ASLINDA BİZDE YARAMAZIZ!
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 25-05-2016, 11:30 #1

hassreet

Belki.)

ASLINDA BİZDE YARAMAZIZ!



Çocuk denilince aklınıza ilk gelen şeyi şöyle bir kafanızdan geçirin. Hatta birkaç saniye gözlerinizi kapatıp 8 ya da 10 yaşında bir çocuğun gün içerisinde neler yapabileceğini düşünün! Lütfen birkaç saniye sadece…

Mesleğimizin gereği günün belirli saatlerinde dışarıda olmamız gerekiyor. Hoş eğer ben bir gazeteci olmasaydım da o çocuklar benim dikkatimi çekerdi. Cumhuriyet Meydanı´nda iki çocuk gördüm dün. Havuza ellerini batırıp çıkarıp su ile oyun oynuyorlardı. Kollarında boya sandıkları, üzerlerinde çokta temiz olmayan, oldukça eski kıyafetler. Yanlarına gittik arkadaşımla selam verdik. Konuşmalarından buralı olmadıkları belliydi. Nereden geldiklerini sorduk, evet tahmin ettiğiniz gibi Suriye´den gelmişlerdi. Sohbet etmeye başladık. Biz sordukça büyük olan içtenlikle cevap verirken, küçük olan bize kindar gözlerle bakmaya devam etti. Kısaca, aklımda kaldığınca aktarıyorum size, elbette anlattıklarının çoğunu bizim sorularımız doğrultusunda anlattı: “Suriye´den geldik. Aslımız Türkmen. Babam halen Suriye´de. Orada asker ve buraya gelemiyor. Biz burada annem, ben ve iki kardeşim beraber yaşıyoruz. Küçük kardeşim 4 yaşında ve erkek. Günlük kazancımız ortalama 15-20 TL arasında. Ev kiramız 3 yüz TL. Ayakkabılarını boyatmak isteyenlerinkini boyuyoruz gönüllerinden ne geçerse veriyorlar” tam bu noktada sözüne müdahil olup ya 50 kuruş verirlerse diye sordum verdiği cevap ise, “Napalım alıyoruz olsun” iyide dedim boya harcıyorsun emek veriyorsun hiçbir şey demedi. Arkadaşım orada bulunan bir kafeye gidip tatlı yemeyi teklif etti. Büyük olan, (Gerçi büyük deyip duruyorum ama siz çok aldanmayın. 15 yaşında 10 yaşında görünümlü, 13 yaşında olan da 7-8 yaşlarında gösteriyor) olumlu karşılasa da küçük olan bizimle gelmek istemedi. Onlara kendilerini haber yapabileceğimi ve bu sayede belki birilerinin dikkatini çekebileceğimizi söyledim. Küçük olanın tepkisi onun içindi biraz da bize. “Siz bizi rezil mi edeceksiniz?” dedi. Elbette böyle bir niyetim yoktu amma velâkin anlatamadım. Onlara en azından erzak yardımı alabileceğimizi, bunun için ekstra çalışmalarının gerekmeyeceğini anlatmaya çalıştıkça o küçücük çocuğun bize cevabı: “Bizim ihtiyacımız yok, çalışıyoruz biz” oldu… Kafeteryaya gidip oturduk hep beraber, arkadaşım onlar için birer pasta ve meyve suyu aldı.

*BURAYA BİR DİP NOT DAHA DÜŞMEK İSTİYORUM ORADA BULUNAN VE ÇAY YA DA KAHVE İÇMEYE GELENLERİN ŞAŞKIN BAKIŞLARI BİZ ORADAN KALKANA KADAR ÜZERİMİZDE İDİ. SANKİ ASLINDA ONLAR BİRER ÇOCUK DEĞİLDE CANAVARDI. BU NOKTADA DA ANLADIĞIM ŞU OLDU Kİ MAALESEF BİZLER KENDİNİ İNSAN SANANLAR ÇOCUK, BÜYÜK, KÜÇÜK FARK ETMEDEN KILIK KIYAFETİNE, ELİNE YÜZÜNE BAKARAK DEĞERLENDİRİYORUZ HERKESİ! OYSA ONLAR SADECE EKMEK PARALARININ PEŞİNDEYDİ, DİLENMİYOR, KARŞILIKSIZ İSTEMİYOR VE KAZANMAK İÇİN ÇALIŞIYORLARDI!*

Büyük olan iştahla yerken, küçük olan çok da beğenmemiş gibi durdu. Yemesi için ısrar ettik, önce soğuk olduğunu söyledi. Biraz beklemesini istedik baktık yemiyor tekrar söylediğimizde ise, “Sevmedim” dedi. Ve ben hayatım boyunca en çok içimi acıtabilecek soruyu ona sordum, bilmeden… “Hangi çocuk çikolatayı sevmez ki dedim. Bak çikolatalı ve çok güzel görünüyor.” Belki boyadan, belki sık yıkanamamaktan, belki de kederinden kararmış teninin arasından yine kömür gibi olan gözleri ile baktı ve “Ben hiç çikolata yemedim ki! Böyle pasta gibi olanını ise hiç….” Yemedi o pastayı. Belki dünyanın en güzel lezzeti olan, çoğu çocuğun her gün tükettiği ama onun damak tadının alışkın olmadığı çikolatalı o pastayı yemedi Ali, yiyemedi! Onun bu cümlesini üzerine edecek tek bir çift sözcük bulamadığımız için bizde sustuk. Kendi içimize dönüp, kalbimizin üzerine milyonlarca iğne batarak sadece sustuk. O cümlenin karşısında kendim adına kuracak tek bir cümle bile bulamadım ben.

Kartımızı verip haber için karar verdiklerinde bizi aramalarını istedik. Ama amacımız elbette onları deşifre etmek değildi. Tek amacımız vardı ki o çocuklar için bir şeyler yapabilmek, belki bir parça olsun birilerini dikkatini çekebilmek, seslerini duyurmak, yüklerini hafifletebilmek… Bir şeyler işte. Bir paket makarna, belki bir kilo et, belki de birkaç paket çikolata. Ama bir şeyler… Çocuk olduklarını anlamalarını istedik. Biz ısrar ettikçe onlar kaçtılar. Arkadaşım bizden hiç hoşlanmayan ve sert kömür bakışlarını üzerimizden çekmeyen Ali´ye, “Bak bu ablanın da senin kadar bir oğlu var ve çok yaramaz ama sen çok akıllısın” dedi. Ali´de, “Aslında bizde çok yaramazız ama şimdi işteyiz çalışıyoruz” diye karşılık verdi.

Artık gözlerinizi açabilirsiniz hep beraber. Biz bütün bunları dün yaşadık. Hayatında çikolatanın tadını doğru düzgün almamış bir çocukla karşılaştık. Çalışarak ailesine baktığı için ekstra yardım istemeyen, evin kirasını ödeyen, her gün akşam eve ekmek götüren çocuklar… Biliyorum maalesef tek değiller ama onlar için son olabilir! Karşılıksız zaten istemiyorlar ama okula yazdırılıp birer meslek sahibi olabilirler, gerekli imkânlar sağlanır ise temiz kıyafet giyebilirler. Belki yeni birkaç kıyafetleri ya da ayakkabıları olabilir…

Olabilir mi evet bence olabilir… Ses verin, sesimizi duyun!



Benzer Konular

Görüntüleme:348, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:23 .