[*esoly*nin şiir sevdası]
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 02-12-2007, 17:13 #21

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri



Slam_Jam, saol cnm

Ha Ben Senim Ha Sen Ben

Say ha sen'im, ha sen ben’im, ha hasen’im, ha kimsem
Sevenim’çün sevenimden gayri olmadı kimsem
Dost tutmadım dost-u mutlak; sevda-yi Hak’tan gayri
O sevda ki; Alem sığdı, yetim kalmadı kimsem


Selçuk Bekar





Alt 02-12-2007, 17:13 #22

Slam_Jam

Birbaşkabaharabelki


..:::Onuda Yak Tanrim:::...

Ben BöyLe Perişan BöyLe Dertliyken Onun Gururuna Gülüşüne Bak Bu Aşkın Suçlusu YanLız ben mıyım Onuda yak Tanrım Ateşlerde Yak ...
Ben NasıL Çektiysem Onada Çektir Ben Gibi Onuda Canından Bezdir Öğrensin Sevmenin Bedeli Nedir Onuda Yak Tanrim Ateşlerde Yak ...
Sanki Ben Sevdiysem O Sevmedimi Yeminler Ettiysem O Etmedimi O Hiç Bir cezayı Hak etmedimi Onuda Yak Tanrim Ateşlerde Yak ...
Ben NasıL Çektiysem Onada Çektir Ben Gibi Onuda Canından Bezdir Öğrensin Sevmenin Bedeli Nedir Onuda Yak Tanrim Ateşlerde Yak ...





Alt 02-12-2007, 17:15 #23

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


Amerika Katil - 2

Defol git benim yurdumdan
Amerika katil katil
Yillardir bizi bitirdin
Amerika katil katil

Tuz diye yutturur buzu
Gafil düştü kuzu kuzu
Dünyanın en namussuzu
Amerika katil katil

Devleti devlete çatar
It gibi pusuda yatar
Kan döktürüp, silah satar
Amerika katil katil

Japonya'yi yiyen velet
Dünyadaki tek nedamet
İki yüzlü kahpe millet,
Amerika katil katil

İnsanın alçak sarısı
Küstü dünyanın yarısı
Vietnam'in pis karısı
Amerika katil katil

Bunca milletlere yazık
Sömürülmüş bağrı ezik
Seni seven kanı bozuk
Amerika katil katil

Mahzuni der Türk milleti
Çiksin gitsin elin it'i
Demedim mi bu bunlar kötü
Amerika katil katil*********


Mahzuni Şerif





Alt 02-12-2007, 17:15 #24

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


Al Birini Vur Birine

Yıkılası bozuk düzen
Bıçak kemiğe dayandı
Gayrı bize yazık düzen
Gönlümüz kana boyandı

Al birini vur birine
Koydu bizi hiç yerine
Vay boynumuz devrileydi
İnandık körü körüne

Ağar kara saçım ağar
Hıçkırık sinemi boğar
Bu yıl da böyle giderse
Başımıza taşlar yağar

Al birini vur birine
Koydu bizi hiç yerine
Deli miydik serseri mi
İnandık körü körüne

Gel Mahzuni söyle sözü
Harap ettik yazı güzü
Daha karanlık basmadan
Üsküdarı geçti dürzü

Al birini vur birine
Koydu bizi hiç yerine
Gönlümün gözü çıkaydı
İnandım körü körüne


Mahzuni Şerif















Katlanmak Gerek

yine gece odam ve sensizlik
elim kolum bağlı, katlanmak gerek
içimde derin yaralar açıyor çaresizlik
çevirmişler her yanı, katlanmak gerek

hayal kurmak yetmiyor böyle sevgiye
gönlüm laf dinlemez ama katlanmak gerek
biliyorum parçalayacaklar bu bağı elleriyle
meydan oku diyor bir ses ama katlanmak gerek

bir an mutlu her an viran oluyor gönlüm
öl yaşama diyorum ama katlanmak gerek
bu özlem de bitecek gülecek yüzüm
bir gün bitecek ama katlanmak gerek





