İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 11-12-2007, 20:44 #41

DAMLA22

NevsehirLi



Her Şeyi Sana Yazdım...
Senide Her Şeye...

Her şeyi sana yazdım
seni de her şeye...

Kalemler tükettim, tükenmeyen hasretle,
ucundan dökülen aşkla,
umutla
çığlıklar,
belki de nefretle.

Her umuda avuc açtım
sen dilendim.
Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim...

Her şeyi sana yazdım
seni de her şeye...

Hayallerimin paragraf başlarına,
umutlarımın parantez içlerine.
Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle..

Her şeyi sana yazdımseni de herşeye

Binlerce kez okudum her gün
bir ilkokul defterinden.
Binlerce kez okudum
seçebilmek için seni
soru işaretlerinden
Seni ezberledim hergün
karmakarış yazılar içinden.

Sana da kendimi yazdım
bana ait harflerle,
farklı alfabelerle..

Herşeyi sana yazdım
Herşeye seni yazdım...





Alt 11-12-2007, 20:45 #42

DAMLA22

NevsehirLi


umudun derinlere indiğinde

Gecemin yırtık ağlarına tenindeki şifalı tuzları dök
Düşlere dalayım seninle gülüm, ellerinle üzerimi ört
Şiir yüreğine büyüler süreyim, eski yıldızlarımı sök
Acılarımın lacivert bağrında olayım sana en güzel gök.

Rüzgârın resmi vardı dallarda, biz hayatın sesini dinlerken. Suskundu düşünüşlerimiz, mevsim kıştı. An kelimeleri tetikleyen gizli bir bakıştı, biz buğulu bir şölene kurulurken. Parmak dokunuşlarımız şiirlere sarıldı işte o an. Biz suskunduk, mevsim kıştı, ama ruhumuzdaki yangın işte o an, hiç ama, hiç yaşanmamış kutsal bir yazdı.

Bütün gecelerin sorgularla köşe kapmacasında denizler kayalara sessiz vuruşlarla sırlarını söyler. Tuzun özündeki sancı aşa dökülünce, terlenir beden. Hep aynı dönüşümlerle yer değiştiren bu hayatın felsefe taşından yansımalarla günler evrimini tamamlar. Sevdanın suskularıyla büyür yürek her zaman gül yüreklim, gece denizi bekler, deniz bu bilmeceyle durmaksızın biçare kayalarını döver.

Sözümüzün ve gönlümüzün açılımları netleşince direncimiz yeniden hayata hazırlanır. Günlerdir bu koşuşlardan bitap düşmüş yanılgılı bir bedenken ben, sen en öldüresi hançer sızılarıyla ruhumu ayağa kaldırmayı başardın gülüm. Dalımdaki son yaprakla rüzgâra göğsümü vererek, nice geceler geçirdim sana hissettirmeden. Yıldızları oynattım ağlayışlarla yerlerinden ve nice dolunayda yarasa inlerinde sabahı ettim, ama asla seni yüreğimden uzak tutmadım.

Sözün bütün dağılmış tabakalarında kanımızı tutuşturan akşamlar yaşarız, kapılar aralanır uçurum uykularından ve bizler kuşların gagalarından şiirler biriktiririz yaşama dair, deryalara sığmayan yalnızlığımızı anlatmak için. Biliriz ve biliyoruz ki, evrenin yasası içimizdeki ören yerlerinde yaşar. Dudaklarımızın kana yatırılmış imgelerinde duygularımız durgun, yüreğimiz aşka vurgundur. Gönlümüzdeki çiçek kokularına esintidir yaşam. Kırılan yerlerimizi onaran da her devirde zaman.

Gözleri bağlı papatyaları küskün sabahlarda yolarken aşk, keşke’lerin düş koparışlarında yalnızlıklar uğrar limanımıza. Bir türlü alışamayız anıların çiziklerine ve koparırız kabuk tutan yaralarımızı. Bakakalırken biz kan bulanmış yüreklere, büyülüdür şiirlerimiz, tutkuludur aşklarımız, silip süpürülen zamandan şefkat bekleriz, zehir tadındaki hasretlerden.

Gülüşün buzlar sarkan dağlarından günü içerdi sevda, biz acının zemherisinden sular içerken. Dirhem merhabaların ve mutluluğun huzmelerinden yele kaçışları ile uzaklaşırken, yeniden büyümekti azmimiz. Yaşam lime lime sessizlik senfonisiydi, kanımızın kaynayan kazanlarından şiir şiir içtikçe. Yüreğimizin ırmak boylarında soluğumuza nem sürüp biz türkülerle çürürken, zaman bahardı aslında. Günün aydınlık sokaklarında sezdirmeden kirpiklerimize yanılsamayı kentler süpürdük, huysuz sevdaların kurumuş sarmaşıklarıyla, başımız döndü, içimizdeki yıldızlar söndü, yine de vaz geçmedik hayatı anlatmaktan.

Bir diş sancısıyla ıslak yollardan geçersin umudun derinlere indiğinde. Deniz gönlüne inciler serperken ben, sen hayatı dişlersin, özünden sıyrılarak. Sözlerinin kırılmış nakaratları yankılara dönüşür sessizliği emziren gecelerde. Aynı tekdüzeliğin camları çizmiştir aslında canımızı yar. Aynı sahnenin şovenleriyiz bir bakıma. Ruhumuzun heder iklimidir aslında, bizi o karabasan duvarların altında bırakan şeytani yüzlü keder.

