İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 19-09-2010, 01:19 #31061

DAMLA22

NevsehirLi



Sensizlik Esiyor Üşüyorum


Bir deniz kıyısındayım hafif puslu hava ve bulutlar ağlıyor inceden.

Deniz mutlu kendinden bir zamanlar kopmuş olan yağmur damlaları ile yeniden buluştuğu için.
Bulutlar ise üzülüyor kendinden kopan kaybettiği her damla için.
Ne gariptirki hayatın kuralı bu.
Biri kaybeder üzülür biri bulur sevinir mutlu olur.
Evet kural budur ama hayat beni her daim muaf tuttu bu kuraldan.
Ben ne buldum nede kaybettim ikisinin arasında çırpınıp durdum sadece.
Ne tam kaybettim seni nede tam buldum.
Hep eksik kaldı sol yanım.
Tam kaybettim derken buldum seni ama sevinemedim kaybedecektim çünkü, yine üzülecektim.
Öylede oldu buldum derken yine kaybettim seni.
Bugünlerde yine kaybedişleri oynuyorum.
Hep bendesin ama bulamıyorum seni. Yoksun yanımda üşüyor ellerim yalnızlık titretiyor içimi.
Yalnızım diyorum üşüyorum.
Deniz vuruyor dalgalarını kayalara yalnız değilsin ben buradayım diyor ama yetmiyor.
Benim için yalnızlık kimsemin olmayışı değil senin olmayışın bunu; ne sen ne deniz nede bir başkası bilmiyor anlayamıyor.
Üşüyor ellerim çaresiz sokuyorum ceplerime, cebimde kalan son umut kırıntılarını buluyorum.
Çıkarıp bakıyorum deniz seviniyor işte umutların varmış senin diyor ellerimde kalmış üç beş umut kırıntısını kast ederek.
Acı bir gülümseme dudaklarımda yeter mi diyorum yarınlara, yaşamaya yeter mi? Deniz cevap veremiyor.
“Yetmez” diyorum “yetmez”.
Elimdeki son umut kırıntılarını da denize atıyorum “yalnızım” diyorum deniz bu sefer anlıyor yalnızlığımın sensizlik demek olduğunu susuyor. Ben de susuyorum bulutlar ağlıyor ben de ağlıyorum.
Sensizlik Esiyor Üşüyorum…





Alt 19-09-2010, 01:20 #31062

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.Tüm resmi görmek için tıklayınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


}}}Hayatımda ilk kez{{{
Gözlerinde görmüştüm ıslak denizleri...

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.Maviye adanmış bir sevdaydın sen.İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Hayata gülümseyen deniz kızıydın sen..
Seninle yaşamaya öyle alışmıştım ki,
İçimde nâr ile közlenmiş yaralarımı
Gönlünde susturmak için
Her sabah sahillerine koşardım.
Her gece acıya dokunmuş şiirlerimi,

Kül rengi kirpiklerinde yakardım.

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

______________Ve bir gün
Gözlerindeki denizleri kurutup gittin.
Yetim bıraktın beni mavilerin içinde.
Elleri toprak kokan,

Yüreği mavi denizlere yanan bir çocuk gibi

Sığamadım sensiz çağlayan matemlere...
İçimde kırgın düşleri avutmak için
Sensiz denize girecek oldum,
Girmeden kapılardan kovuldum.
Gözyaşında nasırlanmış çığlıklarımı

Gecelerin gözlerinde yakacak oldum,
Karanlıgın içinde bir mum aleviyle avutuldum..

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.Gittin...İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
mavilerde beni yetim bırakarak.
Gittin...

her dalgada yüzüme sensizlik vurur oldu.
Her nefesimde birer birer baharlarım kurur oldu.

Gözlerinde gördügüm mavi deniz,
Sensizlikte beni yavaş yavaş dibe çekiyordu..
Dayanacak gücüm kalmadı yalnızlığında
An[sız]ın anılarımı yüreğimde kanatıp
Tüm şiirlerimi kirpiklerinde yakıp

Hırçın denizlerin hüzünlü yüreği oldum





Alt 19-09-2010, 01:20 #31063

DAMLA22

NevsehirLi


[ Anlatamadığımsın.. ]
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Birdaha görme ihtimalinin çok uzaklarda
Saklı olduğu birine yürekten bağlanmanın
insan oğlunun yaptığı en büyük hatalardan biri olduğunu bildiği halde
aynı saplantının arkasından sürüklenmesi ne büyük saçmalıktır aslında..



İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.Sevmek bu olsa gerek..İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Güzel bir günün ardından günümü dahada güzelleştirdiğini düşündüğüm olaylarla uykuya dalmak güzel şey..




İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İlerde belki beni üzecekdüşüncelerimi kaplayıp beni meşgul edecek
belki de bakış açımı değiştirecek bir olay..





Sayfalara sığmaz belki şuanki düşüncelerim..
İçimdekileri anlatmaya gücüm yetmez..
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Acınası bir durumdayım aslında şuanda..
Ne 'ümit besleyecek bir kapım' ne de bu saçmalıktan kurtulabilecek
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.'Cesaretim' var...İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Sana dair bir şey bilmezken;



sana dair cümleler kurmakta çok anlamsız sanırım
..
Daha ne anlattığımı ve ne anlatacacağımı bilmeden öylesine yazmak..
Biliyorum Gelip geçici bir hayalsin benim için..
Kısa bir kesit..
Bir rüya beklide Saniyeler sonra Yok olacak...





Alt 19-09-2010, 01:21 #31064

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

demiştim sana;
buralarda hava soğuk
ve umarım aldığım kazağı giyiyorsundur
hani mavi olan

ve sevgimle seni sıcak tutan diye
dün bir arkadaş geldi
ve o kazak elinde
üşümüşsün ve al demişsin
artık ısıtmıyor beni
"O"na götür...
sevgimin seni ısıtamadığına mı
yoksa 'o' olduğuma mı yanayım şimdi
işte bu yüzden
soğuk ve sessiz bir ıssızlık kaplıyor içimi
ve iliklerimde hissediyorum
sensiz geçirdiğim hoyrat gecelerdeki
kimsesizliğimi
oysa düşünüyorum da
ırmaklar vardı seni bana getiren
ve buz gibi soğuk görünsen de
sıcacıktın
anne sözcüğü gibi...