Alt 02-12-2007, 17:17 #25

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


Ağıt

Gidiyorsun ciğerparem, birtanem
Bir sonun başlangıcına
İhtiyacın yok artık
Hıçkırıklarla, gözyaşlarına

Hıçkırıklar kalanlarda
Gözyaşları yalanlarda
Tek sevdiğim, canım insan
Şimdi artık, karanlıklarda

Gidiyorsun kapkaranlık
Dönülmeyen yollara
Ağlıyorsun bir buz gibi
Düştün diye kuyulara

Gidiyorsun, dönmüyorsun
Artık hep isteniyorsun
Hatalar ve hatıralar
Bitti artık biliyorsun

Renk yok sensiz sevgilerde
Zevk yok inan değerlerde
Gittin artık ben sensizim
Yapayalnız bu yerlerde

Zaman geri dönebilseydi
Gözüm son kez görebilseydi
Sarılmak isterdim sana
Elimden gelebilseydi.


Dr. Arif Ali Albayrak





Alt 02-12-2007, 17:18 #26

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


Kıymetini Bil

Nice sevdalar yaşayan şu kalbin
bilinmez bir zaman sonra
belki de
yeni bir sevdaya,
belki de bir kalp krizine
yenik düşmeyi bekliyor.
O yüzden
sevdaların kıymetini bil.

Gökyüzünde güneşin,
kışın yağan yağmurun,
denizdeki tuzlu suyun,
hırçın esen rüzgarın,
bütün güzellikleri görebilen gözün,
ağrıyan dişin
kıymetini bil.

Yemek yaparken
şarkı söyleyebilmenin,
yağmurda ıslanmanın,
sevdiğine ağlayabilmenin
bil kıymetini.

Bunaltıcı, sıcak günlerde
güneş yakıp kavurabilir seni,
kızgın güneşin altında
içtiğin buz gibi soğuk suyun
kıymetini bil.

1956 yılında doğmuşsan
2056 yılını yaşaman zor,
yaşayabildiğin yılların
kıymetini bil.

Dünya kötülüklerle dolu.
Kan, nefret, kavga, ölüm
kol geziyor etrafında.
Sen yokken de
bu dünya dönmeye devam edecektir.
Şu kısacık ömürde
dostluğun,
sevginin,
kardeşliğin,
barışın
kıymetini bil.

Ömür
yaşanmak üzere devralınır.
Öldürmek kolay,
yaşatmanın
kıymetini bil.

Sol dizinde menisküs varmış
10 yıl daha seni idare eder ya,
zamana meydan okuyan
dizinin
kıymetini bil.

Ateşi seviyorsan
yanacaksın, yanmalısın.
Ateşin ve elinin
kıymetini bil.

Yaşamadıklarından pişmanlık duyacağına
yaşadıklarından
pişmanlık duymalısın.
Yaşayabildiklerinin
kıymetini bil.

Gideceğin limanı bilmezsen
hiçbir rüzgardan sana
hayır gelmez.
Hedefin
ve bilginin
kıymetini bil.

Vefasız birisine sakın ağlama,
gözünden akan yüreğinin yaşıysa
değerlidir.
Gözyaşının
kıymetini bil.

Okumak güzel şey
hele seni,
sayfa sayfa
satır satır.
Kitapsan okunmanın
insansan okumanın
kıymetini bil.

Buz tutmuşsa dudakların
Haziran'ı beklemekten,
buzun, Haziran'ın ve beklemenin
kıymetini bil.

Dudakların
sana evet deme ihtimali olabilir,
ille ki konuşmasına gerek yok.
Sana evet deme ihtimali
olan dudakların
kıymetini bil.

