AŞK İBADETSE KIBLEM SENSİN
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 06-08-2008, 22:07 #801

merandve

Bizden Biri



AŞK İBADETSE KIBLEM SENSİN





Alt 06-08-2008, 22:12 #802

darkangel1

Yeni Üye

tşkr





Alt 06-08-2008, 22:12 #803

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Geniş bozkırlar üstünde çocukluğum geçmiştir,
Onlar ne sabahlardır, onlar ne gecelerdir.
Hangi çiçeğe, hangi ota sorsanız akrabam çıkar,
Dostum çıkar, kardeşim çıkar, sevgilim çıkar,
Her biri bir yaprak kalbiyle yoluma bakar,
Dikenlerdir, Salkımlardır, yaban gülleridir.
Dünyamızın yaşanmaya değer güzel günleridir,
Çiçek aylarıdır, güneşli aylardır, yıldızlı aylardır,
İnsana ölümsüz olanı, sonsuz olanı hatırlatır.
Irgatların yalın toprakta boylu boyunca yattığı,
Güneşin er doğup, dağın ardından geç battığı,
Serin gecelerdir, kavruk gündüzlerdir onlar.





Alt 06-08-2008, 22:12 #804

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Bense yaşamak istedim geniş bozkırlarda,
Yaşamayı ölüme birleştiren tek bir baharda,
Esip gider seher yeli, uyuyan güllerin rüzgârı,
Düşüncelerim hasad gününde böyle sapsarı,
Olmaya yüz tutan kalbimdir dalında kızaran,
Üstümde, geniş gün örtüsüyle gölgesiz haziran,
Yaşamaya koyulmuşum günlerimle, yıllarımla, aşklarımla,
Uyanırım dertlerimle, canlanırım şevklerimle,
Bırakmışım zaman denizine kendimi,
Bulutlar içinde süzülüp giden gemi!
Dağlar uğrağıdır, Paşa dağıdır, Beyrek dağıdır,
Yollar vardır, hanlar vardır, köyler vardır,
Bulutları akıp giden masmavi göğüyle bozkır,
Yaz sıcağında ışıldar, önümde uzanır.
Vazgeçmem kahrından, yokluğundan, sevdasından,
Hem güller, hem dikenler, hem salkımlar arasından,
Varıp giderim, gitmekte karar kılarım,
Dağları duman diye sarar şarkılarım,
Yaşarım, yaşarım, yaşarım
...





Alt 06-08-2008, 22:13 #805

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Bozkırda rastlarım, her adımda yokluğa, hiçliğe,
Bizi suya, havaya çeviren değişikliğe,
Orada tattım gökyüzünden en derin boşluğu,
İçimde, bakarken düşen yıldızların sarhoşluğu,
Orada yanık toprakta bir tohum buldum,
Götürüp bir başka yanık toprağa koydum.
Bilmeden yitirmişim, bilmeden yitirdim,
Haberim yok, ne götürdüm, ne getirdim?
Geniş ovada, Konya'da, yeşil bir türbe durur,
İçinde, efendim Mevlana oturur.
Orman mıdır, deniz midir Antalya'da.
Kah kışlada, kah yaylada,
Kaygusuz Abdal'ın nağmesi okunur.
Garip bahçesinde açmış iğde,
Orada bir mezarda Sarıköy'de,
Yunus'um, taht kurar gönlüme kurulur;
O Tanrısal kaval, kaderini sürü saymış,
Götürüp çilenin kıraç otlağına yaymış.
Besleyip gönlünü aşkın en yücesinden,
Uzanuben, kavuşmayı sonsuzlaştıran yatağa,
Uykusu o uyku... uyanmamış bir daha





Alt 06-08-2008, 22:15 #806

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Düşün, düşün ki anne ben daha çok küçüğüm,
Ilık ellerimden tut, beraber götür beni,
Oyuncakçıda büyük mavi bir gemi gördüm,
İşlenmiş, dalgaların köpüğüyle yelkeni.

Şu renk renk toplara bak, anne, ne güzel renk renk
Dönüyor içimde bir bayram yeri dönüyor,
Yuvarlanıyor gönlüm şu uçan toplara denk,
Bir yokuştan koşarak kalbim sana iniyor.

