öLüm mEleĞiNiN gözYAŞLARı
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 06-07-2006, 23:16 #61

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk



Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya
Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi
Boynuna sarilip omuzunda aglamayi
Nedensiz sevinçleri
Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi
Özlüyorum
Gücüm yetmiyor unutmaya
Seni aramazsam unuturum sanmistim
Girmez sanmistim hayalin beynime
Geceleri düslerimde
Gündüz baktigim heryerde seni
Özlüyorum..
Renkler gitmenle soldu
Kirmizi kirmiziligini unuttu
Mavi maviliginin farkinda degil
Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus
Özlüyorum
Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek
Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler solmayacak
Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim
Sensiz seninle olmayi basaracagim
Sonun yaklastigini hissettigim gün
Beyaz,bembeyaz mendilimi salla***
Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek
Seninle sonsuzluga kavusacagim.





Alt 06-07-2006, 23:17 #62

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


Dün gece yine yalnızdım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnızdım
Ve kendime bir çiçek aldım
Bir saat geri alınmış saatler
Ben geri almadım
Ve bir saat daha yalnız kalmadım
Bir masaya oturdum
İki çay ısmarladım
Ben içtim
sen soğuttun
sana söyleyeceğim her şeyi yuttum
çok dert etmedim
çünkü yoktun
dün gece yine yalnızdım
rahat ağladım
yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı
ve lambaları hiç karartmadım
dün gece
her gece gibi yalnızdım
sokağa çıktım
ve kendime bir çiçek aldım
sen sandım
Koklamadım





Alt 06-07-2006, 23:26 #63

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


Dünyanın en uzun hüznü yağıyor
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun
Belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimiz
O insan ve tabiat çağını
Dön bana ve dinle
Kuşlar uçuşuyor içimde
Loş bir keman solosu gibi
Kuşların uçuştuğunu içimde
Dön bana ve dinle.
Karanlık denizlerin dibinde
Birtakım incilerin olduğunu
Birtakım incilere ve hatıralara
Neden bağlı olduğumuzu unutma.
Duy beni ve dinle
Denizler boğuşuyor içimde.
Unutma diyorum ama sen anla
Anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara





Alt 06-07-2006, 23:26 #64

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda
işi iş kasabanın
su yüzlü çocuğun işi iş
bir de poyraza döndü mü hava
başlar masmavi damarlar fışkırmaya yanaklarından
faytonların turuncu tekerlekleri
yansır gaz tenekeleriyle çevrili bahçelerde
asılı çamaşırlarından bir tutam çivit kokusu alıp gider
gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda.

saat onikilerde
postanede mektup yazan adamlara bakar bir semt delisi
durmadan bakar
ki o mektuplar nereye giderse gitsin
öylesine uzundur ki kasaba
gelinciklerden bükülmüş bir ibrişim gibi
gidip gelen mektup zarflarıyla tarif edilebilir ancak
içlerinde kar serpintisi
içlerinde bozkır
içlerinde herkesin bir güneyi olan
ve marangozlar upuzun kayıklar yaparlar bunun için
kesersiz, çivisiz, elsiz
sadece ruhlarından
o kayıkları içinde domates doğranan bir akşamüstünde yüzdürürler
canlanır suya değince hemen
bordalarındaki nakışlar
bir derya gülü alıp başını gider.

yeter ki görünsün gelincikler
önce tek tek görünsün sonra topluca
usta bir doğramacı gibi kırmızılar doğrar kasaba
gelincikler indi mi çayırlardan
su bardaklarına, berber dükkanlarına girdi mi
duvarlara sicimle tutturulmuş şişelere
girdi mi bir kere
-aynaları boğacak neredeyse
-taşlıkları basacak sel gibi
o zaman...
tam o zaman
marangozlar mis gibi rakılar içerek kayıklarında
konuştukça binlerce kayık
konuştukça binlerce köpük, binlerce kıyı olurlar
ve nedense bir vapur bizi alıp götürecekmiş gibi bakarız bir-
birimize
unuturuz sonra alıp başını gitmeyi de
yeter ki iki dudak arasına konsun gelincikler
ipince bir ıslığa yerleştirilsin
türküler süzsün tüveyçlerinden
kahveler eski renklerine boyanır yeniden
biralar ciğ ışıkta bile parlak
yıkanır tertemiz oluncaya kadar yaşamak.

