#81
'' Sevelim Livecillah...



#82

bir yağmur olsamda gecelerine

yangın yüreğine düşebilsem
koksam toprağın şevkatinde
sarsa seni sarmaşık kollarım
çeksem içime hasretim seni ...


yaslasam dertli başımı omuzlarına
ayrılmasam, çınar olsam ocağında
asırları kucaklasak nesillerimizle
tarihin derinliklerine kök salsak
aşkı, sevdayı öğretsek bildiklerimize ...


bir yıldız olsamda ötelerden sana
karanlık odalarına aydınlığı düşürsem
yalnızlıklarına bulanmış hüzünlerine
bahçelerinde solan beyaz güllerine
ıslak kahverengi gözlerinin fersizliğine
ışığın olabilsem de, mutluluğu kucaklasan ...


unutsan günbatımı sinmiş anılarını
sen de bana güneşim olsanda sevdiğim
çoraklaşmış yalnızlığıma yeniden hayatı dokusan
okyanus sahillerinde şen dolaşsam
lahey sokaklarında boynu bükük gezmesem!..


Zafer Direniş


#83


Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes… “Üşüme” diye seslenmeni isterdim… Bir el olmanı isterdim, bir kol… “Özledim” deyip sarılmanı… En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma… Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya … Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum…

Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim…

Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı… Bütün dallar kesik… Yokluğun buz gibi soğuk… Üşüyorum… Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde…
Ateşler içinde bedenim… Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün organlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar…

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi…
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok…
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz…

Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum… Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin… Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü… Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya…

Susuyorum artık derin derin… Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi… Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya… Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla…
Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak…

Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canım ol… Gecem - gündüzüm ol… Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi …

Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden… İslenmeden geceler … Sonra ölüm gelsin…

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi.

alinti..



#84
'' Sevelim Livecillah...


#85
Sevda Ateşi

Hasretin düşer! .. kor gibi
sol göğsümün altına
inceden,inceye yakar
sevda ateşi yanar
ben yanarım.

Gece karanlık
şehir sessiz..
yokluğuna dayanmaz bu yürek
alır götürür beni,
bu şehrin sağır ve dilsiz sokaklarına
sevda ateşi yanar
ben yanarım.

Ay dolanıyor gecede
hoyrat esiyor, bu rüzgar.
yoksa..
yolda gelen yardan,
kara haber mi var.?
sevda ateşi yanar
ben yanarım.

Gecenin, geç bir vakti
ne bir gelen,ne de bir haber var.
az kaldı sabaha.
kara haber,doğru gibi.

ne kadar da kısaymış ömür
bir geceye,nasıl da sığıyor,
koskoca.. seneler.
sevda ateşi yanar
ben yanarım.

alinti...


#86
'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...'' Sevelim Livecillah...

Ama Ben Aşıktım

Ama ben aşıktım...

Bütün uslanmazlığımla vardım, gönüllüydüm.
Acılarımı aşıladım kendime, yine ağladım...

Ama ben aşıktım...

Yüzünü özledim ama sesini gördüm bütün şımarıklığınla,
Sesini özledim kokun geldi doldu içime,
Gülüşünü özledim geldi sarıldı boynuma...

Ama ben aşıktım...

Anılarımı diz boyu çamurdan çıkardım yudum yıkadım,
Sonra astım zamanın hüzünlü ipine
Kurudu giyindim, bayramlık elbisesi gibi çocukluğumun
En ağır bu elbisem...

Ama ben aşıktım...

Nefesimizi paylaşırdık yalnız gecelerde
Yalnızdık, yalnızca nefesimiz vardı düşlerimizde
Cesedimizi bırakır giderdik sonra...

Ama ben aşıktım...

Fırtına bastırdı önce kalbimizde,
Deprem çıktı sonra gözlerimizde.
Fırtına savurdu bizi katıksız bir mahpusluğa,
Deprem vurdukça kaldık altında anıların, ezilip tükendik.
Sonrası zihin oyunları küçük aklımızla
Yıkıldık kaldık oracıkta...

Ama ben aşıktım...

Eski bir eskiciyim aslında bu eski dünyada
Sevgi aldım satamadım...
Ama ne güzeldi ne iyiydi, satmadım ben kullandım
Büyüdükçe büyüdü kalbime sığmaz oldu...

Ama ben aşıktım...

Kanı ellerimde şimdi, beynimdeki bütün resimlerimizin
Soyundum soyutluğunda o kırılganlığımı
Düşlerimi sorguluyorum şimdi kalbimin karakolunda
Güzelliğinin kokusu geliyor sonra köpek öldüren şarabımızda...

Ama ben aşıktım...

