilirim.
Denize fırlatıp çoğaltabilirim.

Onlar benim terliklerim.

Ama korkma, ben boynunu güzel eğmiş bir aslanım.
Yastığıma yaslanıp soruyorum;

- Bana ne yaptın?
Sesin titriyor; seni hiç incitmedim ki, kim uydurdu bu yalanı?
Beni hiç incitmedin oğlum,
Sadece canımı taşıyan bardağı devirdin.

Dayanabiliyorum tamam mı?




Umay Gedikoğlu // Sokaklar Uyudu, Artık Öpüşebiliriz (s: 62)


#6
Hiç bilmedigin yerlerinden çalıştım sana, seni bana sor.
Hiç ölmediğim yerlerden öldür beni, çünküm var, çünkü; hiç yaşamadığın yerlerde yaşattım seni.
Beni vur, beni harca, beni tüket, hakkın var üzerimde.
Hiç olmadığım zamanlara sor beni, beni şiirlerle kus, beni gözlerinden ağla, ağlat beni tüm iç organlarına.
Hesapsız, tutarsız, dengesiz anlarda, durumlarda sev, ağzıma fısılda, kulağıma öp sevdiğini beni.
Sana hiç biriktirmediğin yerlerde biriktim.
Beni sevebilme ihtimalini sevmedim, ihtimali sevmedim, çünkü beni sev istedim, çünkü ben seni açık saçık sevdim, ayan beyan sevdim ve ulu orta.
Hiç sevilmediğin yerlerden sevdim seni ve hiç sevilmediğin yerlerde..
Ve güzel günler biriktirdim sana avuç içlerimde, lütfen bunları harca benimle..

Ezel Roz Manaz.


#7
Beni öldürmeyen şey güçlendirmez.
Ağzıma sıçar, kimseye bir daha güvenemememi sağlar, ruh hastası olurum ama asla acıdan güç bulmam.

Pink Freud.


#8
Yanılmış şeyler silsilesi.
Tam da unuttuğumu düşünürken biri geldi ve seni sordu.
Seni anlattım,olanları anlattım.
Biri daha sordu,ona da anlattım.
Sonra birileri daha sordu ve onlara da anlattım.
Bilmesi gerekmeyen kim varsa hepsine anlattım.
Kaçmadım.
Saklamadım.
Korkmadım.
Anlata anlata bitirdim..


Roz Manaz.


#9
Yanılmış şeyler silsilesi.

“ Lanet olsun, ne muazzam şey seni sevmek!
Sen benim aşkım, sen benim kızım sen benim yoldaşım, sen benim küçük annemsin.
Canım , bir tanem, seni sevmeden önce dünyayı sevmesi bile bilmiyormuşum.
Bu şehir güzelse senin yüzünden, bu elma tatlıysa senin yüzünden, bu insan akıllıysa senin yüzünden.”


Nazım Hikmet.


#10
Yanılmış şeyler silsilesi.Yanılmış şeyler silsilesi.

Eğer imkanım olsaydı seninle bir daha tanışırdım.
En baştan sevmeye başlardım seni yeniden.
Seni ne kadar çok sevdiğimi daha az belli ederdim.
Sana olan sevgimi bilmeni her istediğimde değil,
bunu duymaya her ihtiyacın olduğunda söylerdim sana...
Eğer bir daha tanışabilseydim seninle yeniden;
bu aşkın asla bitmeyeceğini düşünerek değil,
seni ne kadar seversem o kadar kardır diyerek bir başka sarılırdım sana...

Ezgin KILIÇ.


#11
Hayatımız da her şey yolunda gidiyormuş gibi bir de aşık olmak istiyoruz.
Tek eksiğimiz buymuş gibi.
Yalnız ölmek istemiyoruz, anlatabiliyor muyuz?
Tek fazlamız bu olsun, aşk olsun, sıcak bi omuz olsun istiyoruz, avuç içi istiyoruz.
Başımızın altına sıcak bir göğüs, göze alınabilecek gözler istiyoruz.
Allahtan belâmızı istiyoruz, tamam mı.
Neyse,ne..
Canımız çok sıkılıyor, biz de kuş vuralım mı?

Roz Manaz.


#12
Bir yer var, yürümekle gidilmez.
Bir yer var istersen kendi gelir. Ama nasıl istenir bilinmez.
Bir yer var, göz kapamadan görülmez.
Bir ben var. Daha tanışmadığım…


#13
Hatırlamak acıyı da beraberinde getirir.
Hatırlamak kaybetmenin ne olduğunu tanımlar. Kaybetmek gerçekliği pekiştirir.


