Sponsorlu Bağlantılar:
  Arzuhâlim.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree17Beğeniler
Cevapla
Seçenekler
Alt 18-12-2013, 10:23 #1

Vera.

Lâ yukellifullah.

Arzuhâlim.

Ağır günlerin altında kalıyoruz.
Puslu havanın soluğumuzu kestiğini
Ve bir sanatçı fırçasından çıkmamış göğün,
Üzerimize yıkıldığını,
Şimdi şimdi söylüyoruz;
Şarkılarımızı nasıl söylediysek.
Oysa, çocukluk, oysa mutluluk,
Ne kadar yakındır?
Bir elmaya uzanmacasına,
Bir elma ağacının dallarından sarkmacasına.
Ağır günlerin altında adam oluyoruz.
Yağmurlu ve kirli.
Düşlerimizden yaratılmamış bir dünya bu!
Sellerinde; küçük, kağıtdan yapılmış gemilerimizle,
Birbirimize sevgi taşıyoruz.
Zaman nasılsa aleyhimizde,
Tam denize atlayacağız derken,
Ağır günlerin altında kayboluyoruz...

Ekim - 1998
Albatros



Benzer Konular

mehmetaluc Bunu beğendi.
Görüntüleme:7096, Cevaplar:37

Alt 18-12-2013, 10:33 #2

Vera.

Lâ yukellifullah.

Bir gün yenik düşmesin yine sevdamız siyaha,
Gözyaşıyla anlatılmasın yalanlar bir daha.

Bir ikindi serinliğinde ömrümüzü gölgeler sarmasın,
Gecenin en karanlık yerinde yine sen varsın.

Hiçbir zaman sonu gelmesin bu düşüncelerin,
Kimse olmasa da ben dostu kalayım gecelerin.

Biliyorsun gözyaşına sığmaz ayrılık inleyişlerde,
Kavuşmak tutsaktır sabırsız bekleyişlerde.

Zamanın ellerinde yalnızlıklar ateş, ayrılıklar kor,
Aynalardaki yorgun benim, istersen yüreğine sor...


-Ayrılık Gözyaşına Sığmaz isimli kitabından
Ahmet Beltekin



'ѕαя?-ι ηαzαя' Bunu beğendi.

Alt 19-12-2013, 00:35 #3

Vera.

Lâ yukellifullah.

Geriye bakarak yanıtlıyoruz birbirimizi
Bir destek aranır bir güç alırcasına
Dönerek ikide bir anıların ülkesine..
Alnımızı gererek konuşuyoruz, kaşlarımızı
Bir ince eğimle siper edip bakışlarımıza
Çok iyi bildiğimiz bir duyguyu
- O biraz yenilgiye biraz ezikliğe benzer
Ortak yaşadığımız sızım sızım
-
Saklamaya çalışıyoruz birbirimizden.


Uzun uzun susuyoruz sözün kıyılarında
Hangi kapıyı aralasak bir uzaklık esiyor
Hiçbir düşünceyi sonuna dek götüremiyoruz.
- Böyle belirlenmiş sınırlar içinde
Bir iç denetimle, bir dış denetimle
Konuşmasak da eski tadını yitirdi -
Düşler kuruyoruz yeniden gelecek üzerine
Kaldırıp kirpiklerimizi ayak uçlarımızdan
Dağlara bakıyoruz, ufuklara, bulutlara
- Ah, o insan yüreğinin değişmeyen tutkusu -


Bir güncel sesle sonra, çirkin ve çiğ
Bir kirli görüntüyle hayata ilişkin
Dönüyoruz gerçeğin o kalın çizgisine..
Yeni yeni yaşamlar kuruyoruz ödünler vererek
Aklımızda yüzlerce geçerli açıklama:
"Yaşamak zorundayız nasılsa, iyidir
Hiç yoktan var olmak" adına

Karşı çıktığımız ne varsa yapıyoruz hepsini.
Bir kan pıhtısı gibi yarada kuruyan
Binlerce uyuşturucu merhemle donuyor kalbinizde
Anılar inançlar incelikler düşler..

ŞÜKRÜ ERBAŞ



Blue Dark Bunu beğendi.

Alt 08-01-2014, 23:51 #4

Vera.

Lâ yukellifullah.

Yine eksiğim.

Hani herkesin bir yetiremediği
Vardır ya ömrüne
Tutup da getiremediği
Başlayıp bitiremediği
Kimi geçmişi olduramaz artık
Bekleyemez kimi geleceği
Ve günün avuçlarında
Soldurur kendini.

