#881
Yakışıyor sana gül yüzlü yarim
Sevda yakışıyor,giz yakışıyor
Ellerin bağlansa ,çözülse dilin
Cilve yakışıyor ,naz yakışıyor

Düşmüş aşk ateşi,yanar içinde
Ateş yakışıyor ,köz yakışıyor
Çalıyor,söylüyor kendi dilinde
Teller yakışıyor,saz yakışıyor

Geçiyor kendinden,ben sevdim derken
Yürek yakışıyor, göz yakışıyor
Böyle seve seve ,akıp giderken
Dillerden dökülen,söz yakışıyor

Yılları yıllara ekledin durdun
Sevda çeken gönle,haz yakışıyor
Sen ki can dediğin,özünden bildin
Candan sevenlere öz yakışıyor

Terime karışsa alnının teri
Senden bana değen tuz yakışıyor
Senin için sevdim,gülü,dikeni
Yarene koşarken,hız yakışıyor

Anlayan anlıyor dost diyor sana
Seven her yüreğe biz yakışıyor
Kardelenler açmış gönül bağına
Kışta bile kalsan yaz yakışıyor

Can buluyor ,rüyalarda düşlerde
Şarkılar içinde tiz yakışıyor
Akışırsın sözden söze gecede
Geceler içinde giz yakışıyor

Sevdalarla yansan ,aşkla kavrulsan
Her seven yüreğe , köz yakışıyor
Denizleri aşsan ,dağları delsen
Sevdim diyen dile,söz yakışıyor

Aydan ışık aldın,candan canını
Canana baktığın göz yakışıyor
Bir umman eylersin , deniz olanı
Çiçekler açılan,yüz yakışıyor

Dosteli :Yazdığın sevdan bitmesin
Senin sözlerine giz yakışıyor
Seven canlar bırakıpta gitmesin
Özleyen yüreğe,haz yakışıyor



#882
SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........


#883
Hasretin içimde bir umman oldu
Denizler dar geldi deli gönlüme.
Bakışın kalbimde bir volkan oldu
Lavlar püskürtüyor, deli gönlüme.
Deli gönlüm daldan dala uçmadı
Goncalarım çiçek olup açmadı
Yağmur yağıp derelerim taşmadı
Dağlar bozkır oldu deli gönlüme.
Sonu bilinmeyen yollara girdim
Yaşarken, ölmeden ölümü gördüm
Sevdanın uğrunda bir ömür verdim
Gerçekler düş oldu, deli gönlüme.
Bahar diye kış yaşadım her sene
Gerçek diye düş yaşadım her gece
Anlatmaya yetiyorken tek hece
Sözler kilit oldu deli gönlüme.


#884
Onca sevda gelip geçti gönlümden
Rast gele geçilen, yol oldu gönlüm.
Her geçen bir parça aldı ömrümden
Çöllerde kaybolan, sel oldu gönlüm.

Onca sevda geçti, duraklamadı
Bir güzel durupta konaklamadı
Gönül bir volkandı, hiç patlamadı
Koru söndü gitti, kül oldu gönlüm.

Alabora oldu durgun göllerde
Tutuşup yanmadı kızgın çöllerde
Şimdi söyleniyor bütün dillerde
Bir sevda uğruna, del’oldu gönlüm.

Bir kıvılcım yakıp, tutuşamadı
Bülbüller misâli, ötüşemedi
Bir güzel bulup ta sevişemedi
Suskun diller gibi, lâl oldu gönlüm.

Artık gidemiyor, yoruldu şimdi
Bu gönlü bu hale getiren kim di?
Sonunda mezarlık atına bindi
Üstünde ot biten, yer oldu gönlüm.


