İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 19-06-2010, 22:08 #30621

DAMLA22

NevsehirLi



Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben


Sen yokken biraz daha ölüyorum ben
Gönlüm sonbahar, yaprak yaprak dökülüyor
Her mevsim kış, hergünüm gece
Sonu yok yolların, yarını yok saatlerin

Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında
Kokusu yok çiçeklerin, gök kuşağının rengi yok
Ateşi yok sevmelerin, sigaramın dumanı yok
Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin
Ve ben biraz daha ölüyorum gözlerinin ortasında

Alevi yok yangınların, suyu olmadığı gibi yağmurun
Denizin mavisi yok, tıpkı gözlerin gibi
Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin
Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında

Dostu yok gecelerin, geceler çok uzun
Geceler bir ömür, ömür dediğin bir tutam ümit
Ümidi yok yarınların,
Tıpkı senin yokluğun gibi
Ve ben biraz daha sana hasret
Hasret bir ip boğazıma düğümlenmiş
Düğümler her tarafımda, bütün yollar kör düğüm
Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında

Yalnızlığını ben yazarım şiirlerin, ayrılığını ben
Karamsarlıkları hep senden
Hayalinle süslenen bu şehir
Ve ben ölüyorum bu şehirde sensizlik ortasında





Alt 19-06-2010, 22:08 #30622

DAMLA22

NevsehirLi


Ellerini tutuyorum sımsıkı

Seni görüyorum düşlerimde
Yanımdasın;
Ellerini tutuyorum sımsıkı
Gözlerine bakıyorum sıcacık
İçim ısınıyor senin yanında
Sanki kuşlar bizim için şarkı söylüyor
Dansediyorlar etrafımızda
Başımı omuzuna dayıyorum;
Sarhoş olmuş gibiyim
Başım dönüyor
Bulutların üzerinden izliyorum dünyayı
Seninle dünya o kadar güzel görünüyor ki gözüme
İnanamıyorum...
Hiç uyanmak istemiyorum
Bu büyünün bozulmasından korkuyorum belki
Masmavi bir deniz uzanıyor önümüzde
Yanımda sen varsın düşlerimde
Soğuk, boş ve karanlık bir odada uyanıyorum sonra
Bakıyorum ama yoksun
Kalbim kanıyor
Canım çok yanıyor
Hasretin altın saplı hançer olmuş
Saplanmış yüreğime
ölüyorum....
Başım dönüyor aşkım
Gözlerim kararıyor
Zaten sensiz karanlık değil miydi?
Nefes alamıyorum aşkım
Sensiz hiç nefes almadım ki
Hasretin öldürüyor beni
Çok canım yanıyor bir tanem
Kalbimi söküp atmak istiyorum
Bu acı dinsin diye
Onda da sen varsın yapamıyorum
Ruhumda, bedenimde,yürüdüğüm yolda,
Gördüğüm her şeyde
Duyduğum her sözde sen varsın
Düşüyorum birtanem
Artık sensizliğe dayanamıyorum
Avutmuyor hayalin
Sıcaklığın olmayınca
Üşüyorum,ölüyorum...





Alt 19-06-2010, 22:09 #30623

DAMLA22

NevsehirLi


Bazen Sana Bazen De Kendime Kızıyorum

Bazen kalbime kızıyorum
Seni neden sevdi diye
Bazen sana kızıyorum
Beni neden sevmedin diye
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum

Bazen senin sevgini
Bağrıma basarım
Bazen de senin sevgini bastığım bağrıma
Senin sevginden yandığı için
Bağrımı söndürecek bir damla su ararım
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum

Bazen gündüzü beklerim
Gülmek için yaşamak için
Belki de karanlıktan korktuğum için
Bazen de geceyi beklerim
Ona içimi dökmek için
Hıçkıra hıçkıra ağlamak için
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum

Bazen kalbime vururum
Seni neden sevdi diye
Söküp atmak isterim
Bazen de söküp atmaya çalıştığım
Kalbimi senin aşkından sakınırım
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum

Ama her defasında
Senin aşkın kalbime sızar
Laf dinlemez ki kalbim
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum





Alt 19-06-2010, 22:10 #30624

DAMLA22

NevsehirLi


Bitanem


Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga seven, kıyı sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim bitanem.

Bitanem,
Bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini...
Sevilmeyeceklerini...
Koklanmayacaklarını...
Okşanmayacaklarını...
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni böyle beklerim bitanem

Bitanem,
Ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için
Öyle zorludur ki ayrılmaları
Verir meyvesini ağaç
Meyve tohum olur, tohum kök olur
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden
İşte ben de böyle bitanem;

YOK OLMAYI GÖZE ALDIM
TEKRAR SENDE DOĞMAK İÇİN...





Alt 19-06-2010, 22:16 #30625

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

"GÖZLERİNDE SAKLA(RMISIN)…
Yüreğim bir tutsak gibi tutuklu kaldı bakışlarına
Amaçsız bir yolculuk başlarken yine başa dönmüş
Yüreğimin çıkmazında
O çocuksu tavrınla kırılgan ama derinden bakan gözlerin merhaba dedi bana
Sözcüklere gerek yoktu, en derine bakıyordun, en acıyan yanıma
Sen baktıkça yüreğim bakışların altında eziliyor gözlerim senden uzaklaşıyordu
İlk defa bakışlarım kaçacak bir kör nokta arıyordu sen bana baktığında
Ve ilk defa bedenim titriyordu ellerimi tuttuğunda



Taşıyabilir miydin benden arta kalan senin izlerini
Hiç hatırlamayı denedin mi ilk defa bedenim üşürken,
Karşında kaçacak yer arayan bakışlarımdan arda kalan kelimelerimi


Yüreğimden söküp aldığın ismine
En derinlere gömmeye çalıştığım sevgine
Bir de içimi titreten tedirginliğine
Benim gibi sahip çıkar mısın?


