Deniz Gezmiş(Ler)
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 22-12-2013, 15:27 #1

WelaT

Foruma Isınan Üye

Deniz Gezmiş(Ler)



Deniz Gezmiş(Ler)


Karanlık tarih yaprakları her ülkenin arşivinde utanç kaynağı olarak kalırlar tozlanır rafa kaldırılır. Ne zaman ki o tarihin açığa çıkması gerekir ki o karanlık sayfalar açılır kısa bir süreliğine meydana çıkarılır daha tozları silkelenmeden tekrar kapatılır. Bu bir devlet politikasımı yoksa bir rant sağlama amaçlı mı bilinmez ama amacı hep merak konusu olmuştur. Bu tarih yaprakları neden sürekli kapalı kalır, hiçkimse tarafında sorgulanmaz veya sorgulattırılmaz bu durumda apayrı bir muamma konusudur. O kadar aydın o kadar gazeteci, o kadar yazar sadece bir günlüğüne bir kaç kelime karalıyıp ardından konuyu tamamen kapatırlar. Sonrası ise yine aynı durum devam edip durur, karanlık ve tozlu raflar yine onların kalıcı mekanları olur taaki bir sonraki yıl dönümlerine kadar.

Bu bir insanın ölümü gibi her yıl dönümünde veya bayramlarda mezarına gidip çiçek bırakmak gibi birşey olsa gerek. Bu karanlık sayfaları gün yüzüne çıkarıp ne olup bittiğini herkesin hakkıyla gerçeği bilmesi gerekir. Bugün tarihin en genç,en dinamik ,kendi toplumuna en düşkün değerli bir şahsiyeti kalemime ve beyaz sayfalarıma misafir etmek istiyorum. Hepimiz kendisini çok iyi biliyor ve kendisini çok seviyoruz. Daha 25 ine varmadan millet için toplum için,özgürlük için kendi hayatını hiçe sayıp sisteme kafa tutmuş ve devamı gelmeden idam edilmiştir. Karanlık bir tarih yaprağı olarak bizlere hikayeymiş gibi okutturulmaya çalışıldı. Deniz Gezmiş ve dava arkadaşlarından basediyorum elbette. 1950 lerden sonra Türkiye ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi ‘den ayrı tam bir halk partisi olan Demokrat parti ile tanışmasından uzun bir zaman geçmeden yine o oligarşik sistemin karanlığında kayboluvermişti. 60’larda Demokrat Parti lideri ve Türkiye Başbakanı Adnan Menderes sistem tarafından idam edildi. Bu idamın olmasıyla demokrasi çökmüş yine Askeri cunta sistemi ele geçirmişti. Hal böyle iken Türkiye kötü bir gidişatın da evresini tamamlamak üzereydi. Hayat devam ediyordu etmesine ki toplum yine esaret, yokluk ve kısıtlamalarla karşı karşıya kalmıştı. ABD,İngiltere,Rusya vs gibi bir çok ekonomisi güçlü ülke Türkiye’ye habire baskı yapıyor ve her istediğini askeri bürokrasiden alıyordu. Hal böyle devam ediyor Türkiye tamamen kendi bağımsızlığından vazgeçmiş gibi diğer güçlü ülkelerin siyasetine boyun eğiyordu.

Tarihler ilerlerken bir genç çıkıyordu ortaya yeter diyoruz artık yeter bu baskıcı rejim. Hak istiyoruz,özgürlük istiyoruz, mandacılığı istemiyoruz diye haykırıyordu. Bu genç bir hukukçunun sesiydi. Bir kaç cümlesiyle binleri,onbinleri galeyana getiriyordu. Nitekim 74 kıbrıs müdahalesinin olması bazı durumları daha da zora sokuyordu. Bir tarafta Birleşmiş Milletler ve ABD nin müdahaleye izin vermemesi milleti daha da galeyana getiriyordu. İşte tam o zamanlara denk gelen ABD’nin 6.filo diye bilinen askeri gemisi istanbul kıyılarına demir atmış karaya çıkmaya çalışan askerler ile doluydu. 6.filonun istanbula gelmesiyle halk ve üniversite gençlerini organize eden Deniz Gezmiş büyük çaplı bir protesto hazırlamış en ön saflarda kapitalizme ayak seslerini duyurmaya çalışıyordu. Ben ölmedim, Toplum ölmedi,burası bizimdir, kapital rejiminizi ve pis ayaklarınızı çekin toprağımdan deercesine 6.filoya doğru hızlı,sert adımlarla ilerliyorlardı. Korkmuştu 6.filodakiler karaya çıkamıyorlardı çıkmasına ama kendi askeri cuntalarımız yine başımızda beliriyorlardı. Halk ayaklanmıştı,durdurulması zorlaşıyordu. Haklar özgürlükler diye haykırışlar sokakların her tarafından duyuluyordu. Ve bunu organize eden gencecik bir fidandı.

Deniz gezmiş ve arkadaşları yakalandıktan sonra kısa süreliğine yargılanmaya başlandılar. Bu yargılanma kendi yaptıkları anayasa ile yapılıyor fakat bu anayasaya göre Deniz Gezmiş ve arkadaşları suçsuz görünüyordu. Hiçbir şekilde suçlulukları yoktu.onlar yargılanırken sistem aslında kendi kendini yargılıyordu. Yetersiz açıklamadan yoksun bir anayasayla yargılama eksik kalmasına rağmen yine kararı askeri mahkeme verecekti elbette. Devleti bölme,devlete baş kaldırma,devlete ihanetten yargılanan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına idam kararı çıkarmışlardı. Deniz Gezmiş Şöyle söylüyordu,”Ben Ölmekten korkmuyorum. Bir suçu gibi idam edilmeyeceğim. Toplum beni böyle bilecek hak uğruna halkların kardeşliği uğruna canımı vereceğim.” Evet halkların kardeşliği. Zaman dolmuştu artık askeri bir cuntanın baskıları yine ağır basmış ve nihayetinde 6 Mayıs 1972 Türkiye Tarihine kapkaranlık bir sayfa olarak geçmiştir. Bu tarihte yapılan bu haksızlık bütün basın organlarında sadece idamını gösteren bir fotoğraf ve kısa bir notla kalmıştı. Deniz Gezmiş ve Arkadaşları İdam edildi. Hepsi bu kadardı.

Bir toplum uğruna canından olan bu gencecik fidanlar için sadece bir duyuru yapılmıştı sadece. Nice Deniz Gezmişler ve nice güzel gençleri feda ettik hak uğruna özgürlük uğruna, peki neden sahip çıkmıyoruz. Biz bu özgürlükleri alırken bunlar öylesine tepeden inme mi geldi? Bunları düşünmek lazım bunları bilmek lazım yapılan mücadele verilen canlar. Bir duanızı eksik etmeyin. Bu değerli insanlara bir Fatiha okuyalım. Ruhları şad olsun mekanları cennet olsun.
Herzaman Bilinecek,herzaman hatırlanacak,herzaman konuşulacak çocuklara isim olacaksınız. Seni Seviyoruz Deniz Gezmiş ve sizleri seviyoruz dava arkadaşları her zaman safınızda yer almaya devam edecektir bu gençlik. Çocuklarımıza isim olacaksınız ki her seslendiğimizde kendimizi,halkarımızı özgürlüklerimi hatırlayalım diye.
Sessiğin böğründe siyah üç noktayla
...

00/00/00 Tarihsizdir.

Alıntı:
"Welat"



Benzer Konular

Görüntüleme:586, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:57 .