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.Tüm resmi görmek için tıklayınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

zaman zaman düşünüyorum
ister şizofreni de
ister çift kişilikli karakter bozukluğu
ben adlandıramadım ve de anlayamadım
sana bu mektupları yazan
içinde sana dair olan ihtimalleri
anbean öldüren
ve aynı anda da dirilten...
bazen de yeter diyorum, yeter !
yetmedi mi deli gönül
bir mavi gözün peşinde geçirdiğin seneler

seni senden edipte
kendi nefsinde boğan bir sevdayı
sigara misali içine çektiğin
ve kendini tükettiğin...
biliyorum yetmez o deli mavi yangına
ve gülüyorum şimdi
okuyanlar sanır ki gözlerin mavi
oysa sadece gülüşlerin mavi
ağlayışların ise yeşildi
peki gamzelerin hâlâ ak mı ?...





Alt 19-09-2010, 01:21 #31065

DAMLA22

NevsehirLi


"Canım Acıyor"




Nedense Bu Cümle Bana Hiç Yabancı Gelmiyor.. Bilirim Gecenin Yanlızlık Kokan Tadınıİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Düşlerin Çaresizce Çırpınışını.. Sessiz Çığlıklar Atarsın Yankılanır Gecenin Dibindeİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Gözyaşlarını Göremez Kimse Yüreğine Akıtırsın.. Ruhunun Anlamsız Çabası Yorar Seniİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Bunalırsınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Nefes Alamazsınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Kapıyı Çarpıp Çekip Gitmek Gelir İçinden Ama Elin Kolun Bağlanır Kıpırdayamazsın.. Hele Bide Yarım Kalmışlığın Ezikliği Varsa Üzerinde Cehennem Olur Hayat Sana Hem Gecende Hemde Gündüzünde..
Bilirim O Lanet Acının Tadını Her Ne Kadar Sindiremesemde..


Oysa Ki;


Kendimizi Küçük Şeylerle Teselli Etsek Bu Kadar Izdırap Çekmeyiz.. Diyelim Ki Özlem Duyulan Bi Aşk Yada Giden Bi Sevgili.. Düşünmemiz Gereken Çok Basit.. Başını Kaldır Ve Gökyüzüne Bakİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Gördün Mü ? Ne Kadar Şanslısın Çünkü Onunla Aynı Gökyüzünü Paylaşıyorsun.. Dışarıda Ki Sinsi Havayı Hücrelerin Hissedene Kadar Çek İçineİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Aldın Mı Kokusunu ? Onunla Aynı Havayı Soluyorsun.. O Bi Yerlerde Varİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Yaşıyorİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Nefes Alıyorİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Gülüyor Yeri Geliyor Ağlıyor.. O Yaşıyor..


Ama Canını Acıtan Soğukİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Dipsizİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Karanlık Bi Topraksa; O Zaman Hiç Boşuna Uğraşma Kendini Yıpratma.. Ne Yaparsan Yap Kurtulamazsınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Çaresizliğin Gün Geçtikçe İçine Batarİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Büyürİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Dağ Gibi Olur.. Ruhun Seni Terk Eder Geriye Boş Bi Beden Bırakırİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. Anlamsız Ve Hesapsız..



Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam
Anla işte;
Ağladıkça hasretineİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an. gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...


Yüreğine Sağlık Gönül Mahvettin Beni...





Alt 19-09-2010, 01:21 #31066

DAMLA22

NevsehirLi


İmkansızlarla dolu bir sevdaydı belki de...Ama başa çıkılamayacak bir sorun olduğunu hiç düşünmedim.Oysa sen hep kaçtın benim sorularımdan.Hep korktun gerçeklerden.Unut beni derken hiç mi acımadı yüreğin hiç mi sızlamadı vicdanın?Ben senin için geceler boyu ağladığımı biliyorum,kendimi ev hapsettiğim günleri biliyorum.Niye yaptın sence bunları?Hadi cevap ver veremezsin çünkü o kadar cesaret yok sende ve hiçbir zaman da olmadı...Beni bırakıp başka birine git diyemi harcadım,perişan ettim yıllarımı?Yoo hayır bu kadar basit olamaz bu sevdanın sonu...


Hani biz birbirimizdik,hani meleğindim senin...Noldu da böyle çabuk koptun benden?Sen değil misin yoksa gözlerine aşık olduğum,bir bakışına dünyayı yakabileceğim adam,bir sözüyle havalara uçtuğum ve yine bir sözüyle yerin kat kat altına girdiğim???...


Ben seni bu kadar severken hiçbir şey söylemeden gitmeyi nasıl kabul ettirdin kendine bir türlü anlamıyorum.Tamam belki sevgin azaldı belki bir başkası beni unutturdu...O zaman şuna cevap ver bana gideceğini söyleyecek kadar da mı saygın kalmadı?O kadar yılın hatrına bir elvada demekte mi zor geldi sana?Bu kadar mı değerim kalmadı sende?


Tamam git öyleyse geride kalan bu kalbi bir an bile düşünme git,beni unut dedin ya unutmayacağım unutmayı da denemeyeceğim.Çünkü ben senin kadar vicdansız değilim.En azından o kadar yıla saygım.Anlıyormusun beni?Hiç sanmıyorum anlayabileceğini çünkü aşkı hep saçma buldun.Benim sayemde ayakta duran bu aşk şimdi yerlerde.Sen bilirsin gittttt.....


Ama şunu asla unutma:


UNUTULANLAR UNUTANLARI ASLA UNUTMAZLAR!!!!!.....





Alt 19-09-2010, 01:22 #31067

DAMLA22

NevsehirLi


"...Bazen ask gider...
Ve sen yılardır içinde yasadığın yürekten valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın..."