Hangi toplam da eksi çıkar sonuç,
İkimizi topluyorum yine ben tek kalıyorum
Hangi mahkemede sanıklığa kendisi olur tanık
Kendimi yargılıyorum yine tek tanık kendim çıkıyorum


Daha kimseye anlatamayıp
Satır aralarında gizlediğim bakışlarını
Gözlerindesakla (dığın) arzuları
Bir kez daha erteleyip GİDİYORUM


Haftanın her hangi bir günü
Günlere isim vermiyorum artık
Zaman kavramı tükenmiş
Gece ve gündüz var sadece
Şehir tamamen gri bir renge bulanmış
Ve ben gidiyorum…
Gözlerinden gözlerimi kaçırarak,
Bedenim titreyerek,
Anlatamadığım, senden sakladığım kelimelerimi cebime koyup gidiyorum.


Şimdi arkamdan el sallayarak beni uğurlar mısın?
Yoksa koşarak yanıma gelip ellerimi mi tutarsın bilmiyorum
Yine kendime yalanlar söyleyip yine kendimi kandırarak gidiyorum.
Ve sen;
Yüreğimden söküp aldığın ismine
En derinlere gömmeye çalıştığım sevgine
Bir çocuk gibi masum kırılgan bakışlarına
Bir de içimi titreten tedirginliğine
Benim için sahip çıkar mısın?
Beni GÖZLERİNDE SAKLAR mısısın…





Alt 19-06-2010, 22:16 #30626

DAMLA22

NevsehirLi


"İMKANSIZ AŞK"


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Sen benim imkânsız aşkımsın
Bana yasaklanmış aşksın
Herkesten gizlemeliyim seni
Kimse bilmemeli ve seni bulmamalı
Nöbet odalarına sakladığımız sevda yükünü
Otoban kenarlarına atarak gittik evlerimize
Ve kapattık kendimizi kör odalara
Gecenin karanlığına
Yok muydu bizi tanımayanların olduğu bir yer
Kaçamadık bu ücra şehirden
Dönemedik arkamızı, geride bırakacaklarımıza
Sen benim olmayacaktın, olamayacaktın
Hep yanımdayken en uzağımda duracaktın
Sen konuşacaktın ben hep susacaktım
Sensizliğe rehin yüreğime,
Yokluğunu hep gece kusacaktım
Sensiz gecelerde, yalnızlığa koşacaktım
Ve bir gün gidecektin, ruhunu temizleyip uzaklaşacaktın benden
Ve ben sana gitme diyemeyecektim
Her şey kurulmuştu bizim için
Ve biz bunları değiştiremeyecektik
Bana hazır gelmiştin
Kelimelerin hazırdı, zırhın ve gideceğin an hepsi hazırdı
Bir tek şeyi hesap edemedin
Ve onda da ben seni çok sevdim
Sevgili, hoşça kal…
Seni severek uğurluyorum
Bir daha nöbet tutmayacak âşıklar
Şahit olmayacak yollar, kaçak aşklara, âşıklara
Bilmeyecek hiç kimse bu şehirde ki en tutkulu aşkı
Yaşayamayacak kimse bu kadar büyük bir sevdayı
Hoşça kal sevgili
Sen sevilerek uğurlanıyorsun
Ben severek dönüyorum sevdaya sırtımı
Senden önce zaten aşk yoktu
Senden sonra da olmasın ne fark eder ki
İki yokluk arasındaki tek varlığımdın
Ve hep orda kalacaksın
Anılarımız ne kadar da cılız
Söyleyemedik doyasıya birbirimize sevdiğimizi
Sarılamadık zamana durdurup ayrılmayacakmış gibi
Hep yarım kaldı cümleler tamamlayamadık kelimeleri
Ne çabuk geçti günler, ne kadar hızlı bitirdik zamanı
Ne zaman geldi bu ayrılık vakti
Oysa ne kadarda çok sevmiştim ben seni
Hiç gitmezsin benden demiştim
Senin için nelerden vazgeçmiştim
Sen beni düşünme sevgili
Ben hallederim içimde her şeyi
Oyalarım bir şekilde kendimi
Kendine iyi bak sevgili
Sen gidiyorsun ben üşüyorum
Sen gidiyorsun nefesim kesiliyor
Sen gidiyorsun boğazım düğümleniyor
Sen gidiyorsun ya ben kanıyorum
Ve sana son kez haykırıyorum
SENİ ÇOK SEVİYORUM
SENİ ÇOK SEVİYORUM
SENİ ÇOK SEVİYORUM





Alt 19-06-2010, 22:19 #30627

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Ayrılamıyorum yanından bak yine buradayım
Geçen geldiğimde çok üzdüm seni biliyorum
Çok sitemde bulundum, belki bana küsmüştür dedim
Ama gördüm ki küsmemişsin buna çok sevindim
En çokta geceleri özlüyorum seni
Çıkıp yanına gitsem diyorum
Etraftakiler yanlış anlar diye bir türlü gelemiyorum
Ve sen diye sarıldığım yorganıma bir de resmine bakarak sabahı bekliyorum
Sana gelmeyi özlüyorum.
Yok, artık ağlamıyorum geceleri senin bunu hissettiğini ve üzüldüğünü biliyorum
Arada bir de sen gel olmaz mı?
Senin gelişlerini daha çok seviyorum
Dün işte bir kademe daha yükseldim
Herkes bana saygı duyuyor
Keşke seni bir gün götürebilsem
Kimseyle tartışmıyorum artık
Yok, parka gitmiyorum kuşları da görmüyorum
Hatırlar mısın her gece bir yıldız gösterirdin
Bu yıldız parladıkça benim sevgim bitmez derdin
Hep farklı yıldızlar gösterdin
Ve gökyüzünü de sevginle keşfettim
Hangi biri sönecekti ki
Bitsin senin sevgin
Sorunda buydu beni senin kadar kimse sevmemişti
Kimse değer vermemişti
Ne senden önce ne daha sonra
Ve sende bil ki bende kimseyi senin kadar sevmedim
Ve de senin kadar özlemedim…
Sen benim en iyi yanımsın
Sanki iyilik meleğimsin
Vazgeçemediğim bağımlılığımsın
Her gece sana mektup yazıyorum
Ve bir kutuda biriktiriyorum hepsini
Sana gelemezsem bir gün dostlarıma söyledim
Sana getirecekler hepsini o zamanda göreceksin bu büyük sevgimi
Evet, papatya getirdim yine
Sen çok seversin diye
Kaç kere çıkmıştık tepelere papatyaları toplamaya
Kelebeklerle konuşmaya
Yok, ağlamıyorum da
Çok özlüyorum ben seni
Evet, yalandı işten ayrıldım
Herkesle tartışır oldum
O parktan da gidemiyorum
Hala seni görüyorum orda o kuşlarda
Geceleri de seni yalnız bıraktığım için hep ağlıyorum
Ama bekçiler bırakmıyor yanına geleyim
Toprağına sarılıp seni öpeyim
Dedim ya senden sonra kimseyi sevemedim
Sustum da kimseyle dertleşemedim
Ben bir seni sevdim bir seni özledim
Mezarlığını kendime mabet ettim
Hava kararıyor ayrılık vakti geliyor
Ama sen üzülme ben sabah yine gelirim
Arada birde sen gel
Ben senin gelişlerini daha çok seviyorum
Gelirsin diye uykuya dalıyorum
Rüyalarım hep seni bekliyor
Geçen gece geldin ya rüyama
Çok mutlu oldum ben
Ve bir kez daha tanık oldum cemaline
Bozamamış güzelliğini ölüm bile
Ve şimdi gidiyorum…
Sana bir kere daha sarılıyım
Bugün hava soğuk ceketimi de şöyle üstüne bırakayım…