Gün gelecek
sen olmayacaksın,
dudaklar olmayacak,
çiçekler olmayacak,
Haziran olmayacak.
Zamanın
kıymetini
bil !...



Dr. Arif Ali Albayrak





Alt 02-12-2007, 17:19 #27

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


Martı

Kanatları,
lacivert denizlerin yansımasıyla
maviye çalan
ürkek bir martı gibisin.
Dünyanın en ürkek,
dünyanın en hassas,
dünyanın en tatlı martısı.

Her kanat çırpışında usulca
uzaklaşıyor,
uzaklaşıyorsun sevdiklerinden
süzülerek.
Sen süzülüyorsun,
gözlerimden yaşlar süzülüyor.
Gözlerimden yaşlar süzülüyor
denizlerin maviliğine,
gözlerimden yaşlar süzülüyor
sana ağlayan yüreğime.

Her kanat çırpışında
uzaklaşıyorsun
uzaklaşıyorsun ama,
sen kanatlarnı çırparken
senle çırpınan
sevda dolu yüreğime
hüzünlü akşamlardan kalan bir hisle
daha da,
daha da
yaklaşıyor,
yaklaşıyorsun...



Dr. Arif Ali Albayrak





Alt 02-12-2007, 17:19 #28

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


Seviyorum Seni

Yalnız ve karanlık gecelerde
hep özlediğim,
bir dudak mesafesi kadar yakın
ama giderek nedense uzaklaşan
sarı saçlı,
mavi gözlü,
hep yeşil giysilerle görmeye alıştığım,
tarihin derinliklerinden miras
vakur ve gizemli tavrınla
sevgine mahkum edildiğim
yegane sevgilimsin.
Seviyorum seni.

Yeşilin en güzelini
tanrı sana örtü diye vermiş,
mavinin en güzelini deniz.
Akdeniz'in gri dalgaları
dört bir yanını
yağız bir delikanlı gibi sarmış
okşarcasına, korurcasına.

Bu dalgaları ne mavnalar,
ne gemiler yardı
tarihin seyir defterinde.
Geldiler
keyif gecelerinin unutulmaz şarabı için üzümüne,
geldiler
kömür gözlerine benzer madenine,
geldiler
en güzel bakir duygularına,
geldiler
özgürlüğüne.

Yılmadın, korkmadın, bıkmadın.
Islak saçları arkaya bağlı
kıvrak bir İspanyol dilberi gibi
başdöndüren dansın,
karşı koydu
azgın dalgaların azgın konuklarına.
Raks sesleri
en güzel melodiler eşliğinde
yüreğinin en müstesna meydanlarında yükseldi,
yükseliyor hala.

Seviyorum seni,
yanık çam ormanlarının
hasret kaldığı bülbül sesi gibi,
bir bahçede yeşermiş roka,
bir köy evinde fırın kokusu gibi,
yıkık kerpiç duvarlardan
özgürlüğüne süzülen
o gençliğimin çiçeği yasemin beyazlığı gibi,
seni seviyorum.

Seviyorum seni,
Mesarya'da
başak saçların arasında
sımsıcak temmuz akşamlarında,
bedeninden korkusuzca akan tere inat
özgürlüğe esen
bir deli rüzgar gibi.

Seviyorum seni,
harup ağaçları dalında siyah bir meyve,
Akdeniz maviliğinde salınan bir sevgili,
tarihe meydan okuyan heybetli bir zeytin duruşu,
yaz akşamlarında
sevgiye ve suya hasret bir kına çiçeği gibi.

Seviyorum seni,
hain karanlığı bir gecede
demir parmaklıklar arkasında,
soğuk soluğu ile yapayalnız bir insanın
özgürlük özlemi gibi.

Seviyorum seni,
kara bulutlar arasından
güneş huzmeleri gibi süzülüp
ismini bağrına kazıdığın,
belki sendikacı, belki avukat, belki yazarların
çoluk çocuk, genç, ihtiyarların
yere düşerken,
beyaz ve kırmızı karanfil kokuları arasında
dudaklarından çıkan
bir çığlık gibi.