Uyandım su vurdum yüzüme,
Dün sabah gibi bu sabah da eksiktim yarım kalmış hayatımda,
Kaldığı yerden devam ediyordu eksikliğim.
Bilincim yerindeydi zamanın zehrini içerken
Ve
Her sabah işe giderken...

Ama ben aşıktım...

Önce cesedimle, ruhumu ayırdım birbirinden,
Sonra ruhumu alıp senin yanına geldim o gece
Sabaha kadar bekledim sen odada ben salonda
Sonra öpüp ayrıldım yanağından...

Ama ben aşıktım...

Anılarım misafirliğe geliyordu kovuyordum hepsini,
Sonra ben çağırıyordum yağmurlu havalarda onları
Gözlerim ıslanıyordu uğurluyordum nihayet
Yağmur diniyor toprak kokusu kalıyordu sonunda...

Ama ben aşıktım...

Çevirisi yanlış yapılmış bir hayat bu,
Ne başı ne sonu belli, izlemekle yetiniyoruz sadece
Bizlere neler getirmeden götüreceğini ömrümüzün
Ve
Biliyoruz
Her doğan güneşle biraz daha eskiyeceğimizi...

Ama ben aşıktım...

Sana aşık olduğumdan beri her sigaramı
Son sigarammış gibi çektim içime,
Sonmuş gibi her aşımı ekmeğimi yedim,
Kalbim son kez vuracakmış gibi,
Gözlerim son kez görecekmiş gibi baktım hep sana...

Ama ben aşıktım...

Dizlerime yatırırdım yokluğunu
Hep aynı masalı anlatırdım
Sevgiyle dinler bir daha isterdin
Yüzünde yokluğunun tebessümü belirirdi, ağlardım...

Ama ben aşıktım...

Ve gereğini yapıyordum aşkımın,
Seni kendimle aldatıyordum...
Susuyordum...

Ama ben aşıktım...

Bırakıldık...
Yalnızdık...
Çocuktuk oyuncağımızın elinde.
Yenildik...

Sobelendik hayatın eliyle...

Ama Ben Aşıktım


#87
Sen benimsin diyemediğim
'' Sevelim Livecillah...


#88

Icindeki duyguyu yolla bana

ben ona inanki sarilirim bütün vucudumlaaa
zaten ellerimiz birlesemiyecekk...
bari duygularimizz hic dagilmasinnn...
unutmaa ben sende sen benlesin....
bitanecik sevdiyim....


#89

Masamda şişeler devrilmiş
Hayata iki üç siyah çizgi çekilmiş
Şarkılar ağlatmış
Seni özlemişim
Ve yatağımda ağlıyorum

Bir gelinlikten
yatak örtüsü yapılmış
Yapay yağmurlar yağdırılmış
Suçluluk hissi yaratılmış
Ve yatağımda ağlıyorum

Aklım çelinmiyor
Sigaralar yanmıyor
İçki avutmuyor
Yaralar kapanmıyor
Ve yatağımda ağlıyorum

Cehenneme gidecekler
Hayatı burda yaşamış
Ben ise hayatı
bu başucunda kaybetmişim
Şimdi yine yatağımda ağlıyorum

Dışarıda biri var
Kel ve şaşı
Tek bacağı taştan
Ağlamıyor
Anlatıyor
Ve ben yatağımdan kalkıyorum
Yalvarıyorum
Bir yandan kahkahalara boğuluyorum
Anlıyorum
Hissediyorum
Susuzluk affedilmez
Gözyaşları dinmez
gidenler geri gelmez
Artık yürüyerek ağlıyorum...


Can Kenanoğlu


#90
BIR DAMLA YAS OLDUN SEN GÖZÜMDE
DUDAGIMDAN DÜSEN BIR SIIR OLDUM
BITMEYEN SARKIYDIN BENIM DILIMDE
BIR AN,BIR MAZI BIR HAYAL OLDUN
ASKINI ARTIK KALBIMDE TASIMIYORUM
VERDIGIN RESMINI´DE SAKLAMIYORUM
VEDA EDIYORUM SANA VE SANA OLAN ASKIMA
DEGISTIM BEN,ARTIK AGLAMIYORUM
SANA YAZDIGIM EN SON SIIR BU
BIRDAHA SENI ANMAYACAGIM
GECIP GIDEN O ACI TATLI GÜNLERI
ELVEDA DEYIP, UNUTACAGIM
HAYALIN YOK ARTIK HIC GÖZÜMDE
DÜSÜNÜYORUM SENI HER GECE
BIR SARKIYDIN ARTIK SÖYLEMIYORUM
YABANCISIN ARTIK TANIMIYORUM
GIRMIYORSUN ARTIK BENIM GECELERIME BILE
SEN BENIM TEK RÜYAMDIN....
BAK ARTIK GÖRMÜYORUM !!!

neslihan gebeci



#91
'' Sevelim Livecillah...