Kan değil, zafer akar benim savaşlarımda,
Hürriyet için ölür genç kurşun askerlerim,
İnsanlığın cenneti saklı göz yaşlarımda,
Yeni bir bahar çağı getirecek zaferim!

Korkma, korkma kaçmam ben, tahta atımla dağa,
Senden daha güzel bir dağ var mı rüyalarda?
Niçin uğraşsın küçük kuş yurdundan kaçmağa,
Yaşarken annesinin yeşerttiği kırlarda?

Kırılır, bütün iyi oyuncaklar kırılır,
Çocuk kalblerinden mi yaparlar hep onları,
Niçin oyun biterken en sonra hatırlanır,
Hâtıralarımızın en tatlı oyunları?

Satılır mı zengin bir oyuncakçıda söyle,
Anne, dün okuduğun masaldaki güzel kız?
Yeter, altın bir kalbim olsun, Tanrıdan dile,
Bütün zenginliğimi verir onu alırız.





Alt 06-08-2008, 22:16 #807

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Ben bir gün bu dağ köyünde,
Görülecek en güzel şeyleri gördüm.
Vâdiden geçen demiryolu,
Pırıl pırıl parlıyordu,
Irmak kıyısında bir istasyon,
Marşandizi ağırlıyordu.

Ben bir gün bu dağ köyünde
Duyulacak en güzel sesi duydum,
Rüzgâr, yüzyıllık ağaçların kalbinden,
Meşelerin, köknarların, pınarların
Gizli sazlarından haber verdi,
Yitmiş ormanların acısını dinledim, derinden.

Ben bir gün bu dağ köyünde
Bakılacak en güzel şeye baktım.
Dağ havasında, geniş yapraklı ümitlerin üzerine
Yattım, gökyüzünün altına
Hiçbir çağda bu kadar mavi olmamıştı.
Baktım da vuruldum maviliğine.

Ben bir gün bu dağ köyünde
Sevilecek en güzel şeyi sevdim.
Ağaçtan, kerpiçten, toprağınan taştan
Barınakları içinde doğan, yaşayan, ölen,
Vatan dediğimiz toprağı emeğine mülk eden,
Halk denen milyonları sevdim yenibaştan.

Ben bir gün bu dağ köyünde
Düşünülecek en güzel şeyi düşündüm,
Köy okulları dedim, dünyamızı dünya eden,
Bilgiler uğruna vurulmuş turnalar misali
Çırpınır, çaresizlikten ve sevgiden,
Düşmüş köy çocuklarının önüne bir öğretmen.

Ben bir gün bu dağ köyünde
Bulunacak en güzel şeyi buldum.
Kayalardan sızan sularda ne vardı, sular ne diyordu?
Dağların hikayesi kahramanların hikayesine benzer,
Gizlemiyordu dağ cevherini, yağmurdan kardan aldığını
Sebil gidiyor, kuşlara, kurtlara, insanlara veriyordu.

Ben bir gün bu dağ köyünde
Söylenecek en güzel şeyi söyledim.
Üstüne ay ışığı düşmüş bir tepede,
Bilge ve cesur kalbiyle hürriyet
Bütün insanlığın ateşini yakıyordu,
Yalazası dört yönde yansımış gökkubbede.

Ben bir gün bu dağ köyünde
Varılacak en yalın gerçeğe vardım.
Elli hanesiyle gömülü kalmış, unutulmuş
Yatmış tabiatın kurduğu en güzel yatağa
Acı rüyaların gecesine örtünüp köy,
Dağ güneşinden habersiz uyumuş.*********





Alt 06-08-2008, 22:17 #808

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Vatan denizleri! Mavi, zengin kırlar,
Rüyamda büyük kadırgalar yüzen,
Akdeniz! Bayraklar, ünlü bahadırlar,
Bir çiçekli destan havasında gezen.

Bağ bozumu kokan, tatlı İzmir,
İlyada, Odisse! Güller açan bir çağ,
Şiirden, destandan örülmüş bir devir,
Hür bir sonsuzluktan yaşamaya veda.

Kadifekale'den hürriyete gülüş,
Hayatı bir salkım gibi öpebilmek,
Sepetine sanki dal dal ışık düşmüş,
En mutlu bir anda yeniden dilemek.

Dalgalı bir sevinç veriyorsun bana,
Ey mavi hatıra! Bütün duygularım,
Denizlerle dolu; beni de alsana!
Gönlüne dökülsün hür, deli suların.