gerçekte bir sevinç, bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde
sevgiler umutlar yok değildir
öyleyse neden çabuk küseriz birbirimize
çabuk öfkeleniriz
durup durup böyle hüzünlenmemiz neden
anlamıyoruz da ondan mı yoksa
bir bütün olduğunu mutluluğun
umudun bir bütün olduğunu
seziyor muyuz yalnızca
baktıkça gelincik tarlalarına uzaktan
öyle bir arada güzel
yaşamanın lezzetini
kanımızı tutuşturdukça gün günden
buğusunu saldıkça
bir tütün dumanı gibi yaktıkça genzimizi





Alt 11-07-2006, 00:45 #65

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


Bitmiş olduğu için ağlama,
Olduğu için gül.

Ne kadar detaylı planlarsan,
Kader sana daha sert vurur.

Olan bir sebepten dolayı olur.

Çaba gösterme; çünkü en iyi şeyler,
En az beklediğin zaman gerçekleşir.

En büyük olaylar,
En tantanalı olanlar değil,
En sessiz saatlerdir.

Öğrenilen en zor ders;
Hayatta hangi köprüyü kullanıp hangisini yıkacağındır.

Herkes nasıl göründüğünü biliyor,
Yine de kim olduğunu sadece bazıları biliyor.

Hiç sahip olmadığı bir şeyi arzu edenler,
Şimdiye kadar yapmamış olduğu bir şeyi iyi şekilde yapmak zorunda olacaktır.

Belki de Tanrı hayat yolunda senin çok değişik insanlarla tanışmanı ister ki, doğru olanları bulduğun zaman takdir edip minnet duyabilesin.

Bir şeye isim ver,
Ve o olacaktır.





Alt 11-07-2006, 00:50 #66

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


iş yerinde patronun evde baban
Bindiğin dolmuşta şoför olsaydım...
En sevdiğin arkadaş, önünde küllük
Hayatının içinde hayat olsaydım...

Dokunarak yazdığın klavyen
Haber aldığın spiker ben olsaydım...
Merakla karıştırdığın bir dergi
İlgiyle takip ettiğin bir yazar olsaydım...

Bir makalede altını çizdiğin cümle
Heyecanla okuduğun bir kitap olsaydım...
Güzel bir sohbet derin bir muhabbet
Kolunda gezen yarin olsaydım...

Sıkıldığında baktığın şehrin olsaydım
Üşüdüğünde el açtığın soba olaydım...
Bir masa, iki sandalye, ikide kahve
Gözlerine bakan bir çift göz olaydım ...





Alt 11-07-2006, 00:52 #67

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


Bir yol var uzağında SEN
Bir an var içinde SEN
Bir ben var hayatı hep SEN
Ben senden bir vazgeçebilsem

Bütün yollar sana çıkıyor
Geçmişim yolundan; geleceğim dediğinde
Nekadar vardın yanımda
Bedenimi sarın beyaz bir beze
Gözümü sevdanla beze
Sorma neler yaptığımı neden geç kaldığımı
yolundaydım gelmek üzereydim
kapısındaydım duvarının
Yıkamadım geçemedim,gücüm yetmedi
SAVUNAMADIM
Beni vurdular beni öldürdüler
Ayırdılar bedenimden yüreğimi
Çıkardılar içimden seni
VAZGEÇMEDİM
Duvarında ağladım gözlerimi kızgın demirlerle çıkardılar
Duvarında bağırdım dilimi kör bıçaklarla kestiler
Duvarında düşledim beynimi kirli sularla yıkadılar
Duvarında öldüm cesedimi kor alevlerle yaktılar
VAZGEÇMEDİM





Alt 12-07-2006, 18:27 #68

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


Gönlümde Aksamları Karsılıyorum
BugüN
Sevdiğim Gözyasına Yeminliyim
SeN ağlıyorsun ya
Sahte sevgilere intizarsın ya...
Kalamam sende bırak gideyim
Sen mutlu ol....
Bekleyenim bir kara haberse
Durma önümde bırak
Kursunlara geleyim...
Bu sevda ne senin ne benim eserim..





