Türkiye'de Alevi olmak
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 30-12-2013, 09:09 #1

dystopia.

Bizden Biri

Türkiye'de Alevi olmak



Öncelikle, yazımın amacının kimseyi ötekileştirmek olmadığını belirtmek isterim.

Türkiye'de Alevi olmak hakkında herkesin çeşitli öngörüleri var.
Fakat gerçek olan şu ki, Alevi olmayan birisinin bu konu hakkında doğru bir tespit yapabilmesi zor.
Yaşadığım olaylardan yola çıkarak, Türkiye'de Alevi olmanın nasıl bir şey olduğundan bahsetmek istiyorum.
Olayların akışında önemi olduğundan dolayı kısaca kendimden ve ailemden bahsedeyim.

Aslen Tokat'lı, köken olarak ise Türkmen (Oğuz) olan bir ailenin İstanbul'da doğup büyümüş çocuğuyum.
Yaşadığım çevrede, bir takım insanlar tarafından ötekileştirilmeye çalışılan bir çocukluk dönemi geçirdim.
Çocukluğumda anne ve babamın sürekli türkü dinlemelerine anlam veremezdim.
Oturma odamızın duvarında yan yana asılı olan Hz. Ali portresi ve Atatürk fotoğrafının neden asıldığının sebebini bilmezdim.
Her haftasonu Karacaahmet Cem Evi'ne gittiğimizde, oraya gitme sebebimizi de bilmezdim.
Fakat yine de severdim, her haftasonu erkenden kalkar, hazırlanır ve oraya gideceğimiz zamanı beklerdim.
Oraya bağışlanan kurbanlar kesilir, pişirilir ve gelenlere dağıtılırdı.
Gelenlere dediysem de sadece Alevilere değil tabii, oraya herkes girebilirdi, yine girebilir.
Kapıdan girerken kimse sana "Alevi misin ?" diye bir soru yöneltmez, karnın aç ise girip karnını doyurabilirsin.
Bir insan böyle bir ortamı nasıl sevmez ki ?

*

Hayat böyle sürerken cami kültürüm gelişmeye başladı, annem tarafından sürekli camiye gitmeye teşvik ediliyordum.
Kendisi her ne kadar 5 vakit olmasa da namazını kılardı, halâ da kılar.
Bir yaz tatilinde ise yakınımızda bulunan camide verilen Kur'an kursuna gönderildim.
Başlarda eğlenceliydi, bir yandan arapça harfleri öğrenip bir yandan da arkadaşlarımızla sohbet ediyorduk, bazıları güreşiyordu bile.
Sürekli gelmemiz için dağıtılan kek ve meyve suyu da cabasıydı.
Lâkin bu güzellik bir gün cami hocasının Aleviler hakkında söylediği sözler ile son bulmuştu.
Aleviydim, fakat bilmiyordum ne demek olduğunu. Alevi - Sünni diye bir ayrım olduğunu bilmiyordum, çevremde henüz böyle bir şey görmemiştim.
"Aleviler günahkârdır, onların yaptıkları yemek yenmez, evlerine girilmez, sohbet edilmez" gibisinden şeyler söylüyordu.
Aradan yıllar geçmesine rağmen şu an yazarken bile o an gözümün önüne geliyor, çünkü iliklerime işlemişti bu sözler.
Alevi - Sünni ayrımını yaşadığım ilk yer burası oldu. Yani ilk ayrımı camide yaşadım, bunu anlayabiliyor musunuz ?
Elbette bir kişinin suçunu herkese yüklemedim, zaten çocuktum, nefret duygum yoktu.

Bu konuyu aileme anlattıktan sonra, ailem sürekli beni bilgilendirmeye çalışıyordu.
Özellikle annem, sağolsun beni bilgilendirmek adına çok büyük çaba sarfediyordu.