Hayallerimizin en ulaşılmaz karelerine bir liman ve bir kayık ekledik şimdi, sevgimizle boyayarak. Yıldızlar astık, ayı iğneledik, en güzel yerine de güneşi çiviledik. Yitik kentlere kürek çektik günlerce, biz hep aynı kente ulaştık. Sevdamızdı gülümseyen mevsimlerce, rüzgârda savrulduk, yağmurda ıslandık da bir kez bile ah etmedik.

Savruk bir dinlencede korkularımın uç iklimlerinde özleminin çağrılarına ansızın kapanır sesim. Düşüncemin yankısına uzanarak sana farkında olmayarak acılar sürerim. Bilirim ki, en saklı duldasında sevdanın, ben şeytanın karelerinde destelerden şans beklerim. Seni kazanmanın, seni kaybetmenin ruletini çeviririm senden uzaklarda. Aynı şans döngüsüdür yitirdiğim, kazanmadan asla anlayamadığım.

Her devirde gül tılsımının gölgesine saklanmaktır sevda, sürgün umutlarla. Köşe başında tutulan nöbetlerin ayazında üşümüş ellerimizle uzandığımız gülüşlerin sıcağından medet uman sarmalanışlardır. Gecenin gündüze karıştığı, mevsimlerimizin yenilendiği eksenimizde çıkılan yolun tadına doyumsuz varmaktır. Durdurulamaz akışı nehirlerin iklimsiz coğrafyamızda.

Sarı limon bahçelerine kokunu bırakarak titreyen bedeninle, sevgi kelimeleri yüklerdin karanlığa aldırmayarak. Bembeyaz ellerine sarılıp dudaklarına inerdim, sen yıldızlara saçlarını örterken. Yüreğinin turunçlarından şifa içerdim yârim kana kana, sen Akdeniz gibi kokarken. Kelimelerden saraylar kurardım sana sevdam, sen aşkla gönlümü kutsarken.

Sessizliğin damarına sarılmış gülüşün, içimde kaynar bir lav. Anılar dün olmuş gülüm, titreyişlerimiz lal. Savruk bir zamandayım sensiz ben, kırılmış elimde binlerce dal. Uzat ellerini, ver gülüşlerini en kutsal merhabanla, bu bedenden istersen bütün sevinçlerimi al.
Sular aşırdıkça dağlarımızdan, bir gün özümüzdeki aşk sözümüze dönüşecek ve her gün yatağını oyan ırmaklarca kendimizi bulacağız. Güneşler ısıtınca üşüyen sırtımızı meltemlerle yollarımızı bekleyeceğiz. Bütün şarkılar bize çalarken gülüm, biz bu yalan dünyanın hiçbir olumsuzluğuna takmayacak, yalnız birbirimiz için yaşamayı da öğreneceğiz.


alıntıdır





Alt 11-12-2007, 20:58 #43

DAMLA22

NevsehirLi


...Gidiyordun...

gözlerini önce kaçırdın gözlerimden
sonra sözlerini kaçırdın sözlerimden
en acı olan yüreğinin gidişiydi benden
gidiyordun yavaş yavaş
geride neyin kaldığının önemi olmadan
gücü yetmiyordu sevginin bu gidişe dur demeye
gücü yetmiyordu zamanın bu firarı engelemeye
seni bana getiren ne varsa gidişine bir yol oluyordu
gidiyordun hemde benden bu kadar uzakken
gidişine dur diyecek bir kelime varmıydı yeryüzünde
vardı ise hangi sözlüğün hangi harfinde gizliydi ,
bilmiyordum bilmek istiyor muydum onu da bilmiyordum
ama gidiyordun
ve bu gidişe dur diycek hiçbir mucize yoktu..





Alt 11-12-2007, 21:01 #44

DAMLA22

NevsehirLi


Ayrılığa Sözüm Var...Unutmayacağım Seni...


gözlerinin tuzu yakmaya başlar önce yüzünü
yüzün yanar sanırsın oysa yanan yüreğindir
ızdırabını çektiğin nedir yaşadığın mı yaşayıpta hayatından
atamadığınmı
gene yalnızlığa oynuyorsun zarlarını...
bu kumarı kaybetmek için oynuyorsun
içim acıyor sanki binlerçe bıcak yarası var vucudumda
binlerce acı gücümün yetmediği bir acı
ne çığlık atacak nede ağlayacak gücüm var .......
susmak ........
bütün acıların çığlık çığlığa haykırırken susmak ...........
ellerin soğukmu ......
sesin duyulmaz olur hayat mı hırsız ..
kader mi hırsız ..
senden çaldığı sadece bir sevgimi
gelmişin mi geçmişin mi geleceğin mi ..
rüyalarındaki sıcaklık mı senden çalınan
seni bu soğukluktan kurtaracak kibrirtlerin yok mu
yok mu her kibrite sakladığın hayallerin
soğukluğa teslim ediyorsun herşeyini
yaraların uyuşuyor acılar hisedilmiyor
dönüp kendine baksan kan revansın
şuursuz bir acısızlık
hissedebilmek .......
senden çaldığı budur hayatın
hissedebilmek......
keşke sengibi unutabilsem herşeyi