Bir masal gölü mü, su mavi nakışlı,
Marmara! Gül, kiraz, ıhlamur bahçesi,
O büyülü, o saf, o temiz bakışlı,
O hür vatanların coşkun hayat seli.

Yağmurlu bahçeler, hüzün dolu şimal,
Yeşil bir mevsimde gülümseyen Samsun,
Küçük fındıklarla eylen altın dal,
Mavnalar, köpüklü yollar, yeşil yosun...

Denizlerde, engin, mavi denizlere,
Bir deniz sevgisi: Rüzgarlar, türküler,
Gemiler ardından açılan izlere,
Taze, hür aşkların çiçekleri düşer,






Alt 06-08-2008, 22:17 #809

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin!"
Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin...ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kopdağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencileri istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımi ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.





Alt 06-08-2008, 22:18 #810

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Gül diyorsam, durmadan
Bilinçaltı bahçemde bir
Ezik gül kaldığından belki
Çocukluğumun Mayıs dalından
Kimbilir?

Gül diyorsam bir zaman
Nedim'in övdüğü bir
O çok uzaklarda saraylı
Lale bahçelerinde soyut
Osmanlı gül değildir.

Gül diyorsam, ne zaman
Büyükannem bir
Avuç can eriğiyle birlikte
Üç yaprak çiy tanesi de
Getirir.

Gül diyorsam, hani Haziran
Hani şimdi açan bir
Gerçek güldür gündelik
Yapraklarını gül bitleri
Yiyip bitirir





Alt 06-08-2008, 22:18 #811

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Ben, gamlı, donuk kış güneşi,
Çıplak dallarda, sessiz dinleniyordum.
Köyleri, yolları, dağı taşı
Isıtıyor, avutuyordum.

Bir köy gördüm tâ uzaktan,
Dağlar ardında kalmış, bilmezsiniz,
Kar örtmüş, göremezsiniz karanlıktan,
Yalnızlıkta üşür üşür de çaresiz,

Ben gördüm bu köyü, damlarının altında,
Çocukları kızamuk döküyor,
Gözleri, göğüsleri, yüzleri, ah bırakılmış tarla,
Gelincikler arasından öyle masum bakıyor.

Habersiz hepsi, kızamuktan ve ölümden,
Kirli yüzlerinde açan ölümden habersiz,
Ve, düşmüş bir gül oluyorlar birden,
Bebekler ölüyor, ölümden habersiz.

Ali'lerin kızı Emine'yi gördüm,
Öldü... Yusufların Kadir öldü, emmisinin Durdu öldü,
İkindiye doğru, evlerine vardım,
Gördüm, Döne öldü, Ali öldü, Dudu öldü.

Bir bir saydım, yirmi üç çocuk,
Ah, güllü Gülizar öldü,
Gördü kış güneşi, gamlı ve donuk,
Daldı oğlanlar, çiçekti kızlar, öldü.

Gamlı türkümle tepeden aşağı bıraktım,
Bıraktım kendimi düşesiye, ölesiye,
Bu acıdan sonra nasıl doğacaktım,
Nasıl dönecektim aynı köye?

İniyor ve karaltında örtüyordum,
Bu çocukları, bu habersiz çocukları,
Görmediniz, anlatamam, ürperiyorum.
Bir şey demek için açılmıştı dudakları.

Ah, ben bir gün tepelerden, tepelerden
Varıp önünüze, önünüze dikilip duracağım,
Aydınlardan, hekimlerden, öğretmenlerden,
Bir gün soracağım, bu çocukları soracağım.


O çaresiz, o yalnız, o karanlık günde,
Siz neredeydiniz diyeceğim, neredeydiniz?
Ben perişan, utanmış...bu köyün üstünde,
Kahrolurken, siz beyciğim neredeydiniz?

Ben, bir günde yirmi üç küçük ölünün,
Gömüldüğünü gördüm bu köyde kızamuktan,
Ya siz ne gördünüz, söyleyin, söyleyin,
Bir şey söyleyin, bir şey söyleyin uzaktan.

Ah, ben gamlı kış güneşi, aydınlığın
Bütün suçlarını kalbimde taşırım,
Görerek ah, görerek, bilerek bir yığın
Karanlık gündüzün üstünde yaşarım.