*

Alevi - Sünni ayrımına dair ikinci olayımı ise maalesef okuldaki Din Kültürü dersimizde yaşadım.
Din dersi öğretmenimiz, "Alevi olanlar ellerini kaldırsın bakayım" dediğinde mecburen kaldırmıştım elimi.
Benimle beraber 5-6 arkadaşım daha elini kaldırmıştı, sanki utanılacak bir şeymiş gibi yüzümüz kızarmıştı.
Öğretmenimiz bizi en arka ve köşedeki sıraya oturtup, "siz artık burada oturun" dediğinde sebebini anlamamıştık.
Ders bittiğinde ise tüm sınıf arkadaşlarımız tarafından yöneltilen saçma soruları cevaplamaya çalışıyorduk.
"Siz şöyleymişsiniz, siz böyleymişsiniz, siz şunu yaparmışsınız, siz bunu yaparmışsınız, falanmışsınız, filanmışsınız" gibisinden saçma sorular.
Ne sorduklarını kendileri de bilmiyorlardı, sadece ailelerinden ya da çevrelerinden duydukları şeyleri soruyorlardı.
Sanki çok farklıymışız da bundan haberimiz yokmuş hissine kapılmıştık, adeta uzaylı muamelesi görüyorduk.
Neyse ki çocuktuk, birçok şeyi çabucak unutuyorduk, çünkü çocuklar ayrım yapmaz, nefret etmez, kin tutmaz.

*

Bu tarz şeyleri yaşayarak büyüyordum, bazen üzücü, bazen komik ve çoğu zaman trajikomik olaylar silsilesi devam ediyordu.
Alevi olduğumu söylediğimde, karşımdaki insanın yüzündeki gizlemeye çalıştığı şaşkınlık ifadesini sezebiliyordum artık.
Alevi olduğumu söylediğimde, "hiç de öyle durmuyorsun" gibisinden gülsem mi ağlasam mı bilemediğim cevaplar alabiliyordum.
Ya da çok saçma ve bir o kadar da kızdıran sorulara maruz kalıyordum, mesela "sizde gerçekten mum söndü var mı ?" gibisinden sorular.
Cevabı düzgünce açıklayarak mı versem yoksa küfür mü etsem diye ayrımda kalırdım hep.
Çünkü, "eline, beline, diline sahip ol" sözünü benimsemiş birine sorulabilecek bir soru değildir.

*

Asıl üzücü olan ise, birkaç gün sonra 2014'e girecek olmamıza rağmen halâ bu düşünceye sahip insanların olması.
Mesela başbakan dediğimiz insanın, rakip parti liderini sırf Alevi olduğu için yuhalatması gibi bir olay yaşıyoruz.
Günümüz Türkiye'sinde halâ Aleviler dinsiz olarak biliniyor, hatta bazı kesimler tüm Alevilerin pkklı olduğunu dile getiriyor.
Aleviler de kendi içinde sınıflara ayrılmıştır ; Türkmen Alevisi, Arap Alevisi, Kürt Alevisi vs.
Nitekim gerçek olan şudur ki ; Alevilerin büyük çoğunluğu bu vatanın en has sevdalılarındandır.
Eğer öyle olmasa Cem Evleri'nde ya da evlerinde Atatürk fotoğrafı bulundurmazlardı.
Pkk'yı destekleyen kısım ise tamamen azınlıktır, bunun ayrımını iyi yapmalı insanlarımız.

*

Gelelim asıl mevzuya, yani benim gözümden Türkiye'de Alevi olmak konusuna.

Alevi olmak ; sebepsizce vurulmaktır bu topraklarda, tekbir getirilerek yakılmaktır.
Hor görülmektir çoğu zaman, "ben Aleviyim ama kimseye söyleme" demek zorunda kalmaktır Alevi olmak.
Alevi olmak ; ister istemez saçma soruların muhatabı olmaktır, çocukluğunu diğer insanlardan ne farkın olduğunu anlamaya çalışarak geçirmektir.
Dışarda ayrım gördüğü için ağlayarak eve gelen çocuğunu, farklı olmadığına inandırmaya çalışmaktır Alevi olmak.
Ve daha nicesi.

*

Neden şu lanet önyargıları biraz olsun kenara bırakmıyoruz ?
Neden biraz olsun tanımaya çalışmıyoruz ?

Bizi biraz tanımaya çalışsanız inanın çok seversiniz, insan yemediğimizi ve aslında farklı olmadığımızı görürsünüz.
Çünkü biz ; Kur'anı kutsal kitap, Hz. Muhammed'i peygamber, Hz. Ali'yi ve On İki imamları rehber, Hacı Bektaş Veli'yi hünkâr, Pir Sultan Abdal'ı ise Pir olarak biliriz.

Biz ki ; Her zaman için "gelin canlar cem (bir) olalım" deriz.
Biz ki ; Mevlâna'nın "ne olursan ol, yine gel" sözünü benimsemiş bir topluluğuz.
Biz ki ; Hacı Bektaş Veli'nin "benim kâbem insandır" sözünü benimsemiş insanlarız.
Her şeyden çok insana değer veririz.