#885
Bildiğim bir şey söyle bana
Mesela adımı söyle
Beni sevdiğini
Benim seni sevdiğimi
Seni sevdiğimi bildiğini söyle

Gözlerinde hüzün bulutları
Gözlerin dumanlı
Ne zaman gözlerine baksam
Gözlerin kanlı
Bildiğim bir şeyler anlat bana
Ağlamaktan bahset bana

Ne zaman saate baksam
Hep ayrılık vaktidir
Süzülür ellerin ellerimden
Tül gibi hafiften
Bana bildiğim şeyler anlat
Mesela ayrılık gibi

Avaz avaz yankılanır
Odamda geceleri yalnızlık
Kulaklarımda çınlar
Yokluğunun sesi
Bana en iyi bildiğim şeyi
Bana yokluğunu anlat


#886
Sen varken de aradım seni,
Yokluğunda olduğu gibi,
Belki seversin diye beni,
Çözmeye çalıştım seni....

Karanlıkta aradım seni, korkmadan,
Soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan,
Artık bıktım yokluğundan,
Soruyorum seni, her tanıdığından....

Sensizliği kaldıramam bilirsin,
Bilirsin de nerdesin,
Sen şu yarama tek çaremsin,
Sn hergün ağlattığın yüreğimsin....

Satırları senle doldurdum,
Hgeçene seni sordum,
Sçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum,
Atık kalbime adını koydum...


#887
Günüm güneşim ol, ısınacağım
Ümit duvarım ol, yaslanacağım
Sevgi yağmurum ol, ıslanacağım
Gül kokun bir ömür tenimde kalsın

Sen uykuysan ben gördügün düş olam
Sen yuvaysan ben bir yavru kuş olam
Ağlar isen yanağında yaş olam
Gözlerin bir ömür gözümde kalsın

Gel sevgilim ol benim, düş kaçağım
Göğsüne başımı yaslayacağım
Kalbimin içinde saklayacağım
Özlemin bir ömür gönlümde kalsın

Bir dünya sun bana tutunacağım
Gönlümü sevginle avutacağım
Bütün ihanetleri unutacağım
Ellerin bir ömür elimde kalsın

Sevgi mırıldayan nehirler gibi
Derin uykularda şehirler gibi
İsminki dualar şiirler gibi
Ölünceye kadar dilimde kalsın


#888
Bir garip mengene yüreğimi sıkar
Bir kuşun kanadının gölgesi düşse yüreğine
Kıskanırım.
Ben mavzerde fişek
Ben ki kını da bıçağım
Gökyüzünü paslı bir maviye
Yeryüzünü kızıla boyarım
İsterim ki mutluluk gölgen olsun
Gözlerinin gülen tılsımı hiç bozulmasın
Ben bir bedevinin su aradığı gibi
Arıyorum şimdi seni
Ve nasıl özlüyorsa yarasalar geceyi
Bende seni öyle özlüyorum
Eylülün geldiğini
Sızlamasından anlıyorum dizlerimin
Bilir misin karanlık bir gecede
Yalnızlığın insana nasıl koyduğunu
Bilir misin kara bir karıncanın
Beyaz kalbi gibi bir hisle sevdiğimi seni
Bilir misin içinde aşk geçmeyen şiirleri yazmadığımı
A
Ve
Ş
Ve
K
Harfleri
Mazi urganın ucuna bağlıdır, benim gönlümde
Bir tren penceresinden el salladığım gün
Siyah saçlı bir kıza
Bir otogarda bıraktım bu harfleri
Sol göğsümün üstünde muska gibi
Sakladığım resmi uzayıp giden
Yollara bıraktım