Her mevsim dolanıp geldiğinde bu köye
Gücük ayda, kar örtülü bu ovada,
Utancımdan, hıncımdan yaş dökerek böyle,
Gamlı ve perişan asılı duracağım havada.

İkindiye doğru bırakıp kendimi
Bu küçük mezarların üstüne.
Bilmeyeceksiniz, perişan, çaresiz halimi,
Gül diyeceğim, gül dereceğim gül üstüne.
Yol kıyısında yirmi üç çocuğun mezarı,
Ah diyeceğim, ah dökeceğim yol üstüne





Alt 06-08-2008, 22:19 #812

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Öt, güzel serçe, öt yeşil çalıda,
Sabahın sesini duyayım senden,
Şarkınla beraber gir penceremden,
Oyununu oyna renkli halıda.

Meşe dallarından uçup bana gel,
Gel, güzel serçem gel, böğürtlenlerden,
Saksılarım, baygın fesleğenlerden,
Ve güllerim bütün güllerden güzel.

Bir delice sevinç, çocuk sevinci
Ötüyor dallarda, gel güzel sevinç!
Ruhum bir şadırvan, eğil eğil iç,
Çınar yaprağıyla dokunmuş içi.

Sabahı taşıyan o en güzel kuş,
Şarkısıyla göçmüş uzak kırlara,
Veda et bu bahar o şarkılara,
Senin pencereni serçen unutmuş.





Alt 06-08-2008, 22:20 #813

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Aldandın sen Lumumba
Aldandım ben.
Aldattılar aklı ve özgürlüğü.
Bilmem gerekliydi ya, bunu
Ben kurtuluş savaşı çocuğu
Tanımalıydım bu eski yüzü
İzmirden Ankaraya yangınlar alazında
Çocukların çığlığından, anaların acısından.

Aldattılar seni Lumumba
Aldatıyorlar beni.
Aldanıyoruz düpedüz
Tutsak halkların sunduğu tepsi
Belçikalı sofralara (amanın adı özgür ekonomi)
Bakır uranyum ve altın madeni
Kauçuk tarlalarında sömürge şapkaları
En ucuz zenginlik el emeği.

Aldandın sen Lumumba
Aldandım ben.
Aldatıyorlar gazetelerle, televizyonlarla.
Batı - O, Eflatunda kaldı - Batı? neymiş Batı?
Anamalın sömürgeci saltanatı,
Veren bir elle, alan bin elle
Bağımsızlıklar satılan çarşılar Çombelerle
Ve kanlı yumruğu bekçilik edenlerin
Tefeci konaklarına Batılı Brükselin.

Aldattılar seni Lumumba
Aldatıyorlar beni.
Güçlüdür o yargıçlar yargılıyız aldanmaya
Bankalardan uçaklarla roketlerle geliyorlar
Uyandığını duydular mı halkın gerinerek
İniveriyorlar ossaat tepesine
Tutulmuş paralı askerlerle.
Kongo bir halk ormanı değil artık
Kanlı sürgün avı doyumsuz çıkarların.

Vurdular seni Lumumba
Vururlar bizi.
Vuruyorlar o karanlık ırmaklarda
Ormanları delip geçen namuslu hançer ışıltıyı
Kara sıcak senin kanın akar Afrika gecesinden
Yağlı pırıl pırıl yüzleriyle iş adamları
Çil paralar atıyorlar dünya radyolarından
Düpedüz dilini tutmuş insanlığa.


Güçlüdürler, güçlü onlar: Kongo zengin,
Ezilmişlikle yoksulluk her yerde dilsizdir,
Dilsizdir fakir beyazlar ve zenci milyonlar
Aldanıyoruz durmadan, elimizde ne var?
Asyada, Afrikada, Güney Amerikada,
Perulu kızlar, Viyetnamlı oğullar
Ve sen Lumumba
Bedeni delik deşik zenci baba!





Alt 06-08-2008, 22:20 #814

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Marmara benim gölümdür,
Dalgalı deli gönlümdür,
Büyülü, mavi gülümdür,
Açmış vatanın dalında.

Kıyısında at sulamış,
İstanbul'da gönlü kalmış.
Kaleler kurup da almış,
Dedem tarihin yolunda.

Karlı Uludağ sislenmiş,
Kıyılar renk renk süslenmiş,
Süleymaniye yaslanmış
Yatar zamanın gönlünde.

