Nimbus - 300 Gram Bi Kurşun
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 19-11-2012, 22:29 #1

Nimbus

Acemi Üye

Nimbus - 300 Gram Bi Kurşun





Aslında bu tarz bi şiir ilk defa yazıyorum

Üzerime tonlarca beton çökmüş..
Kımıldayamıyorum bu enkazda...
Duvarlara yansıyan gölgelerin aşkına,
Geceleyin gizlice pencerede birbirini okşayan iki ele,
Sayfalarca yazdığımız defterlere,
Karşılıklı gülüşmelerimize,
Bana seni seviyorum dediğin ilk güne,
El kızartma oyunu oyarken kıyamamana,
Ebediyen ayrılmayacağımızı söylemene,
ihanetler etmen nedeniyle..
Kımıldayamıyorum artık
Üzerimde tonlarca beton var...
Omuzlarım düşük,
Gözlerimin altına mor halkalar hakim,
Sabahın ilk saatlerinden gecenin
Son saatlerine dek susuyor dudaklarım,
Çünkü sen ihanet rüzgarlarıyla
Doldurmuşsun yelkenlerini..
Ben topyekun siyahtım..
Sen elle tutulamaycak derecede
Sıcak bir ampülsün.
Mahirca boyamış gece beni,
Sen ihanetle güneşlenmişsin.
Benim mataramdan bi damla su düşmezken
Sen çağlayan gözyaşı nehirlerinden beslenmişsin.
İhanet suruna üflemişsin, kıyametimi getirip
Yuvarlamışsın, merdiven basamaklarından..
Yıllarca ikimizin ayak izi bıraktığı...
Sonra, 300 gram bi kurşun.



Benzer Konular

DenizZz_89 Bunu beğendi.
Görüntüleme:1253, Cevaplar:10

İlginizi Çekebilir >
Alt 20-11-2012, 23:26 #2

DenizZz_89

Deneyimli


Benim mataramdan bi damla su düşmezken
Sen çağlayan gözyaşı nehirlerinden beslenmişsin.


Yüreginize saglik,güzelmis...








Alt 21-11-2012, 20:48 #3

Nimbus

Acemi Üye

Nimbus - Naaşların Kenti Jasenovac


Nimbus - Naaşların Kenti Jasenovac


Nakarat.
Uyut gelmeden bi kapsül hapla yalanı,kötüyüm ses duyup ben gene
Umut terkeden, kalem baltayı başının üzerine kaldırıp vurur kelleye !
Durum zerk ederdi damara kasvet,çölde matardan bi yudum gelmese
Bulut mertebem,vahşet ve çığlığı bulandır gözlerini yumup herkese !