Alt 20-06-2010, 00:01 #30628

DAMLA22

NevsehirLi


us yüreğim sus…Sus…Sadece gidelimİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.sadece yürüyelimİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.yapayalnızİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.tek başımıza…Haydi yüreğim sus ve gidelim…


Onca sevgidenİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.onca özlemdenİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.onca acıdan sonra gitme vakti gelmedi mi yüreğim?Haydi yüreğim gidelim bu yerlerdenİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.bu gönüldenİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.bu diyardan…Anlamadılar ki biziİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.anlamak istemediler..Bizi yalnızlığa idam ettilerİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.etmek istediler;girmekİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.gitmek istediğimiz yerlerde…Sus yüreğim sus…Sus…Sadece gözlerin konuşsun gidiyoruzİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.elveda desin…Ağlama yüreğim ağlama..Vakit dolduİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.gitme vakti değil mi yüreğim…


Hazırlan yüreğim;yalnızlığaİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.çıkmazlara gidiyoruz.Hazırlan ey deli gönlüm çıkmazlara itiliyoruz…Nereye gitmekİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.girmek istedimse “hayır”İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.”olmaz” diyorlardı…Artık yüreğimİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.bedenim kaldıramıyordu reddedilmeyi…Çekip gitmeye hazırlanıyorduİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.çaresiz..Birile ri “kal” dese belki tekrar yaşamaya devam edecekİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.yeniden hayat bulacaktı “kal” diyende…Belki…


Gitme vakti gelmedi mi gönlüm?

Her şeyi unutarakİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.maziye gömerekİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.ufuklara yepyeni gemiİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.yelkenler açarak…Gitme vakti gelmedi mi ey deli gönlüm?Daha kaç kere yıkılacaksınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.vurulacaksınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.redd edileceksin…Kaç kere şarkı sözlerilarİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.şiirlerİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.kitaplar okuyarak yalnızlığınıİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.ağlamalarını dindireceksinİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.kaç kere?Gitme vakti gelmedi mi yüreğim?Sus..Sus ve dinle rüzgarın ne demek istediğiniİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.kapa gözlerini..Kendiniİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.yüreğini tanıt insanlaraİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.söyle gitmek istediğini…Uzaklara çaresizce.Yalnızlığa idam edilen yüreğini göster insanlara utanmadanİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.sıkılmadan.Söyle…Söy le gönlüm gitme vakti gelmedi mi?


Hiç bir şeyi düşünmedenİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.kafaya takmadan gidelim yüreğim…Haydiİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.haydi gönlüm gidelim bu yerdenİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.bu insanlardan…Gitme vakti gelmedi mi?
Artık gündüzler de karanlık oluyor..Isıtamıyor güneş bedenimiİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.gönlümüİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.benliğimi…Hay di gönlüm gitme vakti!Güneş bile bizi karanlığaİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.yalnızlığa itiyorİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.haydi gönlüm gidelim bu hayattan…Haydi gönlüm gitme vakti!


Durma gönlümİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.durma buralarda…Yıkılmaİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.yıkma yüreğini çaresizim diye…Haydi gönlüm gidelim.Yollaraİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.yıllara vuralım kendimizi.Gölgemiz bile bulamasın biziİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.kaybolalım.Ne güzel bir sabaha “merhaba” diyelimİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. ne de “gitİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.istemiyorum” lafını duyalım…Duymadanİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.söylenmeden gidelim yüreğim…Sus gönlüm sus…Sus ve dinle bu hayatıİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.insanlarıİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.rüzgarı!Kaynakwh:



Yüreğim gitme vakti gelmedi mi bu yerden?


Zor değil mi böyle çekip gitmek? Yalnızlığı kabullenmeden gitmekİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.ağır gelmeyecek mi sana?Biraz daha ağlamayacak mısınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.vurmayacak mısın kendini yollara.

Anlaşılan gitme vakti geldi yüreğim..





Alt 20-06-2010, 10:49 #30629

Gölge.

Bizden Biri

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Bir ayrılık çıktı içimden

ıssız kaldırımlara çalınan.

Nefes, nefese bir hızla önümü kesti karanlık

sebepsiz kelimler yığını budanmış hayatımda.

Yağmur sesinde yalnızlık

Gözyaşı sessizliğnde yalnızlık.





