#1041
Sevdanın denizlerinde rotasız bir gemiydim.
Sana yolculuğa çıkmadan önce,
Bütün aşklarımı, acılarımı, sevinçlerimi bir kenara koyup,
Azıksız birtek yüreğimle baş koymuştum bu yola.
Yolum uzundu, karmaşıktı ve tehlikeliydi...
Tüm bunları biliyor, bile bile lades dercesine
İstiyordum bu sefere çıkmayı...
Ancak ben sana ulaşmaya çalıştıkça sen kaçıyordun.
Senin yanında olmak, sesini duymak için
Sarfettiğim bu çaba öylesine güzeldi ki...
Bir gün ışığın göründü uzaktan, işte ordaydın!
Arkamda bıraktığım bir nokta olarak kalmış
Sen önümde büyüyordun, gülen gözlerinle beni çağırıyordun...
Önce ellerini tuttum, sonra gözlerine daldım...
Senden aşk dilerken, sen gerçekleri sundun önüme...
Sevdalarımı sorguladın, rüyalarımı benden geri aldın.
Bu fırtınalı denizlerde sana duyduğum ihtiyaç,
Senin yüreğimi tokatlayan sevdan beni isyankar etti...
Düşünemiyordum artık, geri dönülmez bir yola girdiğimi biliyor,
Ancak bu yolda her pahasına yürümeye karar vermiştim.
Kırgınlıklarımızla, hasretimizin koynundaki acıyla,
Geceler boyu başbaşa kaldık, sorular sorduk kendimize...
Nereden başlarsak orada bitirdik, bir çıkış yolu bulamadık!
Ve sonunda bu denizin sonu görünmüştü...
Daha karaya ayak basmadan, fırtınalar dalgaları çağırdı kükreyerek...
Gücüm kalmamıştı, bilinmez bir yola doğru gittiğimi biliyordum!
Çaresiz kollarımla birkez daha sana ulaşmayı denedim.
Ancak sen duymuyordun, belki de duymak istemiyordun.
Ancak beni görüyordun.
Çaresizlik denizlerinde kayboldum sonra.
Sana sevgiler getirmiştim oysa.
Bu yaşamdan küçücük umutlar derlemiştim yüreğimde...
Onları büyütmüş sana armağam edecektim, olmadı işte...
Ne kadar istesem de senin o kapalı yüreğine girmeyi beceremedim.
Şiirlerim, sevdalarım ve gecelerimle başbaşa kaldım.
Bir kez daha yenildim aşka... bir kez daha yenildim çok sevmeye...
Şimdilerde gönlümün yelkenlerini toplamaktayım.
Tövbeler ettim, bu denizlere bir daha çıkmamaya...
Bir daha hiçbir yüreğe girmemeye yeminliyim!!..
Seni kendim kovdum, yüreğinden...
Bir daha girmemeye, bir daha sevmemeye söz veriyorum...
Seni sevdiğimi, kurda, kuşa söylüyorum;
Ama asla
Aşk dilemiyorum.




#1042
Dün de bugün de yarın da yüreğin kadar yanındayım .. Kendini yalnız hissettiğinde elini yüreğine koy BEN ORADAYIM ...


#1043
Ölmüş İçimde Hasret




İçimde bir sıkıntı
Bir kasvet... bir duman...
Dünya dar gelir inan
Seni düşündüğüm an

Titreyen ellerimde
Sevgimiz arap saçı
Umrumda değil zaman
Çalsa da bilmem kaçı

Zincirlere vurulur
Umutlar liman liman
Dünya dar gelir inan
Seni düşündüğüm an

Koparsam zincirimi
İlk koşacağım sensin
Sen çaresizliğimin
Çaresiz ümidisin

Bir hayıra yenilmiş
Yüreğimde bin evet
Kavuşmayı unutmuş
Ölmüş içimde hasret
Bir de çökerse kasvet...
Karanlık...duman duman...

Dünya dar gelir inan
İşte bana o zaman
Dünya dar gelir inan
Seni düşündüğüm an......

Sevgilim biz ikimiz
Ay ve Güneş gibiyiz
Alev alev yansak da
Artık birleşemeyiz

Hasretin tohumunu
Çıkar at yüreğinden
Bahar da yaz da geçti
Artık yeşeremeyiz......



#1044
×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×


×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×


#1045
Öldüm ve Öldün!!

Güneşi tutardım parmak uçlarımda, yanmadan
Gölgeleri aydınlatırdım, karanlıklarımda
O kadar güçlüydüm ki, yenilmez ordular gibi
Söylenmezdi hiç bir nasihat, bir musibete düştüm
Hiç ölmezdim gibi gelmişti ama ben de vuruldum
Ve öldüm.