Alt 13-07-2006, 22:55 #69

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


Ne umutlar ektim gönül bahçeme
GÜL sanmıştım DİKENİ bana kaldı!
Göz yaşlarım savruldukça içime
KÜL sanmıştım YAKANI bana kaldı!
* * *
Her bakışım maziden gün aradı
Gözlerimi al kanlara buladı
Yüreğime acımadan vuranı
EL sanmıştım YAKANI bana kaldı!
* * *
Dostum dedim dost bağında eğlendim
Düşmanlığı ben dostumdan öğrendim
Selam versem hep kendimden iğrendim
KUL sanmıştım YIKANI bana kaldı!
* * *
Hayaldi umutlar hayaldi bahçe
Aklım bende kalmış gönlüm se düşte
Bastığım yerleri bilseydim keşke
YOL sanmıştım ÇÖKENİ bana kaldı!
ÇÖKENİ bana kaldı..!





Alt 14-07-2006, 22:31 #70

e_c_e_m_ss

Forum Heveslisi


seni sevmek,
ayaklarımın yerden kesilip göğü avuçlamaktı.
Sevgi, Ayrılığa bırakacakmış yerini deseler inanmazdım.
ve varlığında düşünmedim bir gün yok olacağını.
en mutlu en nadide günlerimiz olacaktı.
Seninle.
Sen yoksun yanımda sevgilim yoksun.
Ümidim hala var bir gün döneceksin diyerekten.
Kendimi Avutuyorum belkide
Her gece dualarıma sığdıramadığım sevdiğim dön artık ayrılık ölümden beter.





Alt 15-07-2006, 10:18 #71

sonu_yok_bu_aşkın

Deneyimli

Bundan çok uzun yıllar önce dünyada yaratılmadan , insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilmez halde dolanıyorlarmış. Bir gün toplanmışlar ve her zamankinden daha sıkkın bir şekilde otururlarken, ''SAFLIK'' ortaya bir fikir atmış NEDEN SAKLAMBAÇ OYNAMIYORUZ? orda bulunan herkeste bu fikre sıcak bakmış ÇILGINLIK çılgın olduğun için bağırarak ortaya atılmış - Ben ebe olmak istiyorum. ben ebe olmak istiyorum... oradakilerin hiç biri çılgınlık kadar atak olmadığı için oldukları yerde kalakalmışlar.

ÇILGINLIK bir ağaca yaslanmış ve başlamış saymaya - bir iki üç... ÇILGINLIK saymaya başladıktan sonra iyi huylar ve kötü huylar saklanacak yerler aramaya başlamışlar. ŞEFKAT ayın boynuzunu asılmış. İHANET çöp yığınlarının içine girmiş SEVGİ bulutların arasına kıvrılmış YALAN bir taşın altına saklanacağını söylemiş ancak yine herkesi kandırıp gölün dibine saklanmış. TUTKU dünyanın merkezine girmiş PARA HIRSI bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış ve ÇILGINLIK sayamaya devam etmiş -yetmiş dokuz seksen seksenbir...

AŞK ın dışında bütün iyi huylar ve kötü huylar saklanmışlar AŞK kararsız olduğun için bir türlü saklanacağını bilemiyormuş ÇILGINLIK doksan yediye gelmiş -doksan sekiz doksan dokuz ve yüz' e vardığında aşk sıçrayıp etraftaki güllerin arasına girmiş ve oraya saklanmış ÇILGINLIK bağırmış sağım solum sobe saklanmayan ebe demiş... arkasına döndüğünde ilk önce TEMBELİĞİ görmüş. TEMBELİK ayaktaymıs çünkü saklanacak enerjisi yokmuş ÇILGINLIK sonra ŞEFKATİ ayın boynuzunda görmüş ve İHANETİ çöplerin arasında,SEVGİYİ bulutların arasında, YALANI gölün dibinde ve TUTKUYU dünyanın merkezinde bulmuş sadece biri hariç herkes yavaş yavaş geriye dönmeye başlamış.

