Dαhα FαzĿα Чαbαπcı ÖĿmek istemiчorum Sαπα `
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 06-11-2007, 13:15 #21

×[ MαVi TэLαŞ ]×

·.мucizεм·˙



Ağladığımı Görme Sakın!

Bakma nemli gözlerime!
Bir iç çekiş görürsün o zaman...
Pişmanlık değil o süzülen yaşlar.
Belki de bir hüzün
Ya da sensizliğin denizinde
Sevgisizliğinin diplerindeki benim işte onlar...


Çağlıyor sensizliğin en acımasız şelalesi.
Düşüyorum o vakit
Parçalanmış hislerimle en derine...
Sonra
Boğuluyorum gözyaşlarımın akıntısında,
Tutunamadan bir dala
Alıp atıyor beni sonsuzluğa...
Sonsuzluk da sen oluyorsun,
Sonra
Dolduramıyor o an göz yaşlarım boşluğu,
Büyüyor giderek yalnızlığım...


Sensizlik yanı başımda kapılmış oluyor akıntıya,
Sürüklüyor o zaman beni
Çaresizliğe çaresizce...
Gözlerim yaşla dolu
Ama boş bakıyor aynı senin gibi.
Hüzünlerim boş bir noktaya dalmış
Seni göremez oluyor aniden...
Ne bir çaresizlik bu ağlama
Ne de bir güçsüzlük bu!
Sensizliğe de ağlamıyorum aslında!
Belki de sadece karşılıksız sevgime.
Bakma o yüzden gözlerime
Ve sakın ağladığımı görme!....





Alt 06-11-2007, 14:18 #22

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk

Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık

Görmedin bir arslanın can çekişen resmini

Yalnızlık kitabında okumadın ismini

Bir takvim yaprağında yanmadı bakışların

Dökülen tüylerine tutunmadın kuşların

Karanlık köşelerde acı acı gülmedin

Sen henüz kovulduğun kapılarda ölmedin

O Celali uykudan uyanmadın, uyanma

Düşlerimin rengine boyanmadın, boyanma



Bir kuş gibi çırpınan kalbimin kafesine

Bir avuç yem bıraksan ölür müsün, a gülüm

Feryadı kayaları parçalayan sesine

Ömür boyu yabancı kalır mısın, a gülüm

Sen henüz bir zindanın küflü duvarlarına

Çarpmadın gözyaşıyla boğulan gözlerini

Sen henüz diken diken saplamadın göğsüne

Dudağında kuruyup dağılan sözlerini

Sen henüz dokunmadın yalnızlığa kan gibi

Acıyı kaynatmadın içinde volkan gibi

Karalar bağlamadın beni anlayamazsın

O kalp sende oldukça gülüm, ağlayamazsın





Alt 06-11-2007, 17:13 #23

Pandişko

-.-


gel
gel artık
yeter beklettiğin
bunca zamandır susuşun
gel
elin kanda da olsa gel
biliyorum
seninde saçların özlüyor
bir sevgili okşayışını
prangalarda olsan da
gel

bizi bekliyor
kekik kokulu dağlar
bereketli bağlar
işte şafak vakti
gel
bir türkünün sırtında
şiirlere sarıl gel