Sen geçmişin cerahatli sesinde boğulurken neden hep sevinmekte itler
Nimbus, elyapımı bi yelpaze ile cehennemini birazcık serinletmek ister
Derinlerde hisler saklı, sığ arar, ilmik boynuna geçirilip çekilmekte ipler
Asla da savaşımız,çok silik bi vızıltıyla şehit verip yenilsek de bitmez !
Elim cepte gitmek ırağa,ciğerlerin ısrarıyla çekilen nefesler dert yüklü
Ver dürbün beni gör, filtresinin içine kalbimi koyup sigarayı sen tüttür !
Ser kürkü ve yağmurlu bir gecede kaldırma bedenimi diz üstü yıkma
Bu, bi kova su döküp daldığın yangının yoğun sisinden is yüzlü çıkmak !
Hiç günlük tutmam, buna rağmen bilinçaltım bana geçmişi kazandırır
Haz aldığım yok,benim gibi anılar sana oksijen vermemekte kararlı mı ?
Taş attığın cânım,umrumda olmadı hiç önemli sınavlardan kaç aldığım
Şimdi hidroelektirik santrali bombalanmış bir şehir kadar karanlığım !
Azal kıyım.. Silahına sarılır vurulmasına rağmen kalkıp be kumandan
Şehrimin her gün manzarası olmaktan çıksın artık,yangın ve dumanlar !
Artık ben uzaktayım, pencereden bakmaya cesaret yok,peçende dişi
Pantolonun iliğinden düğmesini çıkarır kader, hayatımı becermek için !
Bravo, cesetlerinle çektirdiğin fotoğraflarla güzel bi albüm yaptın
Seviyordum seni göğsündeki el bombasına uzanmadığın daha dün tatlım
Maktül bendim çığlık at, dert sancağı altında toplanan ağızların derdi
Yağaşları verdin ! Kalbin Jasenovac toplama kampı gibi naaşların kenti !
Bağaşlayın mermi, karların kapladığı dağ yamaçlarından inen yok artık
Çilen bol tatlım ve ağır ağır açmakta olduğun gözlerin çimento kaplı !
Çimen yok artık, yandı, gerçeği öğrenince mi çıkacaksın gafletten ?
Vahşet ver, sisle mücadele edip doğmaya çalışan şafak gibi vazgeçmem !
Yaz geçti bebeğim,sonbaharda güneşinin yaşaması için kalın kazak giye
Azalt diyene inat içer, paslı demir parmaklığı sıkan ellerim azat diler
Hasat yine geldi, dürüstlük sabıkan kabardı taşıyor aşırı da kül tabak
Küstah arttı, sana laleler, bana soğutmalı morg çekmecesi müstahak !
Yüz kanat açsa dahi semada süzülemez Nimbus, yok çünkü hür kalan
Dün kanatmazdın beni ve riyakarsın dikenlerini saklayan bi gül kadar !
Yün arar terzi bedenine bi kisve dikmek için, surata yeter tek kusmuk
Hep musluk aç göz,sabahın ilk saatinden gecenin son saatine dek sustum !
Pek kurşun yemedin sen dilden bu nedenle,yazardın sen hüznü ki kuma
Yüzsüz bi utan ve ara dini kitaplarında şeytanı affeden güçlü bi dua !
Süslü mü duvarların benim gibi yumrukla, sen paksın benim edimler cürüm
Elimde büyüdün,mayınlı tarlada ayak izime basıp on metre gerimden yürü !

Nakarat.
Uyut gelmeden bi kapsül hapla yalanı,kötüyüm ses duyup ben gene
Umut terkeden, kalem baltayı başının üzerine kaldırıp vurur kelleye !
Durum zerk ederdi damara kasvet,çölde mataradan bi yudum gelmese
Bulut mertebem,vahşet ve çığlığı bulandır gözlerini yumup herkese !





Alt 21-11-2012, 20:48 #4

Nimbus

Acemi Üye

Nimbus - Alevden Küle


Kültablası izmarit dolu heyula uykularım çölde kavruk kuşan maske
Rap,siperden çıkıp vurulana dek düşman ateşine doğru koşan asker !
Ufuk kızıla boyandı yine bir tan ağrısı ömrüme sen gerekti mi hükmet
Dişlerim birbirine girmemesi için ağza eşarp bağlayıp elektirik yükle !

İhanet sonrası haletiruhiyem sana karşı davranışlarım manik yönde
Mum ışığı ile aydınlanan odamın duvarlarında dolaşan garip gölge !
Kurduğun cümleler içini yansıtmadı, artık bana soğuk masalların
Sen, güneşi gördüğünde eriyen karlar gibi çözülen donuk azalarım...

Ağrıdı sanki beş numara matkapla oyulan kafam,şakaklarıma bağrıp
Mermi atmaktatır kusmak icap ettiğinde artık kapatmadığım ağzım !
Alevden küle dönüştü anılarımz, yanan asasını kefen bastı elime
Bileli bıçağı boğazıma çalınca son nefesimi doldurdum akciğerime !

Kardaki serçe kanı detant felâh kader günahlarımı üstlenen yuvam
Ve kayboldu,zippo çakmağımla yaktığım sigaradan yükselen duman
Kader miydi füsun aşkımızı topladığı o çıtaların içine atan ifrit?
Cayır cayır yakar sönmemesi için avuçlarında siper ettiğin kibrit !

Zeytin bukleli saçları bakışları değişmiş bana sevgi hayat imtihanı
Ve geceleyin gökyüzünde hilal ve yıldızın buluşması kadar imkanlı ...
Şelale misali çağlar, gözyaşlarım kirpiklerimi ıslak et boğar hücresi
Sen şafak sayıp takvim yaprakları koparan bu askerin doğan güneşi !