Alt 11-12-2007, 21:03 #45

DAMLA22

NevsehirLi


Ne şiirlerim oldu...
Ne duygular aktı satırlara...
Hep sen dolu, çoğunlukla sana sevdalar biriktiren
Bazen de hüzün dolu,karamsarlıklara teslim olmuş
Ne şiirlerim oldu...
Hepsine güzellik kattın
Güzelliğini anlatmamda kelimeler yetersiz kalmıştı her zaman
Gülüşünü,masum yüzünü,sevimliliğini nasıl anlatabilirim ki zaten
Bu belki de hayranlıktı...
Bir de keşke tanıyabilsem seni
Güzel,masum yüreğini anlatabilsem şiirlerimde..

Bilmiyorum, okuyor musun şiirlerimi?
Okuduğuna dair umudum var
Belki ben uyduruyorum;
Belki de okumanı istediğimden bu umudum.

Ne hüzünlü gecelerim oldu ama hepsi senle doluydu
Bilmem senin de aklına geldiğim oldu mu?
Bir şeyi bilmemek ne kadar kötü
Aslında bilmemekten daha zor olan öğrenememek.

Ama unutma ki;
Sen duymuyorsun diye sesim yok olmaz
Sen görmüyorsun diye gözlerim rengini yitirmez
Sen bilmiyorsun diye duygularım kaybolmaz
Ama hoşlanmıyorsan hiçbir şey yapılamaz
Çünkü göz,burun,yüz,tip değişmez
Zevkler de herkes özgürdür, zorlanamaz.
Ve inanmıyorsan sevgime de ve bana da, hiçbir şey yapılamaz
En çok acı çektiren bu olur bana,
Ne sevmemen, ne hoşlanmaman bu kadar acıtmaz yüreğimi!

Sessizliğimin son sesiydi bu
İkinci bir emre kadar sessizliğim susmuştur
Ama bu susuş sana hayran bir susuştur

Bir gün, gözlerim gözlerindeyken gerçekleri öğreneceğiz ikimiz de.
İnanıyorum,istiyorum,umuyorum,hayal ediyorum...
Bu hayalle yaşayacağım belki karanlıkta,belki hüzünlü ama olabildiğine sevdalı...





Alt 11-12-2007, 21:06 #46

DAMLA22

NevsehirLi


Ne keyifle okuduğum şiirler ezberimde, ne de bağıra çağıra söylediğim şarkıların sözleri. Dalgın gözlerle yürüdüğüm caddelerde kayboluyorum.

Sonsuz bir inatla sarıldığım radyodan gelen o harika melodilerin de tadı yok? Peki ya o yağmurda iliklerime kadar ıslanmalarımı kim çaldı benden? Bilmiyorum!


Susuyorum artık... Sustukça susuyorum. Sustukça, üzerime gelen insanlardan kurtarmak için ruhumu, suskunluğuma sarılıyorum. Ama yine de saplanıyor yüreğime bazı kelimeler. Bazıları da acıtıyor üstelik…

Sessiz geceler benim için sığınılan bir liman sanki. Kendimi bulup bulup
kaybettiğim karanlıkta, şöyle bir uğradığım kelime hazinem de bir anlam ifade etmiyor. Düşünüyorum da bu güne kadar hep; gibi yazmışım, gibi okumuşum, gibi söylemişim ve en önemlisi; gibi sevmişim...

Elbette hiçbir şey, ben ol deyince olmaz. Bunu biliyorum ama zaman da geçiyor hızla. Tükenmez sandığım bütün sözler bitiyor ve ben de yavaş yavaş tükeniyorum... Onca yıldan sonra; hayata dair ne kaldı ki elimde? Kocaman bir hiç! Öyleyse neden bunca çaba, neye bunca isyan…

Öyle anlamsızki yaşadığım hayat. Her şey az sonra gerçekleşecekmiş gibi duruyor, elimi uzatıyorum tutmak için, kayboluyor. Benim dışımda kopuyor bütün kıyametler ve ben kendime uyan bir kıyamet beğenmiyorum…

Kalbime bir kurşun sıkacak gönüllü katilimi arıyorum ya da yüreğime su serpecek elin sahibini... Toprağa ateşi düşürecek, denizi yakamozlarla süsleyecek sesin sahibini… Artık basit şeyler bekliyorum yaşamdan. Örneğin, kimselerin bilmediği sırlarım olmalı ölürken... Kimselerin gitmediği sokaklarım olmalı... İçimi kanatan özlemlerle yaşlanıp, sonra da sessizce gitmeliyim bu dünyadan.

İşte yine susuyorum; siyah bir geceye dönüyor her anım ve okuduğum her şiir kanatıyor yaralarımı. İçimdeki çocuk ölüyor... Yalancı gülümseyişlerle beni ciddiyete çağıran insanları da önemsemiyorum. Elimden kayıp gidenlerden korktuğumu bilmiyor ki hiçbiri…





Alt 11-12-2007, 21:12 #47

miss şanLı

Bizden Biri


Yaninda olmadigim günleri
Sensiz geciriyorum sanma
Varoluşumda sen varsin
Her nefes alisverisim seni sardırır
Hücrelerimin içine…

Bu kalbim bil ki sadece
Senin icin atiyor sevgilim.

