Durdum, Gülümsedim Kalpten.

#1
Soğuk bir geceydi, balkonda durmuş sokakların sessizliğini dinliyor, ışıkları kapalı pencereleri izliyordum.
Bu sıkıcı hayatı biraz renklendirmek için balkondan atlayabilirdim. Yaşamım bu denli sarpa sarmış vaziyetteydi.
Yolunda gitmeyen bir dolu şey vardı, ve bir çok kalp kırıklığım.
Hani hayatınızda asla unutmayacağınız güzel anlar yaşarsınız ya, üzerinden zaman geçtikçe daha bi güzelleşir hatırlamak. İşte bende asla unutamayacağım kayıplar vermiştim, üzerinden ne kadar zaman geçse de aynı acıyla hatırladığım.
Tabi zamanla alışıyor insan. Biraz hüzünle bakıyor gözleri, biraz keder kokuyor ama alışıyor.
Kadın dediğin uzun saçlı olur derler, fakat hiç hatıra gelmez terk edilişler. Ben ne zaman saçlarımı kestirsem kaybetmişim demektir. Öyle durduk yere kesilir mi umutlar?
Velhasıl asıl konuya gelirsek, ben çok uzun zamandır gülümseyemiyorum. Bahsettiğim basit dudak hareketi değil, kalpten gelen bir gülümseme. Ve aynı şekilde ağlayamıyorum.
Bir dikenli sarmaşık sarmış bedenimi, kimseye dokunamıyorum. Dokunmak istemiyorum. Çünkü kim omzumu sıvazlasa, bir bıçak daha ekledi sırtıma.
İçimin yerle bir olmuş şehirlerinden arta kalanlarla kendime duvarlar ördüm. Yüksek, aşılması zor duvarlar. Kendimle baş başa kalırsam zarar görmem sanıyordum. Fakat ben kendime çok zarar veriyorum.
Beynimin bana oynadığı acımasız oyunlarla kendi canımı yakıyorum. Her gece rüyalarıma giren simsiyah bir kadın var. Her gece beni öldürüyor. Her gece yeniden.
Uçsuz bucaksız bir boşluktayım. Hiç sonu yok gibi ve nerde başladığını bile bilmiyorum.
Çıldırmanın eşiğinde oturdum, bekliyorum. Dışardan baksan ne kadar mutlu bir insan dersiniz! Fakat ben neyi beklediğini bilmeyen bir deliyim. Belki de ölümü bekliyorum, yada birinin gelip beni aşağı itmesini. Daha aşağısı varsa bu yerin.
Ben kendimle çok yalnız kaldım, çoktan da çok. Ve anladığım tek şey beni anlamanın imkansız olduğu. Sanırım bu dünyaya bütün kederleri üstlenmek için gelmişim. Tüm mutsuzlukları hak ediyorum.
Geceleri karanlığa dalıp gitmekten mühim bir işim yok. Bazen yıldız kayıyor, dilek dileme düşüncesi geçmiyor aklımdan. Hayallerim hep hayal olarak kaldı. Gerçekleşen tek şey daha fazla hayal kırıklığı.
Yine saçlarımı kestirdim çünkü hiç umudum kalmamıştı. Sonra masaya bir adam oturdu, hayallerinden bahsetti. Hayallerimden.
Durdum, gülümsedim. Kalpten.

-alıntı

İlginizi Çekebilir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:07 .