Turizm Sözlüğü
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 27-11-2007, 14:11 #1

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar

Turizm Sözlüğü



A

a la carte
1.Bir restoranda geniş bir seçeneği kapsayan, her tabağın ayrı olarak fiyatlandırıldığı menü. Genellikle tabldottan daha pahalı olur.
2.Tur operatörleri tarafından üst sınıf tatilleri, imkan dahilindeyse müşterilerin bireysel zevklerini karşılayacak nitelikte olan tatilleri tanımlamak üzere kullanılan bir terim.

a.m.
Ante meridiem. Geceyarısı saat 12 ile öğle vakti saat 12 arasındaki 12 saatlik zaman dilimi. Öğleden önce.

AA
Otomobil Kurumu.

AAC
Havayolları Birlikleri Derneği

ABC
1.Başlangıçta tren tarifeleri yayımlayan, daha sonra da diğer taşımacılık alanlarını da kapsayan yayıncı. "ABC"den söz eden seyahat acenteleri genellikle, artık eskimiş olan ve OAG adıyla yayımlanan Hava ABC'sini kastederler.
2. Bkz. Önceden Yer Ayırtılmış Charter

abaft
kıç, bir geminin arka kısmı

ABLJ
Kaldırma gücü ayarlanabilir cankurtaran yeleği

ABPCO
İngiliz Profesyonel Konferans Organizatörleri Birliği.

ABTA Seyahat Acentaları Sertifikası
İngiltere'de, ABTA ve Seyahat Eğitim Şirketi (Travel Training Company) tarafından geliştirilmiş, sınava dayalı bir belge. Daha önceleri ABTA'nın Ulusal Eğitim Kurulu ve Londra Kent Loncaları tarafından yürütülen COTAC ve diğer sınava dayalı belgelerin yerini almıştır. ABTAC, NVQ (bkz. ulusal mesleki sınav) ile kullanılan diğer değerlendirme yöntemlerini sınava dayalı belgeleme sistemiyle ikmal etmek isteyen turizm sektörü baskısı sonucu kullanıma girmiştir.

AB yasaları
(ing: European Union Legislation, fra: Législation de I'Union Européen, alm: Gesetzgebung der Europäischen U)
Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri bağlayan uyum yasaları.

Aborijin turizmi
(ing: aboriginal tourism, fra: tourisme aborigène, alm: Tourismus in Siedlungsgebieten)
Yerli kabilelerin bulunduğu yörelerde, yerel ekonomik yapı, tüketim ve üretim alışkanlıkları, kültür, etnik bütünlük ve çevre faktörlerinin otantik karakteri değiştirilmeden yapılan turizm türü.

Aboryer Raporu
Restoran girişindeki Aboryer'in hangi odalara kaç porsiyon sunduğunu işaretlediği rapor. Bu rapor her öğün içi ayrı ayrı düzenlenir. Ala cart alınan yiyecek ve içecekler raporda yer almaz. Rapora ayrıca bedelsiz yemek alanlar da örneğin müdür, şef, acenta temsilcisi, rehber vb. işaretlenir. Böylece bir öğünde kaç porsiyon yemek verildiği tesbit edilir.

AC
1. Klima anlamına gelen bir araç kiralama kısaltma ifadesi. Klima,sıcak bölgelerde iş yapan bir şirketin sunduğu bir seçenektir; araç camlarının kent içinde kapalı tutulabilmesi gibi yararı vardır ki özellikle dünyanın bazı bölgelerinde güvenlik açısından önemlidir.
2. Alternatif Akım. Voltajda sıfır noktasından belirli bir zirve değere, sonra da ters istikamette zirve değere ulaşan ve bunu bir saniye içinde birçok defa yapan elektrik akımı. İngiltere'de bu değişim frekansı (sıklığı) saniyede 50 defadır. ABD'de ise 60'tır. seyahat edenlerin, cihazlarının farklı frekanslara uyumlu olması hususunda dikkatli olmaları gerekir.

Acente :
(ing: agency, fra: agence, alm: Agentur )
Belirli bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayalı olarak belirli bir yöre veya yerde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinmiş kimse. Faaliyet konusu bu olan kuruluş.

Açık sistem kuramı
Open system theory
Bir örgütün çevresindeki yaşamdan ayrılmış, ama onunla karşılıklı etki vve tepki ilişkilerinde bulunan ve bu ilişkilerin örgütün yaşama, gelişme br büyümesinde çok önemli rolleri bulunduğunu savunan bir yönteim kuramı.

Açık alan
(ing: open area, fra: aire ouverte, alm: freies Feld, )
İmar görmemiş veya konutlardan ve diğer yapılardan nisbeten arınmış toprak parçası.

Açık boşaltım sistemi
(ing: outfall, fra: décharge publique, alm: offener Abflub)
İşlem görmüş atık suyu ya da diğer sıvı atıkları doğrudan alıcı ortama ileten taşıyıcı, deşarj hattı.

Açık büfe
(ing: buffet, fra: buffet à volonté, alm: offenes Buffet)
Davetlilerin veya müşterilerin önceden hazırlanmış büfedeki yiyecek ve içeceklerden dilediklerini, istedikleri miktarda alabildikleri düzenleme biçimi.

Açık fiyat
(ing: open rate, fra: prix libre, alm: freier Preis)
Fiyatlandırmada birlik sağlanamayan güzergâhlar için, taşıyıcı firmaların kendi fiyatlarını belirleme hususunda serbest olmaları.

Açık hava müzesi
(ing: outdoor museum, fra: musée en plein air, alm: Freiluftmuseum )
Ender, ilginç ve eski eserlerin yer aldığı açık ziyaret alanı.

Açılır kapanır koltuk
(ing: jump seat, fra: siège ejectable, alm: Klappsitz)
Uçak yardımcı personeli için geliştirilen koltuk türü.

Advertised tour
Broşürü yayınlanmış, IT koşulları taşıyan gezi.

Adyabatik serinlik
(ing: adiabatic cooling, fra: fraîcheur adiabatique, alm: adiabatische Kühlung,)
Seyahat sırasında yüksek arazilere çıktıkça hava yoğunluğunun azalması nedeniyle sıcaklığın düşmesi.

Affinity group
(ing. affinity, fra.affinité; Alm.Anziehung)
Değişik ve özel paket tur çeşitleri, özel programlar.

Afiş
(ing: poster, fra: affiche, alm: Plakat )
Bir şeyi tanıtmak, duyurmak için hazırlanan, çoğu resimli duvar ilânı.

Aft
(ing: aft, fra: arriére, alm: Heck)
Uçak ya da geminin arka kısmı.

Aile bileti
(ing: family ticket, fra: billet de famille, alm: Familienkarte )
Aile fertleri için verilen, özel şartlara tâbi bilet.

Air/Sea
Bir kısmı havayolu bir kısmı deniz yolu ile yapılan gezi.

Akarsu turizmi
(ing: white water tourism, fra: tourisme à eaux vives, alm: Flubtourismus )
Akarsularda yapılan turizm amaçlı sportif aktiviteleri içeren faaliyetlerin tümü.

Akdeniz iklimi
(ing: Mediterranean climate, fra: climat méditerranéen, alm: Mittelmeerklima )
Yazların sıcak ve yağışsız olması nedeniyle, turistlerin en çok tercih ettiği iklim türü.

Akıl Payı
Mind Share
Sirketlerin tüketici nezdindeki imajını, tüketicinin kafasında ne kadar yer aldığını ifade eder.

Akifer
(ing: aquifer, fra: couche aquifère, alm: wasserhaltig )
Suyun çok uzak mesafelere gitmesini sağlayan, yer altı sularını pınarlara veya kuyulara ileten gözenekli toprak ya da jeolojik oluşum.

Akıllı acenta
(ing: intelligent agency, fra: agence intelligente, alm: intelligente Agentur,)
Turizmde gelir yönetimi, tüketici profili, veri araştırması, tur paketi oluşturulması, doğrudan pazarlama gibi değişik uygulamaları olan temel teknoloji.

Akşam yemeği
(ing: dinner, fra: dîner, alm: Abendessen)
Çeşitli zenginliği olan, günün son ve esas yemeği.

Aksesuar
(ing: accessories, fra: accessoires, alm: Zubehör, )
Bir aletin temel fonksiyonunun görülmesi ile ilgili bulunmayan fakat onun fonksiyonuna ayrı bir kolaylık veya özellik kazandıran ilâve parçalar.

Aktarma
(ing: connection, fra: correspondance, alm: Anschlub )
Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için, yolcunun bir taşıttan başka bir taşıta geçmesi.

Aktarma yapılan taşıt
(ing: connecting carrier, fra: correspondance, alm: Anschlubfahrzeug )
Yolcunun daha ileri bir noktaya taşınması için ara bir noktada transfer edildiği taşıt.

Aktarmalı bilet
(ing: interlining ticket, fra: billet à correspondance, alm: Anschlubfahrkarte)
Yolcuların farklı ya da aynı havayollarına ait uçaklarla aktarmalı yolculuk yapabildikleri tek bilet.

Aktarmalı yolcu
(ing: connecting passenger, fra: passager en transit, alm: Umsteiger)
Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için taşıt değiştirmek durumunda kalan yolcu.

Aktif çamur süreci
(ing: activated sludge process, fra: méthode de cambouis activé, alm: aktiver Verschlammungsprozeb, )
Atık su arıtma tesislerinde kullanılan aerobik, biyolojik arıtma süreci.

Aktivite
(ing: activity, fra: activité, alm: Aktivität)
Hareketlilik, etkinlik.

AKTOB
The Associatin of the Mediterranean Tourism Businesmen and Hotel Owners
Akdeniz Turistik İşletmeciler ve Otelciler Birliği

Alman Turing ve Otomobil Kurumu
(ing: German Touring and Automobile C, fra: Club Touring et d'Automobile d', alm: Deutscher Touring- und Automobi )
Üyelerine turistik bilgi, karayolları ve ulaşım konularında yardımda bulunan kurum.

Almanak
(ing: almanac, fra: almanach, alm: Almanach,)
Yılın gün, hafta, ay gibi bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve bir takım astronomik, meteorolojik, istatistikî bilgileri gösteren kitap biçiminde takvim.

Alış-veriş merkezi
(Shopping centerfra: centre commercial, alm: Einkaufszentrum)
Ceşitli tüketim mallarının satışını yapan mağaza ve dükkânlar ile yeme-içme yerleri, banka, araba park yeri, danışma noktası gibi ortak ihtiyaç tesislerinin yer aldığı kompleks.

Alış veriş tesisleri
(ing: shopping facilities, fra: magasin, alm: Einkaufsanlagen,)
Alış veriş yapılmak üzere hizmette bulunan tesisler.

Alkollü içki
(ing: alcoholic beverage, fra: boisson alcoolisée alm: alkoholisches Getränk)
Çeşitli tahıl, meyve ve köklerdeki karbonhidratların fermantasyonu ile hazırlanan ve değişik oranlarda alkol içeren içeceklere verilen genel ad.

Alkollü içki satışı ruhsatı
(ing: permit for selling alcoholic b, fra: autorisation de vente des boiss, alm: lizensierter Alkoholausschank,)
Otel, restoran, eğlence yeri gibi bir tesise, müşterilerine alkollü içki satma hususunda izin veren ilgili yerel yönetim tarafından düzenlenmiş belge.

All expense tour
Tüm Masrafları içeren paket gezi
Turistin ihtiyacı olan ulaştırma, konaklama, yeme-içme, yerel turlar, transferler, havaalanı-otel-havaalanı gibi tüm hizmetleri içeren paket gezi.

Alternatif pazarlama stratejisi
(ing: alternative marketing strategy, fra: stratégie de marketing alternat, alm: alternative Vermarktungsstrateg)
Tur düzenleyicisi tarafından üretilen bir turun pazarlanmasında, genel yöntemler dışında, o turun özelliklerine ve hedef kitlesine göre uygulanan satış yöntemi.

Alternatif turizm
(ing: alternative tourism, fra: tourisme alternatif, alm: Alternativtourismus)
Sosyal ve ekolojik uyuma, yerel ve yabancı girişimcilerin işbirliğine ve gelişmede yerli malzeme kullanılmasına öncelik verme amacını güden turizm çeşidi.

Alt gelir grubu
(ing: low income group, fra: groupe à faible revenu, alm: einkommensschwache Gruppe,)
Gelir dağılımında en az payı alan, tüketim harcamaları sınırlı toplum kesiti.

Alt yapı
(ing. infrastructure İng.infrastructure alm.infrastruktur)

Alt yapı yatırımları
(ing.infrastructural investments fra.infrastructural investissement Alm.infrastruktural investition)
Alt yapı yatırımları turizm sektörünün gelişme plan ve programlarında açıkça görülmeyen, bir nevi gizli yatırımlardır. Alt yapı yatırımları sektörü oluşturan diğer turistik yatırımların hayata geçirilmesi ve işlevlerini gerçekleştirebilmesi için gerekli olan genel ve doğrudan turizm amaçlı yatırımları içerir.
Alt yapı yatırımları başlıca iki başlık altında incelenebilir:
a)- Genel (Çok Amaçlı) Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar doğrudan turizme yönelik olmayan, öncelikle yörenin ekonomik ve sosyal yaşamı için zorunlu olan çok amaçlı yatırımlardır.
b)-Turizm Amaçlı Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar turizm sektörünün gelişmesi ve sektöre dinamizm kazandırılması için gerekli olan yatırımlardır. Artan turizm hareketlerine paralel olarak turizm bölgelerinin düzenlenmesine yönelik çeşitli yatırımlar, özellikle turizmin ortaya çıkardığı alt yapı yatırımlarıdır.

Amerikan bar
(ing: American bar, fra: bar américain alm: amerikanische Bar, f )
Lokanta, otel veya evlerde içki için ayrılmış köşe.

Amerikan Hava Ulaşımı Birliği
(ing: Air Transport Association of Am, fra: Association de Transport Aérien, alm: Union der amerikanischen Flugge)
Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyet gösteren tarifeli uçaklarla ilgili meslek kuruluşu.

American Plan
(ing: shopping facilities, fra: magasin alm: Einkaufsanlagen, pl)
Otelde kalış ve iki öğün yemek dahil fiyat.

Amerikan Motel Birliği
(ing: Motel Association of America-MA, fra: Association des Motels de l'Amé, alm: Amerikanischer Motelverband)
Amerika Birleşik Devletleri'nde motel işletmecileri birliklerinin eyaletler halinde temsil edildikleri meslekî kuruluş.

Amerikan servisi
(ing: American service, fra: service américain, alm: amerikanischer Service)
Yiyeceklerin mutfakta tabaklara hazırlandıktan sonra müşteriye sunulduğu servis şekli.

Amerikan Seyahat Acentaları Birliği
(ing: American Society of Travel Agen, fra: Association Américaine des Agen, alm: Union der amerikanischen Reisea)
170 ülkeden seyahat sektörü ile bağlantılı seyahat acentaları, tur operatörleri, havayolu şirketleri, oteller, kiralık oto firmaları, kruvaziyer işletmelerinden 26.500 üyesi bulunan bir meslek kuruluşu.

Amerikan Seyahat ve Turizm İdaresi
(ing: United States Travel and Touris, fra: Administration de Voyages et de, alm: Reise-und Tourismusverwaltung)
Turist girişini sağlamak ve geliştirmek amacıyla Amerikan Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulu turizm organizasyonu.

Amortisman
ing: Appreciation,fra: appréciation, alm: Würdigung
Turizm sektöründe özellikle konaklama sektöründe amortismana tabi varlıklar ve olayla 4 grupta toplanır:

1- Binalar.
2- Mefruşat ve demirbaşlar.
3- Özel ekipmanlar.
4- Revizyon ve değişiklikler.

Anahtar görevlisi
(ing: key clerk, fra: responsable des clés alm: Schlüsselbewahrer)
Otellerdeki anahtarları muhafaza eden ve müşterilere otel hizmetleri hakkında bilgi veren kişi.

Ana yat limanı
Ana yat limanı, dalga etkisinden uzak kapalı bir alanı kapsayan, büyük çapta kışlama ve bakım-onarım imkanlarının yanısıra, Yat Turizmi Yönetmeliği'ne uygun özellikleri taşıyan limanları ifade eder.

Animasyon
(ing: animation, fra: animation alm: Unterhaltungsprogramm)
Seyahat eden veya konaklama tesislerinde kalan müşterilerin hoşça vakit geçirmesini sağlamak amacıyla yapılan tüm etkinlikler.

Animatör
(ing: animator, fra: animateur alm: Animateur)
Tatilcileri eğlendiren kişi.

Anıt mezar
(ing: mausoleum, fra: mausolée, alm: Mausoleum)
Önemli kişiler için anıt şeklinde tasarlanmış, görkemli mezar.

Antik kent
(ing: antique city, fra: cité antique alm: antike Stadt)
Tarihî dönemlerden kalma yerleşim yeri.

Ara durak
Stop over

Arap Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği
(ing: Arab Association of Tourism and, fra: Association Arabe de Tourisme e, alm: Union der arabischen Tourismus)
Arap ülkeleri seyahat acentalarının üye oldukları uluslararası kuruluş.

Arasta
(ing: shops of the same trade built i, fra: marché des commerçants qui vend, alm: Reihe von Geschäften mit gleich)
Çarşılarda aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu sıralı kısım.

Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamaları
(ing: research and development (R-D) expenditures , fra: études de recherche et de dével, alm: Forschung und Entwicklung)
Temel, uygulamalı araştırma ve geliştirme gibi faaliyetlere yapılan harcamalar.

Ar-Ge harcamaları teşviki
Tax deferral on research and development expenditures

Arazi kiralama
(ing: land leasing, fra: bail, alm: Pacht)
Kamuya ait bir toprak parçası üzerinde belli konuda tesis kurmak üzere kira karşılığında uzun süreli irtifak hakkı oluşturma.

Arazi tahsisi
(ing: land al********, fra: al******** des terrains alm: öffentliche Landnahme)
Bir kamu arazisini bir amaç için ayırma.

Arıtma
(ing: purification, fra: épuration, alm: Klärung)
Atık su ya da gazların kirleticilerden temizlenmesi işlemlerinin tümü.

Asansör
(ing: elevator, fra: ascenseur, alm: Aufzug)
İnsanları veya yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işler araç.

Asgarî ücret
(ing: minumum wage, fra: salaire minimum, alm: Mindestlohn)
Bir ülkede niteliksiz bir işçiye verilmek üzere hükümetler tarafından belirlenen en düşük ücret.

Asit deneme Oranı
Acid-deneme Ratio
Cari likit aktiflerin (nakitler, hemen satılabilir tahviller vb.) cari borçlara oranı.

Askerî amaçlı tesis
(ing: military facility, fra: établissement militaire, alm: militärische Anlage)
Askerî amaçlarla kullanılan tesis.

Askerî yasak bölge
(ing: prohibited military zone, fra: zone militaire interdite, alm: militärische Zone)
Askerî güvenlik nedeniyle girişlerin yasaklandığı bölge.

Aşçı
(ing: cook, fra: cuisinier, alm: Koch)
Mutfak bölümünün hamur, pasta işleri hariç, her kısmında yemek pişiren görevli.

Aşı
(ing: vaccination, fra: vaccination, alm: Impfung)
Bazı hastalıklara karşı tavsiye olunan veya zorunlu görülen, koruyucu sağlık uygulaması.

Atık
(ing: waste, fra: déchets, alm: Abfall)
çevrede olumsuz etkiler meydana getirecek miktarda atılmış sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif madde.

Atık gömme
(ing: landfill, fra: ensevelissement des déchets, alm: Abfallenentsorgung)
Özellikle katı atıkların toprak katmanları arasına depolanması şeklindeki en yaygın tasfiye yöntemi.

Atık su yönetimi
(ing: waste water management, fra: gestion des eaux usées, alm: Abwasserkontrolle)
İnsan sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla, atık suyun izlenmesi ve tasfiyesi ile ilgili sistemlerin geliştirilmesi ve uygulanması.

Atık toplama ve imhası
(ing: waste collection and removal, fra: collecte et élimination des déc, alm: Abfallsammlung und-vernichtung)
Turistik merkezlerdeki yoğunlaşmanın sağlık altyapı hizmetlerine eklediği yükün, çöp ve sıvı atık imhasına yansıması.

Atraksiyon
(ing: attraction, fra: attraction, alm: Attraktion)
Eğlence yerlerinde dans arası sunulan, ilgi çekici gösteri.

ATTA
(Bkz. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği)

ATURJET
Türkiye Turizm Gazetecileri ve Yazarları Derneği

Audio konferans
(ing: audio conferencing, fra: audio-conférence alm: Audio-Konferenz)
Farklı mekânlardaki üç veya daha fazla sayıda kişi arasında telefonla yapılan görüşme.

Avcılık
(ing: fishing or hunting, fra: pêche et chasse, alm: Jagd und Fischfang)
Suda ya da karada avlanma eylemi, avlanma sporu.

Av tezkeresi
(ing: hunting certificate, fra: permis de chasse, alm: Jagdschein)
Vatandaşlara avcılık yapma olanağı veren, yetkili kurumlardan alınmış sertifika.

Av turizmi
(ing: hunting tourism, fra: tourisme de chasse, alm: Jagdtourismus)
Avlanmak için yapılan seyahat organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

Av turizmi izin belgesi
(ing: license for arranging hunting , fra: licence d'organisation de chass, alm: Lizens für den Jagdtourismus)
Av turizmi düzenleyen seyahat acentalarının bu faaliyette bulunmaları için T.C. Orman Bakanlığı'ndan almaları gereken sertifika.

Avrupa Çevre Eğitim Vakfı
Foundation for Environmental Education in Europe(FEEE)

Avrupa Ekonomik Topluluğu
European Economik Community
1 Ocak 1959'da yürürlüğe giren Roma Anlaşmasıyla kurulan Avrupa Gümrük Birliği

Avrupa Ülkelerarası Tren Tarifesi
Thomas Cook's Continental Time Table

Avrupa Para Birimi
European Currency Unit
Avrupa para sistemi içinde yer alan para birimi

Avrupa Para Sistemi
European Monetary System (EMS)
Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkelerinin gerçekleştirdiği bir para sistemi.

Avrupa plânı
(ing: European plan-EP, fra: plan européen, alm: Übernachtungspreis)
Avrupa usulü, sadece yatak ücretini içeren konaklama tarifesi.

Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi
European Free Trade Area
Avrupa Ekonomik Topluluğu dışında, Avrupa'da yer alan bir iktisadi birleşme.

Avrupa Sosyal Turizm Koordinasyonu
(ing: European Coordinating Committee, fra: Comité Européen de Coordination, alm: Europäisches Koordinierungskomi)
Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında sosyal turizmi geliştirmek amacıyla 1984 yılında oluşturulan kuruluş.

Avrupa Yatırım Bankası
European Investment Bank (EIB)
Avrupa Ekonomik Topluluğu'na dahil finansal kuruluşlardan biri.



Benzer Konular
  • Ülkemizde Turizm...
    Ülkemizde Turizm - Türkiye de Turizm Tarih, kültür ve olağanüstü doğal güzelliklerin içiçe yaşandığı Türkiy...

  • Turizm Türleri...
    Dünya turizm pazarında son yıllarda oldukça sık karşılaşılan “Alternatif Turizm” ve “Sürdü...

  • Turizm ve İletişim...
    Turizm ve İletişim İletişim teknolojisini oluşturan elemanlar kitle iletişim araçlarıdır. Kitle iletiş...

  • turizm sektörü...
    Turizm sektöründe patron olsanız ve daha çok kazanmak için ne yaparsınız .bana yardımcı olurmusunuz...

  • Turizm ve turizm sektörü kavramları...
    TURİZM VE TURİZM SEKTÖRÜ KAVRAMLARI Turizm genel bir ifadeyle seyahat eden insanların aktivitesidir. Turizme k...


♂kyanus Bunu beğendi.
Görüntüleme:18827, Cevaplar:38

İlginizi Çekebilir >
Alt 27-11-2007, 14:12 #2

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar



B



Back to back tours
Peşpeşe, birbirini izleyen turlar.

Bagaj Hakkı
Baggage allowance
Yolcu tarafından fazladan ücret ödemeden taşınabilecek yük miktarı.

Bagaj sigortası
Baggage insurance.

Bağlama yeri
ing: anchorage, fra: mouillage alm: Ankerplatz
bir deniz aracının demir attığı yer.

Bağlantılı bilet
ing: (connection ticket, fra: billet de correspondance alm: Anschlubfahrkarte)
birden çok havayolu biletinin birbirine bağlı şekilde ve aynı zamanda, tek bir sözleşmeyle yolcuya veriliş şekli.

Bağlantılı uçuş
ing: connection flight, fra: vol à correspondance alm: Anschlubflug
uçak yolculuğunda, hedef noktasına varıncaya kadar değiştirilen uçuş.

Bağlantılı uçuşa yetişememe
ing: misconnection, fra: manquer la correspondance, alm: Fehlanschlub
bağlantılı uçuşu gerçekleştirecek olan uçağı kaçırma.

Bahşiş
ing: tip, fra: pourboire alm: Trinkgeld
bir hizmet görene hakkı olan ödemeden ayrı olarak verilen para.

Bakım ve tedavi tesisi
ing: nursing and treatment facility, fra: établissement de soin alm: humanmedizinische Anlage
yaşlılık ya da sağlık bozulması nedenleriyle normal yaşam sürdüremeyen insanların bakım ve tedavilerinin yapıldığı hastane, bakımevi, huzurevi gibi tesis.

Balayı paketi
ing: (honeymoon package, fra: voyage de noces organisé alm: Paketreise für Flitterwöchner)
yeni evlenen çiftlerin konaklayacağı odalarda bazı lüks ilâvelere yer verilen, önceden plânlanan gezi paketi.

Balneoterapi
ing: balneotherapy, fra: balnéothérapie alm: Balneotherapie
mineralize termal sular ile yapılan kür uygulamaları.

Bar
ing: (bar, fra: bar alm: Bar)
her çeşit alkollü ve alkolsüz içkilerin alındığı, hafif yiyeceklerin sunulduğu çeşitli büyüklükteki yer.

Bar yöneticisi
ing: bar supervisor, fra: chef de bar alm: Barvorgesetzter
barda çalışanları yöneten kişi.

Barboy
ing: bar boy, fra: commis de bar alm: Barpage
barda çalışan komi.

Barınak
ing: shelter, fra: abri alm: Anlegestelle
deniz araçlarının barınmasına yarayan doğal ya da yapay bağlama yeri.

Barmen
ing: (barman, bartender, fra: barman alm: Barkeeper)
alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış erkek personel.

Barmeyd
ing: (barmaid, fra: barmaid alm: Bardame)
alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış bayan personel.

Bavul turizmi
ing: suitcase trade, fra: tourisme frontalier alm: Kofferhandel
yabancı ziyaretçilerin ülkelerine dönerken, toptan aldıkları malları beraberinde götürdükleri turizm türü.

Bebek tarifesi
ing: infant fare, fra: tarif enfant alm: Preis für Kinder unter zwei Jah
iki yaşın altındaki çocuklar için aile indirimi kapsamında uygulanan özel tarife.

Bedava içki
ing: complimentary drink, fra: boisson de faveur alm: Freigetränk
yolculuk sırasında ikram edilen ve karşılığında ücret talep edilmeyen içki.

Bedenen güçlü yolcu
ing: able-bodied passenger, fra: passager disponible pour le sec, alm: kräftiger Passagier
uçak veya gemilerde, muhtemel tahliye durumlarında, mürettebata yardım etmesi için acil çıkış kapısı yanında oturmasına izin verilen ya da rica edilen yolcu.

Bedesten
ing: bedesten, fra: bedesten alm: Bedesten
içinde değerli eşya alış verişi yapılan kapalı çarşı.

Bel kaptan
ing: bell captain, fra: chef groom alm: Erster Page
danışma ve bagaj hizmetleri elemanlarının düzenli ve tam hizmet vermesinden sorumlu kişi.

Belboy
ing: bellboy, fra: groom alm: Hotelpage
otele gelen müşteriyi ön bürodan alarak, eşyaları ve oda anahtarı ile odasına götüren, müşteri adına gelen posta ve mesajı ileten ve otelden ayrılırken aynı şekilde ilgilenen görevli.

Belgelendirme
ing: licensing, fra: homologation alm: dokumentieren, ausweisen
turizm yatırım ve işletmelerine, durum ve sınıflarına göre ilgili idare tarafından yatırım ya da işletme izni belgesi verilmesi konusundaki işlemlerin tümü.

Belgeli Seyahat Acentaları Enstütisi
ing: Institute of Certified Travel A, fra: Institut des Agences de Voyages, alm: Institut für lizensierte Reisea
seyahat acentaları için eğitici kurslar düzenleyen kuruluş.

Belgeli turizm işletmesi
ing: licensed tourism establishment, fra: etablissement touristique homol, alm: lizensierter Fremdenverkehrsbet
turizm işletme belgesi verilmiş turizm tesisi.

Belgeli turizm yatırımı
ing: licensed tourism investment, fra: investissement homologué de tou, alm: lizensiertes Tourismusinvestmen
turizm yatırım belgesi verilmiş girişim.

belgesiz tesis
ing: tourism facility without licens, fra: établissement non homologué alm: ohne touristische Betriebserlau
turizm işletme belgesi taşımayan turizm tesisi.

Bide
ing: bidet, fra: bidet alm: Bidet
banyolarda vücudun özel yerlerinin yıkanmasına imkân veren musluk sistemi.

Bilet
ing: ticket, fra: billet alm: Billett
sinema, tiyatro vb. yerlere giriş ya da taşıt araçlarında seyahat etme hakkı tanıyan belge.

Bilet gişesi
ing: box office, fra: guichet alm: Fahrkartenschalter
bilet satış gişesi.

Bilet payı
ing: ticket al********, fra: quota de billet alm: Fahrkartenanteil
belli bir sefer için, bir bilet satış acentasına sayısal olarak tanınan bilet hakkı.

Bilet stoku
ing: ticket stock, fra: billet vierge alm: Kartenstock
seyahat acentaları tarafından doldurulduktan ve tasdik edildikten sonra geçerlilik kazanan, hava ulaştırma şirketlerinin boş bilet formları.

Biletli turizm
ing: ticketing tourism, fra: vol sec alm: Kartentourismus
ulaştırma aracı için bilet alındıktan sonra seyahate çıkılarak, konaklama ve diğer ihtiyaçlarla ilgili kısımların gidilen yerde programlaştırılması şeklindeki turizm.

Biletsiz seyahat
ing: ticketless travel, fra: voyage à billet électronique alm: kartenlose Reise
yolcu ile ilgili kişisel bilgilerin, havayolu şirketi elektronik hafızasında muhafaza edildiği, biletsiz taşıma sistemi.

Bitki temalı turizm
ing: phythome, fra: phythôme alm: Phythome
bitki örtüsünün çekim unsuru olarak kullanıldığı turizm türü.

Broşür
ing: brochure, fra: brochure alm: Broschüre
tanıtıcı yayın türü.

Buharlı gemi
ing: steam boat, fra: bateau à vapeur alm: Dampfer
buhar gücüyle çalışan gemi.

Bareboat charter
Bir yatın mürettebatsız ve malzemesiz kiralanması.

Basit Getiri Oranı
Accounting Rate of Return
Basit kârlılık oranı da denilen basit getiri oranı, yatırım önerilerinin değerlendirilmesinde kullanılan en kolay ve pratik yöntemdir.

Başabaş Noktası
Break even point

Başabaş noktası grafiği
Break even chart
Başabaş noktası, işletme giderlerinin işletme gelirlerine eşit olduğu faaliyet hacmini gösterir. Bu noktaya kâra geçiş noktası veya sıfır kâr noktası denilmektedir Turizm sektöründe, başabaş noktası analizleri asgari kapasite, asgari doluluk oranları, satışlar, kâr ve fiyat politikasının belirlenmesinde büyük yararlar sağlar.

Belgeli yatak
Certificated-bed

Belgeli turizm yatırım veya işletmeleri
Certificated tourism investments and estableshments
Turizm Bakanlığı'nca belgelendirilmiş yatırım veya işletmeleri ifade eder

Bileşik tur
Combined tour

Bilgilendirme gezisi
Information trip

Bina İnşaat Harcı İstisnası
Exemption from building and construction taxes
Belediye Gelirleri Kanunu hükümleri çerçevesinde, inşa edilen binalardan alınması gereken bina inşaat harcı teşvik belgeli tesislerden alınmamaktadır. Bina inşaat harcı istisnasından yararlanabilmek için teşvik belgesinin olması yeterlidir, ayrıca bir belge alınmasına gerek yoktur.

Biniş reddi tazminatı
Denied boarding compensation
Teyit edilmiş rezervasyonu olan bir yolcunun uçağa alınmaması nedeniyle havayolu işletmesinin ödemesi zorunlu olan tazminat.

Bireysel Paket Tur
Individual IT
Turistin tek başına satın aldığı turdur. Bu tür turlar paket rurun tüm özelliklerini taşırlar, ancak bireysel olarak gerçekleştirilen paket turlarda herhangi bir grup olmadığı için tur lideri de söz konusu değildir.

Brüt işletme geliri
Gross operating profit

Booking
Rezervasyon

Boş-dolu garantili fiyat
Price on full-empty bases

Boş zaman
Free time

Bölge sorumlusu
(Area manager, région directeur, Fläche Direktor)

Brüt Gezi Eğilimi
Brüt Gezi eğilimi= TP/P x 100
TP bir ülkenin veya belirli bir yörenin bireylerinde yapılan gezi sayısını,
P Bir ülkenin veya belrili bir yörenin toplam nüfusunu ifade eder.

Brüt gezi eğiliminde ikinci ve üçüncü kez yapılan geziler önemli bir yer tutmakta ve böylece her yüz kişinin kaç kez gezi yaptığı belirlenmektedir. Örneğin 100 kişilik bir grupta 60 kişi yılda bir defa, ya da 30 kişi yılda iki defa geziye çıkarsa, her iki durumda da istem 60 gezidir.

BSP
Bank settlement plan
Bir tür havayolu bilet satış şekli, Hava taşımacılığında, belli bir tarihe kadar satılmayan havayolu biletlerini uygun fiyata alınıp, tüketiciye düşük kar marjıyla satılması.

Bugünkü değer
Present value, Présent valeur, Gegenwart wert
Belirli bir dönem sonunda elde edilecek tutarın bugünkü değeri. Bileşik faiz esasına göre yapılan uygulamada bugün faize yatırılacak bir sermayenin (N) dönemi sonunda ulaşacağı tutar c= a(1+t)n formülüne göre bulunur. Buna göre şayet (n) dönem (yıl) sonraki tutar C ise bu tutarın bugünkü değeri
a= C/(1-t)n olacaktır.

Bulk Paket Tur
(Bulk IT)
Grup olarak gerçekleştirilen paket turların bir türü olan Bulk IT esas itibariyle birbirini izleyen ve devamlılık arzeden (back-to-back) kafileler için tarifeli bir uçaktan belirli bir koltuk kapasitesi sağlanarak önceden belirlenmiş bir ülke veya bölgeye düzenlenen gezilerdir.





Alt 27-11-2007, 14:12 #3

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


C , Ç


Cari oran
Current rate
Paraya çevrilebilir değerlerin kısa vadeli borçlara bölünmesiyle ortaya çıkan oran. Cari oranını yükselmesi ödeme gücünün arttığını ifade eder. İşletmenin kısa vadeli borçlarıını ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterlilik düzeyini saptamak için kullanılır.

Catering
(ing: catering, fra: restauration, alm: Verpflegung)
Yolcuların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için genellikle vapur ve uçak gibi uzun yol taşıtlarına ya da özel isteklilere verilen yiyecek-içecek hizmeti.