Alt 20-06-2010, 17:28 #30630

DAMLA22

NevsehirLi


Küçücük bir kız çocuğuyla annesi olmadan ilgilenmek ne zordur bilir benim babam..
Küçüktüm çok..
Benim için sadece annem vardı.. Bilmezdim çok babamı..
Tek bildiğim o zamanlar babadır evin direği , Koruyucusu , Kollayıcısı..
Birgün yoktu annem uyandığımda..
...Ve bir adam gördüm ağlıyordu..
İşte ben babamı aslında o günden sonra tanıdım..
Bana sarıldı ve ağlıyordu..
Belki bundan sonra nasıl olacağını bilmediği için belkide çaresizliğinden..
Ben ilk kez görmüştüm..
Evimizn direği ağlıyordu ve ilk kez bizi koruyabilecek güçte değildi..
Öyle çok acıdı ki içim çocuğum ya birde..
Canım yandı birşeyler dokundu sanki..
Dedim ya o zaman tanıdım babamı..
O günden sonra epey sustu..
Hiç konuşmadı sadece bize baktı..
Yalnız hissetmiştim başlarda kendimi annem yok ya artık..
Babamıda böyle bilmzedim olmayacaktı yanımda..
Ama yanılan benmişim babam tahminimin aksine dahada çok yanımda oldu..
Babam değil annem bile oldu..
Ben ne zaman bir şeye ağlasam bana geçecek kızım gücünü verdi..
Ne zaman özlesem annemi onun kollarında buldum kendimi..
Bir tek onda yaşadım ben o kimsede bulamadığım çıkarsız şefkati..
Öyle çok sevdimki babamı ve öyle çok benimsedimki..
Ben babamı doğduğumdan beri böyle tanımamışım meğer..
Benim vefalı.. Herşeyden önce canının bile önüne beni koyan babam..
İyiki varsın babam iyiki..
Sakın bırakma beni..
Sakın alma benden şefkatini..
Kocaman bir kız olsamda hala muhtacım sana ve sevgine bilki





Alt 20-06-2010, 17:47 #30631

.. ebrulikelebek..

isot


Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.


Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm,
korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi. ..
Ağladım.


Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an
olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar... olduğunu
öğrendim.



Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla
yarışılmayacağını,
zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

İnsanı
öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra
da her insanin içinde
iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi
öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha
kalıcı olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu
öğrendim.


İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh
bulunduğunu.. .
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu
öğrendim.

Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın
yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni
aydınlatabilmek
Gerektiğini öğrendim.

Ekmeği öğrendim.
Sonra
barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
Sonra da ekmeği
hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.

Okumayı
öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra
yazı, kendimi öğretti bana...

Gitmeyi öğrendim.
Sonra
dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

Dünyaya
tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...
Sonra
kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da
asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

Düşünmeyi
öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra
sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.

Namusun
önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin
namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken,
günaha el
sürmemek olduğunu öğrendim.

Gerçeği öğrendim bir
gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe
olduğu kadar hayata da
“lezzet” kattığını öğrendim.

Her
canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayatı tadacağını
öğrendim.

Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.
Olur
ya ...
Kalp durur ...
Akıl unutur ...
Ben dostlarımı
ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur ...

(( MEVLANA ))







Alt 21-06-2010, 10:49 #30632

Gölge.

Bizden Biri

Ben Sende Aşkı Yitirdim

Fakat bitmemeliydi!

İşte bu yazılı kalbimin en derininde,
Derin dediysem de
Sen yinede gün ışığıyla süslenmiş say hazin sonumuzu,
Ayrılığı yakıştır üzerine.


Bir söze tutsak kılmasaydık ya sevdayı,
Bak sözlerde tutulmazmış,
Sende öğrendim boş yeminleri.


Bırakın ellerimi, ayaklarımı
Gitmek istiyorum,
Dönmek yok!
Aşk yok!
Kalırsam boğulurum.


Salın hadi umutları,
Ardından batırın güneşi,
Durdurun zamanı.
İhtiyacım yok tabiat renklerine,
Ve dalga sesine hırçın denizin,
Gözlerimde perde, kulağımda çınlamalar,
Dostlarım yaklaşmayın, kalp kırarım.
Biliyorum her şey iyiliğime,
Ama bu sefer yalnızım…


Kendine geldiğin zaman,
Hani kulağındaki buğulu melodi sustuğu,
Gözlerinin önündeki sihir kalktığı zaman,
Aklına düşeceğim.
Arar mısın eskiyi bilmem
Ben özleyeceğim.
Derindesin ya nasıl sileyim!
Yitirdim aşkı,
Ne bir iz ne de çıkar yol var.
Kaybettim birçok şeye
Sana, sevdaya, zamana…


Ve şimdi gitmek istiyorum, yalnızlık beni seçti.
Eskiyi arayacağını,
Zamanın bizden çaldıklarını tebessümle karşılayacağını umuyorum
Aklına düşeceğim, eminim
Sen düşlerinde yitirmiş olabilirsin beni
Ben sende aşkı yitirdim…


Mehmet Cemal ÖZDEMİR





Alt 22-06-2010, 15:14 #30633

"E-K"

"Küçük Meleğim"


Bir ince iştir Yaşamak dediğin!
"Sana" yürümek düşer...
Çünkü; yol olur yeryüzü yürümeyi bilene...

Yeter ki
vakar olsun duruşun, özlemli olsun yürüyüşün!
"Yürümek"
kavlin olsun, ahdin olsun, vefan olsun...
Vur kendini yollara..
İmdada sesin olsun, dara uzansın ellerin, zora dayansın bileğin..
Olurda sürçerse ayağın;
dayandığın, güvendiğin
her daim RABBİN olsun!





