Sponsorlu Bağlantılar:
  Keşke hayal ürünü olsaydı, ama gerçekti! Tıpkı hayat gibi...
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Lahana Çorbası Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree3Beğeniler
  • 2 Yazan hassreet
  • 1 Yazan Yönetici
Cevapla
Seçenekler
Alt 17-08-2016, 14:58 #1

hassreet

Belki.)

Keşke hayal ürünü olsaydı, ama gerçekti! Tıpkı hayat gibi...

Arya. Ona bu ismi vermemdeki sebep anlamına uygun olan bakışları ve ruhu. Kendi içinde çok büyük farklılığı var Arya´nın. Kahverengi gözlerinde uçsuz bucaksız bir acı. 27 yaşında, ilk defa 23 yaşında kullanmaya başlamış bu maddeleri ve halen de kullanıyor.

“Ağlayamıyorum artık, taşlaştı kalbim” dediğinde içindeki acıyı kalbimin en derinin de hissettim. İlk tanışması tıpkı Mehmet´in dediği gibi ailesi vasıtasıyla olmuş. “Dünyanın başıma yıkıldığını hissettiğim bir anda kardeşim vermişti. Bir anda dünyanın en dertsiz, en rahat ve en mutlu insanı oluvermiştim. Bir anda parmak uçlarımdan sızıp bütün bedenimi ele geçirmişti. Bunu anlatmak çok zor. Sadece yaşadığın zaman anlayabiliyorsun. Yalanda olsa hayatım boyunca yaşadığım en güzel 6-7 saatti. Ve ben 27 yılık hayatım boyunca belki de hiç bu kadar mutlu olduğumu hissetmemiştim. Çünkü o yalanı 6-7 saatlik zamanda tam anlamıyla gerçek gibi yaşadım.”

Arya, Mehmet, Mustafa ve Efe… Hepsini dinledim. Onlarla beraber acılarını bende yaşadım. Onları dinlediğim anlarda zaman zaman kendi hayatımı da sorguladığımın farkına vardım. Yaşadığımız hayatın içerisinde her şeyi normal zannetmişiz çünkü. Oysa bu ülkede yaşayan ve birçok sorunla mücadele eden çocuklar ve gençler var.

Dönüp etrafıma bir baktım kendimize dert ettiğimiz o aslında ufacık olan şeylerden utandım. Hayatın içindeki gerçekler aslında bildiğimizden çok çok farklıymış.

Arya, “Yıllarca annemin geleceği günü bekledim. Hem de öldüğünü bile bile. Bu yalana o kadar kaptırdım ki kendimi yaşamam için bana destek oldu” dediğinde kalbime milyonlarca iğne saplandı. Karşımda oturan o kocaman kadın anlattıkça ufaldıkça ufalıyordu. Kendi içinde yaşadığı gerçekleri belki de ilk defa bir yabancı ile paylaşıyordu. Bunun yükü karşısında da mümkün olduğunca göz teması kurmamaya gayret ediyordu.

Hepsinin ortak nedeniydi neredeyse… Sevgisizlik, güvensizlik, umutsuzluk ve tam bir aile içerisinde yaşayamamak. Öyle ya da böyle bir nedenle tanışmışlardı bu kimyasallarla. Bazısı yaşadıkları yalanın farkına varmış vazgeçmiş, bazısı da hayattan vazgeçmek uğruna kullanmaya devam etmiş. Mehmet´in dediği gibi, “Şeytan bile onlarla uğraşmayı bırakmış, çünkü onlar artık her şeyden vazgeçip atın ölümü arpadan olsun diye bakıyorlar.”

Şimdi sizden aynanın karşısına geçip bir yarım saat kendinizle konuşmanızı istesem? Eminim birçoğunuz deli miyiz diyeceksiniz. Bırakın bir yarım saatliğine deli olun. Bugüne kadar yaşadıklarınızın, kendinize problem ettiğiniz küçücük şeyler için ne kadar fazla üzüldüğünüzün muhakemesini yapın. Ama mutlaka yapın bunu! Ondan sonra okumaya başlayın bu röportaj serisini. Hayatın içerisinde ufacık yaşta nelere göğüs germek zorunda kalmış bu insanları ancak o zaman anlayabilirsiniz… Ancak o zaman empati kurabilir ve onları tam anlamıyla anlaya bilirsiniz.