#14
Perdelerin arkasında kurduğum dünyam, köpeklerim, battaniyelerim, yün kazaklarım ve kalın çoraplarım;
hepsi birleşerek bir adam oldular.


#15
Ben körüm.
Dünya benden daha kör.
Bu yüzden kendimi dünyayla bir tutmuyorum
Ve bu dünyanın bana kafa tutmasına izin vermiyorum.
Yazdıklarımla, çizdiklerimle, sevgimle ve aşkımla, dürüslüğümle meydan okuyorum herkese.
Bir cesaret yemini içtim ki sormayın, tadı hâlâ damağımda...

-Teoman dinliyorum, diyor ki;
"Gözlerin mi daldı? Yoksa sıkıldın mı sorulardan?"
Çok iyi geliyor.-

Tiksintiyle doluyom, sebebi sizsiniz.
Kendi çöplüğünde ötmeyen horozlar,
Başkasının işine burnunu sokan pinokyolar,
Timsahlara özenen yobazlar,
Geçmişini satan ******lar
Ve bütün bunların çocukları.
Her şeyin sebebi sizsiniz.
Gözyaşlarının,
İsyanların,
Savaşların,
Birbirini beceren ölü kuşların,
Ahtapot ******lığının,
Sefaletin,
Açlığın,
Bütün kainatın sorumlusu sizsiniz.

-Teoman dinliyorum, diyor ki;
"Harbe giden sarı saçlı çocuk! Gene böyle güzel dön."
İçim yanıyor.-

Kibriniz, geldiğiniz yeri unutturmuş size,
Kininizde boğuluyorsunuz.
Sizden utanıp, kalbiniz bile uçmuş başka alemlere.
Hey! Uyanın!
Öldüğünüzden haberiniz yok!
Sokaktaki hayvanın merhametine secde edilir de,
Sizdeki bu akıldan yoksun züppeliğe tükürülmez bile.

-Teoman dinliyorum, diyor ki;
Bak, güzel bir gün ölmek için.
Etkisini kaybetti.-

Ben, ölümün ikinci yüzüyüm.
Kötü tarafı.
Size uzak, Allah'a yakın olanı.
Görmek istemediğiniz,
Dilinizden düşürmediğiniz ama duymak bile istemediğiniz,
Yaşamaktan çekindiğiniz ölümüm ben.
Ya gelir boğazlarım sizi,
Ya da boğarım bir kaşık suda.
Ya tek tek sökerim zerrelerinizi,
Ya da bir küle muhtaç ederim sizi.
Ben ölümüm ulan!
Hiç acımam, kırarım kemiklerinizi!

-Teoman dinliyorum,
Bana mısın demiyor.-

Nefretim ben.
Nefretle eğittim kendimi.
Nefretle sevdim, nefretle kanadım.
Ve nefretle harcadım hepinizi.
Günaydın millet!
Şeytan aldı götürdü beyninizi!


-Teoman dinliyorum.
'Kırıklarını aldırdım kalbimin, zırhımı çıkardım, astım portmantoya' diyor.
Zırhını gözlerinde saklamış bir kadın olarak bağırıyorum peşi sıra,
'Yeşilini kanattım kalbimin, gözlerimi çıkardım, astım portmantoya.'-

Sakinim ben.
Keşke biraz ölmesem.



MerveCeylan.
*İbrahim Tenekeci - Bir Ki Deneme


#16
Neden bilmiyorum, bir yerlerde konuşabilirdik ama o bana bunu yazarak söylemeyi tercih etti.
Telefonu elime aldığımda ve oradaki "bitti" yazısını gördüğümde düşündüğüm ilk şey neden bittiği değil,
neden bu şekilde aptal bir mesajla bitirdiğiydi. Anlamsız ve boş bir kaç dakikalık düşünmeden sonra ona cevap yazdım.
Sende bitti sevgilim, ben de aşk zaten var, Acı yeni başlıyor..

ö.s.ö


#17
İliklerim de hissettiğim adamı geri istiyorum.

Söyleceklerim bu kadar kısa ve derin.


#18
Birinin seni yanlış tanımlamasına izin verme.
Bir gün bakarsın, yanlış tanımladığı sana dönmüşsün.


#19
Yanılmış şeyler silsilesi.


#20
Bir şarkı, yirmi dört saattir.
Bazen.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:25 .