#861
çok güzel hepsi ellerine sağlık



#862
Unut Gitsin

Yas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman.
Toprakta böceklere güldüğüm zaman
Duyurunca, paslı sesiyle, ölüp gittiğimi, bir çan...
Yas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman

Çürüyen gövdem gibi, yitip gitsim aşkın da...
Ne bir mektup kalsın bizden, ne bir söz, ne bir eşya...
Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama
Göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar bu dünya...






#863
Kimler aldı götürdü seni
Kimler aklına girip kandırdı seni
Söyle bebeğim
Ne yaptılar sana böyle

Belli senin aklını çelmişler
Benden soğutmuşlar seni
Neden gülüm neden
Nasıl kandın başkalarının sözüne

Nasıl inandın yalanlarına
Beni hiç mi tanımadın
Bana hiç mi güvenmedin
Yazık çok yazık

Sanma ki bir daha severim seni
Artık sen bittin benim için
Kime gidersen git çık hayatımdan
Dilerim ki bir gün pişman olmazsın

Eğer bir gün pişman olupta gelirsen
Ne seni ne de aşkını
Görmek bile istemem
Çünkü artık sen
Benim için yoksun.


#864
Ayrılık da Bitmeli


Sevgilim,
Sana sevgilim diyorum.
Ayrılık da sevdaya dahil
Ayrılanlar hala sevgili

Dediği gibi İlhan'ın.

Sevgilim, sana sevgilim diyorum, bir daha hiç
demeyeceğim içindir belki.

Ayrılmamız neyi değiştirecek, ayrılık yüreğimden silip
atabilir mi seni derdin. Kimbilir..

Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım,
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle.
İlk kez yazmak böyle zor, anlatmak bu kadar olanaksız.
İçimde çağıldayan herşeyin, sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı.

Oysa, seni her düşündüğümde, sesim, zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen
ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı.

Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı, o hızlı ama bir o kadar yavaş, delice ama bir o kadar sakin,
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda, iki kişilik yalnızlıklarda,
yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın.

Hala duyuyorsun. Şimdi, şuan, seninle konuşurken, ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını, o kimselere hissettirmediğin
bir anlık dalgınlığı, sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini..

Sen hep duyacak mısın beni, ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum.

Ama, madem ayrılanlar hala sevgili, ayrılanlar hala sevdalı, bu ayrılıkta bitmeli..

Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil, ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar, o kanatan acıtan korkulu bekleyişler..
O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil, sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak,
ağlayarak git artık içimden diyebilmek, ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak..
Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti.

Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu.
İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala..

Sevgilim,
Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu, ve bir daha yazmayacağımdan.


#865
Ne Kahpelikler Gördüm Ben
Sanırım artık yok yüzün aynada
Yok artık benliğin
Bozamazdı hani acılar bizi
Hani her belada bir olurduk olmazları bulurduk
Günlerce ağlamaktansa
Kahırlarımızı birleştirir
Kahrederdik
Sinsilikle değil
Bağıra çağıra yürürdük hani belaya
Hani köpekler ve kuşlardan feyz alırdık
Ezdirmezdik birbirimizi kimseye
Dualarımızla yaşardık hani
Beddua etmeden yaşamaktı amacımız hani
Hani Kaybetmek yoktu kitabımızda
Hani bu yaz beraber olacaktık
Günleri arpalara bölüp atacaktık hani torbaya
Her arpada biraz daha sevinip ağlayacaktık hani
Hani ölüm ayıracaktı bizi birbirimizden
Ben ne kahpelikler gördüm be gülüm bu birşeymi
Evimi başıma yıkıp gitmek gibiydi bu
Bu gölgeme ışık tutmaktı
Peşinden koştuğum gölgeme güneşler hediye etmekti
Bu ölümden beter sanırım
Ama dayanırım be gülüm
Hani demiştim ya
Hatırlasana
Ben bahtsızımdır diye
Ama olsun yıkılmadım
Üzülme ben ne kahpelikler gördüm be gülüm
Hani demiştim ya zor olur isteklerim
Yok ağlama be gülüm
Yıkılmam korkma
Ben ne kahpelikler gördüm
Hani demiştim ya
Benim her işim zordur diye
Dur be güzelim içlenme hemen
Yıkılmam korkma
Ben ne kahpelikler gördüm
Sussana be gülüm
Dur hele bi
Bu ilk değil benim için
Ne çabuk unutttun
Benim ne kahpelikler gördüğümü
Ben her yolu gece geçerim bilmezmisin
Temizdir her yol
Her karanlık
Üzülme be gülüm
Sil gözlerini
Unutma
'Yıkılmam ben korkma' dediğimi
Ben ne kahpelikler gördüm be gülüm
Sil gözlerini yaşa.
Yaşa ve mutlu ol gülüm.
Unutma
Yıkılmam ben korkma.