Son cümlelerin bebeğim, sedyede üzerime kapatılan beyaz çarşaf
Kalemimin mürekkebinden damlayan yaşların ıslattığı ayaz sayfa
Darağacını besler gövdem kömür katranı geçmişim, astı kimileri
Sök,gerildiğim çarmıhın tahtasına ellerimi mıhlayan paslı çivileri !

Mağfur yüreğin sessizliğim elveda izi, geri kemiren anlar kalır
Kabzasına kadar kalbime sapladığın hançerinden damlar kanım !
Fırtınada kaybolmuş bir tekneyim liman arar küreğim yönüne
Isındırıldım bu dünya denilen hapishane içerisinde sürekli ölüme !

Semada özgürce kanat çırpabilmekti niyetim, istedim denemek
Fakat ben rüzgarin istediği yere sürüklediği zayıf bir kelebek..
Kollarımda sırıtır serum yemekten delik deşik olmuş damarlar
Hissetmekteyim ağzıma soktuğun namlunun çelik tadını damaktan !

Bi'bağımlının uyuşturucu için kıvranması gibi aşk,yokken sızı vardır
Gözyaşlarımın vanasını açan özlemin havuzunda boğukum,kısın artık
Ruhsal çöküntü vagonunda yol alıyorum, perona atılma yamacında
Kentin en yüksek binasından atlamalıyım, betona çakılma amacıyla !

Gözler mor halka taşır uzlet yeri izbe bi'oda zifir benle uzlaşanı .
Bana karşı soğuk olmasının nedeni de kalbine sapladığı buz saçağı !
Lâl eder dilimi sarkaç yön arar kâfi eline çekmeceden satır alman
Kısık bir ışık alır kalbim tahtalar çivilediğim pencere ve kapılardan !

Diz kapağı yaralı şehir ışık açtı jiletle kes ve damarda çağlaya oluk
Anası dövülürken kulağını parmağıyla tıkayıp sessizce ağlayan çocuk
Değildi rap, bir fırt daha çektim bu illet ciğerlerimi becermekte
Son olarak etmek istiyorum hayatımdaki tüm insanları dezenfekte !




DenizZz_89 Bunu beğendi.

Alt 21-11-2012, 20:49 #5

Nimbus

Acemi Üye

Nimbus - Dağıldı Iskarmoz


Nimbus - Dağıldı Iskarmoz


Çocuk, kaderin göğsüne işaret parmağını bastırarak şöyle der; Hiç adil davranmadın pislik !

Gülmelisin bugün son gün, senin elzemle büyüyüp giden gençlik ama
Etkilisin, sigara paketinin üzerine konulan çürümüş ciğer resmi kadar !
Hakkımda yalancılar, seni uzak tutan hep,diğerinin payladığı adam mı?
İnsanların, tepesindeki kuş yuvasını düşürmek için salladığı ağaçtım !

Yalnızlıkla harç olup da karanlık tuğla örmüşken ışık abestir ahmak
Yetersiz,sahil rüzgarında sigaramı yakmak için kısık ateşli çakmak !
Şahikaya ulaşmak çetin,yamalı yüzün, oldun fakat destek aldın itilen
Kazmanı sarp kayalara vurup da yükselme, güvenip esnek dağcı ipine !

Koşum takımlarını bağla kurduna, neden daima onsuzluk erken gelir?
Kalbimden ıraklaşmak için de ihanet rüzgârıyla doldurmuş yelkenleri !
Alt üstü 300 gram bi kurşun hayatım,biter işim, bağırtı çıkmaz çok
Yıllarca neşeye bi mahkum gibi kürek çektiğim için dağıldı ıskarmoz !

Şeytanla ses tonun özdeş, ılık kadehi aldım, direndi elim hep eyvah
Evet, varlıklı insanların yaşadığı mahalle gibi dilencilerin epey var !
Ve seyyah misali çöllerini gezdim, geçse de seni kıramam çok senedir
Bazen ihanet "seni seviyorum" tümcesini yarıda bırakan son nefesim !

Demir aldıkça rıhtımımdan yalvardım dönmen için şimdi bozuk tipim
Babası giderken ağlayıp pantolonunun eteğini çekiştiren çocuk gibi !
Çabuk unuttun ezdiğin bir karıncaydım sadece eskittiğin günlerden
Şimdi okşayıp özür dilerim sana toplamak için incittiğim güllerden !

