#21
SAADETTİN: Dinin uğurlu, kutlu kişisi

SABAH: Günün başlangıcı

SABAHATTİN: Güzellik

SABİR: Sabreden, katlanan

SABİT: Yerinde duran kımıldamayan

SABRİ: Sabırla ilgili

SACİT (D): Secdeye varan, ibadet eden

SADETTİN: Kutluluk, saadete erme, mübarek olma

SADIK: İçten bağlı, gerçek dost

SADRİ: Anaya göre çocuk

SADULLAH: Allah'ın talihli kıldığı

SADUN: Yıldız bilimine göre, uğurlu olan

SAFA: Saflık berraklık, gönül rahatlığı

SAFFET: Saflık, temizlik

SAFİ: Katıksız, ayırt edilmiş

SAİM: Oruç tutan, oruçlu

SAİT (D): Kutlu, cennetlik

SAKIP: Delen, delik açan - Çok parlak

SAKİN: Uslu, kendi halinde - Bir yerde yerleşmiş, oturan

SALİH: İyi, yararlı, yetkili

SALİM: Eksiksiz, sağ, sağlam

SALTUK: Hiç bir koşul ve denetime bağlı olmayan

SAMET (D): Sonsuz, ebedi

SAMİ: İşiten, dinleyen

SAMİH: Cömert, eli açık

SAMİM: Bir şeyin merkezi

SANBERK: Gücüyle tanınmış

SANCAR: Kısa kama - Saplar, batırır

SANER: Ünlü, tanınmış

SANVER: Adın duyulsun, ünlen

SARGIN: Candan, içten

SARP: Dik geçilmesi ve çıkılması güç

SARPER: Sert, güçlü

SARUHAN: Eski bir Türk beyi

SAVAŞ: İki ya da daha çok tarafın vuruşması , kavgası

SAYHAN: Adaletli hükümdar

SAZAK: Kuvvetli ve soğuk rüzgar - Bataklık, sazlık - Kaynak, pınar

SEÇKİN: Seçilmiş olan

SEDAT: Doğruluk, haklılık

SEFA: Gönül rahatlığı, rahatlık - Eğlence

SEFA /SAFA: Saflık berraklık

SEFER: Yolculuk, savaş hali

SEHA: Eli açık, cömert

SELAHATTİN: Dinine bağlı

SELAMİ: Barış ve rahatlıkla ilgili

SELCAN: Coşkun, taşkın

SELÇUK: Sel gibi akan

SELİM: İyileşmesi kolay hastalık

SELMAN: Barış içinde, huzurlu

SEMİH: Bol, cömert gönüllü

SENİH: Yüce, yüksek

SERALP: Baş yiğit

SERBÜLENT: Önde gelen, üstün

SERCAN: Canların özü, canın başı

SERDAR: Askerin başı, komutan

SERGEN: Raf, bir şeylerin dizili olduğu yer

SERHAN: Hanların başı

SERHAT: Sınır - İki devlet arasındaki sınır

SERKAN: Serhan / baş han , ser + kan,

SERKUT: Mutlu, talihli

SERMET: Öncesiz ve sonrasız

SERTAÇ: Baştacı

SERTER: Sert + Er, sert erkek

SERVER: Bir topluluğun en ileri geleni, baş, şef, reis

SERVET: Para mal mülk

SEYFETTİN: Dinin kılıcı, koruyucusu