Alt 06-11-2007, 17:21 #24

Pandişko

-.-


BEN SENİ YAŞIYORUM BİRTANEM


Sensiz yaşanılacak olan bir hayata atılmaktan korkuyorum.Böyle bir hayatta ayakta durabileceğimi hiç sanmıyorum.Sonu hiç gelmeyecek gibi görünen yaz gecelerinde sensizlik beni bitirmeyecek de ne yapacak? Seni sevmek mutluluksa,ben çok mutluydum.Senin de mutlu olduğunu düşünüyordum.Bu mutluluğum hiçbir zaman bitmeyecek çünkü ben seni hep seveceğim,sevgi bende var oldukça. Aşık olup da kavuşamamak insana acı verebilir ama ayrılığın verdiği acının yanında hiçbir şeydir.Aşık insanın umudu büyük olur,ayrılığın umudu ise sönük bir ateş gibidir. Gecenin bu saatinde ikimizi sorgulayıp hangimizin suçlu olduğunu bulmak,bir çare olacak mı ayrılığımıza? Suç kimin olursa olsun, o suçun oluşmasına olanak veren daima her iki taraftır. Sevmek çok zor değil,zor olan ;sevgiyi devamlı barındırabilmektir.Arada küçük kaçamaklar olsa da her zaman sevgiye yer bıraktığımı düşünüyorum. Ayrılıklara neden olan en büyük yanılgımız;sevmek ve sevilmek kavramlarına farklı açılardan bakmamızdır.İşin içine saygıyı da almayan bir düşüncenin doğruluğunu kabul etmek bana çok mantıksız geliyor. Her olayda olduğu gibi duygularda da sadece kendi tarafımdan bakmıyorum.Yada şöyle söyleyeyim sadece kendimi düşünerek sevmek ve sevilmek gibi bir düşüncem yoktur. Yaşaman gerekenleri,sevginin hak ettiği duyguları yaşaman için üzerime düşen her şeyi yapmaya hazırım hiç bir karşılık beklemeden.Sonu bana acı verse de yine yaparım.Bugüne kadar ben öyle yaşadım.Doğru mu yaptım yanlış mı?Bilmiyorum. Ama bu yolda yürümeye devam edeceğimi biliyorum. Bu benim hayat felsefemdir.Bundan taviz vermek,kendi değerlerimi hiçe saymak anlamına gelir ki,böyle bir durumda da boşlukta dolanan bir cisim gibi bir o yana bir bu yana savrulacağımı biliyorum. Seni sevdiğim için "seni seviyorum"diye haykırmadım sevgi nedir bilmeyen insanlara.Mutluluğu yakalama şansını yitirmemen uğruna ayrılığı seçtim.Acı veren, zor bir karardı benim için. Gün gelir de bu kararım mutluluğuna bir katkısı olacaksa, bilki ben hiç bir acıyı yaşamadım. Sevmek acı verir, sevmemek de. Sen hangisini yaşıyorsun şu an? Ben seni yaşıyorum birtanem.







Alt 06-11-2007, 17:22 #25

Pandişko

-.-


[color=violet] [Sevgiliye Gönderilmeyen Mektup

Sana bu kaçıncı mektup ,gönderilmeyen
Yazıp da okuyamadığım,okuduğumda ağladığım
Bu nasıl bir sevda ki,ağlayıp ta anlatamadım
Anlatayım....
Ellerim nasır,gömleğim ütüsüz
Yamalı pantolonumdan utanır
Sevdalara sığmasa da sesim,haykıramazdım
Senin için en nezih kelimelerden şiirler yazdım
Tarif edemedim diye gönlümün diliyle seni,
Yırtıp attım...........................
Kaç gül kopardım bahçelerden,al
Kaç kez yemin ettim,tamam
Gülümü vereceğim sevgimi söyleyeceğim
Olmadı liseli kız olmadı,anlatamadım
Sen eve dönerken ben bir köşede ,ağladım
Bir bakış çok şey anlatır derler
Anadolu yiğidi sevdalıysa,
Ben sana bakamadım da doyasıya
Gözümden sakındım seni.................
En serin yaylalardan daha,serin
Saçların savrulurken gözlerin ah..gözlerin
Umudun başka gözlerde,ellerin başka ellerde
Düşünsene seni severken deli ce..
Dokunsun başka bir ten tenine
Nasıl anlatayım kıskanıyorum.
SENİ ÇOK SEVİYORUM...................
/color]





Alt 06-11-2007, 17:23 #26

Pandişko

-.-


Beni düşündüğünde
Özlemin bir damla umut oluyorsa kestane karası gözlerinde
Sakın umudunu kağıt bir mendille slip çöpe atma!
Gün gelecek ;
Acılarınla büyüttüğün sevda çiçeğin tomurcuklanacak
Güneş bir başka doğacak ve yağmurlar umutla yağacak
Ve sana söz tomurcuk çiçek açtığında yanında olacağım,
İşte o zaman hayallerin pembe bir düşten ziyade,
Beyazlar içinde bir gerçek olacak,
Umudunu hasretıine yenik düşürme sakın
Mutluluk bizimi mutluluk yakın!





Alt 06-11-2007, 17:24 #27

Pandişko

-.-


bu kentin
koca betonları
üstüme üstüme geliyor can
buğulu sesin yankılanıyor
yüreğimde
tesellim oluyor

zonklayan beynime balyozlar iniyor
bu gece
sarhoş olasım geliyor
tut ellerimi sevgilim
seninle dağlar aşmak istiyorum
anlam veremiyorum
içime hazan çöküyor bazan





Alt 06-11-2007, 17:28 #28

Pandişko

-.-



Saçının telini dünyalara değişmem derdin ya ben kısacık kestirdim, o saçları hem sen yoktun ki zaten kim okşayacaktı?

