BiR HayaLDi Ya Bırak Hep ÖyLe KaLSıN

#1
Ne örgülü saçların
ne kara kaşların
beni benden etti yasak aşkın
Unutmalıyım seni bu yaz akşamında
yüreğim hala perişan hala şaşkın..
BiRHayaLDi

İlginizi Çekebilir


#2
Ne sabahı olur artık bu gecenin
Nede geri gelir ilkbaharım
Bulutlar ağlarda için için
Bir benim ıslanmaz göz pınarlarım

Ah dostum birkaç saat önce
Oturuyordun karşımda öylece
Şimdi sabah olur mu artık bana
Geceyle, ben verdik baş başa

Ki çok zor tuttum kendimi
Gözlerine değmemek için
Buğum buğum akıttım terimi
Yüreğim yanarken için için

Ne sabahı olur artık bu gecenin
Nede geri gelir ilkbaharım
Bulutlar ağlarda için için
Bir benim ıslanmaz göz pınarlarım


#3
şurada burada sıkılmış limon kesikleri
paslanmaya bırakılmış demir çubuklar
tertemiz kaynaklara atıksu tarifesi
taze sürgünlerin ince boyunlarında ağır kementler
henüz sıcaklığı soğumamış körpe cesetler

karanlıklar ortasında bir ışık adası gibi
talancıların gözünden nasılsa kaçmış çimenler
birkaç tomurcuk üç-beş yeşil yaprak

ıslak bir kağıt gibi yırtıp atmış
kentin dokusunu acımasız kasırgalar
arıtmıyor sabun çıkartmıyor sular
giysilerden yalnızlığın kokusunu

aşk mevsimi değil miydi bahar
elele tutuşmaktan korkan ürkek ceylanlar
hani nerede eşlerine kur yapan kumrular
kuş cıvıltılarına hasret kulaklar
denizler denli derin içezikliği

geleceksen sekizinci günde gel sevgilim
burada haftanın yedi gününde de
aşka geçit vermiyor yağmurlar

yalnızca bir ad yaraşabilir bu mevsime: “acı bahar”



#4
Sevginin ayaklar altına alınıp ezildiği yerden
Geliyorum..

Yorgun ve artık ümitsiz..
Geç kalmışlıkların ve o
Yoksun sevginin
ezikliğini duyarak
geliyorum ....


Vazgeçirilmiş ...
Umudun yaşandığı o dönemden
milat gibi ayrılıp
öncesi ve sonrası denilerek
bir köşeye atılmaktan
geliyorum...


Aşkı yaşadığım o güzellikten
mahrum kalarak
parçalanarak geri dönüyorum ....

Bekle istanbul
kucak aç yada sende dön sırtını
Sevginin yediği o büyük darbeden
Yorgun düşmüş
bu dagınık yürekle
geri geliyorumm ....


#5
Düşlerimi izleyen sendin gözümde
Sonsuz imkansızlıklara tutuklu kaldık.
Yaşadıklarımız kaldı bil ki özümde,
Yazgıya bağlanarak acılara daldık.
Senden tatlı bir buse kaldı yüzümde,
Biz ayrılığı bir son bildik.
Kalbim eskisinden hızlı çarpsa da,
Biz bu
aşktan alacağımızı aldık,
Gerçekler, kayalar gibi sarpsa da,
Biz ayrılığı bir son bildik.
Aramayacağım bir kuytu ya da bir liman,
Gidişleri biz son bildik,
Yaşama yenilip ölüme varan,
Biz ayrılığı bir son bildik.
Alsamda nefes, bil ki acılar var bedeni saran,
El eleydik bak yaşamın sonuna geldik.
Deselerde dostlar ömür bitmedi,
Felek bu
aşka yetmedi,
Acılarla yürekten gitmedi,
Nedense biz ayrılığı son bildik..

-alıntı-


#6
Sen gittin ;
Her nefesimde ben hala seni yaşıyorum
Unut dedin;
Sensizliğe inat ben hala seni seviyorum...”

Sinemi hançerledin, içime akıttım zehirini.
Sevdamı közledin, gözyaşımla ıslattım ateşini.
Unut dedin, inadına yaşattım sevgini.
Unutmak, ölmekti; ben unutmadım.
Sensizliğe inat hep içimde “seni “yaşattım.