SEYFİ: Kılıç gibi - Askerlikle ilgili

SEYHAN: Çukurova'da bir akarsu

SEYİT: Efendi, bey

SEZAİ: Uygun, yaraşır

SEZER: Sezgisi güçlü olan

SEZGİN: Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı

SIDDIK: Çok içten ve doğru kimse

SITKI: Yalan söylemeyen, dürüst

SİMAVİ: Yüzle, çehreyle ilgili

SİNA: İlaç yapılan bir tür bitki

SİNAN: Süngü ve mızrak gibi şeylerin sivriucu

SİPAHİ: Tımar sahibi asker

SONER: Son erkek , son yardımı yapan

SONGUR: Şahin - Ağır, hantal

SOYSAL: Uygar

SÖKMEN: Yiğitlere veilen san

SÖNMEZ: Sürekli yanan, sönmeyen

Suat (d): Mutlu, mutlulukla ilgili

SUAVİ: Zorluklara dayanan

SUAY: Suya vuran ay ışığı gibi ışıltılı

SUPHİ: Sabahla, aydınlıkla ilgili

SÜLEYMAN: Davud peygamberin oğlu

SÜMER: Bugünkü Irak'ta kurulan eski bir uygarlığın adı

SÜREYYA: Ülker yıldız takımı

SÜRURİ: Sevinçli, sevinçle ilgili



#22
ŞABAN: Kameri yılın 8. ayı

ŞADİ: Sevinç, neşe, mutluluk

ŞAFAK: Güneş doğmadan az önce, ufuktaki aydınlık

ŞAHAP (B): Ateş, alev parçası

ŞAHİN: Bir tür yırtıcı kuş

ŞAHZAT: Sevilen, sayılan kişi

ŞAİR: Şiir yazan, ozan

ŞAKİR: Şükreden, nankörlük etmeyen

ŞAMİL: Kapsayan, içine alan

ŞANSAL: Niteliklerinle ünlen, tanın

ŞANVER: İyi niteliklerin bilinsin, duyulsun

ŞARIK: Parlak, parlayan

ŞECAATTİN: Yüreklilik, yiğitlit

ŞEFİK: Şefkatli

ŞEHMUZ: Hükümdar soyundan gelen

ŞEHZADE: Hükümdar oğlu

ŞEMSETTİN: Dinin güneşi

ŞENEL: Neşelen, mutlu ol

ŞENER: Şen erkek

ŞENOL: Neşeli ol anlamında

ŞENSOY: Neşeli, mutlu soydan gelen

ŞENTÜRK: Neşeli Türk

ŞERAFETTİN: Dinlerin en şereflisi

ŞEREF: Onur. Manen yüksek ve erdemli olmak

ŞERİF: Kutsal, mübarek

ŞEVKET: Ululuk, yücelik, kudret ve kuvvetlilik

ŞEVKİ: Şevk, keyif, istekle ilgili

ŞİNASİ: Tanıyış, tanımakla ilgili

ŞÜKRÜ: Şükretme, hoşnut olma


#23
TACETTİN: Taca ait

TACİ: Taç ile ilgili

TAÇKIN: Gurur

TAHİR: Pak, temiz

TAHSİN: Beğenip, alkışlanan, kale gibi sağlam

TAKİ: Günahtan kaçınan, dinine bağlı

TALAT: Yüz, surat, çehre

TALAY: Deniz, büyük nehir

TALİP: İstekli, isteyen, talep eden

TAMAY: Dolunay

TAMER: Tam erkek

TAN: Şafak vakti

TANAY: Şafak ve ayın birarada olması

TANBERK: Şafak çizgisi - Parlayan şimşek