CEAC
(Bkz. Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı)

CF
Car ferry
Otomobil taşıyan feribot

CF
Cost and freight
Satıcının malı belirli bir noktaya kadar taşımayı taahhüt ettiği ve malın fiyatına taşıma giderlerinin da dahil olduğu bir alım-satım biçimi. Cf satışlarda satıcı sigorta giderlerini ödemekle yükümlü değildir.

Charter flight
Belirli bir grubu taşımak için kiralanmış olan uçak.

Charter
Kiralık uçak

Charter Taşımacılığı
Charter transport
1952 yılında Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı, uluslararası tarifeli uçuşların özelliklerini aşağıdaki gibi belirlemiştir:

-uçuşlar bir devletin hava sahasından başka bir devlete yapılır.
-yolcu, yük taşıyan ve belirli ücret ödenen tüm uçuşlar jerkese açıktır,
-uçuşlar önceden belirlenen saatlere vd kalkış-varış noktalarına göre gerçekleşir.
Yukarıda belirtilen bu üç özellikten birisi gerçekleşmezs bu uçuşa tarifesiz-charter uçuş denir. Charter uçuşunu tarifeli seferden ayıran en önemli özellik, bir kişi veya grubun biruçağın tüm koltuk kapasitesini satın almasıdır.

Charter uçuşları 30 Nisan 1956'da Paris'te imzalanan Uluslararası Ticaret Hukuku Anlaşması'na göre yapılır. Buna göre;

a)Yalnız uçuşlar 1 aydan fazla süremez ve 2 uçuş noktasındna başka yere yapılamaz.
b)Tarifeli seferlerin yolcu ve uçak bakıından yetersiz kaldığı noktalra yapılırç
c)Charter uçuşu yalnız kiralama yoluyla yapılır.
d)Yalnız koltuk trafiği yapılamaz.
e)İnterline yolcu, posta ve kargo taşıması yapılamaz.
f)Paket tur charter uçuşlarında başka tip charter trafiği (Co-mingling) yapılamaz.
g)Paket tur charter uçuşlarında Türk göçmen işçilerin taşınması yasaktır.

Charterer
Kiralık uçağı kiralayan

Check-in
"Kayıt". Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş saati 06.00, çıkış "Check-Out" saati ise 13.00'tür.

CIF
(Cost, insurance, freight coûter assurance cargaison; kosten Versicherung Transport)
İngilizce bedel, sigorta ve navlun sözcüklarının kısaltılmasından oluşan ve ithalatta mal bedelinin üstüne sigorta ve navlun giderlerinin de eklendiğini ifade eden terim. CIF satışlarda satıcı, sigorta ve navlundna kaynaklanan maliyetlere katlanır. Bu uygulamada malı alanın (ithalatçının) belirleyeceği yere kadar götürme sorumluluğu satıcıya aittir.

Ciro
(İng.Endorsement Fra.Avenant Alm.Indossament)

1. Hak sahibince değerli evrakın arkasına atılan bir imza veya yazılan bir fade ile söz konusu evraktan doğan hakların başkasına devrini sağlayan işlem.
2. İş hacmi (turnover)
3. Döner sermayenin miktarı X devir sayısı

Confidental price-tariff
İncoming acenta ile tur operatörü arasında yapılan ve sadece onlar için geçerli olan fiyat.

Courier
"Profesyonel Turist Rehberi". Tour leader, tour escort veya tour manager olarak da adlandırılır.

CPM
(Bkz. Kritik Yörünge Metodu)

Cruise
"Kruvaziyer Seyahat". Turizm amacıyla yapılan deniz yolculuğu.

CSST
(Bkz. Şehir gezisi)

Çamaşırhane
(İng. Laundry Fra. Linge Alm.Wäscherei)

Çapraz Satış
(İng.Cross Selling, Fra.Croix vendre, Alm.Kreuz verkaufen)
Çapraz satış, mevcut müşterilere veya aktif olmayan müşterilere ilave ürün veya hizmetlerin sağlanmasıdır. Çapraz satış stratejileri ile yeni müşterilerin kazanılması için harcanacak zaman ve paradan çok daha azıyla satışlar yatay veya dikey olarak çarpıcı biçimde artırılabilir. Çapraz satışı stratejik öncelik haline getiren her işletme, büyük başarılar sağlayabilir. Ne var ki etkin olabilmek için çapraz satış şirket kültürünün bir parçası olmalıdır.

Çekek Yeri
(Bkz. Yat çekek yeri)

Çekicilik
(İng. Attraction, Fra.Attraction, Ger.Anziehungskraft)
Çekicilik, turistin bir bölgeyi diğerine tercih etmesini etkileyen turizm ürününün unsurları olarak tanımlanabilir. Bu unsurlar bir bölgeye turist akımını yaratan faktörlerdir. Bölgesel veya yörestel nitelik taşıyan çekicilikler olduğu gibi ulusal nitelik taşıyanlar da vardır.
Bu konuda bir başka ayrım çekici olay, çekici yer olarak yapılabilir. Genellikle yer ve olay tükaticinin tercihinde önemli birer faktör olarak birlikte rol oynarlar.

Çevre kirliliği
Environmental pollution
Üretim ve tüketim faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan katı, sıvı, gaz biçimindeki artık(atık)ların fizik ve biyolojik ortamı olumsuz yönde etkilemeleri.

Çevre yolu
(ing: beltway, fra: route périphérique, alm: Umgehungsstrabe)
Şehir trafiğinin aksamaması amacıyla yerleşim yerinin dışından geçen ve şehir yollarına bağlanan ana yol.

Çevresel etki değerlendirmesi
(ing: environmental impact assessment, fra: évaluation de l'impact sur l'en, alm: Bewertungsanalyse von Umweltein)
Yeni gelişme ve projelerin çevreye olabilecek etkilerinin, sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.

Çığırtkan
(ing: town crier, fra: acoleur, alm: Ausrufer)
Turisti belli bir otel veya mağazaya çekmeye çalışan, genellikle o yörede yaşayan kişi.

Çift kişilik oda
(ing: double room, fra: chambre double, alm: Doppelzimmer)
Konaklama tesisinde iki kişilik oda.

Çift kişilik odada tek konaklama
(ing: single supplement, fra: supplément personne seule, alm: Einzelzimmerzuschlag)
Özellikle çift kişilik konaklamayı esas alan turlarda, tek olarak kalmanın tercihi halinde, ilâveten ödenen oda ücreti farkı.

Çift kişilik tarife
Double acupation rates
İki kişinin işgal edeceği bir oda için, tek kişiden alınan ücret.

Çift kişilik yatak
(ing: double bed, fra: lit double, alm: Doppelbett)
Standart ölçüde çift kişilik yatak.

Çifte dağıtım
(ing: dual distribution, fra: distribution indirecte, alm: Doppelvertrieb)
Bir mal veya hizmetin el değiştirerek tüketiciye ulaşması.

Çifte rezervasyon
(ing: overbooking, fra: surréservation, alm: Überbuchung)
Mevcut koltuk veya oda sayısının üzerinde yapılan rezervasyon.

Çiftlik turizmi
(ing: agro-tourism, fra: tourisme à la ferme, alm: Bauernhofferien)
Tarımsal üretim ve çiftlik yaşamı alışkanlıklarına uygun bir şekilde yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Çini
(ing: glazed tile, fra: faience, alm: Kachel)
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans.

Çocuk tarifesi
(ing: child fare, fra: tarif enfant, alm: Kinderfahrpreis)
2-12 yaş arasındaki çocuklar için uygulanan tarife.

Çoğaltan etkisi
(ing: multiplier effect, fra: effet multiplicateur, alm: touristischer Zusatzfaktor)
Turizm harcamalarının yeni ek harcamalara yol açma özelliği.

Çok alternatifli ürün
(ing: multialternative tourism produc, fra: produit touristique diversifié alm: multialternatives Tourismusprod)
Değişik turizm çeşitleri.

Çok amaçlı kullanım
(ing: multipurpose use, fra: emploi multiple, alm: Vielzweckgebrauch)
Birden fazla gruba veya faaliyet türüne imkân sağlayacak biçimde kullanım.

Çok amaçlı yapı
(ing: multipurpose building, fra: immeuble polyvalent, alm: Vielzweckbau)
Araba park katlarının, sokak seviyesinde dükkânların, orta katlarda iş yerlerinin ve en üstte konaklama imkânlarının bulunabildiği çok katlı yapı şekli.

Çok yönlü eğlence merkezi
(ing: diversifıed entertainment cente, fra: centre de loisirs, alm: vielfältiges Vergnügunszentrum)
Kurulduğu çevrede değişiklik gösterdiği için cazibesi artan eğlence merkezi.





Alt 27-11-2007, 14:14 #4

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


D


DAF
Sınırda teslim

DDP
Gümrük resmi ödenmiş olarak teslim

Delivery service
Teslimat servisi

Dağ ve Kış Turizmi
Mountain and Winter Tourism
Sanayileşme ve hızlı gelişmenin bir sonucu olarak insanlar sıkıcı ve sağlıksız ortamlardan kurtulmak için, kışın karlı dağlık ve ormanlık yerlere gitmektedirleri. Böylece, dağ ve kış turizmi dağmuş ve gelişmiştir.

Dağcılık
(Alpinism, alpinisme, Bergsteigerung)

Dalyan
(ing: fish trap, fra: bordique, alm: Fischreuse)
deniz, göl ve ırmaklarda kıyılara yakın yerlerde kazık ve tellerle yapılan balık avlama yeri.

Davet
(ing: invitation, fra: invitation alm: Einladung)
bir göreve veya bir aktiviteye katılma çağrısı.

Day-rate
Gündüz Tarifesi
Bir otel odasının gece kullanı1maması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tarifede odanın saat 06.00 dan 17.00'ye kadar kullanılması öngörülür.

Değişken maliyet
Variable cost (VC)

Demi-Pension :
Yarım Pansiyon
Yatak, kahvaltı ile ögle veya akşam yemeklerinden birini içeren konaklama tarifesi.

Demografi
(Demography, démographie, Demographie
İnsan topluluğunun belirli niteliklerinin ölçülmesiyle ilgili bir bilim dalı. Nüfusun büyüklüğü, cinsiyeti, mesleklere, yaşa v.b. unsurlara göre tanıdığı özellikler ve bunların zaman içindeki eğilimleri demografinin ilgi alanına,girer

Denetleme gezisi
Inspection trip

Deniz kürü
Marine cure

dessert
tatlı
Genellikle ana yemek üzerine yenen, şekerle hazırlanan yiyecek

Destination
(Bknz.Varış yeri)

Destek veren kuruluşlar
Consolidator
Özellikle tarifeli uçak seferleri yapan ve kruvaziyer seferleri yapan tur operatörlerinden toplu olarak özel ve iskontolu fiyatlarla kontenjan alan ve ucuza aldıkları bu ürünleri diğer tur operatörü ve seyahat acentalarına uygun kar payıyla satan kuruluşlar.

Deniz otobüsü
(ing: hydrofoil, fra: hydrofoil, alm: Seebus)
özel hava yastıkları üzerinde hız kazanan ve suya derinlemesine temas etmeden hızla seyreden, yolcularını kapalı mekân içerisinde taşıyan deniz taşıtı.

Deniz tedavisi
(ing: thalassotherapy, fra: thalassothérapie, alm: Thalassotherapie)
deniz veya deniz klima etkisi ile hastalıkların tedavisi.

Deniz termal ve sağlıklı yaşam
(ing: sea thermal and health center, fra: centre de thalassothérapie et d, alm: Thalassotherapie-Zentrum)
deniz termal koşullarını taşıyan kıyı yörelerinde kurulan turizm merkezi.

Deniz turizmi
(ing: sea tourism, fra: tourisme de mer, alm: Meerestourismus)
su sporları, yatçılık, deniz ve kum banyosu gibi denizde yapılan faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Deniz tutması
(ing: sea sickness, fra: mal de mer, alm: Seekrankheit)
deniz yolculuğunda dalgaların etkisiyle sallantıların yarattığı rahatsızlık.

Deniz tutmasına karşı direnç
(ing: sea legs, fra: avoir le pied marin, alm: Wiederstandsfähigkeit gegen See)
deniz yolculuğunda, fırtınalı havalardaki sallantılara karşı dayanabilme gücü.

Deniz uçağı
(ing: seaplane, fra: aquavion, alm: Wasserflugzeug)
su üzerinden havalanabilecek ve uçuştan sonra yine su üstüne inebilecek şekilde tasarlanmış hava taşıtı.

Deniz ürünü
(ing: seafood, fra: fruits de mer, alm: Meeresfrüchte)
deniz canlılarından hazırlanan yiyecek türü.

Deniz altı turizmi
(ing: marine tourism, fra: tourisme sous-marin, alm: Unterwassertourismus)
Su altı sporları yapmak, zevk ya da seyir amacıyla su altında yüzmek vb. faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

Denizciliğe ait
(ing: nautical, fra: nautique, alm: nautisch)
denizle, gemi işletmesiyle ilgili.

Denizyolları temsilcisi
(ing: maritime agent, fra: agent maritime, alm: Schiffahrtsvertreter)
armatörlerin, kendi adlarına, herhangi bir limanda, deniz taşıtlarının hareketi, yolcu ve eşyanın gelişi, gidişi ve gereken diğer ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla görevlendirdikleri kişi.

Departure delay insurance
kalkış gecikme sigortası
Yer ayırtılmış bir taşıtın gecikmesini kapsayan sigorta. Sigorta ödemesini iki şekilde yapar. Birincisi, neden olunan olumsuzluklardan dolayı üzerinde anlaşılmış bir tutar ödenir. İkicisi de, seferin iptal edilmesi ve ilave bir sefer gerekiyorsa iptal ücreti; yolculuğu tamamlamak için konaklama gerekiyorsa konaklama masrafı gibi masraflar dahil, belirli kayıpları tazmin etmek amacıyla yapılan ödemeler.

Departure tax
yurt dışına çıkış vergisi
seyahat, ağır şekilde vergilendirilen bir hizmettir. Yolcuların çoğu da bilet ücretinin ne kadarının hükumetçe yutulduğunun farkında değildir. İki ana vergi çeşidi vardır. Biletin satın alınması esnasında alınan bilet vergisi ve, tahmin edileceği üzere, yurt dşına çıkış esnasında alında yurt dışına çıkış vergisi.

Depozito tahsil ihbarnamesi (DCA)
Bir müşterinin depozitosunun alındığını konfirme eden ve seyahat acentelerince çıkarılan bir doküman. Acenteler toplanan depozitoların toplam değerleri üzerinden, üzerinde anlaşılmış belirli dönemlerle faturalanırlar. Elektronik ödeme sistemleri yaygınlaştıkça DCA'lar kullanımdan düşmektedir.

Depozito
(ing: deposit, fra: dépôt de garantie, alm: Depositum)
bir taahhüt sırasında güvence için ya da bağlanma nedeni ile oda, yer veya bilet ücretlerinin küçük bir miktarının peşin ödenmesi.

Depozitolu rezervasyon
(ing: deposit reservation, fra: reservation cautionnée, alm: Reservierung unter Hinterlegung)
bir konaklama tesisinin, en az bir gecelik ücretini peşin tahsil ettiği rezervasyon.

deregulation
serbestleştirme
Taşımacılıkta devlet kontrollerinin tedricen kaldırılması için kullanılan terim. Çok çeşitli tarifelerin ve özel anlaşmaların ortaya çıkması sonucunu doğurmuştur.

Derinlik işareti
(ing: depth marking, fra: marque de profondeur, alm: Tiefenmarkierung)
yüzme havuzu çevresinde havuzun derinliklerini gösteren işaretler.

Devlet taşımacılığı
(ing: public transportation, fra: transport public, alm: öffentliche Verkehrsmittel)
ilgili kamu kuruluşlarının sorumluluğunda yapılan taşımacılık hizmeti.

Devre-mülk
(ing: timesharing, fra: multipropriété, alm: Umlauf-Immobilien)
alıcıya, belli sayıdaki yılların belli sürelerinde, bir konuttan müstakil yararlanma hakkı veren sistem.

Dışa yönelik turizm
Outbound tourism

Dikey bütünleşme
(ing: vertical integration, fra: integration verticale, alm: vertikale Integration)
bir şirketin birbirini tamamlayan hizmetleri hiyerarşik olarak bünyesinde toplaması.

Dinî bayram
(ing: religious holiday, fra: féte réligieuse, alm: religiöser Feiertag)
dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün.

Dinlence
(ing: recreation, fra: récréation, alm: Erholung)
boş vakit etkinliklerinin kişiliği geliştirici ve dinlendirici şekilde plânlanması.

Dinlence köyü
(ing: recreational town, fra: village de retraite, alm: Erholungsstadt)
emekliler için belirli bir yaşam tarzı gereklerine göre inşa edilmiş küçük yerleşim yeri.

Diplomat
(ing: diplomat, fra: diplomate, alm: Diplomat)
bir ülkenin dış ülkelerdeki resmî temsilcisi.

direkt hat
(ing: hot line, fra: ligne directe, alm: Direktverbindung)
doğru bilgi alınması, rezervasyon sağlanması ve çeşitli şikâyet konularının ilgililere iletilmesi açısından hız sağlayan telefon hattı.

Direkt tren
(ing: direct train, fra: train express, alm: durchgehender Zug)
kısa veya orta mesafeler arasında önemsiz istasyonlara uğramayan, bazen de çıkış ve varış istasyonları arasında durmayan tren türü.

Dış turizm geliri
(ing: tourism receipts, tourism incom, fra: recettes de tourisme internatio, alm: ausländisches Tourismuseinkomme)
bir ülkede yabancı ziyaretçilerin bir yılı aşmayan süreli ziyaretlerinde yapmış oldukları harcamalar toplamı.

Doğa sporları
(ing: nature sports, fra: sports en plein air, alm: sportliche Aktivitäten in freie)
doğada yapılan spor aktiviteleri.

Doğa yürüyüşü
(ing: nature walk, fra: randonnée, alm: Wanderung)
doğanın güzellik ve zenginliklerini görmek amacıyla yapılan kısa ve uzun süreli yürüyüş.

Doğal kaynak
(ing: natural resource, fra: ressource naturelle, alm: Bodenschatz)
tabiatın düzeninde kendiliğinden var olan, doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan her türlü kaynak.

Doğal turizm değeri
(ing: natural tourism asset, fra: ressource naturelle de tourisme, alm: natürliche touristischer Wert)
turizm açısından önem taşıyan doğal kaynak.

Dönem
(ing: period, fra: période, alm: Periode)
birbirini izleyen, başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralığı.

Dönüşü açık bilet
(ing: open date return ticket, fra: billet open, alm: offene Rückfahrkarte)
gidiş-dönüş olarak alınan biletlerde, dönüşü istenilen bir tarihte yapılabilen bilet.

Dört mevsimlik tatil tesisi
(ing: four season resort, fra: établissement de tourisme perma, alm: ganzjährige Ferienanlage)
ılıman iklimlerde 12 ay hizmet verebilecek tatil merkezi.

Dörtlü turizm gelişmesi
(ing: four-way tourism development, fra: développement de tourisme à qua, alm: vierstufige touristische Entwic)
turizm merkezlerinin dört çekim unsuru olan doğal güzellik, coğrafî konum, uluslararası ün ve yaratıcılık etkenleri öne çıkarılarak geliştirilmesi stratejisi.

Döviz
(ing: foreign currency unit, fra: devise étrangère, alm: Devise)
yabancı para birimi.

Döviz bürosu
(ing: exchange office, fra: bureau de change, alm: Wechselstube)
para değiştirme işlemlerinin yapıldığı yer, döviz alınan yer.

Döviz kuru
(ing: foreign exhange rate, fra: cours de change, alm: Devisenkurs)
bir yabancı para ile ulusal para arasındaki değişim oranı.

Döviz piyasası
(ing: foreign exchange market, fra: marché de devises international, alm: Devisenmarkt)
ulusal paraların birbirine dönüştürülmesini sağlayan döviz borsası.

Duhuliyesiz
(ing: free admission, fra: entrée libre, alm: freier Eintritt)
giriş ücreti olmayan.

Dünya Çevre Geliştirme Komisyon
(ing: World Commission on Environment, fra: Commission Mondiale de Développ, alm: Weltkommission für Umweltentwic)
ekonomik gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerekliliğini savunan Brundtland Raporunu hazırlayan Birleşmiş Milletler'in oluşturduğu bir komisyon.

Dünya Sağlık Örgütü
(ing: World Health Organization-WHO, fra: Organisation Mondiale de Santé alm: Weltgesundheitsorganisation)
toplumu ilgilendiren hastalıkları izleyerek, hükümetlere tavsiyelerde bulanan, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı bünyesindeki kurum.

Dünya turizm geliri
(ing: world tourism receipts, fra: recettes de tourisme mondial, alm: Welteinkommen aus dem Fremdenve)
uluslararası turizm amaçlı seyahatlerde yapılan harcamalar toplamı.

Dünya turizm pazarı
(ing: world tourism market, fra: marché international de tourism, alm: Welttourismusmarkt)
turizm arz ve talebinin buluştuğu uluslararası piyasa.

Dünya vatandaşı
(ing: stateless person, fra: apatride, alm: Weltbürger)
herhangi bir devletin uyruğunda olmayan kişi.

Durak
(ing: stop, fra: arrêt, alm: Haltestelle)
taşıt araçlarının yolcu alma ve bırakma amaçlı, kısa bir süre için durdukları, yol üzerinde işaretlenmiş belli bir nokta.

Durma-binme
(ing: stopover, fra: halte, alm: Reiseunterbrechung)
hava taşıtında seyahati bir ara uğrak yerinde keserek, bu seyahati aynı hattın ilerideki bir seferinde bitirme.

Duty-free
(ing: duty-free, fra: hors-taxe, alm: zollfrei)
gümrük vergisi muafiyeti.

Duty free shop
Uluslararası sulardan transit geçişte veya havaalanlarında, vergilendirilmemiş malların satıldığı dükkanlar

Duyarlı çevre
(ing: environmentally sensitive area, fra: espace sensible, alm: sensible Zone)
doğallığının sürdürülmesi ve korunması ancak bilinçli ve özel önlemlerin alınmasıyla mümkün olabilen hassas ekosistemli alan.

Dürtü araştırması
(ing: motivation research, fra: recherche de motivation, alm: Motivierungsforschung)
bir turizm merkezi ile ilgili imajın, potansiyel ziyaretçiler tarafından algılanması araştırması.

Düşük faizli tatil kredisi
(ing: low interest holiday loan, fra: chèque-vacances, alm: niedrigverzinster Urlaubskredit)
dar gelirlilerin tatil yapmalarına yardımcı olmak üzere faizi düşük, borç para verilmesi.

Düşük sezon
(ing: low season, fra: basse saison, alm: Vor-, Nach-, Zwischensaison)
turist trafiğinin ve genellikle fiyatların en düşük olduğu dönem. düzenli sefer
(ing: regular service, fra: service régulier, alm: fahrplanmäbige Verbindung)
bir anlaşma uyarınca, önceden saptanmış gün ve saatlerde, süresi belli taşıt servisi.

Dikey bütünleşme
Aynı sektörde ancak farklı üretim dallrında faaliyet göstren firmalrın faaliyetlerini birleştirmeleridir. Turizm sektöründe bir hava yolu şirketinin, tur operatürleri, konaklama tesisleri vb. ile yapacağı işbirliği dikey bütünleşmeye örnek gösterilebilir.

dinghy
dingi
Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal.

Discriminatory
Ayırım Gözeten
Belirli kimselere, örneğin askerlere. ögrencilere, çocuklara uygulanan indirimli tarifeler.

Dizgisel şema, Master süreç şeması
Sequental chart
İşletmelerin analizinde önemli fonksiyonu olan, tüm planın incelenmesini kapsayan bir tür şemadır. Master süreç şeması olarak da adlandırılır. Çünkü ayrı fonksiyonlaeın süreç şemalarının sentezidir. Bu fonksiyon grafikler kronolojik sıraya konularak bütün işletmedeki iş, materyal ve personel akımı saptanır.

Doğal kaynaklar
Naturel sources
Üretim sürecinin değil, doğanın sağladığı mallar, değerler. Yenilenebilir doğal kaynaklar ve yenilenemeyen doğal kaynaklar olarak sınıflandırılır.

Doğal tedavi merkezi
Naturel therapy center

Doğrusal organizasyon, doğrusal örgütle(n)me
Linear organisation

Dönem
(Bkz. Mevsim)

Dünya Turizm Örgütü (DTÖ)
World Tourism Organisation (WTO)

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
World trade organisation (WTO)

Dünya seyahat acentaları birlikleri federasyonu
the universal federation of travel agencies associations

Düşük kapasiteli tesis
(Bkz. Küçük ölçekli tesis)





Alt 27-11-2007, 14:14 #5

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


E

ECU
(Bkz. Avrupa Para Birimi)

Efektif
(ing: effective, fra: effectif, alm: effektiv)
Banknot ve ****l para.

EFTA
(Bkz. Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi)

Egzotik turizm
(ing: exotic tourism, fra: tourisme exotique, alm: exotischer Tourismus)
İlgi çekici yabancı yerlere yönelen turizm.

Eğitim amaçlı seyahat
(ing: travel for learning, fra: voyage éducatif, alm: Bildungsreise)
Avrupa üniversitelerinin, özellikle Amerikalı öğrencilerin ilgisini çekmek üzere düzenledikleri, yaz aylarında, kısa dönemli kurs ve gezi paketi sistemi.

Eğlence merkezleri
Entertainment centers
Eğlence merkezleri, deniz-kum-güneş üçlemesinden arta kalan zamanın değerlendirilmesine olanak sağlayan konaklama faaliyetleri dışındaki, özellikle sportif faaliyetler, yeme-içme ve alışveriş olanaklarının içiçe yer aldığı merkezlerdir

Eğlendirici veya oyalayıcı hizmet
(ing: in-flight entertainment, fra: facilité de distraction au vol alm: Reiseunterhaltung)
Uçaklarda yolcuların iyi vakit geçirmelerini sağlamak için sunulan film veya video gösterimi, müzik yayını veya kağıt oyunu vb. hizmet.

EIB
(Bkz. Avrupa Yatırım Bankası European İnvestment Bank)

Ekoturizm
(ing: ecotourism, fra: écotourisme, alm: Ökotourismus)
Doğal çevre ile turizm faaliyetini bağdaştıran, çevrenin olumsuz etkilenmesi hususunda sorumluluk güdüsü ile hareket etme esasına dayalı turizm faaliyeti.

Ek prim
Override Premium

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı
Organization for Economic Cooperation and Development (OECD)
Aralık 1960'da imzalanan bir konvansiyonla Eylül 1961'de faaliyete geçen uluslararası bir kuruluş . OECD kısa adıyla da anılır.

Elit turizm
(ing: elite tourism, fra: tourisme élites, alm: elitärer Tourismus)
Üst gelir grupları ya da seçkin kişiler için düzenlenen turizm faaliyeti.

Elle tutulmaz ürün
(ing: intangible product, fra: produit intangible, alm: abstraktes Produkt)
Turizm gibi, somut varlığı olmayan ürün türü.

Elle tutulmaz ürünlerde kalite
(ing: quality control of intangibles, fra: contrôle de qualité des intangi, alm: Qualitätskontrolle bei abstrakt)
Turizm gibi elle tutulmaz ürünlerin, mukayeseli standardizasyon yöntemi.

EMS
(Bkz. Avrupa Para Sistemi)

En düşük fiyat
Rack-bottom price

En küçük kareler metodu
Least squares method
İki değişken arasındaki ortalama ilişkinin hesaplanmasına yarayan matematiksel bir tahmin yöntemi.

Enformel organizasyon
(Bkz. İnformel organizasyon)

Ergonomi
Ergonomics
İnsanın kas gücünün üretimde verimli olarak kullanılmasını sağlamanın şartlarını inceleyen bilim dalı. Ergonominin amacı işgücü ve sermayenin üretkenliğini en çoğa çıkarmak için en ugun fiziksel ortamın yaratılmasıdır.

Ekstra yatak, ilave yatak
Additional bed

ESAD
Ege seyahat acentaları derneği

Eşya sigortası
(ing: freight insurance, fra: assurance de bagage, alm: Frachtversicherung)
Yolcu ile taşıt sahibi ya da üçüncü şahıs arasında belirli miktarda prim ödemek suretiyle taşınan eşyanın kaybolma, çalınma, kırılma, gecikme ve benzeri nedenlerle uğrayacağı zararı karşılamak üzere yapılan anlaşma.

Etkinlik tatili
(ing: activity holiday, fra: vacances actives, alm: Aktivurlaub)
Turistlerin spor veya benzeri aktivitelere katıldıkları turizm türü.





Alt 27-11-2007, 14:15 #6

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


F


Faktoring
Factoring
Firmalara vadeli satışlarının bedelini vadesinden önce tahsil olanağı veren finansman hizmeti. Faktoring kuruluşu (factor), vadeli satış yapmış firmanın fatura edilmiş alacaklarını peşin bedelle ve fakat bir iskonto ile satın alır; Vadesi geldiğinde alacağı kendi tahsil eder.

Fayda-maliyet analizi
Cost-benefit analysis
Yatırım projelerinin etkinliğini sınama ve değerlendirmede geliştirilen tekniklerden biridir. Fayda-maliyet analizi bir projenin net cari değerini iskontoloyarak projenin toplam maliyetini ve faydasını değerlendirir.

Fazla rezervasyon
Overbooking

FC
(Bkz. Sabit maliyet)

FDCSST
(Bkz. Tam gün şehir gezisi)

Federal Denizcilik Komisyonu
(ing: Fedaral Maritime Commission-FMC, fra: Commission Fédérale Maritime, alm: Föderale Maritime Kommission)
Denizcilikte uluslararası yolcu ve yük taşımacılığını düzenlemek yetkisini taşıyan Amerikan resmî kuruluşu.

Fener
(ing: lighthouse, fra: phare, alm: Leuchtturm)
deniz araçlarının yolunu bulması için yapılmış ışık kulesi.

Festival
(ing: festival, fra: festival, alm: Festspiel)
Niteliği önceden programla belirlenen, kendine özgü ayrıcalığı olan şenlik ya da bir kaç gün süren sanat gösterisi.

FIT
(Bkz. Rehbersiz dış ülke gezisi)

Fiilen İşletilen Yatak
Actually Operated Bed

Finansal kiralama
Financial leasing
Turizm yatırımlarının finansman yöntemlerinden biri olan finansal kiralama, dünyada, 1952 yılından itibaren yatırım mallarının finansmanında kullanılmaya başlanan bir yöntemdir. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na göre ülkemizde her türlü taşınır veya taşınmaz mal leasinge konu olabilir. Öte yandan, leasing konusu malın bağımsız ve üzerinden amortisman ayrılabilen bir özellik taşıması gerekmektedir. Buna göre hammadde ve ara malı niteliğinde olan ve kullanıldığında tüm özelliklerini yitiren mallar, yazılım gibi maddi olmayan konular ile fikri ve sınai haklar leasing yapılmamaktadır.

Finansal yönetim, finans yönetimi
Financial management

Finansal rasyolar
Financial ratios
İşletme faaliyetlerinin ortaya çıkardığı fon ihtiyacının saptanması, işletmenin finansal yapısının ne derece sağlam olduğunun anlaşılması amacıyla kullanılan finansal analiz araçları. Rasyo iki değerin birbirine olan oranı demektir.

Finanslama
Financing
Özel ya da tüzel kişilerin yatırım, üretim ve satış faaliyetinin gerçekleştirilmesi ve bu faaliyetin istenilen düzeyde sürdürülebilmesi için gerekli parasal değerlerin sağlanması, saklanması, ödenmesi ve bunlarla ilgili maliyetleri de içeren para bulma ve kullanma etkinliği.

Finansman planı
Financial plan

Firma ziyareti
Corparate travel

Fiyat
Rate, fare

Fiyat farklılaştırılması
Price discrimination
Maliyetinde bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı malın ya da hizmetin farklı alıcılara değişik fiyattan satılması.

Fiyat politikası
Turistik mal ve hizmetlerde izenecek fiyat politikası:
Fiyat saptamadaki amacın belirlenmesi,
Değişik alternatifler arasında hedefe uygun politikanın tercihi,
Fiyatlama yönteminin seçimi aşamalarından oluşur.
Günümüz turizminde fiyat politikası çok önemli bir faktördür. Çünkü, arz son derece rekabetçi ortamda oluşmakta, fiyat karşısında esnekliğe sahip olamamkta, talep ise fiyatlar karşısında büyük bir esneklik göstermektedir.

Fiyatlandırma, kotasyon
Quotation

Fiyatlandırma yöntemi
Turizm sektöründe mal ve hizmetlerin fiyatları amaç ve politikaları saptandıktan sonra çoğunlukla ya maliyet esasına göre, ya da rekabet koşulları göz önüne alınarak belirlenir.

Fizibilite etüdü
Feasibility study
Yapılabilirlik ettüdü. Yatırım projelerinin gerçekleştirilebilir olup olmadığını saptamak amacıyla yapılan çalışmaların bütünü.

FOB
(ing: free on board, fra: franco de port, alm: frei an Bord)
Güvertede teslim, Deniz taşımacılığına ilişkin bir anlaşma olan FOB uygulamasında satıcının yükümlülüğü malın gemiye yüklenmesi ve bu durumun alıcıya bildirilmesi ile sona erer.

Fon
Fund
Belirli bir alanda bulunulacak belirli bir faaliyetin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü.

Fonksiyonel organizasyon
Functional organisation

FOQ
Free on quai
Rıhtımda teslim, Alıcı tarafınan belirtilen rıhtıma malın teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma. Rıhtıma teslim anına kadar olan giderler satıcıya ait olup, bu giderlerin tümü FOQ fiyata dahildir.

FOR
Free on rail
Trende teslim
Alıcı tarafından belirtilen yükleme istasyonuna malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.

FOT
Free on truck
Kamyonda teslim
Alıcı tarafından beliirtillen kamyona malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.

Formel organizasyon
Formal organisation

Fosil
(ing: fossil, fra: fossile, alm: Fossil)
toprak tabakalarında kalarak, eskiden günümüze kadar gelen bitki ve diğer canlıların kalıntı veya izlerine verilen ad.

Fosseptik
(ing: septic tank, fra: fosse septique, alm: Senkgrube)
lâğım çukuru.

FPA
Free from particular average
Dış ticari satış sözleşmelerinde yer alan bir terim. Kısmi hasarın hariç tutulduğu bir anlaşma biçimi.

Franchising
Franchise veya franchising sözlük anlamıyla imtiyaz demektir. Franchising terimi günümüzde çağdaş nitelikte bir finansman yöntemidir. Franchising gerçek anlamıyla herhangi bir ürünü veya hizmeti pazarlamaya yönelik olarak uygulamaya konulan bir sistemi ifade etmektedir. Bu yöntemde, yatırımcı kuruluş otel veya tatil köyü zinciri şeklinde çalışıyorsa, başka bir işletmenin yeni yatırımına belirli koşullarda, belirli oranda katılmakta; projenin hazırlanmasını, inşaatın kontrolünü, tesisin yönetimini üstlenmekte, ayrıca kârdan katılma oranında bir pay almaktadır. Bazı imtiyaz yöntemlerinde ise işletme, zincirin kalite normlarına uymak ve belirli bir imtiyaz ücreti ödemek suretiyle zincirin adını (markasını) kullanma hakkını elde etmektedir.

Fresk
(ing: fresco, fra: fresque, alm: Fresko)
Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boya ile yapılmış resim.