Dağları taşırdım omuzlarımda, titremezdi ayaklarım
Ne deprem olurdu bende, ne de hiç bir felaket
Öyle fikirlere dolanırsın ki, sarsılmaz sanırsın kendini
Köklü bir ağaç gibi sapasağlam ayakta ölürüm derdim
Hiç düşmez sanırdım kendimi, bir yüreğin salıncağındaydım
Ve düştüm.

Vuruldum bir anda, kanlar içinde kaldı ruhum
Binlerce orduyla savaştığım bu mahşerde
Dünyalara karşı alamadılar inandığım değerleri
Can pazarında değerime satmadılar beni
Binlerce darbeyle ölmem gerekirdi, olmadı
Ve sadece sevgilinin sözleri öldürebildi beni
Uyurken başucunda, bir masalımız vardı bitmeyecek gibi
Ve bitti.

Ne zaman değer vermediysem birine dost oldu ardımdan
Ve ne zaman sevdiysem birini, hep öldürdü beni
Vuruldum yine işte, akıllanmadım geçmiş ölümlerimden
Akıllandım sanmıştım oysa, düşmanın darbesi öldürmedi beni
Duyun dostlar, sevdiğim vurdu beni ve kanlar içinde bıraktı
Ölümümü beklemeden, hiç tanışmadığımız günlere döndü
Ve öldüm.

Ölümümün ardından ağıdımı kendim yaktım
Kendim ağladım arş-ı alâya figanımı yolladım
Dirilmez dediğim ruhumun ardından, dua okurken
Küllerimden doğdum yeniden, sevgiliye inatla
Ölümü görmeden gitmişti oysa, bil bunu sevgili
Ben doğdum.

Üç gün sürdü ölümüm, üç gün cesettim sadece
Üç gün ağladım kendime, üç gün, gün boyu öldüm
Hasret kaldığım yüzü de, gözü de, teni de sildim
Ne senden bana sen kaldı sevgili, ne de ben
Bitmişliğim vardı, kabirsiz cesettim sadece
Bugün güneşin doğuşunu seyre daldım
Güneş gibi doğdum sevgili
Ve sen öldün.


#1046
Cana Melek Yaşama Yürek

Sen doğmuşsun dediler
Bütün varlıklara CAN geldi
Seni doğurdu dediler
Hayata HEYECAN dünyaya VİCDAN geldi
Hadi uyan yeter uyuduğun
İşte BEBEN ben geldi...

Yaşama ahenk verdin
Bedene yürek verdin
Bu cana MELEK verdin
Yeter uyuduğun hadi uyan
İşte BEBEN ben geldi...


#1047
Yağmuru Dost Bilirdi Çocuklar

Gözlerde başlardı ince ince,
başıboş sağanak olur dinerdi,
iner iliklere, ruha işlerdi;
yağmuru dost bilirdi çocuklar.

Damla damla, sanki doğal bir inci
sular, dağdan takla makla kopar
doğardı, üstünde yaşam sevinci;
yağmuru dost bilirdi çocuklar.

Varoşlarda sanki yangın yeriydi.
bulutlar şimşek olarak patlar,
toprağı, kaldırımı ne varsa boğar;
yağmuru dost bilirdi çocuklar.

Sicim gibi iner gri boncuklar,
sürükler götürürdü tüm umutları,
caddeyi, sokağı, geniş bulvarı;
yağmuru dost bilirdi çocuklar.


#1048
Çiğ Damlası

Yokluğun, Terör estirirken gönlümde
Dans ediyor içimde kırlangıçlar
Birden gizlice kalbime sızıyorsun
Bilmiyorum kimsin, nerden geliyorsun
Acın yüreğimde sekiyor
Okyanus gözlerinle beni vuruyorsun
Masmavi bakışlarınla köpürüyorsun
Güneşle eritiyorsun
Bulutla gölgeliyorum seni
Zülfüne kar yağıyorum
Çiğ tanesi düşüyoruz toprağa.


#1049
Aşk Ne İçin?