Alt 22-06-2010, 19:49 #30634

DAMLA22

NevsehirLi


Ne olur ne olur bırak artık beni...Git ne olur bırakta git artık. Neyim varsa aldın götürdün. Bak artık gülmüyorum unutturdun bana gülmeyi ve artık sevmiyorum hiç birşeyi, zevk alamıyorum yaşamaktan bile. Gittin gitmesine ama yüreğimide aldın götürdün. Sözlerim hep hüzünlü dökülüyor dilimden ve gözüm yaşlı bakıyor etrafa. Seni arıyorum sevda kokulum... Önceleri unuturum sanmıştım üç gün sürer sancısı yüreğimin demiştim. Öyle değilmiş bitmezmiş sensizliğin sancısı anladım, anladım ama ne çare sen gitmiştin dönmemek üzere ve bende olan iyiye güzele dair ne varsa alıp götürmüştün, Bana sadece özlemini ve hasretini bıraktın birde hiç dinmeyecek olan gözyaşlarımı....
Neyse be güzel zorda olsa seni seveceğim sensiz saatlerde her sabah güneşe bakacağım, parıltısında seni göreceğim ve güleceğim, uzatacağım ellerimi belki tutarsın diye. Beni atsanda yüreğinden beni silsende hatıralarından ve beni kovsanda yüreğinden ben hep seni seveceğim..Benim olmayacaksın biliyorum ama bu yürek hep senin olacak kayıp düşlerimin saklı sevdası....

Şimdi çık git artık hayatımdan bir daha geri dönmemek üzere...Bırak hep temiz kalsın sevdamız...
Sana sevdamı helal ediyorum





Alt 22-06-2010, 21:38 #30635

DAMLA22

NevsehirLi


Gitttiin... arkana bakmadan.. Yüreğini aldın ve gittin ama anlamadınki benim parçamıda aldın giderken.. Görmedinki .. Bakmadınki yüreğine .. hissetmedinki yüreğindeki ağırlığın bir yarısı benim yüreğim olduğunu..


Neden geldin hayatıma gidiceksen.? Neden sevdin beni bitireceksen..?
Neden sevmiyorsun.. Neden gidiyorsun?
Konuş.. susma birşeyler söyle ama konu.. Çığlıklarına bile razıyım ama susma konuş..



Bitti mi dersin ? Acaba geri gelicek misin ? Şimdi nerdesin,Hangi nefestesin?
Hangi sokaktasın.. bilmiyorum.. her sokakda gözlerim seni arıyor.. Her köşebaşından cıkıcaksın diye bekliyorum ama yok...!
Cıkmıyorsungelmiyorsun..

Gelirsen eğer bir gün.. gözlerine yenik düşerim.. cektiğim acıları unutur sana gelirim..

Yapma bunu bana.. gitmeden gel.. bak sokağın en başındayım.. sense en sonunda.. ben sana bakıyorum, sen arkana bakmadan önüne bakıyorsun.. ben sırtımı dönemiyorum, sense yüzünü dönemeden gidiyorsun.. Kalbim snaa hala acık ama sen inatla hızlı adımlarla yürüyorsun..


Dur.! gitme daha fazla dur.! Dönme o köşe başını.. dönme ki sırtını görebileyim bari.. yüzünü dönmüyorsun bari sırtını göreym.. sen bilemessin ama ben hala seni bekliyorum büyük bir sabırla geliceğin güne dualar ediyorum bir umutla..





Kuşlar gibi çırpınıpta geri gelecekmişsin gibi
Gözyaşlarımdan biriken suyu içecekmişsin gibi
Öpüp öpüp kokluyorum yıkanmamış elbiselerini
Bir de masamda hala duran ikimizin resmini
.. <3<3 ..





Alt 23-06-2010, 11:15 #30636

Gölge.

Bizden Biri

Bir ihtilal kadar yalnız,
hazin bir ölüm kadar sessiz acıların koynundayım..
Bu kaçıncı mevsim özgürlüğün bekleme odalarında..
Her akşam gürültüyle üzerime kapanan demir kapıların paslı ağırlığıyla,
serin bir poyraz esiyor bahçemde..

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.





Alt 23-06-2010, 21:57 #30637

DAMLA22

NevsehirLi


Sen Gittiğinde Ne mi Oldu ?

Gittiğin Gün ,
Tüm Renkler SOlmuştu ya Hani Şimdi Tüm Renklerim Eski Yerlerini Aldılar..
Hani Hep Güçlüsün Sen Derdin ya Bana..
Bak Görüyorsun İşte. Gülüyorum Tıpkı Senin Yaptıgın
Gibi . Biliyorum Bu Satırları
Hiçbir Zaman Okuyamicaksın Ama Sunu Unutma
" Sen Unutuldun " Hani
Unutmak Demek Hatırlamakmış ya
Evet Hatırlıyorum Ama Seni Değil Yaptıklarını ! Sana Kızmıyorum
Ben Hala Annemin Kucuk Kızıyım..
Cocukluk Herseyi Kendin Gibi Görmek , Siyahı Bile
Beyaz Görmektir , Herseyi İyi Sanıup Kanmaktır. .
Senin Pis Kalbini Temiz Sanan , Senin Bi Gülmeni Ömür Sanan , Senin bi Seviyorum Demeni GERCEK Sanan
Kucucuk Bi Cocuguyum..
Gittiğin Gün ,
Ağladım , Hıçkıra Hıckıra Sonra Bi Baktım Eski Sevgilinle Sahte Aşk Karelerinizi Gördüm..
Solugum Kesildi Birkac Saniye Belki Nefes Alamadım .. Gözümün Önünden Gecti Sana Agladıgım Üzüldüğüm Zamanlar..
Hepsine Lanet Okudum . Kendime Kızdım . O Karelerde BEN OLMALIYDIM. Dedim. O Kareleri Görünce
Sen Bittin. Ağlamayı Kestim , Resimlerini Paramparça Yaptım ve Teker Teker Yaktım .. Sonra Ne mi Yaptım ?
Sokak Köpeğin Önüne Attım.. Layik Oldugun Yerde Oldugunu Anladım ve Sana Layik Oldugun Hayatta Mutluluklar Diledim..