Söylemek istediğim her şeyi söyledim galiba, yine de son bir sözüm var. ;

"Gelin canlar ; bir olalım, iri olalım, diri olalım."

Lâ fetâ illâ Ali, lâ seyfe illâ Zülfikâr. (Zülfikâr'dan keskin kılıç, Ali'den büyük yiğit yoktur.)

Saygılar.





Benzer Konular

Görüntüleme:2598, Cevaplar:27

İlginizi Çekebilir >
Alt 30-12-2013, 09:27 #2

Ruh-ül Azam

Forum Heveslisi


alevilik hususunda alevilerin bile bilmediği bir çok şey var ama son dönemde bazı alevi gençlerin araştırmacı olmasıyla bazı şeyler ortaya çıkıyor

yazında alevilerin tekbir getirilerek öldürüldüğüne dikkat çekmişsin
sen gerçekten alevilerin alevi olduğu için öldürüldüğüne inanıyormusun ?
o sadece bir malzeme
sağcısı sağcı diye öldürüldü solcusu solcu diye öldürüldü
sıradan vatandaşta ahmet mehmet efendinin oğlu diye öldürüldü

ölümler hoş değil tabiki ama birileri bir ülkeyi karıştırmak isteyince farklılıkları malzeme yaparlar aslında o farklılıklar onların umurlarında değildir


ve bir bilgi kirliliğini düzeltmeme izin ver

"Aleviler günahkârdır, onların yaptıkları yemek yenmez, evlerine girilmez, sohbet edilmez"

bu söz bizim türkiyedeki aleviler için değildir

hz ali Allahtır Allah hz alide hayat bulmuştur diyenler içindir

ve şöylede anlattıkları birşey var "hz muhammed miraca çıktığında arşın perdesini kaldırdığında hz aliyi aşta oturur gördü " bu anlatıdan sonrada şu ayeti söylerler " o yüce rahman Arş’a istivâ etmiştir."

bu inanışı yaşayanlar genelde suriyede bulunurlar diye biliyorum bir kısmıda iranda
bizim türkiyede alevi kardeşlerimizde böyle bir inanış yok, varsada ben böyle inanan bir alevi görmedim

şunuda söylemek istiyorum sünnilerinde alevilik hususunda biraz bilinçlenmesinde fayda var onlarında çok yanlış bildiği şeyler var alevilerle alakası olmayan

senin açtığın bu konu bir araştırmamı bana hatırlattı Allah razı olsun en kısa zamanda o araştırmamı bu bölümde yazıcam

saygılarla




Saturday. ve dystopia. Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 15:42 #3

dystopia.

Bizden Biri

Bu ülkede yaşanan her katliamdan sonra bazı iddialar öne sürüldü, her zaman dış mihraklar suçlandı.
Lâkin hiçbir kanıt gösterilemedi, olan 35 cana oldu.

Benim orada anlatmak istediğim şeyi kaçırmışsınız sanırım.
Ben onu yazarken, 8-10 yaşındaki çocukların beynine işlenmeye çalışılan nefretten bahsetmek istedim.

Son olarak, evet Aleviler hakkında aşırı derecede bilgi kirliliği var.
Bırakın Sünnileri, Aleviler bile kendi inançları hakkındaki çoğu şeyi bilmiyor.
Herkesin araştırması ve biraz olsun bilinçlenmesi gerek.

Araştırmanızı en kısa zamanda okumak isterim.






cynthia ve Saturday. Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 15:51 #4

For Answers

ÖZEL ÜYE

“Ben alevileri neden sevemiyorum?” sorusuna yıllardır cevap veremiyorum.





Alt 30-12-2013, 15:52 #5

Ruh-ül Azam

Forum Heveslisi


Alıntı:
Relax's.´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu ülkede yaşanan her katliamdan sonra bazı iddialar öne sürüldü, her zaman dış mihraklar suçlandı.
Lâkin hiçbir kanıt gösterilemedi, olan 35 cana oldu.

Benim orada anlatmak istediğim şeyi kaçırmışsınız sanırım.
Ben onu yazarken, 8-10 yaşındaki çocukların beynine işlenmeye çalışılan nefretten bahsetmek istedim.

Son olarak, evet Aleviler hakkında aşırı derecede bilgi kirliliği var.
Bırakın Sünnileri, Aleviler bile kendi inançları hakkındaki çoğu şeyi bilmiyor.
Herkesin araştırması ve biraz olsun bilinçlenmesi gerek.