Kiraz bahçesi, zeytinlik,
Uçsuz bucaksız zenginlik,
Karşıda kıyılar silik.
Uyur güneşin altında.





Alt 06-08-2008, 22:36 #815

DAMLA22

NevsehirLi


+| aŞk Uydurduqumuz En qüzel yaLan |+

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! bu şehir, yalan şehir”



demek isterdim; ama yalan olan sendin Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da
acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?


“Bir gün içimden gittin, anladım.”


Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.

İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.


İçimizdeki yasaklı kimliktir O:


Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.




[aLıntı]





Alt 06-08-2008, 22:38 #816

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


SENİ SEVİYOR SENİ DÜŞÜNÜYORUM

Gözlerine hasret hücremde
Sensizlik ruhumu boğarken
Yıllar var her gün her gece
Senin ateşinle yanıyor gönlüm

Benim için bir sen varsın
Tüm güzelikleri sende gördüm
Bu gönül seni sevdi ölesiye
Sensizliğin acısını yaşıyorum

Nerden bilebilirdim ki
Seni bu kadar çok sevebileceğimi
Sana sitem etmiyorum,edemiyorum
İçimdeki sensizliğin acısını dindirebilsem

Bazen isyan etmek istiyorum tanrı'ya
Sen geliyorsun aklıma isyan edemiyorum
Tüm dünyaya seni sevdiğimi
Sana duyurmak istiyorum sesimi

Nafile duyaramıyorum
Hücremde yankılanıyor sesim
Sadece ben duyuyorum
Seni seviyorum seni seviyorum





Alt 06-08-2008, 22:45 #817

merandve

Bizden Biri


AŞK İBADETSE KIBLEM SENSİN





Alt 06-08-2008, 22:47 #818

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Dışarda yağan yağmur bana seni hatırlayıyor
Aşkın bende bahar çiçekleri açtırıyor
Sevdan ne kışı ne baharı andırıyor
Edan sanki beni kandırıyor

Sen baharda açan tomurcuk bir gülsün
İnan ancak kollarımda büyürsün
Gir kalbime ne ağlar nede üzülürsün
Seni Seviyorum demekle ne alçalır nede küçülürsün





Alt 06-08-2008, 22:55 #819

● ∂яєαяιηєѕѕ ● «

x .... x




YANARAK SEVMEK SENi
Beni bir dag basinda böyle yapayalniz kodular,
rüzgârlara, kuslara, bulutlara yakin,
senin etinden, tirnagindan ayri,
senin kokundan uzak.

Benim güzelim,
benim ceylan bakislim,
benim kafamin atesi,
yüregimdeki.
Mümkün mü su anda rüzgâr olmak, kus olmak,
su anda üç dört portakal almak, getirmek sana,
sana tuzlu badem,
kabakçekirdegi.

Su anda hiçbir sey mümkün degil.
Su anda her seyden ayri, her seyden uzagim ben.
Su anda sadece yalnizlik ve kahir.

Hayir, güzelim,
hayir, ceylan bakislim,
hayir, kafamin atesi, hayir,
hayir, yüregimdeki.
Su anda mümkün ve güzel olan tek bir sey var:
Yanarak sevmek seni.





Alt 06-08-2008, 22:56 #820

● ∂яєαяιηєѕѕ ● «

x .... x


AŞK İBADETSE KIBLEM SENSİN
AŞK İBADETSE KIBLEM SENSİN


ASK ICiN TESEKKUR EDERiM


tesekkür ederim
bana ilk defa aski tattirdigin için
bana severek yasamayi ögrettigin için
hayata simsiki sarilmayi gösterdigin için
tesekkür ederim
bana sevgiyi hasreti aciyi tattirdigin için
beni kiskanç ve nazli bir kiz yaptigin için
bana bir bakisinla hayati toz pembe gösterdigin için
tesekkür ederim
az da olsa bana kalbinde bir yer ayirdigin için
beni birazicik olsun sevdigin için
bana unutulmazligi kanitladigin için
tesekkür ederim
gözlerimi açtigin için
son kez tesekkür ederim kalbimde kapanmayacak bir yara açtigin için
BU TESEKKÜRLER AZ BILE

ÜMiT YASAR OGUZCAN





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:54 .