Seviyorum seni,
tarih boyunca
yaşamsal güzelliğine,
körpe bedenine göz diken,
sana düşman
davetsiz konuklara
ölümüne bir isyan,
anadan doğma bir öfke gibi.

Şairin dediği gibi;
"Sevdam sende benim yüreğim sende
Bir tarih geçmişim yarınım sende
Ben seni yabana veremem asla
Soyunur kavgaya girerim ülkem
Toprakları dost kokan sevgili ülkem ".

Sen sevgilim korkma
ezilsen de baskılar altında,
oluk gibi kan aksa da üzerinden
yazın kavurucu sıcağı,
senden kopan evlatların
uzakta dinmez feryadı,
durmaz gözyaşı,
sonsuz hasreti olsa da
yalnız değilsin.

Gün gelecek
kıyılarında hoyrat rüzgarların
kırdığı dallar yeşerecek,
sarı saçlarını sevgi rüzgarları okşarken
sevgililer kavuşacak birbirlerine,
seni terkeden nice suskun hüzünlü
dönecek sıcak kucağına,
özgürlük türküleri söylenecek
yükselen bulutlarında.

Seviyorum seni,
titrek dudaklarını
doyumsuzca öpmek istediğim,
bedenindeki özgürlüğü
sınırsızca yaşamayı düşlediğim,
gizemli bakışıyla korkusuzca salınan
yasemin kokulu sevgilim gibi.

Sen sevgilimsin,
sen
uğruna ölümlere gittiğim
yegane kadınım,
sen MEMLEKETİMSİN....

Dr. Arif Ali Albayrak |





Alt 02-12-2007, 17:20 #29

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


Yollarda

Gönlümde daima yeni bir yol hazırlığı,
Her lâhza başka beldelerin iştiyâkı var;
Yıldızların, ayın bile hasretle baktığı
Çöller, denizler engin ufuklar ve yaylalar...

Bir sevginin hayalini takip eder gibi,
Çok kerre bir melâl ile baktım ufuklara;
Bazan coşup da, bağrı yanık derbeder gibi
Çılgınca bir karar ile aktım ufuklara.

Aştım dumanlı dağları engin denizleri,
Cennet misali yurdumu gezdim adım adım;
Aşık çoban çocuklarının saz benizleri
Mahzun yavuklular... Sizi gördüm ve ağladım.

Yollarda anladım neye inler kaval sesi,
Rüzgâr niçin susar, neden ıssız bu yaylalar?
Hepsinde bir garipliğin üzgün düşüncesi,
Hepsinde ayrılıkları söyler terâne var.

Sordum dumanlı Akdeniz'in dalgın ufkuna
- Kalyonlu, dev kadırgalı sergerdeler hani?
Daldın, güzel deniz, yeni rüyalı uykuna,
Turgut Reis'le, Barbaros'un nerdeler hani?

Her yerde ırkımın izi, her yerde geçmişim,
Her yerde ceddimin bana bir ders olan sesi;
Toprakta, dalgalarda ve mermerde geçmişim,
Her yerde Türklüğün o büyük ruhu, gölgesi.

Durmaz eser başımda Uzunyayla rüzgârı,
Her an tüter gözümde o hasretli Erzurum,
Kars'ın melâli, Erciyes'in bitmeyen karı.
Billûr o çeşmeler ki su içtim yudum yudum.

Dört mevsimin de zevkini yollarda tatmalı,
Koplar'da kar, İçel'de bunaltan sıcak nedir?
Çöllerde bir yudum su, yeşil bir ağaç dalı,
Bozkırlar ortasında tüten bir ocak nedir?

Tarsus'ta bir şubat sonu gül, fulya koklamak,
Coşkun çağıltılarla akan bir köpüklü su...
Bir çardağın serinliği altında bir hamak,
İzmir'de sonbahar günü, bir öğle uykusu.