#889
Tam da kara kışlara yakalanmışken,unutmuşken baharı.
Tam da örselenmişken yüreğim acılarla,örslerde dövülmüşken…
Umutlara darılmışken,unutmuşken umut etmeyi.
Karanlıkları yar,yalnızlıkları yoldaş edinmişken.
Kapatmışken ruhumu serseri yağmurlara.
Tam kendimden vazgeçmişken…
Girmeyecektin dünyama,
Yalancı uykular sunmayacaktın ürkek uykularıma.
Hatırlatmayacaktın uykusuz gecelerde nasıl ağlandığını.
Aldanmışlığı çok gerilerde bırakmışken,
Döndürmeyecektin yolundan duygularımı.
Kıpırdatmayacaktın yüreğimin yalnız kuşlarını.
Açmayacaktın gönül pencerelerini sonuna dek…
Gözlerini sürmeyecektin gözlerime.
Sevdanın o en çıkmaz yollarına salmayacaktın düşlerimi.
Benimsemişken boşluğu,
Boşlukla bütünleşmişken yıllar yılı,
Onulmaz acılara kucak açmışken,
Direnmişken , yaşama,
Yeni gelen günle aydınlatmayacaktın sabahlarımı.
Ve bütün bunlardan sonra,
Acısına vurulduğum aşkı,
Bir tokat gibi çarparak suratıma,
İmkansızlığı zehir gibi akıtarak ruhuma,
Çürümeye terk edilmiş bir tekne,
Yuvası darmadağın olmuş bir kuş,çalınmış bir yıldız gibi.
Bırakmayacaktın beni yolun tam ortasında.
Evet hayat devam ediyor…Ben biraz daha eksik,
Biraz daha yorgun,biraz daha yenik,
Hayat devam ediyor.
Artık kapalı yüreğim,yeni acılara,yeni aldanışlara.
Umudun soğuk ikliminde defalarca yüzleştiğim geçmiş...
VE BUGÜN…
SEN UZAKLARDA, BEN BURDA…


#890
Dinle sevdigim bu ayrilik saatidir
Dunya var olali beri cirkin ve soguk
Ergec icecegimiz bir ilac gibi
Tadi dudaklarimizda acimsi, buruk
Bu saatte gozyaslari, yeminler
Bos bir tesellidir inandigimiz
Perde kapaniyor, filim bitiyor iste
O hic bitmeyecek sandigimiz
Goruyorsun konusacak bir seyimiz kalmadi
Sadece bakislarimizda huzun
Iste ayrilik bu; hic beklemedigimiz
O ikiz kardesi olumun
Anliyorum bir daha gorusemeyecegiz
Bu son bulusmamizdir seninle
Yeni bir hayata basliyacaksin artik
Onunla, o yeni sevgilinle.
Anliyorum artik o opecek ellerini
Kulagina aski o fisildayacak
Icinde bir pismanliktan baska
Benden eser kalmayacak.
Sigarani sondur, kalkabiliriz
On adim sonra yollarimiz ayrilmali
Sakin aglama ve bir sey soyleme bana
Insan ayrilirken bile buyuk olmali.


#891
Yarın bambaşka bir $ehrin sabahın da açacağım gözlerimi,
Ve sen yanımda olmayacaksın..
Gidiyorum..
Gözlerin kadar uzak,
Düşlerin kadar acımasız,
Havanın suyun olmadığı bir yere...
Arkama bakmaksızın çekip gidiyorum..
Bu gözlerine son bakışım,
Elllerini son tutuşum,
Bu sana son muhtaçlığım..
ELVEDA...!!



#892
Hiç Bir insani unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insani hayatindan sonsuza kadar çikartmak zorunda
kaldin mi hiç?


Hani ölmüs gibi,
hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi,
her an kapindan içeri gülümseyerek girecegini bekleyip
ama aslinda hiç gelemeyecegini de bilmen gibi.
Ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek ,
ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana,
ne kadar katlanilmaz bir gerçek degil mi.


Sen hala bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemigini yakarcasina özlemek...
çok kötü degil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu isitememek ,


Artik sonunun "Pi" hali degil mi?Biliyorsun degil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayistir o,
kalabalik caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldirimdan diye düsünmek,
belki su an arkamda yürüyen insanlarin içinde bir yerde demek,
belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yasamak
ne zordur degil mi?
Ne kadar eritir insani farketmeden.
Sende biliyorsun degil mi bunlari.?
Bir sinema koltugunda sende iki kisi gibi oturdun mu hiç?


