BENI ANLAMIYORSUN

#1
Kim büyük bir cesaretle bu soruya evet diyebilir, kim açık yüreklilikle ben tam anlamıyla anlaşılmak istiyorum diyebilir, kim bunu göze alabilir? Düşünsenize iç dünyamızda neler gizliyoruz kendimize bile itiraf edemediğimiz.Hangi sırlarımız hangi hücremizin çekirdeklerine yuvalanmış;hangi korkularımız hangi kılcal damarlarımızda gizlenmekte?

Göze alabilir miyiz kalabalıklar arasıda çırılçıplak dolaşmayı, aynalara bile açık yüreklilikle bakamazken.
İnadına gizleriz korkularımızı güçlü olmak adına, gizleriz kaygılarımızı yüzümüzde açtığı derin çizgileri gülümsemeyle maskelendirerek. ‘Ben güçlüyüm, bak iyiyim, her şeyi başarabilirim’ sözleri…Savunma silahlarımız hazırdır artık.Tüm iki yüzlü kılıçlarımızı kuşanmışızdır, ikiyüzlü kavgalara karışmak için, içerdeki o titreten korkuları, zayıflıkları görmezden gelerek.
Üstelik karşımızdakinin de maske taktığını biliriz, onun da gizlediği bir çok şeyi olduğunu sezerek. Diyaloglar aynıdır vazgeçilmez iki yüzlülükle…
‘Seni tanıyorum ve seni anlıyorum’
‘Hayır canım, beni tanımıyorsun ve anlamıyorsun,ancak ben izin verdiğim kadarıyla beni anlayabilirsin’
Evet bütün o ‘beni anlamıyorsun ‘nidaları boşunadır,aldatmacadır,belki de zaman kazanmadır kavgalarımızda.Ancak izin verdiğimiz kadarıyla anlaşılabiliriz, izin verdiğimiz kadarıyla iç dünyamıza girebilir karşımızdaki kişi. Sonra bir kez daha sarılırız sıkı sıkı ‘seni senden başka anlayan yok’ avuntusuna yine iki yüzlülükle..
Oysa kendimizden bile saklarız acı çeken gururumuzu, yıkılan hayallerimizi, korkunç kıskaçlarımızı, aşağılık yalanlarımızı, taa içerimizde taşıdığımız nefretlerimizi. Olanca gücümüzle iteriz karanlığa, en karanlığa bir daha gün ışığına çıkmaması için. İnsanların birbirlerini tanıyamamaları belki de bu yüzden, bu yüzden her yanımız yabancı yüzlerle dolu.
‘Seni tanıyorum ve seni anlıyorum’, ‘Benden gerçek seni saklayamazsın’, bu sesi duyduğumuzda beynimizin içinde, yalnızızdır artık. Kanımız çekilir, elimiz ayağımız buz keser, yorganımızı biraz daha çekeriz başımızın üstüne saklanma isteğiyle.Ama o ses hep kulaklarımızdadır, bizdedir.
‘Seni tanıyorum ve seni anlıyorum.’
İlgisiz hayaller, aklı başka anlara ve mekanlara yönlendirme isteği, mavi düşlerin peşinde koşma çabası…Boşunadır hepsi,seni sen yapan o karanlığa ittiğin gerçekler sarar seni sinsice.
Nafiledir yatağında çırpınışların kabullenmezsen gerçeklerini, sevemezsen o karanlığı.Usulca kabullenir ve bırakırsın kendini o koktuğun karanlığa.Yüzleşirsin bir kez daha gerçeklerinle, yüzlerce kez yaptığın gibi .Ve bir dua gibi mırıldanırsın kendi kendine;
‘Seni tanıyorum, seni anlıyorum ve seni seviyorum’ ‘Biliyorum, ben de seni seviyorum’

İlginizi Çekebilir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:52 .