İstiflesen yıldızlara değecek kederlerimi tartsın kıza baskül verin
Ben topyekun siyakken elle tutulamaycak derecede sıcak ampüllerin !
Yumruğumun galip geldiği sadece vurdukça sıvası dökülen duvarlardır
Ve bi kelamınla yıllarca çıktığım aşk basamaklarından yuvarlandım !

Kumanyasız aşamam dağını hiç adil değildi gözlerine uzaktan bakmak
Ve kıyametini getirmek için ihanet sûruna üfleyen dudaklar gaddar !
Kırmızı rengini aldı kubbe, gün batımı, hafızamda ceset olmaz izler
Kabirden,yıldızların arasından semaya yükselen ruhu teleskopla izler !





Alt 21-11-2012, 20:50 #6

Nimbus

Acemi Üye

Nimbus - Katatonik Şizofrenin Vaveylası


İhanet; elinde bulunan baltayla, botlarının bastığı çamuru güllere sıçratarak kesmek üzere kendisine yürüyen kül rengi suratı olan ormancıyı gören ağacın titremesine, korkmasına rağmen, sabitlendiği topraktan kökünü söküp kaçamamasıydı. İnsanları korkutan karanlık yavaş yavaş şehri siyaha boyarken bir ormanda yankılanan vahşi sesleri benden başka duyan olmuş muydu? Ben, tuvale ihaneti çizmek maksadıyla suluboya fırçanı ıslattığın kanın sahibiyim. Merhaba. Şişesinde hüzün acı ve ihanetin bulunduğu enjektörü pompasını baş parmağınla aşağı iterek damarlarıma boşalttın. Dudaklarıma gri renk ve kuru kabuklar giydiren ellerin parmaklarımı tutmak üzere uçuruma uzandığında boşlukta salto atan bedenim zaten kayalıkların nobran yumruklarında parçalanmıştı. Neden beni kurtarmak istemiştin ki, neden ölmemin ardından vicdan azabıyla ömür boyu mutlu olamayacağını söylemiştin. Hani senin için önemli olan maneviyattı? Ben her gün manevi olarak ölüyorken, hiç umrunda değildi, beni satarken de öyle...

Ama hadi sana bir kıyak geçip, liriğin ikinci kıtasını yayınlamayıp terbiyesizlik yapmadan yazıyorum..

Nimbus - Katatonik Şizofrenin Vaveylası


Nakarat
Taş atsana hadi, dilim kurşunu nefes hakkım kadar olan tabancamdı
Başarmaktı zor olan, kalbim atlası çıkarılmamış yerlerde yaşar yalnız
Şakak kanlı daima, ruh hayanı kaybedince ancak sende şafak attı
Yaşarmazdı gözlerim artık, çünkü sen anılarımda yalancı bi kaşar kaldın !