Hiç iki kisi gibi zevk aldin mi bir konserden yalniz basina.
Güzel bir kafe kesfettiginde;
güzel bir film seyrettiginde,
güzel bir sarki dinlediginde
güzellikleri oraninda eksik kaldiklarini hissettin mi
paylasamadigin için onunla.
Bir barin kalabaliginda hiç yarim vücudunla sallandin mi ortada?
Hiç iki kisilik beyninle yarim insan olabildin mi?


Baktiginda aynana sadece yüzünün bir yarisini gördügün oldu mu hiç?
Sana hayatindaki en büyük yoksunlugu yasatandan
nefret edemedigin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu bacagini kesen bir insanin yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildigin zamanlar oldu mu hiç?
Hayatta inandigin bütün degerlerini altüst eden
birisine ask siirleri yazabildin mi?


Onu içinde korumanin seni yok etmek oldugu zamanlara feda oldun mu hiç?
İçinde aglayan çocuga umut sarkilari söyleyemedigin,
özlemini, susuzlugunu,
[açligini gideremedigin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasini gördügün
ama merhem olamadigin zamanlar.


Gücünün, hani o tanrisal gücünün
bir çocugun aglamasini susturamayacak kadar oldugunu
gördügün zamanlar oldu mu hiç?





Hiiiiiiiç....
Hiiç...
hiç...
bir hiç


#893
SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........



SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........



SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........


Gün geceye küstü(mecbur )
Bende sana küstüm (mecbur)

Kirginim, Darginim ,Yorgunum Yar
Hani hep sen bendin
Bende sendim
(hani Söz vermiştin hep benimdin)
Sensizim ,Sessizsim, Durgunum Yar

Geberesizce yürek yangin yeri
Senden ziyade
gidisin cok koydu inan
Anladim baskasi yalan
Bu sehride bana dair cok sey var
ama
Sen yoksun anlamsiz anlamsiz anilar
hadi gel hadi dön öbür yarim
gitmeler utansin kal yanimda.......

gidisin cok koydu inan
Anladim baskasi yalan ........


#894
Çok tatlı bişi olmuş emeğine sağlık....


#895
öyle böyle bir günün kurcalanmasından
Bir tırnak izidir nehir -yüzümde akan-
Bulutlar bulutlar bulutlar -dudak izleri, beyaz-
Ötede bir köprü (üstünden geçeceğim birazdan.

Ocaktaki çaydanlıktan bakıyor bana
Ekim ortalarında yağan karlardan
Ben köprünün üstündeyim şimdi -iyi mi-
Camların buğusundan yapılmış adam.

Geri çeviriyor bakışlarını ansızın
Ben köprüden geçtim gittim çoktan
Peki
Ne olup bittiydi var mı anlayan.



#896
Ajandadan numaralar
Düşürdüm telefona yoktunuz....
Kirli suratlar
Tarihin abecesinde bir dipnot...
Sustum ve öldüm,
Siz yoktunuz...

Aşkı,
Kenar mahalle kızlarının şuh bakışlarında öğrendim.
Papuçlarımı henüz,
Kömür tozlarıyla boyuyordum,
Ve o kenar mahalle kızları,
Siyah-beyaz Fransız melodram filmlerinin birer karesi oluyordu.
Kuş etlerin ve böğürtlen tanelerini onlarla bölüştüm.
Rüzğarda konuşulmaz,
Yağmurda susulmazdı, bunu öğrendim,
Sonra büyümeyi.....

Yeni günler,
Yeni şeyler öğretti bana.
Artık oyuncakların çamurdan yapılmadıklarını biliyordum.
Her şeyin bir arzı,
Her arzın da bir talebi vardı.
Eroin ve ******ler en çok talep edileniydi.
Hayali ihracat modaydı,
Çift pasaportlu olmak ise,
Kaçacak bir ülkenin olması demekti.
Özal`lı yıllardı.
Ve herşey kendi içsel mantığında mantıklıydı.