Askinla sararip solucak
Sevginle bahtiyar olucak
Ugruna canimi verecek kadar
Seviyorum desem inanirmisin

İçimi ürperten bakışların
Gecem, gündüzüm, rüyam oldu da
Sabahı ettim begonvillerimle…

Duygularımın coşkusundan
Papatyanın duruluğundan
Ask taclari yaptim.
Kime ne armagan ettiysem
Sevgiye dair,
Hep senin gül kokan yanagindan

Inan sevgilim
Ben bitip tükensem de
Sana olan aşkım
Bitmedi bitmeyecek,
Bitemeyecek....





Alt 11-12-2007, 21:14 #48

miss şanLı

Bizden Biri


Aşkın Yarısı Yüzün, Diğer Yarısı da Hüzündür Çocuk
I

Karanlığımda cılız ve titrek bir ışık oldun çocuk
birazcık sevinç birazcık coşku birazcık umut oldun
sonra bolca hüzün bolca keder bolca mutsuzluk
karanlığıma titrek ve solgun bir ışık oldun çocuk
ah ne yazık ne yazık karanlığımda boğuldun
oysa kimse beni senin kadar düşünmedi çocuk
ah ne yazık ne yazık karanlığında boğuldum
oysa kimse seni benim kadar düşünmedi çocuk

aşkın yarısı yüzün, diğer yarısı da hüzündür çocuk
yüzüne yaslandım hüzün kesildim bunu hiç bilmedin
oysa kimse seni benim kadar düşünmedi bunu hiç bilmedin
ilk önce sen bıraktın kimsesizliğimi
gözyaşlarıyla sulanan aptal ve yanlış ihtilaller uğruna
sonra kalkıp aşk adına tiksinç yanılsamalar yaşadın
bilmez misin ki tenin tene sürtmesiyle aşk yeşermez
terli ve kirli tenlerin sürtüşmesinden fışkıran aşk değil, fuhuştur

ellerinizle, yüzlerinizle, gözlerinizle, yüreklerinizle, hiçbir işe yaramayan büzüşmüş beyinlerinizle tepeden tırnağa kirlisiniz; baştan sona tüm hayatınız kirli. Bağışıklık kazandığınız kirleriniz arttıkça başkalarına bulaştırıyorsunuz; yılan gibi zehrinizi insanlara akıtıp duruyor, sonra da onları yutarak, içinizde boğup öldürüyorsunuz.

sokaklara atılmış, unutulmuş çocuğum çocukluğum benim
sana ben kirli kentlerin yaralı ve sessiz göçmeni diyorum
bütün aşklardan ve ilişkilerden yanık ve yenik çıkmış sürgün bir şizofren diyorum
sana uzlaşmaz çelişkiler toplamı diyorum
sen ki hayatın çirkin tanrısına kafa tutansın
sen yalnızlığın ve hüznün yatağından
insanlığa yalınayak yürüyen
bir uzun yürüyüşçü militansın
sen insansın ah sen ne insansın
sokaklara atılmış, unutulmuş çocuğum çocukluğum benim
aşkları ve düşleri bozguna uğratılan talihsiz çocuğum benim
yaşından büyük ve küçüklerle oynadığın oyunları hep ciddiye aldın ve hep yenildin
şaşkın ve yapayalnız hıçkırıklarla kendini avutup durdun
kanayan çığlıklarını paslı gecelerin karanlığına saplayıp durdun
tüm atar ve toplardamarlarını kesen celladındır yüreğin
usanmadın yüreğinden bıkmadın celladından
murdar mutluluklarla aşkları bir ganimet gibi
Kordon sefalarında alkole batırıp boğanlara yenildin ama yanılmadın
her sözünün bir karşılığı vardı hayatta
"fossmodern " aşklar yaşayan piyasa piçlerinin
feodal diye suçladığı o güzel beynini ve yüreğini öpeyim çocuk

aşkın yarısı yüzün, diğer yarısı da hüzündür çocuk
sesini suskunluğuna, hüznünü yüzüne, yüzünü hüznüne gömüp duruyorsun
kendine hep hüzünlü aşklar buluyorsun
bulduğunda da kaybettiğinde de hüzne boğuluyorsun
hiçbir şeyi anlık yaşamıyor, her şeyin kalıcı olmasını istiyorsun
biliyorsun ki anlık şeylerin anısı yoktur
ama yine de yanılsamalı da olsa anlık şeyler yaşarlar
onların anlık şeyleri gibi anıları da küller gibi yapraklar gibi
savrulur durur küçük esintilerle
cılız ve titrek bir ışığın anısı olmaz çocuk olmadı çocuk

cılız ve titrek bir ışığın anısı biraz incinmişlik, biraz yalnızlık, biraz arabesk acemilik, biraz yaşanmamışlık ya da yarım kalmışlık ve sonra biraz yeni bir ilişkiye sinsice alaturka geçiş faslı ve ardından vicdan aklama operasyonlarıyla örtülmeye çalışılan bolca vefasızlık, bolca belleksizlik ve bir ömürlük unutu(lu)ştur
cılız ve titrek bir ışığın anısı hovardaca harcanan zamanlardır / harcanmışlıktır