Bazen ask gider...
Ve hayat da gider onun peşinden...
Terk edildiğin yerde öylece kala kalırsın...
Bir sabah uyanırsın ki gözünü açtığın ömür senin ömrün değildir...
Aynada tek parça görünen bedenin, aslında lime limedir...
Nefes diye içine çektiğin ciğerlerinde parçalanmış askının cam kırıklarıdır...
Her sabah ölmeyip neden uyandığına lanet edersin...

Bazen ask gider...
Önünde bir kadeh rakı, küllükte bir ölüm dolusu izmarit öylece bakakalırsın arkasından...
Kulağın hiç çalmayacak olan telefondadır...
Zaman dursun saatler hiç geçmesin istersin...
Tanrım ne olur gerçek olmasın, ne olur güneş dogmadan geri dönsün, teninde bir başka tenin kokusunu getirse bile dönsün yeter ki hiçbir şey sormam ona, bu geceyi yaşanmamış sayarım, unuturum yeter ki asık olmasın...
İçimde durmaksızın çığlık atar dualar...
Ama bazen ask gider ve o çaresizce yalvardığın Tanrı bile gider peşinden...
Sonra sabah olur, güneş doğar...
Askın gelmez bir türlü... Bir gecede değişir ömrün...
O bir türlü inanmak istemediğin kader seninle alay eder gibidir...
Ömrünü adadığın, yıllarını önüne serdiğin askın bir gecede bir başka hayata karışmıştır iste...
Bir gecede bir başkasının askı olmuştur...
iNANAMAZSIN!...

Bazen ask gider...
Ve sen yılardır içinde yasadığın yürekten valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın... Elin varmaya boşaltırsın dolapları...
Çekmeceden çıkan her giysi parçası onunla geçirdiğin anıların tarihiyle ağırlaştıkça ağırlaşır...
Onun kollarında geceler boyu cennet uykularına karıştığın yatak sen giderken utancından bakamaz yüzüne...
Doğmamış bebeğin yerine koyup büyüttüğün cam önündeki o küçük mor menekşe yapraklarına kondurduğun veda öpücüğüyle büker boynunu...
Valizlerini kapının önüne yığıp yüzün sırılsıklam son bir sigara için yığılırsın koltuğa... Gidiyorsundur iste...
Askını kendi ellerinle bir başka aska teslim edip...
Ömrünü onun ömrüne, hayallerini onun hayallerine, sevdanı onun sevdasına ekleyip...


Bazen ask gider...
Ve adresi değişir evinin...
Sesinin tonu değişir, yüzünün rengi...
Yastığının sıcaklığı, yediğin yemeğin tadı uykuların değişir...
Ve rüyaların her aksam açıp girdiğin kapıdan başka bir sevda giriyordur artık...
Her gün oturduğun koltukta o bakmaya doyamadığın gözlerin ışığında bir başka sevda oturuyordur...
Yıllardır evinde ağırladığın, masalarına konuk olduğun, hayatlarını paylaştığın dostlarının kahkahaları arasına bir başka ses karışıyordur artik...
Senin gölgene alışkın duvarlar bile çoktan kabullenmiştir yokluğunu...
Her gece uyuduğun yastığa bir başka sevda bırakıyordur kokusunu...
O öpmeye kıyamadığın dudaklarda bir başka sevdanın adı...
Aşkının o tek cennet bildiğin uykularında bir başka sevdanın rüyaları...
Bazen ask gider ve anılar da gider peşinden...
Siz hiç o yüreğinize sığdıramadığınız askınızı bir başka sevda için ağlarken gördünüz mü? Ben gördüm! Kör oldu gözlerim onunla sevdasına ağlamaktan...
Bir alev topu gibi onun için çiğlik yanarken siz hiç askınızın önünde diz çöküp "Bu kadar çok seviyorsan bırakma onu, sana kıyamam ne olur git," diye yalvardınız mı? Onu bir başkasının kollarında düşünürken siz hiç geceler boyu aklinizi kaçırmamak için kendi kendinize bağırdınız mi:

"Unut onu, unut onu, unut onu ya da öl!..."

içinizdeki o durmak bilmeyen yangının acısını dindirsin diye kanatıncaya kadar bileklerinizi ısırdınız mi?...
Göz yasları içinde yastığınıza gömülüp her Tanrı’ya sığınmak istediğinizde artik başka bir yüreğe sevdalı olan askınızı ondan geri istemekten utanıp dua etmekten vazgeçtiğiniz oldu mu hiç?...
Siz hiç yana sevdiğiniz bir sevgilinin yoluna gençliğinizi serip güle başka bir aska uğurladınız mı?
Bazen ask gider!...
Ama ölüm gelmez bir türlü...
Ne yapsanız öfke duyamazsınız, giderken bir kibrit aleviyle ateşe verdiği ömrünün alevleri içinde eriyip giden yüzünüze, silinip giden kokunuza, kül olan yüreğinize dönüp bir kez bile bakmayan o sevdanıza... Anlarsınız asktır bu, öfkeyi bir türlü yurduna kabul etmeyen...
Vefasız bir unutuşa kurban olsa da solup yitmeyen... Hayattan soğutup size ölümü özleten... Ölü bir bedende canlı kalmakta direnen... Anlarsınız asktır bu...
Bazen ask gider...
Günler geçer ardından ve aylar...
Bazen de yılar...
Bebekler büyür, insanlar yaslanır, insanlar ölür, eşyalar eskir, evler yıkılır, kurur ağaçlar... Sokakların adi değişir...
Acılar belleğin acımasızlığına teslim olur...

Sevilen unutur, seven yanar.

Bazen ask gider... Ya da siz gittiğini sanırsınız...





Alt 19-09-2010, 01:22 #31068

DAMLA22

NevsehirLi


Üzgünüm
___Sevgimi hissettiremedim.Kalbine koyduğun yerde kalamadım.Geceni gündüze döndüremedim.Ama beni terkedip gittiğin için üzgün değilim.Sevdiğin kadar sevgimi hissettiremedim.Kırıp,kalbini dağladığım için binlerce özür diledim.Ama özür dilicek yücüm kalmadı artık.Ama ben olsam kırılmaz,kalbimi dağlamazdım.Derdim bu anlamız,anlamsız kırışların altında bir sebep olmalıydı derdim.Belki hissetmiyorsun nasıl acı çektiğimi acı çektikce nasıl yırtıcı kuş'a döndüğümü...