Gittiğin Gün ,
Hayatıma Biri Girdi Yani Daha Dogrusu Girmeye Calıstı , Biliyormusun Sana Çok
Benziyordu , Gülümsemesi , Bakışları , Hatta Boyu Posu . O da Senin Gibi SAHTE GÜLÜMSEMELER
Dagıtıyordu Etrafına , Oda Senin Gibi YALANDI. "Beni Seviyormuş , Senin Gibi 3 Günde Sevdi Oda Beni..
Senin Gibi 3 Günde Baglanmıs ...
" Oysa Ben , Yine Senin Eski Sana Dönerek ".. Başka-sı.. "
Var DiyebiLdim..
Başka-sı ..
Gercekten O Baskası Nerde ?
Yanımda mı ? Aklımda mı ? Nerde ? Nerde ? Sanırım ..
Anılarımda.. O Güzel , O Seni Bazen Özleten , O Senden Bazen Nefret Etmemi Sağlayan Anılarım da..

Gittiğin Gün ,
Sana Yazdıgım Tüm Sessiz Harflerimi Yitirdim..
Gittiğin Gün ,
Asıl Benliğime Geri Döndüm.. Hayatıma Nasıl Yön Vereceğime , Asılda Kim Olmam
Gerektiğini Öğrendim..
Gittiğin Gün ,
Sanki Benden Birşey Kopmuştu , Bir Canımı Almışlar , Ruhsuz Kalmısım Gibi..
Hissiz. Kimsesiz Gibiydim..
Gittiğin Gün ,
Dedim Gitmiş , Bu Sefer BENDEN gercekten Gitmiş , Bu Cocuk ? Beni Sevmiş mi ?
Sevseydi Bırakırmıy dı ? Dedim. Sorularıma Yanıt Ararken . Sahte Aşk Karelerini Gördüm.
Ve Tüm Sorularım Cevaplanmıştı .
Şimdi Gittiğin İçin Hiç Üzülmüyorum , Kaç Gün Oldu Bile Bilmiyorum ..
O Günden Beri Artık Sana Dair 3 Kelime Kurabiliyorum " Bitti , Bittin ve Bittik ".
Sen Başlamamak Üzere Bittin. Aklıma Geliyorsun da Bazen. Ama Artık Baskası Olsun İstiyorum Biliyor musun ?
Ben BASKASINI sevmek İstiyorum .. (:
Şunu da Bilmeni İsterim..
Anılarımdan Asla Vazgecmeyeceğim..
Anılarımın Her Birinde Sen/Biz Varız..
O Anılar Bana Hayata Nasıl Ayak Uydurmam Gerektiğini..
Öğretti./ler ..
Öğrettiklerin ve Bana Yalandan da Olsa
Süslü Cümleler Kurdugun İçin Teşekkür Ederim..
Hayat'a ve Sana..




Şimdi Herseye Ragmen Gülümsüyorum..
Senin Hep Dediğin Gibi Bakıyorum , Seciyorum , Gülüyorum






Alt 23-06-2010, 22:07 #30638

DAMLA22

NevsehirLi


GURUR

Karanlığın bastırdığı bir gecede tek başına dolaşıyordu delikanlı. Hep aklında o vardı; o gülyüzüne hasret kaldığı genç ve güzel kız. Bilinçsizce yürüyor, arşınlıyordu yolları. Nereye gittiğini ve ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Niçin sokaktaydı gecenin bu kör saatinde, hiç kimsenin olmadığı bu ıssız sokakta? Ne zaman çıkmıştı yollara? Gözlerinden yaşların akmasına sebep olan şey neydi? Beynini zorluyordu hatırlamak için. Zorluyor ama olmuyordu. Sonunda biraz da olsa hatırlayabildi. Bu gece, kendini bilinçsizce dışarıya atmadan önce, en yakın arkadaşının onu arayıp verdiği haberi hatırladı. Yıllardır sevdiği, unutamadığı
aşkını hatırladı ve bir inat uğruna kaybettiği yıllarını.

Sadece kendisinin değil o kızın da hayatını bitirmişti ama onun bundan haberi yoktu. Sevdiği kızın yaptığı şeyi hazmedememiş, ona çok kırılmıştı ve peşinden de ayrılık gelmişti. Günlerce ağlamış, kendini toparlayamamıştı. Bir inat uğruna bitirmişti herşeyi ve dönememişti bir daha geriye. Kendi üzülüyordu ama genç kızda hiçbir değişiklik olmamıştı nedense. Yine gülüyor, eğleniyor ve espriler yapıyordu. Ne kadar da kızmıştı ona böyle yaptığı için. Yalnız kaldığında hep bunu düşünmüştü. "Niye hiç üzülmedi?" Hep bu soru vardı kafasında. Birgün "Beni sevmemişti zaten." diye karar vermiş ve ertesi gün yepyeni bir insan olacağına, acısını kalbine saklayacağına yemin etmişti. Nitekim öyle de yaptı. Acısını kalbinin en derin yerine gömüp kaldığı yerden devam etti hayatına. Genç kızla aynı ortamlarda bulunmuyor, bulunsa bile yüzyüze gelmiyor, b
aşka şeylerle ilgileniyordu. Başka insanlarla çıkmıştı, onları sevdiğine kendini inandırmaya çalışmıştı ama nafile. Kimseyi sevemiyordu ve sevemeyecekti de. Bunu anlamış ancak kendine itiraf etmekten korkmuştu. Geçen yıllarda hep o genç kızı suçlamış, kendini haklı görmüştü. Halbuki hiç birşey göründüğü gibi olmamıştı. Ama anlamak istememişti belki de böyle olduğunu, kızın üzüldüğünü. Kız da acı çekmişti ve çekmeye de devam ediyordu.