_________________
*-*-*-*-* A.ş.İ.K.aR.--.p.S.i.K.o.P.a.T*-*-*-*-*









- Elvedalarım Dönüşüm Oldu


Günlerin esareti ile bir gün daha bitiyor…
Ne zaman başlamıştı, paslaşmalar ile tanışma faslı?
Günlerin acele etmeden, günü zor terk ettiği günlerdi.
Uzun sohbetlerin anısı büyüktü.
Arkadaşlık mıydı? Tanışıklık mı?
Yıllar öncesine dayanan geç kalınmış zamanların birlikteliği miydi? ..
Sözlerle dokunuşları içinde barındıran,
çocukluğa kadar uzanan masumiyetti ya da.
Birlikteliği kutsal kılan da buydu.
Artık suretler yoktu, yüzler belirgin değildi.
Mezar sessizliğinde olan ruhlar, ölmüşte dirilmek üzereydi.
Yavaş yavaş canlanıyordu duygular.

Hiç kimse bilmiyordu ki böyle derin yaralar bırakacağını.
Dostlukların oluştuğu mecliste neler konuşulurdu?
Kimler neler söylerdi, ne muammalar yaşanırdı.?
Et üzerine yapılan sohbetlerden kimsenin haberi yoktu.
Olmayacaktı…
Zaman boyadı paylaşımları siyaha azar azar.
Belirsizliklere terk edildi duygular.
Derken bir kaos yaşandı.
Bir gül uğruna kurtlar kapıştı, gül kimin elinde kalacaktı.
Bir savaştı bu.
Diller, sözler, gıybet susmadı ve bir sürü pazarlıklar yapıldı.
İhanetler başroldeydi yine. Ve maskeler oynuyordu oyunu.
Dağların üzerinde yapılan savaşta kim kazandı.
Gören olmadı, sesler duyuldu sadece…

Gülün hiçbir şeyden haberi yoktu. O hep mağrurdu..
“Dürüstlük kazanır bu harpte” diyordu, savaşçı ruhu.
Direniyordu an be an.
Bu yüzden o da bilemedi savaşı kim kazandı.

Gül, öylesine yücelttiği duygu yumağı sevgi, sevda,
aşk ile örtüşmeyen duygu seline sahipti.
Sonucu ahirete tehirli sevdası ile dünyalar üzeri kurduğu bir düşün içindeydi.
Yok yok, düş ötesi şeffaf duygulardaydı, duyguluydu…
O hala bin yıl öncesinin atmosferinde soluk alıp veriyordu..
Dönen dolaplardan habersiz,
Semazenlerin teslimiyetinde döne döne içiyordu özlemleri vuslat hayalleriyle…

ONU kimseler anlamadı. Anlayamadı….
Gül kendi dünyasına döndü.
Her şey, yaşananlar, istikbal derin manalı, imana dayalı idi.
Gül bulmuştu kendi gerçeğini.
Hayatını yeniden düzenledi.
Ceviz kabuğu kadar küçük olsa da barındığı dünya;
onlar ceviz ağacı kadar büyülttü büyüteçleriyle, miyoplardı çünkü…
Belki de cücelerdi devler dünyasında.
Bilgileri kadar idrak güçleri vardı.