ÇILGINLIK umutsuzluğa kapılmış HASET son saklanan bulunamadığı için haset duyarak, ÇILGINLIĞIN kulağına fısıldamış. -AŞK ı bulamıyorsun ama o güllerin arasında saklanıyor.... ÇILGINLIK çatal şeklinde tahta bir sopa almış ve güllerin arasına sopayı çılgınca saplamış, saplamış,saplamış... ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar... haykırıştan sonra AŞK elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış ve parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş ÇILGINLIK , AŞKI bulmak için heyecandan aşkın gözlerini kör etmiş. -ne yaptım ben seni kör ettim. Ne yapa bilirim... AŞK cevap vermiş -gözlerimi geri veremezsin ama istersen bana kılavuzluk yapabilirsin... Ve o günden beri AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR VE HER ZAMAN ÇILGINLIK YANINDADIR!!





Alt 16-07-2006, 09:55 #72

e_c_e_m_ss

Forum Heveslisi


Ne zaman sevdim seni,bana dünyanın bütün pisliklerini unutturan gözlerine ne zaman
vuruldum,hatırlamıyorum. Sanki bu dünyadan değildin de,bir sonsuzluktan kopup
gelmiştin. Acıların vardı,yüreğine gömmüştün.Bana hep güler yüzünü sunmuştun.
Bense hızına erişemediğim ihanetlerin, kayboluşların, yanlızlığın ortasında
sarılabileceğim, bana küçücük bir umut verebilecek birini bekliyordum. Bu bekleyiş
yoruyordu ve bazen "İşte bu"deyip yanlış kucaklarda ,yanlış rüyaların artisti
oluyordum.

Seni ilk gördüğüm gün aklımdan hiç çıkmadı;ama sanki ilk buluşmamız değildi o. Aynı
süzgeçten geçmiş,aynı sevdalara düşmüş,aynı karanlıkta yolumuzu kaybetmiştik.Bizi
birbirimize çeken de bu olmuştu.Eski bir sevdaya kaldığımız yerden başlamış
gibiydik.
Sahi hangi baharın ürünüydün sen? Hangi topraklarda tohumdun? Hangi güneş büyüttü
seni?Hangi suları içtin kana kana? Ne çok soru geliyor aklıma sana dair... Ne çok
yanıtsız soru... Yanıtlanmasınıda beklemiyorum.Bu sorular sana hayranlığımı daha da
arttırıyor benim...

Ben sana maviyi anlattım.Aşkın mavisini,yüreğin mavisini,umutların mavisini...Sense
kırmızıdan konuştun.Ateşin kırmızısını,tutkunun kırmızısını.... İşte o zaman anladım
ki ben mavileri sunarken sana,sen kırmızılarla gelecektin bana.Ve dünyada başka
hiçbir renk birbirine bu kadar uyumlu olmayacaktı.
Ne çok susamıştık konuşmaya...Özlediğimiz hayatı,birbirimizsiz zamanları anlatıp
durduk. Konuştukça tek tek yıktık bizi birbirimizden uzak tutan duvarları. Benim
için "o" sendin,senin için ben... Bunu bilmek nasıl da rahatlatıyordu bizi...
Seni var bilmek,seni yaşamak,seni yüreğimin yarısı saymak içimde tarifi olmayan bir
yaşam sevinci yaratıyor.Hayatın bütün olumsuzluklarına karşı inanılmaz bir direnme
gücü veriyor.

Artık ertelediğimiz hiçbir şey yok.Tenlerimize dokunmamız bile içimde bulunduğumuz
ortamı yangın yerine çevirebiliyor. Hayata,birbirimize aşk sunmak için gelmişiz biz
belli ki.

