#841
Bile bile ateşe atlamak gibi bir şey seni sevmek. Ama ben o ateşe gözümü kırpmadan atlıyorum. Çünkü seni ateşlerde yanacak kadar çok seviyorum...



#842
Sevgiyle doludur kalbim

(S)ultânim, nasilsin, iyi misin, deyiver hele!..
(E)sen ask firtinasi, döndü benzedi yele
(V)akitsiz ilhâm yine, buldu bak iste beni
(G)üzelim andim yâdettim, arzuladim hep seni
(I)tirâf edeyim ki, seni çok seviyorum
(Y)anip tutusup sana, askinla eriyorum
(L)âf olsun diye degil, sen benim sümbülümsün
(E)l sürmeye kiyamam, çok nâdide gülümsün

(D)esem sana yavuklum, gücenme n'olur canim
(O)l gönül sarayima, pek kiymetli Sultânim
(L)etâfet ünvânini sana çoktan vermisim
(U)gruna Gilmân olup, bu benligi sermisim
(D)amgali sevdâ mührü, cigerime vurulmus
(U)lasilmaz bir yere, ask otagi kurulmus
(R)üzgâr sert eser olmus, zannetme ki durulmus!..

(K)aptirmisim kendimi, melül bakislarina
(Â)h ne demeli bilmem, beni yakislarina?
(L)âkayd kalma sözüme, haydi yaklas yanima!..
(B)ana tebessüm etmen, olur minnet canima
(I)ste derim ya sana, kalbim sevgi doludur
(M)urâdim senin ile, mutlulugun yoludur



#843
Sana
Kalabalıkların içinde fark edemeyeceğin
Bir dünya bırakıyorum
Yalnızlığında
Gerçeklerle yüzleşeceğin
Bensiz bir dünya bırakıyorum.


#844
Sen ağlama canım,
Ben senin yerine ağlarım.
Kederinle yüreğimi dağlarım.
Varsın kararmış ruhum,
Biraz daha kararsın.
Yeter ki, o güzel yüzünde
Gonca güller açsın..


#845
×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×


#846
Ne gitmeler tüketebilir sensizliği
Ne bekleyişler getirir seni bana
Bir hüzün türküsüdür durmadan çalan
bİR AYRILIKTIR DURMADAN KANAYAN ...


#847
Ruhum isyan etme **
Gurur ol yakış göğsüme
Ağlasam denizler yürür içime
Korkarım içim dışım çamur olup çürür diye
Gözbebeklerimde dolanan her damlayı
Düğümlerim kirpiklerimle
Sorarım kalbime sırılsıklam bir kahırla yanmak niye


#848
gözlerindeki ışık,
dudaklarındaki koku,
tenindeki renk,
sesindeki tını,
içimdeki sızı,
gülüşündeki ısı,
kalbimdeki his,
yüzümdeki tebessüm..
hepsi aşk..
hepsi sensin..
ve çok şükür benimsin..


#849
BİRGÜN BİR KÖSEDE ÖLÜMÜMÜ İZLERSEM EĞERKİ YASACAĞİM SON ŞİİR OLSUM YANLİZLİK

NİCE GECELERDE YANLİZLİĞİMA TEK DİLEĞİM ÖLÜM OLDU BENİM
SEN BİLMESENDE BEN ACİLARİMLA BÜYÜDÜM
ALDİĞİM HER NEFESTE HÜZÜN VARDİ
VE BEN HER YENİ GÜNE UYANİRKEN BİR BİTMEMİŞ ACİNİN DAHA KOYNUNDA SOLUKLANİYORDUM SANKİ HİÇ AKSAM OLMİYACAKMİŞCASİNA GÖZYASLARİMLA İSLATİYORUM GÜNESİMİ
ÖYLE YA NEYE HACET SİCAĞİNDA BİR PARCA İSİNSAM
RUHUM DONUYOR
BENLİĞMİ YİTİRDİĞİM KAÇ ANLAMSİZ GÜNDE UMUTSUZLUĞUMU ANLATTİM KENDİME
SONU HEP YANLİZLİKLA BİTEN ÖLÜM HİKAYELERİ YAZDİM YANLİZLİĞİMA
TOPRAK KOKUYOR ARTİK BENİM DÜŞLERİM
KÖK SALMİŞİM ÖLÜME
GÜNDEN GÜNE ÖLÜRÜM....


#850
Sadece Senin İçin
Görüyorum,
Uzak diyarları görüyorum
Sadece senle benim olduğumu görüyorum
Bize adanmış bir ülke görüyorum,
Sensiz ama hala güzel bir ülke
Senin gibi canlı
Senin gibi rengarenk,
Her an mutluluk saçan bir diyar

Pamuklar kadar yumuşak tenine
Dokunduğumu hissettiriyor bana
Ilık esen rüzgar
Teninin kokusu yayılıyor her yere
Hayat nefesim oluyor her an

Masmavi gökyüzü
Yeni umutlar açıyor yüreğimizde
Yaşam suyumuz
Nehirler gibi çağlıyor
tabii bunların hepsi sensiz oluyor
benim küçücük düş penceremde
yalnız başlarına yaşıyorlar

hepsi birazdan bitecek
uyandığım an küçük düşümde bitecek
rüyalar diyarım bitecek
sen biteceksin,ben biteceğim
fakat sadece bir şey bitmeyecek
sana olan ve sonsuza kadar
sürecek olan rüyalarımda,
düşlerimde anlattığım aşkım
işte o hiçbir zaman tükenmeyecek
ta ki hayat beni ölüme götürene kadar
bebeğim!!!