Olmayacak kimsenin böyle güzel şiiri..
Böyle dostu, böyle bir arkadaşı dünyada..


'' Sevelim Livecillah...


Senin gözlerindeki aydınlık hayallerin..
Böyle bir anlatanı olmayacak bir daha..


Bulmayacak hiçbir kalp, hiçbir kalbi bir daha..
Böylesi bilmeyecek hiç kimse hiç kimseyi..
Yüreğinden süzülen sıcak gözyaşlarıyla..
Islatmayacak kimse kimsenin gözlerini..


'' Sevelim Livecillah...


Kavuşmayacak ruhlar böylesi bu dünyada..
Bir bardak su içinde damlacıklar misali..
Hiçkimsenin yüreği bu yeryüzü üstünde..
Bir başka bedendeymiş gibi ısınmayacak..


Hiçbir zaman olmayacak böyle bir sevgi daha..
Kimse çocuğu gibi sevmeyecek kimseyi..
Yokluğunun içinde varlığı bulmuş gibi..
Sevmeyecek görmediği başka hiç bir kimseyi..


'' Sevelim Livecillah...


Olmayacak kimsenin böyle güzel şiiri..
Ötelerde, bilinmeyen bir yüreğin yazdığı..


Yasemin Yücel


#92
Sana hoş geldin demek zor çok zor artık..Her gidiş daha bir alır götürür yürekten.Tükenmişliğe adım adım yürümekten caydırmaz titrek gözlerin.Mısralarımda sakladım seni , kayboldun sen orda.Bense kendim kaybedip kendim aradım seni.Her bulduğumda daha bir sıkı sardım seni.Sarmaşık gülleri gibi ..Acımdan sana kıpkırmızı güller açtım..Her gülü tek tek avuçladım..Dikenlerden korudum seni ..İstemedim senin parçalanmanı kanamanı..Ben ağladım senin yerine ben kanadım.Güller ağlamaz deme..Onlar ağladı..Ben gördüm!! Avucumdaki güller avcumun terinde ağladı..


Kuytularda sardım yaraları..Tek kul acısın istemedim..Bu sefer başka , bu sefer farklı…Kaç satırda seni çağırır seni yüreğim bilmem..Korktum ya hep düşmekten..Şimdi yerlerde bu yürek..

Ezip de geçtim sanma ..Belki Unuttum seni ‘lerle başlayan iddialı sözcüklerim yok dilimde , haklısın belkide bir ömür içimde sızınla yaşayacağım , bir süre belkide ölmeyi düşüneceğim..


Sonra..Sonra ..Geçecekmiş işte..Kan kuruyacakmış , sen kan kokumu duymayınca artık unutacakmışsın beni , bir zaman sonrada ben..Sonra yıllar sonra bir yerde görecekmiş gözlerimiz birbirimizi ..Bir ah edip gidecekmişiz başka yollara..Öyle söylüyorlar sözde aşkı çok bilenler..


Öyle olmasa , biz mücadele etsek ..Savaşsak aramızdaki bu yalnızlıkla , birbirimizi değiştirmeden biz olsak ..Olmaz mı..Biz farklı olsak ..


Yada boşver..Unutalım gitsin ..Gidene kalma demek saçmaymış bunu senden öğrendim..Boşverdim gitti..


Belki bu satırlar böyle bitmemeliydi , bir şeyler değişmeliydi ama olmadı.değişmedi , değişmeyecek..Her ayrılık bu kadar sözü hak etse ,kelimelerim tükenirdi çıkınımda..Üzgünüm satırlarım , kelimelerim cümlelerim bana lazım..Nasılsa çok gün görecek ömür , çok canı yanacak gönlümün..
O vakte kadar , yeniden yanma vakitleri gelene kadar
..Hoşçakal…


#93
yüreğinize sağLık çok güzel hepsi teşekkürler


#94
Gidişin ölümüydü umutlarımın
Güllerin yüreğimde can verişiydi
Ufkumda her akşam hüzünlü ve dalgın
Seninle batan ömrümün güneşiydi

Ardında bir istanbul bıraktın öksüz
içimde yokluğun ateşini yaktın
Karanlıklar ortasında güpegündüz
Yıkılmış dağılmış bir adam bıraktın

Gün, gün yaklaşan bir şey var; ölüm mü ne?
Değilse içimde bu ürperti neden!
Dolaşan kim benimle deli divane

Güzel olan herşeydi seninle giden
Şimdi bütün hayallerim yoksul kaldı
Gittin, BANA BU REZiL iSTANBUL KALDI


alinti





Hiç kimsenin yüreği sen olmadı..