Doğuşumuzdaki amaç buymuş belki de...Madem ezeli bir aşk bu,madem öncesi yok,sonrası
da olmasın,bir sonsuzluğu taşısın bizi...

SENİN GELDİĞİN YERE...





Alt 16-07-2006, 18:00 #73

esmerimm

Forumun Tiryakisi


Bir Gün Uyanacaksın Serin Sabaha

Bir gün uyanacaksın serin sabaha
İşe gitmek gelmeyecek içinden
Yalın ayak vuracaksın kendini sokaklara
Ruhun çıplak
Yüreğin çıplak
Düşüneceksin zamanı
Zaman geçiyor
Sen özlediklerinin içinde kaybolmuş
Kaybediyorsun
Kaybolan özlemlerinde kaybediyorsun kendini
Derin bir ah düşecek çıplak yüreğinden
Bir ah düşecek çıplak ayak izlerine
Sokak taşlarının arasına dolacak isyanın

Bir gün uyanacaksın serin sabaha
Her şeyi ardında bırakacaksın
Atacaksın kendini bir sahil kenarına
Dalgaların sesine vereceksin kendini
Yalnızlığında bir sevinç kaplayacak ruhunu
Yalnız olmadığını anlayacaksın
Sana dokunan dalga sesinde sen olacaksın
Bakışlarına dolan mavide sen olacaksın
Ardında kalanların kalabalıklığında kalacak yalnızlığın
Dalgalar aşkı fısıldayacak
Uzun süredir ilk kez yüreğin duyacak bu kadar derinden
İlk kez ruhuna ulaşacak aşkın sesi
Anlayacaksın özlemişsin yaşamayı
Özlemişsin yaşamayı yarını düşünmeden
Özlemişsin aşkı
Bir yaşayamadıklarını düşüneceksin
Yaşadığını sandığın şeyleri düşüneceksin
Bir de yaşamak istediklerini
Özlemlerini düşüneceksin
Dalgaların sesi bastıramayacak isyanını
Bir derin ah dökülecek çıplak ruhundan
Bir ah dökülecek çıplak ayaklarına
Denize karışacak isyanın

Bir gün uyanacaksın serin sabaha
Geceden kalan bir rüyanın kırıntılarıyla
Teninde emanet ürpertilerle
Atacaksın kendini bir ormanın içine
Ormanın sesleri dolacak ruhuna
Sevişmeleri anacaksın
Uzak bir ülkenin yitik şehrini anar gibi
Yeşil bir yaprağa dokunacak parmakların
Bir çiğ damlası düşecek
Kolundan akacak parmaklarına
Dudaklarına gidecek ellerin
Bir ıslaklık kalacak dudaklarında
Aklına yitik geceler gelecek
Dudaklarının prangaladığı öpüşlerin ıslaklığını anacaksın
Ruhuna değmeyen dokunuşlara düşecek aklın
Sevişmeyi ne kadar özlediğini anlayacaksın
Bir ah düşecek kurumuş dudaklarından
Bir ah düşecek çıplak ayaklarına
Ormanın yüreğine karışacak isyanın

Bir gün uyanacaksın serin sabaha
Yatağındaki soğukluğa gidecek aklın
Ayaklarına vuran ağırlığı tutacaksın
Özgürlüğünü anacaksın
Çok eskilerde kalan bir çocukluk anısı gibi
Özgürlüğünü özlediğini anlayacaksın
Gözlerindeki ışıltıyı özlediğini anlayacaksın
Çocuksu kahkahanı özlediğini anlayacaksın
Yakmayı özlediğini anlayacaksın
Yanmayı özlediğini anlayacaksın
Baktığın her nesnede
Kendini görmeyi özlediğini anlayacaksın
Doğrulacaksın yavaşça
Bakacaksın odandaki eşyalara
Yabancı gelecek her şey
Anlamsız gelecek bütün çabalar
Bir ah dökülecek beyaz çarşafına
Özlemlerin büyütmüş isyanını
Bir karanfil açacak ahlarının düştüğü yerde
İsyanlar çiçek açtırırmış, anlayacaksın
Veya erteleyeceksin kendini yaşamayı yeniden
Dün ertelediğin gibi
Ve daha önceki gün ertelediğin gibi
Ya da koparacaksın kendi isyanından yeşeren karanfili
Takacaksın göğsüne kırılan prangaların müjdesi gibi
Yaşayacaksın aşkı
Yaşayacaksın özgürlüğü
Yaşayacaksın yeniden kendini
Anlayacaksın bilmediklerin bildiklerinin içinde gizli
Ve anlayacaksın cesaretin korkularının içinde
Ve anlayacaksın, özgürlüğün sadece senin elinde