Alt 27-11-2007, 14:16 #7

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


G


Gantt Şeması
Gantt Progress Chart
Turizm yatırım projelerinin önceden öngörülen sürede ve maliyet tutarı içinde gerçekleştirilmesinde, iş akışlarının ve gelişmelerin şematik olarak gösterilmesinde kullanılan planlama ve programlama yöntemlerinden biri. Zaman-çizgisi veya kilometre-taşı şeması, çubuk şeması adı da verilen Gantt Şeması yönteminde, proje çeşitli aşamalara bölünmekte, aşamaların içerdiği faaliyetlerin özellikleri ve diğer faaliyetlerle bağlantıları göz önünde tutularak bir zaman cetveli üzerinde gösterilmektedir. Böylece hangi faaliyetin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği açıkca görülebilmekte ve buna bakarak gerekli denetimler yapılmaktadır.

GATT
(Bkz. Gümrük Tarifeleri ve Genel Ticaret Anlaşması)

Gayrimenkul alım vergisi istisnası
Real estate tax exemption

Gayrimenkul mallar, taşınmaz mallar
Immovable property
Başlıcaları şunlardır: Arazi, ve üstündekiler (bitki, ağaç, bina ve parçaları), madenler ve üzerindeki haklar. Gayrimenkul üzerinde hak sahibi olabilmek için hakkın tapu kütüğüne kaydı zorunludur.

Geceleme
Overnight

Gemicilik acentası
Ship's agent, maritime agent
Gemi karaya yanaştığında her türlü hizmeti veren acenta

Genel doluluk oranı
Basic occupancy rate
Otel veya uçaklarda genel doluluk oranı

Gençlik kongreleri, gençlik kurultayları
Youth congress

Gençlik oberji
(ing: youth hostel, fra: auberge de jeunesse, alm: Jugendherberge)
Gençlerin, bazı koşullarla kabul edildikleri ve belirli bir süre kaldıkları, ucuz fiyata yemek yiyebildikleri veya yemeklerini özel hazırlayabildikleri çeşitli olanaklarla donatılmış konaklama tesisi.

Gençlik turizmi
(ing: youth tourism, fra: tourisme de jeunesse, alm: Jugendtourismus)
Gençlik turizmi, genel turizm olayı içerisinde kendine özgü özellikleri olan bir turizm türüdür.

GSA
(Bkz. Genel satış acentası)

Genel satış acentası
General sales agent (GSA)

Gezgin
Traveller

Gezi
Travel

Gezginci tur
Circuit tour
Gezi eğilimi (geziye çıkanların toplam nüfusa oranı)
Gezi eğilimi Bir yıl içinde en az bir defa gezmek için en az dört gün (4x24 saat) seyahata çıkanların ülke nüfusuna oranını ifade eder.

Gezi komisyoncusu
Tour broker
Otobüsle gezi düzenlemek için gerekli lisansı almış kişi veya kuruluş.

Gezi Sıklığı Oranı
Gezi sıklığı oranı bir ülke ya da bölgedeki brüt gezi eğilimi ile net gezi eğilimi arasındaki gezi tüketim sıklığını belirleyen ve iki seyahat eğilimi arasında ilişki kuran bir unsurdur.

Gezi Sıklığı Oranı= TP/Q
TP= Brüt gezi eğilimi.
Q = Net gezi eğilimi

Gezme görme
Sightseeing

Gezip görme turu
Sight seeing tour

Giriş, kayıt
Check in
Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş satt 06:00'dır.

Graicunos Teoremi
Graicunıs's Theorem
Özellikle konaklama tesislerinde yönetici ve ona bağlı astların arasındaki ilişki sayısının hesaplanmasında kullanulan bir formüldür.

İlişki sayısı = n (2/2+n-1)

Grup paket tur
Tur liderinin yönetiminde yapılan ulaştırma, konaklama, gastronomi, yerel geziler, transferle vb. hizmetleri kapsayan paket turlar.

Grup ücreti
Group rate

Gümrük muafiyeti
(ing: customs exemption, fra: exonération douanière, alm: Zollfreiheit)
Yatırımda kullanılacak makine ve techizatın gümrük vergisi ile gümrükte alınan diğer vergi ve resimlerden muaf olarak ithal edilmesine olanak veren bir teşvik tedbiridir.

Gümrük tarifeleri ve ticaret genel anlşması
General agreement on tariffs and trade
Ocak 1948'de yürürlüğe giren uluslararası ticaret anlaşması. GATT kısa adıyla da anılır. GATT'ın ana amacı, uluslararası ticaretin serbest bir biçimde yapılmasını sağlamaktır.

Gümrük vergileri
Customs, duties
Malların bir ülkenin sınırından geçmesi nedeniyle alınan vergiler.

Gündüz tarifesi
Day rate
Bir otel odasının gece kullanılmaması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tariflei odanın saat 06:00'dan 17:00'ye kadar kullanılması öngörülür.

Günlük döviz kurları
Daily exchange rates
Döviz kurunun her gün yetkili kurum tarafından belirli bir yöntem dahilinde saptanmasıdır.

Günlük oda durum cetveli, house keeper raporu
Housekeeper report
Katlar sorumlusunun hangi odaların dolu, hangilerinin boş olduğunu, dolu odalarda kaç kişinin kaldığını belirlemek amacıyla düzenlediği tablodur ve işletmede mevcut bütün odaları gösterir.

Günübirlik gezi
Excursion

Günübirlikçi
Excursionist
Gittiği yerde, varış noktasında bir günden az kalan ve gecelemeksizin ayrılıp geziye başladığı yere dönen ziyaretçidir.

Güvenlik bölümü
Security Department

Güzergah
Route

Gezi içeriği
(ing: travel content, fra: produits touristiques, alm: Reiseleistungen)
turizm endüstrisi tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin bütünü.

gezi konferansı
(ing: travelogue, fra: conférence de voyage, alm: Reisevortrag)
gezi ile ilgili konferans.

gezi motoru
(ing: motor launch, fra: vedette, alm: Motorboot)
deniz kıyılarında veya akarsu boylarında kurulu liman ve kentlerin ziyareti amacıyla kullanılan küçük boy tekne.

gezi öncesi açıklama
(ing: pretravel information, fra: information pratique sur le voy, alm: Information vor Antritt der Rei)
rehber tarafından turistlere tur hakkında verilen ön bilgi.

gideceği yer
(ing: destination, fra: destination, alm: Zielort)
yolcu veya eşyanın gideceği yer.

gidiş-dönüş
(ing: round trip journey, fra: aller-retour, alm: Hin- und Rückreise)
yolcunun, bir taşıt aracı ile, hareket ettiği noktaya tekrar dönmesi şeklindeki yolculuğu.

gidiş-dönüş bileti
(ing: round trip ticket, fra: billet aller-retour, alm: Hin- und Rückfahrschein)
yolcunun bir taşıt aracı ile, hareket ettiği noktaya tekrar dönmesi şeklindeki yolculuğu için gerekli bilet.

gidiş-dönüş transit vizesi
(ing: round trip transit visa, fra: visa Transit aller- reTour, alm: Hin- und Rücktransitvisum)
bir kişi ya da bir malın belirli bir memleketten, ancak bir defa yolculuk yapmak ve bir üçüncü memlekete gitmek suretiyle, gidiş ve dönüş şeklinde geçmesine izin veren vize.

Girişimci
(ing: entrepreneur, fra: entrepreneur, alm: Investor)
mal ve hizmet üretmek üzere yatırım yapan kişi ya da kuruluş, müteşebbis.

Gişe
ing: ticket-window, fra: guicket, alm: Schalter
istasyon, mağaza, sinema vb. yerlerde bilet, para ya da kıymetli evrak alıp verilmesi veya satılması amacıyla yapılan çoğu küçük pencere biçiminde olan yer.

gizli tarife
ing: confidential tariff, fra: tarif confidentiel alm: vertraulicher Tarif
tur organizatörlerinin, seyahat acentalarına, hizmete özel biçimde hazırladığı, belli geçerlik süresi olan, toptan fiyatları gösterir detaylı tarife.

Global
ing: global, fra: global, alm: global
toptan.

gömme yatak
ing: sico bed, fra: lit encastrable alm: eingebautes Bett
kullanım dışında katlanarak, duvar içine gizlenen yatak.

Gönüllü
ing: volunteer, fra: bénévole alm: Volontär
denenmek üzere mukavelesiz çalışan kişi.

görevlendirme listesi
ing: roster, fra: liste de distribution des tâche, alm: Dienstplan
belirli sürelerde belirli hizmetleri yapmakla görevlendirilen personel listesi.

görmeğe değer manzara
ing: scenic area, fra: vue panoramique alm: sehenswerte Aussicht
herkesin gördüğünde dikkatle bakacağı, zevk alacağı, belleğinde tutacağı doğa parçası.

görsel imaj
ing: visual image, fra: image visuelle alm: visuelles Image
görsel algılamalarla zihinsel imaj oluşumu.

görsel-işitsel arşiv
ing: audio-visual archive, fra: archive audio-visuelle alm: audio-visuelles Archiv
göze ve kulağa hitap eden doküman arşivi.

görsel-işitsel tanıtma malzemesi
ing: audio-viual promotional materia, fra: matériel promotionnel audio-vis, alm: audio-visuelles Werbematerial
göze ve kulağa hitap eden tanıtma araç ve gereçleri.

görünmeyen ihracat
ing: invisible export, fra: exportation invisible alm: unsichtbare Ausfuhr
turizmde, işletmelerin ürettiği ürünlerin ülke içinde turistlere satılması olayı.

Gösteri
ing: show, fra: spectacle alm: Vorführung
görsel bir sanat eserinin ya da bir sanatın icra ediliş şeklinin belli bir düzen içinde halka sunuluşu.

gösteriş etkisi
ing: demonstration effect, fra: effet de démonstration alm: Vorführungseffekt
bir turizm merkezine gelen turistlerin giyim ve yaşam tarzının, yöre halkı tarafından taklit edilmesi.

götürü tur
ing: inclusive tour, fra: circuit à forfait alm: Pauschaltour
uçak kiralama sonucu yapılan ve koltuk başına kira payını da kapsayan tur şekli.

götürü yolculuk
ing: inclusive travel, fra: voyage à forfait alm: Pauschalreise
bir seyahat acentası tarafından, bazen de müşterinin isteğine göre düzenlenen, belirli ve değişmeyen bir ücret karşılığında yapılan her türlü masraf ve hizmetleri içeren toplu veya bireysel yolculuk.

Gurme
ing: gourmet, fra: gourmet alm: Gourmet
damak zevki olan ve yiyeceklerini titizlikle seçen kimse veya damak zevki olan kişilere göre özenle hazırlanan yemek.

Gusto
ing: gusto, fra: goût alm: Gusto
beğeni, zevk.

gümrük bildirim formu
ing: customs declaration form, fra: déclaration douaniére alm: Zollformular
seyahat eden kişinin beraberindeki eşyaları bildirdiği form.

gümrük kontrolü
ing: customs inspection, fra: contrôle douanier alm: Zollkontrolle
gümrük hattından geçmek isteyen yerli ve yabancı her kişi ve eşyası ile ilgili olarak yapılan ve yasalara aykırılık olup olmadığı araştırılan kontrol işlemi.

gümrüklü saha
ing: airside, fra: zone de douane, f, alm: Zollgebiet
bir hava limanında, gümrük kontrol çizgisinden başlayarak uçağa geçişe kadar ulaşan alan.

güneş tutulması
ing: solar eclipse, fra: éclipse solaire alm: Sonnenfinsternis
ayın dünya ile güneş arasına girmesi yüzünden güneşin yer yüzünden tamamen veya kısmen kararmış görünmesi.

Güneşlik
ing: parasol, fra: parasol alm: Sonnenschirm
güneş ışınlarından insanları korumak için kullanılan geniş tente veya şemsiyeler.

günlük araç kullanma süresi
ing: driving hours, fra: durée maximale de conduite jour, alm: tägliche Fahrtdauer
yasal olarak otobüs vb. araç sürücülerine, bir gün içinde tanınan araç kullanma süresi.

Günübirlik
ing: excursion, fra: excursion alm: Tagesausflug
24 saati aşmayan kısa süreli seyahat.

günübirlik tesis
ing: establishment for excursionists, fra: établissement pour des excursio, alm: Anlage für Tagesausflügler
tarihî ve doğal güzelliği olan yerler ile yayla ve kırsal kesimlerin turizm potansiyeli yüksek olan yörelerinde bulunan, yeme-içme, dinlenme, eğlence ve spor imkânlarından birkaçının günübirlik olarak yapıldığı, konaklamasız tesis.





Alt 27-11-2007, 14:17 #8

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


H

Haftasonu gezisi
Weekend tour

Halkla ilişkiler
Public relations (PR)
Geniş anlamda bir kuruluşun toplum ile karşılıklı anlayış sağlamak üzere giriştiği planlı ve sürekli çalışmaların bütünü olarak tanımlanan halkla ilişkiler, bir tanıtma ve tanınma sürecidir. Turizmde halkla ilişkiler, herhangi bir turizm ürününün, bir ülkenin, belirli bir bölgenin, seyahat veya konaklama işletmesinin pazarda başarı sağlayabilmesi açısından geniş tüketici kitleleri arasında yaygın olarak benimsenmesi ve tutunması yolundaki çalışmaları ifade eder. Halkla ilişkiler PR kısaltmasıyla anılır.

Ham ürün
Core product

hava gemisi
(ing: air ferry, fra: avion transbordeur, alm: Luftschiff)
Gerek yolcular, gerekse sürücüleri ile birlikte çeşitli motorlu veya motorsuz taşıt araçlarını bir hava alanından diğerine ulaştıran tarzda donatılmış uçak.

Hava sahası
(ing: airspace, fra: espace aérien, alm: Lufthoheitsraum)
Bir devletin yalnız kendisinin kullanma hakkı olduğu, başka devletlerin ancak ilgili devletten izin alarak yararlanabileceği gökyüzü parçası.

Hava taksiciliği
(ing: air taxi transportation, fra: avion-taxi, alm: Lufttaxi)
Hava ulaşımının düşük koltuk kapasiteli araç ile yapılması.

Hava taşıma senedi
(ing: letter of air transportation, fra: connaissement aérien, alm: Lufttransportbrief)
Havayoluyla taşımacılıkta malı gönderen tarafından düzenlenen, taşınan malla ilgili bilgileri içeren belge.

Hava taşımacısı
(ing: air transporter, fra: transporteur aérien, alm: Luftverkehrsgesellschaft)
Seyahat organizasyonu ve yolcu taşımacılığı yapan şirket.

Hava trafiği
(ing: air traffic, fra: trafic aérien, alm: Luftverkehr)
Hava koridorlarının hava taşıt araçları tarafından kullanılması.

Hava trafik kontrol birimi
(ing: air traffic control unit, fra: bureau de contrôle du trafic aé, alm: Luftverkehrskontrolle)
Uçakların iniş ve kalkışları ile kendi bölgelerindeki hava trafiğinden sorumlu resmî kurum.

Havaalanı
(ing: airfield, fra: aérodrome, alm: Flugplatz)
Uçakların manevra yapması ve bakımı için özel surette düzenlenmiş kara alanı.

Havaalanı oteli
(ing: airport hotel, fra: hôtel de passagers, alm: Flughafenhotel)
Havaalanı civarında bulunan, genellikle yolcu durumunda olan konuklar ile havayolları personelinin kısa süreli kaldıkları otel türü.

Havale
(ing: money order, fra: mandat, virement bancaire, alm: Überweisung)
Postahane veya banka kanalıyla birisine para gönderme, yollama.

Hayat sigortası
(ing: life insurance, fra: assurance-vie, alm: Lebensversicherung)
Sigortalının ölümü halinde yakınlarına, belirli bir süre sonunda hayatta kalması durumunda ise kendisine, toplu bir para ödenmesini veya düzenli gelir sağlanmasını öngören sigorta türü.

Hayat standardı
(ing: standard of living, fra: niveau de vie, alm: Lebensstandard)
Birey, aile ve ülkenin ekonomik refah düzeylerini ölçmek için kullanılan kavram.

Hayır kurumu
(ing: charity institution, fra: institution de charité, alm: Wohlfahrtsinstitution)
Düşkünlere yardım amacıyla devlet ya da hayırsever kişiler tarafından oluşturulmuş kurum.

Hayrat
(ing: pious foundation, fra: oeuvres de bienfaisance, alm: wohltätige Stiftung)
Halkın yararlanması için yapılan okul, han, çeşme gibi hayır yapılarına verilen ad.

Hayvanat bahçesi
(ing: zoo, fra: zoo, alm: Zoo)
Hayvanların bakımlarının sağlandığı ve güvenli mekânlarda ziyaretçilerin izlemesine sunulduğu yer.

Hedef kitle
(ing: target group, fra: cible, alm: Zielgruppe)
Verilmek istenen mesajın ulaşması hedeflenen, turistik ürünlerin özelliklerine ilgi ve ihtiyaç duyan, grup veya topluluk.

Hediye paketi
(ing: amenity kit, fra: sac de faveur, alm: Geschenkpaket)
'birinci sınıf' ya da 'business class' yolcuların sürekli olarak belirli uçak şirketlerini tercih etmelerinin sağlanması amacı ile bu şirketlere ait uçaklarda verilen lüks ve kullanışlı ürünlerden oluşan hediye paketi.

Hediyelik eşya
(ing: souvenir, fra: souvenir, alm: Andenkenartikel)
Genellikle el sanatı ürünlerinden oluşan, yapıldığı yörenin özelliklerini yansıtan ve hediye edilmek üzere satın alınan küçük çaptaki eşya, hatıra eşyası.

Hediyelik eşya mağazası
(ing: gift shop, fra: boutique de souvenirs, alm: Geschenkladen)
Hediyelik eşyaların satıldığı dükkân.

Helikopter istasyonu
(ing: helicopter landing ground, fra: héliport, alm: Hubschrauberlandeplatz)
Bir helikopter seferi için bağlantıyı sağlayabilecek şekilde yapılmış ikinci derecede önemi olan alan.

Herbaryum
(ing: herbarium, fra: herborium, alm: Herbarium)
Kurutulmuş bitki müzesi.

Hesap kesme
(ing: check-out payment, fra: régler sa note, alm: Rechnung bezahlen)
Konaklamanın yapıldığı tesisten ayrılmadan önce, kalınan süre boyunca tahakkuk eden geceleme ve yeme- içme masraflarının ödenmesi.

Hesap pusulası
(ing: bill, fra: addition, alm: Aufstellung der Rechnung)
Ödenecek bedeli gösteren belge.

Heykel
(ing: statue, fra: statue, alm: Statue)
Taş, kil, alçı ve ****l gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek meydana getirilen sanat eseri.

Hidroterapi
(ing: hydrotherapy, fra: hydrothérapie, alm: Hydrotherapie)
Suyla yapılan kür.

Hijyen
(ing: hygiene, fra: hygiène, alm: Hygiene)
Sağlığı korumak ve devam ettirmek için yapılan temizlik ve bakım işlemlerinin tümü, sağlık bilimi.

Hinterland
(ing: hinterland, fra: arrière-pays, alm: Hinterland)
Kıyı şeridinin arkasındaki bölge.

Hipodrom
(ing: hippodrome, fra: hippodrome, alm: Hippodrom)
Araba ve at yarışları veya binicilik çalışmaları için kullanılan alan.

Hisar
(ing: fortress, fra: forteresse, alm: Festung)
Bir kenti korumak için taştan yapılmış yüksek duvarlı ve kuleli, etrafında hendek bulunan küçük kale.

Hisse
(ing: share, fra: action, alm: Aktie)
Sahiplerine dağıtılan kârdan pay alma hakkı veren, şirketin eşit bölümlere ayrılmış nominal sermayesinin her bir payı.

Hiyerarşik satış örgütlenmesi
(ing: multilevel sales organization, fra: organisation hiérarchique de ve, alm: vielschichtige Verkaufsorganisa)
Satışta birden fazla düzeyde karar biriminin yer aldığı satış organizasyonu.

Hız kapanı
(ing: speed trap, fra: ralentisseur, alm: Radarfalle)
Trafik polisinin, karayolunda mevzuata aykırı biçimde hız yapan sürücüleri yakalamak üzere, yolun belli noktasında, caydırıcı amaçla konuşlanması.

Hizmet
(ing: service, fra: service, alm: Dienstleistung)
Bir ihtiyacı veya talebi karşılamak için yapılan iş ya da harcanan emek gibi maddî varlığı olmayan, üretildiği anda tüketilen ekonomik faaliyet.

Hizmet çeşidi
(ing: kind of service, fra: type de service alm: Dienstleistungsart)
Yapılan işin çeşidi.

Hizmet dışı
(ing: out of service, fra: hors service, alm: auber Betrieb)
Faal olmama.

Hizmet ücreti
Handling fee

Hizmet kalitesi
(ing: service quality, fra: qualité de service, alm: Leistungsqualität)
Yapılan işin kalitesi.

Hizmet sektörü
(ing: service sector, fra: secteur tertiaire, alm: Dienstleistungsbereich)
Ulaştırma, turizm, ticaret, haberleşme ve bankacılık gibi bir ekonomide hizmet üreten tüm kişi ve kuruluşlar.

Hizmet yatırımı
(ing: service industry investment, fra: investissements du secteur tert, alm: Dienstleistungsinvestition)
Hizmet sektörüne yapılan yatırım.

Horst Todt Analizi
Tatil yöresinin seçimi açısından mesafe faktörünün incelenmesine yönelik bir tekniktir. Horst Todt analizi iki değişken üzerine kurulmuştur: Değişkenlerden birincisi sayahatin maliyeti, diğeri ise seyahate katılmakla katlanılan zahmet veya fedakarlıktır. Horst Todt analizi bu iki değişken arasındaki ilişkiyi matematiksel bir denklemle açıklmaya çalışmaktadır. S=(r,q,x) Bu denklemde (p) fiyatı, (x) katlanılan zahmeti ifade eder.

Hot springs tourism
(Bkz. Thermal turizm)

House Keeper Raporu
(Bkz. Günlük Oda durum Cetveli)

Hubbart Formülü
Oda fiyatlarının saptanmasına ilişkin Hubbart formülü fiyat saptanması gibi karmaşık bir sorunun çözümüne basit bir yaklaşımdır. Bu nedenle yöneticilerin karar vermesini kolaylaştıran standart bir reçete özelliği taşır. Hubbart formülünün hareket noktası teşebbüsün ihtiyaçlarıdır. Teşebbüs bir taraftan bütün giderlerini karşılamak ve yatırımdan bir getiri sağlamak, diğer yandan rekabet gücünü karuyabilmek için, oda fiyatlarının nasıl ve hangi düzeyde saptamalıdır? Bu sorunun cevabı işletmenin faaliyetlerini sürdürmek açısından son derece önemli bir koşulduır.
Hubbart Formülü:
X= O + I/R
Formülde X = Odanın ortalama satış fiyatı
O = Tahmin edilen yıllık toplam işletme giderleri (İşletme faaliyetleri)
I = Yatırımın özkaynakla karşılanan kısmı için beklenen kar oranı
R = Tahmin edilen oda satış sayısı
Diğer taraftan bu formülden ve hesaplanan ortalama oda satış fiyatından yararlanarak konaklama tesisinin tek ve çift yataklı odaları veya bir odanın tek kişi ya da çift kişi tarafındna tutulması durumunda uygulanacak fiyatların ne olacağı da aşağıdaki formül uyarınca hesaplanabilir.
(Nt)St + (Nç)Sç = Ro (X)
Nt=Belirli bir dönemde satılan çift kişilk oda sayısı.
Nç=Belirli bir döenmde satılan çift kişilik oda sayısı
St=Tek kişilik odanın ortalama satış fiyatı
Sç=Çift kişilik odanın ortalama satış fiyatı
Ro=Belirli bir dönemde satılan toplam oda sayısı
X0=Oda ortalama satış fiyatı.

Hurda değer
Scrap value
Hurda değer, bir yatırımın ekonomik ömrünün sona erdiği andaki değeridir. Başka bir ifade ile tesisin ekonomik ömrü sonundaki satış fiyatı o yatırımın hurda değeridir. Bir Turistik tesisin hurda değerinin saptanması çalışmaları sırasında kuruluş yeri, inşaatın kalitesi, tesisin fiziki ömrü ve gayrimenkul alım-satım vergileri göz önünde bulundurulmalıdır.





Alt 27-11-2007, 14:18 #9

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


I


IATA
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği

IATAN
Uluslararası Havayolları Seyahat Acente Ağı

IBTA
Uluslararası İş Seyahati Birliği

ICCA
Uluslararası Kongre ve Konferans Birliği

IFTO
Uluslararası Tur Operatörleri Federasyonu

IFTTA
Uluslar arası Seyahat ve Turizm Müdafileri Forumu

IFTWO
Uluslar arası Kadın Seyahat Organizasyonları Federasyonu

IIT
Bağımsız Kapsamlı Tur. Standart paketlerle ihtiyacı karşılanamayan müşteri için yapılan "kişiye özel" düzenleme

ILAM
Boş Vakit ve Keyif Yönetimi Enstitüsü

ITAA
İrlanda Seyahat Acenteleri Birliği

ITM
Seyahat İşletmeciliği Kurumu

incentıve Tour
Teşvik gezisi

inclusive Tour Charter
Paket gezi müşterilerini taşıyan kiralanmış uçak.

inclusive Tour Discount
Yemek ve otel gibi hizmetleri de içine alan bir taşıyıcı ya da tur düzenleyicisi tarafından tur dökümanı ile organize edilen ve tanıtılan tura başlamadan önce karşılığı ödenen seyahat için yapılan indirim.

incoming Services
Seyahat acentalarınca dışarıdan gelen grupların ve kişilerin transferini yapmak, konaklama birimlerine yerleştirmek, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarının karşılanması sırasında yardımcı olmak, ülke içindeki turları düzenlemek ve bu arada günlük şehir içi turları organize etmek ve rehberlik hizmetleri vermek gibi işlerin yürütülmesi.

infant
2 yaşın altındaki yolcu bebek. Ücretin %10'u ödenir, veya hiç ücret ödenmez.

ingoing Services
Seyahat acentalarınca yurt içindeki turistler için, yine yurt içine seyahatler organize edilmesi. Yurt içinde düzenlenen değişik süreli turların, ulaştırma, konaklama, yeme-içme, günlük şehir turlarının ve rehberlik gibi hizmetlerin sunulması.

interline Accounting
Hava taşıyıcıları arasındaki hesap işlemi.

internal
Havaalanlarında uçakların dış hat seferlerini gösterir.

international Provions
Bir taşıyıcının kendi ülkesi ile başka bir ülkeye ya da ülkeler arasındaki taşımalarına ilişkin koşullar.

intraline
Bir hava yolu servisinde aynı havayolunun başka bir hizmet servisine transferi.

issuing Carrier
Bilet düzenleyen taşıyıcı





Alt 27-11-2007, 14:19 #10

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


J


Jakuzi
ing: jacuzzi, fra: jacuzzi alm: Jakuzzi
basınçlı su fışkırtan geniş küvet.

jamboree
cümbüş
Eğlenti. İngilizce'de daha çok izcilerin uluslararası ölçekteki büyük toplantıları için kullanılmaktadır.

JATA
Japon Seyahat Acenteleri Birliği

jet uyumsuzluğu
ing: jet lag, fra: desequilibre causee par le voya, alm: Jetlag
vücut ritminin, seyahatte, zaman dilimlerine uyumsuzluk göstermesi.

Joging
ing: jogging, fra: jogging alm: Jogging
idman için yavaş koşma.

junior suite
junior süiti
Yatakla oturulacak kısımların bir paravanayla birbirinden ayrıldığı büyük otel odası.

Junket
Talih oyunları amacıyla düzenlenen paket tur, seyahat terimi olarak, şirket ödenekleri ile veya devlet imkanları ile yapılan keyif gezilerine verilen isim. Kumarhane terimi olarak , bol para harcayan müşterilere verilecek ücretsiz hizmetler örnek: ücretsiz otel odası vb.





Alt 27-11-2007, 14:20 #11

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


K

Kahya
Stewarding
Konaklama tesislerinin yiyecek-içecek bölümünde satın alma, üretim ve bulaşık mahallerinin yıkanması, üretim alanının düzenlenmesini gerçekleştiren alt bölüm.

Kamara yatağı
Berth
Gemilerde kamara yatağı

Kamu Arazisinin Tahsisi
Al******** of Public Land, Land al********
Turizm yatırımlarının ülke ekonomisine uygun biçimde ve uygun yerlerde yapılmasını sağlamak ve yatırımcılara yardımcı olmak amacıyla hazine ve orman arazilerinin uzun sürelerle turistik tesis yatırımlarına tahsisi mümkün, olabilmektedir. Turizm konaklama tesisi yatırımları için en çok 49 yıl, kampingler için en çok 20 yıl süreyle kamu arazisi tahsisi yapılabilmektedir.

Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisine İlişkin Yönetmelik
Regulation for the Al******** of Public land for Tourism Investments

Kapasite
Capacity

Kapı müşterisi
Walk-in
Konaklama tesisine önceden rezervasyonu olmadan gelen müşteri.

Kaplıca maden suyu kaynağı
Spa

Kaplıca oteli, termal otel
Thermal hotel

Kapsamlı bireysel tur (BT)
Individual inclusive tour (IT)

Kapsamlı charter turu
Inclusive tour charter (ITC)

Kapsamlı tur
All inclusive package
Turistlerin gezilerini yapabilmeleri için gerekli tüm ihtiyaçlarının karşılandığı bir tur şekli.

Kapsamlı grup turu
Group inclusive toru

Kapsamlı tur ücreti
Inclusive tour basing fare

Kar-zarar tablosu
Profit-lost statetment

Kasiyer Raporu
Birden çok satış noktası olan turistik işletmelerde, eğer yazarkasa kullanılmıyorsa herbir satış noktasında doğan hasılatın özet şekilde hazırlanmasını ve muhasebeye intikalini sağlayan rapor. Başlangıç noktası adisyon fişi olan bu raporda satışların türü ile birlikte satışlardan yapılan indirimlerine, bedelinin ne şekilde tahsil edildiğine ilişkin bilgiler de bulunmaktadır. Kasiyer raporu herbir gelir getiren ünite için ayrı ayrı düzenleneceği gibi sabah, öğle ve akşam satışları için de ayrı ayrı düzenlenebilir.

Kat hizmetleri bölümü
Housekeeping
Konaklama tesislerinde, odalar bölümünün en faal kısmı olan Kat hizmetleri bölümü olup odaların ve kat hizmetleri mekanlarının, dekorasyonu,bakımı, temizliği ve düzeninden sorumludur. Konaklama tesislerinde odaların yeni güne ve yeni müşterilere hazırlanmasından sorumlu bir bölümdür.
Kat hizmetleri bölümünün fonksiyonları:
Kat hizmetlerinin fonksiyonlarını, bir konaklama tesisinde odalar bölümünün temizliğinin, temizliğin sürekliliğinin, sağlık kurallarına uygunluğunun konukların kendi evlerindeki rahatlığını ve güvenliğini gerçekleştirecek şekilde sesizlikle yürütülmesi olarak tanımlanabilir.

Kat Hizmetlerinin organizasyon yapısı:
Kat hizmetlerinin yapısı işletmenin büyüklüğü ile yakından ilişkilidir, çünkü işletme büyüdükçe çalışan personel sayısı fazlalaşacak ve buna bağlı olarak örgütsel yapı da genişleyecektir.
Büyük bir işletmede kat hizmetleri şu personelden oluşur:

-Genel Kat Yöneticsi (Executive Housekeeper-Erkekse Executive Gourvemant),
-Genel Kat Yöneticisi Yardımcısı (Assitant Housekeeper veya Assistant Gourvenant),
-Kat Şefleri (Floor Supervisor),
-Bayan Kat Görevlisi (Maide),
-Erkek Kat Görevlisi (Vale),
-Meydancı (Houseman),
-Çamaşırhane Şefi (Linen Room Keeper),
-Yıkayıcılar ( Washers),
- Ütücüler ve diğerleri (Amendants),
-Merkalayıcılar ( Seamstrees),
-Taşıyıcılar (Valet)

Kat mülkiyeti
Comdonium

Katma Değer Vergisi Ertelemesi
VAT deferral on imported machinery and equipment
Yatırım mallarının ithalinde ödenmesi gereken KDV'nin indirilmesinin mümkün olduğu tarihe kadar ertelenmesine olanak veren bir teşvik tedbiridir. Gümrük ödemeden yapılan yatırım mallarının ithalinde teşvik belgesi yoksa malın gümrükten çekilmesi sırasında KDV ödenmesi gerekmektedir. Teşvik belgesi varsa ithal sırasında KDV ödenmemekte, Gümrük İdaresine ödenecek vergi tutarı kadar teminat gösterilmekte ve teminat karşılığında ödenecek KDV ertelenmektedir. Erteleme, yatırımcının Türkiye'de yaptığı yatırım harcamalar için vergi dairesine ödediği KDV'lerin ertelenen KDV tutarına ulaşmasına kadar sürmektedir. Vergi dairesine ödenen KDV tutarı ithalat sırasında ertelenen KDV tutarına ulaştığında, vergi dairesinden bu durum belgelendirilmekte ve alınan belge ile gümrük idaresine başvurularak teminat geri alınmaktadır.

Kervansaray
Caravansarai

Kırsal rekreasyon
Kırsal rekreasyon faaliyetleri aslında kırsal kökenli değil, tersine şehirden çıkmış, ancak geniş arazi kullanımı ve bazı doğal özellikler gerektirdiğinden kırsal alanlarda yapılan rekreasyon faaliyetleridir. Açık havada yapılabilen ancak doğal ortamdan ayrılan tenis, golf, vb. faaliyetler de şehir içi faaliyetlerden farklıdır.

Kış sporları ve kayak merkezi
Winter sports and skiing center

Kıyı çizgisi
Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgidir.

Kıyı kenar çizgisi
Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda kıyı çizgisinden sonra bunların tamamlayıcısı olarak kara yönünde devam eden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çalılık, taşlık, sazlık ve bataklık alanların doğal sınırıdır.

Kıyı bandı, kıyı şeridi
Coastal band

Kıyı
Regulation Concerning the İmplementation of the Coastal Law

Kitle turizmi, mas turizm
(Bkz. Sosyal turizm)

Klimatizm
Climatism
Açık ve temiz havanın şifa verici etkisinden yararlanmak için, dağ istasyonlarında ve deniz kenarında uygulanan bir tedavi yöntemidir. Temiz hava tedavisi de denilmektdir.

Know-How
Know-How
Know-how, insanoğlunun hem çalışma, hem de dinlenme yaşamını en fazla etkileyen bir üretim faktörü olmuştur. Turizmde know-how, turistik mal ve hizmet üretmek için kullanılan yöntem, işlem, makina ve techizattan oluşan sistemlerdir.

Koltuk başı maliyet
Seat cost

Konaklama Belgesi
Registration Card
Bir tesise konaklamak için gelen müşteriye ilk doldurtulan ve mşterinin ilk tanındığı belgedir. Kartın ön yüzü müşteriyi tanıtmakla birlikte, arka yüzüne kendisine yapılacak olan özel işlemler de not edilebilir, İndirim oranları veya özel fiyatlar vb..

Konaklama Endüstrisi
Hotellier, accomodation industry
Konaklama endüstrisi insanların kendi konutlarının bulunduğ yer dışında değişik nedenlerle yaptıkları seyahatlerde birinci planda geçici konaklama, ikinci planda yeme-içme gibi zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması için mal ve hizmet üreten ticari nitelikteki işletme faaliyetleridir.