Evlenmedim, kızlarım oğullarım olmadı. Ama dünyadaki tüm kimsesiz çocukları evlat edindim. Hepsinin saçlarında yıldızlar parladı, kaç doktor büyüttüm, bir bilsen hepsi de çok başarılı ameliyatlar yaptı. Kim derdi ki gülüm bir gün Leyla ünlü olacaktı, yayınevleri kitabını basacaktı, televizyonda kanaldan kanala koşacaktı.

Kim derdi ki gülüm o sana tapan kız bir gün seni unutacaktı. O hani;

'ocağında ateş olsam yar yar
pencerende güneş olsam yar yar
bahçende gülün olsam yar yar
dalında bülbül olsam yar yar'

diyen kız seni unutacaktı. Hani o kız gülüm, hani o kız sana her şeyden yakın olacaktı. Biliyor musun hep gülecek? Hep şiirden bahsedecek. Sen bilmeyeceksin yaralarını belki kitabını okuyanlar da. O, hep güldüğü için göğsünde kanamamış yaraları görmeyecekler sevgili.

O hayaller artık bize çok uzak sevgili, ben artık gece yatağında üşürken sevgilisini düşünen o küçük kız değilim. Ben gece yatağında üşürken elektrikli battaniyesinin fişini prize sokan kadınım. Ben hayallerimi seninle kurdum, hayallerim kirlenmedi nereye gittiği belli olmayan hayatlarda.

Evet sen hep vardın, yakındın. Evet beni bu gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller ayakta tuttu. En güzel şiirlerimi seni değil ama hayalini düşünerek yazdım. Ve ben seni değil gülüm, o hayali sevdim.

Bağışla sevdiğim şiirden başka bir şey gelmedi elimden karın gibi ikiz çocuk veremedim sana, hem biliyorsun evlenseydik, bizim, iki oğlumuz, iki kızımız olacaktı, kızımızın saçında yıldızlar parlayacaktı, her birinden aşıklar dilek tutacaktı, onun adı bahar olacaktı, aynı aşkımız gibi. Küçük oğlumuz ablasını kıskanacaktı. Büyük oğlumuz doktor olup, yaşlandığın zaman seni katarak ameliyatı yapacaktı. Küçük kızımız doğduğunda benim göğsüm yara olacak, sütüm akmayacaktı. Ama biz ona sevgimizi verecektik, mama yedirirken ve hep ellerinden öpecektik yavrucağı.

Evet sevdiğim ben o, gerçekleşmesi mümkün olmayan hayali sevdim. Aynı yalnızlığım gibi, çocuklarım gibi, şiirlerim gibi …

Ben senin hayalini sevdim sevgili

O HAYAL BANA HİÇ KAZIK ATMADI ÇÜNKÜ





Alt 06-11-2007, 18:51 #29

aycaa

Deneyimli


Öğretilenlerden

Her yüzüstü bırakıp giden
Birşeyler öğretti
Kimi Ayrılık acısını öğretti
Kimi Yanlızlığın keskin bıçaksı yüzünü

Ama;
Sen sevmeyi öğrettin
Tekrar tekrar
Kaldırması zor sevdaları hep benim omuzlarıma
Yükledin
Giderken bile bana sevecek
bir şeyler bıraktın
Yanlızlığı Gözyaşını
Bilinmeyen herşeyi
Bana bıraktın

Sen sür sefasını sessizliğin
Ufukta fırtına var oysa
Bilinmeyen herşey bilinene doğru yavaş yavaş
akıp giderken
bir kumsaatinin canalıcı sessizliğinde

