İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 28-04-2008, 20:04 #10001

DAMLA22

NevsehirLi



Hani Çok Sevmiştin




İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.



İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.





Alt 28-04-2008, 20:05 #10002

DAMLA22

NevsehirLi


Gel Yine Nefesim Ol !




[IMG]*************************/images/statusicon/wol_error.gif[/IMG]Resim Otomatik Küçültülmüştür. Bu yazıyı Tıklayarak Orjinal Halini Görebilirsiniz. Bu resim 650x473 Boyutlarında ve 168 KB dir.İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.





Alt 28-04-2008, 20:06 #10003

DAMLA22

NevsehirLi


Şarkılardan Bir Demet




İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Suç ortağı oldu serseri kalbime..[Kenan Dogulu - Ask Kokusu]

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Of of Kömür gibi yaniyorum ! [Hande Yener - Kelepçe]

[IMG]*************************/images/statusicon/wol_error.gif[/IMG]Resim Otomatik Küçültülmüştür. Bu yazıyı Tıklayarak Orjinal Halini Görebilirsiniz. Bu resim 705x449 Boyutlarında ve 44 KB dir.İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Sakın sıradan olmayalım biz.. [Emre Altug - Kapis Kapis]


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

O masal günü gelinceye kadar; susuyorum..|Feridun Düzagaç - Beni Birakma]

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Yeni yelkenlere açıldın, kıyıdan uzaklaşmadan..[Asli-Gitmis Gibisin]

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Yeni yelkenlere açıldın, kıyıdan uzaklaşmadan..[Asli-Gitmis Gibisin]

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Kadere Emanet Ettim Seni..[Nev-Zor]

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.



Yasamaksa yasadim lakin,canimin çogu kaldi sende..[Mustafa Ceceli]


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Hayatti Sifirlamak .. [Sebnem Ferah - Sil Bastan]

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Sen sana her zaman iyi gelensin![Yalin-Koy Ver]





Alt 28-04-2008, 20:12 #10004

DAMLA22

NevsehirLi


ben sana Mecburdum...!




İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.





Alt 28-04-2008, 20:14 #10005

DAMLA22

NevsehirLi


Yıka Yüzünü Sesimle
[IMG]*************************/images/statusicon/wol_error.gif[/IMG]Resim Otomatik Küçültülmüştür. Bu yazıyı Tıklayarak Orjinal Halini Görebilirsiniz. Bu resim 700x525 Boyutlarında ve 80 KB dir.[IMG]http://www.***********.com/muzikbolumu/muzikgrafik/nefesimsin.jpg[/IMG]




İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
yaşam nehrinde yol alırken


bir o yana bir bu yana


ahh o baştan çıkartan aşk


yalpalatan sarsan yürekleri


sarıp sarmalayan tenleri


sonra zorunlu isterik molalar


ve ölümler


ölüme gönüllü gidenler
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
zaman yönsüz


tek kol kulaçlar


yorgun uykular


yılgın sularda


umarsız sürükleniş


serseri vazgeçişlerde
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


çabala biraz


yaradan ve yaradılanlardan bekleme


tembel çürümüşlükler kokutur suyu


unutma damlaların saflığındadır nefes


kurtar esaretten


sarhoş ve vurgun yemiş ruhunu
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


arada ardında kalan izlere bak


düşlemediğin entrikalarda


oyuncu muydun yoksa figuran mı


seyirci miydin yoksa


tüm çıplaklığınla
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
bırak bu sarhoş numaraları


kanında alkol yanaklarında al yok


bakışında sevda bulutları


kirpiğine takılmış bir damla hüzün yok
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
dudağında uçuk kaçık bir gülümseme


yüzünden gelip geçen sevgililer


ve yaşamaktan vazgeçmiş sen


intihar yakışmıyor sana
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


önce sen terketmişsin seni


sonrası masum sandığın yosmalar


yanlışların sırıtıyor sana


ve biliyor musun


sen ölüyorken


ben doğuyorum her gün


seni gözyaşlarımla yıkamaya
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
yaşamalısın yakıştığın sularda


senin rengin mavi unutma...!!!
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


.