Konaklama işletmeleri
Konaklama işletmeleri turistlerin geçici konaklama, yeme-içme, kısmen eğlence ve diğer sosyal ihtiyaçlarını karşılayan işletmelerdir. Turistlerin seyahat şekilleri, gelir düzeyleri, zevkleri ve turizm şekilleri ile işletmelerin kurulacakları mahallerin farklılıkları konaklama işletmelerinin farklılaşmasına yol açar.

Kontenjan anlaşması
Contigent rate agreement tour series aggrement

Koruma alanları
Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu alanlardır.

Kritik Yol (Yörünge) Yöntemi
Critical Path Method (CPM)

Kruvaziyer
Belirli bir süre içinde yolcuların gezme, eğlenme, dinlenme ihtiyaçlarını birlikte sağlayan ve kapsamlı bir örganizasyonu gerektiren gemi turu.

Kuruluş yeri
Site of estableshment
Turizm işletmelerinin kuruluş yerinin tayininde rol oynayan f aktörler beş grupta toplanabilir:
Doğal faktörler.
Ekonomik ve sosyal faktörler.
Hukuki faktörler.
Psikolojik faktörler.
Toplanma (aglomerasyon) koşulları.

Kuruluş yeri teorisi
******** theory

Kurumlar vergisi istisnası
Corporation tax exemption
Kurumlar vergisi istisnası, turizm işletmesi sahibi olan kurumların elde ettikleri döviz hasılatının belli bir oranının kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına olanak veren bir teşvik tedbiridir. Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, "turizm müessesesi" veya "seyahat acentası" işletme belgesi almış olan kurumların döviz olarak elde ettikleri hasılatın yüzde 20'si, söz konusu dövizlerin yetkili banka veya müessseselere bözdurulduğunun belgelenmesi koşuluyla on yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulmaktadır.

Küçük ölçekli tesis, düşük kapasiteli tesis
Small-size facility

Kültür varlıkları
Tarih öncesi ve tarihi devirlerlera ait bilim, kültür, d in ve güzel sanatlarla ilgili olan yer üs tünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınamaz varlıklardır.

Kürist
Tedavi olmak veya zindelik kazanmak amacıyla turizm hareketine k atılan kimse

Kafe
ing: coffee shop, fra: café alm: Café
gün boyu açık, kahve, çay ya da hafif yiyecek satılan yer.

Kafeterya
(ing: cafeteria, fra: cafétéria, alm: Cafeteria)
süratli, temiz, kaliteli yeme-içme hizmetinin müşteriye garson servisi olmaksızın sunulması.

Kahvaltı
(ing: breakfast, fra: petit déjeuner, alm: Frühstück)
meyve suyu, süt, sütlü kahve, kahve, çay veya kakao, ufak ekmek veya tost, tere yağ, reç el veya bal, peynir, zeytin, isteğe göre yumurtadan oluşan sabah ya da iki öğün arası v erilen hafif yemek.

Kahvehane
ing: cafe, fra: maison de café a lm: Kaffehaus
çay, kahve, çeşitli meşrubatlar içilen, tav la ve kağıt oyunları oynanan yer, kahve.

Kale
ing: castle, fra: citadelle alm: Burg
düşmana karşı savunma amacıyla ana yollar üzerinde, ken tlerde, geçit ve boğazlarda yapılan kalın duvarlı, burçlu ve mazgallı yapı.

kalıcı göçmen
ing: permanent immigrant, fra: immigrant p ermanent alm: permanenter Immigrant
bir ülkede göçmen olarak bulunan ve kalma k durumunda olan kişi.

Kalite
ing: quality, fra: qualité alm: Qualität
turistik deneyimd e, turistik ürün ve yaşamda nitelik.

Kambiyo
ing: currency exchange, f ra: change alm: Devisenhandel
dövizin veya dövizle yazılı senetlerin alım satım ı ve değiştirilmesi işlemleri.

kambiyo bürosu
ing: exchan ge office, fra: bureau de change alm: Wechselstube
yabancı paralar ın değiştirildiği yer.

Kamp
ing: camp, fra: camp, m, alm: Lager
açık alanlarda, kısa süreli kalmak veya yaşamak için kurulu çadır.

Kampanya
ing: campaign, fra: campagne alm: Kampagne
propaganda amacıyla belli bir dön em için sürdürülen her türlü siyasî ya da ekonomik girişim.

Kampçı
ing: camper, fra: campeur alm: Camper
kamp yapan turist.

kampçı pikabı
ing: camper pickup, fra: pickup de campeur alm: Lieferwagen für Campzu behör
gerektiğinde yatmaya elverişli ve kamp gereçlerinin muhafaza edilebildiği özel arka bölümü bulunan, ulaşım aracı türü.

Kamping
ing: camping, fra: camping alm: Camping
karayolları güzergâhı ve yakın çevrelerinde , kent girişlerinde, deniz, göl, dağ gibi doğal güzelliği olan yerlerde ku rulan ve genellikle turistlerin kendi imkânlarıyla geceleme, yeme-içme, dinlenme, eğ lence ve spor ihtiyaçlarını karşıladıkları tesis.

kamping alanı
ing : campsite, fra: terrain de camping alm: Campingplatz
çadır kurmaya elveriş li açık alan.

Kamu
ing: public, fra: public alm: Öffentlichkeit
halkın ve devletin bütünü.

kamu arazisi
ing: public land, fra : terrain public alm: staatliches Land
devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazi.

kamu işletmesi
ing: public enterprise, fra: entreprise publi que alm: Staatsunternehmen
sermayesinin tamamı veya çoğunluğu devlete ait, yönetimi devletin elinde bulunan işletme.

kamu kampı
ing: state ow ned holiday establishme, fra: établissement de vacances des A, alm: öffentliche Ferie n- und Sportei
kamu kurumlarına ait, bu kurumların personelinin düşük ücretle tati l yapmaları için kurulmuş yazlık tesis.

kaplıca izni
ing: thermal spring exploitation, fra: licence d'exploitation des sour, alm: Th ermalquellen- Konzession
bir termal kaynağın tedavi amaçlı b ir tesiste kullanımı için T.C. Sağlık Bakanlığı'nca verilen izin.

Kâr
ing: profit, fra: profit alm: Profit
herhangi bir ekonomik olayda bir av antaj, kazanç, yarar veya maddî değerdeki artışı ifade eden kavram.

Karantina
ing: quarantine, fra: quarantaine alm: Quarantäne
bulaşıcı bir h astalığın yayılmasını önlemek amacıyla uygulanan tecrit.

Karasuları
ing: territorial waters, fra: eaux territoriales, alm: Hoheitsgewässer
bir devletin kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu su şeridi.

Karavan
ing: caravan, fra: caravane alm: Wohnwagenanhänger
ev şekl inde düzenlenmiş, açık havada kalmaya elverişli, römorku bulunan veya motorla çekilebil en turizm taşıt aracı.

karayolu haritası
ing: road map, fra: c arte routiére alm: Strabenkarte
yerleşim yerlerini, aralarındaki mesafeleri v e ulaşım yollarını gösteren bir düzlem üzerine basılmış harita.

Kargo
ing: cargo, fra: cargaison, alm: Fracht
genellikle uçak ya da öteki taşıt araçları ile gönderilen ufak paket veya eşya.

kargo etiketi
(ing: cargo label, fra: étiquette de cargaison, alm: Frachtetikett)
kargonun üzerine yapıştırılan, konşimento numarasının, ağırlığının ve varış noktasını n belirtildiği etiket.

kargo uçağı
ing: cargo plane, fra: avion cargo alm: Frachtflugzeug
yük nakleden, kısmen yolcu da taşıyan uçak.

karşılıksız turizm talebi
ing: latent tourism demand, fra: demande latente de tourisme alm: offenbleibende Tourismusnachfra
karşılayacak uygun bir ürün bulu nmayan turizm talebi.

kart anahtar
ing: keycard, fra: passe magnét ique alm: Schlüsselkarte
kredi kartlarına benzeyen, manyetik özelliği olan, o tel odaları veya gemi kabinleri için güvenlik nedeni ile anahtar yerine kullanılan küçü k plastik kart.

Kartografya
ing: cartography, fra: cartographie alm: Kartographie
haritacılık.

Kartpostal
ing: postcard, fra: c arte postale alm: Postkarte
ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, diğer yüzü not ve adres yazmak için açık bırakılmış posta kartı.

kat görevlisi
ing: roommaid or valet, fra: femme de chambre, fi valet de c, alm: Etagend iener
otellerde odaları temizleyen ve düzenleyen bayan veya erkek eleman.

katalitik turizm kalkınması
ing: catalytic tourism development, fra: développement de tourisme catal, alm: katalysierende Tourismusentwick
belirli bir kişi veya kuruluşun yatırımı esas alınarak, onun çevresinde geliştirilen girişimler bütünü.

Katalog
(ing: catalogue, fra: catalogue, alm: Katalog)
kitaplıktaki yayınları veya belli bir daldaki gereçleri nitelikleri bakımından tanıtmak ve arandıklarında bulunmalarını sağlamak için yer numaralarını belirterek h azırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist.

Katamaran
(ing: catamaran, fra: catamaran, alm: Katamaran)
iki gövde üzerine o turtulmuş tekne.

katı atık
ing: solid waste, fra: déchet solide alm: Festabfall
katı özelliklerini taşıyan her türlü atık madde.

katılım bildirgesi
(ing: itinerary participation instruc, fra: confirmation du p rogramme, alm: Teilnehmerinstruktion)
yolculara veya temsilcilere gönderilen, seyahat organizasyonuna ilişkin tarih, zaman ve diğer ayrıntılı bilgileri teyit eden mektup.

katlı otopark
ing: floor parking, fra: parking à étages alm: Parkhaus
otomobillerin park etmesi için özel olarak yapılmış çok katlı yapı.

katma değer
ing: value added, fra: valeur ajoutée alm: Mehr wert
bir kuruluş için, ürettiği mal veya hizmet fiyatının, o mal veya hizmeti kendisine devredenlere ödediği miktarı aşan kısmı.

katma değer vergisi
ing: value added tax, fra: taxe sur la valeur ajoutée alm: Mehrwerts teuer
hizmet veya bir malın üretim ve dağıtım safhalarında, her bir aşama iç in eklenen değere idarenin getirdiği vergi.

katma değer yaklaşımı
ing: value added approach, fra: partenariat pour le produit tou, alm: Annäherungsmethode für Mehrwert
turizm ürününün tek bir kaynaktan oluşturulması yerine, bölgesel katkılarla zenginleştirilmesi yöntemi.

kaya mezarlığı
ing: rock cemetery, fra: tombe rupestre alm: Felsengrab
eski çağlarda kayalara oyula rak yapılmış mezar topluluğu veya bunların kalıntıları.

kayak asansörü
ing: ski lift, fra: remonte-pente alm: Skilift
kış sporları istasyonl arında, kayakçının tek ya da çift yayla, asılarak karlı bir yamacı zahmetsizce çık masına yarayan sistem.

kayak pisti
ing: ski run, fra: piste de s i alm: Skipiste
kar üstünde sportif amaçla düzenlenmiş iniş yolu.

kayak turizmi
'kayak' denilen eskimo tipi tekne ile yapılan su sporunu konu alan özel ilgi seyahatlerinin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Kayık hane
ing: boathouse, fra: garage à bateaux alm: Boothaus
kayı kların çekildiği, korunduğu üstü örtülü yer.

kayıp eşya
ing: lost property, fra: objet trouvé alm: verlorengegangener Gegenstand
kayıp, çalınmış veya yanlış adrese gönderilmiş eşya.

kılavuz arabası
ing: leading car, fra: car-pilote alm: Leitwagen
kişi veya grupla ra yol gösteren ve içinde bir rehberin bulunduğu araba.

Kilim
ing : kilim, woven matting, fra: kilim alm: Kelim
döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın kıl veya yün dokuma.

kına
ing: henna night, fra: soirée de henné dans la traditi, alm: Henna-Nacht
düğünden bir gece önce, bayanların kendi aralarında, gelinin parmaklarına k ına yakarken kız evinde yapılan geleneksel eğlence.

kır oteli
(ing: countryside hotel, fra: gîte rural, alm: regional/bäuerlich eingerichtet)
bölgesel ya da kırsal nitelikteki otel.

kır yemeği
ing: picnic, fra: piquenique alm: Picknick
dışarıda, genellikle kırda, çimler üzerine oturularak yenilen yemek.

Kiralamak
ing: leasing, fra: ******** alm: mieten
kira ile tutmak.

kiralık oto hizmeti
ing: rent a car service, fra: service de ******** de voitures, alm: Le ihwagendienst
belirli bir süre için, bir sözleşme çerçevesinde, şoförlü veya şoförsüz olarak tutulan taşıt.

kiralık otobüs servisi
ing: rent a bus service, fra: service de ******** de cars, alm: Leihbusdienst
şoförlü veya şoförsüz, minübüs veya otobüslerin, bir sözleşme ile özel olarak kiralanması işi.

kırılacak eşya
(ing: fragile, fra: fragile, alm: zerbrechliche Ware)
kolay ve çabuk kırılan eşya.

Kirlilik
(ing: pollution , fra: pollution, alm: Verschmutzung)
insan yaşamının gerektirdiği faaliyetler sonunda, halkın yoğun olduğu yerlerde, çevrenin, havanın, suyun, yiyeceklerin kirlenmesi, gürültü ve kötü kokuların oluşması.

kırmızı halı uygulaması
(ing: red carpet treatment, fra: dérouler le tapis rouge, alm: rotokollstufe, Roter Teppich)
protokol gereği özel formalite biçimi.

kırsal turizm
(ing: rural tourism, fra: tourisme rural, alm: Ruraltourismus)
gelişmiş ülkelerin modern yaşamından bunalanlar için bir alternatif olarak ortaya çıkan, kış şartlarına uyum sağlamayı ve kırda yaşayanlarla birlikte üretim faaliyetleri etkinliklerine katılmayı esas alan turizm türü.

kısa mesafe mekik servisi
ing: shuttle service, fra: service de nave te alm: Pendelverkehr
iki yakın nokta arasında sürekli taşıma hizmeti verme şekli.

kısa süreli ikamet
(ing: transient stay, fra: halte, alm: Kurzau enthalt)
asıl destinasyona giderken güzergâh üzerindeki bir yerde yapılan kısa süreli mola.

kısa tatil
(ing: short break, fra: vacances court es, f.pl, alm: Kurzurlaub)
sadece birkaç gün süreli tatil.

kitle iletişimi
(ing: mass communication, fra: communication de masse, alm: Ma ssenkommunikation)
halka basın, yayın yoluyla bilgi dağıtma.

kitle iletişim aracı
(ing: mass communication means, fra: moyen de communication de masse, alm: Massenkommunikationsmittel)
bir toplumda, kişilerin haber almasını sağlayan televizyon, radyo, gazete, dergi, İnternet gibi araçlar bütünü.

kitle iletişim kurumu
(ing: mass communication institution, fra: institution de communication de mass alm: Institution für Massenkommunika)
bir toplumda kişilerin haber almasını sağlayan televizyon, radyo, gazete, dergi gibi araçları işleten kurum.

kitle turisti
(ing: mass tourism co nsumer, fra: consommateur de tourisme de mas, alm: Massentourismusverbrauc her)
tur operatörleri tarafından kitle turizm esasına göre düzenlen en turlara katılan kişi.

kitle turizmi
(ing: mass tourism, fra: tour isme de masse, alm: Massentourismus)
önceden organize edilmiş, her şey dahil götürü fiyatı belli, grup halinde ve devamlı olarak belirli yerlere, seyahat organiz atörü firmalarca düzenlenen turizm türü.

kitle ulaştırma kurumu
(ing: mass transportation institution, fra: entreprise de transport communication, alm: Mas sentransportorganisation)
bir toplumda, insanları toplu halde bir yerden başka bir yere taşıyan vapur, tren, otobüs, metro, uçak gibi araçları işleten kurum.

kıyı kenar çizgisi
ing: shore edge line, fra: ligne de rivage alm: natürliche Küstenbildung
deniz, tabiî ve sunî göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık,kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırı.

kıyı oteli
(ing: resort hotel, fra: hôtel balnéaire, alm: Strandhotel)
dinlenmek, deniz ve güneşten yararlanmak isteyenlerin konakladıkları otel türü.

kıyı turizmi
(ing: coastal tourism, fra: tourisme balnéaire, alm: Küstentourismus)
denize bakan arazilerin gelişmesini etkileyen deniz suyu etkinliklerinden yararlanma turizmi.

konaklama sektörü
(ing: accommodation sector, fra: hôtellerie, alm: Beherbergungssektor)
otel, motel, pansiyon, tatil köyü vb. işletme sektörünün tümü.

kongre merkezi
(ing: congress center, fra: palais de congrès, alm: Kongrebzentrum)
kongre vb. toplantıların düzenlendiği yer.

kongre öncesi veya sonrası tur
(ing: pre/post convention tour, fra: extension, alm: Vor/Nachkongrebtour)
kongre ana programının önüne veya sonuna eklenen, istekliler tarafından ekstra bir ödemeyi gerektiren, tur.

kongre turizmi
(ing: convention tourism, fra: tourisme de congrès, alm: Kongrebtourismus)
kongre, konferans, seminer, toplantı gibi amaçlarla yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Konjonktür
(ing: conjuncture, fra: conjoncture, alm: Konjunktur)
ekonomik hayatın yükselme ve alçalma yönünde gösterdiği inişli çıkışlı, dalgalı hareketlerin tümü.

Konkord
ing: concorde, fra: concorde alm: Concorde
supersonic yolcu uçağı.

Konşimento
ing: airway bill, bill of lading, fra: connaissement alm: Frachtkostenrechnung
kargo sevk belgesi.

Konsolos
ing: consul, fra: consul alm: Konsul
yabancı ülkelerdeki vatandaşların belirli konulardaki başvurularının gerektirdiği işlemleri yapmak üzere devletin yurtdışına atadığı görevli.

Konsolosluk
ing: consulate, fra: consulat alm: Konsulat
konsolosluk işlemlerinin yürütüldüğü bina.

konsome kâse
ing: consomme cup, fra: tasse à consommé alm: Suppenschale
et suyu ya da tanesiz çorbaların servisinde kullanılan iki kulplu porselen kap.

Konteyner
ing: container, fra: container alm: Container
içerisine kargoların konduğu her türlü kap.

kontinental kahvaltı
ing: continental breakfast, fra: petit déjeuner continental alm: Kontinentalfrühstück
sıcak içeceklerden biri, meyve suyu, tereyağı, reçel ve ekmekten oluşan kahvaltı.

kontrol kulesi
ing: control tower, fra: tour de contrôle alm: Kontrollturm
uçakların iniş ve kalkışlarını düzenleyen kule.

Konvoy
ing: convoy, fra: convoi alm: Konvoi
aynı yere gitmekte olan taşıt araçları veya yolcu grubu, kafile.

Köprü
ing: bridge, fra: pont alm: Brücke
bir engelle birbirinden ayrılmış iki yakayı birleştiren veya trafik akımının diğer bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan yapı.

Koruma
ing: conservation, fra: conservation alm: Konservierung
tarih veya sanat değeri taşıyan yapıların ya da kent parçalarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli önlemleri alma.

koruma amaçlı imar plânı
ing: reconstruction plan for protect, fra: plan de reconstruction à but de, alm: wertschützender Bebaungsplan
kültür ve tabiat varlıklarının korunması mevzuatına göre korunmaları ilân edilen yerlerde yapılan imar plânı.

koruma bölgesi
ing: protection area, fra: zone de protection alm: Naturschutzgebiet
kültür ve tabiat varlıklarının korunması mevzuatına göre koruma altına alınan alan.

Köşk
ing: pavillion, fra: pavillon alm: Villa
bahçe içinde yapılmış gösterişli ev.

Kozmopolit
ing: cosmopolitan, fra: cosmopolite, alm: Kosmopolit
çeşitli uluslardan insanları barındıran.

kritik kitle
ing: critical mass, fra: masse critique alm: Massenkriterium
turizmde uygulanabilirlik ve kârlılık gereği, ulaşılması gereken niteliksel ve niceliksel talep düzeyi.

kritik yoğunluk kavramı
ing: critical mass concept, fra: concept de masse critique alm: Massenkonzeptkriterium
doğal değerlerin turizmde kullanımında, yerel makamların alacakları kararları etkilemesi gereken yoğunluk limiti.

kruvaziyer turizmi
ing: cruise tourism, fra: tourisme de croisière alm: Kreuzfahrttourismus
gemiler ile iki veya daha fazla liman arasında yapılan turistik gezi.

Kubbe
ing: dome, fra: coupole alm: Kuppel
bir yapının küresel tavanı.

Küçük Asya
ing: Asia Minor, fra: Asie Mineure alm: Kleinasien
Anadolu.

küçük destinasyon
ing: mini destination, fra: mini destination alm: Zwischenziel
ulaşılması hedeflenen mekâna gitmeden önce turisti bir süre oyalayabilecek kısıtlı imkân ve aktiviteleri olan yer.

küçük ölçekli işletme
ing: small business, fra: petite entreprise alm: Kleinbetrieb
iş hacmi belli bir büyüklüğün üzerine çıkmayan, aile geçimini sağlayacak boyutta işletme.

kudret mesafesi
ing: power distance, fra: distance de pouvoir alm: Machtabstand
kültürler, ev sahibi ve ziyaretçi toplulukları arasında güç ve statü farklılıklarını koruma ve özendirme derecesi.

Kulaç
ing: fathom, fra: brasse alm: Faden
1830 cm. lik, özellikle suyun derinliğini ölçmek için kullanılan uzunluk ölçü birimi.

kulaktan kulağa reklâm
ing: word -of-mouth advertising, fra: bouche à oreille alm: Werbung von Mund zu Mund
tüketicilerin olumlu izlenimlerini anlatmaları yoluyla, ürün ve hizmetlere talebin artması.

kullanan öder-kirleten öder ilkesi
ing: who uses pays, who pollutes pay, fra: principe de pollueur payant alm: Verbraucher und Verschmutzer
bir yerdeki çevre kirlenmesinin giderilmesi için gerekecek maddî yükün o yeri kullanana ve çevreyi kirletene ait olması ilkesi.

Külliye
ing: social complex, fra: complexe à but social alm: Moscheenkomplex
bir camiin etrafında cami ile birlikte yapılmış medrese, imaret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü.

Kültür
ing: culture, fra: culture alm: Kultur
tarihî ve toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddî ve manevî değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan araçların bütünü.

kültür değişimi
ing: cultural exchange, fra: échange culturel alm: Kulturaustausch
kendi kültüründen değişik kültürlere sahip yer, yöre ve ülkelere seyahat yapan insanlarla, onların gittikleri yerdeki insanların birbirlerinin kültürlerinden etkilenmeleri durumu.

kültür evi
ing: cultural center, fra: centre culturel alm: Kulturzentrum
kültür merkezi.

kültür iletişimi
ing: cultural communication, fra: communication culturelle alm: kulturelle Kommunikation
kültürel haberleşme.

kültür şoku
ing: cultural shock, fra: choc culturel alm: Kulturschock
turistlerin ya da yöre halkının, karşı tarafın davranış biçimine gösterdikleri tepkilerin bütünü.

kültür turizmi
ing: cultural tourism, fra: tourisme culturel alm: Kulturtourismus
değişik kültürleri tanımak, tarihî yer ve olayları incelemek için yapılan özel ilgi seyahatlerinin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

kültür varlığı
ing: cultural assets, fra: patrimoine culturel alm: Kulturbesitz
tarih öncesi ve tarihî devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili, yer üstünde, yer altında ve su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar.

kültür ve sanat eserlerinin kastı
ing: vandalism, fra: vandalisme alm: Vandalismus
turistlerce, müze ve ören yeri ziyaretinde, tarihî değeri olan eserlerin kasıtlı olarak yaralanması veya çalınması.

kültürel kibir
ing: cultural arrogance, fra: arrogance culturelle alm: kulturelle Arroganz
turistlerin yöre halkının adetlerini hor görerek, kendi kültürel kurallarını sürdürme ısrarı.

kültürel kimlik
ing: cultural identity, fra: identité culturelle alm: kulturelle Identität
bir kişi, bir yer, bir olay ya da bir eşya üzerindeki kültür özelliklerinin bütünü.

kültürel miras
ing: cultural heritage, fra: héritage culturel alm: Kulturerbe
bir ulusun nesilden nesile geçen tarihî ve toplumsal kalıntıları.

kültürel tanıtım
ing: cultural information, fra: promotion culturelle alm: kulturelle Bekanntmachung
bir ulusun nesilden nesile geçen tarihî ve toplumsal değerlerinin tanıtımı.

Kümbet
ing: large tomb, fra: monument funéraire alm: kleiner Kuppelbau
dört köşeli, çok köşeli veya yuvarlak biçimli, içten kubbe, dıştan piramit veya konik külâhlı çadır sanatının mimariye geçmiş mezar yapıtı.

küme yaklaşımı
ing: cluster approach, fra: approche de groupe alm: Gruppenannäherung
ortak bir amaca yönelik değişik projelerin önceliklerinin gerçekleştirilmesi yolu ile toplu yarar sağlanması.

Kür
ing: cure, fra: cure alm: Kur
bazı hastalıkların tedavisinde, belli yerde, belirli bir süre kalmak suretiyle, kullanılan yöntem ve tekniklerin tümü.

küresel ısınma
ing: global warming, fra: réchauffement global alm: globale Erwärmung
dünya yüzeyindeki ısının 'sera etkisi' sonucunda giderek artması ve buna bağlı olarak önemli iklim değişiklikleri meydana gelmesi şeklindeki coğrafî oluşum.

Küreselleşme
ing: globalization, fra: globalisation alm: Globalisierung
dünya üzerindeki ulusların ekonomi, politika ve iletişim bakımlarından birbirine yakınlaşması, bütünleşmeye doğru gitmesi.

Kürsü
ing: lectern, fra: chaire alm: Sprechpult
konferans salonlarında, konferansı veren kişilerin konuşma yaptıkları, üzerine konuşma notları vb. dökümanlarını koydukları, konum olarak yüksekte bulunan konuşma yeri.

Kurutma
ing: drying, fra: drainage alm: Austrockung
deniz, göl ve ırmak kıyılarına kanal, set ve benzeri yapay engeller koymak yoluyla sığ yerlerdeki suların çekilmesini sağlama işi.

Kurye
ing: courier, fra: courrier alm: Kurier
turist gruplarına seyahatlerde eşlik eden ya da düzenlemeler yapan görevli.

kuş gözlemciliği
ing: bird watching, fra: ornithologie alm: Vogelbeobachtung
kuşların toplu olarak yaşadıkları yerlerde uzaktan özel gözetleme araçlarıyla onların günlük yaşamlarını inceleme ve bunun için yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Kuşet
ing: couchette, fra: couchette, alm: Liegebett
gemi veya trenlerde uygulaması olan, duvara gömülü biçimde, pratik bir yöntemle açılan yatak türü.

Kutup Yıldızı
ing: North Star, fra: Etoile Polaire alm: Polarstern
gök küresinin kutbuna en yakın olan Küçük Ayı takım yıldızının en ucunda bulunan, kuzeyi belirleyen yıldız.

Kuver
ing: cover, fra: couvert alm: Gedeck
yemek düzenine göre masanın üzerine konulan servis malzemelerine verilen ad.

kuver tabağı
ing: service plate, fra: assiette de service alm: Servierplatte
yemek servisinden önce her kişi için masaya konulan büyük düz tabak.

Kuzey Batı Avrupa Ülkeleri Bölgesi
ing: Regional Conference of North West, fra: Conférence Regionale des Pays d, alm: Regionale Konferenz der Nordwes
bölgedeki gelişmeleri plânlamak, turizm alanında bölgesel yönetimler, enstitüler arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak amacıyla 1955 yılında altı Benelux ülkesi arasında kurulan örgüt.

Kuzey Kutbu
ing: North Pole, fra: Pôle du Nord alm: Nordpol
dünyanın en kuzey noktası.

Kuzeyli
ing: nordic, fra: nordique, alm: nördlich
İskandinav ülkelerinden olan.





Alt 27-11-2007, 14:21 #12

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


L


Lahit
(ing: sarcophagus, fra: sarcophage, alm: Sarkophag)
Taş veya mermerden oyma mezar.

Lale şeklinde kadeh
(ing: tulip styled glass, fra: flûte à champagne, alm: tulpenförmiges Glas)
Genellikle şarap ve şampanya içmek için kullanılan lale şeklindeki kadeh.

Lanay
(ing: lanai, fra: lanai, alm: Gartenbalkon)
Bahçeye bakan odanın balkonu veya verandası.

Last minute booking agent
Tura çok az zaman kala tur rezervasyonu yapan seyahat acentası

Latin Amerika Turizm Örgütleri
(ing: Confederation of Latin American, fra: Confédération des Organisations, alm: Konföderation der lateinamerika)
Latin Amerika ülkelerindeki seyahat acentaları, otelciler, ulaştırma şirketlerinin üye olduğu, merkezi Buenos Aires'de bulunan ve 1957 yılında kurulmuş olan konfederasyon.

Lavabo
(ing: washbasin, fra: lavabo alm: Waschbecken)
El ve yüz yıkama yeri.

Lawson Şeması
Lawson's Charte
Turizm sektöründe özellikle konnaklama tesislerinde çeşitli fonksiyonlara ayrılan yer ilişkilerinin analiz edilmesini sağlayan ve Fred Lawson tarafından geliştirilmiş bir şemadır.

L.C.V.
(ing: R.S.V.P., fra: RSVP, alm: u.A.w.g.)
Davetiyelerde, davet edilen tarafın katılıp katılmayacağını bildirmesi için eklenen, 'Lütfen Cevap Veriniz' anlamındaki istem notu.

LDC Uzak mesafe otobüsü
Long distance coach

LDC with Acc
Klimalı uzak mesafe otobüsü
Long distance coach with air-condition

Lejyoner hastalığı
(ing: lejyonellozis, legioner disease, fra: légionellose, alm: Legionärskrankheit)
Binaların havalandırma ve ısıtma sistemlerinde üreyen legionelia pneumophilia isimli bakterinin sebep olduğu pnömoni ile birlikte seyreden hastalık.

Lido
(ing: lido, fra: lido, alm: Lido)
Halka açık yüzme havuzu ve çevresindeki alan.

Liman
(ing: harbour, fra: port, alm: Hafen)
Gemilerin barındığı, yük ve yolcu indirip bindirdiği, doğal ve yapay korunmuş durgun sularda özel tesislerle donatılmış yer.

Liman ücreti
(ing: port charge, fra: droit de port, alm: Hafengebühren)
Liman idaresi tarafından liman tesislerinin bakımı, onarımı ve temizliği için yolculardan alınan para.

Liman turu
Shore excursion
Kruvaziyer gemileriyle yapılan yolculuklarda uğranılan limanların çevresinde yapılan günübirlik turlar.

Liman turu düzenleyen acenta
Shore excursion agent
Liman çevrelerinde yapılan turları dğzenleyen acenta.

Limuzin
ing: limousine, fra: limousine alm: Limousine
Genellikle özel törenlerde veya lüks servisin gerektirdiği hallerde, şoförü ile birlikte kiralanabilen ya da sahip olunan konforlu otomobil türü.

Linkert Sınıflaması
Linkert's Classification
Linkert sınıflamasına göre işletme karakteristikleri:
1) Motivasyon güçlerinin karakterleri.
2) Haberleşmenin, iletişimin üstler tarafından benimsenme derecesi.
3) Karşılıklı ilişki etkileme işleminin karakteristikleri.
4) Karar işleminin karakteri.
5) Amaçları saptama ve gözetme özelliği.
6) Denetim işleminin özelliği.
7) Performans karakteristikleri.

Lisans
(ing: license, fra: licence, alm: Lizenz)
Yasa tarafından kısıtlanmış veya düzenlenmiş bir işin yapılması veya bir girişimde bulunulabilmesi için kamu otoritesince verilen ve devredilemeyen izin yetkisi veya ruhsatı.

Lobi
(ing: lobby, fra: lobby, alm: Hotelhalle)
Müşteri veya konuk kabul salonu.

Lobicilik
(ing: lobbying, fra: intrigue de corridor, alm: Lobbying)
Bazı ortak çıkarları olan grup temsilcilerinin belirli kişi veya kurumlar nezdinde girişimlerde bulunması.

Loca
(ing: lodge, fra: loge, alm: Loge)
Sinema ve tiyatro gibi eğlence yerlerinde, parlamento salonlarında ayrılan özel bölümler.

Logo
(ing: logo, fra: logo, alm: Logo)
Tanıtıcı simge.

Lokanta
(ing: restaurant, fra: restaurant, alm: Restaurant)
Tabldot, alakart veya özel yemek ve bu yemeklere uygun servisler ile yeme-içme ihtiyaçlarını karşılayan işletme.

Lokantacı
(ing: restaurateur, fra: restaurateur, alm: Restaurantbesitzer)
Lokantanın sahibi veya yöneticisi.

Lüks
(ing: luxury, fra: luxe, alm: Luxus)
Harcamada, giyimde, yaşantıda gereklilik sınırlarını aşan, aşırıya gitme, gösteriş.

Lüks kabin
(ing: luxury cabin, fra: cabine luxe, alm: Luxuskabine)
Özellikle yolcu vapurlarında donanımı gösterişli bölüm.

Lüks mal
(ing: luxury goods, fra: article de luxe, alm: Luxusware)
Zorunlu ihtiyaçları karşılayıcı nitelik sınırının üzerinde olan mal.

Lüks turizm
(İng: luxury tourism, fra: tourisme de luxe, alm: Luxustourismus)
Gelir düzeyleri çok yüksek olan kişilerin katıldığı ve lüks tüketime yönelik turizm türü.

Loading card
Kruvaziyer yolculuğunda gemilerin uğradıkları limanlarda yolcuların karaya çıkabilmesi için verilen, pasaport yerine geçen kart.





Alt 27-11-2007, 14:23 #13

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


M


Makina ve Techizatın Yurt İçinden Alımında KDV Desteği
VAT refund on locally procured machinery and equipment
97/2 nolu Hazine Müsteşarlığı Tebliğine göre, "Teşvik Belgesine istinaden düzenlenen yerli global listede yer alan, yeni olarak temin edilen, yurt içinde imal edilmiş olan makina ve techizattan Müsteşarlık'ca proje bazında uygun görülenlerin" gelişmiş yörelerde sadece KDV tutarının, kalkınmada öncelikli yörelerde ise KDV+15 puan tutarında bir meblağın fon kaynaklarından yatırımcıya nakit olarak ödenmesine olanak sağlayan bir teşvik tedbiridir. Master süreç planı
(Bkz. Dizgisel şema)

MCO
Miscellaneoıus charges order
Müteferrik ödeme emri


Menü
Menu
Kelime olarak menü, "ayrıntılar" olarak tanımlanır. Menü satışa sunulacak yiyecek türlerinin ve fiyatlarının saptanıp sıralanmasııdır. Esas olarak iki tür menü vardır.

Birincisi tüm öğünü ve fiks fiyatlı bir kaç yemeği gösteren tabldot (table d'hot)'tur. İkincisi her maddenin ayrı ayrı fiyatlandırıldığı alakar (Ala carte)'dır. Her iki türün Carte du jour, Basit alakart veya tercihli menü (selecktive menu) gibi çeşitli şekillerde bileşimleri de vardır.

Mesaha şehadetnamesi
(Bkz. Yat ölçü belgesi)

Mevsim, dönem, sezon
Season

Mevsim sonu, mevsim dışı fiyat
Off season price

Motel Birliği
Master Hosts
Motel birliği bir grup motel işletmesi tarafından kurulmuş olan ve kar amacı gütmeyen bir birlik.