Araştırmanızı en kısa zamanda okumak isterim.



dış mihraklar bakın ben geliyorum demezler hiçbirzaman işaretler bırakırlar
araştırmacılarda o işaretleri toplar bunu araştıranlar görür
ama dediğin doğru nefret ekiyorlar bu nefret olmasa zaten dışardakilerin gücü bu ülkede kaos çıkarmaya asla yetmez
bu ülkede çok nefret dolu nesiller yetiştirdiler bazı alevileri ve bazı sünnileri
bunlar yanlış şeyler hiçbirzaman desteklenemez

en kısa zamanda araştırmamı paylaşıcam inşallah




dystopia. Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 15:59 #6

Emek.

Deneyimli


vaktinde çok fazla baskı altında yaşadık yalan değil.
Ki ara ara hâlâ devam etmekte bunlar.
Kimse görmüyor tabi,evimizin kapısına çarpı işaretleri konuluyor sırf aleviyiz diye.
Zülfikâr'ı boynumuzda özgürce taşıyamıyoruz kimi zaman bazı ortamlara girerken saklamak zorunda kalıyoruz.
Doğduğumuz memleketlerden dolayı direk damgayı yiyoruz.
-Nerelisin?
-Erzincan.
-Alevi misin?
Sorusu geliyor hemen ardından.
Cem Evi olayı ise başka,ben hatırladığım kadarıyla küçükken uzun yıllar camiye gitmemiştim,yani dahası gidecek bir sebebim yoktu. Arkadaş çevrem hep aleviydi ki zaten İstanbul/kartal'ın yarısından çoğu alevi aileleri. Neyse sanırım 14 yaşlarında ilk kez camiye gitmiştim,o da caminin altında kütüphane vardı o vesile ile. Bu eksikliği yıllarca kendimde taşıdım. Dinimi tanımak istedim,çabaladım ve hâlâ çabalıyorum.

Güzel bir yazı olmuş,beğendim.
Öcü değiliz biz,en çok kırılan en çok yanan tarafız.




BlueNights ve dystopia. Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 16:15 #7

For Answers

ÖZEL ÜYE

Relax's, Alevilik din midir yoksa mezhep midir? sorusu hakkında ne düşünüyorsun, çok merak ediyorum.





Alt 30-12-2013, 17:20 #8

Melodram

we'll all become stories.