Sen ne çok bildin ben ne çok öldüm.
Kurumuş dudakların,
Binlerce yıl susuz kalmış toprak parçası gibi perişandı.
Soğuk bir kış günü,
Rüzğarın her şeyi öptüğü,
İnsanda yanlızlık hissi yaratan o uğultusu mu çekmişti beni sana?
Köpüklenen o sahilde;
Deniz kestaneleri vardı ellerinde,
Gözlerinde ise çizikler.
Her merhaba isyancıdır,
Merhaba dedin bana...

Sonra,
Yıkıntılarını gördüm.
Çoğu kez suskun ve çaresiz.
Söylediğin her tümcenin tutanaklarını tuttum,
Kör bir gecenin ardından,
Sen olmazsın diye.
Sonrası ışık,
Sonrası meltem,
Sonrası güneş,
Sonrası aşk yani ilkbahar.

Önce gündüzlerimi istedin,
Sonra gecelerimi,
Daha sonraysa hepsini.
Yargısız infazlardan bana gelir gibiydin,
Her tarafında mermi izleri.
O çok az görünen gülüşün,
Bir ihtilal olurdu yüreğimde,
Sarsılır ve ölürdüm...
Öptüğüm her yerin kanar
Ve sende ölürdün..

Sen ne çok bildin ben çok öldüm
Bir gün yağan yağmurdan sırılsıklam olduğun,
Koltuğunun altında kırmızı bir şarapla,
Bana geldiğin gün söylemiştin;
`Biliyorum ırmaklar hiç bir zaman geriye akmazlar` diye.
Upuzun bir suskunluk yaşamıştık.

Söylemenin yeri ve zamanı değildi ama;
Elerinin kirli olmadığını,
Yüzüklerinse parmaklarına çok yakıştığını söyledim
Sonra Aragon`un `Mutlu aşk yoktur` şiirini okudum sana.
Omuzlarında tuttum,
Tuttum ve öldüm.

Eriyen umutlar,
Ölen hayatlar gibi değilmi?
Hepimiz cebimizde,
Kaç parça sözcük taşıyoruz el değmemiş?
Sonra bir kenar mahallede,
Taşlanarak öldüğünü duydum.
Günlerce ölümünü düşündüm,
Düşündüm ve öldüm...
Sen bunu bilmedin.


#897
rüzgara çalınmamış türküleri
haykırarak söyleyen
sürgün bir ozan olmak,
henüz adreslerine ulaşmamış mektupları
avuçlarında taşıyarak
yerlerine ulaştıran bir gezgin olmak,
dudaklara kavuşmamış gözyaşları içinde
en olgun ve en kesif
bir tuz zerresi olmak,
ölüm haberleri karşısında
yanaklarına tırnak geçiren anaların
kalbinde bir titreme olmak,
günlerce aç dolaşan sokak çocuklarının
umutlardan sıyrılmış; tümden
yıkıntılarına sığınak olmak,
yakılan köylerin çeşmelerinde
-ki kalmamıştır-
bir damla su olmak istiyorum,

yani bu gece
koşulsuz ve dürüstçe
ölmek istiyorum.


#898
bir gün kader kopartsa da kalbimden papatyayı ,
göz yaşlarım sulamaya devam edecek tohumlarını.
ve elbet yekerecek bir gün yeniden papatya,
ve elbet yeniden gülümseyecek tüm güzelliğiyle,
o parlayan gözleriyle gülümseyecek yeniden.
ve kalbim yeniden huzur dolacak,
ay gibi parlamaya başlayacak.
yıldızlar kıskanacak kalbimde parlayan papatyayı,
ve güneş tüketecek kendisini,
o parlaklığa yetşmek için.
yaprakları ferahlatacak içimi yeniden,
onun gözlerinin yerini alacak.
ormandaki tüm periler çıkacaklar tekrar saklandıkları yerlerden
saçılacaklar yeniden,
bahardaki tomurcuklar gibi açılacaklar.
aşkı unutanlar hatırlayacaklar masalları,
ve yeniden yazılmaya başlanacak aşk masalları,
en başından anlatacaklar olanları.