Alt 28-04-2008, 20:14 #10006

DAMLA22

NevsehirLi


başlığını siz koyun...




İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.



Gözünaydın gidiyorum bu sefer


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Yakacağım kalan anıları birer birer


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Yemin ettim dönüşü yok
Her hikayenin sonu aynıdır canım
Başlar ve biter


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Bir gurur sandım ama ben
Yeni anladım
Sevgiler gurur nedir tanımazmış
Bir hata ettim
Yeniden başlayalım dedim
Ama aşk eskisi gibi olamazmış


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Deliler gibi seviyorum diyen nerde


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Kaç sabah oldu inan hasretim gözlerine


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Düş bozumu gibi geçip giderken içimden


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.


Son sözüm sanadır ben
Gidiyorum gecelerinden





Alt 28-04-2008, 20:17 #10007

DAMLA22

NevsehirLi


Kenar süsü oldum hayatında

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Yani olmasam da olurdu..

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Rezil ettim kendimi
dağıttım
içtim
düştüm

[IMG]*************************/images/statusicon/wol_error.gif[/IMG]Resim Otomatik Küçültülmüştür. Bu yazıyı Tıklayarak Orjinal Halini Görebilirsiniz. Bu resim 645x294 Boyutlarında ve 27 KB dir.İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Hastalık hastası oldum senin yüzünden...

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.





Alt 28-04-2008, 20:18 #10008

DAMLA22

NevsehirLi


Yanındayım inan ki sendeyim..




İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.





Alt 28-04-2008, 20:22 #10009

DAMLA22

NevsehirLi


GEL demistim ama nolur GELME ...




Bir hayatti tutunamadik
Gel.. Ona bir SON yazalim!

Sevmeyi bilsek, kurtulur muyduk ?
Korkmadan sevsek, mutlu olur muyduk ?

Dediler ki
Kalmaz yanina,yaptiklarin bu dünyada!
Mutlu olmak icin, mutlu etmek yeter dediler..

Bende diyorumki;
Hemen bosuna, he-ves-len-me..
GEL demistim ama nolur GELME
Nasil bir duyguymus merak ettim
Serefsizlik encok SANA yakisir...

Bu Oyundan cekildim!







İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.







İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.







İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.







İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.





Alt 28-04-2008, 20:26 #10010

DAMLA22

NevsehirLi


SınırLı Hayatımın SınırsızLığısın Sen
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Yollarım çıkarken en zifri karanlıklara
Gözlerimde sonsuz bir ışıltının parıltıları
Yüreğimde saklıyken en hazin kaybetmişlikler
Yüreğinde saklı en güzel umutlarım


Umarsızlık bir yana dursun
Karamsarlığım gizli, suskunluğumda
Seninle konuşurken açarken gülyüzünde
En tatlı güller

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Sana içten bir bakışımda saklı en güzel
sevda sözlerim
Beni bilirsin sen
Bir yanımda yüreğim
Bir yanımda mantığım

Bir tarafımda en derin acılar
Bir tarafımda en güzel mutluluklar
Sarar tüm benliğimi
Sığarken şu küçük yüreğime bu koca cihan

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Bir seni sığdıramam şu küçük yüreğime
Yıkanırken her gün sevda denizinde
Boğulup kalırım yüreğinin denizlerinde
Aşarken her gün en aşılmaz yolları

Yollarında kaybolup kalırım usulca
Bırakıp giderken ardımdan her şeyi
Çarpıp çıkarken bana açık tüm kapıları
Bir yüreğinin kapısında bekler kalırım

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Hayat bu istediğin her şey olmaz
Sözlerin düğümlenip kalırken boğazında
Gözyaşların sel gibi akarken yüreğinde
Bir sana dair yaşlar akar