Bu hayatta hiç kimse bile bile kendisini ölümün kucağına atmaz. Bile bile kendine zarar vermez. Ama yaşanılan o kadar ağır şeyler var ki, tabii birde etraflarındaki yanlış arkadaş seçimleri hepsini yavaş yavaş sürüklemiş yalanın içerisine doğru. Öyle bir zaman gelmiş ki yalanla gerçeği ayırt edemez hale gelmişler. Sigara ve alkolle başlayan ilk deneyimler esrar, extacy, eroin ve metanfetamine kadar kademe kademe ilerlemiş. Her kendilerine geldiklerinde pişman olsalar da yine yeniden tekrar o kimyasalların kucağında bulmuşlar kendilerini…

Hayatın ruh üşüten gerçekleri diyoruz buna kısaca biz…

Ya da bunu ben söylüyorum. Gerçekten de insanın ruhunu üşütüyor. 13 yaşında küçücük bir çocuk iken ailesin den birinin tacizine uğrayarak büyümek zorunda kalan çocuklar. Kalbiniz bin bir parçaya bölünürken elinizden hiçbir şey gelmiyor. Yardımcı olmak istiyorsunuz ama verecekleri tepkiden korkuyorsunuz. Size soracakları ilk soru, “Nerdeydiniz?” olabilir. Öyle ya vaktinde konuşacakları, yaşadıklarını paylaşacakları, sarılacakları kimseyi bulamadıkları için hepsi bu hale gelmişler. Ondan değil mi hayata karşı bu kadar öfkeleri?
İnanılmaz deneyimlerle dolu,acı gerçeklerdi... Çok büyük dersler aldım adıma...



**Şu anda okuyan 7 misafir, her hangi bir yerde kullanılması halinde hakkınızda dava açacağımı bilmenizi isterim. Zira kendime ait olduğu bu seri ile aldığım ödülle tescillenmiştir. Saygılarımla

Yönetici ve Chn Bunu beğendi.
Görüntüleme:306, Cevaplar:4

Alt 17-08-2016, 16:31 #2

Yönetici

Foruma Isınan Üye

Bravo berna'cım yine yeniden usta kalemin döktürmüş banada keyifle okumak düşüyor
süpersin

hassreet Bunu beğendi.

Alt 19-12-2016, 16:48 #3

hassreet

Belki.)

teşekkür ederim tatlım


Alt 19-12-2016, 17:17 #4

efsunkar

bir gülüşüne bin mahkum.

kalemine sağlık çok güzeldi.
tüylerim diken diken oldu gözlerim doldu okurken
emeğine sağlık tekrardan


Alt 06-08-2017, 21:43 #5

hassreet

Belki.)

Tesekkur ederim canimmm


Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Keşke hayal ürünü olsaydı, ama gerçekti! Tıpkı hayat gibi... Konusuna Benzer Konular

Hayal Ürünü Resimler


jo dong ile ilgili hayal ürünü şeyler yazabilirsiniz hikaye senoryo gibi


jo dong ile uydurma şeyler ve senoryolar ve hikayeler yazabilirsiniz istediğiniz şeyi yazabilirsiniz jo dong ile hayal ürünü şeyler yazabilirsiniz...

Hayat keşke hayaL ettiğim gibi oLsaydı ...


Hayat keşke hayaL ettiğim gibi oLsaydı ... Gözümü her açtığım da seni yanımda görseydim meseLa, Hiç bekLemediğin anLarda süprizLer yapıp yüzünü...

Hayat msn gibi olsaydı hangisini seçerdiniz ?


Hayat msn gibi olsaydı hangisini seçerdiniz ? :ihis:

Hayal Ürünü Tablolar





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:43 .