Yalnız kaldım milyonlar içinde bir tenhada
Ödünç aldım aklımı düşünebilmek için
Sonunda buldum ne yetişir kalp denen tarlada
Sevgi ekilir, vefa ekilir, sabır ekilir aşk biçebilmek için
Maşuk oldum mecnun oldum şu dünyada
Yolları eskittim yanlış bir Leyla için
Dövdüm düşünceleri tecrübe havanında
Aşkın özünü bulabilmek için
Gördüm sır olan gerçeği sonunda
Aşk yaradana verebilmek için


#1050
Ömrümün Nakaratları

Deli sevgim öylesine büyür içimde
Kimsesiz yaptın sen esen rüzgarda beni
Kaybolur sokaklarında bu beden unutulur
Kanayan yaramın dinmeyen durmayan kanı
Akar durur inkar edilemez rüyalarda ikimiz
Bir tercih yapman gerekirdi aslında
Yaban eller mi yoksa ben mi söylesene

Ömrümün nakaratlarına yazdım ismini
Kopan yapraklara sor gurbeti
Ancak onlar bilir yokluğun ne anlama geldiğini
Sen benim olnasanda bu beden hep senin

Olmadığın okyanuslarda boğulan şarkılar
Hepsi yüreğimden sana armağanlar
Duy beni yanılgılar bile bir yere kadar
Durmadım unutmadım sazımı oluşturanlardı
Hüznün telleri ve ağlatan şiirler
Sevgiliye ulaşma çabası yorar bu bedeni bastırır beni
Unutma ki bu benim şarkımdı
Söylerken orkestram hep ağlardı


#1051
Aşkın Lehçesi 1

Zülfünü tarıyorum
Uzaklardan ruhumla.
İçimde arıyorum
Münzevi güruhumla.

Hedefim yüce mana
Deruni varlık gibi
Sığmaz asr'a zamana
Sonsuz uygarlık gibi

Deryada bir katreyim
Umman göz bebeğinde.
Beni sana vereyim.
Büyütsen ellerinde.

Yıllardır sinem çarpar
Diz dizeyiz hayalen
Gönlüm suzanda naçar
Firakındayım halen.

Gençliğim bir ah ile
Gitti buse tadında
Hasretim eyvah ile
Gelmeyen muradında.


#1052
Ayım Güneşim Ol
Dönderme yüzünü kurban olaym
Sen ol bu dünyada güneşim ayım
Yalnız ben seveyim, ben okşayayım
Gezmesin bir başka el saçlarında

Kalbimin içidir en güzel yerin
Tutmasın bir başka eli ellerin
Gözlerin gözümde bak derin derin
Kaybolup gideyim bakışlarında

Yüce dağ başına yağan karlarca
Seyrine dalayım senin yıllarca
Gönül ırmağında coşan sularca
Bin huzur bulayım akışlarında

Süsenim sümbülüm reyhancasına
Kekliğim maralım ceylancasına
Tamburum cümbüşüm kemancasına
Şarkılar derleyim ağaçlarında

Tanrıya dilenen dilekler gibi
Cennet de dolanan melekler gibi
Sevda dağındaki çiçekler gibi
Bir ömür kalayım yamaçlarında


#1053
×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×

Yüreğim ardımda,
Yüreğimde sen...
Geliyorum bir yerlere, bir yerlerdense gidiyorum.

Ardımdan gelen bu aşkı sahiplenmek öyle huzur verici ki.

Yol yol uzuyoruz,
Ardımızda ne bir siren sesi,
Ne bir karabasan gürültüsü...

Varacağım yer yüreğinin kenarı bu yolculuktan sonra,
Biliyorum...

Bilmek mi?
Diye soruyorum sonra kendime,

Galiba kendimi kandırıyorum...

Sen gittiğinden beridir, portre fotoğrafım yok benim. Sadece gidişime şahit yol resimleri...

Yol yol sana uzuyorum...

Bağlayacağım yüreğine yüreğimi kör düğümlerle...
Kararlıyım!
Çünkü;
...

Aşk'ın çünküsü olmadı ki hiç!


#1054
Biliyorum, çok şey söyleyecektin bana. Bunu da çok istiyordun. Hayatının
sırlarına ortak edecektin beni. Kendini anlatacaktın. Özlemlerinden,
beklentilerinden, yaşantından, meraklarından, beğenilerinden, umutlarından söz
edecektin bana...
Ama sen sustun...

Sen anlatacaktın, ben dinleyecektim. Gözlerim gözlerinde, hiç bıkmayan bir
dinleyici olacaktım karşında. Ne kadar konuşursan o kadar mutlu olacaktım.
Ağzından çıkan her cümleyi beynime kazıyacaktım ve sonsuza kadar çıkmayacaktı
oradan o sözlerin...
Ama sen sustun...

En sevdiğim şarkıyı söyleyecektin, ben sana eşlik edecektim. Şerefime kalkan
kadehine gülümseyerek bakacaktım. Önce “rakı şişesinde balık olacaktık”,
sonrasında, her şerefe kalkan kadehte “Ümit Yaşar”ı anacaktık;

“Şirim senin ağzında dualaşır
Ses ahenk olur söz manalaşır
Aşığım diyerek hor görme beni
Seni seven ölmez evliyalaşır.”

Ama sen sustun...

