Anlam Karmaşası
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 01-08-2015, 23:48 #1

Еva

Donuk Üye

Anlam Karmaşası



Anlam karmaşası, anlamların tutarsızlaşması yada net tanımlayamadığımız durumlarda ortaya çıkar. Öyle ki bazı şeylere net yada objektif bakamadığımızda karşılaşacağımız olası durumlardan çekinme sendromu olarak kendini gösterir.

Herşey yolunda gitse bile sürekli nedenler aramaya yada küçük eksiklerden büyük sorunları göğüslemeye çalışmaya sokarız kendimizi...

Hal böylesine dağınık ve bulanıkken zamanı anlamsızlaştırdığımızı anlamamız da yıllar alabilir. Anlam karmaşası yaşayan kişilerin ortak problemleri genellikle :

- Net hedefler belirlememek
- Odaklanma sorunu yaşamak
- Hedefler ve beceriler arasındaki anlamsız ve büyük fark
- Hayallerin, verilen emekle orantısız olması
- Geleceği beklerken yaşanan sabırsızlık durumu
- Daha iyisini yaptığını düşündüklerinin avantajları
- Duygulara net anlamlar yükleyememek
- Kendi ruh halini taşıyan kişileri bulma arayışına kapılmak
- Beklentilerin hızlı değişimi
- Mutlu olmamak için nedenler aramak

ve daha çoktur anlamsızlaştırmak için bahane aramak, herşeyde eksik bulmaya çalışan biri eleştirinin dozunu kaçırdıkça kendine de haksızlık etmeye başlar. Zaten karmaşanın da en güzel noktası bu değil mi ? Anlam veremediği ne varsa mistikleştirmek ve kendinden üstün görmek ...

Net hedefler belirmemek: Genellikle kaçan insanların ruh halini yansıtır. Zorluklar karşısında kulvar değiştirmeye alışıktır bu yolun yolcusu. Kaçar da kaçar, istikrarla yarışır adeta, istikrara karşı yenilmeyi görev edinmiştir. İlla ki değiştirir yolunu, hatta en üst seviyedeki hedef belirlemeyen insan tipi, süreki yenilediğini düşünür kendini. Hem hayalcidir hem de hiçbirşeyde istikrar göstermemesini kendini yenilemek sınıfına sokar da pollyannanın kırmızı yanaklarından bir makas alır.

Odaklanma sorunu yaşamak : Bu tipler inanılmaz eğlencelidir. Kitap almaya falan çıkın arkadaşınızla, her tipte romana bakıp farklı farklı kitaplar alırlar. Odalarında süs olmaları için özenle seçilmiş kapaklar ve önsözler biriktirirler. Çözümü var mıdır bu durumdan kurtulmanın bilmiyorum ama zordur işleri... ''ben son gece çalışıyorum abi yhaa....'' diyen sınıf arkadaşın işte tam bu kategorinin adamıdır.

hedefler ve beceriler arasındaki anlamsız ve büyük fark : Bu arkadaşımız on numara görev adamıdır da hep yönetici ve lider olmak ister, biraz baksa aynaya gayet güzel bir hayatı olacaktır ama nerde... İlla ki bir iki boy büyük giyinmek ister, ruhuna bol gelir yaşamaya çalıştığı hayat ama nafile. Genelde uçuk kaçık hayalcilerin bir arada olduğunu görürüz. Bu kategoriden bir arkadaşınız varsa dikkatli olur, iş bu kategori yeni üyeler kazanmaktan memnun olurlar

hayallerin verilen emekle orantısız olması: Bu arkadaşlarda sürekli AA geçecekleri dersten hoca yüzünden FD almaktadırlar. Oysaki sınava iki hafta kala Ayşe'den notları alıp özenle çalışmışlardır. Yaz okuluna yolunuz düşerse bir selam verin, sınıfın çeyreklik kısmı tam da bu nedenden dolayı oradadır.