TANER: Aydınlık erkek

TANJU: Türk imparatorlarına Çinlilerce verilen ad

TANKUT: Kutlu aydınlık

TANSEL: Aydınlığa ait, sabahla ilgili

TARHAN: Oğuzlarda demirci ustası - Tüccarlar - Han ve komutan ünvanı

TARIK: Sabah yıldızı

TARKAN: Eski Türk adı / Dağınık

TAŞKIN: Taşmış durumda olan, aşırı

TAYFUN: Çok zorlu bir fırtına

TAYFUR: Küçük bir kuş türü

TAYGUN: Çocuk, torun

TAYLAN: Uzun boylu

TAYYAR: Uçan, uçucu

TAYYİB (P): İyi, hoş çok temiz

TEKCAN: Değerli, eşsiz

TEKİN: Uğurlu

TEMEL: Kök, esas, dayanak

TEOMAN: Oğuz Han'ın Babasının adı

TERCAN: Genç, delikanlı - Kırmızı buğday

TEVFİK: Allah'ın yardımı, uygunlaştırma,başarı

TEZALP: Çabuk, hızlı yiğit TEZCAN Telaşlı, heyecanlı

TEZCAN: Canı tez olan

TEZKAN: Kanı kaynayan, heyecanlı

TINAZ: Ot ya da saman yığını

TİMUÇİN: Türk Moğol imparatoru Cengiz Han'ın asıl adı

TİMUR: Demir'in eski Türkçe'deki yazılışı

TOKCAN: Gönlü Tok

TOKER: Gözü, gönlü tok

TOKTAMIŞ: Bir yerde yerleşik oturan

TOLGA: Bir tür savaş başlığı, kask

TOLUNAY: Dolunay

TONGUÇ: En büyük çocuk

TOPRAK: Yer kabuğunun yüzey bölümü

TOYGAR: Çayır kuşu

TUFAN: Şiddetli, sürekli yağmur ve getirdiği su baskını

TUGAY: İki alaydan oluşan askeri birlik

TUĞRUL: Güçlü bir masal kuşu

TUNA: Avrupa'da bir nehir

TUNCA: Tunç gibi / Meriç nehrinin bir kolu

TUNCAY: Tunç renkli ay

TUNCEL: Tunç gibi el

TUNCER: Tunç gibi er

TUNÇ: Bakır, çinko ve kalay karışımı bir maden

TURAÇ: Bir tür küçük av kuşu

TURAN: Dünyadaki tüm Türklerin yaşayacağına inanılan ülke

TURGAY: Çayırkuşu / Toygar

TURGUT: Oturulacak yer, belde

TURHAN: Soylu seçkin

TÜMAY: Dolunay

TÜRKAY: Ay gibi parlayan Türk

TÜRKER: Türk erkeği

TÜRKEŞ: Orhun yazıtlarında adı geçen bir kahraman


#24
UÇAR: Sezgi, anlayış, dikkat

UÇHAN: Sert, çatık kaşlı veya Aslan

UÇKAN: Allah'ın kulu

UFUK: Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınır

UĞUR: İyilik müjdesi, nesnelerde varolduğuna inanılan iyilik kaynağı

UĞURALP: Dünya,varlık

UĞURCAN: Doğruluk gösteren-Adaletli davranan

ULAÇ: Cennette ölümsüzlüğe kavuşan

ULAŞ: Çok övülmüş,methedilmiş

ULUÇ: Büyük Türk Denizcisinin adı (Uluç Ali Paşa)