Abdest alıp çınarlı şadırvanda bir sabah;
Kılmak Yeşil'de vecd ile Bayram namazını;
İslama anlatırken ezan nerdedir felah,
Duymak içimde Tanrı'ya bağlanmak hazzını.

Ruhum zamana sığmadı, eb'ada sığmadı,
Her lâhza başka bir yer için coştu hasretim
Hâlâ içimde yolculuğun sevdiğim tadı.
Hâlâ uzak diyarlara çılgınca hasretim.


Munis Faik Ozansoy





Alt 02-12-2007, 17:25 #30

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


Ha Ben Ha Sen

Omuzlarımda delicesine bir yük
Yüküm hep kendimden büyük
Okyanus ortasında küçük bir kayık
Ha battı ha batacak...

Kalbimde imkansız bir sevgi
Dipsiz bir kuyu kapkara rengi
İp yetse yukarı çeksemde suyu
Ha koptu ha kopacak...

Aklımda bir çift güzel göz
Hiç yetmedi anlatmaya söz
Görsemde onu hergün
Ha gitti ha gidecek...

Aslında ihtiyar bir adam
İçimdeki çocuğun gözlerinden bakan
Kısacık bir ömür ona kalan
Ha bitti ha bitecek...

hakan koç





Alt 02-12-2007, 17:58 #31

(__coffe__)

Aktif Üye


*esoly*, saol ablam

Aç perdelerini gökyüzüme
Efsunlu saatlerde sıcaklığı vardı ellerinin,
Ben seni seçtim sevgilim,
Matemi olmayan bir bedenden,
Aşkına aşkımı katarak geçtim,
Gördüm ellerinde hüzün,
Bir tutam sevda ile gülen yüzün vardı,
Çocukluğun vardı,çocukluğum gibi,
O masumluğun bana hep yüreğini anlatırdı,
Ve ben özledim seni durmadan sevgilim,
Yokluğuna yağan her yağmurda kendimi,
Aşkına karışan sensizlik bildim,

Durduğum yerde ıslanıyor şimdi gözlerim,
Ben seni seçtim sevgilim,ki sen,
Hasret çeken gecelerimde yüreğime bir büyüsün,
Aç perdelerini aşk'ın,kaldır gökyüzünü,
Seni sevdiğimi koskoca bir şehir görsün,
Ve duy ama inanma,
Ne dostunu dost,ne düşmanını düşman bilir bu dünya,
Aşkla başlar hayat,aşkla biter her düşen gibi sevdaya,
Ben seni sevdim sevgilim,seni seçtim,
Ve yazacak aşkı olmayan bir şair gibi değil,
Yüreğim bilerek başladım şiirlerce seni anlatmaya,
Suskunluğu tanımazsın sen benim bildiğim,bu yüzden,
Sen kalacaksın hayatım boyunca değer verdiğim.....


birkan arslan





Alt 02-12-2007, 17:59 #32

(__coffe__)

Aktif Üye


Acemi Aşık


ikimiz de acemi birer aşıktık o zamanlar
sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
bense kendimi usta zannediyordum bu işlerde
yağmur gibi akıp giden yıllardan geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana dek
ama farkındaydım yinede
ne zaman seninle olsam
tanıdık bir kus cıvıltısıyla uyanıyordum her sabah
şimdi ise kırılgan mektuplar yazıyorum
hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
namımın olsun
ben sende ülkemi sevdim hüzün dolu yağmurlarla tasan boynu bükük nehirleri
ben sende yolları sevdim dallarına hiç bir kusun kopmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla kaplı yolları
ikimizde acemi birer asıktık o zamanlar
ve çoğu zaman ne yapacağımızı bile bilmeden serseri dolaşırdık sokaklarda!!!...


serkan salkım





Alt 03-12-2007, 12:52 #33

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


(__coffe__), saol


Aşk Deprem Gibidir

Ne zaman kimi vuracagini asla bilemezsiniz.