Bana bırakacağın her şeyin birer eşi
Sende saklı,unutma



alıntı





Alt 07-11-2007, 10:46 #30

Pandişko

-.-


Üşüyorum:hüzün şarkıları söyleyen bir Sonbaharın zemheriye dönüşmesinin verdiği, fani bir üşüme hissi değil bu sevdiğim ve ellerim buz kesmiş olmasına rağmen, ıssız bir gecede yokluğuna mahkum bir ruhla seni yazarak unutuyorum üşümüşlüğümü...
Yoruldum artık biliyor musun? Tek taraflı bir hayatı omuzlamaktan, hayatın yükü altında ezilmekten; birilerini arayıp sormaktan, anlatamayıp dinlemekten, sevmekten, seni beklemekten, her yeni güne belkilerle başlamaktan, sadece hıçkırıklarımı kendim duymalarımdan yoruldum ve sefaletin zincirleriyle hapsedilmiş bir aşkın yalnızlığında tükendim. Sabret diye diye erittim sabır taşlarını, bir an ümitsizliğe düşsem hayalin çıktı karşıma, gözlerine baktım ve kendimi yerli yerinde bulunca güzel gözlerinde, güç aldım acıların binlerce çeşidine karşı ama sabredecek gücüm kalmadı, hayalinin gözlerinde duramadım sevgili.
Oysaki nasılda ihtiyacım var sana, bilemezsin. Sarılsan bana bir annenin evladına gösterdiği o kutsal şefkatle, başımı göğsüne yaslasam ve yiten ümitlerimin ayak seslerini duysam kalbinin atışında, içine düştüğüm çaresizlikle birlikte sana sımsıkı sarılırken, sıcaklığını hissedip boğazıma düğümlenen ve içimde yankılanan hıçkırıklarımı özgür bırakıp ağlasam. Sen saçlarımı okşasan bir babanın nasırlı elleriyle oğlunun saçlarını okşadığı gibi ve ben içimdeki zehiri nehir misali akıtsam ne güzel olurdu sevgili. Ama yoksun işte ve ben bunların hepsi bir hayalden öteye gidemiyor, ne acı değil mi? Dostlarım, bugüne dek hayatıma giren tüm sevenlerim, değer verdikçe canımı alan sevdiklerimin yokluğu kadar gerçek yokluğun...
O kadar yalan ki insanların gülümsemeleri, o kadar menfaatperest olmuş ki yeryüzünde herhangi bir anı paylaştıklarım, artık alınacak bir canım, bir parçam kalmadığı için bir anda yok oluverdiler. Bir fotoğraf geldi gözlerimin önüme şimdi, kimdi hatırlamıyorum o fotoğrafı çeken, hatırladığım tek şey var ardında akbabanın olduğundan habersiz bir Afrikalı çocuğun çaresizliği ve resmi çeken kişi intihar etmişti sanırım o anı o karede ölümsüzleştirdikten sonra... Çünkü o çocuk ruhunu akbabaya teslim etmişti. Çaresizliğim o Afrikalı çocuğun ki gibi ve azabım o fotoğrafçınınkiyle aynı derecede acı verici, sevdiğimi sunduğum kim varsa sevgili, hepsi birer birer o akbaba gibi olup çıktı. Ama ben şimdiye kadar savaştım hayalinin sayesinde, bir yerlerde var olduğun ümidiyle yaşadım, seni delice sevdim ve yokluğunda bile seni içimde yaşattım her nefes alışımda... Ta ki, bu yazıyı kaleme aldığım şu ana kadar dayanabildim, bu saate kadar sen gelmedin, ruhumu akbabalara teslim ediyorum, gelsen de kurtaramazsın artık...
Herkes bayram sevinci yaşıyordu sevdiğim. Kim bilir sende yaşadın belki, kutlu olsun geçmiş bayramın ve gelecek olan bayramların ve ben bu bayram sabahı yine sessizce ağladım. Her bayramda olduğu gibi.... Kimsesizdim, çalmadım kimselerin kapılarını, kimsesizliğim kapımı çaldı, kapattım kendimi hücreme, gecenin karanlığına gizlenip çıktım dışarı gece saklar beni diyerek, kimsesizliğimle bayramlaştım, yalnızlığımın elini öptüm, sefaletimi bir tabakta sundum şeker tadında firari ruhuma...
İçini karattım değil mi? Affet beni sevgili, inan ki bunun tek sebebi; kimsesizliğimden, kalabalıklarda bile yalnızlaşmamdan, sefaletimin bana sunduğu çaresizlikten ve bir sen kaldın bu çaresizliğin ortasında tek dayanağım, içimi dökebileceğim, yazarak yaşadığım bir sen varsın, sadece sen anlarsın beni, dilinde zehir zemberek kelimeleri cansız kağıtların bedenine aktarırken sıcaklığını hissettiren ve seni bana getiren kalemimden başka tek sen varsın beni anlayabilen, beni terk etmeyen bir sen kaldın. Affet!
Sonuçta bende insanım, sana toz pembe bir dünya vermek, seninle toz pembe düşler kurmak isterdim. Gerçekliğinle el ele verebilseydim, iyi bir Ferhat olurdum ya da aşk ile yanmaların ötesine geçmiş bir Mecnun olurdum uğrunda, şüphen olmasın. Seninle gezmek isterdim, sen ne istersen alabilmek, gözlerine bakarak geceleri şiirlendirmek isterdim; bir yuvamızın olmasını, çocuklarımızın şen kahkahalarıyla şenlenmek, sen olunca yanımda üzülmelerin bile bir anlamı olurdu eminim. En çok neyi isterdim biliyor musun sevgili? Seni yazmak yerine yaşamak olsaydı kaderimde, ölüm kederlendirmezdi beni, doya doya yaşardım seni ve o an ölümsüzleşirdim.
Kaç zamandır yokum kendimde, kaç zamandır yoksun. Ne ben alışabildim sensizliğe, ne tütün kokusu sinmiş odam alışabildi hayalinsizliğe... İnan çok gücüme gidiyor; öykülerimde can bulan kadınların senin yerine beni sahiplenmesi ve kimsesiz sokaklarda attığım her adımla sen uzaklaşıyorsun sanki, bunu düşündükçe, sensiz kalmak gücüme gidiyor sevgili. Gözlerimi açmak bile istemiyorum, sensiz bir güne başlayacağımı biliyorum ve onulmaz yaralar açıyor ruhumda, gözlerimi açmıyorum bende, tüm dünya beni uykuda biliyor, oysa uykuyu unutalı çok oldu.
Hayalinde can bulan gülüşünü özledim. Kendimde unuttuğum ne varsa bulduğum hayalini özledim. Seni çok özledim, özlemlerim işgal edince yüreğimi, delice bir istekle, Neroncavari bir arzuyla bu şehri yakmak istedim, vazgeçtim daha sonra; eğer ateşe mahkum olursa bu şehir bende yanarım, bilmekteyim yanmaların acısını ama senin bu acıyı bilmeni istemiyorum sevgili. Sen yanmaları bilme, sensizliğimde yanmalarımı bilmediğin gibi... Bilme!
Nasıl da huzursuzum. Evimin çatısına tüneyen bu baykuş, Azrail’in habercisi gibi, ölümün yaklaştığını haber veriyor sanki, annem hastalandı yine, ayağı tutmaz oldu. Ben çaresizim, sefilim ve sefaletime bir aşkla seni dahil etmekten, sonrasında kaybetmekten korkuyorum. Daha bin bir çeşit dert başımda, görsen tanıyamazsın beni, genç yaşta karlar yağdı saçlarıma... Sıkıntılarda sevinçlerin olduğu gibi biz insanlar için. Geçecek elbet bu günler, seni kocaman bir gülümsemeyle karşılayacağım bir gün sevgili. Bekliyorum seni, unutma beklemelerimi. Seni seviyorum.