Seni sen yapan ben olmadım

Hiç kimsenin gözleri sen olmadı..

Gözümdeki hüznü bilmedi yağmurlar...

Hiç kimsenin kimsesi olmadı senin kadar..

Sen bile sen olamadın benim kadar..

Hiç kimsenin yokluğu yok etmedi yaşamı.

Yokluğu bir ben bilirim...gözlerin kadar..

Hiç kimsenin uzaklığı uzak olmadı bu kadar..

Evren bile sonsuz değil, yokluğun kadar..

Hiç kimsenin ölümü ölüm değil, senin gidişin kadar..

Sen bile bilemedin ölümü...ben öldüm gidişin kadar...




#95
Yüregimin derinindesin adin herdaim sakli orda kimse cikaramaz seni ordan cok ugrassalarda..
Ben sende sen bendesin...Ben seni kimselere vermem sende beni vermesin...
Biliyorum...
BiTanem gece yarisini düsün karanlik yildizlar aydinlatirya hani ortaligi isde bizde öyleyiz...
Birimiz ekSik olursak ozaman isde biz biteriz...

Zehra^!



Çölde yagmur gibi özledigimsin
Adaklar adayip bekledigimsin
Öyle tatlisinki öyle güzelsin
Kalbimi senden alamiyorum

Dudagida sarki sazimda telsin
Sinemde bir alev basimda yelsin
Gönül baskasiyla nasil eglensin
Bir an senden uzak kalamiyorum

Tanridan ilk ve son dilegimsin
Yillardir çektigim en tatli dertsin
Hayalmi gerçekmi bilmem ki nesin
Seni düsünmeden duramiyorum


alinti


#96
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim....


#97
Bir sonsuz rüyaya açılmış gözler
Yummayın, yummayın kirpiklerini!
Kim ondan daha çok hayatı özler.
Çağırıyor çağırıyor sevdiklerini.

Gelmiyor, gelmiyor o yüzler niçin?
Kaybolmuş koynunda onlar da hiçin
Bilmiyor boyunun ölçüsü için
Başının ucuna geldiklerini.

Bilmem ki adını onun kim saklar?
Şimdiden unutmuş onu kucaklar.
Besbelli üşütür soğuk topraklar
Soymayın, soymayın giydiklerini.


#98
Sagol alisimmm abisimmmm....


#99
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık

Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık


#100
Yüzünün hangi oylumuna takılsam
Uçsuz uçurumlara düşüyorum
Ağlayınca şişen göz kapaklarında
Hangi tankerleri yüzdürdün bu akşam?
Sığınağımıza kaçan birkaç damla yağmur
Gözyaşına mı karıştı yoksa?
Fazla değil mi bu sessizlik ikimize;
Beni susarken bölme!

Satır aralarındaki sızıntıdan kendimi ele veriyorum
Ben sana, seni gösteren bir aynaydım
Dökülseydi sırlarım sen de göremeyecektin
Ben ki kendimi yine sırlardım
Sen kendine yeni aynalar bakmasaydın
Buldun mu yüzüne en uygun olanını?
Ve ağrılarını saklayabildin mi, sırsız aynaların sırrına?
Kulaklarıma sağır sesler peydahladım
Beni susarken bölme!

Az daha doğduğumuz öykü de ayaküstü ölüverecektik;
Anamızdan emdiğimiz acılar burnumuzdan gelecekti az daha…
Dipsizliğinde dibi tutarmış sandık, sanma oyunlarımızda
Meğer suskunluğumun dibi karaymış
Ben kuyu sanmışım
Ben susarken bölme!

Merhemine biraz Ağrı sür biraz Toros
Yol ortasında adresim yutuluyor bırakma ellerimi
Duru durdurmaya duramıyor, durak sandığımda köprüleri
Oysa her şeyi birleştiren köprüler yine ayırdı bizi
Saçlarını sakladığın rüzgarı biraz savursan
Açılmayacaktı bu kıyı şeridinden
Zulamdaki sardunya suskuları
Beni susarken bölme!

Ellerin büyükken ellerimden
Hangi coğrafyama sakladın, mendilleşen parmaklarındaki yaşları?
Bana do minör bağırma
Uslu bir su kuşuyken bünyemde
Verdiğin geçici rahatsızlık için, ömür dilerim senden sadece!
Ben sana ne yaptımların kaldı bak
Bu ucube caddelerde
Susmanın onaylamak olduğunu hatırlattığın bir gecede
Beni susarken bölme!!!




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:33 .