Gece yarisi aniden, dipten yukselen coskulu bir dalga gibi kabarir içinizde.

Toprak ayaginizin altindan kayiyor gibi olur ve en hazirliksiz oldugunuz anda bütün siddetiyle vurur.

Sarsilir, neye ugradiginizi sasirirsiniz.

Heyecan,korku, kararsizlik, cesaret, aci, ofke,huzun,merhamet, siddet kaplar bir anda dunyanizi. Es dost yardima kossa da kolay toparlanamazsin.

Bittiginde agir bir enkaz birakir geride.

Daha kotusu, "tamamen bitti" sandiginiz sarsinti, hafif bir siddette artci soklar halinde yillarca surebilir.

Kalbinizdeki kirik hat ara sira yoklar yeniden...

Can Dündar





Alt 03-12-2007, 13:10 #34

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


GÖZYAŞLARI DA ÇİÇEK AÇAR

Ellerimi dokunduğum her yerde
Çığlık çığlığa kıvranıyor hayat
Ve ölen arkadaşların giysilerini
Bir kere daha dürüp koyuyor analar
Çamaşır sandıklarına
Gözyaşları da çiçek açar

Bugün yurtyeri olsa da acılara
Kayaların en sarp yerlerindeki
Kırlangıç yuvalarını andıran alnın
Bir gün terli bir gelecek uçuracak
Sabahlardan akşamlara kadar
Gözyaşları da çiçek açar

Ansızın oyuna başlayan çocukların
Sesleri kadar canlı ve huylu
Sevinçleri kadar taze ve acemi
Bir duruş kuşatır seni o zaman
Gözyaşları da çiçek açar

Başını dayadığın ağaç dalı
Bak hafifçe eğildi toprağa doğru
Uyuyan bir çocuğun soluk alışını
Dinler gibi kendini vererek
Yaklaş yüzünü örse de acılar
Boynundan ter boşalan herkese
Gözyaşları da çiçek açar

Yaklaş, yüzünü örse de acılar
Ve nasıl yakalarsa toprağı kök
Suları renk, dalları kiraz
Sen de öyle yakala hayatı
Yürü kol kola canıma değsin
Gözyaşları da çiçek açar



Abdülkadir BULUT





Alt 03-12-2007, 13:12 #35

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


OYUNCAKÇI AMCA

Oyuncakçı amca,
Ne çok oyuncakların var;
Top, tank, tüfek, tabanca...
Gövdem titriyor,
Onlara bakınca!

N'olursun oyuncakçı amca,
Bundan böyle bizlere,
Oyuncak tüfekler yerine,
Ak yelkenli bir gemi,
Bir de süslü bebekler getir,
Unutma emi?

Sonra oyuncakçı amca,
Senden aldığım tüfekleri,
Bozarak onlardan kuş yaptım,
Bana kızmazsın değil mi?
Abdülkadir BULUT




SEN TEK BAŞINA DEĞİLSİN
Sen tek başına değilsin
Yağmurda koşan taylar gibi
Ve toprağı iyice kavrayan
Kökler kadar akranın var
Omuzlarında hayat ve şiir
Alınterinden bir yürüyüş

Sis örtse de alnını bazan
Dalına göre konsa da kuşlar
Kalem seni arkalıyor boyna
Gülü saklayan yaprak
Ve kızartan toz

Çok alışkın acılı yanın
Güneşte bozaran yavşanların
Islaklığına

Ellesen yorgun bir buzağıyı
Sırdaşın olur senin yiğidim
Mapusane günlerinde görüşmecin
Çünkü adaşların da uğurlandı
Sen tek başına değilsin
Omuzlarında hayat ve şiir
Alınterinden bir yürüyüş

Sen tek başına değilsin


Abdülkadir BULUT





Alt 03-12-2007, 13:12 #36

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


ÜLKEMİN ŞİİR ATLASI
(...)