___Belki bunda senin şuçun yoktu.Kendimi kafeste gördükçe çırpınırak sevdiğimi haykırmak istedikçe söyleyememin acısınla senin kalbini kırıyordum.Kıskanıyordum seni nekadar güzel hürce duygularını dile döküyor.Şiirlerinde hece hece yazıyordun.Kıskanıyordum işte seni beni sevmeni gözlerini kaçırmadan beni seyretmeni için için kıskanıyordum.Sevmek çok güzel bir duygu birde bunu özgürce tatmak bir bambaşka olsa gerekti.Senin sözlerinde sevgi yüklüydü.Yağan ılık yağmur gibiydi.Allah'tan başka birşey istemezdim.Senin sevgini doyasıya yaşamaktan başka.Sevgiler vardır özgürce,sevgiler vardır ayaklarında pranga,ellerinde kelepçe,kalbinde ise sürgün sevda.Ama bizi kavuşturacak ezan ayrı diyarlarda açılacak iki kuyu,kuyunun üstünü örtecek avuç ,avuç karatopraklar.Gece olacak yıldızlar ağlacak.Melekler taşıcak sevgimizi.Sevgiden vazgeçermi bu gönlüm.Sanma ki seni unutur bu sevdiğin.Kavuşacağımıza sadece bir yol vardı.Oda mahşerin yoluydu.
Mahşere bıraktım artık bu sevgimizi....
BENİ AFFET DİYEMİYORUM ÖZÜR BİLE DİLEMEDEN GİDİYORUM...
Seni mahşerde bekliyorum sevdiceğim...





Alt 19-09-2010, 01:23 #31069

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

En acıtanı ne biliyormusun dedi biri...


... hani o gidişlerin var ya... sessizce... suskun ...


... kırılmış sen olduğun halde... kendisiymis gibi... hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri...
hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın... anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığı an varya, hani yapabilsen o merdiveni, hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an...


...o işte...en acıtanı o...


...hani o tıpkı elinden düşen en sevdiğin, en güzel "şeyin gibi"... hani o tıpkı tutamadığı gibi... hani o tıpkı tüm gidenlerde yaşadığı gibi... hani o bir ince sızı varya içe içe akan... hah işte...tam öyle incecik... yırtarak kayan... düşen kanatan... acıtan.. tutamadığın... parçalanan... tuzla buz olan... zamana savrulan... zamanda akıp giden... hani o zamanla catistigin ama zaman içinde yok olmayan herkesin inandığı o kocaman ... "zaman her şeyin ilacıdır" yalanı ... bunun bir yalan olduğunu tekrardan hatırladığın an... ve kendini kandırmaya başladığın an ... istemeye istemeye inanmaya başladığın an...


o işte...en acıtanı o... ama senin orda oldugunu hep bildiğin ... ...ama senin hep hissettiğin... ...ama bir dahası olmayan... ...ama zaten hiç senin olmayan... ...ama senin hep bildiğin... ...ama senin hep hissettiğin... ...ama bir daha sana geri gelmeyecek olan... ...ama buna rağmen ...gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin... ...o işte...en acıtanı o...


... sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman... ... o durduramadığın an' ın karmaşası tezatlığı... ...kördüğüm oluşu... ... o "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların ... ... içindeki kısır döngülerin... ... ve o an ... ... hiç bir şey yapamamanın çaresizliği... ... o işte...en acıtanı o... ...belki de sadece çaresizliğin... ...çaresizliğim...lütfen beni artık acıtma...!





Alt 19-09-2010, 01:23 #31070

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Hayatın oynadığı oyunların içinde bir ebe olarak sallanma sırası bana geldiğinde büyümüştüm ve büyü bozulmuştu.

Dahası hava bulutluydu ve ben tanıdığım en yağmur yüklü buluttum. İnceden inceye hüzün yağıyordu yüreğimden.
Bildik tüm insanlar yabancı hoşuma giden tüm tatlar tadını yitirmiş tanıdık tüm sesler sessizdi. Sevdiğim tüm şarkıların sözlerini unutmuştum. Çiçekler kokmaz renkler görülmezdi. Tebessüm ise yırtık bir fotoğraftaki dudakların yanaklara doğru gerilmesinden ibaretti.


Belki de her şey olması gerektiği gibiydi ve yabancılaşan bendim.

Dedim ya büyümüştüm ve büyü bozulmuştu.


En sesli harflerle lanet okumak istedim kendimden yitirilişime sebep olan anlarıma. Anlar aldırmaksızın düşünce ve duygularıma eskiyordu. Anlamsız kalacaktı bu yüzden en sesli seslerin bile dile gelmesi.

Sustum.

O sessizlikte salıncağın zincirlerine dokunan bir el arzuladı en çok içim.

Gecenin koyu ve ürkek tonlarına rağmen yine de hayata tutunabilirdim zincirlere uzanan elle.

Belki tüm hüzünleri savururdum bir el salıncağın zincirlerinden tutup savursa salıncağı sallasa beni.

Öyle ya...

Ebe bendim!


Sallanma sırası bana geldiğinde tüm insanlar gitmiş parkın lambaları bile küsmüş bir tek karanlık bana eşlik etmişti.


Bu yüzden ben de karanlığa sahip çıkmaya karar verdim.


Ben hüzünleri [d]ağladım
[Kar]anlık beni [d]ağladı.


Öylece eskidim gittim...

Sabah olduğunda birileri mutlaka katılırdı an[ı]larıma. Lakin cenazelerin ardından ağlamak da boştur yaşarken sarılmadıktan sonra.

Ama karanlık öylesine sıkıca tuttu ki zincirlerini salıncağın;

Ben hüzünleri [d]ağladım
[Kar]anlık beni [d]ağladı.

Ağladım...
Hüzün yağdırdım yüreğimden şehre ince ince...





Alt 19-09-2010, 01:23 #31071

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Ne kötüdür insanın aklı ile yüreğinin arasında kalması...