Hayallerini anlatacaktın bana. Bense anlattığın her hayalinin baş rolünde
olacaktım. Yağmur yağacaktı, senin şemsiyeni saklayacaktım, koşacaktın peşimden.
Yakalayınca beni sırılsıklam sarılacaktın. “Gidelim buralardan” diyecektin, git
git bitmeyecekti çıktığımız yollar...
Ama sen sustun...

Bana sevdalarını anlatacaktın, yüreğim heyecanla çarpacaktı. Bir sevgiliye
sunuş gibi sözcüklerin kalbime işleyecekti. Konuşsaydın sözcüklerine
sarılacaktım. Gözlerimi kapatıp ısını pervasızca hissedecektim tenimde. Kokunla
sarhoş olacaktım...
Ama sen sustun...

Kelimeler tutuldu sende. Ben de gözlerinle konuştum. Daldım sonsuz derinliğine.
O derinliklerde sakladığın her ne varsa çıkardım gün ışığına. Utandın, kaçtın,
saklandın ama ilk kez inatçılığımla gurur duyum.Tutuldu kelimeler belki sende
ama, gözlerin konuştu benimle. Sen sustun, gözlerin açtı ruhunu bana.

Ama konuşsaydın, bir de konuşsaydın, ah konuşsaydın... Amaçsızca çıktığı
seferlerden yorulmuş köhne bir tekne olurdum kıyılarında ben...


#1055
Gittin İçimde Kaldı Ayrılık
Gittin
Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
Dudaklarımızda sıradan sözcükler
Vedalaşmayı bile beceremedik
Son bir bakış kaldı arkanda
Kalabalığa karışan
Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
Gittin.

İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
İçimde.

Kaldı
Yeni bir kent işkenceye hazır
Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
Belleğimi silkeleyip anılardan
Tik tak çaldın uzun zaman
Alışamadım yarımlığa
Düşlerimde intihar tutkuları
Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk
Kaldı.

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artık konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı




#1056
Bir uçurumun kenarındayım
Hayatımı izliyorum
Bir sinema perdesinde.
Bir adım daha
Hüzünlü bir son
Ya da bıçak gibi keskin
bir başlangıç
Her son bir başlangıcı müjdeler
ve her vuslat, bir ayrılığı
Bu yüzden sonları severim ben
Ama bu uçurum bir son değil
Bir çıkmaz sokak
Ne ileri gidebiliyorum
Ne de geri
Olduğum yere çöktüm,
Seni bekliyorum
Son bir umutla.

Umutların tükendiği anda
Uçurum kadar keskin,
Bir çığlık yankılanıyor içimde
Ölümün bile ödü kopuyor
Ben bu uçurumun kenarında
Seni beklerken;
Hayat gözlerimin önünde
Yavaş yavaş son buluyor


#1057
×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×

×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×


Sen olmasan da, hayalin vardı, Sen olmasan da, şarkılar vardı,
Seni hatırlatan... Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim...

×[ YüreĞimin çekmeCeSi ]×



Ben seni severken
Sen yanımda yoktun ki!
Ben seni özlerken
Sen bilmiyordun ki!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen yokken bakışların vardı
Beynime kazınmış
Nereye baksam oradaydılar,
Ben seni sensiz sevdim..
Göremesem de, rüyamdaydın,
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.
Sen bile!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da, hayalin vardı,
Sen olmasan da, şarkılar vardı;
Seni hatırlatan...
Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,
Sen olmasan da,bulutlar vardı,
Sen olmasan da,günbatımları vardı,
Sen olmasan da,denizler vardı...
Ben seni sensiz sevdim...
Aslında sen hep vardın,
Aynı şehirde,aynı sokakta,
“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;
Ben seni sensiz sevdim...
Ne olurdu sende beni sevseydin?
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,
Hani kıyamet koptuğunda...
Ben seni sensiz sevdim...
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!


#1058
Ortada bir "Ama" varsa,ondan önce söylenen her şey boştur.Unut gitsin!


#1059
Gel diyemezsin $imdi bana; çok zor sevdim kendimi yeniden. Hem gelsem
üstünü örtsem ne fark eder; uyandığında yine ben olmayacağım ki. Bu gece sabaha
kadar seni beklesem ne fark eder; yarınımızda biz yokuz ki. Masallar anlatsam
yeniden bize dair ne fark eder; İnanmadığın masallar korkularını savu$turamaz
ki. Hem artik öğrenmelisin; sen de ü$ürken uyuyabilmeyi benim gibi.( Sorguların hala bitmedi mi? Anla artık sana dairliğim tükendi.. )


#1060
bIr dunya kI temeLInIn her ta$Inda yaLan var..
dI$I parLak, IcI bombo$ yemInLer neye yarar?




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:04 .