Karanlıklarda boğdun, gözlerinde aydınlattım içimi.
Dilimi susturdun, nefesimde yaşattım yetim sevgimi.
Güneşimi kuruttun, gölgelerine bağladım yüreğimi.
Unutmak, vazgeçmekti; ben vazgeçmedim.
Zulmüne inat hep son nefesimde “ adını” diledim.

Yollarıma pusu kurdun, kanımla yazdım gözlerini.
Üçayaklı darağacı sundun, son nefesimde andım ismini.
Unutmak, ölmekti; ben unutmadım.
Hicranına inat yetim gönlümde hep seni sevdim.

Unutmadım ve yaşıyorum..
Ya sen ?

ALINTI


#7
Bir şiir
Tek bir şiir yazmalıyım
Uyağı rüzgâr olan
Yağmura bürünmüş soluğu

Bir gün
Tek bir gün kalmalı
Benden kalacaksa geriye
Bir öpüş tadı dudağımda

Ve bir öpüş tadında
Olmalı o şiir de

ALINTI


#8
ayrılığa beş kaldı
birazdan bavulunu alıp gideceksin
beni böyle çaresiz bırakıp gideceksin
evet canım gideceksin biliyorum
sana şimdiden mutluluklar diliyorum
yolun açık olsun, gözlerine yaşlar dolsun
o gül yüzün sararsın solsun,
yüreğine sızı insin, artık yeter git de bitsin
umarım gün gelir beni ararsın,
ararsın ama bulamazsın
mektuplarda kalacak aşkımız
dudaklarında kalacak ve sen beni durmadan anacaksın

bir gün yeniden dönersen bana
sanma ki kapım açık sana
gözümde yaşlar dilimde beddua
artık sevmiyorum seni anlasana

ALINTI


#9
eni sevdiğini bilsem ,
firar ederim sana gelirim gözlerinde can bulur, dizlerinde
uyur, kalbinde can veririm
beni sevdiğini bilsem, dağları delerim ferhat misali sana gelirim
gözlerine bakıp seni seviyorum derim
ama biliyorum beni sevmiyorsun,
yine de kaçarım bu mahpustan, çöllere düşerim mecnun misali
arar bulurum seni elimde bir silahım, yine gözlerine bakıp
şafağına bir kurşun sıkarım

ALINTI


#10
Burdayım.
Bıçağın sırtındayım.
Biliyorum
Çok az kımıldarsam
Hiç durmadan akacak kanım.
Bu ait olamama duygusu
İki tarafa dair.
Söyleyin,
Buradan aşağı beni kim indirir?
Kim korur kendinden çok
Ve kim kınını verir?
Olmayacak biliyorum
Cenazem aynı adresten defnedilir.

ALINTI


#11
Hani yel değirmeni döner de
Bir serin rüzgar savurur ya
O rüzgarın bir kanadındaki ben
Geliyorum sana rüzgarmışçasına

Hani ağustos akşamlarında
Tatlı ve yumuşak bir dalga
Kıyıyı okşar ya nazikçe
O dalganın tepesinde ben
Geliyorum dalga misali saçlarını okşamaya

Hani yeni ağaran günle birlikte
Sıcak ve aydınlık güneş gibi
Güneşin tüm ışık hatlarında ben
Geliyorum içini aydınlatmaya

Hani güneş gider de karanlık basar
Koyu, hain gece misali
O gecenin içinden karanlıkları yarıp
Yanına geliyorum kadınım korkularını
Senden uzak tutmak için, benim olman için..

ALINTI


#12
Sana senden uzak,
Ve senden yakın.
Hele bir dön şöyle,
Çevrene bakın.
En ciddi düşünen,
Tavrını takın.
Bulduysan adını,
Unutma sakın.
Onun da kalbinde,
Kazılı adın.
Ebedi mutluluk,
Olsun muradın.