Ne kötüdür insanın an kadar yakın
Bir asır kadar uzak olması...

Ne kötüdür bilir misin insanın bildiğini anlatamaması...
Ben deyip susması
sen deyip ağlamaklı olması...






Alt 19-09-2010, 01:24 #31072

DAMLA22

NevsehirLi


Göz yaşlarım hiç bu kadar anlam yüklenmemişti düşerken ve hiç bir zaman bu kadar içten dokunmamıştı yanağıma ..

Ey gümüş renkli göz yaşlarım bu kadar mı dokundu ayrılık size.
Oysa her acıya bir bedel, oysa her öyküye ödenmiş diyetlerim vardı benim.

Kaç damlada ıslanır ki yüreğimin kıraç toprağı?.
Kaç mendille kurur ki bu gözyaşı sağanağı?.


Özledim diyorum. Özledim işte…
Bu can sana döndü her dirilişte.
O kadar zavallı gecem oldu ki yalnızlık denilen suretsiz kimlikte.
Bazen şaşırdım yolumu, ne yana dönsem hep iki yüzlü yalnızlık..evimde, odamda ..
Ne zaman başımı kaldırsam bir çivi gibi alnımın ortasında.
Ne zaman bir yana dönsem kader gibi ömrümün rotasında.
Kaç gece kirpiğimde kan izleri, kaç gece yüreğimde dön sözleri yankılandı çaresizce.
Bulamadım cevabını bendeki bende.

Özledim diyorum ..özledim işte ..
Canımdan can aktı her direnişte.
Her gece başka bir hayali bağladım gönül darağacıma.
Yüreğim sızlaya sızlaya ittim titreyen sehpayı parmak uçlarımla.
Asılan her hayal, ölüme giden yüzlerce umuttu aslında.
Kayboldu rüyaların renkli daveti.
Ben yarı çıplak yanımla bir teselli ararken sensizlik duvarında.
Çığlıklar kurşuna dizildi dudaklarımda, saçlarım intihar etti parmak uçlarımda. Kayboldu bakışlarım titrek mum ışığında ve ben öylesine bitkin, öylesine yorgun ..
Bir yol arıyordum kendime, ışığa ulaşmak adına..Bulamıyordum ..
"ne yan aydınlığa düşerdi, ne yan karanlığa"
Ne zaman ve nerede varırım ki ışığa?.

Özledim diyorum..Özledim işte..
Ciğerim söküldü her serzenişte.
Her gece bir çizik daha atıyorum yüreğimin ker duvarına, sensizliği tüketmek adına. Ama olmuyor… her hücresinde bakışların saklı, her kuytu köşesinde parmak izlerin. Bir görebilsen, yalnızlığın alnımın ortasına vurduğu soğuk damgayı.
Bir duyabilsen, kalabalıkta kayboldukça yalnızlığın kollarında bulduğum feryadı.
Ne güne ulaştı yüreğim ne gecede kaldı.
Ne bir gülü tuttu, elim ne dikeni battı.
Ey hayat canımı acıtma artık dedikçe canım daha çok yandı..canım..daha..çok..yandı..

Özledim diyorum..Özledim işte..
Gözlerim yanıldı her benzetişte.
Yokluğun en hazin bestesi oldu dudaklarımın.
Renklerin gölgesinde siyah beyaz bir tebessümdü bana kalan.
Yaşamın en dik yokuşunda, yalnızlık rüzgarları vurdu gönül sahilime ve sen bir tutam ışık gibi düştün yanı başıma hayalimde.
"ne verdin ki ne istersin" der gibi.
Gözlerim ne çok şey yaşadı oysa göz bebeklerimde.
Ne çok şeye gebeydi düşüncelerim.
Bir yanım sana koşmak isterdi delice,bir yanım ardımdan bakardı sinsice.
Yanardı bir yanım, göz yaşımın gücü yetmezdi alevleri söndürmeye.
Nasıl biterdi ki bu işkence..her acı bir "şiir lekesi" bırakırken gözlerime.

Özledim diyorum..Özledim işte ..
Sevdiğim saklıydı her özleyişte ...





Alt 19-09-2010, 01:24 #31073

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.



Yine bitip tükenme var yüreğimde… Yine aramak, soluk bir yüzle ararken kaybolmak var garip dehlizlerde. Kimi zaman bir kuşun kanat çırpması gibi heyecanlı ve kararlı, kimi zaman bir kaplumbağa gibi tamahkâr, kimi zaman yorgun bir ihtiyar, kimi zaman korkak bir çocuk ile yol alıyorum. Kendimi uzaklarda bırakarak.
Yaşamak bu ise ben yaşamıyorum. Ölüm bu ise ölü bile değilim. Ne oralı ne buralı, iki arada bir derede kalan zavallı bir ölümlü ölümsüzüm.
Gideceğim yere adım atamayan betonlara batmış ayaklarımı kurtarmaya çalışmayarak, sert bir fırtınayı bekleyerek duruyorum. Dev gövdeli ulu ağaçları kökünden söküp alan bir fırtına ancak beni çakılı olduğum yerden çıkarıp savurabilir.
Savrulan ne saçlarım olur ne de ruhum. Savrulan özlemlerim, keyfim ve mutluluğum olur. Bu kısa anlık anlarda, var olduğumu düşleyebildiğim, nefes alabildiğim, onun dışında boş bir rüzgârdır içime çektiğim.
Her sabah yatağımdan kalkarken ne için kalktığımı düşünürken kocaman bir boşluk gözümün ve günümün önünde dans ederken öylesine dik dik bakarım o boşluğa. Hiç gözlerimi kaçırmadan bakarım anlamaya çalışarak.
Göz pınarlarımda biriken, dışarı çıkmak için bahane gözleyen yaşlarımı orada sımsıkı tutarken ağlamak için bile düzgün bir bahane bulamayışıma içerlerim de akıtamam yaşlarımı.
Yüreğimin hızlı hızlı öfkeden çarpmasına yüz vermezken, öfkeme öfkelenirken, neye öfkelendiğimi bilmezken söküp atmak isterim yüreğimi de yapamam; ellerimi kana bulayamam.
Soracağım onca soruyu beynimde karmakarışık bir şekilde sıralarken, biriken bu soru işaretlerinden tiksinirken, neden hala sorularım var diye hayıflanıp kime soracağımı bile bilemezken, neye yarar onca sorular diye düşünürken uyur giderim uyanıklığımın içinde.
Ağlayamazken, sarılamazken, tutunamazken, göremezken, sevemezken, bilemezken, düşünemezken, haykıramazken, bilip de söyleyemezken, isteyemezken, isteklerim bile yok olurken öylesine duruyorum işte…