Yüreğimin kurak çöllerinde
Olsun bir sen varsın her şeye inat
Çelişkiler sararken bedenimin her uzvunu
Yüreğimde saklıyken en derin gizemler

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Aşamazken umman gibi dertleri
Bir sensin derman bu yüreğe
Maveradan bir muştusun sen
Yüreğime kondurduğum tatlı bir buse

Gözlerimdeki tek parıltısın
Yüreğimdeki tatlı cadımsın
Sözlerimin sonsuzluğusun sen

Sınırlı hayatımın sınırsızlığısın sen ..
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

alintr





Alt 28-04-2008, 20:29 #10011

DAMLA22

NevsehirLi


seni seviyordum senin haberin yoktuu

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.Resim boyutu değiştirildi. Resmin tam boyunu görebilmek için buraya tıklayın. Resmin Orjinal boyutları 673x505 px Ve Boyutu 86KB.İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...

Sen bilmiyordun, ben
seni seviyordum.

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum
her şeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı
oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor,
köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların
üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.

Ben seni seviyordum, bilmiyordun.

Sevinçlerim oluyordun ara sıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten
sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların
bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.

Ve sen yine bilmiyordun.


İclal Aydın





Alt 28-04-2008, 20:30 #10012

DAMLA22

NevsehirLi


Ben Ona Resmen...

Bir gölgeydi ilk başlarda sonra kendini gösterdi…Göstermez olaydı…Kaldım öylece ve artık o gölgeden ilerlemeye başladım.Takip ettim o gölgeyi uzun zaman.Kendini bile anlamayan,görmeyen kör birinin kör gölgesiydi o.Şimdi soyut mu somut mu ,gerçek mi hayal mi?Hangisiydi?Anlayamadım hala.Anlamak içinse o gölgenin peşinden uzun süre koştum.

Gölgeyle yüz yüze gelmek,bakışları kaçırmak basitleşiyordu artık.Anladım ben o gölgeye resmen aşığım.Ama hala suskun o gölge.Kendini göstermişti ya hani işte o kendini gösteremedi gölgesine sığındı yine.Çünkü ben onun üzerine istemediği bir gölge gibi çökmüştüm.Benim gölgem o gölgeyi eziyordu.En sonunda karşıma çıktığı an vuruldum.Şimdi ikimizde körüz.Görmüyoruz hiçbir şeyi.O beni görmez,ben ise ondan başka kimseyi görmem.Ama benim gördüğüm sadece hayaldi ya da rüyaydı.Rüyalarıma girerdi her şey benim istediğim gibi olurdu.Rüyalarda benden kaçan o gölge benle konuşuyordu.Gözlerimi her açtığımda ise bir şeyler yarım kalıyordu.Ve bakıyorum o bitmiş…

Sessizdi,sakindi ve bir o kadar inatçıydı o gölge.Huysuz tavırları da vardı.Ben her anında yakalıyordum o tavırlarını.Benim gölgem kendini geri çekerdi o geldiğinde.Ardından bakardı ve uzun uzun kalırdı öyle.Sessizlik olurdu ya da hafif tebessüm.Alev alev bir şeyler yanmaya başlardı içimde söndürmeyi beceremiyordum.Gördüğüm andan beri ne ölüyüm ne diri ve tüm yollarım o gölgeye çıkıyordu.Umursamaz duyarsız belki biraz garipti.Ben akıllanmadım hala.Çünkü o gölgenin o inadı beni daha da ısrarcı kılıyordu.Onu ise bıktırıyordu.Kaçarsın ben kovalarım o misaldi.Ama unutma ben resmen aşığım..!

alintr





Alt 28-04-2008, 21:06 #10013

KaLpS!z_C@D!

öLüM YaKıN BaNa


SÖYLESENE NEREYE GİTTİN..?