II

Bırakıp bırakıp arama da, bulup bulup yitirme de baştan sona yalandır
oyundur çocuk
ağlamalar da, gülmeler de, gidip gidip gelmeler de oyundur
oyunlarla yaşamaya gerekçeler bulmak da yalandır
oyunlarla birlikte yaşam da yalandır, oyundur
artık yüzler de, gözler de, sözler de yalandır
sevmek de, sevişmek de, üzülmek de, sevinmek de yalandır
hayattan malulen erken emekli olmuş bütün hayatlar yalandır

yalanlarla ve yanlışlarla malul hayatlar, hayata tutunamayışın ve erken emekli oluşun acısıyla acı hüzünlerini ve yalnız gülüşlerini gizledikleri yalanlarını ve yanlışlarını - evet sadece bunları - pohpohlayıp, paylaşıp dururlar ve korkunç bir mistifikasyonun utanmazlığında boğulurlar

yalan yanlış ve kısır hayatlardan uzak dur çocuk
doğurgan memeleri olmayan, kısır ve frijit hayatlardan uzak dur
her gün ama her gün kendi hayatlarını öldürenler seni de öldürürler çocuğum
veba bulaşıcıdır vebaya bulaşma çocuk
vebalı hayatlar sevmeyi bilmez sadece bulaşır ve öldürürler
çünkü var etmeye değil, yok etmeye endekslenmişlerdir
onlar yaşatmayı bilmezler çocuk, sadece öldürürler
insanal olan her şeyi yavaş yavaş öldürürler
kendilerince çok haklı gerekçelerle öldürürler
niye hep öldürürler biliyor musun çocuk
yaşayıp, yaşatamadıkları için çocuğum
onlar hiçbir şeyi yaşayıp yaşatamazlar
bunun için yaşanan ve yaşatılan her şeye düşmandırlar
gürül gürül akan hayatın kıyısında köşesinde kaldıkları için
hayatı yaşayamadıkları için hayata düşmandırlar
kendilerini yalan yanlış şeylerle avutmaya çalıştıkça yalnızlaşırlar
gözlerini hırs bürümüştür, yükselmek, hep yükselmek isterler
kıç baş yalamaktan yalama ve yalaka olurlar ama yükselemezler
hep ama hep yanlış kulvarlarda koşup dururlar ama bir türlü yükselemezler
her gün ama her gün kendilerini öldürüp dururlar
kırık dökük, yalan yanlış ilişkiler yaşarlar
baştan aşağı yalan dolan hayatlar yaşarlar
onlar sevgiyi hiç ama hiç bilmezler çocuğum
sinsi ölümlerden, yanlış hayatlardan uzak dur çocuk
oltayı nereye atacağını öğren artık çocuğum
oltasını bataklığa atan solucan, denize atansa balık tutar
oltanı bataklığa atma ve ağlama çocuk
yanlış insanlarla oynama, oyalanma çocuk
evet, doğru insanlar yanlışlar arasında boğulmuş
evet, değerler erozyonunda tek tip insanlar var
evet, etik ve estetik şu an için dışlanıyor
evet, şu an için insanal olan her şey ilkel sayılıyor
ama insanlar boğulsa da bunalsa da varlar
soytarıların cirit attığı bir ortamda insanlar evlerine çekilmişler
ama varlar... üzülme çocuk ağlama çocuğum
bunu bil çocuğum her şeyi yıkan ve yapan biziz
biz yine geleceğiz ve dünyayı güzelleştireceğiz

faşizm insanların kendi özel hayatlarında hüküm sürüyor
aşk ilişkisinde bile faşizmin sinsi damgası vardır
faşizm hayatın her alanında vardır
işte en başta günlük hayatta faşizmi yıkmak gerekir çocuk
faşizm yıkıldığında yanlış hayatlar da bitecektir çocuk
işte o zaman aşkın yarısı hüzün olmayacaktır çocuğum
işte o zaman salt aşk, gerçek aşk yaşanacaktır
aşk adına insanlık adına yaşa çocuğum
yalan, yanlış ve yalnız hayatları ortadan kaldırmak için
insanal olan her şeyi yaşamak ve yaşatmak için yaşa çocuğum
biliyorum uzun bir süre yalnızlığınla yaşayacaksın
gözbebeklerine çöreklenen hüznünle yaşayacaksın
incinmiş, gücenmiş ağıt gibi yüzünle yaşayacaksın
acılı sözlerinle, öfkeli, onurlu, kederli sözlerinle yaşayacaksın
a be güzel çocuk, insan çocuk, yıkık ve yalnız çocuk
acı da, hüzün de, coşku da, mutluluk da en güzel yakışmaz mı sana
sen bunların hepsini sapına kadar yaşamadın mı çocuk
şimdi güdük ve hödük bir yaşamı kabullenmeyişin de bundandır
kör ve yalancı aynalarda, kör ve yalancı bakışların asılı kalmasını bağışlamayışın bundandır
bundandır yalnızlıklar ve yanlışlıklar toplamının bir araya gelerek
yalnızlıklarını ve yanlışlıklarını çoğaltmak için kolay anlaşmalarını bağışlamaman