Sevdiği insanın kendini bir inat uğruna terketmesi yıkmıştı genç kızı. Oysa o yaptığı şeyin böyle sonuçlanaceğını aklının ucundan bile geçirmemişti. Sevdiğinin kendine dargın olduğu zaman anlamıştı hatasını ama delikanlı bunu anlamak istememişti. Çok korktuğu şey olmuş, ayrılmışlardı. Onun ardından ne kadar ağlamış ve üzülmüştü. Evin içinde ruhsuz bir ceset gibi dolanmıştı günlerce. Artık yaşamasının bir anlamı kalmamıştı onun için. Bitmiş, tükenmişti. Artık yaş gelmez olmuştu gözünden. Hıçkırıklara boğuluyor ama yaş akmıyordu. Arkadaşlarının yanında gülüyor, eğleniyor, espriler yapıyordu ama gözleri... Gözleri gülemiyordu bir türlü. Her gülüşü sahteydi. Gözlerine yansımıyordu o ışık. Delikanlı onun gözlerine hiç bakmıyordu. Baksa anlayacaktı kızın da onun kadar üzüldüğünü. Ama inat işte, herşeyi mahvetmişti. Üzerinden yıllar geçmiş, ağzından ona ait kötü bir laf çıkmamış hatta kötü düşünmemişti bile. Kimseye anlatmıyordu derdini. Tek sırdaşı, tek dostu günlüktü. Bütün gece yazıyordu. Çok mutsuzdu ve çok çaresiz. Odasına kapanıyor, kimseyle konuşmuyordu. Kimseyle çıkmamıştı, kalbinde yalnızca onun
aşkını taşımıştı. Duyuyordu onun sevgilisi olduğunu ve mutlu olsun diye dua ediyordu. Onunla evlenmek isteyenler olmuştu. Hep olmaz demiş, hep reddetmişti. Onadan başkasının olmak istemiyordu. Elinin sıcaklığını başka bir elin sıcaklığının almasını istemiyordu. Gözlerinin içine başkası baksın, "seni seviyorum" desin istemiyordu. Çok direndi, çok savaştı ama yaralı çıkmış yüreği daha fazla dayanamadı ve tekliflerden birini kabul etti. Kalbi yanıp tutuşuyordu ama birşey yapamıyordu. Direnemiyor, "Hayır, ben onu seviyorum" diyemiyordu. Sırat köprüsünde gibiydi ama düşer miyim korkusu yok, gözü kapalı yürüyordu. Nişanlandığı gece her yerde onu görür gibi olmuştu. Gece bitip de yorganın altına girdiğinde yine hıçkıka hıçkıra ağlamaya başlamıştı. Öylece uykuya dalmış ve rüyasında sevdiği, unutamadığı aşkını görmüştü. "Seni alacağım birtanem" diyordu delikanlı. O günden sonra hep aynı rüyayı görür olmuştu. Evlenmesine bir hafta kala rüyasında onu görmemeye başlamıştı artık. İşte o zaman bir telefon almıştı delikanlı ve sevdiği kızın evleneceği haberini duymuştu. Yıllardır unutmaya çalıştığı şeyin onu böyle vurması, hiç görmediği, hatta unutmaya başladığı o melek yüzü her yerde görmesi biraz şaşırtmıştı onu. Kendine geldiğinde sevdiği kızın evinin önünde olduğunu farketti. "Demek ki onca yolu yürümüşüm" diye deçirdi içinden. Baktı, odasının ışığı yanıyordu. Delikanlı çok sevinmişti uyumadığına. Yıllardır aramaya cesaret edemediği numarayı çevirdi. Çalıyordu ama cevap veren yoktu. Tekrar tekrar hiç bıkmadan aramaya devam etti. Bir süre sonra bir kapının şiddetle çarptığını duydu ve ardından da acı bir çığlık. Sevdiği kızın odasından gelmişti o ses. Bir anda ne yapması gerektiğini bilemeyen delikanlı bir hışımla eve girdi. Kızın odasına çıktığında beyninden vurulmuşa döndü. Sevdiği kızın cansız bedeniyle karşı karşıyaydı. Zaman durmuştu sanki. Kimsenin sesini duymaz olmuştu. Onun sesi vardı kulaklarında, "seni seviyorum" diyen sesi. Sevdiğine bakarken beyaz bir kağıt dikkatini çekti. Gitti ve eğilip onu aldı. Genç kızın el yazısıydı. Son satırları olmalıydı bunlar.

"Aşkım, Birtanem, Sonum ve Başlangıcım,

Biliyorum ne desem affetmeyeceksin beni. Ne yapsam o kırık kalbini onaramayacağım. Son kez görüp özür dileseydim senden, "Beni affet" diyebilseydim. Ama olmayacak herhalde, seni göremeyeceğim.

Benden ayrıldığında ne kadar ağladım biliyor musun? Günlerce, haftalarca, hatta aylarca... Ruh gibiydim etrafta. Ama senin yanında gülüyordum değil mi? Hiç üzgün durmuyordum değil mi? Ah be sevdiğim gözlerim... Gözlerime hiç baktın mı
aşkım? Baksaydı görürdün ne kadar kederli olduklarını, baksaydın anlardın. Ama bakmadın. Bir kere bile. Hatalıyım biliyorum ama inan çok istedim senden özür dilemeyi, affetmeni istemeyi. Yapamadım, o cesareti bulamadım kendimde. Sen, seni sevmediğimi düşünerek yeni bir hayata başladın belki de, bense yanıp tutuştum aşkından. Ben hayatta bile değildim. Başkalarıyla çıktığını öğrendim, dua ettim hep mutlu ol diye. Ben olamadım, bari sen mutlu ol diye. Çok direndim, savaş verdim ama daha fazla direnemedi yüreğim, beni isteyen birine evet dedim. İhanet ettim sana ve aşkına. O sonsuz aşkına. Yine ağlamaya başladım. İhanetime, sana ve kendime ağladım hep. Sonra sen girdin rüyama. "Seni alacağım birtanem" diyordun bana. Umut ettim, bekledim ama gelmedin. Tam karların arasından sıyrılıp güneşe kavuşacağım sırada biri kökümden koparıp attı beni bir kenara. Son zamanlarda göremiyorum seni rüyalarımda. Yine eski hayatıma döndüm.

Umutsuz, sana ulaşamayacak bir mektup yazıyorum. Pişmanım ve bu büyük pişmanlığıma sadece o güzel Allah'ım şahit.

Telefonum çalıyor ama almaya mecalim yok. Tuhaf bir sevinçle doluyor kalbim. Mutlulukla gülümsüyorum. Ben seni seviyorum ve son defa beni affetmeni istiyorum.
BENİ AFFET DEĞERLİ VARLIĞIM...."

