#21
Gözlerim doluyor yineNe yaptığıma dair hiçbir fikrim yok.
Kurtulmanın bir yolu yok mudur bu sağanak yağıştan?
Pilim bitiyor sankiNe yaptığıma dair hiçbir fikrim yok.
Takatim yok bir sonraki güne.
Kurtulmanın bir yolu yok mudur bu tükenişten?



#22
Nerdesin? Gene ne kadar uzağa gittin sana ulaşamam için?
Beni bu kadar mı sevmiyordun?
Benden uzaklaştıkça ona mı ulaştı yüreğin?

Nerdesin?
Hangi cehennemdesin?
Ne ara bu kadar günâhkar oldu kalbin?

Nerdesin ya?
Hiç mi gelmedi adım kulaklarına?
Kahverengi öyle zor bir renk değilNe yaptığıma dair hiçbir fikrim yok.

Hiç mi karşılaşmadın gözlerimdeki aynı tonla?

Nerdesin?
Hiç mi gelmedi içinden sesimi duymak?
Gitmedi mi ellerin telefona?
Bir telefon kulübesinden arasaydınNe yaptığıma dair hiçbir fikrim yok.
Karşılıklı susardık oysa.

Nerdesin ve Nasıl bir bilinç altına sahipsin sevgilim?
Nasıl unutabildin seni en çok sevenin ben olabileceğini.
Hani sen bulmuştun kendini bendeNe yaptığıma dair hiçbir fikrim yok. kendini bırakıp nasıl gidebildin?

Cümlelerimin eski nesnesiNe yaptığıma dair hiçbir fikrim yok.
Gidişlere özne olmayı nasıl becerebildin?


#23
Olmayanlar

Aşk çok gerçekti.
Sahte insanlardık hepimiz.
Öyle ki insanlığımız bile sahteydi.
Bilirsiniz.
İyi olduğumuzu söylerdik.
Oysa, hiç iyi değiliz.

Bundandır, uyku saatlerimizin dağınık oluşu.
Çoğu düzen kabul etmediyse bizi, bundandır.
Acınasıydık, merhametsizdik.
Habersizdik fani duygulardan.
Her duygu, ıskalamıştı bizi.
Ama iyi değildik.
Kesinlikle, değildik.

Kara, kapkaraydı kalplerimiz.
Yüzyıllardır bilenmemiş bıçak gibi,
Sefalettik.
Kendi damarlarımızı kestik.
Öyle trajikomik..
akacak bir damla kana bile,
sahip değildik.



#24
İnsanlık ne lanet bir Ütopya

Kimse yok. Belki de sorun budur. Kimsenin olmayışı.
Kendinden başka, ve yalnızlığın bir halta yaramayışı.

Kimse yok. Cümlelerden ve yırtılmaya müsait defterlerden başka.
Oysa kalp her zaman namüsaittir mutluluğa.

Bilhassa, bir başkası bulamadı bizi ondan sonra.
Yalnızdık ve git gide yalnızlaştı satırlar.. günler, geceler, aylar.. çoğaldıkça!

Yandık, kavrulduk, takvimlerden düşüverdik birbir.
Çintilmeye can atan çekirdeklerdik hepimiz, bir kâsede yoğrulduk.

sindirilmeye müsait olamadık hiç, kabuk kabuk yutulduk.
Oysa hep sindirdiler bizi, nasıl oldu kurtulduk?

Son anlatılışlar hiç bitmedi, umutlara gidemeyeceğiz.
İnsanlık, ne lanet bir ütopya! Sonunu hiç göremeyeceğiz.

Mutlu mu bitecek bu masalın sonu?
Hangi masal böylesine uzundu?
Her şey tastamam yalan aslında..
Hayat, şeytanların huzurunda,
bir mahkeme salonu.





Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:03 .