Alt 16-07-2006, 21:45 #74

şєђzค๔є

O|UrUNa b¡rAk


Yüreğinize sağlık arkadaşlar çok güzel hepside...





Alt 16-07-2006, 21:58 #75

sonu_yok_bu_aşkın

Deneyimli

Hiç beklentisiz sevdiniz mi?
>>>>>>Yani "Bugün telefon etmedi" demeden, "Şu an nerede acaba?"
>>>>>>diye kendi kendinizi yemeden, "Yaş günümü hatırlayacak mı
>>>>>>acaba?" diye bir beklenti içine girmeden...
>>>>>>
>>>>>>Sevdiniz mi hiç?
>>>>>>Onun, size ait bir mal olmadığını kabul edip ,
>>>>>>onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi?
>>>>>>Yanındaki erkek arkadaşına aldırmamayı öğrenip
>>>>>>ama aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan,
>>>>>>"Bitecekse biter , bunu ben değiştiremem, beni sevmeyi
>>>>>>bırakmasını değiştiremeyeceğim gibi" diye düşünüp.
>>>>>>Onu yersiz kıskançlıklara boğmaktan ve
>>>>>>kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç?
>>>>>>
>>>>>>Hiç beklemeden çalan bir kapıda,
>>>>>>onu karşınız da görmek ne güzeldir bilir misiniz?
>>>>>>Beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden...
>>>>>>Ve beklemeden gelen bir "seni seviyorum" mesajının
>>>>>>tadına varabildiniz mi hiç?
>>>>>> Siz istediğiniz için değil, o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar?
>>>>>>Ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç?
>>>>>>"Bugün beni hatırlamadı" yerine "Hiç beklemiyordum,
>>>>>>senin geleceğini" diyebilmek ne güzeldir oysa...
>>>>>>
>>>>>>Onu boğmadan, kendinizi boğmadan sevebilmek
>>>>>>ne güzeldir... Sahiplenme duygusundan uzak,
>>>>>>sevmenin, sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç?
>>>>>>
>>>>>>Yapılmamış davranışlar, söylenmemiş sevgi sözcükleri ile
>>>>>>kendi kendinizi aşk çıkmazında kaybedeceğinize,
>>>>>>Hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu?
>>>>>>
>>>>>>Beklentisiz sevin...
>>>>>>Ben, beklentisiz seviyorum...
>>>>>>
>>>>>>"Niye aranmadım" diye düşünüp kendini kendinizi
>>>>>>yiyeceğinize, hiç beklenmedik bir "Seni özledim"
>>>>>>mesajı ile aşkı yakalayın..
>>>>>>
>>>>>>Beklentisiz sevin...
>>>>>>Ben, beklentisiz seviyorum...
>>>>>>
>>>>>>O, sizin sevgiliniz oldu için değil.
>>>>>>Ona tapulu malınız gibi, çantanız, arabanız gibi
>>>>>>davranma hakkınız olduğunu düşünmeden.
>>>>>>Onu sevdiğiniz, onun da sizi sevdiği için sevin...
>>>>>>
>>>>>>Sevgiye karışan "beklenti" denen illeti
>>>>>>hemen silin aşkın ak sayfalarından...
>>>>>>Göreceksiniz ki, o zaman aşk, başka bir güzel...
>>>>>>Göreceksiniz ki, o zaman sevgili, daha bir romantik...
>>>>>>Göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve sevilmenin
>>>>>>damaklarda bıraktığı tat, yıllanmış şarap gibi, beklenti
>>>>>>zehrine karışmadan bir başka döndürüyor insanın başını..
>>>>>> Ben, beklentisiz seviyorum...
>>>>>>
>>>>>>Onun nerede olduğunu merak etmiyorum...
>>>>>>"Beni bugün neden aramadı" diye
>>>>>>geçirmiyorum içimden, aramadığı zamanlarda...
>>>>>>Geleceğe dair hayallerim de yok zaten...
>>>>>>
>>>>>>Ben, sevgiyi yaşıyorum...
>>>>>>
>>>>>>Onun yanımda olduğu anlar o kadar değerli,
>>>>>>o kadar kıymetli ki... Gerçekleşmemiş ve
>>>>>>gerçekleşmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anları...
>>>>>>
>>>>>>Beklentisiz seviyoruz...
>>>>>>Sevdiğimiz için seviyoruz...
>>>>>>
>>>>>>Hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz... Anlık seviyoruz...
>>>>>>
>>>>>> Deneyin... Beklentisiz, sevmeyi deneyin bir gün...
>>>>>>Beklentilerle boğduğunuz aşklarınıza acıyacaksınız...