Sadece bil sadece anla istedim
Aşkımın senin için ne kadar büyük
Ufuklar, diyarlar yaratabileceğini
Zaten ölümümde düşlerim bittiği zaman olacak
Minik bebeğim


#851
yine ateş sardı her yanımı
İlerleyen yaşım
Avuçlarımdan kayan iki gözüm hayatım
Acılar yumağı anıların közu ruhumla dertleşiyorum
Kendime tuttum tüm serseri kirli aynaları
Ve sorgulandım kendimce
Yeter artık
Kıvama az kaldı ey efendiler
Buz tutacak
az kaldı rüküya köleler
kim ne anlarsa anlasın
bu gece tüm sırlarımı ifşa edeceğim

idam edilen iki genç değil
tüm bedenim
ilkin ruhum
sonra anılarım
evveli mahlukat değilim
benden irad mücrimler
sahrayı ahirde yedime tutuşturulan evraklar
ahh kalbim bu öpücük ağır inan

ben hiç kimse için ağlamadım
dideler bir nehri hicran
olsun ben yüreğimle sana vuruldum
az kaldı köleler şimdi rüküda
kıvama az kaldı ey efendiler

hece hece çoğalan sen
bir bir toplanan çiçek sen
efradı umumıyede sorgulanan ben
cefaya bulanan ben
defter-i aşka karalanan ben

ey hicraı mevasim
saadet dolu eylülü vuslat
okunan bu ezan-ı aşk
bir dilim zamanı ebrardan bana yar kaldı
yorgun leblerin dideyi ferime yansır
çağır bana sayhayı fuadını

bir kadem bir pranga ve ahirinde biriken acılar
şimdi ruhanın akabesinden
şehri azime savrulan küllerim
mancınıklara gerilen hayatım
olsun olsun olsun
senin canın sağolsun
canın bin defa sağolsun


#852
Ah Şu Gitmeler


Bazen koşa koşa
Hatta içindeki heyecan, sevinçle
Ayaklar yerden kesilircesine,
Kanatlanıp uçar gidersin.
Gidilecek yoldaki güzellikleri,
Yaşanılacak mutlulukları bilir, gidersin.
Ama, maalesef ki bazen de…
Hani ayakları geri geri gider ya insanın…
Defalarca dönüp arkana bakarsın
Bu mutluluk bırakılır mı dersin
Dünya dönmese, zaman dursa
Böylece kalsam
Doymadım, doyamadım…
Daha yaşanılacak onca güzellik varken
Bu gidiş niye der; isyan edersin
Nafile, gidersin…
Gidersin ama,
Giden sadece bedendir
Ruhun kalır oracıkta
Geride kalanların, her dara düştüklerinde,
Bir umut ışığı yakacaktır
Karanlık gecelerini aydınlatacaktır zaman zaman
Yaşanılacak yarınlara inat savaş başlamıştır
İçindeki umutla savaşır dönüş için.
Her gidişin bir dönüşü vardır elbet
Gidilen yol bir avuç kara toprak olmazsa…
Beden de dönecektir ruhuna
Doyasıya umutlarını, gülüşlerini yaşamak,
Yarım kalan mutluluğu tamamlamak için.



#853
Rabbim
Rabbim...
Bir insan koy kalbime
Ama o insan seninde sevdigin olsun

Onunla el ele tutustugumuzda
Ikimizin uzerinde Senin elin olsun
Bana öyle gözler göster ki
Ben o gözlerden sana bakayim

Bana öyle bir sevgili ver ki
O gözler cennete acilan iki pencere olsun
Onunla öyle bir yolda yürüyelim ki
Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim

Öyle bir sevgili verki bana
Ona sarildigimda kainat bize baksin
Birbirine sarilsin


Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin
Bize bakip seytan Adem'e secde etsin
Günah sevap ugruna kendini feda etsin
Olüler birer birer uyansin sevgimizle

Bize öyle bir sevgi ver ki Rabbim!
Sevgimizde Muhammed sevilsin
Oyle sevelimki birbirimizi
Hz. Hatice göklerden bize seslensin
Ve desin ki;

"Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde...
bizde onlardayiz.
Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde..
Allah Askimizi öyLe cok seviyorki binlerce insana
yasatiyor..