Ben de kendimi yetiremiyorum
... Uzağında da olsam yakınında da
İçimdeki hasreti bitiremiyorum
Bakıyorum aynaya
Ellerim, gözlerim
Hep uzaklara olan özlemim
Ve ayna
Duruyor orada
Aynalar yalan da söylemez ama
Yine eksiğim
Yine eksiğim.




Alt 08-01-2014, 23:58 #5

Vera.

Lâ yukellifullah.

Otur şöyle,
Aynı dili konuşalım seninle,
Hırçınlaşmadan, hırslanmadan, bir kenara koyarak gururumuzu..
Açık olalım,
Bak oğlum !
Eğer akıllıysan
Kadınını başka bir adamın güldürmesine izin vermemen gerektiğini bilirsin.
Bu aptallıktır.
Hiçbir bahane bu hatayı yapmana yol olmasın.
Kadınını başka bir adamın güldürmesine izin verdiysen, ona başka bir adamın dokunmasını izlemeye hazır ol.
Bu hayatta geri alamayacağın şeyler vardır, bunu unutma.
Bir kadın seni seviyorsa sana aittir.
Mutlaka bir fotoğrafın vardır bir yerinde odasının onu kaldırtma!
Bir kadın seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla onu susturma!
Bir kadın seni seviyorsa sana zarar veremez yalnız genç adam kadınlar vazgeçtikleri adamlara da acımayı beceremez bu da kalsın aklında..
Bir kadın seni seviyorsa koklayarak öper seni,
Seni seven bir kadın sevdiği kadar sarılabilirse kemiklerin kırılır.
Ve bir kadın seni seviyorsa sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini onu yanıltma.
İlk darbede yere çakılma oğlum,
İlk imtihanda sınıfta kalma!
Ve asla,
Ama asla !
Araya umutsuzluğu sokma.
Orasıdır kadının şah damarı, umudu..
Kesildiği an, vazgeçer kadın.
Sevmekten,
Beklemekten,
Özlemekten,
Hatta dua etmekten...
Can havliyle, kaçar.
Yakalayamazsın.
Artık o kadını üstüne alınamazsın.
Sahip çıkamadığın kadına hesapta soramazsın.
Kadınları bomba gibi düşün genç adam yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sende patlarsın.
Bak oğlum !
Bu hayatta herşeyi alırsın yalnız seni seven kadının yoktur fiyatı.
Seni herşeye rağmen sevebilen kadını satın alamazsın,
Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla..
Falan filan sonra,
Bilirsin ya..
Sen sen ol o kadını satma !
Bir kadın seni seviyorsa kavga eder.
Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın, hem görürsün gözlerindeki korkuyu.
Kadınlar susmaz genç adam, susmuş kadın gitmiş kadındır.
Susmuş bir kadın için bitmiş bir adamsındır.

Bu kadınların değişmez ve değiştirilmesi teklif bile edinilemez olan maddelerinden biridir.
Kadın olmanın kuralıdır..
Bir şey daha vardır ki,
Kuştur kadın,
Ve bir gökyüzü vardır her kadının.
Öyle bir havan olmalı ki adamım,
Senden göçmediği için, onu dondurmamalısın.
Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş kadının, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın..

Nursen Yıldırım




Alt 18-01-2014, 14:18 #6

Vera.

Lâ yukellifullah.

Hani biriyle güler, biriyle ağlar, biriyle eğlenir, biriyle sevinirsin ya…
Çok şey yaşadıktan sonra ona çok alışır, çok sever ve çok bağlanırsın.
Sen her şeyin iyi gittiğini, her şeyin güzel olduğunu bilirsin.
Yakınlık ve heyecan duyarsın hani…
O heyecanın hiç bitmemesini ister, kaybetme korkusu yaşamaya başlarsın.
Ona güvenir, inanır ve ondan sana zarar gelmeyeceğini hissedersin.
Yakınlık hissettikçe, sevme-bağlanma duygusunu tattıkça bir korku sarmaya başlar seni.
Her şey iyi giderken, güzel şeyler yaşanırken araya aniden giren mutsuzluklar vardır bilirsin
Ve o mutsuzluklar, ayrılma noktasına kadar gider.
Maskelerin gün yüzüne çıktığını fark edersin böylelikle.
Seni asla sevmediğini, sana hiç değer vermediğini,
her şeyin koca bir yalandan ibaret olduğunu anlarsın hani…
İşte o an çok şeyin yıkıldığı, her şeyin bittiği, boş yere mücadele verdiğin aşikârdır.