Alt 07-11-2007, 11:41 #31

AKŞAm ĞüηєŞi

SRKN_YLMZ


Yollarımız burada ayrılıyor
Artık birbirimize iki yabancıyız
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet her şeyi unutmalıyız

Her kederin tesellisi bulunur, üzülme
İnsan ne kadar sevse unutabilir
Mevsimler, gelir geçer, yıllar geçer
Sen de unutursun bir gün gelir

Hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine
Unutursun o günlerimizi, gecelerimizi
O günlerce gecelerce sevişmelerimizi

Her şeyi evet her şeyi unutabilirsin
Hatta bütün yazdıklarımı satır satır
Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır..





Alt 07-11-2007, 13:23 #32

SSerdar16

Foruma Alışıyor

ne diim bilemiyroumm





Alt 07-11-2007, 14:25 #33

Hürrem.

fazlasözegerekyok


Karanlık topraklar kucak açmıştı bana. Bir tohumdum, rüzgarların dans ettiği dallarda. Zaman geldi büyüdüm. Mevsim sonbahardı, annemden ayrılma zamanım gelmişti artık. Bende büyümüş olgun bir hurma çekirdeği olmuştum artık. Bir sonbahar mevsiminde kendimi annemin şefkat dolu kucağından, bir hurma dalından çatlamış susuz topraklara bırakacak, sonra baharı bekleyecek, bir ilkbahar yağmurunda yeşerecektim. Bir sonbahar rüzgarında, bir kum fırtınasında ayrıldık annemden. Rüzgar beni kilometrelerce uzağa sürükledi. Uykuya dalmıştım nerelerden geçtim, nereye geldim hiç hatırlamıyorum.