Alt 19-09-2010, 01:25 #31074

DAMLA22

NevsehirLi


YaRaLi Su

Gördüm. Meğer buz, bir su yanığı değilmiş. / Öğrendim. Buz, suyun yaralanıp kabuk bağlaması ! '



Bu satırlar, ilmek ilmek acıyla içlenmiş bir aşkın son deminden..
Eylül mevsimlerden..
Ateşi su söndürür derlerdi.
Bu nasıl mümkün sularda yanarken?


...


Karaya bürünmüş renk körü yalnızlıklarım.
Usul usul dağılmış yüreğim tuzla buz,
Sen öylece, aldırmadan gözyaşlarıma, çekip giderken,
Aşka kurulmuş bütün zerrelerimi idam ettim en kuytu köşelerden.


...


Aşkın acıdan geçmesine çeyrek kala taş yüreğim
Taşında yüreği olduğunu nasıl da göz ardı etmişim.
Sesin kaybolduğu, taşın yürek olduğu yere doğru ilerlerken
Ne yazık! Yaptığım en büyük hatayı silemedim bu sahneden.


Bildiğim herşeyin vehme dönüştüğüne inat bilmeliydim.Sesimi taşımaktan yorgun duvarları, ayrılıkların önüne örmeliydim.Çığlıkların tiz sesini susturmalı, ince sızılarımın üstünü örtmeliydim.Her gidişinde biraz daha sana gelmeliydim.Sen bir adım öteye ben bir adım ömre.Gidişini seyretmemeli, her ötede bi yudum sene daha ermeliydim..Ama dedim ya:


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.Tüm resmi görmek için tıklayınİçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


' Gördüm. Meğer buz, bir su yanığı değilmiş. / Öğrendim. Buz, suyun yaralanıp kabuk bağlaması ! '
artık çok geç





Alt 19-09-2010, 01:25 #31075

DAMLA22

NevsehirLi


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Sanırım Yaşamı Hep Ana Başlıklarıyla Yaşamışız . .


Dudaklarında ıslanan türkülerle sevdim seni. Dudaklarından taşan yosun kokusu nefesine vurgun sevdim seni. Aslında seni hayallerimde buldum da sevdim. Radyoda eski türküler çalarken, ben herşeyin eskimişliğiyle sevdim seni.

Hayallerime sığmadın bir süre sonra. Seni yaşamın en olağan yerinde aradım. Yanıbaşımda. Nasıl ısındı içim nasıl üşüdü. Yaşamın zıtlıklarıyla sarıldım sana. Yanlış olan hayallerim ve umutlarım değildi. Yanlış olan senin olmamandı. Sen yoktun ve ben biraz da olmamanı sevdim. Olmadığın kadar büyüdün içimde. Büyüdükçe ulaşılmazımdın. Ulaşamadıkça yürek sızımdın. Ben yürek sızımı sevdim. Tam da sevişip dururken bir sızıyla, ağlayan çocuklar dizildi boylu boyunca yoluma. Sevilerin ne kadar sahte olduğu geçti aklımdan. Yaşamın acı dolu bekleyişlerinde tükenirken çocuklar, bir aşk nasıl olur da masum kalabilirdi. Bir sevi ağrısı nasıl olur da en ön koltukta seyir eylerdi yaşamı. Kızdım kendime. Kızgınlıklarımla çoğaldı düşünceler. Bir duvar hayal ettim. Ne kadar kimsesiz, terkedilmiş acı varsa gelsin yaslansın diye. Yetmedi duvar, kısa geldi. Meğer geride unutulmuş, terkedilmiş ne çok ağrı varmış. Taşıyamayan bırakıp gitmiş, bırakıp gitmiş.

Saraylar gezinmeye başladı rüyalarımda. Her saray çocuk gözlerimde yalnız, delikanlı gözlerimde heybetli, yaşlı gözlerimde terkedilmişti. Her saray biraz gözlerimdi. Saray mı benim rüyalarımın süsüydü ben mi sarayın feodal yalnızlığının süsüydüm, anlayamadım.

Çocuklar tekrar tekrar geldiler. Herbiri ayrı güzellikte, güneşin kızgın elleriyle geldi. Herbiri aynı yakarışta, gecenin yalnız gözleriyle geldi. Herbiri dargın, dizleri parçalanmış bir çocuklukla geldi. Herbiri geldi, herbiri şımarmak için sıcak bir boşluk aradı. Herbiri ağladı, hepsine yetemedim, ben ağladım. Anladım ki yetememek acıtır insanın en insan yerini. Anladım ki ağlamak için öyle büyük nedenlere gerek yoktu.

Kentin kıyılarına gece konan evler rüyalarımı süsledi sonra. Her ev köylü gözlerimde olağan, kentli gözümde sorun, insan gözümde çaresizlikti. Her ev biraz gözlerimdi. Evler mi yaşamımın bir yanıydı yaşamım mı evlerin ortak paydasıydı. Anlıyordum ama anlatamıyordum.

Ellerimde mühürlü güzellikler vardı. Biliyordum. Ellerimde yumru yumru saklanan bir yaşam. Sıkılmış bir yumrukla yaşamak nasıl zordur bilemezsiniz. Özenle sakladığınız temiz bir yarın vardır. Korkarsınız ellerinizi açmaya. Düşürmek vardır yorgun avuç içlerinin teriyle yıkanmış yalın bir sevgiyi. Kaybetmek vardır yılların özenle büyüttüğü sahipsiz bir aşkı.