Doğarken yenik başlamak aslında Türkiye'de alevi olmak, daha sessiz kalmaktır, az konuşmaktır, geride durmaktır. Alevi değilim ama hiçbir zaman ne buna takıldım ne de başka bir şeye, hiçbir din ve mezhebe ilgi duymadım, kendime yakın hissetmedim. Ankara'ya geldiğimiz sene 9 yaşındaydım, karşı komşularımız Aleviymiş. O zamanlar anlamıyordum ben de tabii ki ama öylelermiş. Zaman geçti, tıpkı arkadaşımızın yazdığı gibi okulda karşılaştım bu Alevi-Sünni durumuyla, öğretmenler annemizin babamızın adını, memleketimizi sorardı, bazılarının memleketini duyunca yüzünde '' Hmm '' gibi bir ifade oluşurdu. Bu zamanlarda tabii çevreden hep duyuyorsunuz Alevilere karşı olan tutumları. '' Aleviler pistir evlerine girilmez, Alevilere kız verilmez, Aleviler dinsizdir, Aleviler oruç tutmaz, Aleviler odur, budur, şudur. '' gibi cümleler, çocukken pek de algılayamıyorsunuz ama büyüdükçe bunu diyen insanlara çok fazla öfkeleniyorsunuz.
Biraz daha büyüyüp de liseye geçtiğimde, sıra arkadaşım bana '' Cansu ben Kürt olduğum için memleketime ne desem? '' diye bir şey sordu, ben de '' O ne demek öyle? '' diye tepki vermiştim, sonra o bana '' Hem de Aleviyim '' dedi. Ben anlam veremedim, aklıma küçükken kurulan cümleler geldi, onların ne kadar bastırıldığını gördüm, Aleviyim derken sesi kısılıyordu kimse duymasın diye, üzülüyordum. Küçükken o '' Alevilerin evi pistir '' cümlesi öyle bir işlemiş ki, liseye ilk geçtiğimde arkadaşımın evine gittiğim zaman bakıyordum, pis mi diye yerler. Aksine öyle temizdi ki, aslında sorun bu da değildi, o gün kendimden utanmıştım. Bu ülkede bu kadar ayrımcılığın olmasından, insanları hiç anlamadan yargılamalarından utanmıştım. Eğitim hayatım boyunca bu konuların hepsinde ilk tartışmaya giren ben oldum, Alevi olanlar konuşmuyordu, konuşamıyordu. Din Kültürü öğretmenim bile kızmıştı vaktinde, atmıştı sınıftan '' Neden bastıra bastıra Alevi '' diyorsunuz dedim diye, hiçbir ayrım olmadan kendini dünyada bulan insanlar, onlardan önce gelen insanlar yüzünden belli kurallara uymak zorunda bırakılmış. Kimse doğarken Aleviler kötüdür dememiştir ama birileri buna inanıp, yüzyıllar boyunca da bunu devam ettirmiştir. Yakmışlardır, yıkmışlardır.
Bugün hala bir sohbet olduğunda, konuştuklarımdan biri '' Onlar zaten Alevi, çok rahat olurlar '' dediğinde öfkeleniyorum; çünkü nefret ediyorum bu ayrımlardan. Dünya üzerinde ne kadar ayrım, kayırma ve ötekileştirme varsa hepsinden nefret ediyorum. Hayatımda hiç camiiye girmedim ama bu yıl iki cenaze sebebiyle Cem Evi'ne gittim, ilk gittiğim Ethem Sarısülük'ün cenazesi olduğundan bir şey anlayamamıştım ama ikincisi arkadaşımın yakını için olduğunda, içeri girdim ve garip bir şekilde içimi huzur kapladı. Hiçbir zaman insan ayırmadım, ayıranın da yanında olmadım, yanımda tutmak istemedim, inançlı bir insan da olamadım, olamadım değil olmadım, tercih etmedim ama Cem Evi'ne girdiğimdeki sıcaklığında sebebini önce anlayamasam da, sonra anladım.
Onlar hala yanıyor çünkü, hiç sönmedi ateşleri.
Bir gün susturulmayacaklar diye inanmak istiyorum, tek istediğim şey ayrım olmaması. Çocukları böyle nefretlerle büyütmemeleri ve kendi çocuklarına da ne olduklarını söylememeleri için ailelerin tembih etmemesi. Evet Alevi değilim ama etrafımda bulunan en yakın arkadaşlarımın hepsi Alevi, hiçbir zaman onlara bunu da sormadım, sadece laf arasında söyleniyordu ama bazıları sorup da ona göre karşıdakine puan veriyor ya, işte onlara acıyorum. Bu nefretle çocuklarını büyütenlere de acıyorum, bu nefreti hiç sorgulamadan kabul edip, öyle yaşayanlara da acıyor ve üzülüyorum.
Yazı da çok güzel olmuş gerçekten, bir gün bütün ayrımlar biterse eğer ve sadece insan olursak, insan olarak görürsek birbirimizi, o gün bir oluruz. Tek dileğim budur.




Saturday. ve dystopia. Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 17:40 #9

dystopia.

Bizden Biri

Alevilik din değildir, mezheptir.
Yalnız, Alevilik de Sünnilik gibi kendi içerisinde çeşitlilik ve çoğulculuk bulundurur.
Aleviler tek tip düşünen bir topluluk değildir, yazıda belirtmiştim bunu.

Lâkin yine de Aleviler arasında yaygın olan ve çok sevilen bir türkünün sözlerinden kısa bir şey paylaşayım.

"Ali bizim şahımız, kâbe kıblegâhımız, Miraç'taki Muhammed, o bizim padişahımız."

Umarım yeterince açıklayıcı olabilmişimdir, For Answers.






Forsaken., nazenin ve Saturday. Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 18:06 #10

For Answers

ÖZEL ÜYE

Türkiye'de Alevi olmak

Mustafa Kemal Atatürk'ün Nutuk kitabında Abdülkerim Paşa ile konuşmaları Alevi olduğu iddialarını kabul etmediğini açıkça ifade etmiştir.


“Adı geçen rahmetli Abdülkerim Paşa, benim çok eski bir arkadaşımdı. Pek namuslu, gayretli, temiz kalpli bir vatanseverdi. Selânik’te, ben Yüzbaşı o Binbaşı olarak aynı büroda çalışmış, yıllarca özel arkadaşlık etmiştik. Rahmetlinin tavır ve durumundan, bir tarikata bağlı olduğu anlaşılıyordu.
Ancak, herhangi bir şeyhe bağlılığını yoktur. Çünkü, kendisini inançları ve vicdanî değerlendirmelerinde taşıdığı manevî derece bakımından “Hasret-i Evvel” olarak kabul eder, kendi dostluk çevresi içinde yer alanlara, kendisince, karşısındakinde gördüğü yeteneğe uygun “ Hazret” gibi makamlar verirdi. Bana, “ Kutbu’l-Akrap” (Kutupların Kutbu) derdi.”