Muhabir acenta
Corresponding agent

Muhasebe rasyoları
Muhasebe rasyoları kazanç zarar ve bilançoyu teşkil eden kalemler arasındaki ilişkiyi göstermek üzere teşkil edilen, işletmenin gelişme durumunu açıklayan oranlardır

Mümkün olan en uygun fiyat
Best possible price

Münferit, bireysel
Individual

Müşteri Başına Ortalama Harcama
Müşteri başına ortalama harcama servis yapılan yemek sayısı ile bu servisten elde edilen restoran yiyecek ve içecek gelirinin oranlanmasıyla bulunur.

Müşteri çamaşırhanesi
Guest laundry
Turizm sektöründe, konaklama tesislerinde müşteri çamaşırlarının yıkandığı bölüm.

Müşteri Hesabı
Folio
Hesabı ayrıca çıkacak herbir müşteri veya müşteri grubu için kullanılan kartlardır. Müşteriye fatura edilecek tüm harcamalar bu belge üzernde toplanır. Eğer bir müşteri iki veya daha fazla oda almışsa veya seyahat acentası aracığılıyla gelmiş gruba dahil ise herbir kişi veya oda için ayrı bir folyo açılmaz. Sadece grub için bir folio açılır.

Müşteri Listesi
Rooming List
Tur operatörünün konaklama işletmesine gönderdiği, müşterilerin isimlerini ve oda dağılımlarını gösteriri liste.

maden suyu
ing: mineral water, fra: eau minérale alm: Mineralwasser
mide rahatsızlıkları ya da sindirim zorluklarında, tedavi edici veya rahatlatıcı özelliği olan, mineral bakımından zengin içme suyu.

Mağara
ing: cave, fra: grotte alm: Höhle
canlılar için barınak olarak da işe yarayabilen doğal yer kovuğu.

mağara turizmi
ing: speleological tourism, fra: tourisme spéléologique alm: Speläologie-Tourismus
mağaraları, yer altındaki uçurumları, yarıkları, oyukları, yeraltı akarsularını gezip görmekle ilgili olay ve ilişkilerin bütünü.

Mağaracılık
ing: speleology, fra: spéléologie alm: Speläologie
mağaraların incelenmesi ile ilgili bilim dalı.

Mağaza
ing: large store, fra: grand magasin, m, alm: grobes Geschäft
büyük dükkân.

mahallî para
ing: local currency, fra: monnaie nationale alm: Landeswährung
bir ülkenin tedavüldeki kendi parası.

mahallî turistik faaliyet
ing: local tourism activity, fra: activité touristique locale alm: örtliche Fremdenverkehrsaktivit
bir yerde, yerel düzeyde yapılan turizm ağırlıklı şenlik, anma günü, gösteri gibi etkinlik.

malî mesuliyet sigortası
ing: financial responsibility insura, fra: assurance de responsabilitecivi, alm: finanzielle Risikoversicherung
işletmecinin, tur operatörünün ya da seyahat acentasının hizmet ve organizasyon kusurlarından dolayı turistlerin canına ve malına zarar gelmesi riskine karşı yaptırdığı sigorta türü.

Manastır
ing: monastery, fra: monastére alm: Kloster
bazı rahip ve rahibelerin dünya ile ilişkilerini keserek yaşadıkları yer.

Manifesto
ing: manifest, fra: manifeste, m, alm: Ladeverzeichnis
gönderilecek yükleri gösteren belge.

Manzara
ing: view, fra: vue alm: Landschaft
farklı ve özel, genellikle doğal, coğrafî yer görünümü.

Marina Yatırım ve İşletmecileri Derneği
ing: Association of Marina Investors, fra: Association des Investisseurs e, alm: Verband für Yachthafeninvestore
kamu kurumları ile dayanışmayı, sektörde disiplin ve birliği sağlamak amacıyla 1991 yılında kurulan, marinaların üye olduğu kuruluş.

misyonerlik kompleksi
ing: missionary complex, fra: complexe de mıssıonnaire, alm: Missionstätigkeitskomplex
iş adamlarının veya turistlerin, bilerek veya bilmeyerek, başka bir ülke insanının yaşam biçimini veya düşünce tarzını değiştirme girişimleri.

Mit
ing: myth, fra: mythe alm: Mythe
tarih öncesine dayanan efsane, masal, bazen destan.

Mitoloji
ing: mythology, fra: mythologie, alm: Mythologie
putperest eski çağda inanılan ve saygı duyulan tanrıların, yarı tanrıların, kahramanların efsane, masal ve hayal ürünü öykülerinin doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim.

müşteri hesabı
ing: customer account, fra: compte ceients alm: Kundenkonto
hizmet gören ve karşılığında ücret ödemesi gereken kişi için, alacakları izlemek üzere açılmış bulunan hesap.

müşteri ilişkileri
ing: customer relations, fra: relations clientèle alm: Verbraucherbeziehungen
satıştan sonra, tatmin derecesinin ölçülmesini de kapsayan iletişim yöntemi.

mutfak işçisi
ing: kitchen worker, fra: commis de cuisine alm: Küchendiener
mutfakta bulaşık yıkama ve sebze ayıklama gibi görevleri yapan işçi, bulaşıkçı.

mutfak şefi
ing: executive chef, fra: chef de cuisine alm: Küchenchef
tüm mutfak görevli ve etkinliklerini yöneten deneyimli aşçı.





Alt 27-11-2007, 14:25 #14

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


N


Net Bugünkü Değer Yöntemi
Net Present Value Method
Net bugünkü değer yöntemiyle proje değerlendirilmesinde yatırımın gelecekteki nakit girişlerinin bugünkü değeriyle yatırım maliyeti arasındaki fark bulunmaya çalışılır. Buna göre, bir yatırım projesinin net bugünkü değeri, projenin ekonomik ömrü (kuruluş+işletme dönemi) boyunca sağlayacağı net nakit akışlarının belli bir iskonto oranına göre indirgenmiş değerlerinin toplamıdır.

Net gezi eğilimi
: Net gezi eğilimi, bir ülkedeki veya belirli bir yöredeki turizm hareketine katılan nüfusun oaranını belirlemek açaısından önem taşır.
Net gezi eğilimi = p/P x 100
p= Bir ülkedeki veya belirli bir bölgedeki geziye çıkan bireylerin sayısı.
P= O ülke veya bölgenin toplam nüfusunu ifade eder.

Net işletme karı
Net operating profit (NOP)

Net Kazanç
Net rate

net turizm geliri
ing: net tourism income, fra: recettes touristiques nettes, alm: touristische Nettoeinnahmen
belli bir yörede, turistlerin toplam harcamalarından, doğrudan ve dolaylı kaçaklar çıktıktan sonra kalan miktar.

nihaî gezi programı
ing: final itinerary, fra: programme définitif de voyage, , alm: endgültige Reiseroute
seyahat acentası tarafından hareketten hemen önce yolcuya verilen, uçuş veya tren numaralarını, kalkış-varış zamanlarını, tur güzergâhlarını ve diğer ayrıntıları içeren program.

No show
ing: no show, fra: non présentation alm: no show
Gelmedi.müşterinin önceden yaptığı rezervasyona haber vermeksizin uymaması.

No show ücreti
Rezervasyonu yapılan hizmetin kullanılmaması durumunda ödenen ücret





Alt 27-11-2007, 14:26 #15

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


O - Ö


Oda Doluş Oranı
Oda doluş oranı bir dönemde satışa arzedilen oda sayısı ile fiili oda satışı arasındaki orandır. Oda Doluş Oranı =Satışa arzedilen oda sayısı/Satılan oda sayısı

Gerçek Oda Doluş Oranı
Otellerde sık sık müşteri odalarının bir kısmının tamirat ve bemzeri nedenlerle müşterilere arzedilmesi mümkün olamayabilir. Bu durumda gerçek doluş oranını, satışa arzedilemeye müsait olmayan oda sayısı toplam oda sayısından çıkarmak ve fiilen satılan oda sayısısna oranlamak suretiyle bulunur.

Odalar üzerinden günlük ortalama oran
Günlük oda satış gerlirleri ile satılan odalar arasındaki orana Odalar Üzerinden Günlük Ortalama Oran adı verilir ve aşağıdaki formülle gösterilir. Odalar Satış Geliri / Müşteri Sayısı

Oda Sayım Cetveli
Ön büro tarafından günlük olarak dünlük olarak düzenlenen ve
-işletmenin hangi odalarının boş veya dolu olduğunu,
-her bir odada kaç kiinin konakladığını,
-odaların hangi fiyattan satıldığını,
-müşteri sayısının grup, münferit veya misafir şeklinde sınıflanması, eğer gerekli ise yerli, yabancı konaklama sayısını,
-rezervasyon yapıldığı halde müşterice doldurulmayan odalaea ilişkin olarak doğan "no-show" gelirleri gösteren belge ya da rapor.

Operasyon, işletme
Operation

Oran, rasyo
Ratio

Ortaklaşa charter kiralama
Part charter, split chater

Ortalama koltuk ücreti
Average seat rate

Otel
(ing: hotel, fra: hôtel, alm: Hotel)
yapısı, donanımı, konforu, müşteriye sunduğu hizmetin kalitesi gibi elemanlarıyla, uygar bir insanın arzu ettiği nitelikte, geçici konaklama, yeme-içme ve eğlence gereksinimlerini bir ücret karşılığında sağlayan konaklama tesisi.

Otelci
(ing: hotel keeper, fra: hôtelier, alm: Hotelier)
Konuk kabul eden, ya da bir konaklama tesisi işleten kimse.

Otel çamaşırhanesi
Hotel laundry
Konaklama tesislerinde otel çamaşırlarının yıkandığı bölüm.

Otelcilik fonksiyon oranı
Bir ülke veya yörenin turistik otellerinin sunabileceği toplam yatak kapasitesi ile o ülke veya yörenin toplam nüfusu arasındaki ilişkiyi ifade eder ve Tf(H) şeklinde ifade edilir.
Tf (H) = N1x100/ P
Nl ülke veya yöredeki tuirtik otellerin toplam yatak sayısının

P O ülke veya yörenin toplam yerli nüfusunu gösterir.

Otel rezervasyon tipleri
Types of reservations
1) Garanti rezervasyon otel müşterinin rezervasyonuna göre gelmesi beklenen gün ve saatten itibaren 24 saat süre ile başka bir deyişle o günkü çıkış ssaatine kadar tutmayı taahhüt eder. Diğer taraftan müşteri kullanmaması halinde oda kira bedelini ödemeyi taahhüt eder.
Kredi kartı aracılığıyla verilen kredi
Önceden ödeme
Seyahat acentası aracılığıyla garanti
Şirket garantisi
2)Garantisiz rezervasyon Otel gün içinde belirlerdiği bir saate kadar tüm rezervasyonları tutar. O saatten itibaren talep olması halinde rezervasyonları satar. Müşteri rezervasyonda belirtilen saatten sonra gelirse ve tesiste yer varsa kendisine yer sağlanabilir.
3) Teyitli rezervasyon: Müşteri ile otel işletmesi arasında oda fiyatları, konaklama tipi, müşteri adeti, otele geliş tarihi ve saati üzerinde yazılı olarak mutabakata varılır. Teyitli rezervasyon garantili ve garantisiz rezervasyon şeklinde gerçekleşebilir.

Oteller Tekdüzen Muhasebe Sistemi
Uniform System of Accounts for Hotels
Otellerin muhsaebe sisteminin yanısıra, gelir getiren departmanları dışında oteller genel yönetim, pazarlama, teknik hizmetler gibi departmanların giderlerinin nasıl raporlanacağınıa ilikin bir sistem olup Hotel Association of New York City, İnc. Tarafından hazırlanan ve üyelerine dağıtılan "Uniform System of Accounts for Hotels" isimli eserdeki rapor modelleri yurdumuzda en çok rastlanan modeller olarak dikkati çekmektedir.

Oturma Yeri Doluş (Kuver) oranı
Oturma douş oranı belli bir dönemde restoranın veya benzeri yiyecek-içecek bölümünün müşteri kabul kapasitesi ile o dönemde servis yapıaln yiyecek (kuver) sayısı arasındaki orandır.
Oturma Yeri Doluş Oranı = Servis Yapılan Kuver Sayısı( Oturma Yeri Kapasitesi
Bir restornda günlük olarak öğle ve akşam için iki defa yararlanılacağına göre, Servis yapılan Yemek Sayısı/ Günlük kapasite
formülü yardımıyla da restorndan günlük ortlama yararlanma katsayısı bulunabilir.

Outgoing servisi
Seyahat acentalarında, yurt içinde veya dışında gezecek kişi ve grupların gidecekleri yerlere ait ulaştırma araçlarının, otellerin, biletlerin temini ve gezilerin düzenlenmesi görevini üstlenen servis.

öğle yemeği
ing: lunch, fra: déjeuner alm: Mittagessen
genellikle 12:00 - 14:00 saatleri arası yenilen yemek.

Öğrenci Hava Seyahati Birliği
ing: Student Air Travel Association-, fra: Association de Voyages Aeriens , alm: Verband für Studentenflüge
öğrencilerin havayolu seyahatleri ile ilgili olarak gerekli teşvik ve kolaylıkları sağlamak üzere kurulmuş örgüt.

ölü mevsim
ing: dead season, off season, fra: saison creuse alm: Nachsaison
bir turizm merkezinde, turist akımının en düşük olduğu dönem.

olumsuz imaj
ing: negative image, fra: image négative alm: negatives Image
bir ülke, kurum ya da kişinin dışa yansıyan fikrî ve şeklî algılanmasının olumsuz olması.

oluşmamış turizm talebi
ing: incipient tourism demand, fra: demande naissante de tourisme, alm: potentielle Tourismusnachfrage
tüketicinin duyduğu gereksinimin henüz farkında olmadığı turizm talebi.

ön büro
ing: front office, fra: réception alm: Empfang
otele gelen konuğun ilk başvurduğu, resepsiyon, rezervasyon, fatura yazma, posta servisi ve ön kasa bölümlerinden oluşan yer.

ön izin
ing: preliminary permission, fra: permission préliminaire, alm: vorläufige Betriebsgenehmigung
tesis kurmak amacıyla başvuran kişiye verilen ve belli bir süre içinde işe başlanması şartı taşıyan izin, opsiyon.

öncelikli bölge
ing: priority region, fra: région prioritaire alm: prioritäre Region
bir hizmetin götürülmesinde veya bir yatırımın yapılmasında öncelik tanınan bölge.

ören yeri
ing: ruin, fra: vestige alm: archäologische Ruinenstätte
doğal olayların ya da savaş, yangın etkisiyle yıkılan, terk edilen eski, antik yerleşme yeri kalıntısı, şehir veya kale yıkıntısı, harabe.

ören yeri takviyesi
ing: site hardening, fra: fortification des sites alm: Absicherung einer Ruine
ören yerlerine aşırı ziyaretçi akımının yol açtığı fizikî tahribata karşı, merdiven, takviye duvarı, ikincil yollar gibi mimarî pekiştirme önlemleri.

örgün turizm eğitimi
ing: formal tourism training, fra: éducation formelle du tourisme alm: offizielle Tourismusausbildung
okul veya okul niteliği taşıyan eğitim kurumlarında yapılan turizm eğitimi.

örnek birim geliştirme
ing: clustering, fra: développement en groupe alm: Pilotgruppierung
belirli bir yörede, benzer özellikli turizm birimleri geliştirme.

ortalama günlük oda fiyatı
ing: average daily room rate, fra: prix moyen chambre alm: durchschnittlicher Zimmerpreis
konaklama tesislerinde, günlük gelirin, satılan oda sayısına bölünerek elde edilen fiyat.

Otel, Lokanta, Eğlence Yerleri İşçi Sendikası
ing: Syndicate of Workers in Hotel, , fra: Syndicat des Travailleurs d'Hôt, alm: Gewerkschaft der Arbeiter in de
otel, lokanta, eğlence yerlerinde çalışan işçilerin sosyal haklarını ve eğitimlerini sağlamak amacıyla oluşturulan sendikal birlik.

Otoban
ing: express way, fra: autoroute alm: Autobahn
hızlı bir trafik akımını sağlamak amacıyla yapılan, 3 veya 4 şeritli, çift yönlü geniş yol.

otomatik bilet makinesi
ing: satellite ticket printer, fra: machine automotique de ticket, , alm: Fahrkartenautomat
hava alanı ve alış veriş merkezlerinde, bilgisayara bağlı olarak, rezervasyon kabul eden, bilet ve uçuş kartı basan, acenta denetiminde makine.

Otoray
ing: railcar, fra: autorail alm: Schienenbus, m
bir veya birkaç römorktan oluşan, kısa mesafeli yolcu taşımaya mahsus motorlu demiryolu aracı.

otostop yapmak
ing: hitch-hiking, fra: auto-stop, m, alm: per Anhalter reisen
kişinin, yoldan geçen vasıtalardan, aynı yöne yolculuk için işaretle istekte bulunması.

oyun salonu
ing: gambling hall, fra: casino alm: Spielhalle
genellikle lüks tatil kompleksi içinde yer alan talih oyunu mekânı.

özel mutfak
ing: national cuisine, fra: cuisine nationale alm: Landesküche
millî yemekler.

özel olaylar için tarifesiz sefer
ing: special event charter flight, fra: vol charter pour des événements, alm: Charterflug für Sonderveranstal
olimpiyatlar, futbol şampiyonaları gibi özel etkinlikler için düzenlenen uçuş.

özel turistik tren
ing: special cruise train, fra: train spécial en croisière alm: Sonderzug
demiryolu işletmesi tarafından, belirli bir turistik programı uygulamak üzere sefere konulan, ülke içi veya ülkelerarası yol alan tren.

özgün kültürel kimlik
ing: culturel identity, fra: identité culturelle alm: kulturelle Idendität
kültürel nitelikleri ile başkalarından ayrı ve üstün olan toplumsal özelliklerin tümü.

Ödeme emri
Voucher
Turistik hizmet ödemelerine esas teşkil eden hizmetleri belirten ödeme emri.

Öncelikli turistik bölge
Pilot bölge,:turistik prioriteli bölge, organize turizm gelişme alanı da denilen öncelikli tuirstik bölge diğer bölgelere oranla gerek kaynaklari ulaştırma, gerekse geleceğe dönük olarak en çok umut veren bir bölge olup çok sayıda turist çekme ve turistlerin gereksisnmlerini karşılayabilecek biçimde yatırımların yapılmasına olanak sağlayan bölgedir.

Ön fizibilite etüdü
ing: prefeasibility analysis, fra: analyse de faisabilité alm: erste Machbarkeitanalyse, f
bir projenin ekonomik, malî, çevresel ve sosyal analizlerini kapsayan maliyet gelir analizi.

Önlenebilir gecikme
Avoidable delay

Önlenemeyen gecikme
Unavoidable delay

Özel fiyat
Special price
Özel olarak uygulanan fiyat.

Özel ilgi turu, özel ilgi gezisi
special interest travel, special interest tour
Belirli bir konuya ilgi duyanlar için hazırlanmış gezi, tur.

Özendirme gezisi şirketi
Incentive house

Özendirme turizmi İncentive turizm, teşvik turizmi
Incentive tourism
Şirketlerin çalışanlarını ödüllendirmek için yolladığı teşvik amaçlı tatiller.





Alt 27-11-2007, 14:28 #16

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


P


Pansiyon Tahakkuk Cetveli
Günlük pansiyon haılatını belirlenmesi amacıyla kullanılan ve hangi odalarda konaklayan müşterilere yiyecek (pansiyon) verileceği ve bunun kahvaltı, öğle ve/veya akşam yemeği şeklinde dağıtımını gösteren ve hergün için ön büro tarafından düzenlenen bir cetveldir.

Paket tur
Paket turların süresi en az 6 geceleme olmak üzere en çok bir ay olabilir. Ancak bu kuralın değişik türde düzenlenen paket turlar açısından dört ayrı istisnası vardır:

a) Avrupa ile kuzey Atlantik bölgesi arasında düzenlenen bir paket turda süre en az 14 gündür. (Kuzay Atlantik Bölgesi: Alaska, Kanada ve ABD (Miami hariç)'yi kapsamaktadır.
b) Hafta sonu gezileri için düzenlenen paket turların süresi en az 1 en çok 5 gece yatıyı öngörür. Bu tür bir gezi en erken Perşembe günü saat 22:00'de başlayıp en geç Salı günü 08:00'de bitmelidir.
c) Özel gösteriler için düzenlenen turlarda süre tıpkı hafta sonu gezileri gibi en az bir, en çok 5 gece yatıyı gerektirmektedir. Sadece Avruoa için geçerli olan bu tür düzenlemelere "Cannes Film Festivali", "ITB Berlin, Uluslararası Berlin Turizm Boorsası", "Avrupa Futbol Şampiyonası" örnek gösterilebilir.
d) Charter uçuşları ile düzenlenen. Herhangi bir süre sınırlaması yoktur.

Pasan müşteri
Walk in passenger
Otele rezervasyonsoz gelen müşteri.

Pazarlama deneyi
deneme marketing

Pazarın bölümlendirilmesi
Segmentation
Pazarın bölümlendirilmesi, toplam pazarın farklı özelliklere sahip alt kısımlara ayrılamsı anlamına gelir. Farklı turizm ürünlerinin varlığı bunlara ayrı ayrı yönelecek mevcut veya potansiyel talebin ayrı ayrı belirlenmesini, diğer bir ifadeyle pazarın bölümlendirilmesini gerektirir.

PCO
Professional congress organizer
Profesyonel kongre düzenleyicisi

PERT
Project Evaluation and Rewiev Technique

PR
(Bkz. Halkla ilişkiler)

Proje geliştirme
Project evaluation

Promosyon
(Bkz. Tutundurma)

p.m.
ing: post meridien, fra: après midi, alm: nachmittags
12 saat zaman dilimi uygulanan ülkelerde öğleden sonrasını ifade eden kısaltma.

Pasaport
ing: passport, fra: passeport alm: Reisepab
bir ülkenin, uyrukluğunu kanıtlamak üzere yurttaşlarına verdiği, dolayısıyla ülkeden çıkmasına veya ülkeye yeniden girmesine izin veren ve kimliği ispata yarayan belge.

Pasavan
ing: safe-conduct pass, fra: passavant alm: Passierschein
devlet sınırı dışında bahçe, bağ ve tarlası bulunan kişilerin serbestçe girip çıkmaları için düzenlenen belge.

pasta şefi
ing: pastry chef, fra: chef de pâtissier alm: Konditorchef
pasta ve tatlıların hazırlanmasında uzmanlaşmış mutfak elemanı.

patent hakkı
ing: patent right, fra: brevet alm: Patentrecht
bir şeyin üretim izni.

Piknik
ing: picnic, fra: pique-nique alm: Picknick
yemekli kır partisi.

pilot bölge
ing: pilot region, fra: région pilote alm: Pilotgebiet
herhangi bir politikayı veya metodu özel ve sınırlı bir denemeye tabi tutmak amacıyla seçilen bölge.

Pist
ing: runway, fra: piste alm: Flugpiste
uçakların iniş ve kalkış yapmalarına, park yerlerine gidip gelmelerine yarayan şerit.

piyasa ekonomisi
ing: market economy, fra: économie de marché alm: Marktwirtschaft
turistik ürün ve hizmetlerin satıcılara arzı ile bunları satın almak isteyenlerin taleplerinin karşılaşması ve fiyatların oluşumu.

Plaj
ing: beach, fra: plage alm: Strand
yüzmeye ve güneşlenmeye uygun deniz, göl ve nehir kıyılarındaki tesisli kumsal.

Plânlama
ing: planning, fra: planification alm: Plannung
belli bir hedefe ulaşmak için aşılan yöntemler sistemi.

Planör
ing: glider, fra: planeur alm: Segelflugzeug
hava akımlarından yararlanarak uçurulan, uçağa benzer, hafif, motorsuz hava taşıtı.

Podyum
ing: podium, fra: podium alm: Podium
genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer.

pompaj istasyonu
ing: pumping station, fra: station de pompage alm: Pumpstation
genellikle bir toplama haznesi, bir ya da birçok pompalama birimi bulunan duru ya da kirli suları basma donanımı.

porsiyon kontrolü
ing: portion control, fra: contrôle de portions alm: Portionenkontrolle
yiyecek-içecek işletmelerinde müşterilere sunulan yemeklerde fiyat kontrolünü ve miktar eşitliği sağlamak üzere takip edilen usul.

potansiyel Pazar
ing: potantial market, fra: marché potentiel alm: potentieller Markt
mevcudiyetini ve gücünü kanıtlamış pazar.

potansiyel talep
ing: potential demand, fra: demande potentille alm: potentielle Nachfrage
mevcut olan satın alma gücü.

potansiyel turist
ing: potential tourist, fra: touriste potentiel alm: Potentialtourist
bir ülke ya da yöreye seyahat etmeye karar vermiş ya da kısa dönemde edebileceği varsayılan tüketici kesimi.

prestij kitabı
ing: lure book, fra: ouvrage de prestige alm: Luxuswerbeband
turistleri belli bir bölge veya ülkeye çekmek amacıyla çıkarılan çok yapraklı tanıtıcı yayın.

Prodüktivite
ing: productivity, fra: productivité alm: Produktivität
girdi ve çıktılar arasındaki oranın, verimliliğin ölçümü.

profesyonel firma
ing: professional firm, fra: firme professionnelle alm: professionelle Firmaçalışmalarını para karşılığı, meslek ya da temel uğraşı konusu olarak yapan firma.

profesyonel hizmet
ing: professional service, fra: service professionnel alm: professioneller Dienst
bir meslek ve uğraş kolu olarak kazanç elde etmek amacı ile yapılan hizmet.

profesyonel pazarlama
ing: professional marketing, fra: marketing professionnel alm: professionelle Vermarktung
pazarlamanın para karşılığı, meslek ya da temel uğraşı konusu olarak yapılması.

Pusula
ing: compass, fra: boussole alm: Kompab
üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren, bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan araç.





Alt 27-11-2007, 14:29 #17

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


R


Rasyo
(Bkz.Oran)

radyo far
ing: beacon, fra: balise alm: Signalturm
bir uçağa kılavuzluk etmek veya uçağı yönlendirmek amacıyla ışık, elektrik sinyali ya da aynı amaçlı başka uyarma türleri yayan istasyon.

Rafting
ing: rafting, fra: rafting alm: Rafting
özellikle hızlı akan ırmaklarda, azgın sular arasında yapılan bot yarışı.

Ranza
ing: berth, fra: couchette alm: Etagenbett
duvara montajlı, alt alta, açılır kapanır yatak sistemi.

Rayiç
ing: current value, fra: prix courant alm: Marktwert
bir malın sürüm değeri, piyasa değeri.

refakat etmek
ing: accompanying, fra: accompagner, alm: begleiten
bir kişiye eşlik etmek, yanında bulunmak.

Refakatçi
ing: accompanying person, fra: accompagnateur alm: Begleiter
bir konferansa, toplantıya ya da fuara katılacak bir temsilci ile birlikte resmî kimliği ve görevi olmadan gelen kişi.

refakatli gezi
ing: escorted tour, fra: voyage organisé accompagné alm: organisierte Reise mit Begleite
bir tur görevlisinin tüm ulaşım, konaklama, bagaj hizmetlerinin düzenli şekilde yerine getirilmesinden sorumlu olduğu, masrafın 'her şey dahil' hesaplandığı gezi türü.

refakatsiz paket gezi
ing: unescorted package tour, fra: voyage organisé non accompagné alm: organisierte Reise ohne Begleit
tura katılanların grup halinde seyahat etmek zorunda olmadıkları, peşin ödemeli gezi türü.

rehber balıkadam
ing: guide diver, fra: guide plongeur alm: Tauchführer
su altı dalışlarında, dalgıçlara yol gösteren, ilgili kurumdan alınmış yetki belgesi taşıyan kişi, usta dalgıç.

Reklâm
ing: advertisement, fra: publicité alm: Werbung
bir ürünü topluma tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için genellikle basın ve yayın araçları ile toplumun ortak yer ve tesislerinden yararlanılarak yazılı, sözlü, görüntülü ya da işaretlerle yapılan tanıtım işi.

reklâm sayısı
ing: number of exposures, fra: nombre de parutions alm: Zahl der zu wiederholenden Werb
tüketici kitlesine ulaşmayı hedefleyen reklâmların tekrarlanma sayısı.

Reklâmcılık
ing: advertising, fra: publicité alm: Werbeagentur
müşterileri adına reklâm programları hazırlayıp sunma.

reklâmla ulaşılan tüketici kitlesi
ing: reached consumers by advertisem, fra: nombre de consommateurs atteint, alm: mittels werbung erreichter verb
yapılan reklâmı fiilen duyan veya gören tüketici sayısı.

Rekreasyon
ing: recreation, fra: récréation alm: Erholung
insanların boş zamanlarında, eğlence ve tatmin dürtüleri ile, gönüllü olarak katıldıkları aktiviteler.

rekreasyon merkezi
ing: recreation center, fra: centre de récréation alm: Erholungszentrum
eğlenceye yönelik faaliyetler için ekipman ve imkânların bulunduğu alan veya yapı.

resmî oda fiyatı
ing: rack rate, fra: tarif homologué alm: offiziell bestätigter Preis
konaklama tesisi birimlerinin, ilgili hükümet veya yerel yönetim makamlarınca onanmış resmî fiyatı.

resmî tatil
ing: official holiday, fra: jour férié alm: öffentliche Feiertage
yasa ile belirlenen ve devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan tatil.

Restitüsyon
ing: restitution, fra: restitution alm: Restitution
ilk şekline getirmek.

restoranlı vagon
ing: restaurant car, fra: wagon- restaurant alm: Speisewagen
trenlerde yeme-içme ihtiyaçlarının karşılandığı vagon.

Restorasyon
ing: restoration, fra: restauration, f, alm: Restaurierung
tarihî değeri olan eski bir yapıda, yıkılmış, bozulmuş olan yerlerin aslına uygun biçimde onarılması.

rezervasyon acentası
ing: booking agency, fra: agence de réservation alm: Buchungsagentur
müşterileri adına tiyatro, konser, otel gibi yerlerden rezervasyon yapan kuruluş.

rezervasyon ağı
ing: reservation network, fra: réseau de réservation alm: Reservierungsnetz
bir turizm tesisi için rezervasyon yapılabilen nokta, yer ve merkezlerin bütünü.

Rıhtım
ing: pier, fra: quai alm: Pier
bir nehir veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme-bindirme veya yükleme-boşaltma yapabileceği yer.

ring tur
ing: circular tour, fra: circuit alm: Rundreise
aynı yerde başlayıp aynı yerde biten tur.

Riviyera
ing: riviera, fra: riviera alm: Riviera
lüks yaşam tarzına uygun kıyı tatil mekânı.

ro-ro taşımacılığı
ing: ro-ro transportation, fra: transport ro-ro alm: Ro-Ro- Verkehr
özel gemilerle yapılan uluslararası taşımacılık türü.

Rölöve
ing: surveying, fra: relevé alm: Relevierung
bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plân, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarmak.

Römorkör
ing: tugboat, fra: remorque alm: Schleppboot
yedeğinde başka taşıtları götürmeğe yarayan deniz taşıtı.

Rota
ing: route, fra: route alm: Kurs
varacağı yere ulaşmak için gemi veya uçakların izledikleri belirli yol.

Rulet
ing: roulette, fra: roulette alm: Roulette
hızla dönen bir topun, döner bir tablodaki renk ve sayılarda durması ile kazananı belirten xxxxx oynama aygıtı.

rüzgâr sörfü
ing: wind surfing, fra: planche à voile alm: Windsurf
yelken donanımı bulunan tek kişi için yapılmış bir araçla, su üzerinde rüzgârın yardımıyla kayma biçimindeki su sporu.

Rehberli tur
Guided tour, hosted tour

Rehbersiz dış ülke gezisi
Foreign independent tour (FIT)
Yabancı bir veya birkaç ülkeye, turistlerin isteklerine göre düzenlenen ve ücreti peşin alman rehbersiz gezi.

Rekreasyon
Recreation
Rekreasyon (Latince recreatic), kelime olarak dinlendirmek, eğlendirmek, canlandırmak gibi anlamlara gelmektedir. Rekrwasyon zorunlu çalışma faaliyetlerinden bağımsız olarak bireyin onarılması ve geliştirilmesi, bireyin zamanını dilediği gibi kullanmakta serbest olması, insanın fiziksel gücünü onarmaya ve ruhsal kapasitesini zenginleştirmeye yönelik faaliyetler; bireyin isteyerek katıldığı tüm faaliyetler, zorunlu faaliyetlere karşıt olarak özgürce seçilen faaliyetler. Fiziksel ve sosyal çevrenin değişmesi. İnsanın boş zamanlarında yaptığı faaliyet olarak tanımlanabilir.

Genel rekreasyon faaliyetleri:
Kısa dinlenmeler; pilaj, kış sporu gibi.
Hafta sonu gezileri.
Turizm diye sınıflandırılabilir. Organize rekreasyon faaliyetleri:
Artistik (edebiyet, sinema, tiyatro, müzik, sergi vb.) Entellektüle ( Konferanslar, radyo-tv, vb.)
Sosyal (Aile, fuar, kongre, toplantı vb.)
Pratik uğraş (Bahçecilik, elişleri vb.)
Fiziki (Spor, av, yürüyüş, vb.)

Rekreasyon işletmeleri
Recreation esteblashments
Rekreasyon işletmeleri kişilerin boş zamanlarını değerlendirmek, aynı zamanda eğlence, dinlence ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla katıldıkları doğal, sportif, kültürel ve eğlenceye yönelik etkinlikleri sunan işletmelerdir.

Rep.
Temsilci, representative

Resepsiyon
Front desk

Rezervasyon
Reservation

Rezervasyon bölümü
Reservation department
Müşteri tesise gelmeden önce ilk iletişm kurulan bölümdür. Rezervasyonun alınması, dosyalanması, rezervasyon tablolarına yerleştirilmesi, maksimum doluluk oranının sağlanması vb. işler

ROH
Run of the house
Konaklama tesisinin elinde kalan ve kategorisi belli olmayan odanın ayrılması (rezervasyonu)

RTW
Round the World





Alt 27-11-2007, 14:30 #18

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


S - Ş


Sabit maliyet
Fix cost (FC)

Scanion Planı
Scanion's Plan
Turizm sektöründe sıkça kullanılan bir yönetim felsefesi ve aynı zamanda bir tür örgüt kuramıdır. Scanion Planı, kişilerin kendilerini ifade etme gereksinimlerinin olduğu varsayımına dayanarak bu ifade güdüsünün işin yorumunda gerçekleşebileceği savıdır. Bu felsefeyi izleyen kuram ise "Bir örgütün bütün bireyleri o örgütün faaliyetlerine tam anlamıyla katılabilirlerse katkıları oranında ödüllendirlmelidir," şeklinde ifade edilebilir. Scanion Planı'nın uygulanması işletmelerin örgüt yapısına göre değişiklikler arz eder, ancak tüm uygulamalarda üç ana ilkeden hareket edilir:
Katılma sistemi.
Eşitlik sistemi.
Özdeşlik sistemi.

Seçimlik, isteğe ve onaya bağlı, opsiyonlu
Optional

Serbest zaman
Leisur
Kişilerin iş dışındaki zamanı. Kişinin dinlenme ve eğlenmeye ayırdığı boş zaman. Gün içindeki serbest zaman, hafta içindeki serbest günler, ay içindeki serbset hafta, yıl içindeki serbest ay, yedi yılda bir alınabilen serbest bir yıl (Sabbatical Year) olarak tanımlanabilir.