#899
Kimseye gönül vermezdim sen çıktın karşıma İlk bakışta eridim hançer vurdun bağrıma Yeni bir sayfa açtık kulak verdin çağrıma Sensin benim Ey aşkım vazgeçilmez sevdiğim Tanışmıştık seninle bir perşembe akşamı Mutluluktan uçmuştum sürmüştüm ben sefamı Bir tarafa savurdum keder acı cefamı Sensin benim Ey aşkım vazgeçilmez sevdiğim Daha üçüncü günde anlamıştım ben seni Karar vermiştim artık alacaktım sevgini Paylaşmıştık seninle derdini sevincini Sensin benim Ey aşkım vazgeçilmez sevdiğim Sende karar kılmışken vermiştik sözümüzü Yeminler ederek takmıştık yüzüğümüzü Herkese göstermiştik bizdeki gücümüzü Sensin benim Ey aşkım vazgeçilmez sevdiğim Mutlu etmiştin beni girerken sen koluma Sevginle giriyordun şu küçücük dünyama Sabahları düşüme geceleri rüyama Sensin benim Ey aşkım vazgeçilmez sevdiğim Yaralı olan gönlüm olmuştu artık deli Seninle coşuyordu bendeki sevgi seli Derde gama dönüşmez kalpteki sevda yeli Sensin benim Ey aşkım vazgeçilmez sevdiğim Hüseyine göre en güzel isimdir Ümmühan Akıllarda çıkmaz ne bir saniye ne bir an Mutlu eder ancak onu sevdiği zaman Sensin benim Ey aşkım vazgeçilmez sevdiğim Sensin benim Ey sevdam vazgeçilmez yeminim


#900
SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

Gerçeğimin tam içindeyim, yavan bir düş edasıyla
Sahiplenmeye çalıştıkça ellerimin arasından yavaş yavaş kaymasını izlediğim
Biraz acılı, bolca tuzlu bir gerçek...
Güçlü görünmek zorunda kalmadan, kabullenmek...

SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

Ve kendine arkanı dönmek..
Hatta zaman zaman tanımadığın bir yabancıya bakar gibi bakmak.. kendine...
Küslüğüne... hiçliğine bir eyvallahlık gülümsemek..

SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

Çaresizliğe kapanmış dudaklarımın tüm çizgileri
Payımıza yine ağıtlar düştü can
Gel de dinleme...

SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

Kalbimdeki sızının yarısı, senden emanet !
İnan, bu yarım diğerine umarsızca düşman...
Dilimin ucunda, yüzyıllık bir isyan beklemede...
Oysa "isyan etme" derdin hep,
Gel şimdi yine söyle,
Hepsini unutmaya hazırım...

SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

/.. Tüm saniyeleri bir bir sayıyorum
Seni nasıl özledim, onlara sor ../

SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

İçimden içine uzanan yola vurdum az önce kendimi,
Buz gibi bir hava kesti nefesimi, gerisi yalan
Hiç birşey yok, yol bomboş can!
Yürekli adımlarımı kaybettim, nerdesin?

SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

Büyük bir uçurumun tam ucunda duygularım,
Parmak uçları sabırsız..

SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

Düşmek üzere içimdeki herşey..
"Biz"in riski bu, sana karşı ben
Giriyorum..

SaNa Git diyemem ama kaL demek geLmiyor içimden..........

Bilinmezliğime dem vuruyor zaman,
Geniş zamanlar sığ, gelecek kan revan
Karmakarışık bir bulmaca ömrüm...
Ne soldan saga, ne yukarıdan aşağıya
Cevabını bilmediğin sorulara saklandım,
Bul/ma beni...




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:53 .