Gelenler, geçer gider artık. Kalanlarla yaşanır bir süre daha. Her giden biraz eksiltir bizi, azalanla yetinilir. Boşluklar büyür, derinleşir. Gidenin sıcaklığı varsa büyüyen boşluklarda, kim gelirse gelsin yer edinemez. Sıcak olan bir yeri ısıtamazsınız asla.

Sonra kızlar büyüdü ve kadınlara dönüştü. Geri geldiler rüyalarıma ve hayatıma. Eskisi gibi değildi hiçbirşey. Ben değişmiştim, yaşam ilerlemiş, onlar büyümüştü. Ne o eski sevi sızıları ne o eski çocuklar ne o saraylar ne o evler... Herşey değişti. Gözlerimde artık ömrün son demini huzura zorlayacak bir yakarışla sarıldım yaşama.

Sonra mı ne oldu. Henüz bitmedi herşey. Uzun zamandır inatlaşıyoruz yaşamla. Öğrendiğim şeyleri derlemekle geçiyor gecelerim. Öğrendiklerimi sıralıyorum, uzadıkça uzuyor liste. Her başlığın alt başlıklarını belirliyorum sonra. Ama alt başlıklar ortaya çıktıkça bilgisizliğimin farkına varıyorum. Şaşırıyorum.

Sanırım yaşamı hep ana başlıklarıyla yaşamışız. Geçip gitmiş çoğu şey. Kaçırdığımız ne çok şey varmış.

Öğrendiklerimi derliyorum gecelerin uzunluğuna inat. Liste uzadıkça bildiklerim kısalıyor. Kıyısının olup olmadığını dahi bilmediğim bir denizde, inadına yüzüyorum.





Alt 19-09-2010, 01:25 #31076

DAMLA22

NevsehirLi


Koşulsuzdur ‘’yalnızlık’’…




Sen istesen de istemesen de ‘’o’’ hep vardır,

Ve gitmeyen/yitmeyen tek duygudur…



Lakin, bu oyunda ne sen ne de o suçlu makamındadır…




Madem suskun ruhundan arta kalan kırık dökük sesler yalnızlığa düşmüştür,

Alıp götürdüklerini ‘’hiç’’ saymak, yapabileceğin en onurlu davranıştır…





‘’Hoşça kal’’ demek için öyle sus-pus ki gece,




Lal kesildim!





Alt 19-09-2010, 01:26 #31077

DAMLA22

NevsehirLi


Bitmek, tükenmek ve beklemek.... Sevdalara özne olmuştur, yüklem olmuştur, sıfat olmuştur çoğu zaman...
Bitmek için başlar bazen sevdalar... Kaderler anlaşma imzalar daha masaya oturur oturmaz....
Son durağına bilet alamazsın... Ya hiç binmeyeceksindir sevda trenine yada bir ara istasyonda bırakıp gideceğini kabul edeceksindir....
Gözlerinde kaybolurken umutların, doyasıya bakmak istersin, bir gün hasretiyle yanıp tutuşsanda bakamayacağın o gözlere....
Lanet edersin zamana, tutmak istersin akıp gitmesin diye avuçlarından...
En dipsiz kuyulara hapsetmek istersin ayrılığı, gelip yerleşmesin diye yüreğine acısı...
Olmayacaktır avuçlarında bir gün o sıcak elleri. Bunu bilerek daha sıkı tutarsın ellerini...
Acıtır içini her saniye... Bilirsin az zaman kaldığını...
Yalancı gülüşler aşina olmuştur acıyla ısırdığın dudaklarına.
Gülen gözlerinde yalancıdır içinin nasıl yandığını söylemeyen yüreğin gibi... Her bakış, her dokunuş yakar kavurur acılardan yorulmuş kalbini....
Tükenirsin yavaş yavaş....
İsyan edersin ayrılıklara....
Öleceği günü bekleyen bir hasta gibi beklersin ayrılığı...
Umutların kar misali erir gider avuçlarından.
Kuramadığın hayallerin küser birer birer. Sevgiler azar azar yitip gider.
Esen her rüzgar yanaklarında kurutur gözyaşlarını...
Sevmek bu kadar zormudur...
Acıtmakmıdır yüreğini amansızca aşkın kuralı...
Beklemekmidir yaşamak yerine en güzel masalları...
Her sevda bir ayrılık hikayesi mi olmalı...
Bitmek için başlayan hikayeler vardır alır seni hayatın köşesinden ansızın... Yüreğindeki acılara kendinden de ekler bir kaç hançer yarası.
Savurur ayrılığın kokusunu sardığı bedenini gökyüzünde.
Yıldızlar ortak olur gözyaşlarına. Ve getirir bırakır usulca hayatın başka bir köşesinde...
Usulca çıkar gider hayatından düşünmeden arkasında bıraktığı acıları... Sevdalar bitmek için başlar, tükenir yavaş yavaş yüreğin ve bekler sessizce batan kabullendiği vedayı...
Dilin lanetlemese de yüreğin lanetler her soluk alışında bitmek için başlayan sevdaları





Alt 19-09-2010, 01:26 #31078

DAMLA22

NevsehirLi


Yanmam'' deme!
Sende yanacaksın...
Şimdi bir başkası oLsada hayatındavakti zamanı geLdiğinde
Seninde için sızLayacak...
Sesim kuLağında çınLayacak...
KuLağını tıkasanda ''Seni seviyoruM''deyişime...
Yüreğinin sesinden kurtuLamayacaksın...

''Unuttum'' desende
Unutamayacaksın!
Bir zaman sonra baktığın her yandahayaLim çıkacak karşına...
RüyaLarının baş roLünde yaLnız ben oLacağım...
Vicdanın sızLayacak
İçindeki benseni bensizLiğin azabıyLa yaLnız bırakacak...

''ÖzLemem'' deme!
ÖzLeyeceksin...
iLikLerine dek işLeyecek özLemin
off..çekeceksin dağLarı yerinden edecek
yüreğin isyanLara geLecek...

''VazgeçtiM'' deme!
Vazgeçemeyeceksin...
Ahımı aLdın bir kere...
Daha da bakmam gözLerine...
Yaşatmam gönLümde ne seni ne de sevgini...
Nefret biLe etmem senin gibi birinden!
KirLetmem yüreğimi seninLe!
SeninLe hesabımız mahşerde
orada hesapLaşacağız yürek yüreğe!