Anladığım o ki; değer vermek, sahiplenmek bize göre değilmiş.
Kendimize olan güvenimizi yitirip, yalnızlığımıza geri dönüyoruz hepimiz.
Sonrasında sevmek, inanmak, güvenmek…
Tüm bunların gerçekten zor olduğunu anlıyor insan.

Yazık bu duyguları yaşatan kişilere, yazık insanların duyguları ile oynayanlara…
Aşkı hazmedemeyen ne kadar adam/kadın varsa hepsine yazık!

Kısaca her şey kocaman bir 'HİÇ' hem de kocaman...

Arif Çıplak




Alt 20-01-2014, 21:21 #7

нαℓ-i нαziи

Bizden Biri

+ YouTube Video
ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.


Sen bana yangın ol efendim ben sana rüzgar; tutuşsun gün yansın geceler zamanımız dar ;
Sen bana geç geldin ben sana erken; tutuşsun gün yansın geceler vaktimiz varken..







Vera. Bunu beğendi.

Alt 23-01-2014, 21:00 #8

Vera.

Lâ yukellifullah.

OLVİDO /

Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Gün saltanatıyle gitti mi bir defa
Yalnızlığımızl...a doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği kokan kederleri;
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.

Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
Unutuşun o tunç kapısını zorlar
Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
İşte, doğduğun eski evdesin birden,
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
Ve cümle yitikler,mağluplar,mahzunlar...

Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir.
Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı
Hatırlar bir gün bir camı açtığını
Duran bir bulutu,bir kuş uçtuğunu,
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.

Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
Halay çeken kızlar misali kolkola
Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri,
İhtiyar ağaçlı,kuytu bahçelerden
Ayışığı gibi sürüklenip giden;
Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Salınan etekler fısıltıyla, nazla.

Ebedi aşığın dönüşünü bekler
Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
Artık olmayacak baharlar içinde.
Ey ömrün en güzel türküsü aldanış!
Aldan, gelmiş olsa bile ümitsiz kış;
Her garipsi ayak izi kar içinde
Dönmeyen aşığın serptiği çiçekler.

Ya sen! ey sen! esen dallar arasından
Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
Ne istersin benden akşam saatinde?
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
Hatıraların bu yanma vaktinde
Sensin hep,sen, esen dallar arasından

Ey unutuş! kapat artık pencereni,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
Çıkmaz artık sular altından o dünya.
Bir duman yükselir gibidir kederden
Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
Amansız gecenle yayıl dört yanıma
Ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni.

Ahmet Muhip DIRANAS




Alt 27-01-2014, 20:27 #9

Vera.

Lâ yukellifullah.

“Bazı kadınlar, yakalanamaz, durdurulamaz ve kimseye ait olamazlar.
Onlar zaten kendilerine bile ait değildir de, o karmaşık bir mesele.
O kadınlara yalnızca yakın durulabilir, yakalanıp durdurursan, kendine ait kılarsan.
Ölüverirler.
Çünkü onlar kuş gibidirler.

Böyle uçucu kadınlar, tepeden aşağıya inen bir bisiklet gibi,
fren yaptıklarında düşeceklerini pekiyi bilirler.
O yüzden belki de hayat boyu kendilerini en sevdiklerinden bile korumak mecburiyetindedirler.
Kendilerini durdurup, öldürüverecek şeylere karşı dikkatli olmaları gerektiğini -her nasılsa bilirler.
Onlar, insanı ancak frensiz bir seyahate davet edebilirler.
Zira fren yaparlarsa artık onlar, o kadınlar değiller.
Bozulmuş bir oyuncak gibi kıymetsizler.

Kanatlarının altına rüzgârı aldığında uçabilen kuşlar gibi,
rüzgârsız kaldığında bir lokma ete dönüşen kadınlar…
Ve adamlar, ekseriyetle, kadınları eğitilebilecek kuşlar sanırlar.

Bilir misiniz? Eğiticiler, eve dönsünler,
uzaklara uçmasın diye önce kuşların kanatlarını biraz kırarlar..
Ama kimi kuşlar ve kadınlar, gökyüzü kadar uçmayacaklarsa
ölüvermeyi tercih ederler…”

Ece Temelkuran




Alt 27-01-2014, 20:36 #10

Vera.

Lâ yukellifullah.