Anlayamadılar, anlayanlar içinde….

Kargülü vazgeçti bu dünyadan.
Soğuk parke taşlarına bıraktı gülüşlerini, Yetim Asumanlar gibi.
Koca bir Uludağ Göknarının eteklerinde sığındı kendi dağlarına.
Kurt yalnızlığında açmak için çiçeklerini karlar altında….
Herkese Elveda diyordu sisler arasında..
E L V E D A.
_________________
*-*-*-*-* A.ş.İ.K.aR.--.p.S.i.K.o.P.a.T*-*-*-*-*


#866
×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×


#867
Acı


Kaldırım gülü oldum dün gece
sahil boyunca unutmaya çalıştım
bana bıraktığın kimsesizliği
saatler geride kalmış benden
derdimi anlayan yok.
Dermanım da uzakta
şimdi o kara gözlerin olacaktı karşımda
avucumda aşkın.
Saracaktım ince hayatını kollarımla
zaman bırakacaktı seni bana.
Solmadan geçecekti bu hayal.
Gidip geliyorum seninle kendim arasında
değişen birşey yok.
Aynı boşluktayım
sevsem mi yoksa sevmesem mi seni
acı mı çeksem her gün
prangalarımı eskitsem
şaraba vurup kendimi
ölsem mi yoksa
yoksa hiç bırakmasam mı seni
vazgeçtim diyorum olmuyor
gerçekten içimdesin sökemiyorum
acılar vız gelir şimdiden sonra
sensizlik ölüm.
Onca şeyi sırtladım ben senin için
rakı gibisin.
Soğuk, ağır, beyaz az biraz
can damarda bitiyor aşkın
kapalı kapılar ardına bırakacağım seni bir müddet
aşk yıllandıkça erir
kalp mi kaldı sanki bedende
her şeyim senin.


KOKUN HALA TENİMDE ,AH BEN NEYLEYİM...


#868
Küçük kavgalar etsek seninle
İstemeyerekte olsa kalbimizi kırsak birbirimizin
Hatta sen bazen kapıyı vurup gitsen
Bir daha dönmeyeceğim diye bağırarak
Ağlasam arkandan
Sensiz yapamadığımı anlasam
Sonra geri dönsen sessizce ben uyurken
Birbirimize sarılıp üzmeyeceğim diye yeminler etsek
Bu hep böyle devam etse
Ama sen hep geri dönsen


#869
Yağmurlar Baksın Diye
Rüzgarlarla yoldaş olmuş
denizler gibiyiz.
Yanyana geldikçe ,
Kumsallarımızı dövüyoruz .

Peynirle şarabın yarenliğinde
sigara içimi öfkelerle
Geçmişten gelip ;
Bugünün molalarında ,
Yarının terlemelerinde tıkanıyoruz .

Dalgalarımızın dövdüğü kayalar ,
Buruk şarabın çürüttüğü peynir ,
Bugünün yorgunluğundaki gelecek ,
Ve biz...

Her sevinç , her beis , her yeis ;
Küçücük adalar olmuş yaşam rotamda .
Ne yapsam hepsi sana çıkıyor
Roma olmuş
gün doğumları , batımları

Zirvelerimde sisler var ,
Düşüncelerim çıkılmaz bataklık .
Binbir umar arıyorum
Seni de peşimden sürükleyerek .

Yelkenlerim inmiş ,
Emanet limanlarda
rüzgarlarını bekliyorum ,
Bizim olacak yarınlara , aydınlıklara .

Bitmez bir kasım ayındayım
Denize , güneşe ,yeşile ,dalgaya
doyasıya hasret .