Botların bastığı çamurlar dallarıma sıçradı,kaçtı közü örüp paçama
Ormancının elinde baltayla yürdüğü ağaç gibi kökü söküp kaçamam !
Ölüm gören kayaların rengi değişti kanla anı olsun göründüğüm yakalar
Çözün düğüm her yer ve bana gelinlik giydirip böbür düğün yapamaz !
Öbür güne başlayıp ihanet et düne sen, Nimbus'u geceler gene bulur
Peçete gene kuru senin, ezayı ifade eder ezgiyle tezene tele vurup
Reçete hece doluydu lirikte,hançer atsa da istemem zedelemek onu
İşiniz,topluma kendinizi üstün göstermek için diğerini lekelemek olur !
Gezeleme uzlet sokak ve gaz lambalı odamda hadi derdi omuz silkele
Kovup gitmeden beni, şehrime soktuğun truva atından soyun bir kere !
Korun hileden neden kasvetin tümü bana düştü madem doğum hibeler
Soyut bi'tene dokun,tanrı katatonik bi şizofren gibi sessiz olup bitene !
Boğup çiğnesen kalbimi dişlerin arasında,kendini, çığlıkları duyup avut?
Bulup barut del eti,sen giydirdin dudaklarıma gri renk ve kuru kabuk!
Uyut tabutta bedenimi,koluna tak birini gölgelerin aşkını unut çabuk!
Vurup davula tokmağı, ruhumu çalarak kurtlar sofrasına kuzu kavur !
Burun pamukla tıkandı, zar atma gençliğime hayatım kumar değil
Utan rezil ! yazık,ihanetin ardından kafana türban yerine çuval geçir!
Duyan beni yok, ölmeyi dilerim, kelepçeli bileklerimi açsam dua edip !
Çarpmalıydı aslında ayetlerinin her hecesini ezberlediğin "Kuran" seni !
Yutak yemi geçirdiğinde mideye tatmin oldun, karanlığım işlek bak
Dincek ya acılar, küfürlerim tahayyül ettiğinde kulağında şimşek çak !
Biz tek yaşarız, sen ihanetini yaymak için başka kalplere hicret yap !
Hiç net değilsin,kusura bakma ama ruhunda bi kahpe kadar iffet var !
İbret al bu cümleler boşa kurulmadı, bu kanlandı yeni bi yelek ver
Edeplen! Cehennemde ateşten gürzlerle bedenine vurmadan melekler !
Elekten geçir kendini, çarşaf giysen dahi farkın yok mini bir etekten !
Emeklerim beyhude, Nimbus huzura kavuşmak için neden hala emekler ?
Evet len boya döker betonlar, sanrı dolu hayat sesleri kısmaz son pres
Kıskan bol kire battım,elin ateşi düşürmek için alna koyulan ıslak kompres
Çıtlar bol dilek vefat eder, son nefes üflerken dudak çıt çıkmadı asla
Kılçıkları pakla somonumdan, kırlara uzanıp izlediğimiz yıldızları ağlat !
Kızdım acı parlar zımpara at,ölümsüz sevinin hiç kaldı yanında yıllar
Yarınlar ıska, tuvale ihanet çizmek için suluboya fırçanı kanımla ıslat !

Nakarat
Taş atsana hadi, dilim kurşunu nefes hakkım kadar olan tabancamdı
Başarmaktı zor olan, kalbim atlası çıkarılmamış yerlerde yaşar yalnız
Şakak kanlı daima, ruh hayanı kaybedince ancak sende şafak attı
Yaşarmazdı gözlerim artık, çünkü sen anılarımda yalancı bi kaşar kaldın !





Alt 27-11-2012, 11:14 #7

Havin

Eylül.


Şiirler bölümünde tek bir başlık açabilir ve o başlık üzerinden şiirlerinizi paylaşabilirsiniz.Başlıklarınız birleştirildi.





Alt 05-12-2012, 18:26 #8

Nimbus

Acemi Üye


Sana yazacaklarımı biraz özetledim bebeğim, şimdilik.

güneş çekilmeye başladı, duvarı boyayarak gölgelerle
ikrahım, boş bir kütle taşıyan arzu odaklı gövdelerden !
şişede kalan son vodkamı bardağıma boşalttım(çünkü)
ihanetle sarhoş olman gerek atlamak için gökdelenden !
senin sevgin, minik dalgalarla çatırdayan tahta iskele
ihanetle boğulcaksam,su yüzeyine kalkmak istemem !
sıcak odanda smslere boğarken manitanı, yaptığım
çakmağımın kısık ateşiyle ısınıp şehri banktan izlemek !
tahta iskemleye tekme at, zerre yok sende vefa ulan
yaparım prenses ihanetine, gözyaşlarımla tezahürat !
cennete bi adım kala çöker sıratım, çünkü meleğim
tanrı sevime haset taşıdığı için ince ipliği keser günah !
umarım yanarken duru suda yıkanıp cennete varırsın
sana sonsuz bir güvenim olduğu için çevreye sağırdım !
ihanetini öğrendiğim gün maval sayıp inkar ettim ama
kendiliğinden silahımın bulunduğu çekmece açıldı !
keskin bi balta darbesi vurdun ve ince dallarım çatladı
keşke eski iyi günlere dönebilsek be, parmağı şaklatıp..
hüzünle gölgelenen yorgun gözlerimi kaldırıma eğip
uzun zamandır açmadığım kirpikler ile yaşları sakladım !
enkaz altına alışığım kraliçem asıl dert deprem değil
sobada küllenir isminle doldurduğum ders defterlerim !
uçsuz bucaksız bir uçurumdan gri kayalara ulaştırır
üzerime yığılan tonlarca beton kadar sert tekmen beni !
sessiz bi protesto eder çatlak dudaklar, aşkı veda aldı
karşı binaya akseden gölgeden gelmez, tatlı selam artık !
sen beyaz gelinlikle düğünde halay çekerken kulağına
kimsenin katılmadığı cenazeden gelir yalnız sela tatlım !




küskünçiçek Bunu beğendi.