III
Ben aradığım her şeyi yana yakıla aradım
Kaygılar taşıdım mutlaka bulmalıyım diye
Ama kaldırdığım her taşın altından
Çıka çıka bir yığın böcek çıktı
Kimisi deliklerine kaçtı, kimisi üstüme ağdı

Yol günlüklerine geçti attığım adımlar
Çocukken boynunu kopardığım kuş yavruları
Düşlerimde yolumu kesip bir bir gözlerimi oydular
Ve eğdiğim fidanlar büyüyüp gelişince
Gövdeleri tabutuma birer tahta oldu

Sulara bıraktığım hüsnüyusufların
Yan yatıp suyun üstünde durması gerekirken
Hepsi de dibine çöküp gitti bir bir
Demek ki her şeyin bir derinliği var
Demek ki her şey biraz da derinliktir

Daima ayrılıklar üretti benim yürüyüşlerim
O yüzden adı ayrılık olan bir çiçektir
Şimdi benim avuçlarımdaki çizgiler
Oysa eskiden alçalan bir kara kırlangıcın
Kuyruğunun duruşuydu.
(...)

XLVI

Bilirim incelik ister marifet ister
Arkadaş seçmek de yar seçmek kadar
Çünkü göreceğin küçük bir ihanet bile
Adama evlat acısı gibi koyar

Düşün ki içini döktüğün, sırlarını verdiğin
Seninle birlikte aynı ufka alın dayamış
Birlikte saklanmış, birlikte yatmış birisi
Bakmışsın ki günün birinde ayrılıp gitmiş

Aslında bir su damlası kadar hafiftir insan
Bir söz kadar uçucu, bir reyhan kadar yabani
Ve kırlangıçların gözleri kadar ürkek
Eğer cesaretle doldurmamışsa kalbini

Bilirim oldum olası incelik ister
Arkadaş seçmek de yar seçmek kadar
Çünkü gün gelip çıkarıp öfkeni vereceksin
Ve yurduna dair taşıdığın güzel şeyleri


XLVII
Yürüdüğüm yolları deftere yazmayı
Günlük tutmayı bağırıp çağırmayı
Ve hayatım üstüne haberler çıkarmayı
Bir marifet sayıp kendimi ele verdim

Bir damla suyun bile ağırlığını düşünmedim
Ama taşı toprakla toprağı çamurla kıyaslayıp
Taşıdığım düşüncelerin sözlere dökülüşüne
Bir anlam veremeden çekip gitmedim



Abdülkadir BULUT





Alt 03-12-2007, 13:13 #37

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


KİRLİ YÜZLÜ MELEKLER


sayende sayebân olduk istanbul şehri
sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi
saplanıp hançer misâli bir hilâl
sokaklar serseri biz serseri
yüksekkaldırım da
bir cezayir şarkısını dile getirdi plâklar
cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
sinemalar neredeyse boşalacaklar

vay anam vay
sen ne dersin istanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin parasızlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulamadık gitti bu denlü kepaze hayattan
hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
geceler serseri biz serseri
karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
kırılmış kavala dönmüşüz

sen söyle serseriler kralı istanbul
sen söyle iki gözüm
hangi merhem çâredir şu bizim yaramıza
yel üfürdü su götürdü gençliğimizi
elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık
meydanlar serseri biz serseri
sağımız sefalet solumuz ölüm
işte geldik gidiyoruz
kahrolasın
kahrolasın istanbul şehri








