Neler oluyor insanlığa?
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 08-07-2014, 03:24 #1

mehmetaluc

Bizden Biri

Neler oluyor insanlığa?



Neler oluyor  insanlığa?
Toplum olarak geçmişe samimi bir gözle bakmaktan aciziz, şanlı tarihimizde zaferlerle dolu olan, ülkenin her hangi bir ülkesinde zor durumda kalan insanlar için seferler düzenleyen şanlı ecdadımız gece gündüz yol alarak o ülkedeki insanın derdine derman olmak için aylarca at üzerinde yolculuk yapmış ve o zulmü sıkıntıyı gidermiştir.

Keşif edilmemiş sırlarla dolu ülkeleri ziyaret ederek insanların sıkıntılarını anında çözmüş, insanlığa çok büyük faydalar sağlayarak İslamiyet’in ve inancın imanın güzelliğini göstermiştir.
19. yy İstanbul hayatı ve Osmanlı insanı hakkında bize güvenilir bilgiler sunmaktadır.(1)

Osmanlı ülkesine ayak basan yazarı ilk şaşırtan konu, çok uluslu bir yapıya sahip olan bu devletin içinde barınan; farklı kültüre, millete ve dine sahip insanların kardeşçe yaşamalarıdır. Bu duygularını da şu şekilde ifade etmiştir:

“İstanbul tuhaf bir şehir. Dört millet bir arada yaşıyor ve birbirlerinden nefret etmiyorlar. Türkler, Ermeniler, Yahudiler ve Rumlar aynı topraklarda yaşayan insanlar olarak birbirlerine gösterdikleri tahammül ve müsamahayı bizde çeşitli vilayet veya partilere mensup insanlar arasında göremeyiz.”


Yazılarında zaman zaman Avrupa ve Osmanlıyı kıyaslamayı da ihmal etmeyen yazar, devletin hâkimiyeti altındaki diğer milletlere gösterdiği derin hoşgörüyü de sık sık vurgulamıştır. İşte İstanbul kahvehanelerinden bir manzara:
“Galata sur kapısını geçtikten sonra bizimkilere benzer kahvehanelerle karşılaşıyoruz. Masaları Ermeni ve Rum gazeteleriyle dolu. İstanbul'da bu dillerde beş altı gazete çıkıyor. Mora'dan gelen Yunan gazeteleri de ayrı.”(1)


Şimdi bakıyoruz ülkelerin haline herkes birbirini öldürmenin yok etmenin peşinde. Kin nefret tohumları sanki bünyelerine serpilmiş onun ile yetişmişler.


Hasret ve özlemle beklenen birlik beraberlik sevgi ne ara nasıl ortadan kayboldu, bilen yok. Sebepsiz ayrılık kin ve nefret ile birbirimize ceza kesiyoruz ve ülkeyi ve geleceğimizi yok ederek, sürgünleri yaşıyoruz. Yüreğimiz kan ağladığı halde hala başkalarının hayatını yok etmenin peşinde ülkeler ve insanlar.

Bu kaçıncı, vefasızlık rüzgârı bu kaçıncı yalnızlığın uykusuzluğu feryatlar ile yaşadığımız? Duygularımız taşlaşmış, sevgi sözcükleri silinmiş gönüllerimizde, hala farkında değiliz hala yıkmanın peşindeyiz.
Batının el atarak müdahale ettiği-aslında müdahale değil kendi çıkarı için el atıyor- ülkelerin hali perişan! Batının operasyonlarına maruz kalan diğer İslam ülkeleri, dünyanın en istikrarsız ve güvenliksiz ülkeleri haline geldi. Batının amacı güven sağlamak değil ülkeyi ve insanları birbirine, kışkırtarak satacağı silah ve sömürerek ülkeyi güçsüz hale getirerek ülkeyi kendisine bağımlı hale getirerek köleleştirmekten başka hiçbir amacı yoktur.


İşte Afganistan(2)Afganistan:1979-89 yılları arasında 1 milyondan fazla Afgan’ın ölümüyle sonuçlanan 10 yıllık Sovyetler Birliği işgalinden sonra ülke bu kez savaş ağaları arasında iç savaş ve ardından da Taliban iktidarına sahne oldu. ABD’nin dünyanın farklı noktalarında Amerikan hedeflerine düzenlenen saldırılar ve 11 Eylül 2001’deki terör eyleminden sorumlu tuttuğu Usame bin Ladin liderliğindeki El Kaide’nin Afganistan’ı üs olarak seçmesi, Washington’ın hâlâ devam eden işgalinin de kapılarını açtı.