Geleceği beklerken yaşanan sabırsızlık durumu : Bu arkadaş yeni bir işe girer daha emekliliğime çok var diye koyver gitsin der ve sonsuz döngüye girer. çıkmak istese de bu kısır ve uzun döngüden bir türlü göremez gerçekleri, çalışır da çalışır odaklanma noktası çok uzak olduğundan, yaptığı hataları uzun zaman sürecinde düzelteceğini düşünür. umursamaz küslükleri, başarısızlıkları daha önünde uzun bir yol vardır. Son hayal bükücü arkadaşımız bütün problemleri bükeceği inancının verdiği coşku ile yırtınır hayat boyu...

Daha iyisini yaptığını düşündüklerinin avantajları: Bu arkadaşlarımızın bir rol modelleri vardır. Ona takarlar ve gizli bir aşk beslerler, herşeyi o idolleri gibi yapmışlardır ama bir türlü onların elde ettiği başarı gelmemiştir. Yahu anlaması zor olmamalı, herkes farklı. Hepimizin yapacakları da farklı yaşayacakları da ... Kendimizi başkalarının yaşamları yada idealleri ile kısıtlamamızdan büyük bir hapis hayatı var mıdır ? Fiziksel kapanma bile bir yere kadar da ruhunu kısıtlamak nedir.

Duygulara net anlamlar yükleyememek : Genellikle iş hayatında yada aşkta çok tehlikeli olan bu türler, kendilerini ilkokuldan beri itinayla göstermektedirler. Biraz düşününce hatırlarsınız. Genelde boş bakarlar çok aktif oldukları bir rol yoktur. Sınıfın en iyi top oynayanı değildir, en güzel seslisi de değildir. En çalışkanı olmaya çalışır bazı derslerde ışıldar ama süreklilik yoktur. Böyle birini severseniz dengesizliklerin alasını yaşarsınız. Patronunuz size haksızlık yaptığında, yahu görmesem ne olur sanki benim tepkimle daha iyi bir çalışma ortamı mı olacak en iyisi ben susayım derler. ben hiç sevmem bu tipleri, sinsilikte hiç bir iyi taraf bulmam

- Kendi ruh halini taşıyan kişileri bulma arayışına kapılmak : Anlamsızlık öyle bir hal alır ki boş boş bakınmalar ve kimseyle anlaşamama durumu kendi gibi birini aramaya yönelmeye başlar. En sevdiği müzik, kahve, sanatçı, ders, gün, yazar, roman, takım .... aynı olmalıdır yoksa olmaz. Bu insanları da çok anlamlaştırmaya gerek yok. Benim at gözlüğüm var onunda at gözlüğü olsun da bana görmediğim tarafları anlatmaya çalışmasın...(buradan bir yazı daha çıkar bence harika bir giriş oldu )

Anlam Karmaşası
- Beklentilerin hızlı değişimi : Rotası olmayan gemiye hiç bir rüzgar yardım etmezmiş. Özür dilerim ama bu klişe ile başlayıp en kısa şekilde özetlemek istedim. Bu insanlara 7 gün boyunca iyi davranın 8.gün normal davrandığınızda nasıl bir sonuçla karşılaştığınızı bana da yazın lütfen, farklı biriyle karşılaşma durumunuzda bu maddeyi kaldırıcam.

-Mutlu olmamak için nedenler aramak: Atın nalı yok diye binmeye çekinir ama at arabası bulunca uzatır bacaklarını. Mesele atı düşünmek değil bağcıyı dövmek hiç değil. Daha çok mutlu olmak için küçük mutluluklar peşine düşmemektir. Çok şeytani gibi görünse de biraz gözümüzü açınca bu tip insanların da azımsanamayacak ölçüde olduğunu görebiliriz. Ya da göremeyiz nereden bileyim ben anket yapmadım sonuçta gözlemden dolma tespitler bunlar.


''Elma ile armutu birbirine karıştırmayın'' bir çok sınıf öğretmenin bu klişe cümlesinin ardında ne büyük bir viral varmış. Mutlu olmak yada üzülmek, bu kadar keskin iki duygu arasında gel git yapmak haksızlıktır yaşamınıza... Zaman işlerlen her dakikayı üzüntüyle dokumaktan vazgeçin, mutlu olmak için klişeleriniz olmasın.





Benzer Konular

Görüntüleme:522, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:17 .