#61
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı."
Behçet Necatigil



#62
"Mesafeler birleştirdi bizi bir de sözler
Razı olma hiçbir sessizliğe
Biliyorsun seni seviyorum"


#63
Yattın mı?
Yorgun musun?
Biraz kıpırdasan uyumadan önce
bilemesen
nereye koyacağını ellerini,
biraz oynatsan bileklerini
düşünürken beni
uyuyamadan önce
bilsen
nasıl özlediğimi ellerini
bileklerini.


#64


"Sevmek ne uzun kelime..Derin deniz mavisi.Ne zaman geleceksin?"
Cemal Süreya


#65



#66



#67



#68
martı olmak var istanbulda.. tek rakibin vapurlar olacak..
insanlara selam çakıp simitleri kapacaksın.. uçacaksın.. uçacaksın.. kısacası istanbula tepeden bakacaksın..



#69
Yine başa sardık. Yaşanan onca anının üzerine hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam, çünkü güçlü insanlar olmamış gibi davranır.
Güçlü olmak için umursamamak ve görmezden gelmek adına ne varsa yapıyorum.
Güçlü olmak dünyanın en yalnız şeyi. Yapayalnız bir kelime. Doluyorsun sürekli, yaşananları silerken silgi çöpleriyle doluyor için.
Ben güçlü olmayı hiç istemedim.



#70
Cevap veremedikçe katılaşıyorum kendime karşı. Güçlü durmak adı altında ‘ilk adımı atan’ olmak istemiyorum. Aslında çok kolay sevebilirim, hatta çok büyük de sevebilirim. Korku değil bu başka bir şey artık. İçimde ilgiyle beslenen bir canavar var, yetmiyor, gösterilen ilgi edilen kompliman yetmiyor. Hep daha fazlasını istiyorum, daha güçlü görünmek. Güçlü olmak hiçbir halta yaramıyor işte. Ben bunları yazdıkça yaşananlar da iyileşmiyor. Cümlelere küsüyorum, kendime küsüyorum, insanlara kızıyorum ve içimdeki canavar büyüyor.


#71
Arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
Benim derdim yeter bana banane !
Alıştım mı yokluğuna?
Vaz mı geçiyorum, varlığından?
Tedirginim aslında,
Ya b
aşkasını seversem?
İnan o zaman seni hayatım boyunca affetmem..

Özdemir Asaf




#72
Dün sabaha karşı kendimle konuştum,
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum,
Yokuşun başinda bir düşman vardı,
Onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum...

Asaf Özdemir



#73
Her kitap bir başka kitabı, her yazar bir başka yazarı getirir. Yuvarlanan bir kartopunun çığa dönüşmesi gibi bir şeydir bu. Kitaplıklar böyle oluşur.

Ferit EDGÜ


#74
Açık çay içerdi hep. .
Demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremiyormuş.
Öyle derdi. .



#75
Ben seni seviyorum falan diyemem sana.
Uyurken sırtını ört, hız yapma, kavgaya karışma, çok içme falan derim. Sen anla..

Özlem Başol


#76
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri



#77
Sus, kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymışam yarı gece,
Seni bulmuşam sonra.
Seni, kaburgamın altın parçası.
Seni, dişlerinde elma kokusu
Bir daha hangi ana doğurur bizi?
Ruhum… Mısra çekiyorum haberin olsun.
Çarşıların en küçük meyhanesi bu,
Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
Derimizin altında o ölüm namussuzu…
Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor.
İlktir dost elinin hançersizliği…
Ağlıyor yeşil.

Rüya, bütün çektiğimiz.
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu,
Bir mısra boyu maceram…
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
Bilmezler nasıl sevdik,
İki yitik hasret,
İki parça can.
Çatladı yüreği çakmaktaşının,
Ağıyor gökkuşaklarının serinliğinde
Çağlardır boğulmuş bir su…
Ağıyor yeşil.



#78
"Sonra görüşürüz" dedi.
Görüşemedik bir daha.
Olsun.
Görüşürüz dedi ama.
İnsan niye yalan söylesin ki ?
O mantıksız iş yapmazdı.
Bekliyorum.




#79
Ne tuhaf bir dünya.
Kimsenin işine karışmıyorum.
Kimseyi incitmiyorum ve
Her an kendimleyim,
Böyle olunca herkes beni kurcalıyor..




#80
"Günler gitgide kısalıyor,
Yağmurlar başlamak üzere..
Kapım ardına kadar açık bekledi seni!
Niye böyle geç kaldın?”





Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:41 .