Ben konu açılmışken Alevilerden, Mustafa Kemal Atatürk'ten ve Saz sevgisinden bahsedeyim konuda. İlk önce bilmemiz gereken şey Mustafa Kemal Atatürk alevi midir yoksa alevi değil midir? sorusunun cevabı olmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi ve babası Ali Rıza Efendi'nin Kızılkocalılar aracılığıyla Anadolu Alevileri'ne kadar gittiği söylenir. Meselâ Mustafa Kemal Atatürk'ün babasının Ali Rıza ismini sahip olması ilgiçtir ki Ali Rıza, Alevilerce sekizinci imamın adı Ali Rıza'dır. Türk halkını iyi tanıyan Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı başlarken Alevilerden (Tekkelerden) Kurtuluş Savaşı için yardım istemiş Alevilerden büyük destekler görmüştür. Bu kurduğum cümleyi Kurtuluş Savaşı Öncesi kurulan Meclisler'de Alevi Liderlerin yer alması kanıtlamaktadır. Osmanlı'da kopuş anlamına gelen Cumhuriyet'in benimsenmesi, Alevilerin canları yanmasına rağmen Aleviler, Mustafa Kemal Atatürk'e Kurtuluş Savaşı'nda çok büyük destekler vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün soyunun Kızılcaoğulları, Anadolu Rumeli Alevileri olduğu Tokat (Tozanlı Vadisi'nde yaşadıkları) ki Tokat'ta (Tozanlı Vadisi'nde yaşayanların) insanların hepsinin alevi olmasından anlayabiliyoruz. Bölgede 1410 Yılı'nda Kızıl Ahmetliler Beyliği kurulmuş bu Kızıl Ahmetliler Beyliği II. Murat'ın Valisi (Amasya Valisi) Yörgüç Paşa'nın düzenlediği bir seferle ortadan kaldırılmış, Türkmenler ise Anadolu'nun değişik yerlerine dağılmışlardır. Türkmenlerin Anadolu'ya gelen Kızıl Oğuz Türkmenleri'nin Selanik, Manastır ve Yanya illerine yerleştikleri görülmektedir. Alevilere göre İslâm Hz. Muhammed'den (S.Â.V) sonra bozulmuş, Peygamberden sonra Hz. Ali'nin Halife olması gerekir iken Ebubekir, Ömer ve Osman Halife olmuştur. Hz. Muhammed'den sonra Hz. Ömer'in etkisiyle Halifelik Hz. Ebubekir'e Hz. Ebubekir'in ise son aylarına yaklaşmasından dolayı kendi seçimindeki zorluğu anımsayarak Hz. Ömer'e vasiyetname ile geçmiştir. Herkesin bildiği gibi Hz. Ali, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in (S.Â.V) amcasının oğlu, damadı ve IV. Halife'dir. Alevilik'te Hz. Ali inancı Hz. Muhammed'in (S.Â.V) ölümü ile başlar. Alevilik, 'Ali'yi Tutan, Ali'ye Bağlanan ve Ali'nin Yolunda Giden' gibi değişik anlamlara gelir. Bugün Alevilik denildiğinde anlaşılması gereken bir din veya mezhep değildir bir yaşama biçimidir. Başka değerlendirme ile Alevilik Anadolu'ya ve Anadolu'nun Türkmen insanın özgü bir İslâm'dır diyebiliriz. Orta Asya'dan gelen Türkmenler Şamanist inancına Hz. Ali taraftarı olmayı katarak on üçüncü yüzyıldan itibaren Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda önemli pay sahibi olmuşlar, Yavuz Sultan Selim (1512-1520)'den itibaren büyük haksızlıklara uğramışlardır. Ben asıl konuya gelirken Alevilerin Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmesini doğal karşıladığımı Mustafa Kemal Atatürk'ün bir Alevi olmadığını bilmelerini isterim. Alevi davranışlarına bakıldığında Mustafa Kemal Atatürk'ün bugün Alevi Davranış Ritüeli içerisinde bir davranışının olduğunu göremiyoruz. İslâm'ın beş ana şartlarından biri olan namaz Mustafa Kemal Atatürk tarafından Harp Okulu'nda kılınırdı fakat İslâm'ın beş şartlarından biri olan namaz Alevilerce kılınmazdı. Anadolu'daki sıcak kanlı insanların evlerinde Hz. Ali, Mustafa Kemal Atatürk ve Saz resmi olması sosyal bir olgudan kaynaklanır Mustafa Kemal Atatürk'ün Alevi olmasından dolayı kaynaklanmaz. Mustafa Kemal Atatürk'ü Kurtuluş Savaşı sırasında, Abdülkerim Paşa ile Bektaşi şifresiyle haberleşmesi; Abdülkerim Paşa'nın “Kutb-ul Akrap” deyişinden yola çıkarak, Mustafa Kemal Atatürk'ün Bektaşiliğin en üst derecesine sahipmiş gibi tanıtılmaya çalışılması, insanı yanıltmaktan başka bir şey değildir.