Kumlar örtmüştü üzerimi, bir tohumdum karanlık toprağın kucak açtığı. Ümitle sevinçle doluydum yinede. İlk bahar gelecek ilk yağmurla başımı topraktan çıkaracak, ilk baharın en güzel ılık yağmurlarında yeni hayatımla tanışacak, güzelliğimle dünyaya renk katacaktım. Bir ilk bahar yağmuruydu bana hayat ümidi, yaşama sevinci veren. Karanlıktaydım ve baharın bana hayata dair anlattıkları güzel hikayeleri dinleyerek toprak altında hazırlanıyordum hayata. Böcek arkadaşlarımın hergün dışarda gördüklerini bana neşeyle anlatmalarını çok seviyordum. Sürekli dışarı gidip gelen karıncalar yavrularına dışardaki güzellikleri yüksek sesle, heyacanla anlatırlardı; nede olsa karıncaların yavruları ümitle büyür, hayatın güzelliklerini ne kadar çok düşünürlerse o kadar hızlı gelişirlermiş. Bende zaman zaman kulak misafiri olur, ah bende bir çıkabilsem diye sabırsızlıkla beklerdim. Topraktan çıkacağım günü sabırsızlıkla bekliyordum. Yakında yeni bir hayata başlayacak, çiçekler açacak hayatın tadını çıkaracaktım. Bir meyve ağacı olacaktım, kuşlar dallarıma konacak bana en güzel şarkılarını söyleyeceklerdi. Çiçekler açacak, sonra çiçeklerin meyveler dönüşmesini izleyecektim. Sıcak yaz akşamlarında meyvelerim ay ışığıyla kızaracak, cennetten gelen lezzet damlalarıyla olgunlaşacaktı.
Toprak altında, hayaller ülkesindeydim. Aslında özgürdümde. Hayallerim bana istediğim güzellikleri beni bekletmeksizin getiriyor, hatta rüyalarım hayallarin bile ulaşabileceği son noktada yaşamın gerçek tadını bana yaşatıyordu.

Zaman artık iyce yaklaşmıştı. Birkaçgün sonra başımı dışarı çıkaracak, güneşin güzelliğine aşık olacak, güzel bir bahçede mutlu bir hayat sürecektim. Karınca arkadaşlarımın anlattıkları güzel hikayelerdi beni hayata bağlayan, bana daha doğmadan hayatı sevdiren.

Birgün sabaha karşı doğdum, bu topraklarda. Dışarda bombalar patlıyor, insanlar koşuşuyor, çocuklar ağlıyordu. Etrafım cesetlerle doluydu. Güllerin kokusu yerine cesetlerin kokusunu duyuyor, kuşların şarkıları yerine silahların seslerini dinliyordum. Karıncalar beni yaşatmak için yalan söylemişlerdi, onlarda dışarda mutlu değillerdi. Sim siyah dumanlardan, kapkara bulutlaradan güneşi göremiyordum. Oda beni göremiyordu. Doğduğumun ikinci günüydü, aynı zamanda öldüğüm. Bir zırhlı tank geçti üzerimden, bana acımadan. Öldüğüm gündü.





Alt 08-11-2007, 10:38 #34

Pandişko

-.-


Sevmiştim
Hem'de çok sevmiştim seni
Atan kalpimin seslerinde
Çektiğim nefesimin sıcaklığında
Sana baktığım gözlerimin ışıltısında, sevmiştim
Canım,birtanem vazgeçilmezimsin demiştim
Küstüğümüzde
Hiç olmadık nedenlerden,birbirimize kırıldığımızda
Gözlerimden akan, sana olan sonsuz sevgimle
Çektiğim nefes'te
Duyduğum sesler'de
Yine'de sen benim tek sevdigimsin demiştim..

Bu kadar büyük sevgimi olur
Dağlar bile dayanamazdı,ağladı
Öten bülbüller,her sabah senin adını şakır'dı
Sen'de dem tutmuş sevgime
Ne oldu neler oldu'da
Sevgim sen'de kırıldı,tüm hayatım mahvoldu
Acılarmı artık benim hayatımı sardı
Bir türlü kendimi sen'de tamir edemiyorum
Düşündükçe gönlümde kahrolup,gidiyorum
Acıları ise
Sana olan sevgimde tanıdıkça
Nefretle,nifakla buluşturdun,tanıştırdın beni..

Güzelsin,sen tek'sin dediysem
Şımarman,kendini bir şey sanman'mı gerekiyordu
Uydun yaptın beni
Utanmadan yıllarca kendine
Döndükçe etrafında
Zevk aldın,dağıttın kendini, şuursuz hareketlerinde
Ve sonunda öfke kusturdun, bana
Şaşkın şaşkın sana bakan gözlerimde..

Sen....bana göre değilsin
Açmamış güllerde koksan'da
Bir çiğ olup yüreğime damlasan'da
Sen....bana göre değilsin
Gönlümde yıllarca sakladığım resmini
Defalarca his ve duygularımda sevdim,okşadım
İstemiyerek seni yırttım,parçaladım,kırıştırdım attım
Yine'de dayanamadım
Çünkü seni çok ama çok seviyordum
Sevgimde bir hamur gibi seni yogurdum
Sonra tekrar birer birer kendime ekledim
Ve seni gönlüme yapıştırıp
Gerçek fotoğrafını çektim
Ama ne yazık'ki
Senin.... bana yalan olan sevgini gördüm
İş'te o an
Düşüncelerimi avuçlarıma aldım
Ağladım,tüm bedenimden
Bir kor ateş gibi yaktı,kavurdu gönlümü, yalan olan sevgim..