Neydi seni böyle acele ettiren?
Gitmelerinle büyüdüm ben,gitmelerinle yaşlandım.
Yo,hayır,ben göndermedim,sen gittin..
Kuru bir vedaya bile hasret yüreğimle ben,bu akşam ayazların da öylece oturup seni bekledim oysa.
Söylesen yar ! niye gittin?..
Buruk bi çocuk özlemiydin oysa..
Sessiz bir rıhtımın ayak seslerindeydin.
Sırılsıklam değildi gözlerim,çünkü ağlayandı yüreğim..
Bilirim ateş değildir yandığı zaman,söndüğü zamandır sevdalıyı ağlatan
Kocaman,kocaman umutlar beslemek isterdim kendimce..
Umutlarımsa,sana emanetti,delice !!
Bir yaprak düşmesiyle bile incinen ruhum,gidişini nasıl kabul edebilirdi öylesine ?..
Söylesene ! niye gittin?..
Duyuyor musun bunları yar.Bir yüreğin sessiz çığlıkları sadece,bir yüreğin feryadı gizlice..
Yalnızlık bomboş koskoca bir şehir !
Dudakların anahtar sözlerin kilit !
Ben koskoca bir çocuğum,yüreğim kocaman bi çocuk.
Yaşlanmış,belki de yıpranmış..
Söylesen yar ! niye gittin?..
Ya da boşver söyleme,sus..Evet,evet sus.
Gözlerim git diyip,sol yanım kal diyorken ve yüreğim bu kadar çok acıyorken,Sence hiç bi cevap yetecek mi yangınıma,yetecek mi bana ? ...



(alıntı)





Alt 28-04-2008, 22:31 #10014

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ


İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.

Yine akşam oldu yine sustu herkez

Şehrin karanlık, sessiz gecelerinde; belki bir ses, bir fısıltı duyarım diye bekliyorum
Ama kendi karanlığımda gittikçe kayboluyorum...


Burası çok kalabalık, burası çok sessiz

İnsanların sahte kahkahaları sağır etti beni

Artık herşeyden kaçyorum
Canlı_cansız tüm bedenlerden nefret ediyorum

Ben ağlamak istemiyorum. Gözyaşlarımın isyanı bunla
İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Bugün rüzgarın sesini dinledim.
Her zamankinden farklıydı
Acı vardı uğultusunda

Konuşmak istedim onunla
ama
Bir damla göz yaşı sundu bana.

Herşeyi anlatırcasına
Çaresiz haykırırcasına..

İçimde büyüyen aşkın satırlara döküldüğü an.
Fısıltımda ki o sessiz çığlıklar, haykırışlar..
kimse duymaz bilemez ama içimde bir yerlerde hep bir isyan..
Neden anlamaz beni kimse.. Birini tanımak için onu yaşamak gerekir..
Yaşayın tanıyın beni derim; kaçarlar.. Gidin derim; üzerime gelirler..
Severler beni çok severler ya o yüzden ihanet ederler..
Değer verirler, işte bu yüzden de uzaktadırlar..
off.. kaç gün oldu evden çıkmayalı.. perdelerim kapalı..
Dışarıda daha fazla insana benzeyen tuaf yaratıklar görmek istemiyorum..
İşte bu yüzden balkona bile çıkmıyorum.. Onlarla aynı havayı solumak zararlı bana.
Sesizlik yine çöktü üstüme.. Karanlık yine en derinimden vurmaya başladı..
nefeslerim anlamsız.. Ben dayanamıyorum, kalbim sen bari dayan.
Biri var biliyorum. Biliyorum, anlıyorum ama, Susuyorum, anlatamıyorum.
Aslında korkuyorum..
Ya ben Artık.. oofff... BİLMİYORUM

alıntı...






Alt 28-04-2008, 22:35 #10015

kosdem

Yasaklı Üye

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhanelerıyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geciyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum.
Orhan Veli Kanık





Alt 28-04-2008, 22:52 #10016

Sweeтsilence.