ULUNAY: Dürüst,güvenilir

ULVİ: Yüce, yüksek

UMUR: Görgü, tecrübe

UMUT: Ummak, beklemek, ümit etmek

URAL: Aydınlık gece

UTKAN: Din uğruna çalışan

UTKU: Zafer, üstünlük sağlama, yenme

UYGUR: Şanı şerefi en yüksek olan

UZAY: Sonsuz boşluk

UZEL: Sevdalı,aşık

UZER: Kahraman,cesur,savaşçı


#25
ÜLGEN: Yüce, ulu - İyilik tanrısı

ÜLKEM: Yurdum, vatanım

ÜLKER: Boğa burcunda yedi yıldızdan biri

ÜMİT: Umut / Ummak, beklemek, ümit etmek

ÜNAL: Ün almakla ilgili

ÜNALP: Tanınmış, ünlü yiğit

ÜNAY: Ay gibi tanınmış, ünlü

ÜNER: Tanınmış, ünlü

ÜNKAN: Tanınmış soydan gelen

ÜNSAL: Adın duyulsun, ünlen

ÜNVERDİ: Adını duyuran, tanınan

ÜSTAY: Ay gibi yüce, yüksek

ÜSTER: Baş yiğit

ÜZEYİR: Kur'an da adı geçen bir kişi


#26
VAFİT: Elçi, temsilci

VAHAP: Çok bağışlayan, bol ihsan edici

VAHDET: Bir ve tek olma

VAHDİ: Bir ve tek olmayla ilgili

VAHİT: Tek, yalnız

VAKUR: Ağırbaşlı, temkinli

VAROL: Var olmakla ilgili / yüceltme ünlemi

VASFİ: Nitelikle ilgili

VECDİ: Coşkunlukla, vecd ile ilgili

VECİHİ: Soylu, asil

VEDAT: Dostluk, sevme, sevgi

VEFA: Sözde durma

VEFİ: Vefalı, bağlı - Tam, mükemmel

VEFİK: Yoldaş, aynı fikirde olan

VEHBİ: Tanrı vergisi

VELİ: Sahip, eren, ermiş

VELİT: Yeni doğmuş çocuk

VEYSEL: Kurt

VEYSİ: Yoksul, muhtaç

VOLKAN: Yanardağ

VURAL: Vurup almakla ilgili


#27
YAĞIZ: Esmer - Doru - Yiğit

YAHYA: Meryem Ana'nın amcasının oğlu olduğu söylenen bir peygamber

YAKUP (B): Bir Peygamber adı

YAKUT: Parlak kırmızı, değerli taş

YALAZ: Alev - Bayrak

YALÇIN: Sarp ve dik

YALIM: Alev, ateş uzantısı

YALIN: Sade, çıplak, katışıksız

YALINAY: Ayın en güzel, sade görünümü

YALMAN: Kılıç, kama gibi şeylerin ucu - Sarp, dik

YAMAÇ: Dağın ya da tepenin bir yanı - Karşı - Yan, yakın

YAMAN: Güç etki ve beceriklilik sahibi

YASİN: Kuran-ı Kerimde bir surenin adı

YAŞAR: Yaşayan, yaşamakla ilgili

YAVUZ: Yaman, pek sert

YAZGAN: Yazar, yazıcı

YEKTA: Tek, eşsiz

YENAL: Galip gel, kazan

YENER: Üstün gelen, kazanan

YETKİN: Olgunlaşmış, kemale ermiş

YILDIRAY: Ayla ilgili / yıldır yıldır parlamak ay gibi

YILDIRIM: Buluttan buluta ya da yere elektrik boşalması

YILMAZ: Korkusuz, yılmayan

YİĞİT: Güçlü, cesur

YORDAM: Rehber, kılavuz - Beceri - Anlayış, davranış - Kural, yöntem

YUNUS: Bir takım yıldızının adı / Denizde yaşayan bir memeli türü

YURDAER: Yurdu için doğmuş

YURDAKUL: Yurdu için canını veren

YURTCAN: Yurduna canını veren

YUSUF: Eklenecek, ilave edilecek

YÜCEL: Yücelmiş olan

YÜKSEL: Manevi anlamda yükselmek, yücelmek

YADİGAR: Bir kimseyi ya da olayı hatırlatan şey veya kişi YAĞIN Yağmur - Yiğit


#28
ZAFER: Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonuç

ZAHİR: Parlak yıldız

ZAHİT: Günahtan kaçınan

ZEKAİ: Akılla, zeka ile ilgili

ZEKERİYA: Erkek

ZEKİ: Akıllı olan

ZEYCAN: Candan, cana yakın

ZEYNEL: Zenelabidin'in kısaltılmışı

ZİHNİ: Zihnin gücüyle, kavrayışla ilgili

ZİKRİ: Zikirle, ayinle, ilgili, zikreden

ZİRVE: Doruk, tepe noktası

ZİYA: Aydınlık, ışık

ZORLU: Güçlü, tuttuğunu koparan

ZÜHTÜ: Her türlü zevke karşı koyup kendini ibadete veren


#29
----Bayanİsimleri----


#30
ABİDE: Anıt - Değerli eser

AÇELYA: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.

ADALET: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.

ADİLE: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.

AFET: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket

AFİFE: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst

AFRA: Ayak değmemiş ak toprak,Pembeye çalar beyaz.1. Ayın onüçüncü gecesi. 2. Beyaz
toprak. Afra binti Ubeyde: Sahabe hanımlardan.

AFİTAP: Güneş / Çok güzel

AFŞAR: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)

AHSEN: En güzel, Çok güzel

AHU: Ceylan, karaca, maral - Güzel kadın

AJDA: Filiz, sürgün - Üzeri çentik çentik olan şey

AKASYA: Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı

AKGÜL: Beyaz gül, gül gibi

AKGÜN: Aydınlık gün

AKİFE: Sebatlı, kararlı - İbadet eden

ALARA: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama

ALARCIN: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan

ALÇİN: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü

ALEV: Ateşin çıkardığı yalım

ALEYNA: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan

ALİYE: Yüce, yüksek

ALTAN: Kızıl Şafak

ALTIN: Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)