aynı elbiseleri giyip, aynı müzikleri dinleyen, aynı kitapları okuyup, aynı cümlelerle konuşan tek tip alışkanlıkların aynı tornadan çıkmış tek tip insanları aynı duygu ve düşünceleri paylaşıp duruyorlar onursuzca. Hiçbir etik ve estetik değeri olmayan, durmadan aşınan, durmadan eskiyen ve eskidikçe eksilen, bir yalnızlık anıtı gibi duran, bit pazarlarında alınıp satılan eskimiş eşyalar gibi hayata yenik düşmüş yılgın, yorgun ve yalnız yaşantıların küçük ayrıntılarının labirentlerinde kaybolan genç ama tükenmiş ömürlerin tatsız tuzsuz, yalan yanlış konuşmalarında da, hep bir boşluğa düşen o yanlış ve yalnız susuşlarında da bir derinlik, bir bilgelik, bir yaşanmışlık, bir hikmet arama çocuğum. Onlar ki sevgiden de, sevişmekten de hiçbir şey çakmayan yüreklerin ve bedenlerin azabını ve ayıbını yaşar dururlar bir ömür boyu. Frijit yüreklerin ve frijit bedenlerin işkencesini bir ömür boyu yaşarlar acıyla ve onursuzca. Tüm ama tüm ilişkileri yalanla, yanlışla, yalnızlıkla doludur!
. Hiçbir şeyi tam anlamıyla ve derinlikli yaşayamadan bitirirler. Biterler. Her şeyi ama her şeyi gizli bir acı olarak yaşarlar. Hep bataklığa attıkları oltalarında solucanlar bulurlar, en sığ sularda bile boğulurlar. Denizleri ve hele okyanusları hiç bilmezler. Bir bataklıkta çırpınıp dururlar ve çırpındıkça batarlar.

III

Evet, kendini seviyorsun ama kaç kişi gerçekten seviyor ki seni
hep başkalarının acısıyla kanıyor yüreğin
ama kaç kişi senin için yanıp yakılıyor ki
hep sen mi yorulacak, hep sen mi verecek, hep sen mi üzüleceksin
peki senin yüreğini kim avuçlarına alacak
kim gözbebeklerindeki yalnızlığı öpecek çocuk
kendine arkaik ilkelerden oluşan kırık dökük bir düşler sığınağı kurmuşsun
bu düşler sığınağının tapusu olmadığı için yıkılmak isteniyor postmodern zabıtalarca
senin düşler sığınağın acı gerçeklerle toslaştığında yara alıyorsa
daha hırsla, daha hınçla gerçekleri değiştir çocuğum
gerçeğin asit yağmurları yüreğini bunaltıyorsa yerini değiştir
gerçeklerin acısına ve bunaltısına, duyarlı ve yufka bir yürek dayanmaz çocuk
hayatın gerçeklerine gerçekçi bir yürekle karşı koyabilirsin ancak
bunu yaptığında bu yürek kanamaz ki durmadan
zayıf, kırılgan ve yalnız damarlarını iptal etmeli, kanamayı durdurmalısın
başkalarının acısını yaşayarak kazanmalısın
yüreğin avuçlarında başkaları için savaştın ve savaşmalısın
onlar yalnızlaştıkça sen çoğalmalısın çirkinleşen güzelliklerde
başkalarının acısını yaşadıkça güzelleşeceğini bil çocuğum


acılara git çocuk acılara git acılara
acılarla acılara acılarla acılara acılara...





Alt 11-12-2007, 21:17 #49

miss şanLı

Bizden Biri


Aşkın adını sevdanın yüzünü
Sen bilmezsin, bilemezsin..
Çünkü hiç sevmedin ki.
Sevda bu kadar kolay değil, inan!
Hele bir de karşılıksız olacaksa,
Sen belki kırda bulduğum çiçektin,
Ama değmezsin kitabın arasına koymaya.
İnan bana…Güzelim.
Yüreğimi yakan işte bu aşktı.
Aşkın yüreği yanmazmış yalan!
Hiç aşık oldun mu?





Alt 11-12-2007, 21:18 #50

miss şanLı

Bizden Biri



(Bir kovada hiç balık gördün mü ,gözlerine bak, denizine ulaşmanın umudunu
görürsün.)