.

soğuk bir aralık akşamı hüzünle biten bir romanın ardından
sana bir mektup yazdım sevgili
yaşama dair umutları yeniden soldurarak sineme
korkulardan kaçıyorum mevsimlerimin
bir de avutulmuşluk temennileriyle bezenmiş kağıtlara yazıyorum
sen diye bildiğim benimsemişlikleri..
bir de gecelere uzanıyorum
sana benzetiyorum parıltısını yıldızların
ışıltısını güneşin
gözlerin düşüyor hatırıma
irkiliyorum..
kara kışın ıslattığı kağıt mendil gibi savruluyor şimdi beden
hepsi bu değil bazen aksi gelişiyor zaman
örneğin güneş batıdan doğuyor
örneğin su kanatıyor,
örneğin acıtıyor sevmeler bazen..

ömrümden yaşamlar geçip gitti yar!
kardan mevsimler yaşadım
yağmurdan iklimler
hep sende kaldım uykusuzluğunda bu rüyanın
bilmiyorsun ama;
buna yaşamak deniyor, senin anlamayacağın bir dilde ..
ey türkülerimin onulmaz sancısı sevgili
sana benziyor tüm insanlar şimdi
aldanma iklimlere, bu bahar da biter gider öylece
mevsim mevsim
yağmur yağmur ıslanırsın tenhasında yalnızlığın
ve hala aynı yerde “unutulan” diye anılırsın!

adını “ben” koyduğum bir şiir yazdım sana
sıcaktan bozma bir bahar melteminde
kara kışa yeniliyorum cebimde ümitlerim
şimdi gel deyişini beklemeden kapanıyor gözlerim
bil ki yalnızlığın en kıdemli ismi artık benim
aynalara baktığımda eskiyor yüzüm
“bekle gelecek” temennileri vurmuş solgun tenime..
saçlarımda tel tel beyazlıklar
efkar mı yaşlılık mı bilinmez..
sığınılacak,
yaraları kapatacak başka bir dünyası yok bu benim heveslerimin
“gitmesen” dediğim her ayrıntı boğuluyor şimdi labirent yalnızlıkların içinde
bilmiyorsun, hiçbir ayrıcalığı olmayan bir güneşti yaşatmak seni

şimdi içimde sana dair saklanan bir çok heceye eş değer sensizliğin griliğindeyim
kelimelerde hep bulanıklık
yarım kalmışlık mısralarda
virgüller noktaları hep bir adım öne iterken
kapakları yırtılıyor mektupların aldırmadan başlığında “senin için” deyişlerime
ve daha benim bile bilmediğim neleri var bir bilsen
kahrolası yaşam hallerimin..

şimdi söylenecek bir tek söz kaldı dilimde
“seni çok özledim”
..bir tanemsin..
..sevdiğim..





Alt 28-04-2008, 22:53 #10017

kosdem

Yasaklı Üye

(iki gözüm)


Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.

Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum.

Derdim, kederim ne ? Biliyor musun yanıtını?... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum.

Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin.

Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var ? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey.

Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz . Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum.

Nedense hep geçmişe bir özlem duygusu büyüyor içimde... İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz ? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok..........

Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece kalakaldım. İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez.

İnsanlar, var olalı beri kabullenmiş sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuş. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreğinde dağ dağ. Sabır sabır beyninin gergefine işlemiş. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası....

Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum dağları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. Kavuşmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, işkencelere maruz kaldım.

Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim.

Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.

Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete iki gözüm, nasıl?

sorma
ben kimim, adım ne, nereden geldim
kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde
kimi sevdim, kime özlemim
kaç yıl sevda doldu iliklerime
kaç yıl eksildim.

tut ki, bir pınarım suyu kesik
akamadım nazlı nehirlere tut ki
susturulmuş binlerce türkü
bastırılmış binlerce acıyım
baştanbaşa aşk ve ateş

tut ki, incinmiş bir gülüşüm
gecikmiş bir düş
bir ateşin çemberinde
yarım kalmış sevinçler kanayan

tut ki, kar altında sevincim
bütün mevsimlere küsmüşüm

kanadı kırık bir serçeyim tut ki
dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek

ateşin zulmünü gördüm
suyun ihanetini
baştanbaşa aşk
baştanbaşa hasret
susturulmuş
milyonlarca türküyüm

bir sarı çiçek
bir sarmaşık belki
çözer dilini yüreğimin

ihanetlerin kilitlediği





Alt 28-04-2008, 23:13 #10018

“éSmèЯ mèLèq”

