İnsanların Hayatını Tek Bir Sözle Yıkıma Götürenler Hiçe Sayanlar Şimdi Mezarlarında Kıçlarına Giren Kazıkların Hesabını Tutmaktan Acizler.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 02-09-2017, 19:03 #1

mehmetaluc

Bizden Biri

İnsanların Hayatını Tek Bir Sözle Yıkıma Götürenler Hiçe Sayanlar Şimdi Mezarlarında Kıçlarına Giren Kazıkların Hesabını Tutmaktan Acizler.



İnsanların Hayatını Tek Bir Sözle Yıkıma Götürenler Hiçe Sayanlar Şimdi Mezarlarında Kıçlarına Giren Kazıkların Hesabını Tutmaktan Acizler.

Hayatımızın bazı evrelerinde haydi diyerek bizleri bir yola sokanların, daha sonra beceriksizlikleri ile birçok canı yakarak yok ederek heba etmesini tarih içinde okumayanınız yoktur. Mesela yırtık çarıkla ince yazık elbise ile dondurucu eksi kırkların altına gönderilen, Sarıkamış’ta Allahuekber dağında donan askerlerimizi o zavallı kardeşlerim donarak ölmelerini unutmadık.
İşte buna dair notlar: 22 Aralık1914), Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devleti ve Rus Hanedanlığı arasında Sarıkamış'da gerçekleşmiş, sonucu Osmanlı devleti tarafı için büyük bir başarısızlık ile sonuçlanan bir askeri manevradır.

Rus çarı Nikola’nın yıllarca yenemediği ve kaçarak canını zor kurtardığı cephe de bir dram bayrağı dalgalanıyordu. İngilizleri arayıp Türkleri yenmenin yolunu soran Nikola’ya cevap Çanakkale Cephesini açmaktı. Böylece ordular Çanakkale’ye sevk edilecek ve Doğu cephesi güçsüzleşecekti. Enver paşa bu durumda bir plan yaparak hayalî düşlerini de yanına almayı unutmadan, Oltu’dan, Allahuekber Dağlarını aşarak Sarıkamış’ı kurtaracak ve ötesine geçecekti. Enver Paşa’nın amacı Kafkasya’dan sonra Hindistan ve Afganistan’a yürümekti.

Ne yazık ki Enver Paşa planına bir şeyi katmamıştı, o da doğa koşullarıydı. Sarıkamış’ın soğuğu çok(–40 derece) sert olurdu. Allahuekber Dağlarında ki tipi ve boranda hesapta yoktu ve bu hesapsızlık 90 bin askeri tek kurşun atmadan şehit düşürdü.

Kaydedilen gerçek tarih çok iyi biliyor ki, bu tarihin gerçek belgeleri ABD ve Alman devlet arşivlerinde vardır. Kendi toprağında sürgün düşmüştür bu insanlar. Sarıkamış dramı şehitleri aslında 120 bin kişidir.

Hayatımızı zindan çeviren” ideoloji, midoloji, frenoloji, yıkımoloji, benim dediğimolacakoloji, “ falan filan diyerek yeniden oluşum diyerek, sıradanlıktan eser taşımayan ego tatmini için insanları bir çember içine koyarak bir tek fikir düşünce içine sıkıştırarak, kendi fikrini empoze ederek savaş çıkararak , insanları katl etmesi dünde bugünde hala devam etmektedir. İnsanların hayatını tek bir sözle yıkıma götürenler hiçe sayanlar, şimdi mezarlarında kıçlarına giren kazıkların hesabını tutmaktan hem aciz uzak feryat ederek yaptıklarının cezasını kat kat ödemektedirler.

Yaşadığımız hayatın içindeki güzellikleri yaşamamızı kıskanan şeytanın uşakları o fikirsizler, biraz paranın gücüyle her istediklerini yapmanın rahatlığı içinde, şimdi mezarlarında kazıklar bir yerlerine girerken yapmanın pişmanlığında lakin iş işten geçti, orada parada geçmiyor orada bir tek olan Tek güç ve kudret sahibi olan Allah c.c. gücü adaleti gerçekleşiyor. Aslında toplumları galeyana getirerek bir sona ölüme taşıyanlar “belki” sözü ile yalanı ile hem kendini kandırarak, insanların ölümüne seyirci kalırken, aniden başlarına gelen ölümün şoku ile hayatlarına veda ederek hak ederek çekmeye gidiyor. Osmanlı vaktinde İngiltere Almanya ve diğerleri Osmanlı imparatorluğunun insana verdiği değeri yanlış anlayarak bunu bir sömürü aracı olarak kullanarak rahat olmanın verdiği pişkinliğiyle yıkmak için gece gündüz çalıştı, şimdilerde nerede o ajanlar silah tüccarları falan filanlar, şimdi mezarlarında kıçlarına giren kalasların ölçüsünü almaktan uzakta, giren çıkanı hesap etmekten uzakta biri girerken diğeri çıkıyor kalasların…

Kusura bakmayın kaba konuşuyorum ama bu tip insanlar için bu konuşmam onlar için en uygunu olduğu için kullanıyorum, başka türlü anlatmak imkânsız.

Dört kıtaya hüküm etmiş her gittiği yere merhameti insanlığı hoş görüyü huzuru götüren ecdadın, bu güzelliği ile yaşayan insanları kıskanan o şeytanın uşakları, sömürü altında sömüremeyeceklerini anladıkları anda koltuklarının yıkılacağını anladıkları anda üç beş şerefsiz o… çocuğu, bir araya gelerek kendi çıkarları için, yüz binlerce insanın ölmesi için planlar yaparak savaşa sürükleyerek kasalarını doldurmalarını kazanç sayarken, şimdi mezarlarında kazandıkları ateşle yanarken cambazlık falan orada fayda etmediği için, feryat figan içinde alevlerle yanarak kıvranmaktadırlar, çok şükür Rabbime adaleti sonsuz ve değişmez insan ayrımı yapmaz Allahu ekber…

Kendileri için masada istedikleri menüyü isteyenler, bir sofrada on çeşit yemekle karnı doymayan mutlu olamayanlar, mutluğu para pul malda olduğunu sanan aptallar, fakirin bir parça ekmek soğanını paylaşarak bir arada gülümseyerek mutlu olmasını kıskananlar ve bunu n nasıl olduğunu hala idrak edemeyen, insanlıktan yoksun olanlar, insanların bu mutluğunu bozarak elinden alarak yıkmaya çalışmalarının vebali çok ağırdır ve şimdi çekmektedirler ateşle dolu mezarlarında. Kendileri için eksik olan mutluluk olan pazıl da ki eksik parçayı kaybedenler, eksik parçanın paylaşılmak olduğundan habersiz olan beyni sulanmış yitirmiş olanlar hatta içi boş saman olanlar, kasalarına para yığmakta sömürmekte mutluluğun olduğunu sananlar için, Rabbim çok güzel azapla dolu bir son hazırlamış bundan da habersizler, şimdi haberleri oldu Flaş flaş flaş Şok şok şok bir haberin ayrıntıları gibi tadına feryatla vara vara yaşıyorlar feryat figan içinde.

Yaşamda mutluluğun paylaşılmak olmadığını bilmeyenlerin, oyunlarına toplumsal olarak dünya olarak gelmememiz dileğimle” zalimler için yaşasın cehennem”.Mübarek Kurban Bayramınız Mübarek olsun Kardeşlerim. Selam ve dua ile Allah c.c.emanet olun cümlesi ile.
Mehmet Aluç / Aşık Gülveren



Benzer Konular

Görüntüleme:364, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:29 .