Bir yanım korkularda bir yanım ise çöl
Firavunun ordusu arkamda seraptan tül
Vaad edilmiş topraklarımsın canım gül
Bir yanım yarılmış nehir bir yanım kül
Musa aşkına nerdesin

Mucizelerden de eser mi yok sevgimizde
Uzun çivi ellerimde ayaklarımda benimde
Çarmıha gerilmişim yükselirken bedenimde
İstavrozlu mummuyum kilisenin her yerinde
İsa aşkına nerdesin

Kapandım evime çıkmıyorum oldum tam bir sır
Örümcekler de ağ örmüş kapıma sanki bir asır
Münafıklar arar bulamadı yaşıyan yok sanır
Gel aşkıma müminim ol inancım senide ısıtır
Muhammet aşkına nerdesin

Gönül defterimin vefasızı yuttum acıların binlercesini
Hasretin gömdü beni yaşamadan senle aşkımın yücesini
Gündüze alıştım gecem oldun bozdun şiirlerin hecesini
Gülüne toprak olayım sen diye alırım ben her nefesini
ALLAH aşkına nerdesin





Alt 11-12-2007, 21:20 #51

miss şanLı

Bizden Biri


Derdine düşmüşüm,bir vefasızın
Yürek deryasından,geçemiyorum
Boğulurum belki,bir gün ansızın
Aşkına susadım,içemiyorum

Ne kadar istesem,olmuyor inan
Bağ benim olsada,deremiyorum
Ateşler içinde,olsamda yanan
Gönül kapısından,giremiyorum

Kapılar kapalı,çekik perdeler
Ne kadar baksamda,göremiyorum
Ellerim havada,yüreğim inler
İpek saçlarını,öremiyorum

Öyle bağlandımki,kurtuluşum yok
Çıkıp başka yola,sapamıyırum
Kaşlar hilal gibi,kiprikleri ok
Tutup yanağından,öpemiyorum

Vardır bir çaresi,deyip dururken
Günüle su gibi,akamıyorum
Kıyıma denizim,deryam vururken
Alevler içinden,çıkamıyorum





Alt 11-12-2007, 21:21 #52

DAMLA22

NevsehirLi


Sana ben anlatamadım, dinletemedim
doyamadım gözlerine
Kimseler yapmadı bana, etmedi bana
Böyle acılar ilk defa

yar uyan adına kurban
oluram yoluna revan
Aldırma derdin ya, ardımdan ağlama
Al beni yanına ben dayanamam

Yoruldum yol bulamadım gelmedi yazım
kıyamadım zemheriye
Kimseler yapmadı bana, etmedi bana
Böyle acılar ilk defa

Günes kusmus salkimiyor sensiz
zerdali güzeli gözlerinle bak bana
Keder es oldu yenemiyorum sensiz
Baldan tatli sözlerinle gül bana

Diken sarmis güllerimi deremiyorum
gülden nazik ellerini uzat bana

Günes küsmüş salkimiyor sensiz
zerdali güzeli gözlerinle bak bana
Keder es oldu yenemiyorum ah sensiz
Hasret yanar gecelerim ah sensiz
Baldan tatli sözlerinle gül bana
ilkay akkaya....





Alt 11-12-2007, 21:22 #53

miss şanLı

Bizden Biri


(Dürüstlük belde değil beyinde,güzel sözler lafda değil yürekde,mutluluk
vadi ardında değilmiş herşey seni sevmede)

Ayrı şehirlerde
Ayni gökyüzüne bakıyoruz
Ben de sevdalı bakışlar
Sen umutsuz gözler
Sevdamı seyrediyorum
Hissediyormusun
Yolunu kaybedenin ışığını
Çoban yıldızını görüyormusun
Oda sevdalı
Sana selam gönderiyorum
Mahkum yüreğimden
Çaresizliğime
Gelirsen dağınık dilimdeki sözcükler
toparlanır
Gelmezsen bir ağaç gibi ayakda ölürüm
Aşkından bir ömür boşasam bile





Alt 11-12-2007, 21:25 #54

miss şanLı

Bizden Biri


O ceylan bakışların kalbime korku taşır
Aşkınla uçur beni dert deryasından aşır
O sabır ağacında meyva geç olgunlaşır
Sesini duyuşumla ancak gönlüm yatışır.

Her nefes alışımda kalbim sana alışır
Sevgin bana vurdukça gecem gün gibi ışır
Özündeki ateşle gönlüm sana karışır
Gülmekte bir güzele bu kadar mı yakışır.





Alt 11-12-2007, 21:27 #55

miss şanLı

Bizden Biri


Gitmek zorunda olsak da seninle yaya,
Biliyorum; Bir gün varacağız, mehtaba, Güneş'e ve Ay'a.
Yaşamak hayatta en güzeli, seve seve, doya doya.
Gülmek, her zaman gülmek;
Meydan okumak, ayrılığa, ölüme ve doğaya.

Aşmak zorunda kalsak da seninle dağları,
Biliyorum; Bir gün eriteceğiz, o hiç erimeyen karları.
Hayata direnmek, en güzeli bu, belki sevmekten de öte.
Tırmanmak o hiç varılamayan dağları.
Aşkımızın ateşi ile eritmek, o erimeyen karları.

Bir gün ölmek zorunda olsak da seninle beraber,
Biliyorum, yine de bizimle dolu olacak her yer.
Yaşamak, en güzeli bu, öldükten sonra da yaşamak.
Hayata direnmekten, mehtaba , Güneş'e, Ay'a varmaktan da öte.
Yaşamak; Doyasıya yaşamak seninle aşkı.
Ölesiye sevince insan, nedir ki yaşamanın ölümden farkı?

Aşk; öldükten sonra da, ardımızdan söylenen tek anlamlı şarkı.





Alt 11-12-2007, 21:27 #56

DAMLA22

NevsehirLi


seni düşündüğüm türkü...