ANDAÇ: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra

ARİFE: Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip

ARZU: İstek, özlem eğilim

ASENA: Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt

ASİYE: Acılı kadın / Direk

ASLI: Kök, köken - Aşık Kerem'in sevgilisi

ASLIHAN: Kökeni soylu han soyundan

ASRIN: Çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan

ASU: Asi, ehlileşmeyen huysuz at - İsyankar

ASUDE: Sessiz, sakin dinlendirici

ASUMAN: Gök, gökkubbe, sema

ASYA: Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı

AŞKIN: Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın

ATEŞ: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması

ATIFET: Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever

ATİKE: Özgür - Soylu - Güzel, genç kız

AYBEL: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen

AYBEN: Ay gibi. Ayın kendisi

AYBÜKE: Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı

AYCA: Ay gibi parlak ve aydınlık

AYCAN: İçi aydınlık

AYÇA: Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal

AYÇİN: Ayçın, ay gibi, aya benzer

AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki - Parmakları, endamı güzel kadın

AYDAN: Aya benzer ay gibi

AYDİL: Güzel, parlak, aydınlık gönül

AYFER: Ayışığı

AYGEN: Gönül dostu

AYGÜL: Ay gibi güzel ve parlak renkli

AYLA: Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklı daire

AYLİN: Ayın çevresinde görülen ışıklı daire

AYNUR: Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl

AYPARE: Ay parçası

AYSEL: Ay gibi parlak ve güzel

AYSEN: Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli

AYSU: Ay gibi parlak, berrak su

AYSUN: Ay gibi güzel ve parlaksın

AYŞAN: Şanı ay gibi parlak olan

AYŞE: Yaşam, dirlik,

AYŞEGÜL: Güleç, güler yüzlü

AYŞEM: Ay ışığı - Benim Ayşem

AYŞEN: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık

AYŞENUR: Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel

AYŞİN: Ay gibi, aya benzeyen

AYTAÇ: Ay gibi taçlı

AYTEN: Ay gibi beyaz tenli

AYTÜL: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak

AZİME: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı

AZİZE: Kutsal, ermiş kadın - Sevgi hitabı

AZMİYE: Niyetli, kararlı

AZRA: Bakire, el değmemiş


#31
BAHAR: Doğanın canlandığı mevsim

BAHRİYE: Donanma ve denizle ilgili

BALCA: Bal damlası, bal gibi

BALIM: Benim balım, tatlım - Çok sevgili, samimi arkadaş

BANU: Ev kadını , bayan

BARAN: Yağmur

BAŞAK: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım

BAŞAR: Başarılı ol anlamında

BEDİA: Güzellik, üstün değerli olan

BEDİHE: Başlangıç - Güzel söz

BEDRİYE: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili

BEGÜM: Saygıdeğer kadın, hanımefendi - Hint prenseslerine verilen san

BEHİCE: Şen güleryüzlü

BEHİRE: Güzel, asil

BEHİYE: Güzel ve alımlı kadın

BELGİN: Açık. belirli, farkedilen

BELİN: Şaşkınlık, hayret

BELKIS: Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim

BELMA: Sakin, yumuşak

BENAN: Parmakla gösterilecek kadar güzel

BENGİ: Sonsuz, sonsuzluk

BENGİSU: İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat

BENGÜ: Sonu olmayan, ebedi

BENGÜL: Üzerinde benekler bulunan gül

BENSU: Su gibi aziz benlik

BERAY: Ayın en ışıltılı, en parlak hali

BERFİN: Kar toplayan

BERİA: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan

BERİL: Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden

BERİN: Manen çok yüksek

BERNA: Genç, delikanlı

BERRA: Bereketli olan

BERRAK: Temiz, saf, arınmış

BERRİN: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı

BERŞAN: Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden

BESTE: Ezgilerin özgün dizimi,

BESTEGÜL: Gül demeti

BETİGÜN: Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz

BETİL/BETÜL: Temiz, iffetli

BETÜL: Ayrı kök salmış fidan - Hz.Meryem'in lakabı - Bakire

BEYHAN: Bey soyundan

BEYZA: En beyaz, en ak - Günahtan kaçınmış

BİHTER: En iyi

BİKE / BİKEM: Kadın, hanım

BİLGE: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan

BİLLUR: Pek duru ve temiz cam

BİLUN: Yarım Ay

BİNGÜL: Bin gülün güzelliğinde

BİNNAZ: Çok nazlı

BİNNUR: Çok nurlu

BİRCAN: Herksçe sevilen, candan

BİRGÜL: Tek ve benzersiz gül

BİRİCİK: Tek, bir tane, emsalsiz

BİRSEN: Yalnız Sen anlamında

BİRSU: Özel bir su biricik su gibi

BUCAK: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)