Esmeyince rüzgarların ,
Tutmuyor planlarım .

Sen yağmurlardan özür dilerken
Ben ,bir tutam umudun
vurgunlarındayım sensiz .

Özür dilediğin yağmurlara inat
Yamaçlardan uçasım geliyor
sisler arasından ovaya .

Gelmene özendiğim zamanlarda
Vurgunlarımdan darbe almış
Kuruttuğum çiçekleri , dalları ,
yaprakları savuruyorum
Aşağılara
Aşağılara
Yağmurlar baksın da
Gözyaşı neymiş , görsün diye



#870
SEVGİLİM........
SENSİZLİK ZOR GELDİ ....
HİÇ KİMSE ALAMADI YERİNİ....
HAYATI SENSİZ YAŞAMAYI ÖĞRENDİM..
ELİMDE AVUCUMDA SENDEN KALAN YILDIZLAR .......
SERPİYORUM GÖKYÜZÜNE ........SANA YOL GÖSTERSİN DİYE......
DÖN ARTIK BIRAK GURURUNU BİR KENARA ................
BİR SON VER SENSİZLİĞİME...........
SENSİZ BURALARI SOĞUK ......
ÜŞÜYORUMM ,ÜŞÜYORUMM,ÜŞÜYORUM.....
DÖN SEVGİLİM ...........


#871
Suskunum Sana

Hangi şiire başlasam suskunum sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
Yağmura suskun yaşamaya suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kuraklığın bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde

Hangi güzelliği özlesem suskunum sana
Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
Özlüyorum seni masmavi
Koşuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykırabilsem
Işık yumağı bir pınar olur soluğum

Hangi türküye uzansam suskunum sana
Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmuşum
Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
Bir saçlarının rüzgarına
Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasırga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
Coşkuların her şahlanışında
Sana deprem deprem susmuşum
Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum

Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunluğumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun


#872
derlerki bırak delirsin
ben vazgeçemem bilirsin
dinle el sözüne gelirsin
bir kalemde sil beni beni

fallarındaki bahtsızınım
uslanmaz sevgi arsızınım
hadiii yüreğinde sızınım
bir kalemde sil beni beni

beni bana bırakma, severim
yetmez, beni gene sev derim
sözümü dinlersen giderim
bir kalemde sil beni beni

bu aşk kabarmaz acı mayasın
denk olmaz inan acıma yasın
sakın olaki hiç acımayasın
bir kalemde sil beni beni

leylaya mecnun yar olmaz
ateşlere yağan kar olmaz
leylamsın sen zarar olmaz
bir kalemde sil beni beni

sayki beni bulmadan yitir
tut ölümü ser, önüme getir
koy noktayı sözünü bitir
bir kalemde sil beni beni

yzcmurat derki dinle sözümü
kırpmam bir kez bile gözümü
artık başka yok işte çözümü
bir kalemde sil beni beni


#873
[sub:d3daf91c25]×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×

Üç noktalı bir sevda büyüttüm sol yanımda
Bitimsiz olsun diye...
Pamuklara sardım sarmaladım
Kol kanat gerdim
Yetemedim...
Aşka iki kişi gerekmiş...bilemedim!


Aşkın karanlık tarafı hep senden yanaydı
Oysa sana beyazlar yakışırdı
Beyazlara bulansak tepeden tırnağa...
Hiç siyahlık kalmazsa,eksilirmiş sevda
Aşk tek renkten ibaret değilmiş...göremedim!