İşte Irak(2) Irak: Saddam Hüseyin rejiminin 1990’da komşu ülke Kuveyt’i işgal etmesi üzerine harekete geçen ABD öncülüğündeki ülkeler, Kuveyt’i kurtarırken, Irak’ın kuzeyini fiili olarak Irak’tan ayırdılar. Irak’ı işgal etmek için Saddam rejiminin 11 Eylül terör saldırısı ile ilgisi olduğuna dair ortaya atılan iddialar ve Irak’ta kimyasal silahlar bulunduğu ile ilgili düzenlenen sahte raporlardan sonra ABD öncülüğündeki Batılı ülkeler bu kez Irak’ı tamamen işgal etti.

Neler oluyor insanlığa anlamak mümkün değil.

Kültür ve turizm Bakanımız Ömer çelik bu konuda söylediği söz çok dikkat çekici.(3)

“İnsanoğlunun bilgiye ulaştıkça yetime, mazluma yardım etme, kalpten kalbe konuşma konusundaki duyarlılığının zayıfladığını dile getiren Çelik, "Ulaştığımız teknolojik imkânlar, bilginin bu kadar yaygınlaşması, insanın ünsiyet kabiliyetini yok eden bir tehdit halindedir. İnsanlar giderek bütün bilgi karmaşasını içinde yalnızlaşıyor" diye konuştu.
Suriye'de yaşanan sıkıntıya değinen Bakan Çelik, Suriye'de insanlara açlıktan dolayı kedi, köpek yiyebileceklerine dair fetva verildiğini, bütün insanlığın da bunu seyrettiğini söyledi. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölgemiz tam bir cinnet geçiriyor, katliamlar almış başına gidiyor. Sadece yeni çıkmış bir cep telefonuna verdiğiniz parayla Myanmar'da onlarca insanın hayatını kurtarabilirsiniz. Sadece küçük bir teknolojik alet ile Gazze'deki bir ailenin 6 aylık ihtiyacını karşılayabiliriz. Ama bunları bilmek, maalesef bu çağda bunlar adına eylem üretmek anlamına gelmiyor. Burada eksik olan bir şey var, akıl hakkında, ruh hakkında yeterli bilgiye sahibiz ama bu yeterli bilgiyi bir hikmet havzasında değerlendiremiyoruz. Aklımızın ve ruhumuzun terbiyeye ihtiyacı var."(3)

Bu konuda acil olarak önlem almak ve insanları bu zulüm ’den kurtaracak acil önlemler almak gerekiyor. Gerçi her yapılan toplantıda okunan ve açıklanan bildiriye pek takan olmuyor. Şöyle ecdadımız gibi gönülden seven imanın gücü ile merhametin şefkatli kanatlarını takarak, yola çıkacak sevgi içinde çözümleyecek insanlara ihtiyacımız var.
Gönül sazına az dokunalım bakalım ne söyleyecek bize.

Gözler ufukta merhameti gözler
Kara bulutları dağıtacak gönülleri özler
Gönüller dağlanır arzu heves uğruna
Ne insanlık kaldı nede insan halinden anlayan

Ömür zulüm ile geçiyor gönül bahar mevsimini özler
Gönüller yakılıyor feryadını duyan olmaz boş bakıyor gözler
Aslanı kediye boğduran eller bir gün kırılır elbet
Ayaklar prangalara vurulmuş gönüller güler bir gün elbet

Nedir bu kin nefret ezeli gönül yıkmak için ezeli rekabet
Ne olacak gözler kör mü görmez uçuruma gidiyor akıbet
Neden gönüller kendi arasında yapmaz şöyle hoş sohbet
Bu zülüm işkence hep böyle sürecek mi ilelebet

Kul Mehmet derki yok mu feryatları duyan
Yok, mu bu zulümleri görerek pişmanlık duyan
Nedir bu kargaşa herkes okur bildiğini
Yok, mu zulme durduracak merhamet sahibi merhameti ile duyan
Mehmet Aluç




Kaynak
1-http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/bir-fransizin-gozuyle-istanbul-ve-osmanli-insani.html
2-http://analitikbakis.com/NewsDetail.aspx?id=58506&name=Bati%27nin-Mudahale-Ettigi-Ulkelerin-Hali—Perisan
3-http://genelgundem.com/haber/1543/insanligimizi-yok-eden-teknoloji/




Benzer Konular

Görüntüleme:520, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla

Etiket
insanlık


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:06 .