Relax's umarım Mustafa Kemal Atatürk ve Alevilik hakkındaki yorumumdan doğru yorumları çıkarırsın.







Alt 30-12-2013, 18:27 #11

dystopia.

Bizden Biri

For Answers ; neden böyle bir yorum yaptığınızı çözemedim açıkçası.
Çünkü yazıda Atatürk'ün Alevi olduğuna dair tek bir kelime ve iddia yok.
Yani siz Atatürk'ün Alevi sanıldığı için mi sevildiğini düşünüyorsunuz ?
Eğer öyle ise siz çok yanlış bir düşüncedesiniz.
Hiçbir zaman Atatürk'ün Alevi olduğunu düşünmedim ve çevremdeki kimse de öyle düşünmüyor.
Bizim ki tamamen bir öndere duyulan saygı ve sevgi, en azından kendi adıma bunu söyleyebilirim.
Ve koca yazıdan sadece Atatürk'le ilgi olan kısıma değinmeniz de ironik.






cynthia ve Emek. Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 18:33 #12

For Answers

ÖZEL ÜYE

Alıntı:
Relax's.´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
For Answers ; neden böyle bir yorum yaptığınızı çözemedim açıkçası. Çünkü yazıda Atatürk'ün Alevi olduğuna dair tek bir kelime ve iddia yok. Yani siz Atatürk'ün Alevi sanıldığı için mi sevildiğini düşünüyorsunuz? Eğer öyle ise siz çok yanlış bir düşüncedesiniz. Hiçbir zaman Atatürk'ün Alevi olduğunu düşünmedim ve çevremdeki kimse de öyle düşünmüyor.
Bizim ki tamamen bir öndere duyulan saygı ve sevgi, en azından kendi adıma bunu söyleyebilirim. Ve koca yazıdan sadece Atatürk'le ilgi olan kısıma değinmeniz de ironik.


Bu konunun içeriğinde Mustafa Kemal Atatürk'ün portesi olduğunu gördüğün cümlesinin üzerine yorumda bulundum. Bugün Alevilerin bir kısmı Mustafa Kemal Atatürk'ü severken bir kısmı Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmiyor. Ben ise insanların neden sevdiği kısımları açıkladım. Ben insanların neden sevmediği kısımlarıda açıklarım. (Bkz, Mustafa Kemal Atatürk'ün Dersim Katliamı yaptığının iddiaa edilmesi.)

Alevi olmasam bile Aleviliği bir Ailevi kadar iyi biliyorum. Türkiye'de Alevi olmak





Alt 30-12-2013, 18:50 #13

dystopia.

Bizden Biri

Alevilerin de kendi içerisinde ayrı kollara ayrıldığını söylemiştim.
Yani seven ve sevmeyen kısmın hangileri olduğunu biliyorum.
Dersim hakkında çok şey yazabilirim, lâkin hem konumuz bu değil, hem de ayrı bir tartışma başlatmak istemiyorum.
Çünkü bu tartışmanın ne size, ne de bana bir faydası olmaz.
Şunu tekrardan belirtmek isterim ki, Atatürk'ün sevilme sebebi Alevi sanılması değildir.
Eğer Aleviliği bir Alevi kadar iyi biliyorsanız, bunu da bilmeniz lazım.






cynthia Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 18:54 #14

For Answers

ÖZEL ÜYE

Alıntı:
Relax's.´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Alevilerin de kendi içerisinde ayrı kollara ayrıldığını söylemiştim.
Yani seven ve sevmeyen kısmın hangileri olduğunu biliyorum.
Dersim hakkında çok şey yazabilirim, lâkin hem konumuz bu değil, hem de ayrı bir tartışma başlatmak istemiyorum.
Çünkü bu tartışmanın ne size, ne de bana bir faydası olmaz.
Şunu tekrardan belirtmek isterim ki, Atatürk'ün sevilme sebebi Alevi sanılması değildir.
Eğer Aleviliği bir Alevi kadar iyi biliyorsanız, bunu da bilmeniz lazım.