BUKET: Çiçek demeti

BURCU: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı

BURÇAK: Tohumları kullanılan bir bitki türü

BURÇİN: Dişigeyik

BUSE: Öpmek, öpüşmek, öpücük

BÜŞRA: İyi haber


#32
CAHİDE: Çalışan, çaba gösteren

CANAN: Sevgili, yar

CANDAN: Yürekten, içten

CANEL: İçten, candan uzatılan dostluk eli

CANKAT: Yaşamına can ekle, sevinçle dol

CANSEL: Cana dair, canla ilgili

CANSIN: İçten, gönüldensin

CANSU: Cana benzer değerde

CAVİDAN: Ebedi, sonsuz

CELİLE: Büyük, ulu

CEMİLE: Hoşa giden davranış

CEMRE: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi

CENNET: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer

CEREN: Ceylan, ahu

CEVHER: Bir şeyin özü - Güç, enerji - Değerli taşlar

CEVRİYE: Eziyet, cefa, sıkıntı

CEYDA: Yararlı, herkese iyilik yapan

CEYLA: Bu isim de çok istek almasına rağmen ben anlamını bulamadım. Bilen varsa lütfen yazsın.

CEYLAN: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan

CİHAN: Evren, alem

CİHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık

CİLVENAZ: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran


#33
ÇAĞLA: Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali

ÇAĞRI: Davet

ÇİÇEK: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü

ÇİĞDEM: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi

ÇİLAY: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler

ÇİLER: Güzel öten, güzel ötüşlü

ÇİSEM: Çiseleyen yağmur

ÇOLPAN: Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü


#34
DAMLA: Bir sıvının küçük parçacığı

DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü

DELFİN: Yunus balığı

DEMET: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek

DENİZ: Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası

DEREN: Derleyen, toplayan

DERİN: Yüzeyi, tabanından uzak olan

DERYA: Deniz, çok bol, gönül

DESTAN: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir

DESTE: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması

DEVRAN: Talih, kader

DİBA: Çiçek desenli ipek kumaş - Sevgilinin yüzü

DİCLE: Güneydoğu bölgemizde bir nehir

DİCLEHAN: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim

DİDE: Göz (Arapça)

DİDEM: Dide ,Göz: Didem= Gözüm

DİLAN: Gönül dostu, gönüldaş

DİLARA: Gönül alıcı, sevgili

DİLAY: Gönlü ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan

DİLBERAN: Dilberler, güzeller

DİLBERAY: Ay gibi güzel kadın

DİLDAR: Birinin gönlünü almış, sevgili

DİLEK: İstek, arzu

DİLER: İsteyen, dileyen

DİLHAN: İçten, samimi söylenen

DİLRUBA: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan

DİLŞAD: Gönlü hoş

DOLUNAY: Ayın tam olarak görünen biçimi,

DÖNDÜ: Henüz evlenmemiş kız

DURU: Saf, berrak

DUYGU: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki

DÜNYA: Yeryüzü

DÜRDANE: İnci tanesi

DÜRRİYE: İnci gibi parlayan


#35
EBRU: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş

ECE: Reis / Ulu / İlerigelen

ECEHAN: Yönetici konumundaki ece,kraliçe

ECEM: Kraliçem, benim sultanım

EDA: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali

EDİBE: Edepli, terbiyeli - Edebiyatla uğraşan, yazar

EDİS: Benzerlerinden üstün, yüce

EFSER: Taç

EFTALYA: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan

EGE: Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan - Bir deniz

EKİM: Ekme, yetiştirme - Yılın onuncu ayı

EKİN: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür

ELA: Sarıya çalar kestane rengi

ELÇİN: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne

ELİF: Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız

ELMAS: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş

ELVAN: Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması

EMEL: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey

EMİNE: Güvenilir, inanılır kimse

ENGİN: Uçsuz bucaksız genişlikte - Denizin karadan uzak geniş bölümü

ENİSE: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş

ERDEN: Bakire - El sürülmemiş yer

ERGÜL: Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü

ERTAÇ: Erkeklerin baştacı olmuş güzel

ERVA: (Ar.) Er. 1. Çok güzel genç. 2. Son derece cesur ve yiğit adam.
Geceleri ışık etrafında dönen küçük kelebek