Benim bir canla sevip bin özlemle andığım,
Bari gölgeni bırak bana
Su çiçeklerinin en güzel yanları budur,
Giderken gölgelerini verirler suya.
Güz akşamları dal kıpırdamazken,
Suda halkalanan gözleridir
Sen de gölgeni bırak bana.
Gönlümün bin güzelliğiyle inanıp sevdiğim,
Güzelliğini burada ince ince aratma.
Bir kıyıya, bir gün inen fırtına gibi
Birdenbire bir şeyler bırak.
Birşeyleri soğut, birşeyleri yak,
Dağıt birşeyleri, birşeyleri kur.
Kendini hiç yokmuşsun gibi bırakma
Kafamın her yanıyla bir şeyler öğrendiğim ,
Sonsuza uzanan sevinç, güzele vurgun tasa
En azından bin yılda arayıp bulduğum,
Bana aşk şiirleri yazdırma artık
Beni burada gölgen gibi bırakma





Alt 11-12-2007, 21:29 #57

DAMLA22

NevsehirLi


Gönlüme düştün yine bu akşam..

Ağır gelir oldum kendime
Nihayetsiz hüzün ikamet ediyor gözlerimde
Kirpiklerimin ucunda bulutlar
Kırıldı kanatları sevda kuşlarının
Boynu büküldü gül goncalarının
Gittiğin günden beri girdabın ortasındayım
Boğuluyorum işte sen olmayınca
Sen yanımda yoksun
Mağlup bir kumandan gibi kederliyim
Acı bir tebessüm yadigar dudaklarımda
Sensizlik amansız bir iştahla kemiriyor bedenimi
Biri bitmeden bini başlar ardı ardına
Hüzünler biriktiririm kumbaramda
Yalnızlıklar büyütürüm boyumca
Yokluğun yanıma kar kalınca
Varmıyor geceler sabaha
A benim gözleri denizlere benzeyenim
Olmuyor işte sen olmayınca
Sen vardın yazılmamış satırlarda
Seni görürüm her daim
Sonunu bilmediğim rüyalarda
Kan ter içinde uyandığımda
Gecenin bir yarısı
Seni bulurum dört yanımda
Hayalin gezinir odamda
Bir lokma ekmek
Bir yudum su gibisin soframda
Geçmez de takılırsın boğazıma
Hasretini vurup sırtıma düşerim yollara
Yürürüm adım adım bu sabahsız şehrin
Takılıp düştüğüm sinsi kaldırımlarında
Gel be canım tut ellerimi
Yürünmüyor işte sen olmayınca
Uykusuz gecelerin sonunda
Güneş doğar tepelerin ardında
Hasretin sancısı çöker birden omzuma
Süzülür ilk ışıklar penceremden odame
Bir sıkıntı basar içimi
Bir ateş dağlar ciğerimi
Yüklenir dertler bir bir sırtıma
Çekilmiyor işte sen olmayınca
Bu deli gönlü bağlamışım saçlarına
Hiç düşünmeden gençliğimi vermişim avuçlarına
Fedadır bu canım bir bakışına
İster al padişah eyle sarayına
İster vur zinciri köle eyle kapına
Başkasını seveceksen vur hançeri sırtıma
Bitecekse böyle bitsin bu sevda
Gittiğin günden beri gözüm yollarda
Belki ansızın gelirsin diye
Kulağım hep kapılarda
Göz göz oldu yürek
Gece gündüz yangınlarda
Rüyalarda hayalini kucaklasamda
Yetmiyor işte yanımda sen olmayınca





Alt 11-12-2007, 21:29 #58

miss şanLı

Bizden Biri


aşklar büyür geceleri
gecelerden daha kara
kara ve daha sessiz
sessiz ölür
ölür sabaha kimsesiz
kimse duymaz
duyulan yiter güneşle
güneş te doğsa üstüne...





Alt 11-12-2007, 21:31 #59

DAMLA22

NevsehirLi


Ben Artık Sen Olmuşum


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.





Alt 11-12-2007, 21:33 #60

DAMLA22

NevsehirLi


GEL BE AŞKIM !...
***************
Yok sensiz geçen gelerin sabahı..
Ne yıldızlarla vedalaşabilir
Ne de güneşe hoş geldin diyebilirim..
Sen olmadıktan sonra istemem yaşamın güzelliklerini..


Kapansın gözlerim senden başka yar görmesin..!
Duymasın işitmesin kulaklarım sevgi sözcüklerini başkalarından..
Sen gel Seni göreyim Sen söyle sevda sözcüklerini..
Sen sarıl sen dokun hasret tenime sıcak yüreğime.


Bitsin bu hasret dayanamam sensizlige..
Sıkıntılar içinde biter günlerim..
Tüm zamanlara düşman
Ne onlar geçer nede sen gelirsin..

Yaşamak zor derim sensiz duymazmısın..?
Sensiz yaşanna hergün yaşanmadan silinir hayatımdan..
Gel be AŞKIM gel ne olursun..!
Dayanamadan bitecek bu ömür bu bedende..
Gel be AŞKIM gel ne olursun..!





Cevapla

Etiket
damla22


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:18 .