#854
yağmurlu bir gündü

yürüdüm sokaklarda bir süre seni düşündüm

sonra kendimi yuvarlanırken umutsuzluk uçurumuna

şiir yazmak geldi içimden kendimi yazmak geldi içimden

oturduğum bir kahvede masamda kağıt elimde kalem

saatler geçti yazamadım

hiç bir şey ne umutsuz aşkımı ne bomboş hayatımı

ne istediğimi ne beklediğimi yazamadım

bilirsin gülüm bazen yağmur yağar kapkaranlık olur

gökyüzü sonra yağmur diner güneş doğar

bende yağmurlu kapkaranlık geçen ömrüm boyunca

yağmurun dinmesini güneşin doğmasını bekledim

durdum ama ne yağmur dindi ne güneş doğdu

sonra hasret kaldım güneşe alıştım yağmura

eline geçerse benim şiirim gülüm

bir ilkbahar sabahı

pürüssüz masmavi gökyüzü altında

ve yeşil çimenler üzerinde

kalbin hüzünden yoksun

umut ve neşeyle doluyken okuma

çünkü onuda benide anlayamazsın o zaman


#855
Hatırlarım
Ne zaman ki seni düşünsem
hissederim teninin volkansı sıcaklığını
Ne zaman ki seni hayal etsem
duyarım saçının çiçeksi kokusunu
Ne zaman ki senin adını ansam
kopar içimden çığlar vâdiler dolusu
Ne zaman seni düşünsem ve
her ne zaman ki seni hayal etsem
Anarım her an senin o güzel adını
Hatırlarım dudaklarımda izi kalan
o eşsiz ve unutulmaz tadını


#856
______Sen gitmelerin eşiğindeyken
________Vurgun buyruklar dillendi yüreğimde

Biraz ellerim yandı
Buz tutmuş gecelere inat
Biraz anaları ağladı memleketimin
Biraz da anılar
Yenik düşmüş savaşçı gibi
Göçebe bir yanım
Uykusuzluğa direnen gözlerim
Kan çanağı
Biraz öfkelendim kendime
Biraz kızdım
Aynada ki yarım yüzüme

Ölüm de olsan kal bende
_______Kal ne olur
__________Gitme


____Sen gitmelerin eşiğindeyken ben dokuz kez öldüm can
______Dokuz kahpe bıçak yedim sırtımdan

Zebaniler arasında ezildi ruhum
Sıra sıra vicdansızlık
Yaprak yaprak zulüm yağdı üzerime
Bu Eylül namussuzluğunda

Her köşe başında umudum vuruldu oyy
Yüreğin namlusunda kurşun yoruldu oyy

Yitirdi heybetini yürüyüşlerim
Karanlığın bağrına bastığım ayaklarım paramparça
En sıkı prangalarla tutsak
Turkuaz düşlerim
Söküldü dudaklarımda ki masum tebessüm

En hoyrat rüzgar gençliğime esti
Hallaç gibi dağıldı hayallerim oyy
Bu gitmeler infazıma ferman kesti
Kapılarda boğuldu hayallerim oyy

Zehirli hançer de olsan kal böğrümde
______Kal ne olur
_________Gitme
__________________


#857
ölüM ..
Hani Beni Birakmiyacaktin
ölüm alip gitti seni Benden
Sana Son Kez Sarilamadan
SENI SEVIYORUM Diyemeden !!

Allahima Yalvariyorum
Benide Yanina Al Diye
Bu Ondan Son Dilegim
Sana Kavusabilmek Icin !!


#858
Akşam Erken İner Mapushaneye
Akşam erken iner mahpushaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpushaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe...

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalga kaysı.
Başlar koymağa hapislik.
Karanlık can sıkıntısı...
"Kürdün Gelini"ni söyler Malta'da biri,
Bense Volta'dayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi,çocuksu...

Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak, bir kavgada,
Erkekçe olsun isterim,
Dostluk da, düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz halbuki,
Geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların...

Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cıgaram,
Bir duman alırım, dolu,
Bir duman, kendimi öldüresiye,
Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya...


#859
Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.

Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın, ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını, bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin, ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı; beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.


#860
Üsküdar' da Yüreğim Hüzünde
Acı, mutlu sevdalara konu olmuş
Destansı aşkların sesi Kız Kulesi nde okunmuş

Yürekleri yakıcı hicrana kani olmuş
Nağmelerin tatlı yeli okunmuş

Saadet nişanında gülistanlara tanık olmuş
Nazendelerin tatlı seli okunmuş

Tarihin soylu adresi olarak
Duyguların nefesi olmuş: Üsküdar
Sevdamın kendisi ile
Yüreğim Üsküdar da hüzünle okunmuş

Üsküdar'ın tarihini kafamın bezine dokurum
Diğer yandan talip kalbimle sevdamın resmini okurum
Bin andan takip gölge ile
Maviliğin çercevesinde sen ve ben olurum
Üsküdar'da yüreğim hüzünde boğularak
Düşlerin kanatlarında Üsküdar la süzülmüştüm
Sokakların karanlığında gölgeyle sürülmüştüm




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:40 .