Sen bana göre değilsin
Bundan kesin olarak eminim artık
Keşke sana inanabilseydim,güvenebilseydim
Sevginin ne olduğunu sana öğretebilseydim
Bu kelimeleri sana asla yazmamış olsaydım
Hep güzelim,birtanem diyebilseydim
Ne olurdu ne olurdu
Artık sen benim bir tanemsin diyemediğim..

Kendini zorlamana
Ben'den saklamana gerek yok artık
Küçüldükçe küçüldü sevgin önümde
Kum taneleri gibi yok olup gidiyorsun gönlümden
Sen....yalanları,dolanları seviyorsun
Onlarla mutlu olup,kendini buluyorsun
Söyle ne olur söyle, çekinme
Sen....beni nasıl sevebilirsinki
Yalanlar,dolanlar dolaştıkça gönlünde..

Kelimelere sözlere hiç gerek yok artık
Sen.....bana göre değilsin
Bana yalan sevginin ne olduğunu öğrettin
İnan.....kendim'den değil
Sen'den....senin yalan sevginden utandım
Ve sana ait olan sevgi pedalını çevirirken
Dişlileri arasında
Senin ezilerek yok oluşunu,üzülerek seyrediyorum..

Gözlerim senin gerçek kimliğinle tanıştı
Duygularım parçalandı
Hislerim ise senin görüntünden yara aldı
Biliyormusun..?
Sen...bana sevgi yerine, artık nefreti öğretiyorsun
Sen,sen....sen bana göre değilsin
Yıldız'sız yökyüzünün, karanlıklarda kalması gibi
Güneş'siz toprakların,ağlaması gibi
Bir yudum su'ya muhtaç
Çöl görüntüsüne bürünmüş
Sen'de saramış ben'liğinle
Hislerin virğül
Duyguların nokta
Arzuların ise
Bir yelkovana binmiş akrep gibi
Daralan çemberinde,seni sıktıkça
Bu defa
Sen......... kendini zehirleyip
Yalanlar,dolanlar adına bu dünyadan gideceksin..

Atıl Kesmen





Alt 08-11-2007, 23:00 #35

gulumsemelerim

Foruma Isınan Üye


Sıradan bir akşamdı dün
Korktuğum gibi değilmiş gülüm
Yine özlemindi tek yaşadığım
Yine derin bir sensizlik vardı
Dört duvarın boşluğun da
Ve yine sen vardım aklımda
Fazladan bir de o vardı
Yakın, ama aslında uzağımda
Var ama yokmuş gibi adeta.

Havadan sudan bile konuşamadık
Uzun zaman geçmişti aradan
Sanki onunla iki yabancıydık
Yeniden denemekle yine yanıldık
O da ben de bunun farkındaydık
Sonra sessizce oturmaktan sıkıldık
O mutfaga gitti dizilerini izlemeye
Ben başladım şiir dinlemeye

Bir şişe içki alarak yanıma
Balkona çıktım, adeta sana kaçtım
Yeşili aradım karanlık bahçede
Göremedim yazıkki, yoktu sanki
Ağlamaktan yorulmuş gözlerimle
Sonra gökyüzüne baktım
Yıldız dekorlu mavisine gecenin
Mavi mavi değil di sevgi-li
Giderken götürmüşsün rengini.

Siirimizi dinledim ardı ardına
Onlarca kez, belki daha da fazla
Bir sana bir bana şarkılar tuttum radyoda
Hep ayrılık çıktı bu gece-de bahtımıza
Hep hüzünlüydü şarkılar tesadüf bu ya
İçime akıtarak gözyaşlarımı sessizce
Uzun uzun ağladım katledilen aşkımıza
Yazmaya başladım yine, ne olacaksa
Seni, beni sevdamızı yazdım sayfalarca

Son gecemizi düşündüm şile de
Sonra hayalin belirdi yanımda
Yine ağlıyordun, saklayarak gözyaşlarını
Lanet olsun dedim içimden kendime
Neden seni gülerken hatırlayamıyorum?
Ve neden hala sana ağlıyorum?
Ya sahiden kalp kalbe karşıysa?
Ya ağladığım sana malum oluyorsa?
Ya buysa ağlamanın asıl nedeni?
Lanet olsun bir daha ağlamayacağım.