ALINTI


#13
O nasil güzellik yakti kavurdu
Güzelligin seyretmeye doymadim
Zaman degirmenin hizli çevirdi
Biran gibi gelip geçti saymadim

Ayni yere giden iki yolcuyuz
Sevgiye susamis iki elçiyiz
Gönül duvarina tutmus alçiyiz
Gönül yollarinda sesin duymadim

ürkek ceylan gibi baktin yüzüme
Kavurdun köz attin özün özüme
Zehirli oklari attin gözüme
Verdigin aciyi aci saymadim

Deli rüzgar gibi estin de geçtin
O kibar ellerde kefenim biçtin
Gönül sarayimi izinsiz açtin
Sensiz geçen ömrü ömür saymadim

Kiyamadim mah yüzüne bakmadim
Senin kokun yetti güller takmadim
Mest oldum da has bahçeden çikmadim
Ince ince seni sevdim doymadim


#14
gidişin üzdü yüreğimi derinden
gözlerim doldu taştı ayrılık selinden
taşındım artık senin gönül evinden
bitti herşey bitti sonunda.

BiRHayaLDi


#15
Geçiyor yıllarım, günler sayılı
Hep yalnız yürüdüm, bu zorlu yolu
Geçmedi bir günüm, tatlı neşeli
Eğer bu kaderse, yazanın olsun

Giymişim sırtıma muhabbet postu
Görmedim yüzüme gülen bir dostu
Kime can dediysem bıraktı kaçtı
Eğer bu kaderse, yazanın olsun

Kilitli kapılar, hanem virane
Tütmüyor ocağım, kaldım biçare
Yar dedim, sen dedim, dedi; bana ne
Eğer bu kaderse, yazanın olsun

Değiştir yazımı, küstürme beni
Dikenli yollarda koşturma beni
Enginim aşk ile özlerim seni
Eğer bu kaderse al, senin olsun


#16
Seni seviyorum
Hudutlarına kafa tutacak kadar hasretin
Sesinin adımları kuşatmış yüreğimin çehresini
Kıvılcım olsa umutlar talibim hepsine
Seni seviyorum
İlk yarının gülmesi gibi ömrüme
Fırtınaya çarpsa da itinayla duygular
Ayaz isyanları ikram etsede kuytular
Seni seviyorum
Hani kozasına mecburi ipek böceği eşgalinde
Sahildeki kumlara anlatırken gözü yaşlı
Taarruza geçerken güneşim bir o kadar telaşlı
Seni seviyorum
Bahçesine can emanet huzura koşarken
Suskunluğu hecelerin kardeşliği bozarken
Şafağımda vuslat devasa yollarda tozarken
Seni seviyorum
Kendimi tadınla sarmaş dolaş bilerek
Sancımı çarmıhın en gariban köşesine gererek
Hazzımız baki,sevdamız Allah'a emanet diyerek
Seni seviyorum…



#17
Yalan olmuş her ne varsa
Bu şehirde sevmek hata
Doğrusuyla duygusuyla
Yaşanmıyor aşklar burada
Hep sahteyse aşklar bitmeyen yalanlar
Gönlümden uzak olsun Öldüren bir zehir
Böyleyse bu şehir antalya olmaz olsun


#18
Yağmur yağardı biz ağlaşırdık
Kaldırımlar boyunca
Bir hüzün vardı sanki aramızda
Susardık ay batınca


#19
Birden yüzün solardı
Birden gözün dolardı
Birden bırakarak ellerimi
Uzun uzun ağlardın

Yalan bu sevdalar
Yalan bu gözyaşları
Yalan bu ayrılıklar yalan
Solan bir çiçekten
Kırılan bir yürekten
Başka ne var elde kalan

Yıllar uzardı mahzunlaşırdık
Hasretin kollarında
Yollar tozardı kavuşamazdık
Dağların yangınında

Birden rüzgar eserdi
Birden efkar basardı
Birden sarsılarak bir dağ gibi
Fırtınalar Koparırdı

Yusuf Hayaloğlu


#20
fırtınanın sesini duyuyor musun
yaralı bir kuş gibi bağırıyor gecede
kapıların gıcırtısından korkuyorum.
çok karanlık
bir girdap çekiyor içine beni
gölgem uzuyor duvarlarda
hissettiğim
ürkütücü bir yalnızlık

mesafeler önemini yitirdi artık
gece hiç varolmadı
aydınlık yok
hüznü kaldı geçen zamanın
mutluluk yok
yaşamdan soğudum
içimde kimliğini arayan bir ceset var

oysa
biz eskitmeden önce
çocukluk masallarında





Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:28 .