ESEN: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı

ESER: Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt

ESİN: Rüzgar / İlham /İçe doğan duyguve düşünce

ESMA: Adlar , isimler

ESMERAY: Ay güzelliğinde esmerlik

ESRA: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra



EVREN: Var olan şeylerin tümü - Felek, cihan

EVRİM: Değişim ve gelişmeler dizisi

EVŞEN: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir

EYLEM: Değişiklikdoğuran davranış, iş

EYLÜL: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz'ün başlangıcı)

EYŞAN: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü

EZGİ: Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü

EZRA: Sözü, konuşması düzgün


#36
FADİK: Fatma adının bir söyleniş biçimi

FADİME: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)

FADİŞ: Fatma adının bir söyleniş biçimi

FAHİRE: Övünülecek, iftihar edilecek - Kıymetli - Parlak, güzel, mükemmel FAHRİYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş - Bir şiir türü

FAHRİYE: Bir işi çıkar beklemeden yapan

FAHRÜNİSSA: Övünülecek değerde kadın

FATMA: Sütten kesme / Aslı Fatima

FATMANUR: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim

FATOŞ: Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi

FAZİLET: Erdem / İyi huyların tümü

FEHİME: Anlayışlı, çabuk kavrayan

FERAH: Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren

FERAY: Aydınlık, parlak

FERAYE: Ay ışığı

FERDA: Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü

FERHAN: Sevinçli, mesut

FERHUNDE: Mübarek, kutlu, uğurlu

FERİDE: Tek eşsiz, benzeri olmayan

FERİHA: Sevinçli, ferah

FERZAN: Bilim

FEVZİYE: Galip gelen üstün - Tanrının bereketiyle ilgili

FEYMAN: Ahlaki olgunluk

FEYZA: Başarılı, refah içinde, mutlu

FEZA: Uzay, evrenin genişliği

FİDAN: Ağaçların genç ve yeni yetişeni

FİGEN: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren

FİKRET: Fikir, düşünce - Amaç, niyet

FİKRİYE: Düşünce ile fikir ile ilgili

FİLİZ: Ağaçtan süren taze dalcıklar

FİRDEVS: Cennetteki altıncı bahçenin adı

FİRUZE: Mesut, mutlu - Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş

FULDEM: Her zaman geniş açık görüşlü

FULDEN: Her zaman geniş açık görüşlü

FULYA: Nergislerden soğan köklü bir bitki

FUNDA: Küçük çalılık / Süpürge otu

FÜREYYA: Parlak, ışıltılı günler

FÜRUZAN: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık

FÜSUN: Efsun / Büyü, sihir


#37
GAMZE: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk

GAYE: Amaç , erek, varılmak istenen hedef

GAZAL: Ceylan, geyik - Güzel, iri göz

GENCAY: Hilal

GİZEM: Sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik

GONCA: Açılmamış, tomurcuk halinde gül

GÖKBEN: Özü genç olan

GÖKÇE: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi

GÖKÇEN: Mavi gözlü

GÖKNİL: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir

GÖKNUR: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü

GÖKSU: Mavi su, akarsulara verilen ad

GÖKŞİN: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik

GÖNÜL: Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer

GÖRKEM: İhtişam, gösteriş

GÖZDE: Göze girmiş, birince sevilip beğenilen

GÜHER: İnci / Soy sop

GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği

GÜLAY: Güllerin açtığı ay, mayıs

GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya

GÜLBEN: Ben, gül'üm anlamında

GÜLBİZ: Bizim gülümüz

GÜLCAN: Gül gibi güzel canlı

GÜLÇİN: Gül derleyen, gül toplayan

GÜLDEM: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen

GÜLDEN: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış

GÜLDEREN: Gül toplayan

GÜLDESTE: Gül destesi

GÜLEN: Güleç yüzlü

GÜLENDAM: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü

GÜLER: Gülen, sevinçli

GÜLFEM: Gül dudaklı, gül ağızlı

GÜLFİDAN: Gül fidanı gibi endamlı

GÜLGÜN: Gül renginde, kırmızı, pembe

GÜLHANIM: Gül gibi güzel kadın

GÜLİN: Güle ait olan, gülden gelen

GÜLİSTAN: Gül bahçesi

GÜLİZ: Gül gibi güzel iz bırakan

GÜLİZAR: Gül yanaklı

GÜLLÜ: Güzel kadın / Gülü olan

GÜLNAZ: Gül gibi ince ve narin

GÜLNİHAL: Gül fidanı

GÜLNUR: Çevresini aydınlatan gül

GÜLPEMBE: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı

GÜLRİZ: Gül saçan, gül serpen

GÜLSELİ: Gül seli

GÜLSEN: Gül gibi güzel

GÜLSEREN: Gül toplayan, dağıtan

GÜLSOY: Gül gibi güzel bir soydan gelen

GÜLSÜM: Yuvarlak yüzlü, güzel

GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında

GÜLŞAH: Gül dalı, güllerin kraliçesi

GÜLŞEN: Gülistan / Gül bahçesi

GÜLTEN: Gül gibi pembe tenli

GÜLÜMSER: Her zaman gülümseyen

GÜN: Gündüz vakti / Aydınlık

GÜNAL: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş

GÜNER: Güneşin doğma zamanı - Fecr

GÜNEŞ: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi

GÜNGÖR: İyi günler yaşa anlamında

GÜNİZ: Günün başlangıcını belirleyen görüntü

GÜNNUR: Güneş ışığının aydınlığı, nuru

GÜNSEL: Günle ilgili güne ait

GÜNSELİ: Işık seli, bol parlak ışık demeti

GÜRCAN: Herkesi seven, özveride bulunan

GÜVEN: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak

GÜZİDE: Seçkin, seçme, seçilmiş

GÜZİN: Seçici, beğenici


#38
bnim ismim yok burda

amayinede pay için saol jnmssss...


#39
HABİBE: Seven, sevgili, dost

HACER: Taş, kaya parçası, çakıl

HAFİZE: Koruyucu, esirgeyici

HALE: Ayın çevresinde görülen ışıklı halka

HALENUR: Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan geçen ışık

HALİDE: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan

HALİME: Sakin, sessiz

HAMİDE: Şükredici, hamd edici

HAMİYET: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik

HANDAN: Gülen, şen

HANDE: Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme

HANIM: Soylu kadın, bayan

HANİFE: Allah'ın birliğine inanan, iman eden

HARİKA: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü

HASİBE: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen

HASRET: Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek - İç çekme, inleme

HATIRA: Anı, andaç

HATİCE: Erken doğan kız çocuğu

HAVVA: Allah'ın yarattığı ilk kadın

HAYAL: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar

HAYAT: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre

HAYRİYE: Hayr'la, iyilikle ilgili

HAYRÜNİSSA: Kadınların hayırlısı

HAZAL: Haz duy, tad al anlamında

HAZAN: Güz, sonbahar

HAZER: Deniz, büyük su

HEDİYE: Armağan, bahşiş

HİCRAN: Ayrılık - Unutulmaz acı, keder

HİLAL: Gül yanaklı

HURİ: Cennet kızı, melek

HURİYE: Melekle ilgili, melek gibi

HÜLYA: Kuruntu, hayal

HÜMEYRA: Aklık, beyazlık

HÜNER: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak

HÜRMÜZ: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı

HÜRREM: Sevinçli, hoş vakit geçiren

HÜRRİYET: Özgürlük

HÜSNİYE: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait


#40
ILGAZ: Hücum, akın - Bir dağ

ILGIN: Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç

IRMAK: En büyük akarsu, nehir

IŞIK: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke

IŞIL: Aydınlık, parlak ışık

IŞILAY: Ay ışığı, mehtap

IŞILTI: Parıltı, titrek ışık

IŞIN: Bir ışık kaynağından çıkan ışık demeti

ITIR: Güzel koku / Çiçek




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:17 .