Mektubu bitirdiğinde perişan bir durumdaydı delikanlı. Kızın ailesi ise daha yeni anlıyorlardı neler olup bittiğini. Delikanlı boş bakıyordu etrafa. Bir süre sonra yavaşça eğildi kızın üzerine, alnına bir öpücük kondurdu. Tekrar doğruldu, mektuba baktı yine hüzünlü bir şekilde ve aniden olduğu yere yığılıverdi.







Alt 23-06-2010, 22:08 #30639

DAMLA22

NevsehirLi


Günün tüm yorgunluğu geçecek sanmıştım bu gece, geçmedi. Bütün gün akşam evde olabilmenin hayali canlı tutmuştu beni, yalancı enerjiler, odama ilk girdiğim andaki huzur geldikçe aklıma içim soğumuştu, üzerimdeki tüm yorgunluğu ve sensizliği alarak.


Yoksun hep, niye? Kim bilir kaçıncı kez, niye ...

Olduğun yerde ne kadarım, ne kadar içindeyim, bilmiyorum, bilinmiyor ki. Nasıl bilebilirim ki? “Aklımdasın” diye hatırlatmadıkça, fısıldamadıkça; sen... defalarca niye?

Yoktum işte, biliyorum. Hep yok kalsam mı diye geçiyor içimden. Yok olsam.

Tüm sevdiklerimden gitsem, dönüşü olmayan uzaklara, yolculuklara. Düşler alsam yanıma, yetecek kadar, defalarca. Ruhsuz bir ruh hali içindeyim şu an. Bu da nasıl oluyor? Nereden bileyim işte oluyor. Öyle bir yokluk ki bu bir bilsen daha neler oluyor.

Ne kadar söz varsa söylenecek ve cümleleri saçma kılacak, tekrarlayasım var.

Çalkalamak istiyorum hepsini mavi bir kavanoza doldurup, karmakarışık yapmak. İçine de mavi damlatmak. Belki biraz da kırmızı, hani
aşkınkinden. Neye benzer? Şu an ki bana. İçimde ne varsa üst üste, ayrışması çok zor. Saklamak lazım. Kasvet –içimdeki- kum olsa, kumları okyanuslara serpmek lazım. Öyle ki o derinlik bile sığ kalacak.

Kısacık olsun dur! Yazmayayım daha, kısacık olsun ki, bende kalsın acıların fazlası, yine üstüme alayım tüm kumları. İçimde tonlarca kum.



Sudan çıkmış balık gibiyim bir de, oysa bir balığın sudan çıkmış ruh hali nasıl olur ki? Nasıl sudan çıktım, nasıl balık gibi?

Balıklar sudan çıkmışken, karaya vurmuşken ya da bir oltanın hain iğnesinden alınmışken neden çırpınır? Gözümden düşen o balığa yeter mi, can katar mı ömrüne beş dakika bile olsa? Ağlasam, düşse gözümden, geçse birazcık.

Yağmuru beklemeli şimdi, yoruyor çırpınmak, hissediyorum balık cım seni.


Ve sen,

...

Sahi neden yoksun?







Alt 23-06-2010, 22:55 #30640

DAMLA22

NevsehirLi


Eskiden;

Yazgımın son noktası
Yüreğimin her sayfası
Şarkımın la notası
Yemeğimin her lokması

Şimdi;
Yoksun hiçbir kelimemde artık. Seni unuttum diye değil, unutamadım diye adını anmıyorum. Senden nefret etmiyor, istesemde edemiyorum. Çünkü biliyorum ki şimdi adını nefretle anacak olan zalim yüreğim on dakika geçmeden senin adını hıçkırıklara boğularak yalvaracak Tanrı'ya... Dönmeni isteyecek her kelimem, bakmanı isteyecek her kör oluşum,
aşkım... Seni bana hatırlatacak her şarkı sözlerim, senden bir parça taşıyacak sefertasımdaki öğle yemeğim...

Senden çok uzakta olacağım; şunun şurasında nedir ki üç beş ay.. Sayılı vakit nede olsa çabuk geçer. Üzülmezsin yokluğuma şimdiki gibi. Anmazsın adımı benim sana git diyen dilim, kal diyen yüreğim kadar. Zarûri bir hayat yoksunluğusun, hayatımın eksikliği, olgular tutanağımın ilk ve sonuncu sayfasısın... Seninle doğdum, seninle öldüm...

Bu satırlarda ise;

Dön diyorum kalbimin vuruşunda, nabzımın her atışında...Dönme, git diyorum her mısramda, her satırımda... Dönmeni istemiyormuyum sanıyorsun? Sensiz hayat bana çok mu güzel geliyor? Sensizlik bana haz mı veriyor?

Söyle senden önceki hayatıma mı döneyim? İki günlük ilişkiler peşinde koşan adi bir yatak bekçisi mi olayım? Kaderime bir kez daha lanet edip, Allah'a bir kez daha mı isyan edeyim seni benden aldı diye?

Şimdi yanına geliyorum... Evet yanına.. Garipseyeceksin, beni nasıl bulabilirsin ki diyeceksin içinden... Ve içindeki diğer ses diyecekki;

-Bulur...

Evet bulacağım seni. Hemde hiç ummadığın bir yerde bulacağım. içinde... Senin en derin, en gizli köşende saklı oan beni ortaya çıkaracağım. Ama bunun için yapmam gereken bir şey var..

Ölmeliyim...

Hiçbir zaman izlenmeyecek bir filmdim hayatında kare kare aklından çıkmayacak...

Sonrası;

Bir tutkuydu bizimkisi
Hiçbir zaman unutamayacaktık
Bir gelişti bizimkisi
Hiçbir zaman ulaşamayacaktık..


İnsan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lâkin kiminin sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu...

Benim kalemi bir kişi yıktı, kalemimi kırdı. Sözlükte sefgiliydi anlamı...



Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz uzaklara?
Kaç yalan yıkacak güvenleri?
Kaç satır yazılacak kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına?
Kaç damla gözyaşı dökeceksin uğruna?
Kaç yarın bekleyeceksin?
Sonralara kaç damla gözyaşı?





Cevapla

Etiket
damla22


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:21 .