Attila İLHAN






DUVAR


- bu şiir ikinci dünya savaşı içinde
kahredilen bütün dünya duvarları
için yazılmıştır.-

ben bir duvarım hiç güneş görmedim
sen hiç güneş görmemiş bir başka duvar
yüzümüz benek benek tahta kurusundan
ve sinemiz baştan başa ak üstünde karalar
- kelepçeden kahroldu kahroldu bileklerim
- sıyrılıp çıktım artık ölüm korkusundan
- dilim dilim sırtımdaki yaralar
ben demirbaşım sığır siniriyle dayak yedim
biz de duvarız dinliyen duyan düşünen duvarlar
bizim kucağımız terkedilmiş bir yatak gibi kirli soğuk
ve bizim kucağımızda kasırgalı insanlar


yüzündeki deniz parlaklığıyla durur hatıramızda
o çocuk yumruklu dev o dev yumruklu çocuk
o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda
bir cumartesi akşamı girdi kapımızdan
gözlerinde kıpkızıl diken diken öfkesi
adeta birden bire aydınlandı zindan
onu böyle görünce nasıl da korkmuştuk
sapından fırlamış bir balta gibi çehresi
ve omuzlarında delikanlı gölgesi


o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda
o sırt üstü yatağında yatardı
sımsıcak gözleri şimdi bile aklımdadır
bir sana bakardı bir bana bakardı
dışarda tabiat mevsimin en çıngıraklı ayındadır
toprak ana bütün zincirlerinden çözülmüş
sabahlar akşam üstleri manolya gibi parlak
tarlaların yüzü gülmüş
işte her akşam geçtiği denize çıkan sokak
ah işte annesi annesi sevgilisi


işte biz dinliyen duyan düşünen duvarlar
işte o çocuk yumruklu dev o dev yumruklu çocuk


dışarda tabiat mevsimin en çıngıraklı ayındadır
bizim kucağımız terkedilmiş bir yatak gibi kirli soğuk
o bir kaç defa kartal gibi gitti kartal gibi döndü
çığlıklarını değil kırbaç sesini duyduk
biz duvarız neyleyim gözlerimiz ağlamayı bilmez
onu bir gece sabaha karşı büsbütün götürdüler
kendi gitti ismi kaldı yadigâr bağrımızda
o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda


ya biz idam duvarıyız karşımızda çok insan öldürdüler
onlar hep döküldü biz hep ayakta kaldık
temelimiz kanla beslendi ama nedense uzamadık
öyle bakmayın bu yaralar şerefli yara değil
getirirler vururlar biz öyle dururuz
yağmurlar gözyaşı bulutlar mendil
elimizden ne geldi de yapmadık
ah öyle bakmayın utanırız kahroluruz


onlar hep döküldü biz hep ayakta kaldık
bir mayıs sabahı toprak rezil gök rezil
yıldızlar küfür gibi yüzümüze tükürür gibi
şafak sancılarıyla iki büklümdü ufuk
ve simsiyah çamur gibi bir manga ortasında
siyaset meydanına geldi dev yumruklu çocuk
bulutlar eğilip alnının terini sildiler
ve mermiler birdenbire ölümü getirdiler


o düştü biz yine ayakta kaldık
halbuki ne kadar yorgunuz
öyle bakmayın bu yaralar şerefli yaralar değil
ah öyle bakmayın utanırız kahroluruz







Attila İLHAN





Alt 03-12-2007, 13:14 #38

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


ELDE VAR HÜZÜN


söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün
ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün

o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam âşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün
hayat zamanda iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün








Attila İLHAN





Alt 03-12-2007, 13:14 #39

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


PİA


ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia'yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim

ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia'nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia'nın
ölsem eksiksiz ölürdüm







Attila İLHAN





Alt 03-12-2007, 13:15 #40

°√.βŁα©κQυέεη.√°

Bizden Biri


KİM O?


kapının ziliyle sıçradım
gecenin saat üçü
açtım baktım
kimseler yok

zili duyduğum kesin
birisi çalmış olmalı
gelen yoksa ben miyim
kırk yıl daha genç
polisten bırakmışlar







Attila İLHAN







ADIM SONBAHAR


nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar







Attila İLHAN





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:28 .