“Kaybetmek korkusu öyle bir sarıyor ki bizi, kaybetmemek için çırpınıyoruz.
Bundandır konuşmak isterken susmamız, kendimizi eksilte eksilte fazlasını vermemiz.
İyi çocuk olmak olur derdimiz; kimse bırakmasın, terk etmesin bizi.
Sanırız ki biz değer verdikçe, daha çok sevecek, daha çok anlayacaklar bizi.
Bazen gördüğümüz halde görmemezlikten geliriz birçok şeyi.
Sanırlar ki, kandırıldık, uyuduk, fark etmedik.
Oysa sen yüreğine taş basarak gözlerini başka yana çevirmişsindir.
Bil ki, gerçekten senin olan hiçbir şey seni bırakmaz.
Yeter ki sen kendini terk etme..”

Aret Vartanyan




Alt 27-01-2014, 20:37 #11

Vera.

Lâ yukellifullah.

“Hayal kırıklığı insanı öldürmüyor!
Yalnızca, yaşama azmimiz bir parça eksiliyor; başka bir şey olmuyor…
Bir defa daha ayağa kalkana kadar, eskisi gibi gülmeye başlayana kadar,
günlük işlerin hengâmesine tekrar dönene kadar, bir vakit bocalıyoruz.
Sonra yara izi gibi bir şey kalıyor…
Zamanla kabuk bağlıyor. Elin hep oraya gidiyor; kaşıyorsun…
İnsanın, diliyle eksik dişini yoklamasına benziyor.
Sonra kaşımamayı, yoklamamayı öğreniyorsun.”

Hüsnü Arkan




Alt 31-01-2014, 09:44 #12

Kulûbu'd-Dâria

Forumun Tiryakisi



"Asıl iyi olanı pek fark etmezsiniz, çünkü o reklam yapmaz…"



Bettina* Bunu beğendi.

Alt 01-02-2014, 14:01 #13

Vera.

Lâ yukellifullah.

Sevgili Dilemma burada uzun şiirler paylaşmayı istiyorum,uzun ve güzel şiirlerinizle gelirseniz sayfama çok sevinirim

Biliyor musun kalbim artık
Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde.
Titrek kanatlarıyla umudun
Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına
Gelmene yakın saatlerde.

Hayat dolduruyor her boşluğu kendince
Bir başka başlangıçla
Tutuşmak üzere yeniden
Pembe üflemeleriyle bir ince soluğun

Soğuyor acılar bile..

Şükrü ERBAŞ




Alt 20-02-2014, 21:38 #14

Vera.

Lâ yukellifullah.

aşka ve yaşamaya tanıklık edenler biliyor sadece
toprak nasıl karışır insanın etine
insan nerede başlar şaşarak inanmaya
topraktan yapılmış ellerin çiçekliğine
bir sır var söyleyeyim onu hemen
hayretimi hasretim artıyor
bir gelincik olmak elbette yaşamaktandır
deniz nasıl kabartırsa insanın yüreğini
öyle düştüm annemin gizli rüyalarına
ve yaşamak döşümü deniyor bu çağda ancak

bir şehir gelişiyor içimde durmadan
uzakları hangi yalnızlık öptüyse alnından
onunla çarpışmayan bir şehir
et benim, yara benim, o müstesna kabuk benimken
dağdan inen ırmağı katıverdim göğsüme
uysal değildim bütün bunlar olurken
itiraz edebilecek yaştaydı parmaklarım
daha sonra barutla anılacak ismimi
ölümün kara günlerinde büyüttüm
gençken edinilen güce çiçeklerde rastladım, ben hayran
dünyaya iliştim kısa cümleler kurarak

yanağımı kanırtan bir gözyaşım olsundu
bir yakarış çıkartabilirdim kendimden
saçlarım çok sonra bir güzele kalsın istiyorum
saçların yağmurda ne de güzel sınanıyor demeli rüzgâr
gidip kendimi şu göğe hatırlatayım
bir aşk alsın yürüsün beni
buğdayı tam, başağı tam
nereye doğru debelensem orada dünya ağrısı karşılamakta
durdurulmakta her şey, sabahı kim tutuyor gömleğinden
evet aldandım gelinciğin uykusuna
şimdi Allah'ın kıyısında nar tanesiyim


Cengizhan Konuş





Alt 21-02-2014, 15:52 #15

Vera.

Lâ yukellifullah.

TAŞ PARÇALARI..

XXIV

bir masal

bir taş ağırlığında olabilir mi ?

olurmuş meğer.



birlikte bir masala inanmak istedim.

ben seninle , sadece bu.

sen beni tek

tek

tek bıraktın.



benim artık taş taşıyacak ,

taş kaldıracak , taş atacak

halim mi var !

BİRHAN KESKİN



cynthia Bunu beğendi.

Alt 03-03-2014, 21:46 #16

Vera.

Lâ yukellifullah.

- Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!

- Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!

- Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!

- Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!

- Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum.