Foruma Isınan Üye


Elde var hüzün söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün

ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün

o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam âşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün
hayat zamanda iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün





Alt 28-04-2008, 23:13 #10019

'DuчguŁαrdα'AgŁαЯ *

Forumun Tiryakisi


En acıtanı ne biliyor musun dedi biri..

Hani o gidişlerin var ya... sessizce... suskun ..

Kırılan sen olduğun halde... kendisiymiş gibi... hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri..
Hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın... anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığın an varya, hani yapabilsen o merdiveni, hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an..

O işte...en acıtanı o..

Hani o tıpkı elinden düşen en sevdiğin, hani o tıpkı tutamadığı gibi... hani o tıpkı tüm gidenlerde yaşadığı gibi... hani o bir ince sızı varya içe akan... işte...tam öyle incecik... yırtarak kayan... düşen kanatan... acıtan.. tutamadığın... parçalanan... tuzla buz olan... zamana savrulan... zamanda akıp giden... hani o zamanla çatıştığın ama zaman içinde yok olmayan herkesin inandığı o kocaman ... "zaman her şeyin ilacıdır" yalanı ... bunun bir yalan olduğunu tekrardan hatırladığın an... ve kendini kandırmaya başladığın an ... istemeye istemeye inanmaya başladığın an..

O işte...en acıtanı o..

Ama senin orda oldugunu hep bildiğin ..
Ama senin hep hissettiğin..
Ama bir dahası olmayan..
Ama zaten hiç senin olmayan..
Ama senin hep bildiğin..
Ama senin hep hissettiğin..
Ama bir daha sana geri gelmeyecek olan..
Ama buna rağmen
Gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin..
O işte...en acıtanı o..

Sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman..
O durduramadığın an' ın karmaşası tezatlığı..
Kördüğüm oluşu..
O "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların ..
İçindeki kısır döngülerin..
Ve o an ..
Hiç bir şey yapamamanın çaresizliği..
O işte...en acıtanı o..

Belki de sadece çaresizliğin...

Çaresizliğim...lütfen beni artık acıtma...!





Alt 28-04-2008, 23:14 #10020

'DuчguŁαrdα'AgŁαЯ *

Forumun Tiryakisi


Ve bölüyorsa uyku uyumayan düşlerinizi ölüm ,
Mabetsiz saklanan şaraplar kadar eskitirler hatalarınızı..
Ve nefretler koyunda sevişirken ruhlar
Kolları birbirini dolamaksınızın içlerinden geçip gider sakladıklarınızı.

Şimdi fısılda! En büyük çığlıkları atacak kadar sus .

Piramitlerimde gün ışığı görmeden.
Eriyen onca gözden , söylenen onca sözden yitip giden uyunmadan görülen düşten farkı yoktur görülen maddesel benin. .
Kıvrılıp yatar topraktan fırlayan ceninim
Beni oraya sokan, ellerini kan bürümüştür hayaletlerin.
Ettikleri çığlıkları bi anda duvarlarda sakladıklarında .
Sembolleri yok olmadan önce çizecektir tecavüz sahnelerini..

Şimdi fısılda! En büyük çığlıkları atacak kadar sus .

Ve tavizlerinizi çıkartıp kanatlarınızı iade ettiğinizde adı melek olan şeytana

Ve ellerini tutan kelepçelerden, görülen etten daha karanlıksa için
Şimdi!
Fısılda.
...
Son kez!
...
En fazla konuştuğun gün ve son kez çığlık atacak kadar sus.





Cevapla

Etiket
damla22


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:54 .