Alt 09-01-2013, 18:37 #9

Nimbus

Acemi Üye


omuzları düşük geldi,ihtiyarlık kalbe
doktordan ziyade burda ihtiyacım kabre
kim mi kaldı harpten, her birimiz naaşız
insanların gülümsemesi, inzivası sahte
azat et ruhu şimdi,silah al da kolaysa
karnımı doyuyorum evet sigara ve kolayla
zor anlarımda ben, tanrı kadar yalnızım
hep dramla sonuçlanır, sinemamda olaylar
çarıkla adımdan iz bırakıp, yirmi bire bastım
acıları istif yapsam, artık yirmi bini aşkın
şimdi kimin aşkı, şimdi kime kaçtın
boynuma habis iihanetten ilmiğini astın
astım hastası gibi, beklese haklı
buydu galiba hayatta tek nefes hakkım
abestir gelmeyen birini, bir istasyon bankında
sabahlara dek ağlayarak, beklemek artı
uzanır uçuruma iten, savaşlara elim
karlar gibi ince ruhum yavaş yavaş erir
yüreklere başkoyduk, yataklara değil
damla akıttı gözler,yanaklara demin
söylemiştim az önce, ilmiğini astın
çözemiyorum riyakar kimliğini artık
ok yapıp kalbe sapladın, kirpiğini sanki
çıkıyor kaderimde her şey, bildiğimin aksi
hayatın ikiyüzlü kalbini aynalarda gördüm
yorganı başına çekip, ağlamakta gönlüm
hayat ,yıllarca yalanlarla harlamaksa ömrü
ben uçsuz bucaksız bi uçuruma atlamaktan öldüm





Alt 16-01-2013, 00:18 #10

Nimbus

Acemi Üye


Nimbus - 300 Gram Bi Kurşun





Alt 20-01-2013, 08:03 #11

Nimbus

Acemi Üye



Ben siperler kazıp düşmandan kamufle oldum, bak her dem
Karanlık kalbimin örtüsü haline geldiğinde hep kaç benden !
Şehit olurken baba olduğu müjdelenen çarıklı bi askersem
Ellerimi bıraktığından beri de aciz hayat bana, tat vermez !
Ah sen de, düşmanın çizmeleri topraklarımı, ihanetle çiğner
Maşukun maktül, senin ise katil olduğun cinayetler iğrenç !
Yorumla hafız ama yaşadığımı din veya diyanet de bilmez
Bebeğim, cenazemde sela okumasın buna, binaen de kimse !
Gözyaşının derya gibi boşaltıldığı kısmak istediğin vanalar
Nimbus'un doktordan ziyade bi'mezara ihtiyacı, var ama !
Nal izlerini takip ediyorum dörtnala kaçtın sen, varamam
Hadi biraz ihanet dolu suratına gökkuşağından, yama yap !
Alnıma çarpan çelik bir külte sıkarken, eklem yeri kanamaz
Yüksek rakımlı bir uçurumun kenarında bekler beni kayalar !
Birazcık sümbül suretinle tebessüm et,hep ben seni anamam
Sırf sesini duymak için isterim gizlice cepten seni aramak !
Çekmez gemi palamar, bu sahilde nurum,değil yanası çakmak
Sen ruhumu azat edersin ben de peşini, esir takası yapsak !
Kolların kuyumcu vitrini gibi aferin biraz daha,ziynet alasın
Temizler mi acaba ihanetle zehirlenen ruhları, mide lavajı ? !
Maneviyat ve hayadan bahsetme yok sende, genelde kırıntısı
Paraya değer vermezken seni gelin yaptı,hemen de hışırtısı !!
Lüks tekerlerin sokağımın asfaltını çiğner,temelde sıkıntısın
Dalgayla dövülür,kayayı kanıyla boyayan bedenler kıpırtısız !





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:46 .