Mevsim başladığı yere dönmüş,kimin umrunda
Hezeyan dile gelmiş artık...duysana
Sormadan,sorgulamadan,atmadan ateşlere kendini
Öyle hesapsız,öyşe çıkarsız
Gelemedin değil mi?
Gönül yorgun beklemekten,suskun
Gönül hep tutkun...
Nefesini duyarken hâlâ bu şehirde,


Aşkın yüzünü yere eğip...gidemedim![/sub:d3daf91c25]


#874
HER AKŞAM OLDUĞU GİBİ
BU AKŞAM YİNE ELİMDE KALEM
YASTIĞIMDA DEFTERİM
SENSİZLİĞİMİ YAZIYORUM
SATIR SATIR, SAYFA SAYFA,
SENİ ANDIĞIM HER YERDE
HER ‘SEN’ DEYİŞİMDE
BİR DAMLA DÜŞÜYOR GÖZÜMDEN
BAK ŞİMDİDEN ON İKİ DAMLA OLDU BİLE
BAŞLIĞIDA SAYARSAK TAM ON ÜÇ
TAM ON ÜÇ GÖZYAŞI
ON ÜÇ KEZ KANAYAN HASRET YARASI
GERİ KALANLARIN BİR KISMI YÜREĞİMDE
BİR KISMI İSE GÖZLERİMDE SAKLI


#875
Sensizlik bana keder,
Kalbimde daima varolan!
Yokluğun içimde hüzün,
Eksikliği hep duyulan...
Sensizlik gözlerimde yaş,
Damla damla boşanan!
Benliğimle bir savaş,
Her gün yeniden yaşanan...
Sensizlik ruhumda ateş,
Sönmeyen, küllenmeyen!
Hayalin bana güneş,
Asla gölgelenmeyen...
Sensizlik uzun bir yol,
Gitmekle bitmeyen!
Varlığımı yavaşça kemiren,
Sonu hiç gelmeyen...


#876
Olmazsan Olmuyor Ruhumda Mana
Alıştım cefana hasret çektikçe
İstemem vefanı sormazsan sorma
Yıllandı şarabım seni içtikçe
Kadehime kadeh vurmazsan vurma

Ben seni her gece içiyorum ya
Kirli bardağıma dolmazsan dolma
Sevda köprüsünden geçiyorum ya
Terli yatağımda olmazsan olma

Yıldız komşuluğun yetiyor bana
Gözlerim görsün de kaymazsan kayma
Olmazsan olmuyor ruhumda mana
Sen beni var diye saymazsan sayma

Sevda ayazımın karanlığına
Işığım ol yeter sızmazsan sızma
Ben razıyım senin uzaklığına
Aşığım ol yeter yazmazsan yazma


#877
[font=Trebuchet]
Biliyorum aslında sen hiç bir zaman gelmedin bana.
Duymuyorsun !
Gitme diyorum sana,gitme !
Çıglıklarım boğuluyor gecenin karanlıgında.
Gece korkunç, gece sessiz, gece yalnız...
Sesim kısılıyor
Gidişin bitişi olacak yüreğimdeki heyecanın,
Gidişin sönüşü olacak gözlerimdeki ateşin.
Beni,yüreğimdeki sevgiyi,
Gözlerimdeki bitmek bilmeyen umudu unuttun!
Ama ne olur bunu unutma.
Gidişin dinderemez bu fırtınayı.
Bir fırtınanın uğultusuyla sesleniyorum sana;
GİTME....
[/font


#878
×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×


#879
Dünya karanlık
umut vermiyor artık hava,
beş kere öpüşene
bi sevişme bedava.
Gerisi işte bilinen cefa
varsa, şöyle anlık bile olsa
fiyakalı bi sevda,
dağıt herkese felek benden
bi sevda,
ve biraz da senden
Ne olurdu karşımda
resmin yerine sen olsan.
Öyle dertlerden arınmış
öyle anadan hüryan.
Ne güzel sevişirdik kardeş kardeş
Tövbe şair
ya da bir şey söyle tövbeye eş
kaptırdın gidiyorsun
şiirin deminden
sen aşkı zaten tanıyorsun
kare kare
ilk gösteriminden.
Herkese bilet benden
ben hâlâ gerçekle boğuşuyorum
hayalinin mezarına gül dikerken.

Beş kere öpüşene
bi kere sevişme bedava
benden...


#880
×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:11 .