Alt 16-07-2006, 22:25 #76

*KaLpSiZ*

iYi Düşün, Öyle Sev!


Elelrinize sağlık arkadaşlar tşklr





Alt 16-07-2006, 22:29 #77

yaZyagmuru

Forum Heveslisi

öLüm mEleĞiNiN gözYAŞLARı

Şimdi uzağız, bellimi olur;
Belki demli bir çay kokusuyla gelirim aklına,
Belki ılık bir yağmurla yağarım şehrine,
Belkide deli bir rüzgarla eserim yüreğine........







Alt 17-07-2006, 11:08 #78

sonu_yok_bu_aşkın

Deneyimli

Ayrılık Sevdaya Dahil
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek AŞKIMIZ
Atilla İlhan





Alt 17-07-2006, 13:28 #79

×[ вLácĸRàιn ]×

·. ѕєѕiLуα ·`


Aşkıma

Her anım sen her dakikam
Uçup giden her dumanda
Bitip giden, her akşamda
Akan göz yaşlarımda sen
Olmaz mı gitmesen
Hayır desem beni dinlesen

Gidersen dayanamam
Yokluğuna alışamam
Senden başkasıyla
Bu kalbi paylaşamam
Hadi gel bir ümit Ver
İnan gerisi yalan
Bugün eğer sen yoksan
Ben yarına başlayamam....





Alt 17-07-2006, 22:56 #80

sonu_yok_bu_aşkın

Deneyimli

gece yarısını geçmeye daha beş dakika var..
sıkıntıdan patlamak üzereyim..dışarda hafiften çişeliyen
yağmur....dışarı çıkmak biraz sahil havası almak lazım..bir taraftan
rüzgar esecek bir taraftan sigaranın dumanını çekeceksin içine...sonra
başını kaldırıp gökyüzüne bakıcaksın yıldızlara nasıl dans ettiklerini
göreceksin..için kıpır kpır olacak ve sonra gözlerinden akan yaşlar
çiseleyen yağmura eşlik edecek...bugün
hayatının rotasını yani yönünü çizeceksin,iki yüzlü insanlara
kanmayacaksın...ama nerde...
ne yapacağımı ve beni bundan sonra nelerin beklediğini
bilmiyorum..candan erçetinin bir şarkısı var ya "parçalandım ve
her bi parçamı ayrı yere bıraktım.." işte öyle..
kan gölünde kavruldum hayatı tanımak için...
kavgalara bulandım yokluğu ve şerefsiziği bu dünyadan silmek için..
bulutlara sevdalandım ışığa aydınlığa doymak için...
bir kuş çırpınan kalbimin sıcaklığını veriyor..
şarkılar gelir geçer bir heceden heceye...
yüreğim yankılanır karanlıklar içinde..





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:22 .