Can Yücel




Alt 09-04-2014, 18:33 #17

Vera.

Lâ yukellifullah.

Adam sevmiş, öyle çatlak bir bardak gibi duruyor kadının karşısında.
Edinilmiş bir cümle arşivi yok ağzında, "seviyorum işte be" diyor adam çaresizce, biraz daha kırılarak.
Kadın; kırılmış bir bilek gibi bakıyor adama, "ben de" diyor, "ben de böyle seviyorum"
Ama seni değil artık.
Ezel Roz Manaz




Alt 09-04-2014, 20:27 #18

mehmetaluc

Bizden Biri

ÇOK GÜZELDİ TEBRİKLER EDERİM



Vera. Bunu beğendi.

Alt 14-05-2014, 22:46 #19

Vera.

Lâ yukellifullah.

Anlat İbrahim!
Dünyanın bütün dillerinde anlat yaşamayı.
Koca olmayı mesela,
Evlat olmayı…
Ak alnına yazılmış kömür karasıyla anlat,
Toprak kokan ellerinle anlat,
Sedyenin üstünde hiç kımıldamadan duran bedeninle anlat,
Artık karanlıktan korkmadığını…
Susma İbrahim, haykır!
Delik çoraplarınla anlat “baba” olmayı…
Ah İbrahim, ahh…
İki çocuk babası,
Üstelik üçüncüye de hamile karısı.
Anası desen hasta,
İbrahim’den başka yok tutar bir dalı.
Kimsenin etlisiyle sütlüsüyle işi olmaz,
Evden işe, işten eve…
Kalem tutmamış eli ama kazmayı sağlam sallardı.
Tek derdi işte, ekmek kavgası…
Üç kişi gelse yıkamaz, öyle kuvvetliydi yiğidim!
Ekmeğini taştan çıkaran İbrahim…
Ecel seni çağırdığında “şimdi çalışıyorum” diyemedin mi İbrahim?
‘Hem hanım da bekler,
Çocuklar daha ufak, beni özler
Anam da bana çok düşkün, bir gün aramasam gücenir…
Gelmeyeyim…’
Diyemedin mi İbrahim?

Ezgin KILIÇ

Bu vatan bizim, bu insanlar bizim, bu canlar bizim…
Memleketimin her köşesinden bir avuç kömür için bir ömür vermeye giden İbrahimlerine…




Alt 18-05-2014, 02:04 #20

Vera.

Lâ yukellifullah.

Büyümek küçültse beni!

Korkmazdım çocukken,
Meydan okurdum gözümün gördüğü her şeye.
Korkmazdım yenilmekten mesela.
Ya da göze alabilirdim kaybetmeyi.
En çok bir iki damla yaş akacağını bilirdim gözlerimden.
Sonra geçerdi,
Biterdi,
Tükenirdi,
Her gecenin ardından unutulurdu dünkü mağlubiyetler.

Kanamaktan korkmazdım,
Tamam, ağlardım belki hıçkıra hıçkıra.
Sadece ağlamalarım,
Annem üflesin diyeydi yarama.
Bilirdim, üfleyince geçerdi acısı.
Dinerdi yürekte sızısı.

Kahramanlarım vardı benim.
Gerçek olmadıklarını bilirdim.
Bile bile inanırdım karanlıktan korktuğumda.
Geceye güneş damlardı,
Yüreğime güç gelirdi,
Cesaretlenirdim meydan okuyacak kadar hayata.

Ayağım takılır düşerdim.
Kanardı dizlerim, avuçlarım.
Yine koşardım,
Düşme ihtimalini bırakıp kanımın düştüğü toprağa.

Küçüktüm, sınırsızdı umudum.
Bilirdim ki kimse çalamaz,
Hayallerimi,
Mutluluklarımı,
Umutlarımı,
Ben istemedikçe.
İzin vermedikçe.
Bilirdim alsalar da, çalsalar da.
Bir çikolata ile gelince babam eve,
Yeni kocaman umutlar,
Cesaretler,
Hayaller,
Ekerdi yüreğime...

Şimdi;
Yolu yarıladım belki.
Ya da son adımlarım.

Biliyorum ki,
Annem üfleyerek geçiremez acılarımı,
Toplayamaz hayal kırıklıkları mı.
Bir çikolata yetmez mutlu olmaya.
Yeniden umut ile hayata başlamaya.

Çocuk olsaydım şimdi,
Yarılasaydım hayatı,
Bir yalan uydururdum kendime.
Yine de yenerdim.
Siyah tarafımı beyaz yalanım ile...

Fatih PALA




Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:01 .