Ben YANDIĞIM...
Ben UNUTMADIĞIM...
Ben ÖZLEDİĞİM...
Ben VAZGEÇMEDİĞİM...
ve
Ben SevgiMi YüReĞiNDeN ÇeKMeDiğiM sürece aZaBıNI ÇekecekSiN BeNSİzLiĞiN!!!!!!!

Meğer ne zormuş
Sensiz yaşamak
Bir yarın olmadan devam etmek
Ne zormuş


Hasretle yanan yüreği
Geldi ayrılık bitecek diyerek
"Teselli" etmeye çalışmak
Ne zormuş...


Ayrılığın mıhladım kalbime
Unutmam artık hainliğini
Razıyım ben kimsesizliğe
Yeter ki sen gelme...


Bekliyorum istiyorum
Ama sen gelme
Kalbim alıştı alışacak ayrılığa
Gelirsen
Ve bir daha gidersen
Dayanamaz


Gelme!!


Artık Çok Geç!!..





Alt 19-09-2010, 01:27 #31079

DAMLA22

NevsehirLi


İsyana aşeriyor yüreğim bu gece..
Yaşananlara, yaptıklarına, acıttıklarına, kanattıklarına yanıyor..


İsyana aşeriyor dilim bu gece..
Susuşlara, bitişlere, var olamayışlara çığlık atıyor..

İsyana aşeriyor gözlerim bu gece..
Dökülen yaşlarına, göremediği mutluluk tablolarına, gidişlere, yol ayrımlarına ağlıyor..


Biraz daha büyüdüm bu gece..!

Yüzüme her gülenin dost olmadığını bir kez daha anladım..
Çok radikal kararlar aldım mesela.. Teoride olan düşüncelerimi pratiğe geçirmeye karar verdim..

Yanlı taraflarımı attım bu gece.. Senin bana hiç olamadığın kadar öznel olup geldim yanına..
Sahte sözlerden etkilenmeden aldım seni sol yanıma..

Kendi dünyamı tanıdım bu gece..

Sen olmayınca yıkılacak kadar küçük olmadığını anladım.. Sen olmasanda sevdamı yaşatabileceğimi anladım..
Senin yaptığın gibi başkalarıyla değil, kendimle paylaşarak yaşar bu sevda..
Dilimde değil, yüreğimde yaşar..
Ulu orta her yerde paylaşacak kadar onursuz olmadı benim sevdam.. Bu kadar düşmedi yerlere.. Milletin ağzına sakız olacak kadar alçalmadı.. Tanığımı sandığım insanların ütopyaları ile kirlenmedi..

Senin yaptığını yapmadım mesela..!

Sevdiğime laf söylettirmedim..
Sende hiç var olamayan bende ise yok olamayan "biz" i harcatmadım bozuk para niyetine..
Korudum, kolladım aşkı.. Kadrim, kıymetim bilinmedi diye pes etmedim, Sonuna kadar savaştım..

Var olduğunu sandığım "biz" i kurtarmak adına engin denizlerde kulaç attım..

Boş yere çırpındı yüreğim, yok yere tuttu nefesini..

Benim susmayan kalemim, seninse boş konuşan dilin en mutsuzundan bir son yazmış bile bizim için..
Şimdi ; nokta (.) koymak düşer bize..


Hadi!

İndim ben sahneden.. Çektim elimi ayağımı...
Noktayı sen koy, perdeyi sen çek 'de, yine alkışlasınlar 'seni' . . . !






Alt 19-09-2010, 01:28 #31080

DAMLA22

NevsehirLi


Düğümlendim..
Her bir düğümü tek tek çözmeye çalıştıkça ellerimle,
yeni düğümler oluşuyor adeta..!
hiç çözülmeyecekmişçesine..
Bu kez her şey daha zor...
Aslında zor olan ne sensin ne de hayat.
Zor olan benim bana..
Artık zor geliyorum kendime..
Yoruldum...
Bir daha düşersem, kalkamayacağım ayağa,
hissediyorum.
Belki uzatacaksın elini ama, bu kez ben tutamayacağım,
biliyorum...
Gözümün bebeğinde, yüreğimin en saklı yerindesin sen.
Kimselere göstermiyorum seni...,
hatta bazen kendimden bile gizliyorum.
Varsın aklım sensiz bilsin yüreğimi...
Yokluğun içimi acıtıyor.
Buna rağmen kal istiyorum,
içimde bir yerlerde..
Sanki seni çıkarıp atarsam tamamen kaybolacakmış gibi geliyor
sana dair ne varsa..
Sana ait olan izler silinip yok olacakmış gibi,
senli kelimeler yazamayacakmış gibi kalemim bir daha..
Her tutunmaya kalktığımda sana,
dipsiz kuyulara çekiliyor ruhum.
Çıkmaya çabalarken gücüm tükeniyor gitgide.
Bir gün temelli bitecek,
fark ediyorum..
Tüm şarkılarım, tutsak olup sensizliğe,
çığlığa dönüşüyorlar içimde.
Yüreğimle bağırıyorum, sen duymuyorsun,
sen bilmiyorsun..
Bir zamanlar gecelerimi aydınlatan gözlerin,
şimdi karanlığa çağırıyorlar beni.
Kapatıp gözlerimi, düşlerimde buluyorum seni.
Açtığımda yine gidiyorsun.
Ve ben yine karanlıklara uyanıyorum. Üşüyorum...
Beni üşüten ne ayazları kışın, ne de yalnızlığım.
Yokluğun üşütüyor beni,
bir yandan yakarken yüreğimi..
Göremezsem gözlerini, hiç aydınlanmayacak günlerim..
Tutamazsam ellerini, hiç ısınmayacak yüreğim...


Ne Derler Bilirsin,
insan hep kendi için iyi olanı yapmaz....
Benim için ne kadar kötü olabilirsin ki
Hayat gözlerinde son bulurken
iyi yanım sen kalıcaksın





Cevapla

Etiket
damla22


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:32 .