Seyahat acentası
Travel agency
Seyahat acentaları, kâr amacıyla turistlere turizmle ilgili tüm hizmetleri sunan, tur operatörlerinin ya da kendilerinin doğrudan meydana getirdikleri paket turları satan ve bunları satın alan turistlere gittikleri yerler hakkında bilgi sunan aracı kuruluşlardır.

Seyahat çeki
Traveller cheuque

Seyahat danışma el kitabı
Travel informatin manuel
Çok geniş ve kapsamlı bir belgedir. İçindeki bilgiler günü gününe takip edilir. Aylık olan bu yayın dünyadaki 200 ülke hakkında bilgiler verir. Yolcular için gerekli belgeler, sağlık, gümrük kanunları ve döviz hususunda gerekli açıklamalar da vardır.

Seyahat işletmeleri
Üretici ile tüketici arasında ilişki kuran, hizmeti oluşturan, hizmeti sunan, pazarlayan ve satan veya bu tür işlemler için aracı olan kuruluşlara seyahat işletmeleri adı verilir. Seyahat işletmeleri turistik ürünü oluşturan ve/veya dağıtımını yapan, belirli örgütsel yapıları olan ticari kuruluşlardır. Seyahat işletmeleri aracı olacağı gibi hizmetleri oluşturarak bir bütün olarak da sunabilir. Örneğin bir uçak biletinin acenta tarafından kesilmesi aracılıktır. Konaklama, ulaşım, gezi, yeme-içme gibi hizmetlerin bir araya getirilerek tur paketi olarak sunulması ise hizmetin bir bütün halinde sunulmasıdır.

Seyahat kontratı
(Bkz. Seyahat sözleşmesi)

Seyahat sözleşmesi Seyahat kontratı
Seyahat kontratı (anlaşması) seyahat eden kişi (turist) ile seyahat boyunca gerekli hizmetleri sağlayacak ulaştırma, konaklama, yiyecek-içecek işletmeleri arasında yapılan sözleşme demektir. Bu kontrat müşteri ile tur-seyahat düzenleyicisi arasında olmasına rağmen bir çok kontratı da kendi etrafında toplar. Uluslararası bir özellik arzedecek ve uygulanabilecek bir seyahat kontratı örneği henüz yapılmamıştır. Seyahat kontratları çoğunlukla yurtdışı gezi veya paket turlar için hazırlanır ve iki bölümden oluşur:
Genel satış koşulları
İstisnai haller.

SİMO Şeması
SIMO Chart
Simo kelimesi İngilizce'deki "simultaneous movement cycles (simultane hareket devresi)" tanımının baş harflerinden oluşmuştur. Ellerin ayakların, başın veya vücudun başka unsurlarının hareketlerinin kayda alınmasıdır. Genellikle sağ ve sol elin hareketlerini göstermek için çizilir. SİMO şemasının en önemli fonksiyonu etkin olmayan hareket modellerinin, boş zamanın, ziyan edilen hareketin saptanmasına yardımcı olmasıdır. Turizm sektöründe, özellikle iş akım planlamasında kullanılan bir tekniktir.

SİT
Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirleri sosyal, ekonomik mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi olayların cereyan ettiği yerler ve tesbiti yapılmış tabiat güzellikleri ile korunması gerekli alanlardır.

SOF
Service order form

Son onay tarihi
Option date

Son dakika satışları
Last minute sales
Otelde oda veya yatak, uçakta koltuk olarak önceden rezervasyon olmadan son gün yapılan satışlar.

Sosyal alt yapı
Social infrastructure
Sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacıyla yapılması gereken eğitim, sağlık, din, kültür v.b. yapılar ile park, çocuk bahçeleri ve yeşil alanların genel ismidir.

Sosyal turizm, kitle turizmi
Social tourism
Sosyal turizm satın alma gücü az veya sınırlı olan halk gruplarının özel bazı önlem ve teşviklerle turizm olayına girmesidir. Başka bir deyişle sosyal turizm gelir düzeyi düşük, satın alma gücü zayıf halk gruplarıın turizm faaliyetlerinen yararlanabilmesi için yapılan çalışmaların toplamıdır.

Stand by fare
Yolcunun uçakta boş yer kaldığı takdirde binebileceğini bildiren indirimli tarife

Standart fiyat
Standart price
Herkese uygulanan fiyat

STO
Speciality Tour Operator
Özelliği olan turları düzenleyen tur operatörü.

Sunlust
Güneşci, tatilci

Su sporları
Water sports

Sürdürülebilir turizm
Sustainable tourism
Çevre ile sıkı bağlantısını göz ardı etmeyen, varlığı için gerekli unsurları tehdit etmeksizin işlev gören; hem şimdiki, hem de gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılayabilmeyi ön gören turizm endüstrisi.

saat değiştirme
ing: time conversion, fra: conversion de temps alm: Zeitumstellung
doğuya veya batıya seyahat edilmesine göre, saat ilâve etme veya çıkarma işleminin taşıt hareket ve rezervasyon saatlerine yansıması.

sabah banliyösü
ing: milk run, fra: service ferroviaire matinal alm: morgendlicher Pendelverkehr
çok duraklı, bu nedenle ulaşımda uzun zamanı gerektiren, sabah erken saatlerde görülen tarifeli ulaşım şekli.

sabit fiyat
ing: fixed price, fra: prix fixe alm: Festpreis
değişmez fiyat.

sağlık sigortası
ing: health insurance, fra: assurance-maladie alm: Krankenversicherung
hastalık dolayısıyla gerekebilecek muayene, tedavi ve bakım giderlerini karşılamaya yönelik sigorta sistemi.

sağlık turizmi
ing: health tourism, fra: tourisme de santé alm: Gesundheitstourismus
bir takım hastalıkların iyileştirilmesi için içmeler, kaplıcalar, ılıcalar, deniz, dağlar, mağaralar, sanatoryumlar, prevantoryumlar ve benzerlerinden yararlanmak üzere yapılan seyahatler.

sağlıklı yaşam merkezi
ing: fitness center, fra: centre de mise en forme,m, alm: Fitness-Zentrum
kişilere beden hareketleri, doğru ve uygun beslenme yolu ile sağlıklı yaşam alışkanlığı kazandıran merkez.

sahibi tarafından alınmayan eşya
ing: unclaimed luggage office, fra: dépôt des objets non réclamés, , alm: Fundbüro
yasalara göre saptanan sürenin bitiminde, yolcunun almadığı eşyasının saklamaya alındığı yer.

Sahil
ing: coast, fra: côte alm: Küste
deniz, göl ve nehirlerin kıyısı.

sahil güvenlik
ing: coast guard, fra: garde-côte alm: Küstenschutz
kıyılardaki güvenlikten sorumlu idare.

sahil şeridi
ing: coastal band, fra: bande côtiere alm: Küstenstreifen
deniz, tabiî ve sunî göl ya da akarsularda kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde, yerin özelliğine ve imar durumuna göre 100 metreye kadar çeşitli derinliklerdeki kara şeridi.

Sakin
ing: inhabitant, fra: habitant alm: Einwohner
bir yöre, köy, kasaba, veya şehirde ikamet eden kişi.

sanal gerçeklik
ing: virtual reality, fra: réalité virtuelle alm: virtuelle Wirklichkeit
bilgisayar ortamındaki gezi programı ile belirli bir yerde gerçekten seyahat etme duygusunu taşıma.

Sanat
ing: art, fra: art alm: Kunst
bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucu ortaya çıkan üstün yaratıcılık.

sanat etkinliği
ing: art activity, fra: activité artistique alm: künstlerische Aktivität
sanat çalışması.

satış araçları
ing: sales tools, fra: supports de vente alm: Verkaufsinstrumente
aralarında, müşteriler hakkında özel bilgilerin de bulunduğu satış destekleri.

satış sarayı
ing: hypermarket, fra: grand magasin alm: Kaufhaus
çok çeşitli malların satıldığı büyük alış veriş merkezi.

Sauna
ing: sauna, fra: sauna, alm: Sauna
buharlı, özel banyo odası.

Sermaye
ing: capital, fra: capital alm: Kapital
bina, tesis, makine, donatım gibi üretimde veya hizmetlerin yürütülmesinde kullanılan değerlerin tümü.

Sertifikasyon
ing: certification, fra: certification alm: Zertifikation
onaylama.

sertifikasyon sistemi
ing: certification system, fra: système de certification alm: Zertifikatisierungssystem
turizm bağlamında, yatırım ve işletmeler ile diğer faaliyetler için, yapılmış olan sınıflandırma ya da gruplandırma sonucuna göre belge düzenlenmesi ile ilgili işlemlerin bütünü.

Servant
ing: service cart, fra: chariot alm: Servierwagen
yiyecek-içecek işletmelerinde, garsonun servis öncesi hazırlıklarına yardımcı olan, yedek servis araç ve gereçlerinin hazır biçimde bulundurulduğu, dolaplı çekmeceli, raflı sabit veya tekerlekli, gezer tezgâh.

Servis
ing: service, fra: service alm: Dienstleistung
müşteriye hizmet veren personel faaliyetlerinin tümü.

servis ücreti
ing: service charge, fra: service alm: Trinkgeld
otel ve restoranlarda hesaba eklenen personel hizmetinin karşılığı.

ses ve ışık gösterisi
ing: sound and light performance, fra: son et lumière alm: Ton- und Lichtvorstellung
söz, müzik ve ışık oyunlarının bir araya gelmesi ile gece yapılan tanıtım gösterisi.

Seyahat
ing: travel, fra: voyage alm: Reise
bir noktadan başka bir noktaya yapılan yolculuk.

seyahat acentalığı işletme belgesi
ing: travel agency operation license, fra: licence d'agence de voyage alm: Genehmigung zur Betreibung eine
seyahat acentalarına konularında faaliyet göstermelerini sağlamak üzere T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

seyahat acentası
ing: travel agency, fra: agence de voyages alm: Reisebüro
kâr amacıyla turistlere ulaştırma, konaklama, gezi, spor ve eğlence olanakları sağlayan, turizmle ilgili bilgiler veren, bu konuya ilişkin tüm hizmetleri gören, turizm ekonomisine ve genellikle ödemeler dengesine katkıda bulunan ticarî kuruluş.

seyahat acentası sicili
ing: travel agency registry, fra: registre d'agence de voyages alm: Reiseagenturenregister
seyahat acentası için, kuruluş işlemleri sonucunda T.C. Turizm Bakanlığı'nca sicil dosyası açılması.

seyahat kararı
ing: travel decision, fra: décision de voyage alm: Reiseentscheidung
gelecekte yapılacak seyahatin yerini, zamanını, süresini, ne ile ve nasıl yapılacağını belirleme.

seyahat öncesi enformasyon
ing: pretravel information, fra: renseignements pratiques alm: Informierung vor der Reise
turistlerin kendilerini kültürel temasa hazırlamak üzere gereksinim duydukları bilgiler.

seyahat rehberi
ing: travel guide, fra: guide de voyage alm: Reiseführer
bir yöredeki veya ülkedeki konaklama olanakları, lokantalar, yollar, ilgi merkezleri, tarihî ve kültürel özellikler hakkında bilgi veren yayın türü.

seyahat ticareti
ing: travel trade, fra: commerce de voyage alm: tourismusbedingter Handel
turizm endüstrisinde yaratılan ürünlerin kazanç amacıyla alım-satımı.

seyahat ticareti kuruluşu
ing: tourist trade entity, fra: entreprise de commerce de voyag, alm: touristische Handelsorganisatio
turizm ürününün kâr amacıyla alım-satımını yapan kuruluş.

seyahat yazarı
ing: travel writer, fra: journaliste de voyage alm: Reiseschriftsteller
yayın organlarında, basın mensubu, müstakil yazar veya sektör temsilcisi sıfatıyla turizm ve seyahat alanında yazı yazan gazeteci.

seyahate direnç faktörleri
ing: travel resistant factors, fra: facteurs de résistance au voyag, alm: negative Reisefaktoren
ulaşma güçlüğü, yüksek maliyet, politik istikrarsızlık gibi seyahatten caydırıcı faktörler.

sezon dışı
ing: off-season, fra: hors-saison, alm: tote Saison
turist akımı açısından, konaklama ve ulaşım araçları fiyatlarında zorunlu indirimlere gidilen devre.

sınır çıkışlı turizm
ing: outbound tourism, fra: tourisme émetteur alm: grenzüberschreitender Tourismus
yabancı ülkelere çıkış içeren turizm türü.

sıvı kaybı
ing: dehydration, fra: déshydratation, alm: Flüssigkeitsverlust
vücudun su kaybının bir şekilde giderilemediği hali ifade eden tıbbî terim.

Slogan
ing: slogan, fra: slogan alm: Slogan
kısa ve çarpıcı propaganda sözü.

sondaj ve kazı
ing: sounding and excavating, fra: fouille archéologique alm: Sondierung und Ausgrabung
taşınır ve taşınmaz eski eserlerin tespiti ve bilimsel yöntemlerle yüzeye çıkarılması için arkeolojik ve tarihî alanlarda yapılan çalışmalar.

Sörf
ing: surfing, fra: surf alm: surfen
yelkenli ya da yelkensiz, tek kişi için yapılmış bir kayma aracıyla su üzerinde herhangi bir araç tarafından çekilmeksizin kayma biçimindeki deniz sporu.

sorumlu müdür
ing: director in charge, fra: directeur alm: zuständiger Direktor
seyahat acentasının işlemlerinden sorumluluk taşıyan en üst yönetici.

sorun çözmeli pazarlama
ing: problem solving marketing, fra: marketing par analyse de situat, alm: Problemlösende Vermarktung
pazarlamada, tüketici sorununun masaya yatırılarak uygun çözüm bulma yöntemi.

sosyal fon
ing: social fund, fra: fonds social alm: Sozialfonds
ücretli olarak çalışanlar ya da dar gelirliler için belirli sosyal amaçlarla ayrılan tahsisat.

sosyal ikilem
ing: social dualism, fra: dualisme social alm: sozialer Dualismus
geleneksel davranış biçimi ile endüstrileşmeye bağlı toplum davranışının yanyana görülmesi, turizm bağlamında sorun yaratan hal.

sosyal mesafe
ing: social distance, fra: distance sociale alm: sozialer Abstand
sosyal konum ve deneyimler açısından kişi veya gruplar arasındaki farklılık.

sosyal sınıf
ing: social class, fra: classe sociale alm: Sozialstufe
bir toplumda yaşama biçimleri, psikolojik davranışları, fonksiyonları farklı insanların oluşturduğu ve birinden diğerine geçiş olanağı bulunan grup.

sosyal turizm
ing: social tourism, fra: tourisme social alm: Sozialtourismus
orta gelirli kişilerin, sağlanan bazı özel olanaklarla yaptıkları turistik amaçlı gezi türü.

sosyo-ekonomik gelişme düzeyi
ing: socio-economic development leve, fra: niveau de développement socio-é, alm: sozial- ökonomische Entwicklung
sosyal, ekonomik ve toplumsal kalkınma düzeyi.

sosyo-kültürel turizm değerleri
ing: socio-cultural tourism assets, fra: ressources socio-culturelles de, alm: touristisch bedeutende sozio
toplum kültürü ile ilgili olup turizm açısından önem taşıyan olay, davranış, gelenek, özellik gibi değerler bütünü.

sosyo-psikolojik seyahat dürtüsü
ing: socio-psychologic travel motive, fra: motivations socio-psychologique, alm: sozio-psychologische Reisemotiv
modern çevreden uzaklaşmak, kendini dinleme, prestij, gerginlikten kurtulma, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi gibi ekseriya gizli tutulan toplumsal ve psikolojik seyahat dürtüleri.

Speleoterapi
ing: speleotherapy, fra: spéléothérapie alm: Speläotherapie
mağara ortamından yararlanmak suretiyle yapılan tedavi türü.

Spesiyal
ing: special, fra: spécial, alm: spezial
özel, kendine özgü.

Spesiyalite
ing: speciality, fra: spécialité alm: Spezialität
lokantalardaki özel yemek.

spor turizmi
ing: sports tourism, fra: tourisme sportif alm: Sporttourismus
spor amacıyla yapılan yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Sportif Turizm Kurulu
ing: Council of Sports Tourism, fra: Conseil du Tourisme Sportif alm: Touristischer Sportrat
turizm amaçlı sportif faaliyette bulunmak isteyenlerin taleplerini incelemek, yeterlik belgesi düzenlemek ve etkinliklerin denetimini yapmak üzere T.C. Turizm Bakanlığınca, gerek görülen yerlerde kurulan komisyon.

Stüdyo
ing: studio, fra: studio alm: Studio
yataksız, ancak yatmaya elverişli divanları bulunan otel veya motel odası.

su altı sporu
ing: underwater sports, fra: sport sous-marin alm: Unterwassersport
dalgıçlık, balık adamlık gibi su altı alemi ile ilgili spor.

su karnavalı
ing: regatta, fra: régate alm: Regatta
sandal veya yelkenli gemi yarışı.

su kayağı
ing: aquaplane, fra: ski nautique alm: Wellenreiten
deniz sürat motorlarının arkasına takılarak tahta bir aygıt üstünde yapılan su sporu.

Suare
ing: soiree, fra: soirée alm: Abendgesellschaft
gece toplantısı.

sub standartlar
ing: substandarts, fra: réglement intérieur alm: Substandards
bir işletmede, bir ürünü, çalışma yöntemini, üretilecek miktarı veya bütçenin para miktarını vb. belirtmek için konulmuş ikincil öncelikli kurallar.

Suit
ing: suite, fra: suite alm: Suite
birbirine açılan odalardan oluşan otel dairesi.

suit oturma salonu
ing: parlor, fra: salon de suite alm: Wohnschlafzimmer einer Suite
suitlerde normal olarak oturma odası olarak kullanılıp, gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen salon.

sulak alan
ing: marshy land, fra: marais alm: Sumpfgebiet
derinliği 6 metreyi geçmeyen, genelde sazlık bitkilerin hakim olduğu, önemli biyolojik yaşam alanlarına ve kuş zenginliklerine sahip olan eko sistem alanı.

Sunucu
ing: master of ceremonies, fra: maitre de cérémonie alm: Moderator
toplantı, kongre, konferans, seminer, gece, hafta, şenlik gibi etkinliklerde programı ziyaretçilere açıklayan kişi.

Şehir gezisi
City sightseeing tour (CSST)





Alt 27-11-2007, 14:32 #19

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


[b:89bc6ca190]T

tabiat anıtı
ing: natural monument, fra: monument naturel alm: Naturdenkmal
tabiatın ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip, millî park esasları dahilinde korunan tabiat parçası.

Tabiat koruma bölgesi
ing: natural conservation area, fra: réserve naturelle alm: Naturschutzgebiet
Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı belirli yöreleri korumak, doğal güzellikleri ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini güvence altına almak amacıyla ilan edilen bölgelerdir.

Tabiat koruma alanı
(Bkz. Tabiatı koruma bölgesi)

tabiat parkı
ing: natural park, fra: parc naturel alm: Naturpark
bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçası.

tabiat varlığı
ing: natural assets, fra: patrimoine naturel alm: Bodenschätze
jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihî devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerler.

tahliye simidi
ing: life buoy, fra: bouée de sauvetage alm: Rettungsring
kazaya uğrayan gemi yolcularının ve gemi adamlarının, denizde kullandıkları halka biçiminde cankurtaran aracı.

Tanrı misafiri
ing: unexpected guest of God, fra: hébérge au nom de Dieu alm: von Gott gesandter Besucher
çağrılmadan gece yatısına gelen konuk.

tatil destinasyonu
ing: holiday destination, fra: destination de vacances alm: Urlaubsziel
tatil için seçilen yer.

tatil eğilim anketi
ing: vacation tendency survey, fra: enquétes, alm: Umfrage zu Urlaubsgewohnheiten
turizmde, hizmet sunucuların kararlarını etkileyecek, tüketici davranışlarının saptanmasına imkân veren bilimsel araştırma.

tatil günü ziyaretçisi
ing: leisure day visitor, fra: visiteurs alm: Feiertagsbesucher
konulu park vb. eğlence amaçlı yerleri, sadece haftanın tatil günlerinden birinde ziyaret eden.

tatil köyü
ing: holiday village, fra: village de vacances alm: Feriendorf
doğal güzellikler içinde veya ören yerlerinin yakınında kurulu, konaklama yanında çeşitli spor, eğlence ve satış hizmetlerinin de sağlandığı, dağınık yerleşme düzenindeki en fazla üç katlı yapılardan oluşan tesis.

tatil yeri
ing: resort, fra: villégiature, alm: Erholungsort
ziyaretçilere çeşitli hizmetin, eğlence, konaklama ve kullanım imkânlarının sunulduğu coğrafî alan.

Tatilci
ing: holiday maker, fra: vacancier alm: Urlauber
genellikle evinden uzakta bir yerde tatilde olan kişi.

Tatlı
ing: dessert, fra: dessert alm: Nachtisch
yemek sonrası verilen meyve ya da tatlı.

tatlı büfesi
ing: dessert buffet, fra: buffet dessert alm: Nachtischbüffet
pasta, tatlı ya da meyve ikramı yapılan büfe.

Taverna
ing: tavern, fra: taverne alm: Kneipe
meyhane, çalgılı kulüp.

Tazmin
ing: compensation, fra: compensation alm: Entschädigung
para ya da eş değer karşılığı ile bir hizmet ya da eşya zararını ödeme.

tedavi havuzu
ing: cure pool, fra: piscine de cure alm: Kurbecken
yalnız tedavi amaçlı termal su kullanılan havuz.

Tehir
ing: delay, fra: retard alm: Verspätung
ulaşım araçlarının önceden ilân edilen zamanda kalkmaması ya da gelmemesi, gecikme.

tek aşamalı dağıtım sistemi
ing: one-stage distribution system, fra: système de distribution directe, alm: einstufiges Vertriebssystem
yolcunun havayolu şirketinden bilet satın alması gibi, mal veya hizmetin sunucudan tüketiciye doğrudan ulaştığı dağıtım sistemi.

tek düzey satış örgütlenmesi
ing: single-level sales organization, fra: vente a niveau unique, alm: Verkaufsorganisation auf einer
mal ve hizmet sunucunun tüketiciye, hiyerarşik bir karar mekanizmasına gerek kalmadan ulaşabildiği satış organizasyonu.

tek kişilik
ing: single, fra: personne seule, alm: Einzelzimmer
bir konaklama tesisi, vapur veya trende tek kişilik oda, kamara veya kompartman.

tek yolcu bileti
ing: single passenger ticket, fra: billet simple alm: einfache Fahrkarte
bir yolcu için geçerli bilet.

tek yönlü seyahat
ing: one way trip, fra: aller simple alm: Hinreise
satın alındığı sırada, dönüş şekli belirlenmemiş, genellikle ticarî taşıt gidiş bileti ile yapılan seyahat.

teknolojik boyut
ing: technologic dimension, fra: dimension technologique alm: technische Dimension
bir konunun, örneğin turizm hizmetlerinin, teknik yenilikler yönü ile ele alınması.

tele pazarlama
ing: telemarketing, fra: télémarketing alm: Tele- Vermarktung
satıcının telefonla pazarlama yapması.

Teleferik
ing: teleferic, fra: téléphérique alm: Schwebebahn
değişik yükseklikteki iki noktayı, gidip-gelen kabinleriyle bağlayan motorlu tesis.

Telekabin
ing: telecabin, fra: télécabine alm: Kabinenlift
taşıyıcı ve çekici bir kablo üzerinde değişik sayıda ve kapalı kabinlerden oluşan, iki ilâ dört kişilik kapasitede, mekanik yukarı çıkarma cihazı.

Telekomünikasyon
ing: telecommunication, fra: télécommunication alm: Telekommunikation
haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik ve başka elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması.

Telekonferans
ing: teleconference, fra: téléconférence alm: Telekonferenz
telefon ile uzak merkezlerden konuşmacıları konferans yerine bağlayarak gerçekleştirilen görüşme.

Telerehber
ing: automatic guide, fra: guide enrégistré alm: automatischer Reiseführer
önceden kayda alınan bilginin, cihaz aracılığı ile ilgiliye sunulma şekli.

Telesiyej
ing: chair lift, fra: télésiège alm: Sessellift
kayakçıları ve turistleri taşıyıcı ve çekici uzun bir kablo yardımıyla oturma yerlerinde taşıyan bir tür mekanik cihaz.

Teleski
ing: teleski, fra: téléski alm: Skilift
kişileri, tutunmalı veya oturmalı bir şekilde, taşıyan kablolu motorize sistem.

Teletreno
ing: telesledge, fra: télétraîneau alm: Schlittenaufzug
15-20 kişi kapasiteli, toprak düzeyinde gidiş-geliş kablosuna bağlı, insanları karlı bir yamaçtan yukarı doğru belirli bir noktaya çıkarmaya ya da aşağı indirmeye yarayan, kızak.

Teras
ing: terrace, fra: terrasse alm: Terrasse
açık havada dinlenmek, yemek yemek veya kahvaltı yapmak için kullanılan yer.

Tercüman
ing: translator, fra: interprète alm: Übersetzer
otel, tur operatörü veya benzeri işletmeler tarafından, müşterilerin dil sorunlarını çözmek için görevlendirilen bir kaç dil bilen kişi.

termal havuz
ing: thermal pool, fra: piscine thérmale alm: Thermalbecken
serbest tedavi veya dinlenme ve eğlenme amacıyla termal suyun kullanıldığı havuz.

Teşebbüs
ing: enterprise, fra: entreprise alm: Unternehmen
mal ve hizmet üretimi için kurulan işletme, firma, şirket.

Teşhir
ing: exhibiting, exposition, fra: exposition alm: Ausstellung
sergileme.

teyidi yapılmış bilet
ing: confirmed ticket, fra: billet confirmé alm: bestätigte Fahrkarte
üzerinde 'O.K.' yazılı olan ve tekrar tasdik ettirilmesine gerek olmayan bilet.

teyit etmek
ing: confirm, fra: confirmation alm: bestätigen
rezervasyon yapıldığını doğrulama.

teyitli rezervasyon
ing: confirmed reservation, fra: réservation confirmée alm: Reservierungsbestätigung
bir konaklama tesisi veya ulaştırma aracı tarafından yapılan bir rezervasyona sadık kalınacağının ifadesi.

throw away
ing: throw away, fra: consommation partielle alm: teilweise Nutzung
bir tur paketinin kullanılan kısmının ödenmesi, bir kısmının kullanılmaması.

ticarî reklâmcılık
ing: professional advertising, fra: publicité commerciale alm: Handelswerbung
kâr sağlama amacıyla yapılan reklâmcılık etkinlikleri.

Tilt
ing: tilt, fra: tilt alm: Tilt
elektrikli bir makinede, madenî bir topun çeşitli engellere çarpmasıyla puan kazanma esasına dayanan, zaman zaman da kendi kendine elektrik devresini kapatarak oyuna son veren xxxxx cihazı.

Tirbuşon
ing: corkscrew, fra: tire-bouchon alm: Korkenzieher
genellikle mantardan yapılan tıpaları çekmeye yarayan burgu.

toplam maliyet
ing: total cost, fra: coût total alm: Gesamtkosten
bir malın çeşitli üretim ve dağıtım dönemlerinde, o döneme kadar yapılmış olan harcamaların tümü.

toplam seyahat süresi
ing: total travel time, fra: durée de voyage alm: Reisezeit
yolda geçen mola süreleri dahil, bir noktadan diğer bir noktaya ulaşmak için geçen tüm zaman.

Toplantı
ing: meeting, fra: réunion alm: Versammlung
çeşitli amaçlarla karşılıklı fikir alış verişinde bulunmak üzere kişilerin bir araya gelmesi.

toplantı oteli
ing: convention hotel, fra: hôtel avec la salle de congrès alm: Tagungshotel
genellikle büyük merkezlerde ve havalimanları yakınında toplantı düzenlenmesine uygun konaklama tesisi.

toplantı plânlayıcısı
ing: meeting planner, fra: organisateur de congrès, alm: Tagungsorganisator
özellikle yer değiştirme gerektiren toplantı organizasyonunda çeşitli sorumluluklar üstlenen görevli.

toplu gösteri
ing: s*rial show, fra: représentations cinématographiq, alm: programmierte Aufführungen der
bir sanatçıya ya da film yönetmenine ait eserlerin bir mekânda, belli bir zaman dilimi içinde, programlı olarak topluca gösterimi.

toplu işlem
ing: bulk clearance, fra: dédouanement collectif alm: Gruppenabfertigung
yolculukta, belli bir gruba ait giriş işlemlerinin topluca yapılması.

Trafik
ing: traffic, fra: trafic alm: Verkehr
bir yerden başka yere hareket eden mallar, yolcular veya bunları taşıyan araçlar.

trafik polisi
ing: traffic police, fra: agent de circulation alm: Verkehrspolizei
ulaşım yollarını ve araçlarını denetleyen görevli.

trafik şeridi
ing: lane, fra: lignes de trafic alm: Fahrspur
taşıtların bir dizi halinde, güvenle seyredebilmeleri için yolun işaretle ayrılmış bölümü.

trafik tıkanıklığı
ing: traffic jam, fra: embouteillage alm: Verkehrsstau
şehrin belirli kesimlerinde, belirli saatlerde trafiğin işleyemez hale gelmesi.

train ferry
ing: train ferry, fra: transbordeur de train alm: Eisenbahnfähre
yolcuların vagonlardan çıkmasına lüzum kalmaksızın trenleri bir limandan başka bir limana taşımak için raylarla donatılmış vapur.

Tramvay
ing: tramcar, fra: tramway alm: Strabenbahn
yol üzerinde çıkıntı yapmayacak biçimde döşenmiş özel raylarda hareket eden yolcu taşıtı.

Transfer
ing: transfer, fra: transfer alm: Transfer
yolcuları, limanlardan, gar veya oto istasyonundan bir konaklama tesisine ya da tersine konaklama tesisinden istasyonlara taşıma hizmetlerinin tümü.

transfer memuru
ing: transfer officer, fra: agent de transfer alm: Transferangestellter
bir seyahat acentasında çalışan ve yolcuların otele getirilmesi, eşyalarının kaydı ile görevli personel.

Transit
ing: transit, fra: correspondance alm: Transit
yolcunun, bir ülke veya şehirden, beklemeksizin ya da kısa bir süre içinde, uçak, vapur, tren veya otokar değiştirmek suretiyle geçişi.

transit geçiş
ing: transit pass, fra: transit, m, alm: Transitverkehr
bir yerden veya bir ülkeden durmadan, beklemeden yolcu ya da malların geçiş yapması.

transit salonu
ing: transit passenger lounge, fra: salle de transit alm: Transitsaal
hava limanlarında, transit yolcuların bekleme ve dinlenmelerini temin amacıyla ayrılmış salon.

transit yolcu
ing: transit passenger, fra: passager en transit alm: Transitreisender
hedeflenen yere ulaşmadan önce, belli bir programa göre yapılan seyahat sırasında, bir veya daha fazla mola veren, bu molalarda uçağından ayrılan veya uçak değiştiren kişi.

Traverten
ing: travertine, fra: travertin alm: Travertin
kaynak sularındaki kireç birikiminden doğan sünger görünümlü kalker tortu, pamuktaş.

Tren
ing: train, fra: train alm: Zug
katarlara bağlı bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi.

tren istasyonu
ing: railway station, fra: gare, f, alm: Bahnhof
trenlerin gidiş ve geliş yolunda, önceden belirlenmiş durma noktası.

Trimaran
ing: trimaran, fra: trimaran alm: Trimaran
üç gövde üzerine oturtulmuş tekne.

Triptik
ing: triptyque, fra: triptyque alm: Triptique
içinde sürücünün adı, adresi ve arabasının özelliklerinin yer aldığı, geçerlilik süresi üç ay ile bir yıl arasında değişen belge.

Tur
ing: tour, fra: circuit alm: Tour
başladığı noktada bitebilen, bir programa bağlı olara k yapılan ve bu programda öngörülen hizmetleri kapsayan seyahat organizasyonu.< r>

tur bilgi formu
ing: tour information sheet, fra: information sur le circuit alm: Informationsformular
turun ve rehberin adının, rehberin kaldığı odanın, grubun sayısının, günlere göre kahvaltı, öğle ve akşam yeme klerinin belirtildiği form.

tur düzenleme
ing: tour organization, fra: organisation des circuits, alm: Tourenorganisation
ülke içine vey a dışına, gecelemeli veya gecelemesiz olarak gezi, spor, eğlence, dinî, sağlık, eğitim, kültürel, bilimsel ve meslekî inceleme, teşvik veya destek amaçlı seyahat ve bunun içinde yer alan hizmetlerin organizasyonu.

tur güzergâhı
ing: tour route, fra: itinéraire alm: Tourenroute
turda, geçilen yol boyu ve üzerinde bulunan gezilecek yerlerin tümü.

tur kataloğu
ing: tour catalogue, fra: catalogue des produits alm: Tourenkatalog
tur düzenleyicilerinin satış için, turlarının tarihi, süresi, programı ve fiyatı gibi detayları belirttikleri ve büyük miktarlar halinde bastırarak dağıttıkları kapsamlı yayın türü.

tur kuponu
ing: tour coupon, fra: coupon de voyages alm: Reisebon
turda sunulan hizmetlere karşılık geçerli belge.

tur lideri
ing: tour leader, fra: courrier alm: Reiseleiter
turistik gezilerde, çeşitli yönetim sorumlulukları olan görevli.

tur operatörü
ing: tour operator, fra: tour opérateur alm: Reiseveranstalter
bir seyahat programını taşıt, konaklama, yeme-içme, eğlence, rehberlik, şehir turları dahil olmak üzere tek fiyat üzerinden hazırlayan ve perakendeci seyahat acentaları ya da tarifeli hava yolu şirketleri kanalı ile pazarlayan kişi veya kuruluş.

tur refakatçisi
ing: escort, fra: accompagnateur alm: Reisebegleiter
turistlere, bütün seyahat boyunca refakat etmek üzere görevlendirilmiş kişi.

tur toptancısı
ing: tour wholesaler, fra: grossiste de circuit alm: Tourenveranstalter
konaklama ve gezi sunuculardan hizmet toplayarak pazarlayan kişi veya şirket.

turing kulübü
ing: touring club, fra: club touring alm: Touringclub
turizmi geliştirme ve uluslararası otomobil haklarından yararlanma amacıyla kurulan kulüp.

turist eğilim araştırması
ing: tourist tendency research, fra: étude des tendances des visiteu, alm: touristische Meinungsumfrage
turist gönderen ülke ya da yörede yaşayan insanların yapacakları seyahatin türü ve hedef alacağı destinasyonu belirlemeye yönelik, daha çok anket tarzı yoklamaya dayanan araştırma.

turist gönderen ülke
ing: tourist originating country, fra: pays émetteur alm: Ursprungsland der Touristen
bir ülke ya da yöreye gelen turistlerin devamlı olarak yaşadığı ülke.

turist kabul eden ülke
ing: tourist accepting country, fra: pays récepteur alm: Aufnahmeland der Touristen
turistin gittiği ülke.

turist profili
ing: tourist profile, fra: profile touriste alm: Touristenprofil
turistin sosyo-ekonomik konumu ve davranış özelliklerinin ifadesi.

