Olmayan bir zamanda, doğmamış bir çocuktan gelen sesler

#1
Selam n'aber?
üstündekiler ne güzel yakismis sana..
evet gerçekten de beyaz sana çok iyi gitmis, seni çok iyi örtmeyi becermis,
saçlarinda çok güzel olmus, kisa saç sana gidiyor biliyor musun?
yok, ben iyi değilim,. bi bira da sen ister misin?
haklisin, gerçi artik benim de hosuma gitmiyor, içesim var ama agzimin tadi yok. tat alamaz hale geldim.
sanki hala damarlarimla bir ******nun kani var. belki de önceki gecenin eglencesiz ve gülümsemesiz, küçük kaçamağinin biraktigi tatsizlik..
oysa onceden ne de fazla heyecan verici olurdu. kendimi butun gun guzel bir fahise için çalisiormus gibi hissederdim.yeni anladim meger gercekten de oyleymis. (:
hayir sahte de olsa zevki bezen parayla satin almak daha keyif verici. onlar sana aglamiyor, ya da trip atmiyor. ustelik o kadar iyi rol yapiyorlar ki sanki onlari senden daha iyi taniyormuscasina yillardir cekilen bir ozlemin verdigi bir aski cok kolay oynayabiliyorlar.tabii hepsi degil, bazilari cok ucuk, tipki bir yasak filmi kadar igrenc ve berbat..onlari bende desteklemiorm ama rolünü cok iyi oynayanlarin da sahnesinde bir role sahip olmaktan kendimi alamiyorum cogu zaman.
bir gecelik sevgiler, aldatilan sevgililer, o "an" için daha degerli olan sevgililer, oyuncular, fahiseler ve tüm hayatin 5 dakikalik dedigin an'dan ibaret zevkleri..
hepsi bir "an"di ve simdi yoklar. hepsin de oldugu ya da dedigim gibi, digerlerinde de ayniydi.
sanki o*puyu oynayan bendim, bu küçük masum görünen mutlu ask gecelerinde, her gece kalbimi baskasina satiyordum, onlarin hislerini icime emip, ne kadar olduklarina dair kendime karsi eder biçip, artik yeter diyene kadar altimda kivranislarini izleyip yalvarmalarini bekliyordum ve her seferinde ilk basta kucumsenmenin nasil bi sey oldugunu sorup pantolonumdan tutunumu cikarip isiklari yakip sabahi bitiriyordum. belki de onlarin da ayni duyguyu yasamalarindan dolayi canimi fazla acitmiyordu bu gecelik ask masallari (: ama ben yine de seviyordum yilana benziyen ve onlar gibi hareket eden varliklarla birlikte olmasini.
ve o gün, korkuyordum, kalbimin acidigini ya da aslinda aciya aciya artik aciyamayacak bir kalbimin oldugunu ve gercekten aci vermeye basladigini hissettim, korkum ölümden yana degildi bundan hala eminim. her zaman; bugün, içecegim demeyip ya da diyemeyipte, içtiğim içkinin bahanesini ya da sebebini bulmaya çalismaya yeltendigim gibi, her içkili dakikalar sonrasi yasanan küçük dakikalari da, istedigim için degilde, sarhoslugumun ustune yiktim.
her sabah beynime bir çivinin daha çakilmasini hissetmek hosuma gidiyor du belkide..
her sarhoslugun arkasindan geceye baslamak, yavasça, soyunmak, dokunmak, uvuzlarimi hareket ettirmek ve hissetmek, sanki sonsuza kadar benimle, benim gibi saçmalamak, bittigi zamansa göreceli bir olgu oldugunu tekrar hatirlayip, bir daha olmasin deyipte sirtini dönüp yatmak ve ertesi gece yine ayni seyleri yasamak icin gozlerini yummak.
belki de bugun adi bir sali günü ve sabahidir ve ben hala yasamiyorumdur, belkide bir pazar gecesinde yine duslerime baslamak icin en uygun zamani bekliyor, basimdan asagi yagan yagmur tanelerinin asagi akmasini izleyip zamanin o gecemeyisini takip edip, insanlarin yine o bos bakislarini ve insanlari suzerek bir kez daha hatirliyorumdur insan olmanin ya da olamamanin nasil bir duygu oldugunu.
hergun baska giyinmek te sana cok yakisiyor biliyor musun? biliyor musun sen cok iyisin? ve biliyor musun bu kadar iyilik bana fazla.. neden bana hala bir tek sen iyi davraniyorsun? neden hala sen yada sen varsin ya da neden hala yalniz sana konusuyorum? saclarin gercekten de cok guzel. kestirme onlari. (: o kadar guzeller ki sanki bir müze gibi butun seninle olan konusmalarimi ve dakikalarima sahit oldular (: herseyin degisti ama bir tek onlar degismedi.. her gun farkli giysiler, gomlekler, etekler, tişörtler, pantolonlar, çoraplar.. her gün farkli bedenler, gençler, yaslilar..

İlginizi Çekebilir


#2
olmayan bir zamanda ki doğmamış bir çocuğa..
parlamayan bir güneşin, kaplamadığı bir gökyüzünde ki gürüldemeyen şimşeklerinde ki derin sesine ve akıtamadığı yağmuruna,
sürülemeyen toprakta ki çıkmayan bağlardan yapılamayan şaraptaki ekşiyemeyen tada...
beklediğin, düşlediğin ben olmalıyım! tıpkı beklediğim ve düşlediğimin sen olduğun gibi..


#3
bu yazıyı bir siteden hatırlıyorum joyf diye bir arkadaş yazmıştı ama güzeldi


#4
Alıntı:
melihenes34´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bu yazıyı bir siteden hatırlıyorum joyf diye bir arkadaş yazmıştı ama güzeldi

Joyf bu arkadaş zaten. belki de satanjoyf'dur. kim bilir...


#5
Sohbet tarzi mesajlar silinmistir


#6
Biz de güzel bir anı oluşturmak istemiştik oysa..


-Rep yönetici.


#7
Alıntı:
melihenes34´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bu yazıyı bir siteden hatırlıyorum joyf diye bir arkadaş yazmıştı ama güzeldi
evet o benim, msn spaces imde gormussun buyuk ihtimal ki orda yazıyordum zamanında.


#8
emeğine sağlık çok güzel olmuş


#9
yaralıyım, peşimsıra düş avcıları
harcım değil ki, ellerini bırakayım.
bozkır vadilerde etimi kemirdiler
öptüğün güneş renkli dağlarda
hala ben
ağlama makamındayım.

hırçın kuşların yüküdür, ellerin yorgunluğu
toprağımı itirazsız çağırıyorum
gözlerime üşüşen güvercin sürüsüyle.
usul usul açılır ellerin
kıyısında gölgemi kaybettiğim denizlerime
çığlığımı kaçırıyor yüreğinden uğurladığın gemi
haylaz ergenliğimle
ellerinden ümid sağıyorum.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:53 .