Ben yorumumun neresinde ''Mustafa Kemal Atatürk seviliyor Alevidir.'' yazmışım? Benim Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal Atatürk ve Alevilik hakkında yoğunlaştığım noktayı okuduysan Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Alevilerin birbirlerini neden sevdiğini yazdığımı görmüşsündür. Benim konudaki mesajımı yanlış anladığın için benim konudaki mesajım üzerinden hâlâ bana yanlış gönderme yapıyorsun.

Alıntı:
Türk halkını iyi tanıyan Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı başlarken Alevilerden (Tekkelerden) Kurtuluş Savaşı için yardım istemiş Alevilerden büyük destekler görmüştür. Bu kurduğum cümleyi Kurtuluş Savaşı Öncesi kurulan Meclisler'de Alevi Liderlerin yer alması kanıtlamaktadır. Osmanlı'da kopuş anlamına gelen Cumhuriyet'in benimsenmesi, Alevilerin canları yanmasına rağmen Aleviler, Mustafa Kemal Atatürk'e Kurtuluş Savaşı'nda çok büyük destekler vermiştir.






Alt 30-12-2013, 19:04 #15

dystopia.

Bizden Biri

Bu ülkede yıllarca bu iddia edildi, Atatürk'ün Alevi olduğu.
Hatta Atatürk Alevi olduğu için Cem Evleri'nde fotoğrafı var denildi.
Ben de hazır konu bu noktaya gelmişken, gerekli gördüğüm bir açıklamayı yapmak istedim.
Yazınızın şu kısmında siz de buna dair bir şey yazmışsınız ;
Alıntı:
Mustafa Kemal Atatürk'ün Nutuk kitabında Abdülkerim Paşa ile konuşmaları Alevi olduğu iddialarını kabul etmediğini açıkça ifade etmiştir.




cynthia Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 19:07 #16

For Answers

ÖZEL ÜYE

Alıntı:
Relax's.´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu ülkede yıllarca bu iddia edildi, Atatürk'ün Alevi olduğu.
Hatta Atatürk Alevi olduğu için Cem Evleri'nde fotoğrafı var denildi.

Ben de hazır konu bu noktaya gelmişken, gerekli gördüğüm bir açıklamayı yapmak istedim.
Yazınızın şu kısmında siz de buna dair bir şey yazmışsınız ;
Ben insanların birbirlerini sevmesi için Alevi olmasına veya Alevi olmamasına gerek olmadığını ifade etmeye çalıştım. Mustafa Kemal Atatürk örneğini verdim çünkü Mustafa Kemal Atatürk'ün bir kesim tarafından sevilip sevilmemesi için Alevi olması veya Alevi olmaması gerekmez. Benim konudaki mesajımda bir şey olmamasına rağmen bir şey olmuş gibi yorumladın. Alevilik hususunda birçok sorular ve cevaplar var, neyse.





Alt 30-12-2013, 19:11 #17

cynthia

pierrot the clown


Alıntı:
For Answers´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
“Ben alevileri neden sevemiyorum?” sorusuna yıllardır cevap veremiyorum.
Alıntı:
For Answes´isimli üyeden Alıntı
Ben insanların birbirlerini sevmesi için alevi olmasına veya alevi olmamasına gerek olmadığını ifade etmeye çalıştım.





Alt 30-12-2013, 19:13 #18

dystopia.

Bizden Biri

Yaptığınız yorumda bunu iyi ifade edemediğinizi düşünüyorum.
Çünkü yoruma açık olguların etrafında dönen bir tarzda yorum yapmışsınız.
Şöyle de yorumlanabilir, böyle de yorumlanabilir gibisinden.
Yine de kırıcı bir sözüm veya tavrım olduysa kusura bakmayın.
Keyifli forumlar.






For Answers Bunu beğendi.

Alt 30-12-2013, 19:13 #19

For Answers

ÖZEL ÜYE

Alıntı:
Cynthia.´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster




Mustafa Kemal Atatürk konusu için yazdığım bir mesajı çelişki olarak görüyorsan ben sana çeliştiğin onlarca mesajını çıkartabilirim.





Alt 30-12-2013, 19:20 #20

cynthia

pierrot the clown


Senin kadar komik olacağını sanmam.





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:44 .