Turist Rehberleri Birliği (TUREB)
ing: Union of Tourist Guides, fra: Union des Guides Touristiques, , alm: Fremdenführerverband
İstanbul Profesyonel Rehberi Esnaf Odası, İzmir Turist Rehberleri Odası ile Ankara ve Kapadokya Profesyonel Turist Rehberi Derneklerini tek çatı altında temsil etmek üzere 1998 yılında kurulan meslekî birlik.

turistik depliyan
ing: travel folder, fra: dépliant touristique alm: Reisefaltplan
bir ülke, bölge, kent veya bir otel, acenta gibi işletmelerin tanıtımını yapan, resimli ve birkaç sayfa halinde katlanmış basılı yayın.

turistik gezi
ing: tourist travel, fra: voyage touristique alm: touristische Reise
ticarî amaç dışındaki gezi.

turistik harita
ing: tourist map, fra: carte touristique alm: touristische Karte
turistik cazibe merkezleri, tarihî, doğal ve arkeolojik zenginlikleri, topoğrafik işaret ve resimlerle gösteren plân.

turistik talep
ing: tourist demand, fra: demande touristique alm: touristische Nachfrage
bir kimsenin turistik amaçlı hizmet ya da mal satın almak için duyduğu ve yeterli satın alma gücü ile desteklediği arzusu.

turistik tren
ing: cruise train, fra: train en croisière alm: Vergnügungszug
bir turistik programa göre bazı demiryolları idareleri tarafından sefere konulan, yurtiçi ve yurtdışına sefer yapan özel tren.

turizm amaçlı sportif faaliyet
ing: tourism intended sports activit, fra: activité sportive à but tourist, alm: sportliche Aktivität im Tourism
herhangi bir spor disiplininin veya birden fazla spor dalının kurallarının tamamen veya kısmen uygulandığı turizm etkinliği.

turizm ana plânı
ing: tourism master plan, fra: plan directeur de tourisme alm: touristischer Masterplan
turizm kalkınmasının, insan kaynakları, çevresel, sosyal ve kültürel etkileri gibi ayrıntılı gelişme boyutlarını da ele alan stratejik plân.

turizm arzı
ing: tourism supply, fra: offre de tourisme alm: touristisches Angebot
bir ülke ya da yörenin potansiyel turistlerin yararlanmasına sunabileceği her türlü doğal, tarihî, kültürel, arkeolojik değerlerle tesis ve hizmetlerin tümü.

turizm bilinci
ing: tourism consciousness, fra: conscience de tourisme alm: Fremdenverkehrskenntnis
turizmin ülke ekonomisine katkıları ve diğer yararları hususunda temel bilgi, temel görüş.

turizm bölgesi
ing: tourism region, fra: région touristique alm: Fremdenverkehrsgebiet
Turizmi Teşvik Kanunu'na göre sınırları T.C. Turizm Bakanlığı'nın önerisi ve Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit ve ilân edilen bölge.

turizm büyümesi
ing: tourism growth, fra: croissance touristique alm: touristisches Wachstum
konaklama imkânı veren yatak sayısındaki veya bir bölgeye gelen ziyaretçi sayısındaki istatistikî artış.

turizm çekim merkezi
ing: tourism attraction center, fra: centre touristique, m, alm: touristischer Anziehungspunkt
turistler tarafından en fazla tercih edilen turistik merkez.

turizm coğrafyası
ing: tourism geography, fra: géographie du tourisme alm: Tourismusgeographie
turizm bakımından önemli bölgeleri bütün detaylarıyla inceleyen, özelliklerini ve gelişmelerini belirleyen bilim dalı.

turizm derneği
yöresel, bölgesel veya ülkesel düzeyde kurularak amacı turistik varlık ve zenginlikleri koruyup değerlendirmek olan, bu konuda amatör ya da uzman kişilerden oluşan kuruluş.
ing: tourism association, fra: association de tourisme alm: Tourismusverband, m

turizm dövizi girdisi
ing: tourism foreign exchange income, fra: rentrées de devises touristique, alm: touristische Deviseneinnahmen
turizm hizmetleri nedeni ile ülkeye giren yabancı ülke parası.

turizm dürtüsü
ing: tourism motivation, fra: motivation de tourisme alm: touristische Motivierung
turistlerin belirli bir hedef dışında, bilinçaltı arzular veya gizli nedenlerle seyahate karar vermesi.

turizm gideri
ing: tourism expenditure, fra: dépenses touristiques alm: Tourismusausgaben
ülke vatandaşlarının yurt dışında bir yılı aşmayan süreli seyahatlerinde yapmış oldukları harcamaların toplamı.

turizm işbirliği anlaşması
ing: tourism cooperation agreement, fra: accord de tourisme alm: Abkommen über Zusammenarbeit im
bir ülkenin bir başka ülke ile turizm alanında işbirliği yapmak üzere imzaladığı uluslararası bağıt.

Turizm İşleri Yüksek Koordinasyon Kurulu
ing: Supreme Coordination Council of, fra: Conseil Supérieur de Coordinati, alm: Hoher Rat zur Koordinierung tou
Turizmi Teşvik Kanunu'nun öngördüğü yönetmelik çıkıncaya kadar turizm bölgeleri, turizm alanları ve turizm merkezlerini belirlemiş olan ve 1982 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'yla ihdas edilen kurul.

turizm işletme belgesi
ing: tourism operation license, fra: licence d'activité touristique alm: touristische Betriebsgenehmigun
turizm sektöründe faaliyet gösteren turizm işletmelerine T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

turizm işletmesi
ing: tourism establishment, fra: entreprise touristique, f, alm: Fremdenverkehrsbetreibung
turizm sektörü içinde faaliyet gösteren işletme.

turizm meslek eğitimi
ing: vocational tourism training, fra: formation professionelle de tou, alm: touristische Berufsausbildung
turizm sektöründe çalışmakta olan ya da çalışacaklara meslekî bilgi ve beceri kazandırma uygulamaları ve süreçlerinin tümü.

turizm meslek kuruluşu
ing: organization of tourism profession fra: organisation professionnelle de, alm: touristische Berufsorganisation
turizm alanındaki firmaların faaliyetlerini geliştirmek ve aralarında dayanışma sağlamak üzere devlet öncülüğünde kurulan, işleyişi yasal kurallara bağlanmış olan örgüt türü.

turizm mevzuatı
ing: tourism legislation, fra: législation du tourisme alm: Tourismusgesetzgebung
turizmi ilgilendiren yasa, tüzük, yönetmelik, kararname, tebliğ gibi hukukî metinlerin bütünü.

turizm olanakları
ing: tourism facilities, fra: équipement touristique alm: touristische Anlagen
bir turistik yörede insan gücü ile yaratılan altyapı ve üstyapı tesisleri.

turizm olgusu
ing: tourism fact, fra: phénomène touristique alm: Tourismusfaktor
tüm turizm hizmetlerinin dayandığı nedenler veya bu nedenlerin yol açtığı sonuçlar.

turizm patlaması
ing: tourist boom, fra: boom touristique alm: Tourismusboom
turizmde bir durgunluğun arkasından talepte meydana gelen büyük ölçekli artış.

turizm pazarı
ing: tourism market, fra: marché de tourisme alm: Tourismusmarkt
turizm hizmetlerinin satıcıları ile bunları satın almak isteyenlerin taleplerinin karşılaştığı ve fiyatların oluştuğu ortam.

turizm pazarlaması
ing: tourism marketing, fra: marketing touristique alm: Tourismusvermarktung
bir turizm ürününün satışını geliştirmek için yapılan plânlama, fiyatlandırma, tanıtım, dağıtım gibi işlemlerin bütünü.

turizm polisi
ing: tourism police, fra: police de tourisme alm: Tourismuspolizei
bir ülkenin güvenlik örgütünde, özellikle turistlerin güvenliğini sağlamak için ayrılmış görevliler.

turizm politikası
ing: tourism policy, fra: politique de tourisme alm: Tourismuspolitik
bir ülkede, genel ekonomi politikasına uygun olarak iç ve dış turizmin geliştirilmesi, yönlendirilmesi, turizmin gelir getirici ve istihdam yaratıcı fonksiyonlarından yararlanılması için kamu tarafından alınan önlemlerin belirlendiği yöntem.

turizm potansiyeli
ing: tourism potential, fra: potentielle touristique alm: Tourismuspotential
bir ülke ya da yörenin turist çekme yetenekli değerlerinin tümü.

turizm sektörü
ing: tourism sector, fra: secteur touristique alm: Tourismussektor
turizm alan ve konularında faaliyet gösteren hizmet dallarının tümü.

Turizm Sektörü Ana Plânı (TUSAP)
ing: Tourism Sector Master Plan, fra: Plan Directeur du Secteur Touri, alm: Masterplan für den Tourismusber
turizm sektöründe uzun vadede ulaşılacak hedefleri ve bunlara ulaşmak için kullanılacak araç ve yöntemleri belirlemek üzere T.C. Turizm Bakanlığınca geliştirilen temel çerçeve, karar destek sistemi.

turizm sezonu
ing: tourism season, fra: saison touristique alm: Tourismussaison
yerli ve yabancı turistlerin tarihî ve turistik yerlerdeki seyahatlerinin yoğunluk kazandığı, genellikle ilkbaharda başlayıp sonbaharın sonuna kadar devam eden dönem.

turizm ürünü
ing: tourism product, fra: produit touristique alm: touristisches Produkt
turiste sunulan tek veya toplu mal veya hizmet.

turizm yatırım belgesi
ing: tourism investment license, fra: licence d'investissement touris, alm: touristisches Investmentszertif
turizm sektöründe yatırım yapan girişimciye, tesbit edilen yatırım dönemi için T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

turizmde profesyonellik
ing: professionalism in tourism, fra: professionalisme en tourisme alm: Professionalität im Tourismus
turizmle bir meslek dalı, uğraş alanı, kazanç getirici bir olgu olarak ilgilenilmesi.

turizmde talep tahmini
ing: tourism demand forecasting, fra: prévision de la demande tourist, alm: Nachfragevermutung
turizm talebinde ileri bir dönemde meydana gelebilecek gelişmelerin bilimsel yöntemlerle araştırılması.

turizme engeller
ing: obstacles to tourism, fra: barrières au tourisme alm: touristische Hindernisse
artan zaman ve çoğalan gelire karşılık turizmin gelişmesini güçleştirici coğrafî uzaklık ve hükümetlerin koyduğu yasal güçlük gibi zorlaştırıcı genel faktörler.

Turizmi Geliştirme Fonu
ing: Tourism Development Fund, fra: Fonds de Développement du Touri, alm: Touristischer Entwicklungsfonds
turizm alan, bölge ve merkezlerindeki turizm yatırımlarını kredilerle desteklemek ve dış pazarlama imkânlarının geliştirilmesi için harcama yapmak üzere T.C. Turizm Bakanlığı emrinde, yasa ile kurulmuş fon.

Türk bayraklı yat
ing: Turkish flagged yacht, fra: yacht sous pavillon turc alm: Yacht unter türkischer Flagge
Türk limanlarından sicil kaydı alan yat.

Türk lokumu
ing: Turkish delight, fra: loukoum alm: Türkischer Honig
şekerli nişasta eriyiğini pişirip hafif ağdalaştırarak yapılan, küçük küp biçimindeki Türk şekerlemesi.

Türk misafirperverliği
ing: Turkish hospitality, fra: hospitalité turque alm: türkische Gastfreundschaft
Türk insanının konukseverliği.

Türk mutfağı
ing: Turkish cuisine, fra: cuisine turque alm: Türkische Küche
geleneksel Türk yemeklerinin tümü.

Türkiye Kamp Karavan Derneği
ing: Turkish Association of Camping , fra: Association Turque de Camping, , alm: Türkischer Zelt- und Wohnwagenv
üyeleri arasında dayanışmayı sağlamak ve meslekî sorunlara çözümler getirmek üzere 1966 yılında kurulan dernek.

Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu
ing: Touring and Automobile Club of, fra: Club de Touring et d'Automobile, alm: Türkischer Touring- und Automob
1923 yılında kurulan, Cumhuriyetin ilk yıllarında ülke turizmini yönlendiren, daha sonra ülkeye otomobille seyahat edenlere hizmet veren, özellikle İstanbul'da tarihî eserlerin restorasyonu ve işletilmesinde önemli rol oynayan kurum.

Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği
ing: Association of Tourism Writers , fra: Association des Ecrivains et Jo, alm: Verband türkischer Reiseschrift
turizm yazarları ve gazetecileri arasındaki meslekî dayanışmayı sağlamak, sektörde yazar ve gazetecilerin etkinliğini arttırmak, yeni gelişmelerden üyelerini haberdar etmek ve turizmde verimliliği arttırmak için çalışmalarda bulunmak üzere kurulan dernek.

Turnuva
ing: tourney, fra: tournoi alm: Turnier
oyuncu veya sporcular arasında sırayla yapılan yarışma dizisi.

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım(TÜYAP)
ing: Tüyap Fairs and Exhibitions Org, fra: Tüyap, Organisation des Foires , alm: Tüyap Organisation für Messen
yurt içinde çok değişik sektör ve iş kollarına ilişkin fuar ve sergiler, yurt dışında ülkemiz ürünlerini tanıtacak fuarlar açmak amacıyla 1979 yılında kurulan işletme.

tüzel kişi
ing: legal entity, corporate body, fra: personne morale alm: juristische Person
gerçek kişilerden oluşan, fakat yasaya göre onlardan ayrı ve aynen gerçek kişiler gibi hak ve yükümlülükleri olan kuruluş.

Tali yat limanı
Tali yat limanları, tabii veya yapılmış kapalı bir su alanına sahip olan, uzun süreli kalış ve onarım imkanları yanında Yat Turizmi Yönetmeliği'nde yer alan özelliklere sahip tesisleri ifade eder.

Tamgün şehir gezisi
Full day city sightseeing tour (FDCSST)

Tam pansiyon (TP)
Full board (FB)

Tanıtım ziyareti
Sales call

Tanıtma Gezisi
Familiarization trip (fam. trip)
Tur operatörleri. · seyahat acentaları ve havayolları mensupları için düzenlenmiş ücretsiz veya indirimli tarife ile yapılan ve konuklara bir ülke ya da bölgeyi tanıtmak ve böylece turist akımını artırmayı amaçlayan gezi.

Tarifede belirlenen fiyat
Tariff price

Taşınmaz mallar
(Bkz. Gayrimenkul mallar)

Tatil turu
Sejour tour

Techizat
Equipment

Techizat planlaması
Equipment planning

Tedarikçi
Supplier
Turizm endüstrisinde turizm arzının herhangi bir bölümünü satışa arz eden kişi veya kuruluş. Örneğin otelci, gezi organizatörü vb.

Tek kişilik oda
Single room

Tek kişilik ilave yatak fiyatı
Single supplement price

Tek Merkezli Tur
Belli bir ülkede veya turistik çekim merkezinde belirli bir süre konaklama, dinlenmek, eğlenmek, güneş ve denizin sağladığı imkanlardan yararlanmak amacına yönelik tur.

Teknik alt yapı
Technical infrastructur
Elektrik, havagazı, içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve her türlü ulaştırma, haberleşme ve arıtma gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık ve kapalı otopark kullanışlarına verilen genel addır

Termal kür (tedavi) merkezi
Thermal cure center

Termal otel
(Bkz.Kaplıca oteli)

Termal tedavi merkezi
Thermal therapy center

Termalizm
Thermalism
Bilinen en eski tedavi yöntemlerinden birisi oalan termalizm, kaplıca, ılıca, içmeler gibi şifalı su kaynaklarının sağlık kurallarına uygun bir biçimde, tedavi aracı olarak kullanılmasıdır.

Teşvik turizmi
(Bkz. Özendirme turizmi)

Teyit
Confirmation

Teyit edilmiş rezervasyon
Confimed reservation
Bir konaklama tesisi veya taşıyıcı tarafından bir rezervasyonun onaylanmasını ifade eder.

THY
Turkish Airlines
Türk Hava Yolları


TP
(Bkz. Tam pansiyon)

TPL
Triple
Üçlü

Trafik konferansı
Traffic conference (Türkiye Cumhuriyeti)
Trafik konferansı IATA kurallarına göre kurulmuş olan ve dünyayı üç bölgeye ayıran havayolu kurumlarını ifade eder.

Transfer fiyatı
Transfer price

Transit yolcu
Yasal olarak ülkeye giriş yapmayan gemi veya uçak personeli ile uğrak yapan, ancak destinasyonu geçtiği ülke olmayan ziyaretçiye transit yolcu denir.

Trf
Transfer

Trprt
Transport
Ulaşım

Trvl
Travel
Seyahat

Tur broşürü
tour brochure

Tur dosyası
Tour shell
Tur tanıtımı için hazırlanmış resimli ve yazısı standart dosya

Tur lideri
Tour leader
Turlarda yolculara refakatçı olarak bulunan yabancı şirketin çalışanı.

Tur operatörü
Tour operator (Tur op.)
Tur operatörü bir seyahat acentasının hukuki statüsüne sahip olarak kurulan ve en ince ayrıntısına kadar programlanmış olarak seyahate çıkıştan geri dönüşe kadar seyahati, konaklmayı, yeme-içmeyi, eğlenceyi, rehberlik hizmetlerini, şehir turlarını da içeren tek ve ucuz bir fiyat üzerinden götürü seyahat hazırlayan ve bu turları doğrudan veya seyahat acentaları aracılığıyla satan kuruluşlardır.

Tur programı
Itinerary

Tur simsarı, tur Brokerı
Tour broker
Tur operatörlerinin satmayı başaramadığı paket turları daha ucuza satan kuruluş.

Turist gönderen bölge
Turist gönderen bölge, seyahatin başladığı ve bitttiği yer olan aktif ya da potansiyel turistlerin sürekli olarak yaşadığı yerleşim yerlerini ifade eder. Turistlerin seyahat öncesi motivasyonları burada oluşmakta, seyahat kararları burada alınmakta ve seyahat planları burada hazırlanmaktadır.

Turist kabul eden bölge
Turistlerin tatil deneyimlerini kazandıkları, bölge halkınca "turist" olarak kabul edildikleri ve giriş yerlerinde istatistiklere "turist " olarak kaydedildikleri bölgeye turist kabul eden bölge adı verilir. Turizm ile ilgili bütün planlama ve çalışmalar bu bölgede edinilen deneyimlerin üzerine inşa edilmektedir.

Turistik
Touristic
Turizm sektöründe sık kullanılan bir kavram olan turistik, kısaca turizmle ilgili bütünleşme olarak ifade edilebilir. Batı dillerinde turistik lüks olmayan, ucuz ve ekonomik, halk tipi işletme demektir. Dilimizde turistik deyimi pahalı, lüks, yüksek nitelikli anlamına gelen bir sıfat olarak kullanılmaktadır. Bir olayın turistik olması doğrudan turizm faaliyetlerini ilgilendirmesi, turistlerin o olay ile ilişkilerinin olması anlamına gelir. Kısaca, turizm faaliyetlerini kapsayan her olay, mal ve hizmetler, tesisler turistik kavramı ile ifade edilebilir.

Turistik fonksiyon oranı
Touristic Function ratio
Turistik fonksiyon oranı herhangi bir ülka veya yörenin (T) vaktinde turistlerin emrine sunabileceği toplam konaklama kapasitesi ile o ülke veya yörenin sürekli nüfusu arasındaki ilişkiyi ifade eder.

Turistik fonksiyon oranı Tf (t)
Toplam konaklama potansiyeli (Yatak sayısı) L,
Sürekli nüfus P ile gösterildiğinde
Turistik fonksiyon oranı= Tf(t) = L x 100/P
olur.
Turistik fonksiyom oranı konaklama potansiyeline katkıda bulunacak bir yatırım kararının önemli kriterlerinden biridir. Çünkü, turizm ile demografik koşullar arasında ilişkiyi ortaya koymaktadır.

Turizm
(İng.tourism Fra. tourisme Alm.tourismus)
Asıl ikametgâhı dışındaki başka bir yere eğlence, tatil, kültür, arkadaş ve akraba ziyareti, aktif spor, toplantı, görev, iş, öğrenim, sağlık, transit vb. amaçlarla seyahat etmenin doğurduğu olayların bütünü.

Turizm alanı
Tourism area
Turizm alanı güçlü çekim unsurlarına, ulaşım olanaklarına, turistik donanıma sahip olan, bu nedenle turistik sayahatlarin hedefi olan, gelirleri çoğunlukla turizm faaliyetlerinden kaynaklanan yerlerdir. Öte yandan Turizm Teşvik Kanunu'nda turizm alanı, "Turizm bölgeleri içinde öncelikle geliştirilmesi öngörülen, mevkii ve sınırları Turizm Bakanlığı'nın önerisi, Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilen doğal veya sosyo-kültürel değerlerin yoğunlaştığı alanlardır." şeklinde ifade edilmiştir.

Turizm arz esnekliği
Turizmde arz esnekliği kavramı arzın fiyat değişmeleri karşısındaki duyarlılığını açıklamak için kullanılmakadır. Başka bir ifadeyle fiyatlar arttıkça arzın kısa sürede bu artışa uyum sağlayıp sağlayamaması anlamına gelmektedir. Örneğin mikro boyutta yeni odaların yapımı, restorana ek masalar sağlanmaı, makro boyutta ise bir turizm bölgesindeki yatak kapasitesinin artırılması gibi.
Öte yandan turizm sektöründe bazı arz kaynakları vardır ki bunların azaltılıp çoğaltılması hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.

Turizmde arz esnekliği katsayısı
Turizm de arz esnekliği katsayısı şu formül yardımıyla hesaplanır:
Es= Arzedilen miktardaki % değişme (Ds)/ Ürün fiyatlarındaki % değişme (Dp)
Turizmde kısa dönem analizlerinde yuakrıdaki eşitlik ile yapılan hesaplamalarda bireysel olarak işletmelerin, dolayısıyla endüstri toplam arzının esnekliği katıdır (inelastik). Başka bir deyişle birim esneklikten(1'den) küçüktür.

Turizm arzı
Arzedilen miktardaki % değişme (Ds)Turizm arzı, ekonomik olarak belirli bir piyasada, belirli bir fiyata ya da bedelsiz olarak turistik tüketicilere sunulan mal ve hşizmetlerin bütünüdür. Bir başka ifade ile turizm arzı, turistik tüketim talebini karşılamak için gerekli mal ve hizmetlerin tedarik edilmesini içeren üretime dayalı işlemlerin tümüdür.

Turizm arzının özellikleri
Turizm sektöründe arzın oluşturulması büyük yatırımları gerektirir.
Turim arzı, diğer turistik bölgelerdeki fiyatların etkisi, tüketici eğilimlerindeki farklılıklar gibi dış faktörlerin etkisi ile sunulan mal ve hizmetler açısından da farklılıklar gösterir. Başka bir ifadeyle, turizm sektöründe arz, mal ve hizmetlerin her turist tipinin ayrı özelliklerine uygun olarak sunulmasını gerektirir.
Turizm sektöründe üretilen mal ve hizmetlerin ya da kazanılan deneyimlerin stok edilmesi mümkün değildir.
Turizm arzının temel özelliği diğer hizmet sektörlerinde olduğu gibi, emek-yoğun üretime dayalı olmasıdır.
Turizm arzı kısa dönemde elastik olmayan bir özelliğe sahiğtir. Talepte meydana gelen değişmeye göre turizm arzını kısa sürede artırmak mümükn olmayabilir.
Turizm arzının bulunduğu yer aynı zamanda tüketim yeridir. Yani turistik tüketici turizm faaliyetlerinden yararlanabilmek için üretim yerine gitmek zorundadır.
Turizm arzı çok değişik alanları ilgilendiren bir özelliğe sajiptir. Bir bölgedeki fizik, doğal, kültürel ve insani özellikler o bölgeyi ziyaret eden turistin aklında bir bütün olarak yer almakta ve turistin tatil deneyiminin oluşmasına bir bütün halinde katkıda bulunmaktadır.

Turizm bölgeleri
Tourism regions Arzedilen miktardaki % değişme (Ds) Turizm bölgesi turizm tarafından etkilenmiş bir görünüme sahip olan, turizm coğrafyası açısından bir mekan ünitesi oluşturan ekonomik yapısı ve yaşamı turizmin etkilerini taşıyan yerleri ifade eder. Öte yandan, Turizm Bölgesini "Sınırları Turizm Bakanlığı'nın önerisi ve Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilen doğal veya sosyo-kültürel değerlerin yoğunlaştığı bölgelerdir." diye ifade edebiliriz.

Turizm bölgelerinin temel kaynakları
Turizm bölgelerinin temel kaynaklarını başlıca iki grupta toplayabiliriz:
1)- Birincil kaynaklar: İklim, çevre, kültür, vb.
2)-İkincil kaynaklar: Konaklama, ulaştırma, eğlence işletmeleri .vb..

Turizm coğrafyası
Turizmin mekansal açıklamasıyla ilgilenen bilim dalıdır.

Turizm çeşitleri
Turizm olgusunun daha açık ve doğru bir biçimde ele alınabilmesi amacıyla çeşitli kriterlere göre gruplandırılması zörunludur. Turizm çeşitleri değişik kriterlere göre gruplanabilir. Örneğin;
Turistin geldiği yere göre turizm (iç turizm, dış turizm).
Turistin sayısına göre turizm. (bireysel, kollektif ve kitle turizmi).
Amacına göre turizm (dinlenme, sağlık, sportif, kültürel, Dinsel, Ekonomik, Politik, Kongre, aile turizm).
Seçilen zamana göre turizm (yaz turizmi, kış turizmi),
Kapsanan süreye göre turizm (kısa süreli, uzun süreli turizm).
Sosyal niteliklere göre turizm (yaş kriterlerine göre, gelir düzeyine göre).
Ulaşım araçlarına göre turizm (yat turizmi, gemi turizmi, karavan turizmi, demiryolu turizmi).
Organizasyon şekline göre turizm (kişilerin doğrudan seyahat etmeleri, kişilerin seyahat acentası veya tur operatörörleri ile yaptıkları seyahatler.)
Konaklama şekline göre turizm (otel, motel, tatil köyü vb.)..

Turizm ekonomisi
Tourism economics
Turizm ekonomisi turizm olayının nedenlerini, mahiyetini, gelişme koşullarını, sonuçlarını, neden ve sonuçlar arasındaki ilişkileri bilimsel yöntemlerle ekonomik açıdan araştırarak bağlı olduğu yasa ve ilkeleri ortaya koyan bir bilimdir.

Turizm endüstrisi
Tourism ındustry
Turizm endüstrisi kar amacı gütmeyen, turizm organizasyonu, pazarlama, konaklama, ulaştırma hizmetleri, yiyecek-içecek faaliyetleri, perakende satış mağazaları ve diğer çeşitli etkinlikler gibi birbirinden farklı hizmet ve faaliyetleri bir şemsiye altında toplayan bir endüstridir.

Turizm-enflasyon ilişkisi
Turizm-enflasyon ilişkisi başlıca iki açıdan değerlendirilmektedir.
1) Turizmin enflasyona etkisi:Turizm sektörünün herhangi bir ülkede enflasyon yaratıcı bir etkiye sahip olup olmadığı aşağıda gösterilen ölçütlere bağlıdır:
Turizm sektörünün sağladığı net döviz kazançları, bu sektörün dağıttığından daha az ise turizm sektörü enflasyonist bir etkiye sahiptir.
Turizm faaliyetlerinin ulusal para karşılığı elde edilen net döviz kazançları elde edilen net döviz kazancından fazla ise, yani gerçek döviz kuru 1'den küçük ise turizm sektörünün enflasyonist olduğu söylenebilir.
Turizm sektörünün ulusal ekonomi içindeki payı gözardı edildiğinde diğer sektörlerde çalışanlar turizm sektörünü bir pilot sektör olarak düşünerek bu sektörde çalışanların elde ettiği kazançtan pay alma ya da faydalanma eğilimi gösteriyorlarsa, bu durum, turizm sektörünün enflasyonist bir baskı meydana getirmesine yol açacaktır.
2) Enflasyonun turizm sektörüne etkisi: Turizm sektörünün enflasyondan etkilenmesi başlıca üç şekilde olur:
İç turizm açısından enflasyonist ortamda artan fiyatlar turizm talebinin satın alma gücü üzerinde olumsuz etki yaparak gerçek gerirlerde düşme meydana getirir. Bu da iç turizmde ve turistik tüketim harcamalrında düşmeye yol açar.
Dış turizm açısından ise ulusal paranın değeri enflasyon oranına paralel olarak düşürüldüğü sürece dış turizm talebinin fazlaca etkilenmeyeceği söylenebilir. Ancak enflasyon oranı ülke parasının değer kaybından yüksek olursa dış turizm talebinde de fiyata bağlı bir gerileme görülür.
Turistik mal ve hizmet üretiminde kullanılan girdi fiyatlarının maliyet enflasyonundan etkilenerek artması faktör maliyetlerinin artmasına ve böylece turizm sektörünün etkilenmesine yol açacaktır. Özellikle lüks turizme yönelik ve zengin dış turistlere hizmet veren tesisler açısından yapılacak yatırımlar için dış alım zorunludur. Bu da dış alım yapılan ülkelerdeki enflasyonist etkilerin ekonomiye ve turizm sektörüne yansımasına yol açar.

Turizm geliri
Tourism revenue
Turizmin bir ekonomi içinde, gelirlere etkisi üç şekilde ortaya çıkar:
Turistlerin doğrudan yaptıkları harcamalar dolayısıyla elde edilen gelirler (doğrudan gelirler).
Birinci aşamaya bağlı olarak işletmeler arası işlemler için yapılan harcamalardan dolayı elde edilen gelirler (dolaylı gelirler).
Turizmden elde edilen gelirin sekörde istihdam edilen ya da turzimden kazanç sağlayan diğer kişilerce harcanması nedeniyle elde edilen gelirler (uyarılmış gelirler).

Turizm gelirlerinin çarpan etkisi
Turizm gelirlerinin çarpan etkisi, turizm sektöründe elde edilen her bir birim gelirin ekonomi içinde el değiştirerek diğer kişi ve işletmeler için yaratmış olduğu miktarın başlangıçtaki miktara oranlanmasıyla elde edilir. Elde edilen katsayı turizm gelirlerinin çarpan katsayısı olarak ifade edilir. Çarpan katsayısı ekonomide turizmin fazladan ne kadar gelir yarattığını ya da turizm gelirlerinin ne kadar etkin olduğunu ölçmek için kullanılır.

Turizm Harcamaları Foksiyonu
Tourism purchases function
Potansiyel turistlerin seyahat için harcamaya ayıracağı para hacmiyle bu paranın ulaştırma ve konaklama harcamaları arasındaki ilişkileri ifade eden bir fonksiyondur.
M = S + K
Formülde; (M) seyahat için harcamaya ayrılan para hacmini, (S) ulaştırmaya, (K) ise konaklamaya ayrılan para hacmini gösterir. Diğer taraftan bu analize kullanılabilecek boş zaman (Z) da eklenebilir.

Turizm İşletme Belgesi
Tourism estableshment certificate
Turizm sektöründe faaliyet gösteren turizm işletmelerine Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

Turizm işletmeleri
Tourism estableshments
Turizm işletmelri turistik ihtiyaçların karşılanması amacıyla üretim unsurlarının sürekli ve bilinçli olarak biraraya getirilerek kar elde etmek için turizmle ilgili mal ve hizmetlerin ekonomik prensiplere uygun olarak hazırlandığı, üretildiği, arz edildiği ve sonunda katma değerin yaratıldığı ekonomik birimlerdir. Bir başka deyişle Turizm işletmeleri, Türk veya yabancı uyruklu; gerçek veya tüzel kişilerce birlikte veya ayrı ayrı gerçekleştirilen ve turizm sektöründe faaliyet gösteren ticari işletmeleri ifade eder. Turizm tesisleri genellikle kendileri turist akımı yaratmayan, fakat olmamaları halinde de turistin çekiciliği olan yer ve olayları aramayacağı turizm ürünleri, unsurlarıdır. Tesisler, çekici yer ve olayları bütünlerler.

Turizm merkezi
Tourism center
"Turizm bölgeleri içinde veya dışında; yeri, mevkii ve sınırları Turizm Bakanlığı'nın önerisi, Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilen, turizm yönünden önem taşıyan yerler veya bölümlerdir."

Turizm pazarı
Tourism market
1-Potansiyel turistlerin bulunduğu kaynak ülke veya ülkeler.
2-Turizm pazarı, bir turizm ürününe yönelen taleptir veya turistik mal ve hizmetleri arz edenlerle talep edenlerin karşılaştığı yerdir.

Turizm pazarının özellikleri
Turizm pazarının üç temel özelliği vardır,
1) Turizm pazarı içerdiği gruplar, sektörlerle birlikte süreklilik arzeder. Çok yavaş bir tempo ile değişikliğe uğrar.
2) Turizm pazarı coğrafi bir çevreyi lapsar.
3) Turizm pazarında coğrafi bölgeler arasında içsel bir ilişki, akım vardır. Bu akım pazarın dinamik unsuru olan turist hareketleridir.:

Turizm pazarlaması
Tourism marketing
Turistik mal ve hizmetlerin doğrudan veya turizm aracıları yardımıyla üreticiden son tüketici olan turist akışı ve yeni turistik tüketim gereksinimlerinin ve arzularının karşılanmasıyla ilgili faaliyetlerin tümüdür. Bir başka ifadeyle turizm pazarlaması turizm arzının turizm talebine uygunluğunu sağlamak suretiyle tüketici tatminini esas alır..