Alt 08-11-2007, 23:01 #36

gulumsemelerim

Foruma Isınan Üye


Sayfalarca yazamıyorum artık seni,
Neyi yazayım ki? sevdiğimi mi ?
Pişmanlığımı mı ? çok özlediğimi mi ?
Yoksa, yoksa terk edip gidişini mi..?

Ne kalemi tutabiliyor titreyen ellerim,
Ne klavyedeki tuşları seçebiliyor gözlerim.
Yazacak çok şey var aslında sana dair,
Ama yazmaktan aciz artık bu şair…

Aralıksız içiyorum sen de gittikten sonra,
Ricanla, ısrarınla azaltmıştım ya hani,
Ben, olmaya çalıştığım sosyal içici,
Epeyice artırdım gittiğin günden beri…

Neyse çok da fazla bir şey değişmedi,
Saçımda fazladan birkaç tel akım,
Kabuslarla karışık delik deşik uykularım,
Bir de nerede, ne yapıyorsun kaygılarım…

Bu sana yazdığım son şiirdir artık sevgi-li,
Sen gittin ya duygularım, ilhamım da gitti.
Anılarda yaşanmış, ne varsa bundan böyle,
Gelişinle başlamıştı ya, gidişinle de bitti…





Alt 08-11-2007, 23:04 #37

gulumsemelerim

Foruma Isınan Üye


Hiç kimselere bakma bana baktığın gibi,
Gözlerinin yeşili yalnız bende kalmalı.
Gülden bile kıskanırım, seni sevgili,
O bakışın, o gülüşün bana özel olmalı…

Kimselere aşkım deme, olur sahi sanırlar,
Kem düşünür söz ederler, tedbir almalı.
Dostların bile olsa gün gelir kıskanırlar,
O bakışın, o gülüşün bana özel olmalı…

Hayalini bile olsa kimseler kurmamalı,
Rüyalarını dahi senle doldurmamalı.
Gülüm senin sihrine kimse kapılmamalı,
O bakışın, o gülüşün bana özel olmalı…

Sevdanla yanmamalı benden başka bir yürek,
Sen benimsen buna herkez saygı duymalı.
Senin aşkın yalnızca maviliklere gerek,
O bakışın, o gülüşün bana özel olmalı…





Alt 09-11-2007, 10:49 #38

Pandişko

-.-


gulumsemelerimtşk canım benim


bu kentin
koca betonları
üstüme üstüme geliyor can
buğulu sesin yankılanıyor
yüreğimde
tesellim oluyor

zonklayan beynime balyozlar iniyor
bu gece
sarhoş olasım geliyor
tut ellerimi sevgilim
seninle dağlar aşmak istiyorum
anlam veremiyorum
içime hazan çöküyor bazan





Alt 09-11-2007, 11:33 #39

turKuaz5

Foruma Alışıyor


emegine saglık güzel şiirler





Alt 09-11-2007, 21:11 #40

Pandişko

-.-


Unut! demiştin giderken bana beni,unutmak kolaysa sen de unut

hadi beni.
Unutalım hadi her şeyi,yakalım bütün güzel günleri,

mutlulukla gülümseyerek çektirdiğimiz bütün resimleri…


Kolaysa unutacağım beni sevdiğin o günleri,sen de unut

kolaysa kollarında sabahladığım tüm geceleri,

unut hadi! Seni seviyorum diyerek dudağıma

kondurduğun her buseyi…
Kolay değil mi unutmak? Her uyandığın da beni yanın da

bulamamak, bomboş yastıklara sen sanarak sarılmak,

bütün kara ,yeşil gözler de ,seni ,beni aramak….


Haklısın belki de çok kolay,unut deyip de hiç bir

şeyi unutamamak.Sen unutsan ,ben unutsam
Tenim unutur mu tenini,gözlerin nasıl unutur içinde kaybolan

gözlerimi,saçlarım nasıl unutur çocuk gibi okşayan ellerini,

unutalım hadi tenini, gözlerimi ,

ellerini, bir yabancı gibi….

Unuttuk değil mi bitti hepsi ,ama kalbin kalbim

onlar da unutur mu ?
bizim kolay unuttuğumuz gibi,unutmak kolay her şeyi

senin de söylediğin gibi,güneşin doğması ,ayın geceyi sarması

gibi, sen biliyorsun ben biliyorum unutmak kolay her şeyi,

söyle sevdiğim canına can verdiğim, yolların da

sana yürüdüğüm , YÜREĞİN DE YÜREĞİME ÖĞRETİR Mİ

UNUTMAYI? onlarda unuturmu kolayca? BİZİ…





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:54 .