Turizm pazarlamasının özellikleri
Seyahat endüstrisinde üretilen hizmet ürünleri pazarlaması diğer endüstri ürünlerine göre bazı farklılıklar gösterir. Bu farklılıkları iki grupta toplayabiliriz:
Sektörel Nitelikteki Genel Farklılıklar:
Hizmetlerin görünmez (soyut) özelliği
Turizmde satılan çoğunlukla hizmettir ve fiziksel bir değerlendirme yapmak imkansızdır.
Farklı üretim yöntemleri: Hizmet ürünleri diğer endüstriyel ürünlere göre farklı şekillerde üretilir. Hizmet üretimi insanlar arasında karşılıklı ilişkiker çerçevesinde gerçekleşir. Bu farklılık iki yönde sonuç verir:
· a)-Endüstri ürünlerinin üretimi sırasında, kalite kontrolu yapılabilir. Hizmet ürünlerinde bu kontol zordur ya da olanaksızdır. ·
b- Hizmet ürünlerinin üretimi sırasında, tüketiciler üretim sürecinin bizzat içindedir, Bu nedenle üretim sırasında meydana gelen aksaklıkların giderilmesi zordur.
Kolay bozulabilirlik: Hizmet ürünlerinin üretildiği anda ya da zamanda satılması zorunludur, bu nedenle bekletilemez. Bir uçak koltuğu, otel odası ya da restoran masası satılmadığı zaman işletmenin zararınadır.
Daha fazla duygusal ve irrrasyonel satın alma: Turistik mal ve hizmetlerin genellikle insenlar için lüks tüketim olarak algılanması nedeniyle gösteriş, statü, marka imajı ve modanın etkisi gibi irrasyonel davranışlar daha ağır basar. Bunun yanısıra, yoğun olarak insan unsuruna dayandığı için hizmet sunanların tüketiciyi etkileme gücü daha fazladır.
Ayırdedilmezlik:Hizmetlerin bir diğer özelliği de tüketcilerin bu hizmetlerden çoğunlukla birlikte yararlanması ve üretim ile tüketim sürecinin birbirinden ayrılamamasıdır. Örneğin, restoran hizmetleri yalnızca bir tüketiciye değil, aynı zamanda işletmeye gelen çok sayıdaki diğer tüketicilere de verilir ve restoranda hizmet üretimi ile hizmet tüketimi aynı süreçte gerçekleştirilir.
Statü ve marka imajı:Sektörde ancak büyük ya da zincir işletmelr marka ve statü imajı yaratabilri. Küçük işletmeler nu imajı yaratamadıkları için olumsuz etkilenirler.
Tamamlayıcı işletmelere bağımlılık: Sektörde çeşitli işletmelerce üretilenm mal ve hizmetler bir btü olarak sunulur ve bu nedenle de her işletme büyük ölçüde birbirine bağımlıdır. Bir işletmede hizmetin aksaması diğer işletmeleri de etkiler.
Hizmetlerin taklit edilme kolaylığı: Turistik mal ve hizmetler topluma açık oplarak üretilir. Bu nedenle üretim sırları uzun süre saklanamaza, bu da hizmetlerin kolayca taklit edilmesine yol açar.
Dağıtım kanallarının yapısı:Pek az bir istisna ile turizm sektöründe endüstriyel ürünlerin tersine bir dağıtım akışı vardır ve tüketici hizmetin üretildiği yere taşınmak zorundadır.
Faaliyetlerin dönemsel özelliği ve arz-talep dengesizliği: Turistik işletmelerin büyük çoğunluğu faaliyetlerini mevsimlik olarak yürütürler. Bu nedenle hizmet işletmelrinde çoğunlukla arz ve talep arasında ideal bir denge kurmak zorlaşır.
Hizmet ürünlerinin pazarlamasındaki farklılıklar: Pazarlama faaliyetlerinin alanı
Hizmet üretimi yapan işletmelerin pazarlama faaliyetleri işletmenin küçük bir ara birimince yürütülür. Bu birimin faaliyetleri de reklam, satış geliştirme, kişisel satış ve halkla ilişkiler çabalarından oluşur. Oysa pazarlama daha geniş fonksiyonları kapsar. Örneğin, fiyatlandırma, yeni ürün ve hizmet anlayışlarının geliştirilmesi, yeni pazarlara açılma gibi fonksiyonlar işletmenin üst düzey yöneticileri tarafından yürütülür.
Pazarlama faaliyetlerinin etkinliği:Turizm sektöründe bireylerin pazarlama becerilerinin ve etkinliklerinin ölçülmesi zordur ve pazarlama çalışmaları yalnızca bu bölümdeki elemanlarla sınırlandırılamaz. Bu nedenle işletmede çaılşan elemanların hemen hepsinin pazarlama ile doğrudan ilgili olduğu kabul edilri ve en alt düzeydeki elemandan en üst düzeydeki yöneticiye kadar bütün personel pzarlama departmanı ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilidir.
Turizm işletmelerinin farklı yapıları: Turizm sektöründe birbirinden farklı yapı ve büyüklüjkte çok sayıda işletme vardır. Bu işletmeler birbirinden çok farklı özelliklere sahiptir.
Rakip firmaların pazar etkinlikleri; Ekonominin diğer sektörlerinde birçok tüketim malı için rakip firmaların satışları hususunda çok sayıda veri elde etmek mümkündür Turizm sektöründe ise marka bağımlılığı nispeten az olduğu için pazardaki rakiplerin etkinlikleri hususunda sağlıklı veri elde etmek çok zordur.
Devlet müdahalesi: Turizm sektöründe işletmeler belli sınıflara ve gruplara ayrılır ve bu grupların nitelikleri yönetmeliklerle gösterilri. Bu nedenle devletin sektörde sürekli denetimi vardır.
Kar amacı taşımayan kuruluşların etkisi ve dolaylı rekabet: Diğer sektörlerden farklı olarak devletin turizm büroları, yerel turizm dernekleri ve çeşitli gönüllü kuruluşlar turizm pazarlaması hususunda büyük öneme sahptir. Bazı kamu kuruluşlarının sağladığı sosyal turizm olanakları da işletmelerin pazarlama faaliyetlerini etkiler.
Ayrıca, turistik mal ve hizmetler özellikle zorunlu nitelik taşımayan diğer mal ve hizmetlerle dolaylı bir rekabet içindedir.

Turizm Planlaması
Tourism planning
Turizm planlaması bir dönemde turizm sektöründe ulaşılmak istenen amaçları, bu amaçlara ualaşabilmek için yararlanılabilecek araçları, parasal ve fiziksel olanakları, yapılacak işleri, işlerin kim tarafından ne zaman ve ne kadar sürede gerçekleştirleceğini gösteren disiplinli bir düzenlemedir.

Turizm Politikası
Tourism policy
Turizm politkası bir ülkede genel ekonomi politikasına uygun olarak bir yandan iç ve dış turizmin geliştirilmesi ve yönlendirilmesi, turizmin gelir ve döviz sağlayıcı, istihdam yaratıcı fonksiyonlarından en rasyonel şekilde yararlanılması gib ekonomik hedeflere, diğer yandan kültür, sağlık vb. ekonomi ötesi amaçlara ulaşnak için kamu yönetimince alınan önlemlerin ve yapılan müdahalelelerin tümüdür. Dığer bir deyişle turizm politikası, örgütlenmiş toplumlarda, özellikle devlet tarafından turistik gelişmeye bilinçli olarak müdahale etmektir.
Turizm politikasının amaçları
1)- Turizm politikası turizmin arz ve talep yönündeki durumunun ve mevcut kosulların islahının gerektiren nedenleri belirler.
2)- Turizm politikası turizm alanında uygulanmakta olan ve önerilen müdahalelerini alınacak önlemlerin yapacağı etkileri araştırı.
3)-Turizm politikası turizmin gelişmesi için yeni hedefleri, araçları ve olanakları ortaya koyar.


Türkiye'nin turizm politikasını üç ana başlıkta toplamak mümkündür:
1)-Uluslararası pazarda rekabet gücü yüksek ve verimli bir turizm ekonomisi meydana getirmek.
2)-Yerli ve yabancı turistler ile yerleşik nüfusun gereksinimlerini karşılamak, sosyal turizm tesislerini geliştirmek, turizmin yarattığı ekonomik yararı halka yaygınlaştırmak.
3) Doğal varlıkların ve kültürel değerlerin sürekliliğini sağlamak.

Turizm talebi
Tourism demand
Turizm talebi, yeterli satın alma gücü ve boş zamana sahip olup belirli bir zaman diliminde belirli bir hedef doğrultusunda turistik mal ve hizmetlerden faydalanan veya faydalanmak isteyen kişi ve kişiler grubudur.

Turizm tesisi
Tourism facility

Turizm teşekkülü
Tourism organization
Turizm teşekkülleri turistik mal ve hizmetlerin üretimi, satışı, finansmanı ve yönetimi ile ilgili faaliyetleri koordine ederek ö rgütlendiren kuruluşlardır.
Turizm teşekkülleri üç grupta yer alır.
1)- Turizm kamu teşekkülü.
2)- Turizm teşekkülü.
3)- Turizm işletmeleri.

Turizm ulaştırması
Tourism transport
İnsanların turistik amaçlarla yaptıkları seyahatlerde ekonomik prensiplere uygun olarak turizm pazarlarından turistik çekim merkezlerine hızlı, güvenli ve düzenli bir şekilde taşınmasına, sayılan hizmetlerin tümüne turizm ulaştırması denir. Bir başka deyişle turizm ulaştırmasının ekonomik fonksiyonlarından en önemlisi insanların kişisel işler, eğlence ya da seyahatleri için bir yerden bir yere taşınmasıdır.

Turizm ürünü
Tourism product
Turizm ürünü turistin seyahat ve geçici konaklamasından doğan ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte olan mal, hizmet veya mallar ve hizmetlerin karışımı veya her ikisinin birden karışımından oluşan tüm kapasiteyi ifade eder. Turizm sektöründe mallar objektif nitelik taşır, hizmetler ise subjektif karakterdedir. Turizm ürünü çekicilik, yararlılık, kolay elde edilebilirlik faktörlerinin bir bileşimidir.

Turizm ürünü şu iki bölümde gruplandırabiliriz:

1)-Kaynağa bağlı turizm ürünü.
2)-Kullanıma bağlı turizm ürünü.

Turizm Ürününün Kaynakları
Ekonomistler ekonomideki kaynakları genel olarak iki kategoride değerlendirirler. Bunlardan birincisi herhangi bir çaba göstermeden elde edilen "serbest" kaynaklar, ikincisi ise arzı genellikle sınırlı ve insan gayreti ile artırılmaya çalışılan "kıt" kaynaklardır. Kıt kaynaklar da kendi içinde aşağıdaki şekilde alt kategorilere ayrılır;
Doğal kaynaklar - arazi, mineraller, madenler, su, biyolojik kaynaklar vb. · İşgücü - insan emeği ve girişim
Sermaye - diğer kaynakların ve özellikle doğadan elde edilen kaynakların geliştirilmesi.
Bazı ekonomik analizler bu kıt kaynakların üretimi ve gereksinim alanlarına tahsisi ile ilgilidir. Bu kıt kaynakların tahsisi ya da insan kullanımına sunulması ile ilgili kararlar da toplumdaki çeşitli organlar ya da örgütler tarafından alınır. Türizmde kaynak kullanımı ve birleşimi hususunda çak sayıda liste yapılmıştır. Bu listeler aaşğıdaki gibi özetlenebilir.
Kıt kaynaklar:İşgücü - Girişim
Sermaye:Kamu - Özel Sektör
Doğa;Plajlar - Kayak alanları - Su alanları
Serbest Kaynaklar: İlim - Kültür - Tarihsel miras - Yaşam tarzları
Bu arada, bazı yazarlar ise turizm ürününün tiplerini belirlemek için "kaynağa dayalı" ve "kullanıma dönük" deyimlerini kullanmışlardır

Turizm yatırımı
Tourism investment
Turizmde yatırım, turizm işletmesinin amacı olan faaliyetlerin tatmin edici koşullar içinde yürütülmesi, geliştirilmesi, rekabet gücünün korunabilmesi, vb. için, bir yıldan uzun süre kullanılabilecek sermaye mallarının (sabit varlıklar) temin edilmesi ve faaliyetlerin aksamadan sürdürülebilmesi için gerekli döner sermaye (işletme sermayesi) varlıklarının satın alınmasıdır. Yukarıdaki tanımlamalara göre, turizm endüstrisinde aşağıdaki işlemler yatırım olarak kabul edilebilir.

a)-Turistik tesis bina ve müştemilatının inşası.
b)-Tesisin kapasitesini genişletmek için yapılan harcamalar.
c)-Turistik tesis binasının satın alınması.
d)-Hizmet niteliğinin geliştirilmesi veya değiştirilmesi amacıyla yapılan harcamalar.
e)-Maliyetleri ve riskleri azaltmak üzere yapılan harcamalar.
f)-Eskimiş ve rasyonelliğini kaybetmiş tesis ve donatımın değiştirilmesi, tazelenmesi için yapılan harcamalar.
g)-Endüstriyel ve mesleki donatım için yapılan harcamalar.
h)-Büyük onarımlar.
Turizm yatırımı tanımıyla, özellikle üst yapı yatırımları olarak adlandırılan otel, motel, kamping, tatil köyü, apart otel, oberj ve pansiyon gibi konaklama işletmeleri ifade edilmektedir.

Turizm yatırım belgesi
Tourism investment certificate
Turizm sektöründe yatırım yapana tespit edilen yatırım dönemi için Turizm Bakanlığı'nca verilen belgedir

Turizm Yatırım ve İşletmelerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik
Regulation on the Required Qualities of Tourism İnvestments and Establishments

Turizmde karşılaştırmalı üstünlük ilkesi
Bir ülkenin belirli mallarının daha etkin üretimi hususunda diğer bir ülkeye karşı bir üstünlüğü olması durumunda, bu iki ülke arasındaki ticaretin yararlı olacağı varsayımına dayanan karşılaştırmalı üstünlük ilkesi turizm için de geçerlidir. Çünkü bazı ülkeler, turistik kaynaklar ve çekicilikler açısından diğer ülkelere göre daha avantajlıdır. Uluslararası turizmin devamı için gerekli nedenleri de ortaya koyan bu avantajları şöyle sıralayabiliriz:
Bazı ülkelerde temel turistik çekicilik yaratan ve başka ülkelerde benzeri olmayan kaynaklar bulunabilir. Örneğin, Fransa'da Eyfel Kulesi, Mısır'da piramitler, Türkiye'de Kapadokya gibi. Böylelikle bölgeler (ülkeler) arasındaki karşılıklı avantajlar, karşılıklı turist akımını yaratacaktır.
Bazı ülkeler turistik ürün üretiminde çok yönlü üstünlüklee sahiptir. Örneğin, çekici doğal, kültürel varlıklari düşük işgücü maliyeti vb. sunmak
Turist kabul eden ülkenin konumu, turist gönderen ülke için çekici bir faktör olabilir. Bu faktör diğer endüstrilerden transfer edilebilir kaynakların turizme aktarılmalarını sağlar ve böylece sektörden daha fazla verim alınabilir. Örneğin ABD karşısında Karayip ülkeleri.

Turizmi Teşvik Kanunu
the Law for the Encouragement of Tourism

Turizmin Altyapı Üzerine Etkisi
Bir ülkede ya da bölgede turizmin gelişmesiyle birlikte, altyapı olanaklannda da belirgin bir iyileştirme ve düzelme görülür. Bununla birlikte, altyapısı belirli bir düzeye ulaşamamış olan bölgelerin de turizm açısından gelişme şansları olduğu söylenemez.
Altyapı harcamaları devlet için oldukça ağır maliyet gerektiren harcamalardır. Gelişmekte olan ülkelerdeki altyapı olanakları, uluslararası turizmin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu için, bu ülkelerin altyapı olanaklarını turist gönderen ülkelerdeki altyapı düzeyine çıkarmaları zorunludur.
Turizmin altyapı üzerindeki net etkisini ya da katkısını hesaplamak ya da ortaya koymak çok zordur. Çünkü bölgeye yapılan altyapı yatırımlarının ne kadarının turizm amaçlı, ne kadarının da bölge halkının yararlanması için yapıldığını belirlemek olanaksızdır. Ancak yapılan bu tür yatırımlar her iki amaca da hizmet edeceği için turistik gelişmenin altyapıyı geliştirici ve yönlendirici bir etki gösterdiği bir gerçektir. Turistik altyapıya ek olarak yine altyapı kavramı içerisinde değerlendirilen kamu idarelerinin turizm nedeni ile yapmış oldukları faaliyetler, ürettikleri mal ve hizmetler ve üretime katkıda bulanan araç ve tesisler de turizm sayesinde gelişme gösterir.

Turizmin Ekonominin Diğer Sektörleri Üzerine Etkileri
Turizm gelirlerinin bir bölge ya da ülke ekonomisi için yaptığı olumlu katkılar, turizmle ilgili sanayi, tarım ve hizmetler sektörlerinde de etkisini gösterir. Çoğunlukla turizmin bir bölgede gelişmesi bölgenin ekonomik yapısındaki değişmelerle birlikte endüstriyel üretimde de değişmeler olduğunu ortaya koymuştur. Endüstrileşme ile turizm aslında birbirleriyle çelişir görünmekle birlikte; endüstrileşme, çağdaşlaşmanın gerekli bir unsuru olduğuna göre turistik gelişme endüstrileşmeyi teşvik edecektir.
Bir çok kırsal ekonomide, tarımsal üretim tarzından meydana gelen değişmeler, yalnızca turizm nedeni ile gerçekleşmez. Çoğunlukla bu tip değişimlerin temel nedenleri; demografik baskılar, teknolojik gelişmeler, toprak mülkiyetinin değişmesi ve tarım sektörü dışındaki istihdam alanlarının artmasıdır. Turizm her zaman değişimin temel nedeni değilse bile çoğunlukla bu tür değişimlerin hızlanmasına katkıda bulunmaktadır.
Tarım sektöründe meydana gelen temel lür değişiıtı de, tarımsal alanlanndaki insa ların meslek değiştirmesi olmuştur. Bir çok çiftçi ve ücretli çalışan turizm endüstrisinde ya da inşaat sektöründeki datıa fazla kazançlı işi toprağa tercih ederek aynlmıştır. Tarımdan turizrne doğru yapısal değişim toprak kullanım özelliklerinde değişmeler yapar. Turizm toprağa olan talebi ve toprak için rekabeti de artırır. Böylece arazi fiyatlan yükselerek enflasyonu etkiler. Turizm, ayrıca hizmetler sektöıü üzerinde de önemli etkilerde de bulunarak, bu sektörün yapısı üzeı-inde değişimler yaratabilir. Ürneğin, ulaşım

Turizmin Reel(Gerçek) Ekonomik Etkileri
Turizmin doğrudan doğruya gelir ve gider unsuru olarak kullanılan para hareketlerine olan etkilerinin yanı sıra, ekonomideki iş hacminin genişlemesi vesektörlerin canlandırılması gibi makro ekonomik özellik taşıyan ve ticari işlemlerin yoğunlaşmasına yol açan ve bunun yanı sıra ülkede fıziksel ve kurumsal altyapının gelişmesine katkıda bulunmak gibi reel ekonomik etkileride vardır.
Bir ülke ekonomisi için, turizm bir kazanç kaynağı ve döviz girdisi sağlayan olay olarak ne kadar önemli ise, bölgeler arası dengesizliğin giderilmesi, gelişmekte olan ülkelerde yeni iş ve meslek alanlarının açılması sayesinde işsizliğin azaltılması, tarım, ulaştırma, hizmetler ve diğer turizmle doğrudan ve dolaylı olarak ilgili bulunan ticari faaliyetlerin canlılık kazanması,üretimin artırılması gibi parasal olmayan gelişmeler de o kadar önemlidir. Turizmin bir ülke ekonomisine yaptığı bu tip etkiler üç ana başlık altında incelenmektedir;
istihdam etkisi,
ekonomideki diğer sektörler üzerindeki etkisi
altyapı ile üstyapı etkisi.


Turizmin İstihdam Etkisi
Turizm sektörü, bilindiği üzere emek yoğun üretim tekniğinin hakim olduğu bir sektör olarak kabul edilir. Bu nedenle, turistlerin yapmış olduklantüketim harcamalarının turizm sektörüne doğrudan, bu sektöre girdi veren diğer sektörlere de dolaylı istihdam olanaklan yaratma etkisi vardır. Bunun sonucu olarak; turizm, ekonomide yarattığı genel istihdam etkisiyle ülkedeki toplam istihdamı etkilemektedir.
İstihdam ve Turizmin Sektörel Üzelliği Turizm sektörünün yapısal özellikleri, diğer sektörlerden farklı olması sonucunu doğurmaktadır. Turizm sektöründe makineleşme ve otomasyon bazı bilgisayar sistemlerinin kullanımı dışında oldukça sınırlıdır. Bu nedenle turizm, sektörde emek yoğun üretimin hakim olması nedeniyle yüksekoranda doğrudan istihdam etkisi yaratırken, sektöre mal ve hizmet veren diğer yan sektörlerde yeni iş olanakları sağlayarak istihdam etkisi yaratır.
Bir ülke ekonomisinde ve turizm sektöründe, turizm sayesinde artan üç tip istihdam vardır. Bunlar;
1. Otel, motel, restoran gibi turizm sektöıvnde yer alan tesislerdeki turist harcamalan nedeni ile, bu tesislerde yaratılan doğrudan istihdam.
2. Turizm sektörünün arz bölümünde yer alıp turistik harcamalar sonunda oluşmayan, fakat turizmle ilgili, sektöre girdi veren diğer sektörlerde oluşan dolaylı istihdam.
3. Bölge halkının turizmden kazandığı gelirin yeniden harcanması sayesinde ve bir bakıma turizm çarpanının etkileri sonucu ortaya çıkan ek istihdam, ya da uyarılmış istihdam.

Turizmin Temel Ögeleri
Turizmi kuramsal olarak değişik olaylardan ayıran temel ögeler sunlardır:

a)- Turizm karmaşıklığı nedeniyle, tek bir olay veya bağıntıdan ziyade, bir çok küçük olaylar ve bağıntılar bileşimidir.
b)- Bu olay ve bağıntılar insanların çeşitli turistik hedeflere hareketinden ve o hedeflerde kalmalarından kaynaklanmakta ve burada dinamik öge "ulaştırma" ile statik öge "konaklama" yer almaktadır.
c)- Ulaştırma ve konaklama normal ikamet ve işyerlerinin dışındaki hedeflere yönelik bir faaliyetdir. Böylece turizm turistin seyahat ettiği ve konakladığı yerlerin çalışan ve ikamet eden nüfusunun faaliyetlerinden daha değişik nitelikteki faaliyetleri ortaya çıkarır.
d)- Bu hedeflere olan hareket geçici ve kısa vadeli bir karaktere sahip olup birkaç gün, hafta veya aydan sonra geri dönme amacını taşır.
e)- Bu hedefler ücretli bir işle ilgili olmayan, yani bir yerde iş bulma ve ticari veya mesleki nedenler dışındaki amaçlarla ziyaret edilirler.

Turizmin Üstyapı Üzerine Etkisi
Turizmin gelişmesi için önem taşıyan ve gelişmesi ile birlikte değer kazanan diğer bir faktör de üstyapı olanaklarıdır. Üstyapı denilince genellikle turistik tesisler akla gelir. Altyapı olanakları temelde tüm sektörlerin ortaklaşa yararlandıkları kaynaklardır ve bu kaynaklar turizm olsa da olmasa da vardır.
Turizm sektörü ekonomide bir üstyapı kurumu olarak yer alır. Turistik üstyapının varlık nedeni, turistlerin barınma, beslenme ve eğlenme gibi ihtiyaçlannı karşılamalarıdır. Ancak turizm alanında bunlar birbirinden farklı düzenlemeler şeklinde ortaya çıkarlar. Bu farklılığın nedenleri ise aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;
Turistlerin ihtiyaçları ve beklentileri arasındaki farklılıklar ·
Turistik çekim kaynaklan arasındaki farklılıklar
Turistlerin seyahat amaçları, toplumsal düzeyleri, gelir durumları arasındaki farklılıklar
Bu üç etken üstyapıyı kendi içerisinde çeşitlendirir ve turizm endüstrisinde otel, tatil köyü, motel, botel, oberj, kaplıca-içmece, pansiyon, çadır, karavan, kamping vd. şeklindeki konaklama tesislerini meydana getirir. Bu konaklama türlerine restoranlar, eğlence ve alışveriş merkezleri, rekreasyon alanları, spor alanları gibi üstyapı elemanlarını da dahil etmek mümkündür. konaklamaya ve yeme-içme ve eğlenceye yönelik bu tip tesisler turizmin birincil üstyapısını meydana getirir.
Birincil üstyapı yanında, turist akımını çeken varlıklara, yer değiştirıne hareketine neden olan ihtiyaçlan karşılayıcı doğrultuda biçim veren, içerik ve nitelik kazandıran ya da varlıklara ulaşmayı sağlayan yapısal ve kurumsal bir ikincil üstyapı mevcuttur.
İkincil üstyapı, turizm sektörünü kendi altyapısı ile bütünleştirir. Birincil üstyapı ile organik bağı göz önüne alınarak, ikincil üstyapı çeşitleri şu şekilde sıralanabilir;
1. Ulaşım sistemi(ulaşım araçlan)
2. Taşıt bakım ve tamir istasyonları
3. Jeo-ekonomik varlıklar alanındaki ikincil üstyapı; · Kıyı turizminde plaj ve sudan yararlanmayı sağlayan donatım ve araçlar · Dağ turizminde teleferik, dağcılık donanımı · Kış turizminde kayak donanımı · Termal turizmde sağlık tesisleı~i ve sağlık hizmetleri personeli
4. Tarihsel nitelikteki varlıklara alanındaki ikincil üstyapı · Restorasyon Müze düzenlemesi ve hizmetleıx · Ses ışık düzenlemesi
5. Boş zaman değerlendirmeye yönelik donatım ve düzenlemeler · Turistin sportif faaliyetlere katılımını sağlayıcı düzenlemeler · Görsel işitsel düzenlemeler Kültürel alandaki düzenlemeler Hediyelik eşya ve gümrüksüz satış mağazalan · Şans oyunlan
6. Sağlık, güvenlik ve günlük yaşamla ilgili ikincil üstyapı · Sağlık hizmetleı~i Çocuk bakım yerleri · Çocuk oyun alanları · P'T'T hizmetleri Giyim eşyası, onarım ve temizlik yerleri

Tutundurma, promosyon
Promotion
Tutundurma, işletmenin ürettiği mal veya hizmetlerin varlığını





Alt 27-11-2007, 14:32 #20

GamzeLim

Yüreğimdeki Yağmurlar


U - Ü


UIOTO
(Bkz. Uluslararası Turizm Kamu Teşekkül lleri Birliği)

Uçak
ing: aircraft, fra: avion, alm: Flugzeug
kanatlı ve motorlu hava taşıtı.

Pass bilet
ing: on duty free pass, fra: permis de circulation gratuite, alm: Dienstausweis
bir uçak şirketinde görev yapanlara verilen ücretsiz bilet.

uçak kiralama anlaşması
ing: chartering agreement, fra: contrat d'affrètement d'avion, alm: Flugzeug- Mietvertrag
uçak kiralama işinde karşılıklı yükümlülükleri belirten resmî belge.

ücretsiz konaklama
ing: complimentary accommodation, fra: hébergement de faveur alm: Gratisübernachtung
turistik tesislerde hiç ücret ödemeden geceleme şekli.

üçüncü yaş
ing: senior citizen, third age fra: troisieme âge alm: Seniorenalter
genellikle 60 yaşın üzerindeki kişileri kapsayan bir pazar tanımı.

üçüncü yaş turizmi
ing: senior citizen tourism, third age tourism fra: tourisme du troisième âge alm: Seniorentourismus
belirli yaş ve gelir grubundaki yaşlı ve emekliler için düzenlenen turizm faaliyetlerinin tümü.

uçuş numarası
ing: flight number, fra: numéro de vol, m, alm: Flugnummer
yolcunun bineceği uçağın uçuş numarası.

uçuş sırasında uçakta bulunanlar
ing: souls on board, fra: nombre de passagers à bord, alm: Anzahl der Personen an Bord
uçuşa katılan yolcu sayısı.

uçuş süresi
ing: actual flying time, fra: durée de vol alm: aktuelle Flugzeit
uçak seyahatlerinde kalkış ve iniş yapılan iki yer arasındaki uçakta geçirilen süre.

ucuz otel
ing: budget hotel, fra: hôtel bon marché alm: Billigunterkunft
özellikle sırt çantalı turistlerin geceyi geçirmek amacıyla kaldıkları, yatak, banyo, duş gibi temel ihtiyaçların karşılanması dışında konforu bulunmayan düşük fiyatlı tesis.

Ucuzluk
ing: sale, discount, fra: soldes, f.pl, alm: Verbilligung
bir malın benzerlerine veya her zamanki fiyatına göre daha düşük fiyattan satılması durumu.

ulaşım vergisi
ing: transportation taxes, fra: taxes de transport alm: Verkehrssteuer
çıkıştan, girişten, fazla bagajdan ve biletten alınan tüm vergiler.

Ulaştırma
ing: transportation, fra: transport alm: Transportverkehr
kara, deniz ve hava yoluyla yük ve insan taşınmasına yönelik hizmet sektörü.

ulaştırma aracı
ing: transportation means, fra: moyen de transport alm: Verkehrsmittel
tarifeli ya da tarifesiz insan taşımacılığı hizmeti vermek için kullanılan araç.

ulaştırma kuruluşu
ing: transportation company, fra: compagnie de transport, alm: Verkehrsunternehmen
kara, hava, deniz ulaştırma araçları ve demiryolu ile hizmet veren kuruluşların genel adı.

ülke düzeyinde turizm plânlaması
ing: tourism planning at national le, fra: planification du tourisme au ni, alm: Tourismusplanung auf nationaler
ulusal kalkınma plânlarında yer alan veya belirli yörelere öncelik veren özel projelerde belirtilen turizm ağırlıklı gelişme etkinlikleri.

ülkesel turizm örgütleri
ing: nationwide tourism organization, fra: organisations nationales de tou, alm: das ganze Land umfassende Touri
turizm endüstrisinin etkinliklerini düzenleyen millî turizm kuruluşları.

ulusal bayram ve tatiller
ing: national holidays, fra: jours fériés alm: nationale Feiertage
bir ulusun millî ve dinî bayram günleri ile çalışma günleri dışında kalan ve yasal izinli sayılan günler.

ulusal turizm
ing: national tourism, fra: tourisme national alm: nationaler Tourismus
ülke sınırları içinde ikamet eden vatandaşların yurt içindeki ve yurt dışına yönelik seyahatlerinden doğan faaliyet ve hizmetlerin bütünü.

ulusal turizm örgütü
ing: national tourism organization, fra: organisation nationale de touri, alm: nationale Tourismusorganisation
bir ülkenin turizmle ilgili hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuş olan en üst düzeydeki resmî kuruluşu.

Uluslararası Çevre Koruma Merkezi
ing: International Environmental Pro, fra: Agence Internationale de Protec, alm: Internationales Umweltschutz-Ze
dünyada çevre ile ilgili örgütleri birleştirmek, destekleyici kuruluş olarak Birleşmiş Milletler Çevre Programı çalışanlarıyla etkin stratejiler belirlemek amacıyla 1975 yılında Nairobi'de kurulan örgüt.

uluslararası çocuk etkinlikleri
ing: international children activities fra: activités internationales pour , alm: internationale Kinderaktivitäte
çocuklar için düzenlenen uluslararası etkinlikler.

Uluslararası Dağcılık Örgütü
ing: International Union of Mountain, fra: Union Internationale des Associ, alm: Internationale Union der Alpini
dağcılığın geliştirilmesi, yayılması için çalışmalar yapan, dağcıların yardım araçları ve yöntemlerini geliştiren, merkezi Cenevre'de bulunan örgüt.

uluslararası havale
ing: international money order, fra: mandat international alm: internationale Überweisung
bir ülkedeki bir bankadan gönderilen paranın yine aynı para cinsinden bir başka ülkedeki bir bankadan çekilmesi.

Uluslararası İmar ve Kalkınma Birliği
ing: International Bank for Reconstr, fra: Banque Internationale pour la R, alm: Internationale Bau- und Entwick
turizm konuları da dahil olmak üzere, kalkınma projelerini kredilendiren uluslararası yatırım kuruluşu.

Uluslararası İşçi Seyahat Örgüt
ing: International Federation of Wor, fra: Fédération Internationale des A, alm: Internationale Föderation für A
Avrupa'da işçiler için geziler düzenleyen örgütlerin oluşturduğu federasyon.

Uluslararası Otel ve Restoran Görevlileri Birliği
ing: Hotel And Restaurant Employees , fra: Union Internationale des Employ, alm: Internationaler Verband für Hot
ağırlama endüstrisi görevlilerinin meslek birliği.

Uluslararası Turist Merkezleri
ing: Federation of International Tou, fra: Fédération Internationale des C, alm: Internationale Föderation für T
üyeleri arasında işbirliğini geliştirmek, sosyal turist ofislerine ve danışma bürolarına yayın ve teknik doküman sağlamak üzere 20 Avrupa ülkesinin üyesi bulunduğu federasyon.

uluslararası turizm geliri
ing: international tourism income, fra: recettes touristiques internati, alm: internationale Tourismuseinnahm
uluslararası turizm faaliyetlerinden kazanılan gelir.

uluslararası turizm kuruluşu
ing: international tourism organizat, fra: organisation de tourisme intern, alm: internationale Tourismusorganis
turizm alanında ülkeler arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanması amacıyla oluşturulan hükümetler üstü kuruluş türü.

umuma açık yer
ing: public place, fra: lieu public alm: öffentlicher Platz
herkesin izin almaksızın ve herhangi bir bedel ödemeksizin giriş yapabildiği yer.

üretim fazlası
ing: oversupply, fra: surproduction alm: Überproduktion
mal ve hizmetin mevcut talebin üzerinde olması.

ürün çeşitlendirmek
ing: product diversification, fra: diversification de produit tour, alm: Produktdiversifizierung
turizm hizmet ve türlerinin çeşitlendirilmesi.

ürün geliştirme
ing: product development, fra: développement de produit alm: Produktentwicklung
mevcut turizm hizmet ve türlerinin iyileştirilmesi yanında yeni hizmet ve türlerin geliştirilmesi.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği
International Airport Association
IATA uçak şirketleri ile seyahat acentaları arasındaki pazarlama ilişkilerini belli yönetmelik ve tüzüklerle yürütmektedir. Bu teşkilat 1948 yılında Havana^da kurulmuştur. IATA genellikle bilet fiyatlarının, tarifelerin ve komisyonların belirlenmesinde önemli rol oynar. Tüm ulusal havayolu şirketleri IATA üyesidir.

Uluslararası Otel Rehberi
International Hotel Guide (IHG)
Uluslararası Otelciler Birliği'nin yayınladığı otel rehberi

Uluslararası Seyahat Sözleşmesi
Uluslararası taşımacılık alanındaki çeşitli kontratlar bugüne kadar değişik uluslararası anlaşmalarla sağlanmıştır. Seyahat kontratına ilişkin uluslararası anlaşma da 1965 yılında hazırlanmış ve 1976 yılında yürürlüğe girmiştir.

Uluslararası Turizm
International Tourism
Uluslararası turizmin gelişmesinde şu faktörlerin önemli etkisi olmuştur:
Turist gönderen ülkelerdeki ekonomik büyüme, milli gelirin ve harcanabilir gelirin artması.
Boş zaman artışına paralel olarak seyahate ayrılan zamanın artması.
Uluslararası seyahatın (ulaştırmanın) ucuzlaması.
Hızla artan paket turlar ve bunların çok sayıda uluslararası bölgeyi kapsaması.
İnsanların tatili yaşamlarının bir parçası ya da beklentisi olarak görmesi.
Seyahat ile ilgili işlemlerin kolaylaşması, seyahat süresinin kısalması, ulaştırma araçlarının kalitesinin ve güvenilirliğinin artması.
Yaşam eğrisinin ve buna bağlı olarak emeklilik süresinin uzaması, çocuksuz aile sayısının çoğalması, kadınların çalışma hayatına daha çok ölçüde girmesi vb. demografik değişim.
Seyahat özgürlüğünün artması, sınırların bir ölçüde kalkması (AB ülkelerinde olduğu gibi).

Uluslararası Turizm Kamu Teşekkülleri Birliği (UTKTB)
Union of Internatıonal Official Tourism Organizations (UIOTO)

Ulaşılabilirlik
Accessibilitiy
Geniş anlamda ulaşılabilirlik turizm tesislerine sahip ve çekiciliği olan merkezlerin kendisine bir pazar oluşturabilecek yeterli büyüklükteki kentlere yakınlığı anlamına gelir. Bu kavram aynı zamanda kolay ve ekonomik ulaşım olanaklarının varlığını da içerir.

UTKTB
(Bkz. Uluslararası Turizm Kamu Teşekkülleri Birliği)

Uygulanan fiyat, mevsim dışı fiyat
Low season price

Uzman tur operatörü
Spe******t tour operator

Ücretsiz
Free

Üçüncü yaş turizmi
Third age tourism, senior age tourism
Üçüncü yaş turizmi, yaşlıların, özellikle 65 ve daha yukarıdaki yaştakilerin yaşam biçimi ve gerksinimlerine yanıt veren bir turizm biçimidir. Üçüncü yaş turizmi bir edilgin dinlenme yaşamından çok, etkin, insanı geliştirici, yaşamı renklendirici bir eğilim taşır.

Üretim
Production

Üretim hattı
Production line

Ürün
Product

Ürün hattı
Product line

Üstyapı
Superstructure

Üst yapı yatırımları
Superstructure investments
Turizm sektöründe üst yapı (konaklama) yatırımları otel, motel, kamping, tatil köyü, pansiyon, apart otel, oberj ve marinalardan oluşan konaklama yatırımlarını ifade eder.

Üvalizm
Bazı yörelerin belli başlı ürünü olan meyve ve sebzelerle yapılan kür (tedavi) yöntemi veya bundan hoşlananlara sunulmasıdır.





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:55 .